Jump to content

Alyadua

Dondurulmuş Üyelikler
  • Content Count

    5,087
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    22

Posts posted by Alyadua


  1. [ATTACH=CONFIG]51634[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51635[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51636[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51637[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51637[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51637[/ATTACH]

     

    [ATTACH=CONFIG]51634[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51635[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51636[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51637[/ATTACH]

     

    [ATTACH=CONFIG]51639[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51640[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51638[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51641[/ATTACH]

     

    Kova burcu 34 yaşında evli iki çocuk annesiyim rica etsem bakabilirmisin benim falimada Alyuda

     

    Merhaba sevgi falınız çok güzel çıkmış ama yoğun kasvet var, eviniz için arınma yaparsanız iyi olur, rahatlarsınız..Yoğun nazar var..Yollar çıkmış hepsi açık, ferah..Biri iş veya eğitimle ilgili..Güzel haberler var..Kısmetler görünüyor çok istediğiniz bişey gerçekleşecek( adak var)..f harfi çıkmış..Birine kırılmışsınız..Bir şekilde gönlünüzü alacak..Hane içi ufak pürüzler var ama geçecek kısa süre içinde herşey düzelecek...Kalbinizden yoğun olarsk 3 şey geçmiş gerçekleşecek gibi görünüyorlar..Bu kadar yorumlayabildim. :)


  2. [ATTACH=CONFIG]51629[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51630[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51631[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51632[/ATTACH]

     

    Gözyaşı görünüyor..İş, eğitimle ilgili konular gündemde..Duygusal anlamda sıkıntılar var..Karşılıklı sevgi görünüyor ancak erkek duygularını bastırıyor..Bu durum sizi üzüyor..

    Kalabalık bir ortamda konuşma çıkmış..Bir konu üzerine karar veriliyor veya görüş belirtiliyor..Akrep burcu biri görünüyor..Hanede birlik çıkmış dağılma vs sözkonusu değil..Duyduğunuz sözlere, haketmediğiniz davranışlara çok üzülüyorsunuz ama aradaki bağ kuvvetli bir şekilde toparlanacaksınız..Nazara karşı önlem alın ve yakın çevrenize(akraba) dikkat edin..Bilinçaltınızı temizler geçmişe set çekerseniz mutlu olmamanız için bir neden yok..Problem görünmüyor falınızda..Bu kadar yorumlayabildim..

     

    Rica ederim sevgili Thinkerbell, Amin..

     

    Rica ederim munhanicim, sende öyle.. :)

    • Like 1

  3. Kurt üzümü ya da goji berry isimleriyle de bilinen goji kuru üzüm görünümünde kırmızı bir meyvedir. Tadı yabanmersini ve kiraza benzeyen gojinin marmelatı da kendi gibi çok lezzetli ve kırmızı, canlı bir renktedir. İnsan sağlığına sayısız faydaları bulunan meyvenin marmelatı hamur işlerinde veya taze ekmeğin yanında tüketilebilir.

    Goji Marmelatı İçin Gerekli Malzemeler

     

    • 1 bardak goji
    • 1 bardak su
    • 3 kaşık toz şeker
    • Yarım limon (suyu ve kabuğunun rendesi)
    • 1 paket vanilya

    Goji Marmelatı Nasıl Yapılır?

     

    • Bir bardak goji meyvesini iyice yıkayın ve orta boy bir tencereye alın. Üzerine 1 bardak suyu ekleyin. Orta ateşte meyveler iyice yumuşayıncaya kadar pişirip kaynatın.
    • Yumuşayan meyveleri ocaktan alıp süzgeç yardımıyla iyice ezin. Meyveler küçük taneli olduğundan ilk aşamada mutfak robotu yerine süzgeç kullanmak, iyice ezdikten sonra daha pürüzsüz olması için son olarak robottan geçirmek daha doğru olacaktır.
    • İyice ezilip püre haline gelen goji meyvelerini yeniden tencereye alın. Üzerine 3 kaşık toz şekeri, yarım limonun suyu ve rendelenmiş kabuğu ile 1 paket vanilyayı ilave edin.
    • Birkaç kez karıştırıp kaynamaya başlayana kadar bekleyin. Fokurdayama başlayarak kaynamaya çıkan goji meyvesinin kıvamını kontrol edin. Eğer kıvamını almışsa ocaktan alın, henüz kıvamlı bir hal almamışsa yaklaşık 10 dakika daha kaynatın.
    • Pişen marmelatı sıcak halde kavanozlara boşaltın.

    • Like 1

  4. Kış aylarının sevilen sebzesi karaciğer dostu enginar dolmasından salatasına tatlısından krepine kadar yemek çeşitliliğiyle de tercih edilir. Başta Akdeniz ve Ege bölgeleri olmak üzere Türkiye'de üretimi bolca yapılan enginar çiğ olarak suda kaynatılarak zayıflamak amaçlı da kullanılır. Kaynama sonucu suda oluşan amilaz enzimi sayesinde karbonhidrat yakımının kolaylaşması yoluyla yağların çözülmesi diyet yapanların tercih ettiği kürlerdendir. Bunun yanında enginar marmelatı yapılarak tatlı olarak da tüketilir.

    Malzemeler

     

    • 1 kilo şeker
    • 20 adet enginar
    • 1 limon suyu

    Yapılışı

     

    • Dış yaprak ve kabuk kısmından ayrılan enginarlar baş kısmındaki yapraklardan temizlemek için etli kısma yakın yerlerden kesilir.
    • Enginarların sapları koparılarak lifleri temizlenir.
    • Temizlenen baş kısmının ortası tüylü bölümü kaşık yardımı ile oyularak çıkarılır ve sadece enginarın bu çanak kısımları marmelat için ayrılır.
    • Enginar marmelat için ayrılan çanak kısımları küçük küçük doğradıktan sonra kararmasını önlemek için bir süre limonlu suda bekletilir.
    • Geniş bir tencere içerisine enginar ile birlikte şeker katılarak kısık ateşte haşlanmaya bırakılır.
    • Hem köpük yapmaması hem de şekerin iyice erimesi için arada enginarlar karıştırılır.
    • Ocağı kapatmaya yakın limon suyu eklenir.
    • Kısık ateşte marmelat kıvamına gelen enginar ateşten alınarak tencere içerisinde soğutulmaya bırakılır.
    • Soğuyan marmelat kapaklı kaselere ya da kavanozlar konularak ağzı sıkıca kapatılır.

