Jump to content

кυвiŁαу

Özel Üye
  • Content Count

    18,442
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    136

Everything posted by кυвiŁαу

  1. Uçardım gönlümce seni görmeden önce, yazılmış inan kaderime. Saçların dağılır aklımın yellerinde, hiçbir rüzgâr esmese bile.
  2. Avrupa Zenginleşirken Asya Neden Yoksul Kaldı?, 18. yüzyılın sonundan itibaren endüstrileşen Avrupa ile bu yola girmeyen Asya arasındaki meşhur “ekonomik ayrışma” meselesine verdiği şaşırtıcı cevaplarla çokça konuşulmuş bir kitap. Hintli yazar Prasannan Parthasarathi 17 ve 18. yüzyıllarda Avrupa ile Asya arasındaki benzerliklerin sanıldığından çok daha fazla olduğunu, farklılıkların ise genellikle düşünüldüğünden daha az önem arz ettiğini ileri sürüyor. Avrupa’nın Asya’ya kıyasla daha üstün bir akılcılığa ve bilime, daha ideal piyasalara ve kurumlara sahip olduğu için zenginleştiğiyle ilgili harcıâlem görüşlerin gerçekten uzak olduğunu Hindistan, Japonya, Çin ve Osmanlı İmparatorluğu’yla ilgili pek çok ve çeşitli belgelere dayanarak gösteriyor. Küresel ekonomi tarihine dair yeni yorumlarıyla Avrupa merkezci bir tarih okumasının altını oyan bir yaklaşım ortaya koyması dolayısıyla kitabın tarih, ekonomi ve siyaset bilimi gibi farklı disiplinlere meraklı okurların ilgisini çekeceğini umuyoruz. Yazar: Prasannan Parthasarathi Çevirmen: Öktem Kalaycıoğlu Sayfa Sayısı: 420 Baskı Yılı: 27 Şubat 2019 Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  3. Dünya'nın Öyküsü / Robert M. Hazen
  4. TOPLUMLAR BAŞARISIZLIĞI YA DA BAŞARIYI NASIL SEÇERLER? Viraneye dönmüş Maya piramitlerinin mimarları nerede? Paskalya Adası’nın terk edilmiş heykellerini yapanlara ne oldu? Gökdelenlerimiz Angkor Vat’ın tapınakları misali yerle yeksan mı olacak? Geleceği şekillendirmiş bazı toplumlar iflas ederken bazı toplumlar neden zenginleşti? Yayımlandığı günden bu yana dünyada büyük ses getiren Tüfek, Mikrop ve Çelik’te Jared Diamond, Batı uygarlığının, dünyanın büyük bir kısmına hâkim olmasını sağlayan ayrıcalıkları ve teknolojiyi nasıl kazandığını incelemişti. Çöküş’te ise, madalyonun diğer yüzünü aydınlatıyor: Geçmişin büyük uygarlıklarından bazılarının yıkılmasına neden olan şey neydi? Yıkılan bu kadim uygarlıkların kaderlerinden neler öğrenebiliriz? Çevreye verilen zarar, iklim değişikliği, küreselleşme, hızlı nüfus artışı ve politik çatışmalar, dünyanın dört bir yanındaki toplumların yok olmasına neden olan faktörlerdi ancak bu toplumlardan bazıları kendi çözümlerini yarattı. Bugün pek çok ülke benzer sorunlarla karşı karşıya. Çin ve Avustralya bu sorunlarla yenilikçi yollarla baş etmeye çalışırken Ruanda ve Haiti gibi ülkeler felaketlerin altından kalkamıyor. Şaşırtıcı miktarda kaynaktan elde ettiği yeni kanıtları derleyip toplayıp bir yapbozun parçalarını bir araya getirir gibi işleyerek toplumların kendilerini yok etmeyi tercih etmelerinin nedenlerini sorgulayan Çöküş, atalarımızın mahrum olduğu bir şeyi; geçmişimizden nasıl yararlanabileceğimizi ve hayatta kalmak için neler yapabileceğimizi gözler önüne seriyor. “Diamond, dünyanın en parlak beyinleri listesine girmeli…” San Jose Mercury News “Büyük bir kavrayışla hazırlanmış ve aynı derecede şevkle berrak bir şekilde yazılmış tumturaklı bir