Jump to content

Mutsuz_Palyaço

Üye
  • Content Count

    49
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    2

Everything posted by Mutsuz_Palyaço

  1. Yüzüme bakma güzel kız, Yüreğime bak benim. Notre Dame` ın Kamburu
  2. Evet çiftleri görmüyoruz, ama sosyal mesafeyi dikkate alan yok.Devam ediyorlar Kubilay
  3. Ne değişti diye sorarsan, ne değişmesini bekliyorsun ki.Bazı şeyler değişmiyor, kader gibi...
  4. Çözülecek bir durum değil, kalbini dağlayıp; sevmeyi, hoşlanmayı unutacaksın....
  5. Özetle; "tipsiziz ve hiç bir zaman da bir kadının beğendiği erkek tipi olmayacağız, o yüzden avunacak başka şeyler bulup bunu düşünmeyelim" demek istiyorsun.Kadınlarla aynı dünyada yaşıyoruz, nasıl görmemezlikten geleyim?Kadınları yakışıklı erkeklerle iş yerinde, sokakta, cafede karşıma çıkarken görmemezlikten nasıl geleyim? Lanet olsun ki gözüme sokarcasına görüyorum bu gerçeği.Tüm bunlar olup biterken bunları düşünmemek imkansız.Çünkü hayatın içinde, her yerdeler...
  6. Süslü cümleler kuruyorlar, kursalar nolur?Aksini yapıyorlar her zaman...Ama süslü cümle kurmak güzel şey öyle ya... Yakışıklıysan aşkın satılık olsun, zaten bu olmadan başlamıyor ilişkiler.Aşk sevgi dediğimiz şeylerin karşılığı yakışıklılık kadınların gözünde.
  7. İki paragraf yapmışsın, birbirine ters iki yargıda bulunmuşsun. Ya tipin veyahutta yakışıklılığın geçerli kural olduğunu belirt.Ya da tipin yeterli kriter olmadığını iddia et.Ama sen hem öyle, hem böyle tadında bir cevap vermişsin.İki başlı cevap olmaz.Tek doğru vardır... Ayrıca Amazon kadınları basit olmadıkları için erkekler konusunda seçici davranmışlar.Hitler gibi hayalindeki ırk için tercihler yapmış. Düzene karşı değilim, kadınların; sokakta iç güzellik edebiyatı yapıp öte yandan hayatlarına sokacakları erkekleri yakışıklı olanlardan seçmelerine kızıyorum.İnanmadığın şeyin edebiyatını yapma o zaman.Dürüst ol, tercihini açıkça söyle, süslü cümleler kurmanın ne manası var?
  8. Yani paraya, kalbini ve aşkını satılığa çıkarabilirler. Yani ya paralı statü sahibi olacaksın, ya da yakışıklı olacaksın bir kadın tarafından sevilmek için? Ayrıca Amazonlarla ilgili bu söylenenler gerçek, Amazonlar birlikte olacakları erkekleri seçerken görüntüye dikkat ederek seçermiş.Buradaki amaç güçlü ve yakışıklı bir erkek ırkı elde etmek.Yüzeysel dediğin şey, tarihte böyle geçiyor. Yani ne anlatmak istediğini anlamadım?