    Püf noktası

     

    • Enginar seçiminde sıkı ve açılmamış yapraklı olmasına ve üzerinde siyah lekeler bulunmamasına dikkat edilmelidir.
    • Enginarın sapını bıçakla kesmek yerine el ile kırmak dibindeki liflerin daha kolay temizlenmesini sağlar.


  5. Baklagiller sınıfının protein deposu kuru fasulye bol lif kaynağı olması sebebiyle de oldukça sağlıklı bir besindir. Lifli yapısıyla vejetaryenler açısından et tüketiminin eksikliğinden kaynaklanan vitamin ve protein açıklarını da kapatan kuru fasulye lifli yapısı ile hastalıklardan koruyucu bir özelliğe sahiptir. Kalp krizine karşı engelleyici özelliği de bulunan kuru fasulye ayrıca sindirim sisteminin de dostudur. Bunun yanında kalsiyum açısından zengin olan kuru fasulye kemik yapısının güçlenmesinde, zihinsel ve fiziksel yorgunluğun atılmasında, kolesterolün düşmesinde, böbreklerdeki taş ve kumun dökülmesinde de etkilidir. Genellikle salata ve yemeğiyle tüketilen kuru fasulye hem reçeli hem de marmelatı ile tatlı olarak da sofralarda yer bulur. Özellikle enerji veren yapısıyla fasulye marmelat olarak sabahları da rahatlıkla tüketilebilecek bir besin kaynağıdır.

    Fasulye marmelatının yapılışı

    Malzemeler:

     

    • Yarım kilo kuru fasulye
    • Yarım kilo şeker
    • 5 bardak su
    • 4 tane kuru incir
    • 4 tane kuru kayısı
    • 1 çay bardağı kuru üzüm
    • 1 ya da 2 çay kaşığı tarçın
    • 1 çay bardağı ceviz

    Yapılışı:

     

    • Kuru fasulyeler bir gün öncesinden ıslatılarak yumuşatılır.
    • Fasulyeler haşlanarak ezilir.
    • Geniş bir tencerenin içine alınarak şeker ve su ile kısık ateşte kaynatılır.
    • Şekerin iyice erimemesi için arada kaynayan karışım karıştırılır.
    • Bir süre sonra ince kesilmiş kayısı, incir, üzüm ile iyice dövülmüş ceviz ve tarçın karışım içine katılır.
    • Marmelat kıvamını alan fasulyelerin altı kapatılarak soğumaya bırakılır.
    • Soğuyan fasulye marmelatı kapaklı kaplara ya da kavanozlara konularak ağzı sıkıca kapatılır.


  6. Cilt problemlerinden iç hastalıklarına kadar pek çok sağlık problemi için şifa kaynağı olan gilaburu, evde günlük olarak marmelat şeklinde de tüketilebilir. Taze hali ile saklanması zor ve kısa süreli olur. Marmelat hali ile hem daha lezzetli bir tat elde edilmiş hem de saklama süresi uzamış olur.

     

    Malzemeler

     

    • 1 kg gilaburu meyvesi
    • Bir miktar beyaz ya da esmer toz şeker (gilaburu meyvesinden çıkan suyun 3'te 1'i kadar)
    • 1 kg su
    • Çeyrek limonun suyu

    Hazırlanışı

    Gilaburu meyveleri saplarından ve ucundaki hafif yumuşak çıkıntısından ayrılır. Ayıklanan meyveler derin bir tencereye alınarak bir kez ılık su ile yıkanır. Yıkama işleminden sonra meyvelerin üzerine 1 kg saf su eklenir. Kapağı vakumlu bir tencere içerisinde kırk gün boyunca meyveler bekletilir. Kırk günün sonunda meyveler sudan çıkartılıp bir süzgeç üzerine alınır ve yoğrularak suyunun çıkması sağlanır. Gilaburu meyvelerinin posaları suyundan iyice ayrıldıktan sonra çıkan meyve suyu derin ve çelik bir tencereye alınarak suyun 3'te 1'i kadar toz şeker ilave edilir. Bu karışım kaynayana kadar yüksek ateşte pişirilir. Kaynamaya başlayınca çeyrek limonun suyu sıkılır ve bu şekilde 20 dakika kadar kaynamaya devam edilir. Marmelat kıvamını alınca sıcak olarak kavanozlara alınır ve kapağı kapatılıp dinlenmeye bırakılır.


  7. Vitamin açısından çok zengin bir meyve olan kuşburnu lezzetli olduğu kadar olduğu kadar sağlık açısından da çok yararlıdır. Özellikle astım hastalığı, soğuk algınlığı, bronşit ve boğaz hastalıkları için oldukça faydalıdır. Kuşburnu sadece çay olarak değil marmelatı da yapılarak kahvaltı ya da tatlılarda kullanılabilir. Yıl boyunca saklanabilir.