çalışma. Bu yüzden asrın çalışması olmayı hak ediyor…” BusinessWeek “Başucu kitabı niteliğinde… Çöküş, kendini çabuk toparlayabilen toplumların hünerli olduklarını, uzun dönemli planlama yapabildiklerini ve kalplerine yerleşmiş fakat nihai olarak yıkıcı olan değerlerini ve inançlarını terk edebildiklerini göstermektedir.” Nature “Diamond, geleceğe dair bir uyarı vermek için geçmişe ve bugüne bakıyor.” Newsweek “Tarih biliminin dolambaçlı yollarıyla doğa bilimlerinin kadim bilgisini eğlenceli bir düzyazıya dönüştüren Diamond, bize, geçmişi görmezden gelenlerin benzer şeyleri yaşamak zorunda olduklarını hatırlatıyor.” People “Aktüel gazeteciliğin kutsandığı bir dünyada, gazetecilerin sözde derinlemesine ele aldıkları olayları anlamlandırmak için düşüncesini farklı disiplinleri karşılaştırarak geliştiren Jared Diamond gibi yazarlara giderek daha fazla ihtiyaç duyuyoruz… Neyse ki Diamond gibiler hâlâ var…” The Washington Post “Olağanüstü bir bilgelik ve muazzam bir yaratıcılık… bugünün dijital kıyametini, uzak geçmişte açan tarım güneşiyle ilişkilendirebilme becerisine sahip ender bir çalışma.” The New York Times Book Review “Geleceğe emin adımlarla yürümek için yüzleşmesi gereken gerçekler karşısında hayal kırıklığına uğramaktan korkmayan herkes için temel bir okuma.” Nature “Bu kitabı okuyanlar, birinci sayfadan itibaren uzun ve dolambaçlı ama bir o kadar da etkileyici bir gezintiye çıkacaklarını hissediyorlar. Hiç kimse, Diamond’ın kronolojiden başka bir şey yapmadığını ve coğrafi olarak belli bir bölgeyle sınırlı kaldığını iddia edemez. Diamond… ekseriyetle bizzat gidip aylarca, hatta yıllarca kaldığı bölgelerden bahsetmiş, bu bölgelerin yapısını ve buralarda yaşayan toplumları anlatırken kişisel gözlemlerini kullanmış. İzlandalılar... gerçekle yüzleşmeyi ve doğal çevrenin sınırları içinde yaşamaya adapte olmayı öğrendiler. Jared Diamond, bize de aynısını yapmamızda yardımcı olacak bir kitap yazdı.” Los Angeles Times “Jared Diamond, Çöküş kitabıyla dünya uygarlıklarının çöküşünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor… Başarısızlığa uğrayan bu medeniyetlerin tecrübelerinden yararlanıp yararlanmamak gerektiğini merak eden her okur, bu kitabı elinden bırakamayacak. Çöküş’ü okuyan herkes, gezegenimizi kurtarmak için yapabileceklerimiz konusunda ikna olacaktır.” The Boston Globe “Tüfek, Mikrop ve Çelik ve Çöküş kitapları, birlikte, çağımızın parlak bir entelektüelinin başlattığı en önemli projelerden birini temsil ediyor. İkisi de fevkalade çalışmalar. Olağanüstü bir bilgelik ve muazzam bir yaratıcılık… İkisi de okunmalı… Literatürde bu denli net ve sistematik argümanların böylesine titizlikle inşa edildiğini görmek, umutları yeşertiyor.” The New York Times “Bu kitabı okuyun… Hayata başka türlü bakacaksınız…” Scientific American “Usta bir hikâye anlatıcısından, insanlığa dair kapsamlı bir anlatı…” Daily Mail “Sürükleyici, enfes, korkutucu.” Observer “Merak uyandıran, tutkularının peşinden giden bir kitap… Böyle bir kitabı sadece Diamond yazabilirdi.” Economist “Bu kitap da Diamond’ın diğer çalışmaları gibi etrafına ışık saçıyor.” Sunday Times Yazar: Jared Diamond Çevirmen: Barış Baysal Sayfa Sayısı: 744 Baskı Yılı: 25 Nisan 2019 Yayınevi: Pegasus Yayınları
