Jump to content

Renan

Admin
  • Content Count

    67,422
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    231

Everything posted by Renan

  1. İlahi hacersş güldürdün beni ya, nelere dikkat ediyorsun...
  2. Ben ilk kez gördüm. İlginç geldiği için paylaşayım dedim...
  3. Limon Soda Tuz Karışımı Churchill Nasıl Yapılır? Faydaları Nelerdir? Churchill (Çörçil) Nedir? Limon, soda, tuz karışımı ile yapılan içeceğe Churchill (çörçil) adı verilmektedir. Son senelerde adı çok duyulan limon, soda, tuz karışımı churchill nasıl yapılır? Churchill'in faydaları nelerdir? Çok içildiğinde Churchill'in zararları nelerdir? Halk arasında maden suyunun diğer ismi de sodadır. Çoğu zaman yemeklerin ardından şişkinliği gidermek için soda içilmektedir. Maden suyunun şişkinliği aldığı, yemeklerin daha çabuk hazmettirdiği de bir gerçektir. Bir çok kişinin içtiği maden suyunun bir çok tüketilme şekli vardır. Bunlardan biri de çörçil (Churchill)'dir. Limon, soda, tuz karışımı ile yapılan Churchill, müthiş bir mineral ve vitamin kaynağıdır. Churchill (Çörçil) Nasıl Yapılır? Çörçil her kezin çok kısa sürede yapabileceği kadar basit bir içecektir. Maden suyunun tatsız tadının aksine çok lezzetlidir. Tuzlu limonata, limonlu gazoz tadında, lezzetli, ferahlatıcı ve çok fazla vitamin ve mineral kaynağı olması nedeni ile çok faydalıdır. Çörçil (Churchill) Malzemeleri Nelerdir? 1 adet maden suyu (Markası fark etmez) 2 adet limon Yarım çay kaşığı kadar tuz Büyük boy bardak Çörçil (Churchill) Tarifi ve Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler 2 adet limonu sıkın ve büyük bir bardak içerisine koyun. Yarım çay kaşığı kadar tuzu ilave edip karıştırın. İçerisine çok yavaş bir şekilde maden suyunu ilave edin. Bardak mümkün olduğu kadar büyük seçilmelidir. Maden suyu eklendikçe kabarıp üst kısmında köpükler oluşacaktır. Bu nedenle bardak büyük boy olmalıdır. Çörçil yaparken maden suyu çok yavaş yavaş eklenmelidir. Soda eklendikçe kabararak köpürmektedir. Tuzu maden suyunu ilave ettikten sonra eklerseniz gene maden suyu köpürerek kabaracaktır. Bunun önüne geçebilmek için tuzu limona ilave etmelisiniz. Limon miktarı arzuya göre azaltılıp çoğaltılabilir. Çok limonlu istemeyenler limonu bir yada yarım olarak ekleyebilir. Limon Soda Tuz Karışımı Churchill (Çörçil)'in Faydaları Maden suyu içerisinde bir çok mineral ve vitamin doğal halde bulunmaktadır. Buna ek olarak C vitamini deposu limonun faydaları da eklenirse bu içecek tam bir şifa deposudur. Çörçil'in faydaları arasında en önemlisi böbreklerdeki iltihap ve taş oluşumlarını önlemesidir. Aynı zamanda da böbreklerde iltihap, kum ve taş varsa onların yok olmasında yardımcı olmaktadır. Ferahlık verir ve susuzluğu giderir. Safra kesesinin daha aktif çalışmasına yardımcı olur ve safra kesesinin temizlenmesini sağlar. Bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Mide bulantısına iyi gelir. Baş ağrısının geçmesinde yardımcı olmaktadır. Boğaz, yemek borusu, bademcik, mide ve bağırsak mukozasını iltihaplardan temizler. Kalp krizi riskinin azalmasında yardımcıdır. Cildinizin parlak ve canlı görünmesini sağlar. Yorgunluğun giderilmesinde ve zihnin rahatlamasında yardımcı olur. Kemiklerin güçlenmesinde çok faydalıdır. Hazmı kolaylaştırır, yediklerin daha rahat sindirilmesini sağlar. Çok İçildiğinde Churchill'in Zararları Nelerdir? Günde bir bardaktan çok içilmesi zararlı olabilmektedir. İçerisinde tuz olduğu için tansiyonu çıkarma etkisi vardır. Yüksek tansiyon hastalarının çörçili çok tüketmesi bu nedenle önerilmez. İçerisine tuz ilave etmeden çok rahatlıkla tüketebilirler. Limonun tansiyonu dengeleyici etkisi ile çok da faydalı bir içerek olmaktadır. Çok tüketildiğinde mideye faydaları olan çörçil zararlı olabilir. Mide mukozasının temizlenmesini sağlayan çörçil çok tüketilirse mide mukozasında tahribata neden olabilir. Soda çok faydalıdır ve mutlaka günde bir şişe içilmelidir. Fakat maden suyunun günde bir şişeden fazla tüketilmesi mide delinmelerine bile neden olabileceğinden çok faydalı olan bu içecek günde bir bardaktan çok içilmemelidir.