    Malzemeler

     

    • 1 kg kuşburnu
    • 800 gr toz şeker
    • Yarım limon suyu
    • 5 bardak su
    • Yarım limon suyu

    Hazırlanışı: Yıkanan, sap ve tepe kısımları temizlenen kuşburnu meyveleri öncelikle suyla birlikte yaklaşık 40-50 dakika orta ateşte kaynatılır. Yumuşaması zor bir meyve olduğundan kaynatma süresi biraz daha uzayabilir. İstenirse düdüklü tencerede de kaynatılabilir. Burada da pişme süresi 20-25 dakika olacaktır. Süre sonrasında iyice yumuşamış olan kuşburnu meyveleri ince ve sık delikli bir tel süzgeç yardımıyla ezilerek alta geçirilir. Elde edilen kuşburnu peltesi başka bir tencereye alınır. Üzerine şeker de ilave edilerek orta ateşte arada tahta kaşıkla karıştırılması sureti ile pişirilir. İyice koyulaşıp göz göz kabarana kadar kaynatılır. İndirmeye yakın limon suyu da eklenip 5 dakika daha kaynatılır. Bu aşamada marmelattan az bir miktar alınarak bir çay tabağına konulur. Ilıdıktan sonra tabakta koyu bir kıvamda kalıyorsa pişmiş olduğu anlaşılır. Sıcakken alınıp temiz kavanozlara konularak soğuyana kadar bekletilir.


  8. Kabakgiller familyasından olan kavun, sürüngen gövdeli bir bitki türünün meyvesidir. Genellikle yaz aylarında yetişir ve birçok türü bulunur. Türkiye'de de çok tüketilen bir meyvedir. A, B ve C vitaminlerinin yanı sıra birçok mineral içerir. Bu sayede birçok hastalığın tedavisinde oldukça etkilidir. Ayrıca çok hoş bir kokusu ve tadı bulunur. Bu lezzetli meyvenin marmelatı da oldukça leziz ve faydalıdır.

    Malzemeler

     

    • Olgunlaşmış kavun
    • Toz şeker
    • Limon
    • Tereyağı

    Nasıl Hazırlanır?

    Öncelikle istenilen miktarda kavun, kabuklarından ayrılır ve çekirdekleri çıkarılır. Ayrılan kavunların etli kısımları tartılır ve bu ağırlık kadar toz şeker, dilim dilim şeklinde dizilmiş kavunların üzerine dökülür. Daha sonra dökülen toz şekerin üzerine yarım limonun suyu da eklenerek karışım üstü streç ile örtülecek şekilde bir süreliğine buzdolabına kaldırılır. Buzdolabında bir gün bekletilmiş olan şekerli kavun, ertesi gün alüminyum bir tencereye alınır. Her iki kilo kavuna bir limon düşecek şekilde hazırlanmış limonlar iyice yıkanarak kabukları temizlenir. Temizlenmiş limonlar dilim dilim kesilerek çekirdekleri çıkarılır ve kavunların üzerine dizilir. 1 kg kavuna 1 tatlı kaşığı tereyağı düşecek şekilde tereyağı da eklenir. Marmelat kıvamına gelinceye dek hafif ısılı bir ateşte kaynatılır. Marmelat kıvamı kaşıktan çok ağır bir şekilde dökülüyorsa olmuş sayılır. Eğer hala çok akışkan ve kolay dökülüyorsa biraz daha pişirilmelidir. Marmelat pişince ocaktan alınır ve kavanozlara boşaltılır. Marmelat serin bir yerde muhafaza edilir.


  9. Meyve olarak tüketimi dışında şurubu, pekmezi ve reçeli ile çeşitli şekillerde tüketilebilen dut özellikle yaz aylarının sevilen meyvelerindendir. Özellikle cilt hastalıklarında çok etkilidir. Doğal bir idrar sökücü ve ateş düşürücü olan dut ayrıca içeriğindeki C vitamini ve antioksidan özelliği ile serbest radikallere karşı ciddi bir savaşçıdır. Bunun yanında dut vitamin ve mineral deposu olarak C, K ve E vitaminleri ile bakır, demir, çinko, magnezyum, manganez, fosfor ve kalsiyum içerir. Ayrıca dut, A vitaminin kaynağı beta karoten açısından ve diyet lifleri bakımından da zengindir. Lezzeti bakımından her yaş grubu tarafından sevilen karadut sadece yaz aylarının bir meyvesi olarak değil, reçeli, pekmezi, ve şurubu ile her mevsim tüketilebilir. Karadut marmelatı sadece sofralarda kahvaltılık olarak tüketiminin dışında pastalarda da kullanılır.

    Malzemeler

     

    • 1 kg karadut
    • 3 su bardağı toz şeker
    • Yarım limon

    Yapılışı

     

    • Dutların sapları kesilerek temizlenir.
    • Dutlar iyice yıkandıktan sonra suyu süzülür.
    • Çok fazla ezilmeden blender ya da el ile püre haline getirilir.
    • Dutlar geniş bir tencereye konularak kısık ateşe alınır.
    • Aynı zamanda şeker tencere içerisine eklenir.
    • Duruma göre 25 ile 45 dakikaya kadar dibinin tutmaması ve şekerin iyice erimesi için karıştırılarak pişirilir.
    • Ocaktan almaya yakın limon suyu eklenir.
    • İyice suyunu çeken dutlar ocaktan alınarak soğumaya bırakılır.
    • Tencerede soğuyunca dut marmelatı kavanozlara ya da kapaklı kaplara konularak ağızları iyice kapatılır.


  10. ravent-nasil-yetistirilir_646x340.jpg

    Işgın olarak da bilinen ravent çok yıllık bir bitkidir. Ana vatanı Uzakdoğu olan bitki Türkiye'de en çok Doğu Anadolu'da görülür. Kendine has bir koskusu olan raventin yaprakları büyük ve ince kenarlıdır.

    Ravent tohumları ile çoğaltılır. Bitkinin kanatlı ve kahverengi olan tohumları ortalama 8 mm uzunluktadır. Tohumların çimlenmesi için 5 derece sıcaklık gerekir. Ravent bitkisinin tohumları çimlenmeye dördüncü günde başlar. Bu süreç 15 gün boyunca devam eder. Işık çimlenmeyi olumsuz etkileyen faktörlerdendir. Bu sebeple çimlenmenin karanlık yerlerde yapılması önerilir.