  5. Yükselen burç için gerekli olan saat aralığı çok az. Yani 2 saatlik bir süre söz konusu.
  6. Rihanna / Cry Etkilediği için dinlemiyorum.
  7. Yüce dağ değil idum duman sardi başumi, Sevduğum beni ağlar ah ben da sevduğumi. Kayik gelir uzaktan dalgalara karişmiş, Daha kavuşamadan mevlam ayruluk yazmiş.
  8. Beyaz eşya sektöründen internet satışlarına tepki Beyaz eşya satışı yapan internet sitelerinin sektörde haksız rekabete neden olduğunu söyleyen İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Metin Aztekin, dünyadaki dev e-ticaret sitelerinden birinin birkaç ay içinde Türkiye’de faaliyetlere başlayacağını söyleyerek, "Bu site anlaşmaları daha fazla şirketle yapıp malı daha ucuza satabilir. Esnafı zor günler bekliyor" dedi 31 Ağustos 2018, Cuma İzmir Ticaret Odası (İZTO)Meclis Üyesi Metin Aztekin, beyaz eşya ve elektronik sektöründe satış yapan internet sitelerinin haksız rekabete neden olduğunu öne sürdü. Çamaşır makinesi, buzdolabı ya da başka herhangi bir elektronik eşya satan internet sitelerinde fiyatların birbirini tutmadığını dile getiren Metin Aztekin, bazı ürünlerin toptancının sattığı fiyatın çok altında olduğunu söyledi. Ürünlerin defolu ve arızalı olmasına karşın reklamı yapılıp satıldığını vurgulayan Metin Aztekin, tüketicinin ucuz bulduğu için internetten almayı tercih ettiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Rekabet Kurumu’nun devreye girip bu ürünleri incelemesi lazım. Fiyatların nasıl bu kadar düşük olabildiğini biz de anlayamıyoruz. Toptan satış fiyatlarının altında satılan ürünler var. Yurt dışından getirilen ürünler paralel ürün oluyor. Onların hiçbir garantisi yok. Herhangi bir arıza olursa hiçbir servis bakmıyor. Bu durumda ürün çöpe dahi gidebiliyor." E-TİCARETTE DÜNYA DEVİ TÜRKİYE’YE GELİYOR ABD merkezli dünyanın en büyük e-ticaret sitelerinden birinin (amazon.com) birkaç ay içinde Türkiye’de faaliyetlere başlayacağını açıklayan Metin Aztekin, "Alt yapılarını tamamladılar. Eylül yada ekim ayında faaliyete geçecekler. Bu site anlaşmaları daha fazla şirketle yapıp malı daha ucuza satabilir. Esnafı zor günler bekliyor. Şimdiden bir önlem alınması lazım çünkü bayinin yapabileceği bir şey yok. Rekabet Kurumu piyasada herhangi bir ürünün haksız rekabet yaratılmadan dengeli satılmasına bakar. Piyasayı korumak için haksız rekabet varsa ceza yazar, siteyi kapatabilir. Yetkileri çok. Acilen bir önlem alınmalı" diye konuştu. 'E-HACİZ KALDIRILSIN' Metin Aztekin, esnafı büyük sıkıntıya sokan konulardan birinin ise e-haciz olduğunu savundu. Bir firmanın bazen atlanıp unutulduğu için bazen de işleri bozulduğu için herhangi bir yere borçlanabileceğini belirten Metin Aztekin şunları ifade etti: "Devlet borçlu firmanın bankadaki tüm hesaplarına bloke koyuyor. Çok küçük bir borç da olsa, firma hiçbir işlem yapılamıyor. Ödemesini yapamayınca kara listeye giriyor, işleri bozuluyor. Biz normal hacizi savunuyor, e-hacizin kaldırılmasını istiyoruz. Firmanın bankada 100 milyon lirası varsa, bin liralık borcu için hepsine bloke konuyor. Birçok firma e-haciz uygulaması yüzünden batıyor." Nevra UÇKAÇ / İZMİR, (DHA) Kaynak: http://www.posta.com.tr/beyaz-esya-sektorunden-internet-satislarina-tepki-2043498