  9. Amazonlar Kelt mitolojisinde Matriarkal olarak geçer. Homeros'un İlyada ve Odysseia eserinde yer almakta olup, Truva savaşında Aşil'e karşı savaştıkları geçmiştir. Ancak Amazonlar hakkında yazılanların çoğu Herodot'a dayanmaktadır. Akhilleus, düşmanını yendiği için rahat bir nefes almış ama yine de; içinde bu çok iyi dövüşen düşmana karşı bir saygı, bir hayranlık uyanmış. Toz toprak içinde yatan bedene doğru yaklaşmış ve kendisini bu kadar uğraştıran kişinin yüzünü görmek için, yaralının başını kucağına almış. Bu narin beden karşısında biraz şaşırmışsa da asıl şaşkınlığı başlığı çıkartınca yaşamış. Karşısında bir kadın varmış. Hem de çok güzel bir kadın. Kendi mızrağı ile yaraladığı bu güzel kadın, az önceki zorlu mücadelede kendisini zorlayan askermiş. İnanamamış gözlerine Akhilleus. Öyle ki; ölmek üzere olan kraliçenin güzelliği ve cesareti karşısında, çok etkilenmiş ve aşık oluvermiş bu güzel kadına. Ama olan olmuş ve kraliçe aldığı ölümcül yara nedeniyle son nefesini vermiş Akhilleusâ€â•un kollarında. Akhilleus ve Penthesileiaâ€â•nın bu mücadelesi zamanla o devrin sanatçıları ve ozanları arasında çok sevilmiş ve çeşitli sanat eserlerine konu edilmiş. Eski ve acıklı bir aşktan geri kalanlarla beraber... Ve Amazon kadınları ile ilgili en ilginç detay; erkeklerle hiç etkileşimleri oldu mu?Evet olmuş, fakat bunu anaerkil soylarının devamlılığı için yapmışlar.Bunu yaparken yılda bir kez düzenlenen panayır şenliklerinde, köylerin yakışıklı erkeklerinden seçtikleri erkeklerle kutlayıp soylarının devamlılığını sağlarmış.Hatta öyle ki; İskitler yağmaya maruz kalmamak için Amazon kadınlarının bulunduğu yerleşim yerine savaşçı yerine bir grup yakışıklı erkek göndermiş ve gözlem yapmalarını istemiştir. İşte hep diyorum ya, yüzyıllardır kadının beğeni algısı hiç değişmedi, bundan sonrada değişmeyecek.Birkaç sözüm ona "iç güzellik edebiyatı" yapan yalancı kadınlar iyi okusunlar bunları.Artık yalan söylemeyi bırakın, her birinizin hayatlarında yakışıklı bir erkek istediğini siz de biliyorsunuz ben de biliyorum...
  10. Yıllar sonra yine burada, bıraktığım yerdeyim.Ne değişti peki?Allah aşkına ne değişebilirdi ki?Tipsizlik zamanla geçen bir kabuk yarası olsaydı kapanırdı.Bazı şeyler kalıcıdır ve değiştiremezsin. Tıpkı benim değişmeyen tipsizliğim, çelimsiz, çekimsiz bedenim suratım gibi...Kadınlar da değişmedi, hala yalan söylemeye devam, hala iç güzellik edebiyatı yapıp, aksini yapmaya devam ediyorlar.Akıllara ipotek koyamazsın ki, tipsiz bir adamı yanlarına mı yakıştıracaklardı...
  11. Esprili bir cevap vermek isterdim, ama gerçeği söylemek daha ağır bastı. Herşeyi kafama takmak en kötü huyum
  12. Negatif de olsanız, pozitif de olsanız işin ucup tipe geliyor yine.Albenisi olmayan erkek tipinin hiçbir kadının nazarında yeri yok. Aksi düşüncelere sahip bir kadının sevdiğini, hoşlandığını ne duydum ne de gördüm.Ben hayal kurmayı sevmem, umutlanmayı da sevmem.Benim için tek doğru gerçekçiliktir.Bunun dışında söylenen her söz teselliden öteye geçmez.
  13. Sonuçta bu konu başlığı altındasın, cevap verdiğin bir başkası değilki. Verdiğin örnekten yola çıkmaya çalışmışsın ama bilinç altından söylemek istediğin şey belkide bu? Herneyse, ne düşündüğünüz umrumda değil. Düşüncelerinizi destekleyecek somut hiçbir şey yok, sadece cümleler üzerinden güya yanıldığımı anlatmaya çalışıyorsun. Görmediğiniz dağın ardı hakkında çok güzel cümleler betimliyorsunuz fakat hayalperest bir iyimsersiniz, ya da gerçeği bilip de hiç bilmiyormuş gibi yapanlardansınız. Sizin gibilerin sözleri karnımı haddinden fazla doyurdu, artık ishal yapıyor... Kaderden ziyade, bize baştan biçilen karakterle yaşamak zorunda oluşumuz.Milyarlaca insan var; milyonlarca yakışıklı erkek, milyonlarca da tipsiz erkek var.Yakışıklı olan kesimden olmak şans.