    Ravent ılıman iklimde yetişme imkanı bulan bir bitkidir. Soğuğa da dayanıklı olan bitkinin yapraklarının oluşması için 12 derece sıcaklık gereklidir. Bitki en verimli gelişmeyi 18 derece sıcaklıkta sağlar. Bitki 0 derecede kısa bir sürede zarar görmese de zaman içerisine donmaya başlar. Bitkinin gelişimi için ani sıcaklık değişimi oldukça zararlıdır. Ravent nemi çok sevse de aşırı nem değeri bitkinin yapraklarında çürüme meydana getirir. Bitkinin yetişmesi için en ideal nem oranı %70'dir.

    Ravent toprak seçmeyen bir bitkidir. Ağır topraklarda yetişen raventlerin büyümesi daha yavaş olur. Fakat birim alandan elde edilen ürün oranı artar. Bitkinin yetişmesi için en uygun topraklar kumlu ve tınılı topraklardır.

    Ravent yetiştirirken toprakta taban suyu seviyesinin 1 metrenin altında olması gerekir. Aşırı sulama bitki köklerinin çürümesine neden olur.

    Ravent ekiminin yapılmaya başlandığı ilk sene gübreleme çok önemlidir. Kumlu ve ağır killi topraklarda yetiştirilmeye başlanmadan önce toprağın doğal gübre ile gübrelenmesi gerekir. Gübre toprağın 30 cm altına uygulanır.

    Ravent için en uygun dönem sonbahar ve ilkbahar aylarıdır. Eğer bitki kış aylarında don olayları yaşanan bölgelere dikilecekse ilkbahar ayı tercih edilmelidir. Dikimi yapılan bitkinin üstünün kapatılması gerekir. Bitki dikildikten 3 sene sonra her sene Nisan ve Mayıs aylarında çiçek açmaya başlar.

    Ravent hasadı dikildikten en az bir sene sonra yapılır. Hasat bitkide çiçek sürgüsü oluşmadan yapılmalıdır. Sapların hasadı kırılarak yapılır.


  11. Bir Akdeniz bitkisi olan papatyanın ana vatanı Türkiye'dir. Papatya, güneşi ve sıcağı sever. Birçok çeşidi vardır. Genellikle bahar ve yaz aylarında açan, çok yıllık otsu bir bitkidir. Compositae familyasına ait olan bitki genellikle Nisan ayı sonu ile Haziran ayının başı arasındaki dönemde çiçek açar. Çiçekler genellikle sarı-beyaz renkli olsa da farklı türlerin değişik renkli çiçekleri de bulunur. Boyları yaklaşık olarak 20-50 cm arasında değişir. Papatya çay olarak tüketilmesinin yanı sıra kozmetik alanında da kullanımı yaygındır. Üretiminin en fazla yapıldığı ülkeler İspanya, Belçika, Fransa, Macaristan, Rusya ve Yunanistan'dır. Evde yetiştirmek için çok uygun bir bitki olmasa da evlerin balkonlarında da papatya yetiştirilmesi mümkündür.

    Ekim

    Mart ayı genellikle ekim ayıdır. Papatyanın da ilkbahar aylarında ekimi yapılır. Ayrıca sonbaharda da ekimi yapılabilir. Tohumları üzeri açık kalacak şekilde ekilir ve ardından can suyu verilir. Mayıs ayına doğru çimlenmeye başladığında saksısı değiştirilebilir ya da bahçeye alınabilir.

    Toprak

    Nemli ve kurak iklim bölgelerini sever. Tohum ekimi yapılacak ise tohum yatağının derin olmaması gerekir. Değişik asit derecesindeki topraklarda yetişebilir. Ekim yapılacak toprak yabani ot ve zararlılardan arındırılmalıdır.

    Sulama

    Papatyanın aşırı sulanmamasına dikkat edilmelidir. Genel olarak susuzluğa dayanıklı bir bitki türüdür. Toprağı kurumaya başladıkça, genellikle 2-3 günde bir su verilmesi sağlıklı bir şekilde yetişmesi için yeterlidir. Toprağının sürekli nemli kalması sağlanmalıdır.


  12. ruzgargulu-nasil-yetistirilir_646x340.jpg

    Ranunculaceae familyasına ait bir bitkilerden rüzgargülü, mart çiçeği ve karaciğer çiçeği isimleriyle de bilinir. Yaklaşık 150 türü bulunan bitki rengarenk simetrik çiçeklere sahiptir. Çok yıllık bir bitki olan rüzgargülü, ipeksi tüylerle kaplıdır. Bilinen en önemli rüzgargülü çeşitleri anemone blanda, anemonesylvestris, anemone nemorosa, anemone hupehensis, anemone oregana, anemone virginiana ve anemone narcissifloradır.

    Rüzgargülü ılıman ve sıcak iklimi seven bir bitkidir. Türkiye'de başta İzmir, Aydın ve Antalya illeri olmak üzere Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilir. Rüzgargülünün güneş isteği oldukça fazladır. Bu yüzden güneş ışınlarını bolca alan bölgelerde daha verimli yetişme imkânı bulur. Sıcaklık ve güneş isteğine karşı bitki soğuk hava şartlarına da oldukça dayanıklıdır.

    Rüzgargülü killi ve kireçli toprak sever. Genel olarak ormanlardaki ağaç altlarında ve hafif nemli alanlarda doğal olarak yetişir. Bu alanlarda yetişen rüzgargülleri daha gür olur.