  4. Bahçe Dekorasyonu İçin Pratik Fikirler Bahçe dekorasyonu için pratik fikirler bulabilmek için öncelikle bahçenizi ne amaçlı kullanacağınıza karar vermeniz gereklidir. Bahçe dekorasyonu için en önemli nokta planlamadır. Yaz kış oturacağınız bir bahçeniz varsa Dünya'nın en şanslı insanısınız demektir. Bahçesinde yaz günlerinde oturabilecek kişiler için küçük dokunuşlarla harika bir mekan tasarlamak mümkündür. Bahçenizde bir çay yada kahve keyfi yapmak, kitap okumak yada misafirlerinizle sohbet edebileceğiniz mekanlar yaratmak mümkündür. Güneşin ve açık havanın keyfini çıkarmak yada evinizin bahçesini güzelleştirerek görsel olarak şık güzel bahçeler yaratmak için öncelikle bahçenizi ne amaçlı kullanacağınıza karar vermelisiniz. Bahçeniz küçük yada büyük mü? Bahçenizde çiçek mi yetiştirmek istiyorsunuz yoksa bir masa sandalye koyarak kendinize oturacağınız alan mı yaratmak istiyorsunuz? Aldığınız karar neticesinde uygulamaya geçebilirsiniz. Öncelikle oturma alanınızı belirleyin. Bu alanı belirledikten sonra geri de kalan alanı nasıl değerlendirebilirim ona bakın.Büyük bir bahçeye sahip kişiler bu bakımdan çok şanslılar. Bahçe Dekorasyonu Bahçe Dekorasyonu Bahçede oturma alanı belirlendikten sonra yaz kış oturmak istiyorsanız üzerini kapamalı yada ona uygun bir tasarım geliştirmelisiniz. Bu alanın metre karesini iyi belirledikten sonra geride kalan alanların hesaplamasını yapın. Bahçenizde bir şeyler yetiştirmek istiyorsanız bunu özel bölümlerde yetiştirmeniz çok daha şık ve bahçe dizaynına daha uygun olur. Pratik fikirler geliştirerek onları bahçe dekorasyonuna uydurun. Açık bir şekilde ekim dikim yapmayın. Bahçenize görsel olarak şıklık katmak istiyorsanız detaylara dikkat etmelisiniz. Oturma alanını belirledikten sonra çevresindeki ağaçları ve duvarları evinize yakışır bir şekilde tasarlayın. Ağaç ürünler ve taş ürünlerle kendinize yollar yapın ve bahçenizin her alanını bu şekilde kullanabilirsiniz. Taş yollar bahçe içerisinde hem çok güzel durur hemde evinize değer kazandırır. Bir evin değerine değer katan şey şık ve güzel bir bahçedir. Bahçe ne kadar güzel ise o evin değeri o derece artar. Emlak sektöründe bahçeli evler öncelikle bahçe dizaynı yapılarak satılmaktadır. Apartman bahçeleri için de aynı şey söz konusudur. Apartmandan daire almaya gelen yada kiralamak amaçlı gelen kişiler bahçenin güzelliği karşısında hayran kalır ve o evin diğer kusurlarını görmezler bile. Bu nedenle bahçe bir evin en şık olması gereken yeridir. Bahçenizde mutlaka kendinize özel bir bölüm yapın. Bu bölümü minderler atarak yada şık tasarımlarla süsleyerek oluşturun. Maliyeti çok olmayan demir ferforjelerden yararlanın. Öncelikle ekme dikme işlerini en sona bırakın. Yapılan en büyük yanlış çiçeklendirme işleminin ilk başta yapılmasıdır. Çileklendirilecek alanlar belirlenir ve ne tür çiçekler dikileceğine karar verilmelidir. Bahçenizin alanlarını belirledikten sonra çiçeklendirin. Her yer çiçekler içinde olacak diye bir kural yoktur. Ne