  14. At gözlüğü taktığımı düşünmen için önce düşüncelerimi çürüten donelerinin olması gerekir. Var mı? Yok! Eğriye doğru, doğruya eğri diyemeceğin gibi tipsiz bir adama da yakışıklı demezsin. Sevdiğim kızların taktığı şey burnum değildi, bütünün tamamıydı.Kısa boylu, çelimsiz bir adamım.Bunlar reddedilmek için yeterli nedenler zaten.Ne burnumu, ne de başka bir uzvumu değiştirmeyi, düzeltmeyi hiç düşünmedim. Umrumda da değil bu saatten sonra. Benzettiğiniz, tahmin ettiğiniz kişi de değilim.Onun üzerinden yola çıkarak bir şeyler söylediyseniz hiç söylememiş varsayın. Ve şunu unutmayın, bunlar bir düşüncenin ya da takıntının ürünü değil. Hayatın tam orta yerinde, dış görüntüsünün vasatlığından dolayı hayal kırıklıkları yaratılmış erkeklerin gerçeği. Ve her yaşım, sizin gibi iyimser rolü yapan Polyannaların tesellilerini duymakla, okumakla geçti.Ve her seferinde de bu pek iyimser arkadaşların özel hayatlarında söylediklerinin daima aksine seçim yaptıklarını gördüm, duydum. O yüzden sizin kurduğunuz her cümlenin içi hava kadar boş... Gerçekçi olmak bu kadar mı zor, ya da görev mi addettmiş sizin gibiler bunu kendine? Allah size de gerçekleri görebilme gücü versin, rol yapmıyorsanız eğer. Ayrıca cevap yazabilmek için uykusuz kalmadım, o sizin düşünceniz.Mağaza sektöründe çalışıyorum, evime geç geldiğim için geç saatlerde yazabiliyorum bazı günler.
  15. Çok farklı, konuyla ilgisi olmayan bir örnek vermişssiniz.Sizin rızanız dışında evlendirilmiş olmanız, kadınların yakışıklı erkeklerden hoşlanmadığı anlamını çıkarmaz. Size evleneceğiniz insanı sevme ve seçme hakkınızı kullansaydınız tıpkı her kadın gibi siz de tercihinizi yanınıza yakışacak bir erkekten yana yapardınız. Sonuç: Siz başkalarının etkisinde kalarak rızasız evlenmişsiniz, o sizin probleminiz. Tip dediğin herşeydir...Niye yakışıklı bir erkekle ömrünü tamamlamak varken tipsiz bir erkekle ömrünü sonlandırsın?Ölümlüler diye kadınlar yakışıklı erkek sevmesin?Hangi aklını yitirmiş kadın böyle bir hata yapar ki? Saçmalayalım lütfen, 2+2=4 eder. Tipsizlik bedeviliktir.Yakışıklı olmaksa bir lütuf. Hangi kral aç kalmış da, hangi kral yokluk içinde ölmüştür?Yakışıklı olup da yalnız kalan bir erkek ne gördüm, ne duydum.... Kör atın kör alıcısı neden olur peki? Çünkü alıcısının seçmesine yardımcı olacağı gören gözleri yok, gözleri olmayan bir kadının da karşısındaki erkeği seçmesi gayet normal, çünkü karşısındaki erkeğin nasıl bir görüntüye sahip olduğunu bilemiyor, ve körü körüne kalbini verebiliyor, ama ikimizde biliyoruz ki görebilme imkanı olsa değil ona kalbini vermek merhaba bile demez. Sırf görmediği için, çaresizlikten kalbini açıyorsa bunun hiçbir samimi tarafı kalmaz. Kadınlarla erkeklerin şansını bir tutuyorsun ve büyük bir hata yapıyorsun.Unutma ki kadınlar adım atan değil, adım atılan taraftır.Ve unutma ki kadınlar seçilen değil, seçen taraftır her zaman.Ve unutma ki tercihini "evet" ya da "hayır" a dönüştürme hakkına sahip olan da her zaman kadındır. Ve yine unutma ki kadınlar asla ama asla yalnız kalmaz... Hiçbir kadın çirkin değildir ki farzedelim çirkini de olsun hiçbirinin yalnız kaldığını görmedim.Laf olsun diye söylenmiş birşey değil, üniversite de okulun gözdesi olmayan, bakımsız olmayan bir kıza yanılıp yanılmadığımı anlamak için arkadaşı olmak istedim.Düşünmesi 1 dk. bile sürmeden reddetti beni. Tanımıyor