  9. PTT'de 250 kişilik kontenjan belirsizliği Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT)'nin 2 bin kişi açtığı kadroya bin 750 kişiyi alması ve kalan 250 kişinin işe alımı için ilan açmaması sosyal medyada tartışma konusu haline geldi Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT), 696 sayılı KHK sonrasında, şirkete nasıl personel alınacağını düzenleyen yönetmeliği yürürlüğe koydu. 696 sayılı KHK'da yapılan düzenleme uyarınca, kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair mevzuat hükümlerinin PTT'de istihdam edilecek personel hakkında uygulanmaması yönünde düzenleme yapılmıştı. Ayrıca bir geçici madde düzenleme yapılarak, 1/1/2017 tarihinden sonra yapılan sınavlarda başarılı olan ve haklarında yapılan güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanan adayların atama işlemlerinin geçerliliğinin devam etmesi kararlaştırılmıştı. Bu geçici madde, özellikle 2017/2 alımları yerleşen 1750 kişi kapsıyordu. ACİL İSTİHDAM İHTİYACINI GİDERMEYE YÖNELİK DÜZENLEME 29/12/2017 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulan yönetmeliğin geçici 3. maddesine göre Şirketin acil ve eksik istihdam ihtiyacını gidermeye yönelik olarak, bir defaya mahsus olmak ve 31 Ocak 2018 günü mesai saati sonuna kadar başvuruları kabul edilen 2000 kişi belirlenen usul ve esaslara bağlı kalınmadan postacı (dağıtıcı), gişe memuru, mühendis, avukat, mimar ve içmimar unvanlarında istihdam edilir şeklinde düzenleme yapıldı. BİN 750 KİŞİNİN İŞE ALIMLARI BAŞLADI Bu düzenlemeye göre 696 sayılı KHK uyarınca atmama işlemleri geçerli olan 1750 kişi geçici 3. maddeye kapsamında 31 Ocak'a kadar dilekçeleri alınarak iş alımları yapılmaya başlandı. (Memurlar.net) 250 KİŞİLİK KADRO TARTIŞILIYOR Ancak PTT işe alacağı 250 kişi için bir ilana açmaması hem sosyal medyada hem de popüler sözlüklerde de bu konuyla ilgili sert tepkiler geliyor. Sosyal medyada ve sözlüklerdeki bazı vatandaşlar, "Bu 250 kişi nasıl alınacak? Bu kadrolar kime verilecek?" gibi soruları PTT'ye yöneltiyor. PTT ise bu konuda bir açıklama yapmadı. Kaynak: http://www.posta.com.tr/ptt-de-250-kisilik-kontenjan-belirsizligi-haberi-1378115
  10. Heyecanları kısa sürdü İranlı kadın futbolseverlere milli maç için bilet satışı heyecan yarattı, ancak biletlerin yanlışlıkla satıldığı ortaya çıkınca kadınlar hayal kırıklığı yaşadı İran'da salı günü İran ve Suriye milli takımları arasında yapılacak 2018 Dünya Kupası eleme maçının biletleri internette satışa sunulduğunda kadınlara özel bilet satışı ülkede şok etkisi yarattı. Bazıları bu sürprizden duydukları memnuniyeti Twitter'da Farsça “Biletim var” anlamına gelen hashtag ile paylaştıl. Ancak İranlı kadınların