kadar çok çiçek o kadar çok iş demektir. Bu nedenle tasarımlarınızı ve fikirlerinizi geliştirdikten sonra alanları netleştirin ve ondan sonra çiçeklendirme işlemini yapın. Bahçeniz küçük ise çiçeklendirme işlemi için pratik fikirler üretin. Evinizin her yerini çiçeklendirmek zorunda değilsiniz. Bahçenizde önceliğiniz kendiniz olmalıdır. Bahçenizin sahibi çiçekler değil sizsiniz. Bu nedenle kendinize yaşam alanı kurduktan sonra çevresini süslemeniz en doğru davranış olacaktır. Her bahçe düz değildir ve bazı bahçelerde eğimler vardır. Bu eğimlerin en güzel tasarlanışı merdiven şekli verilmesidir. Yol merdivenli yapılabilir yada yan tarafındaki alan merdiven şeklinde tasarlanabilir. Bu alanlar çiçeklerde bezenerek değerlendirilir. Bahçeniz büyük yada küçük olabilir. Önemli olan bu bahçede kendinize nasıl bir yaşam alanı tasarladığınızdır. Bahçe dekorasyonu için pratik fikirler üreterek önceliği kendinize vermelisiniz. Bahçe size hizmet etmelidir. Siz bahçede değil. Bunu unutmadan kendinize en güzel yaşam alanlarını yaratmanız dileği ile...
  5. Keçiboynuzu Kahvesi Nasıl Pişer Faydaları Nelerdir? Keçiboynuzu Kahvesi Keçiboynuzu kahvesi nasıl elde edilir, keçiboynuzu kahvesi nasıl pişer anlatmaya çalışacağımız makalemizde keçiboynuzu kahvesi faydaları ve verdiği şifalara değinmek istiyoruz. Faydaları saymakla bitmeyecek kadar çok olan keçiboynuzu kahvesinin de faydaları da onun kadar çoktur. Keçiboynuzu kahvesi keçiboynuzunun kurutularak öğütülmesi sonucu çikolata yapımında da kullanılan keçiboynuzu çekirdeği ve gamı kullanılarak elde edilir. Büyük bir şifa kaynağı olan bu kahve çok da lezzetlidir. Bilinen kahvelerin içerisinde bulunan kafein keçiboynuzu kahvesinde yoktur. Aksine içerisinde bol miktarda kalsiyum ve potasyum bulunmaktadır. Son zamanlarda çok tüketilmeye başlayan keçi boynuzu kahvesi tam bir şifa deposu niteliğindedir. İlaç niyetine içilmesi gereken kahve o kadar lezzetlidir ki tadanlar vazgeçemezler. Keçiboynuzu ve ürünlerinin faydalarının anlatıldığı makalemizi okursanız keçiboynuzu kahvesinin de faydalarını çok daha iyi anlayabilirsiniz. Keçiboynuzu Kahvesi Nasıl Pişer Keçiboynuzu kahvesinin pişirmenin iki farklı yolu vardır. İki farklı şekilde de çok lezzetli olmaktadır. Birinci yol ile granül kahve gibi hazırlanmaktadır diğer şekli ile ise türk kahvesi gibi cezvede pişmektedir. Granül Kahve Şeklinde Hazırlanışı Bir fincan sıcak su yada sıcak süt Bir tatlı kaşığı keçiboynuzu kahvesi Hazırlanışı Granül kahve şeklinde sıcak su yada süte karıştırılarak içilmektedir. Şeker ilavesine gerek yoktur çünkü kendisi şekerlidir. Şeker niyetine kullanılan keçiboynuzu tozundan üretilen kahvesi de şekerlidir. Cezvede Pişiriliş Şekli 1 fincan su 1 çay kaşığı keçiboynuzu kahvesi 1 çay kaşığı türk kahvesi Hazırlanışı Bir fincan su içerisine birer çay kaşığı konan kahve kısık ateşte köpürene kadar pişer. Köpüren kahve fincanlara alınarak servis yapılır. Şeker ilavesine gerek olmayan kahve eğer istenir ise içerisine