    Rüzgargülü köklerinden ya da tohumları ile yetiştirilir. Bitkinin kök kısmı yumru biçiminde olup saçak şeklinde yan kökleri vardır. Rüzgargülünün tohum ya da kök kısmı toprağa ekilir. Ekim işlemi için en uygun dönem ilkbahar mevsiminin başıdır. Gölgeliğe ekilmesi önerilen bitki oldukça hızlı bir biçimde yayılım gösterir. Bitkinin yapraklarının ve çiçeklerinin açması ise Nisan ve Mayıs aylarına denk gelir. Çiçekleri pembe, mavi ve mor renge sahiptir.


  13. Zambakgiller familyasını lilium cinsine ait olan bir bitki olan zambağın bilinen 110 çeşidi vardır. Oldukça hoş bir görüntüye sahip olan zambak genelde bahçlerde ve evde saksıda yetiştirilen bir bitkidir.

    Zambak yetiştirmek için en uygun dönem Nisan ayıdır. Bitki Nisan ayında kökten ayrılarak çoğaltılır. Kökten ayrılan kısım bir saksıya ya da bahçeye dikilir. Kısa sürede çoğalan bir bitki olan zambak direkt olarak güneş ışığı istemez. Dolaylı gelen güneş ışığı ile daha sağlıklı yetişen bir bitkidir. Zambak, vitamin ve mineral değeri yüksek topraklarda yetişmeye uygundur. Bitkinin daha verimli olması için senede bir defa toprağına vitamin ve mineral takviyesi yapılmalıdır.

    Çok sıcak ya da çok soğuk hava şartlarına dayanıklı olmayan zambak, ortalama sıcaklık değerlerinde daha verimli gelişim gösterir. Hava sıcaklık değerlerindeki aşırı artış ya da düşüşler zambağın çiçek ve kök kısmı için oldukça zararlıdır. Kış aylarında sıcaklık değerinin 12 derecenin altına düşmememesi gerekir.

    Zambak yaz aylarında su isteği olan bir bitkidir. Bitkiye verilen su oda sıcaklığında olmalıdır. Kış aylarında ise haftada bir defa sulamak yeterli olur. Sulama yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise suyun toprağın her yerine eşit oranda ulaşmasıdır. Zambak düzenli olarak sulanmalıdır. Her sulama da aynı kapla, aynı miktar suyla, aynı günde yapılmalıdır.


  14. Ana vatanı Çin olan kivi kış aylarında yapraklarını döken, asma gibi sarıcı gövde kısmına sahip olan bir bitkidir. Bilinen 50 çeşidi bulunan kivinin meyve kısmı yumurta biçiminde, kahverengi-yeşil kabuklara sahiptir. Meyvenin üstü ise tüysü bir yapı ile kaplıdır.

    Kivi yetiştirmek için en uygun yerler kış aylarının ılık, yaz aylarının sıcak ve nemli geçtiği bölgelerdir. Türkiye'de en çok Kuzey Marmara, Batı ve Doğu Karadeniz'de yetişen kivi büyüme ve gelişme dönemlerinde ortalama 20 derece sıcaklık ister. Kivi gün ışığını seven bitkilerdendir. Bunun için özellikle büyüme döneminde günde 16 saat gün ışığı görmesi gerekir.

    Kivi yetiştirirken bahçe yerinin seçilmesinde dikkat edilecek en önemli nokta iyi güneş alan ve soğuk havanın etkisinin az hissedileceği yerlerin seçilmesidir. Kivi rüzgardan olumsuz etkilenen bir bitkidir. Rüzgardan korunması gerekir.

    Kivinin tomurcukları bahar aylarında patlar. Bitkinin çiçek dökümlerinin azalması için kış aylarında 7 derece sıcaklığa ihtiyaç duyar. Yaz aylarında görülen yüksek sıcaklık değerleri ise kivi için olumsuzluk oluşturmaz. Sadece sulama isteğini arttırır.

    Toprak olarak oldukça seçici olan kivi ağır topraklarda gelişim gösteremez. Kivi işlenebilen, organik madde olarak zengin, drenajı ve su tutma kapasitesi düşük toprakları ister. pH değeri nötr olan toprakları seven kivi için en uygun topraklar ise kumlu topraklardır.

    Kivi yetiştirmeye başlamadan önce ekimin yapılacağı alanların sürülmesi gerekir. Alan düzeltilerek gübreleme işlemi yapılmalıdır. Gübrelerin organik olması verim açısından önemlidir.

    Kivi dikimi için en uygun dönem ilkbahar ya da sonbahar aylarıdır. Eğer bölgede don riski varsa dikimin ilkbaharda yapılması gerekir. Erken verim elde etmek açısından dikimde seçilecek fidanların en az iki yaşında olması gerekir. Dikim yaparken dişi ve erkek bitkiler bahçeye eşit oranda dağıtılmalıdır. Fidanlar bahçenin 30 cm derinine dikilir. Dikilen fidanların kök boğazı etrafına kümbet yapılması önerilir. Bunun amacı fidan gövdesini aşırı sıcak ve soğuktan korumak ve su birikimini önlemektir.

    Kivi yetiştiriciliğinde sulama en önemli noktalardandır. Bitki dikimden sonraki sene haftada 3 kere iki saat sulanmalıdır. Kivi olgunlaştıkça su isteği artış gösterir.


  15. Hint-Avrupa dil ailesinin Cermen dilleri grubuna mensup olan Felemenkçe, Hollandaca ve Flamanca olmak üzere iki lehçeye sahiptir. Ancak lehçeler arasında çok fazla fark yoktur ve farklı lehçeyi konuşanlar birbirini anlayabilir.

    Felemenkçenin konuşulduğu bölgeler nerelerdir ?

    Felemenkçe Dünya üzerinde yaklaşık 24 milyon kişi tarafından ana dil olarak konuşulur. Felemenkçe ve lehçelerinin resmi dil olduğu yerler Hollanda, Belçika, Surinam ve Güney Afrika Cumhuriyeti'dir. Bu ülkeler dışında Aruba‎, Bonaire‎, Sint Maarten‎ gibi yerlerde konuşulur.