yaşadığı heyecan, yapılan resmi açıklama ile yerini hüzne bıraktı. İran Futbol Federasyonu'ndan yapılan yapılan açıklamada Tahran'daki “Azadi Stadyumu'nda yapılacak İran-Suriye karşılaşmasının kadınların huzurunda yapılmasına izin verilmesi konusunda bir plan yoktur” denildi. “Teknik bir hata” olduğu belirtilen açıklamada, kadınların biletlerinin iptal edilip ücretlerinin iade edileceği kaydedildi. İran'da 1979 “İslam Devrimi”nden bu yana kadınların futbol ve güreş gibi bazı spor aktivitelerini izlemesi yasak. İranlı yetkililer, kadınların bu tür ortamlardan korunması gerektiğini düşünüyor. Kaynak: http://www.posta.com.tr/heyecanlari-kisa-surdu-haberi-1329453?_sgm_source=1329453&_sgm_campaign=scn_e1c5b383c5750001&_sgm_action=click
  11. 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 102. yıl dönümü kutlandı Tarihin en büyük ve en çetin savaşlarından birinin yaşandığı Çanakkale Savaşının 102. yıl dönümü anma etkinlikleri gerçekleştirildi Çanakkale'de kaç şehit verdik? Seyit onbaşı kimdir? Cumartesi, 18 Mart 2017 Kahraman Mehmetçiğin 102 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek yazdığı 'Çanakkale Geçilmez Destanı'nın yıl dönümü, Türkiye'nin dört yanında kutlandı 250 BİN ŞEHİT VERDİK Kocaman bir dünya savaşının sadece bir cephesi olsa da, Çanakkale hem kazanan hem de kaybeden için pahalıya mal oldu. 490.000’e yakın askerle gelen işgalci kuvvetler, 300.000’den fazla kayıp verdi. Buna karşılık Osmanlı tarafının 315.000 askerinin 250.000 tanesi ana yurdunu korurken şehit oldu. O tarihe kadar eşi görülmemiş bir cephe olan Çanakkale, sonucunda toplamda yarım milyondan fazla insan genç yaşta hayatını kaybetti. ÇANAKKALE ZAFERİ 102. YILI KUTLANDI Çanakkale Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'na çelenklerin sunulması ile törenle başladı. Ardından 21 pare top atışı gerçekleştirildi. Cumhuriyet Meydanı'ndaki törenin ardından 18 Mart Stadyumu'nda tören düzenlendi. TBMM tarafından Çanakkale şehrine verilen altın madalyanın Vali, Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanı tarafından bayrağa toka edilmesi ile başlayan olan tören; saygı duruşu, İstiklal Marşı ve bayrağın göndere çekilmesiyle devam etti Protokol konuşmaları ve şiirlerin okunmasının ardından Genelkurmay Başkanlığı Mehteran Bölüğü bir gösteri yaptı. Buradaki törenler, resmi geçit töreniyle sona erdi. TÜRK YILDIZLARI GÖSTERİ YAPTI 18 Mart törenleri, daha sonra Şehitler Abidesinde devam etti. Günün anlam ve önemini belirten konuşmanın yapılmasının ardından sembolik şehitlikte ve eş zamanlı olarak gerçek şehitliklerde Kuran-ı Kerim okundu. Denizde gemi geçişi ve sonrasında 'Türk Yıldızları' gösterisiyle devam eden olan törenler, Şehitlik defterinin imzalanması, Şehitliklere karanfil bırakılması ve 15 Temmuz Sergisinin gezilmesi ile sona erdi. 18 Mart törenlerinde yaşanacak yoğunluk nedeniyle, bu yıl fener alayı, konser ve benzeri etkinlikler, 19 Mart günü yapılacak. GEMİLER HALKIN ZİYARETİNE AÇILACAK Saat 14.30'da resmi geçit yapacak askeri gemiler ile ziyarete açılacak gemiler boğazdaydı. Bugün ziyarete açılacak olan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait ‘M 268' borda numaralı TCG Akçaova fırkateyni Çanakkale Boğazı’na demirledi. TCG Akçaova’nın yanı sıra ‘F 245' borda numaralı TCG Oruç Reis, L 402 borda numaralı TCG Bayraktar adlı gemiler de halkın ziyaretine açıldı. 