şeker ilavesi ile de pişirilebilir.Su ile pişen kahve istenir ise süt ile de pişebilir. Sütlü keçiboynuzu kahvesi de harika lezzette olmaktadır. Keçi Boynuzu Kahvesi Faydaları Böbrek Sancılarına İyi Gelir Böbrek sancısı geçenler çok iyi bilir. Böbrek sancılarını kesme özelliği olan keçiboynuzu kahvesi böbrekleri de temizleme özelliğine sahiptir. İshal Keçiboynuzu kahvesi ishal sorununu hemen kesme özelliğindedir. Özellikle kabız olan kişilerin içmesi süt ilavesi ile mümkündür. İshali kesen kahve aynı zamanda da bağırsak ve mide sorunlarını yok eder. Basur Kanamalarını Keser Bağırsak hastalıklarını iyileştirme özelliği olan keçiboynuzu kahvesi aynı zamanda da basura çok faydalıdır. Basur kanamalarını kesme özelliğinde olan kahve son derece faydalıdır. Dinçlik Ve Enerji Verir İçerisinde çok yüksek mineral ve vitamin bulunan kahve insana dinçlik ve zindelik vermektedir. Özellikle kronik yorgunluğa iyi gelen kahve zihni açar, hafızayı kuvvetlendirir Kalsiyum Kaynağıdır Bol kalsiyum kaynağı olan kahve kemik erimesine çok faydalıdır. Kemik ve diş sağlığı açısından çok içilmesi gereken kahve özellikle menopoz döneminde olan kadınlar için şifa kaynağıdır. Kısırlığa İyi Gelir Cinsel gücü arttırıcı özelliği olan keçiboynuzu kahvesi tam bir afrodizyak etkisindedir. Kısırlık tedavisi için özellikle doktorlar tarafından bile önerilmektedir. Çocuğu olmayan kişilere önerilen kahve iktidarsızlık ve isteksizliğe de iyi gelmektedir. Kan Yapar Kan yapar, kanı temizler, kalp ve damar hastalıklarına iyi gelme özelliği olan kahvenin kan yapma özelliği vardır. Kan tedavisi gören kişilere önerilen kahve çok faydalıdır. Alerjiye İyi Gelir Astım ve alerjiye iyi gelen keçiboynuzu kahvesi bronşite, solunum sistemi hastalıklarına özellikle öksürüğe şifadır. Özellikle hasta olan kişilerin şifa için içmesi gereken kahve keyif için içilmekten çok şifa için içilmesi gereken ürünlerdendir. Romatizma Romatizma ağrılarına iyi gelen kahve ve keçiboynuzu vücut ağrılarını giderme özelliğine sahiptir. Baş ağrısı ve vücut ağrılarınız olduğunda demlenen bir fincan kahve tüm vücut ağrılarınızı almakta yardımcıdır. Ağır Metaller Vücuttan Atar Keçiboynuzu kahvesinin içerisinde petkim maddesi vardır ve bu özelliği ile vücuda giren ağır metalleri, zirai ilaçlarını, radyasyonun zararlarını vücuttan atma özelliğine sahiptir. Çok az bitkide bu özellik vardır. Kalsiyum Açısından Zengindir İçerisinde çok yüksek oranda kalsiyum olduğu için kemik erimesine iyi gelir. Özellikle çocukların keçiboynuzu tozunu sütlerine ilave ederek içmeleri büyümeleri ve gelişmeleri açısından çok önemlidir. Menopoz dönemindeki kadınların kemik erimesi çok fazla olduğu için mutlaka o dönemlerdeki kadınların içmesi gereken çok önemlidir. Kafeinden Kurtulun Kafeinin zararlı özelliği ile vücuda çok zararlı etkileri vardır. Kafein içeren kahvelerin yerine içilmesi gereken kahve vücuda fazladan alınan kafeini de önlemiş olur. Kafeinden kurtulmanıza yardımcı olan ürün son derece şifa kaynağıdır.