    Hollanda’da konuşulan lehçeye Hollandaca denilir. Belçika’da konuşulan lehçeye ise Flamanca ismi verilir. Bu iki lehçeyi yazılı olarak birbirlerinden ayırt etmek mümkündür, ancak telaffuz olarak pek farkları yoktur.

    Felemenkçe alfabesi ve harflerin okunuşu şu şekildedir:

    a - a, b - bey, c - sey, d - dey, e - ey, f - ef, g - gey (gırtlaktan), h - ha, i - i, j - yey, k - ka, l- el, m - em, n - en, o - o, p - pey, q - kü, r - er, s - es, t - tey, u - ü, v - fey, w - vey, x - iks, y - ay(yey), z - zet

    Felemenkçe coğrafi olarak küçük bir bölgede konuşulur, fakat oldukça heterojen bir dağılıma sahiptir. Resmi kaynaklara göre yalnızca Flaman bölgesinde bile 26 farklı lehçenin olduğu tespit edilmiştir. Bunlardan en önemlileri;

     

    • Oost Vlaams (Doğu Flamanca)
    • West Vlaams (Batı Flamanca)
    • Antwerps (Anversçe)
    • Limburgs (Limburgça)
    • Frans-Vlaams (Fransız Flamancası)
    • Zuid-Hollands (Güney Hollandaca)
    • Gronings (Groningence)
    • Brabants (Brabantça)
    • Holland-Limburgs'dur (Hollanda Limburgçası).

    Felemenkçe nasıl bir dil yapısına sahiptir?

    Felemenkçenin temelleri Almanca ve İngilizce dilleriyle kesişir. Asıl kökeni ise eski Almancadır. Felemenkçe Almanca'yla oldukça yakınlık gösterir. Dilin milattan sonra 10. yüzyıla kadar olan kısmına Eski Felemenkçe denir. Bu tarihten 14. yüzyıla kadar olan kısmına ise Orta Felemenkçe adı verilir. Bu tarihten günümüze kadar konuşulan dil ise Modern Felemenkçe olarak adlandırılır.

    Felemenkçe yapı ve gramer kuralları olarak Almanca dili ile oldukça benzer bir yapıdadır. Aralarındaki en belirgin fark Felemenkçe'de Almanca'nın aksine birçok sesli harfin yan yana gelerek kullanılıyor olmasıdır. Harfler genellikle gırtlaktan söylenerek kullanılır.

    Felemenk alfabesinde Latin harfleri kullanılır. Buna rağmen birçok harfin telaffuzu İngilizce‘ye göre farklılık gösterir. Bu sebepten Felemenkçe'nin telaffuzu zordur.

    Felemenkçenin İngilizce ve Almanca dillerine benzerliğini göstermek için aşağıdaki örnek verilebilir:

     

    • Felemenkçe: Wat is jouw naam?
    • Almanca: Wie ist dein Name?
    • İngilizce: What is your name?


  16. Koyu renk grubuna ait bir renk türü olan bordo açık renklerle bir arada kullanılabilir. Bu durum kendisine diğer koyu renklere oranla daha sıcak ve iç açıcı bir renk olma özelliği kazandırır. Bordo bu özelliği ile insan psikolojisi üzerinde olumlu etkilere sahiptir.

    Bordo rengi psikolojik olarak özgüven kazanımını sağlar. İş hayatında lider yanı ön plana çıkmış kişilerin sıkça tercih ettiği bir rentir. Üzerinde bordo rengini taşıyan bir kişi, kusur olarak düşündüğü birtakım özelliklerini psikolojik olarak yok sayabilir. Özellikle kadınlar için tek parça kıyafet ve ayakkabı üzerinde bordo kullanımı güçlü bir imaj oluşturur. Psikolojik olarak daha önemli ve değerli hissetmeyi sağlar.

    Kozmetik ürünlerinde bordo kullanımı cesaret verici özelliğe sahiptir. Özellikle bordo ruj kullanan kadınlar, çevrelerinde özgüvenli ve cesaretli olarak tanınırlar. Bordo renk erkekler üzerinde de sağlıklı bir psikoloji için küçük dokunuşlarla kullanılabilir. Kol saati, kravat, gömlek seçimini bordodan yana kullanan erkekler de en az kadınlar kadar özgüven ve cesaret sahibi olabilirler.

    Psikolojik olarak tatlı ihtiyacını artırdığı belirlenen bordo rengi bu özelliğinden dolayı özellikle kafe ve pastanelerde dekorasyon detayları üzerinde sıkça kullanılır.

     

     


  17. Anglosaksonlar tarafından Englisc olarak adlandırılan Eski İngilizce, İngiltere ile birlikte Güney İskoçya bölgelerinde 5. - 12. yüzyıllar arasında konuşulan bir dildir. Batı Cermen dillerinden birisi olan Eski İngilizce, Eski Frizce ve Eski Saksonca ile benzerlik göstermir.

    Eski İngilizce, Kuzey Cermen dil ailesi içerisinde bulunan Eski Norsçadan da etkilenmiştir. Bölgede meydana gelen büyük göç hareketleri Eski İngilizcenin durağan bir dil olmasını engellemiştir. 5.yüzyılda İngiltere'ye göçen Anglosaksonlar, dilde büyük değişmelere neden olmuştur. Bu dil bölge üzerinde toplamda 700 sene boyunca kullanılmıştır. Kuzey İngiltere bölgesinde bulunan Vikingler ile yapılan savaşlar sonucunda bu topluluk ile etkileşime geçilmiş ve Eski Nors dili ile bağlantı kurulmuştur.