18 MART ŞEHİTLER GÜNÜ'NE ÖZEL 3 AFİŞ Genelkurmay Başkanlığı tarafından 18 Mart Şehitleri Anma Günü'ne özel afiş hazırlandı. Afişte geçmişten günümüze kahraman Türk askerlerinin canını hiçe sayarak daima göreve hazır olduğunun vurgusu yapıldı. "NEDEN ATATÜRK FOTOĞRAFI YOK?" TSK'nın internet sitesinde de paylaşılan afişlerde, Atatürk'ün yer almaması ise sosyal medyada büyük tepkilere nede oldu. İŞTE O AFİŞLER... *** *** KAHRAMAN SEYİT ONBAŞI Seyit Ali Çabuk (Seyit Onbaşı) kimdir? Çanakkale Savaşları'nda 275 kiloluk top mermisini tek başına kaldırarak namluya yerleştiren Seyit Onbaşı, Çanakkale Zaferi'nin 102'nci yıl dönümünde anılıyor. 18 Mart 1915 tarihinde, İngilizler'in "Ocean" zırhlısı Çanakkale Boğazı'nı zorluyordu. Saat 5.30 sularında Müttefik filosundan bazı gemiler kendilerini son dakikalar zarfında fazlasıyla taciz eden Rumeli Mecidiyesi'ni susturabilmek için, çok şiddetli bir ateş altına almışlardı. Seyit, denize doğru baktı; düşman gemileri karaya iyice sokulmuş taretlerinden alev ve duman yükseltiyordu. Seyit önce gemilere, sonra topa ve nihayet yerde duran 215 okkalık (yaklaşık 275 kilo) mermiye baktı. Kendi deyimiyle mermi ona "Beni namluya sür" diyordu. KOCA MERMİYİ SIRTINDA TAŞIDI Koca Seyit mermiyi sırtına vurdu ve sendeleyerek topa doğru yürüdü merdiven basamaklarına ayağını attı, güç halle mermiyi namluya sürüp kamasına kapaladı. Namluyu geriye doğru çevirip mesafeyi bildiği gibi ayarlayan Seyit bir besmele çektikten sonra topu ateşledi. İlk mermi uzun düştü. Bir tane daha getirip namluya sürdü. Bu defa ki de kısaydı. Fakat üçüncü mermi en öndeki geminin kıç tarafında ve su kesiminde patladı. Ve düşman gemisinden yoğun, kara bir duman yükseldi. Koca Seyit'in tek başına sırtında taşıyıp topuna yerleştirdiği mermiyle vurduğu savaş gemisi Ocean'dı. Bu İngiliz gemisi Boğaz'ın sularına daha doğrusu tarihin derinliklerine gömüldü. SEYİT ONBAŞI'YA NE OLDU? Pek çok isimsiz kahraman gibi Koca Seyit (Seyit Çabuk) hizmetleri de vazifesini hakkıyla yapmış olmanın huzuruyla savaşın ardından köyüne döndü. Bir müddet geçimini temin etmek için odun kesip sattı. Daha sonra Havran'da bir zeytin fabrikasında hamallığa başladı. Bu sırada üşüttü ve vereme yakalandı. Adı tarihe altın harflerle geçen kahraman, fakirlik içinde yakalandığı veremden kurtulamayarak hayata gözlerini yumdu. Kaynak: 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 102. yıl dönümü kutlandı