oluşundan ya da çekindiğinden falan değil, sırf beni hoş bulmadığı için.Buna nasıl mı karar verdim? Çıktığı erkek arkadaşını görünce.... Sözlerin hoş ve güzel de, çalmaya sazın yok... Sözüm ona yanıldığımı böylesine gerçekçilikten uzak farazi sözlerle mi bana empoze ettireceksin? Ne lise, ne ara dönemlerimde, ne üniversite dönemlerimde ne de sonrasında yanımda sen yoktun.Ne yaşadığımı en iyi ben bilirim. Ama maalesef hayatım sizin gibi iyimserlik düşkünü Polyanna lara yanıldığını anlatmakla geçiyor, çünkü anlamak istemiyorsunuz. Bestelemediğiniz sözlerin şarkısını yapıyorsunuz. Lise dönemlerimde yazdığım duydu dolu mektup için aşağılandığım, hislerimi açıp bir cesaretle duygularımı açtığım kızlardan aldığım ters cevaplar benim kendimle aynada yüzleşmeme ve gerçeği anlamama vesile oldu. Yakışıklı bir erkek ile tipsiz bir erkeğin ayrımını yapamayacak bir kadın yoktur dünya yüzünde...Değil yüz kişiye, yüzbinlere de sorsanız, Londra ya da gitseniz, Paris e de gitseniz, Roma ya da gitseniz yakışıklı erkeğin tarifi ortaktır.Bu kategoriye girmeyen erkeklere söylenen her söz teselliden öteye geçemez. Bir şey daha; bir arayış içinde değilim, bir kez de tipsiz bir erkeğin penceresinden gerçeği görün istedim "iç güzellik" diye birşey yoktur, bu tamamen uydurmadır.
  16. Estağfurullah neden kızayım, temennilerin güzel, fakat gerçeklerden çok uzak.Sende biliyorsun, diğerleri de biliyor ki tipsiz bir erkeğin sevilmek gibi ihtimali dahi olmaz.Hiçbir kadın seveceği erkeğin tipsiz olmasını istemez
  17. Değişmeyeceği konusunda haklısınız, çünkü düzen bu şekilde işliyor ilişkilerde.Pozitiflik gerçeklikten uzaklaşmak ve mış gibi yapmakla aynı şeydir. Kadınlar tek başına güven aramazlar, tek başına güven yeterli olsaydı vakti zamanında var olan özgüvenimin bana faydası olurdu. Dış görünüşe takılan ben değilim, kadınlar... Tipsiz bir erkeğin her hali itici gelir kadınlara, sevilecek bir yanı olamaz, ne yanına ne de kalbine yakıştıramaz. Yanlış anlaşılmasın bu bilmişlikten gelen birşey değil, bunlar gerçekler. Gözleri kör bir insana kendinizi yakışıklı biri olarak tanıtabilirsiniz, ama gözleri gören bir kadına kendinizi yakışıklı biri gibi gösteremezsiniz.Olmaz, olamaz, imkansız. Elmanın yamuk olanını, domatesin kötü görünenini alıyor musunuz? Kaba bir benzetme yapmadım, kadınlar da seçiyor, neden seçmesin ki? Kim iç güzelliğin lafından dem vurup tipsiz bir erkekle ömür sürmek ister ki?
  18. Ben kendimi tanıyorsam senaryoyu size söyleyeyim; birileri umut vadeden sözler sarf edecek, ben de onları hayatı toz pembe görmekle eleştircem, onlar da "sen çok karamsarsın" diyecek ve ben de "karamsar değil, gerçekçiyim" diyerek kendimden somut örnekler vereceğim, onlar da genelleme yapma diyecekler. Konu uzayacak, benim deneyimlerimdeki keskinlik onları kızdıracak veeee Hem onlar çok üstüme geliyor, oysaki ben yaşadıklarımı dile getiriyorum. Onlara kalsa hep iç güzelliğe önem veren, altın orana bakmayan söyledikleri gibi tercihlerini yapanlar olarak adlandıracaklar kendilerini. Onlarda biliyor ki; 2+2=4 eder, kimse gözlerine ve aklına inanıp da bir tipsize meyletmezler gönüllerini İşte başlıyoruz Maalesef kimi kadınlar gerçeği bildikleri halde bunu karşı tarafın yüzüne söylemek istemiyor. Söylemekten çekinmeyin; kadınlar iç görünüşe önem vermiş gibi görünsede pratikte önem vermez diyin gitsin.