    Eski İngilizcenin kökenini Cermen dili oluşturur. Söz yapısı, cümle kuruluşu ve kelime dağarcığı Avrupa kıtası üzerinde de kullanılan Cermen dili ile aynı gramer özelliklerini taşır. Bu özellikler Batı Cermen dil ailesi ve Proto-Cerman dil ailesinden ortaklaşa alınmıştır. Bu dilin en önemli özelliği hareketsiz nesneler başta olmak üzere bütün nesnelere dişilik ve erillik verilmesidir. Bu özellik Almacada da görülür.

    Eski İngilizce üzerinde Latincenin etkisi oldukça fazladır. Eğitimli ve bilgili rahipler, Avrupa'da o dönemde bilim dili olarak kabul edilen Latinceyi, İngiltere kıtasına taşımıştır. Eski İngilizce araştırmacıları bir sözcüğün etimolojisini incelerken Latince kaynaklardan da yararlanmaktadır. Anglosaksonların Hristiyan olup, Latince konuşan rahipler ile etkileşime geçmesi ve Saksonların Avrupa'dan İngiltere'ye hareket etmesi Eski İngilizcenin yoğun bir şekilde Latin etkisinde kalmasına neden olmuştur. Son olaran Norman istilasına uğrayan kıta, dini kitaplarında da etkisiyle Eski İngilizce ile sıkı bir ilişki kurmuştur. Bu etkileşimden dolayı Eski İngilizce dönemi kapanarak Orta İngilizce dönemine geçilmiştir.

    Eski İngilizce, bugünkü İngilizceden telaffuz olarak birtakım farklılıklara sahipti. Eski İngilizce döneminde sözcüklerin yazıldığı gibi okunması söz konusuydu. Kelime başındaki 'k' sesi Eski İngilizcede belirtilmekteydi. Fonetik olarak görülen bu farklılıklar zaman içerisinde lehçeler arasında değişime uğramış ve gramer yapısı bugünkü halini almıştır. Yazılı eserler üzerindeki farklı ifadeler, sözcüklerin değişime uğramasına ve aynı dönemde farklı şekillerde kullanılmasına neden olmuştur.


  18. alyadua bana da bakarmisin canim, özledim yorumlarini :)[ATTACH=CONFIG]51594[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51595[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51596[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51597[/ATTACH] [ATTACH=CONFIG]51598[/ATTACH]

     

    :) İş veya eğitimle ilgi biraz pürüz olmuş gibi..Artık çıkış, yükseliş görünüyor..

    Orta yaşlı bir bayanla fikir alışverişi yapılcak, duygusal anlamda gelişmelerin yaşanacağı hareketli bir dönemdesin canım..Karşı taraf pek önemsenmediğini düşünüyor olabilir ancak ciddi adımlar atılacak..Sıkıntı sonrası gelen huzur, mutluluk görünüyor..Kısmetler var..Hane içi temiz, adak görünüyor..Bu kadar yorumlayabildim munhanicim.. :)

     

    Ben de yorum rica edebilir miyim? Şimdiden teşekkürler....

    [ATTACH=CONFIG]51600[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51599[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51601[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51602[/ATTACH][ATTACH=CONFIG]51603[/ATTACH]

     

    İşle ilgili art arda iki gelişme görünüyor yakın zamanda..Evli veya nişanlı olmalısınız, hanede büyük sevgi bağı çıkmış..Eşinizin (veya erkek arkdaşınızın) yakın çdvresi size huzursuzluk veriyor, sorun çıkmasına sebep oluyorlar ancak bunların önemi yok..Umursamamalısınız çünkü arsnızda kuvvetli bir bağ var..Kalabalık bir ortamz gireceksiniz..Güzel bir haber gelecek..

    Büyük bir kısmet akabinde adak görünüyor..Birlikteliginizi veya evliliğinizi kıskanan, çekemeyen birkaç bayan var..Gözleri sürekli hanenizde..Beklediğiniz telefon gelecek, işle ilgili güzel geleşme olacak ve bu gelişme bir kavuşmayı destekleyecek gibi görünüyor..Bu kadar yorumlayabildim.. :)

    • Like 2

  19. Sevilen yaz meyveleri arasında yer alan kiraz, marmelatı ile de kahvaltı sofralarını süsler. Özellikle kış aylarında bolca tüketilmesi için yaz mevsiminde marmelatı yapılıp saklanan meyve, bisküvi ve kurabiyelerle birlikte de ikram edilir.

    Malzemeler

     

    • 1 kilogram kiraz
    • 1 su bardağı toz şeker
    • 2 çay fincanı su
    • 2 çay kaşığı limon suyu

    Hazırlanışı:

     

    • Kirazların sapları koparılır. Ardından bol suyla iyice yıkanıp çekirdekleri çıkarılır.
    • Ayıklanan ve temizlenen 1 kilogram kirazı, 2 çay fincanı su ile birlikte orta boy bir tencereye alınır. Kirazlar yumuşayıncaya kadar pişirilir.
    • Yumuşayan ve ezilecek kıvama gelen meyveler bir süzgeç ya da mutfak robotu yardımıyla iyice ezilir, püre haline getirilir. Pürenin pürüzsüz olmasına ve içerisinde meyve tanesi bulunmamasına dikkat edilmelidir.
    • Ezilen, püre haline gelen kirazlar yeniden su ile pişirilen tencereye alınır. Üzerine 1 su bardağı toz şekeri ilave edilir. Dibini tutmaması ve kıvamını daha iyi alması için kısık ateşte pişirilir.
    • Kiraz püresi göz göz olmaya başladığında üzerine 2 çay kaşığı limon suyu dökülür.
    • Yaklaşık 7-8 dakika sonra kıvamını alan ve hazır hale gelen kiraz püresi ocaktan alınır.
    • Marmelatı soğutmadan sıcak haliye istenilen boyutlarda ve şekillerdeki kavanozlara boşaltılır. Kapakları sıkıca kapatılıp ters çevirildikten sonra soğuması için bir kenara alınır.
    • Soğuyan marmelatlar, kapakları açılana kadar taze kalacaktır.