  12. Vatanım Sensin'den Atatürk'lü fragman Kanal D'nin reyting rekortmeni dizisi Vatanım Sensin, Atatürk'ün ölüm yıl dönümünü unutmadı ve 10 Kasım'a özel bir fragman yayınladı Başrollerinde Halit Ergenç ve Bergüzar Korel'in rol aldığı Vatanım Sensin dizisi yayınlanan 10 Kasım'a özel fragmanıyla izleyenleri şimdiden ekrana kilitledi. 10 Kasım günü 3. bölümüyle Kanal D ekranlarına yayınlanacak dizideki Atatürk'lü sahne izleyenlerin tüylerini diken diken etti. Dizide Yunan binbaşı 16 Mayıs 1919'da İstanbul'dan ayrılan Bandırma Vapuru'nda Mustafa Kemal adında tehlikeli bir ismin olduğunu, bununla ilgili istihbarat raporunu Binbaşı Cevdet'e sunuyor. Osmanlı casusu olarak Yunan ordusuna sızmayı başaran Binbaşı Cevdet, istihbarat dosyasındaki Mustafa Kemal resmine baktıktan sonra "Tanımıyorum. Alt devrelerden muhtemelen. Tehlikeli biri olsaydı mutlaka tanırdım" diyerek Yunan binbaşıyı geçiştiriyor. Binbaşı Cevdet, Yunan binbaşı odasından ayrıldıktan sonra ise "Hey Mustafam. Hiç değişmemişsin. Yolun açık olsun Paşam." diyor. VATANIM SENSİN DİZİSİ Vatanım Sensin dizisinin yönetmenliğini Yağmur-Durul Taylan kardeşler yapıyor. Dizinin senaryosunu ise Necati Şahin ve Nuran Evren Şit kaleme alıyor. Kanal D ekranlarında yayınlanan Vatanım Sensin dizisinin başrollerini; Halit Ergenç, Bergüzar Korel ve Onur Saylak gibi isimler yer alıyor. Dizinin çekimleri, İstanbul’da kurulan dev platonun ve yine İstanbul, İzmit, Ayvalık ve İzmir’de dönemin dokusuna göre seçilen ve döneme uygun olarak çekime hazırlanan mekanlarda yapılıyor. Kaynak: Vatanım Sensin'den Atatürk'lü fragman
  13. İtalya'nın efsane futbolcularından Andrea Pirlo, 'I Think Therefore I Play' (Düşünüyorum öyleyse oynayabilirim) kitabında, 2001-2002 sezonunda Milan'dayken teknik direktörlüklerini yaptığı Fatih Terim ile ilgili çarpıcı ifadelere yer verdi İşte Pirlo'nun kitabında yer alan o bölüm: Berlusconi ve Ancelotti arasında karşılıklı sevgiye dayanan, oldukça sağlam bir ilişki vardı. Fakat bunun Milan'ı çalıştıran herkes için geçerli olduğunu söyleyemem, örneğin Fatih Terim... Fatih Terim oldukça dikkat çekici ve kurallara alerjisi varmış gibi gözüken garip bir insandı. Daha en başında Milan'da uzun süre görev yapamayacağı oldukça belliydi ve kısa bir süre sonra da kovuldu. Terim Milan'dan önce, canının istediği her şeyi yapabildiği, daha düşük profilli takımlarda görev almıştı ama burası Milan'dı. Burada bazı hareketlerin tolere edilmeyeceğini herkes bilirdi. Mesela; öğle yemeğine canı isteyince geç katılıyordu. AC Milan'ı temsil etmesi gereken resmi aktivitelere kravat takmadan gelebiliyor; sonra bu aktivitelerden, evinde "biri bizi gözetliyor" seyretmek için kimseye haber vermeden erkenden ayrılıp, Galliani'yi masasında tek başına bırakıyordu. Kendisini tesislerde John Travolta gibi garip, cafcaflı ve renkli kıyafetler giyerken görüyorduk. Görevi boyunca kendisinin adeta gölgesi gibi olan deli bir tercümanı vardı. Terim'in 5 dakikalık ateşli konuşmalarını, duygusuz şekilde 5 saniyede tercüme eden bir adam... Tercümanı