  19. O zaman da diyordum, hala daha diyorum; yaşadıklarımız gerçeğin ta kendisi, bir yerlerde benimle aynı şeyleri yaşayan insanların var olduğunu biliyordum. Bunu herkese anlatamazsınız...Anlamak istemezler, sizi karamsarlıkla suçlarlar, hatta psikolog bile tavsiye ederler (sorun sanki ruh sağlığımızla ilgiliymiş gibi).... Oysa sorun ne karamsarlıktı, ne rıuh sağlığıydı.Sorun yaratılanların bitmek bilmeyen mükemmeliyetçi beklentileriydi oysa... İyi adamların kaybettiği gibi, tipsizler de bu gerçeklerin nehrinde boğulup gidiyor işte.Yine "karamsarsın" diyecekler bana biliyorum , ama dünyaya öylesine uğrayıp giden misafirler olarak göçüp gidecek ben gibiler....
  20. Hoşbuldum, gerçi bu düşüncelerimi beğenmeyip, bir çok kez konularıma kilit, bana da bir çok kez ban atmıştınız Yani bunlar için size kızsam mı, yoksa sitem mi etsem bilemedim. Düşüncelerim değişmedi, acı ama gerçek bu; insanların iç güzelliğin var olduğunu söylemesi tamamen öylesine söylenmiş bir söz. Geçen seneler içinde tipimde evrim geçirmeyeceğine göre ben hala o tipsiz palyaçoyum "Bir sevgilim olsun, bende ellerini tutayıp, kırlarda koşayım" demiyorum tabi. Hem artık herşeye alışıyor insan.... Şehir değişti... Meslek değişti... Bir de top sakal bırakmıyorum artık Bana attığınız banlar sabebiyle geçmişte kullandığım şemsiyeli palyaçomu kullanamıyorum ve onu çok özledim
  21. İlk konuyu açtığımda takvimler 2010 lu yılları gösteriyordu.Mutsuzluğumla, umutsuzluğumla ve olmazsa olmazım gerçekçiliğimle gelmiştim. Lise yıllarım üniversite yıllarım, karşı cinsin dış görünüşe olan beklentileriyle heba oldu gitti. "Güzelliğin içerde saklı olduğu" yalanını o zamanlar farkettiğimde bu forumda kimler bana cephe alıp "yanlış düşünüyorsun, karamsarsın, psikolojin bozuk) demediki... Hepsine yaşadığım sayısız hayal kırıklıklarıyla, gözlerimle duyduklarımla, kulaklarımla işittiklerimle düşüncelerimde ne kadar haklı olduğumu ispatlamaya çalıştım. İnanmadılar, inanmadınız.Ve biliyorum ki hala o tayfa aranızda... On dokuz yılda birşey değişti mi?Değişeceğini düşünen sayın, pek değerli iyimser, polyannacıklar vardı. Bugün otuz yedi yaşında, düşüncelerimde ne kadar haklı olduğumu, yola tek başına devam eden bir erkek olarak kendilerine anlatmak için yıllar sona tekrar foruma geldim. Değişmedi, değişmeyecek arkadaşlar.... Altın oran kuralıyla örülmüş bu dünyada, iç güzelliğin şahane cümleler kurmak adına yazılmış, çizilmiş, söylenmiş içi boş yalanlardan başka birşey olmadığını, insanların bu konuda ne kadar sahtekar olduğunu biliyorum... Mutsuz Palyaçolar yüz yıl önce de vardı, bugün de var ve gelecekte de hep var olacak.Tıpkı bugün hala ona yanıldığını söyleyen Polyannaların olduğu gibi...
×
×
  • Create New...