  20. Dutgiller familyasından besin değeri oldukça yüksek olan incir, geniş yapraklı bir ağacın meyvesinin adıdır. İncir meyvesinin vücuda çok sayıda faydaları vardır. İçeriği bol miktarda protein, mineral, A, B ve C vitaminlerinden oluşur. Bu sayede birçok hastalığın tedavisinde etki gösterir. İncirden yapılan marmelatlar da oldukça yararlıdır ve özellikle kahvaltılarda bolca tüketilir. İncir marmelatının yapılması için birkaç önemli noktanın bilinmesi gerekir.

    Malzemeler

     

    • 500 gr siyah inci
    • Yarım su bardağı su
    • 2 çay bardağı toz şeker
    • 2 adet kuru karanfil
    • 1 tatlı kaşığı limon suyu
    • 1 çay kaşığı tereyağı

    Nasıl Hazırlanır?

    Öncelikle incirler soyulur ve büyüklüğüne göre 2 ya da 4 parçaya bölünür. Yayvan bir tencereye alınarak, üzerine su, toz şeker ve karanfiller ilave edilip kısık ateşte şekeri eriyene kadar tutulmalıdır. Daha sonra marmelatın üzerinde köpüğün çıkmasının önlenmesi için bir çay kaşığı tereyağı ilave edilerek orta ateşte suyu iyice kıvamlı bir hal alana dek pişirilmeye devam edilir. Marmelat ocaktan indirilmeden 5 dakika önce 1 tatlı kaşığı limon suyu eklenmelidir. Limon suyu eklenen marmelat birkaç dakika daha karıştırılarak pişirilmelidir. Marmelatın kaşıkla karıştırılması yerine tencere hafifçe sallanarak karıştırılır ise incirlerin zedelenip dağılması önlenmiş olur. Marmelat hemen tüketilecek ise kavanoza konulup soğuduktan sonra kapağı kapatılır. Hemen tüketilmeyecek ise sıcakken kavanoza doldurulup kapağı sıkıca kapatılmalı ve kavanoz ters çevrilmelidir.


  21. Faydaları saymakla bitmeyen hurma, hem ana malzeme hem de yan malzeme olarak pek çok tatlıda kulanılır. Marmelatı ve reçeli de yapılan meyve, özellikle yumuşamaya yüz tutup tek başına tüketilemeyeceği zamanlarda bu tarif ile değerlendirilebilir.

    Malzemeler

     

    • 1 kilogram hurma (yumuşamış ve kalan hurmaları da kullanabilirsiniz)
    • 2 su bardağı su
    • 1 adet limonun suyu
    • 1 kilogram şeker

    Yapılışı

     

    • Hurmalar yıkanır. Yıkarken çok fazla su tutmamaya ve hurmaları deforme etmemeye çalışılır. Temizlenen hurmaların çekirdekleri çıkarılır.
    • Ayıklanmış ve yıkanmış hurmalar, uygun bir tencereye alınır. Meyvelerin üzerine 2 su bardağı su eklenir.
    • Daha kolay ezilmesi için hurmalar su ile birlikte orta ateşte pişirilir. Hurmalar yumuşayınca ocaktan alınır.
    • Yumuşayan meyveler bir mutfak robotu ya da sık delikli bir süzgeçle iyice ezilir. Marmelatın kıvamını tam olarak alması için bu pürenin içinde hurma taneleri kalmamasına dikkat edilir.
    • İyice ezip pürüzsüz hale getirilen meyve püresi yeniden tencereye alınır. Üzerine 1 kilogram şeker ilave edilir. Çok tatlı bir marmelat istenmiyorsa, şeker oranı 250 gram düşürülür. İsteğe göre hurmanın içine 750 gram şeker boşaltılır.
    • Hurma ile şeker kaynatılır. Kıvamını almaya başlayıp kaynamaya çıkan marmelatın içerisine 1 limonun suyu eklenir.
    • 5 dakika daha pişirilip ocaktan alınır.


  22. Çiçeği ile marmelatı yapılarak tüketilen gülhatmi bitkisi kahvaltı sofralarına alternatif bir tat olarak kullanılır. Gülhatmi marmelatı yapımı az malzeme ile oldukça kolaydır.

     

    Malzemeler

     

    • 250 gr gülhatmi çiçeği
    • 4- 5 adet karanfil
    • 2,5 su bardağı esmer ya da beyaz toz şeker
    • 1 çay bardağı su
    • 1 adet çubuk tarçın

    Hazırlanışı: Gülhatmi çiçeği sap ve köklerinden ayrılarak bir kapta saf su ile yıkanır. Yıkanan çiçekler derin ve kapaklı bir kaba alınıp üzerine 2,5 su bardağı toz şeker ilave edilir. Toz şeker yatağındaki çiçekler iki gece dinlendirilir. İki gün boyunca günde bir kez çiçek ve toz şeker karışımı yoğrulur. İkinci gün sonunda kendiliğinden hafif bir kıvam alan çiçek ve şeker karışımı çelik tencere içerisine alınıp pişirilir. Bu sırada 1 çay bardağı su, birkaç adet karanfil ve 1 tane çubuk tarçın da eklenir. Karanfil ve tarçının amacı; marmelatın aromasını artırmasıdır. Karışım yaklaşık olarak 15 dakika kaynatılır. Ocağın altı kapatılır ve çubuk tarçın marmelat içerisinden alınır. Karanfiller marmelat içerisinde kalabilir. Bu şekilde sıcak olarak kavanozlara konur ve kapakları kapatılarak dinlenmeye bırakılır. Bir gece dinlenen gülhatmi marmelatı tüketime hazır hale gelir.

×
×
  • Create New...