bir ara Terim'e medya ile tüm ilişkileri süresiz kesmesini tavsiye etti. Medya ile ilişkileri kesmek... Süresiz... AC Milan'da... İletişimin her şeyden önemli olduğu ve mükemmel yönetildiği bir kulüpte... Özellikle göreve başladığı ilk günlerde yaptığı takım toplantıları ise unutulmazdı. Terim eline bir tebeşir alıp taktik tahtasına 11 daire çizerdi. Tahtadaki her daire sahaya çıkacak bir oyuncuyu temsil ederdi. Ancak konuşmanın ortasında taktik tahtası, çizdiği oklardan ve karalamalardan öyle bir hale gelirdi ki; hangi dairenin kimi işaret ettiğini anlamak imkansızlaşırdı. Taktik tahtası, oyuncuları ve mevkileri birbirinden ayırmanın mümkün olmadığı karmakarşılık bir hal alırdı. Kısacası tam bir kaos... Sadece kalecinin kendi pozisyonundan emin olabildiği bir kaos... Toplantı sırasında bir daireyi işaret edip, "Costacurta, tam burada olman gerekiyor" diye konuşmaya başlardı. Bir gün dayanamayıp, "Ama patron, o gösterdiğin dairenin biraz önce benim olduğunu söyledin, Costacurta değil ki" demek zorunda hissettim. İşin daha da kötüsü konuşma ilerledikçe defans bölgesindeki dairelerle, forvettekileri karıştırmaya başlardı. Artık öyle bir hal almıştı ki, kendi aramızda 'Acaba bunu Berlusconi'nin gizli rüyası olan 2-4-4 taktiğini gerçekleştirmek için bilerek mi yapıyor' diye şakalaşmaya başlamıştık. Ancak şaka bir yana, Terim'in taktik bilgisinin yetersizliğini ve tüm oyun planının takımı bağıra çağıra motive ederek, sahada iyi bir sonuç almamızı ümit etmek olduğunu anlamamız çok uzun bir süre almadı. Belki böyle bir plan başka yerlerde geçerli olabilirdi ancak Milan'da işlemezdi, İşlemedi de... Milan'da uzun süreli görev alabilmek için bundan çok daha fazlasına ihtiyaç vardı. Kaynak: Andrea Pirlo'dan Fatih Terim hakkında flaş sözler! - Posta
  14. Sene 2016. Biz imza atmasını bile beceremeyen şeylere lâiklik vurgusu yapmak zorunda kalıyoruz.
  15. Beşiktaş'a hayırlı olsun. Temennim İnönü adının kalmasından yanaydı lâkin 145 milyon dolarlık bir sponsorluk anlaşması da Beşiktaş için önemli.
  16. O kadar eciş bücüş ki, ne olduğunu çıkaramadım ben.
  17. O filmlerdeki toplumsal mesajı herkes göremez. Kafa basmıyor çünkü. Meselâ Şark Bülbülü filminde, ağalık düzeninin köylüyü nasıl ezdiği üstüne basa basa anlatılır ama yobaz kafası o filmi şöyle yorumlar, "Kemal Sunal'ın filmlerinde din adamları kötü gösteriliyor!"
  18. İki tane evet var. Ben daha doğmamışım bile.
  19. 3. resmi seçtiyseniz Siz dürüstsünüz. Masum, ahlaki değerleri olan ve çabuk adapte olabilen bir kişiliğe sahipsiniz. Etrafınıza çabuk uyum sağlıyorsunuz. Dışarıdan utangaç görünseniz de arkadaşlarınız arasında konuşkan bir yapınız var. Erdem sahibi bir insansınız ve hayatınızı buna göre yaşıyorsunuz. İnsanlar hakkında doğru tahminlerde bulunuyorsunuz. Bu yüzden etrafınızdaki insanlar sizin onayınızı almayı önemsiyorlar. İş ortamından nefret ettiğim için sadece arkadaş ortamlarında konuşurum.
×
×
  • Create New...