  6. Süt Reçeli Nasıl Yapılır, Faydaları Süt Reçeli Tarifi Süt reçeli özellikle Amerika ve Avrupa'da çok yapılan bir reçel çeşididir. Ülkemizde de Osmanlı dönemine ait çok eski bir reçel türüdür. Genelde bir çok tatlının yapımında ve süsleme amaçlı kullanılır. Adına condensed milk yani koyulaştırılmış süt yada dulce de leche yani karamel süt ismi de verilen süt reçeli, süt karameli olarak bilinmektedir. Süt karameli olarak bilinen reçel son zamanlarda çok ilgi görmektedir. Süt reçeli nasıl yapılır? Kakaolu süt reçeli, Cevizli süt reçeli, Çikolatalı süt reçeli, Fındıklı süt reçeli, Damla sakızlı süt reçeli tarifi, Süt reçeli pişirmenin püf noktaları, Süt reçeli nerelerde kullanılır? Süt reçeli ne kadar saklanır? Sizler için süt reçeli hakkında merak edilen her noktayı en ince detaylarına kadar yazdık. Süt Reçeli Malzemeleri 1 kg süt 1 bardak şeker 1 çay kaşığı karbonat yada kabartma tozu Süt Reçeli Nasıl Yapılır? Süt reçeli için hazır aldığınız yada market sütleri kullanılabilir. Tercihen yağlı süt olması çok daha kolay kıvam almasını sağlamaktadır. Derin ve dibi tutmayan bir tencere seçilmelidir. Tenceremize sütümüzü koyalım ve iyice pişirelim. Süt iyice pişince içerisine bir bardak şekerimizi koyalım. Kaynayan sütümüzün içerisine karbonat yada kabartma tozumuzu ilave ederek karıştırmaya başlayalım. Karbonat konduktan sonra süt biraz kabarmaktadır. Dibinin tutmaması için ara ara karıştırılarak en az 60 dakika pişirilmesi çok önemlidir. Özellikle koyulaşmaya başladığında kısık ateşte devamlı karıştırılmalıdır. Koyulaşmaya başlayan reçelin rengi de yavaş yavaş koyulaşmaya başlamaktadır. Koyuluğu pekmez yada boza kıvamı oluncaya kadar karıştırarak pişiriyoruz. Çok aşırı koyulaştırmayın çünkü soğumaya başlarken de koyulaşıyor. Arada üzerinde köpükler oluşur. Bu oluşan köpükleri arada bir kaşıkla alın. Cıvık bir muhallebi kıvamı çok uygundur. Pişen reçelimizi sıcak sıcak kavanozlara alarak ağzını kapayalım. Süt reçelimizi soğuyunca buzdolabında muhafaza etmeliyiz. Bir kg süttten yapılan süt reçelinden 250-300 gram kadar süt reçeli çıkmaktadır. Pişme süresi 3-4 saat kadar sürmektedir. Bembeyaz olan süt reçeli yapılırken rengi kahve rengi olmaktadır. Koyulaşa koyulaşa rengi kahve rengi olmaktadır. Cevizli Süt Reçeli 1 kg süt 1 kg şeker 1 kaşık karbonat yada kabartma tozu 1 çay bardağı dövülmüş ceviz içi Cevizli Süt Reçeli Nasıl Yapılır Reçelimizi aynen yukarıdaki gibi yapıyoruz. Reçelimiz pişirilip soğuduğunda içerisine iyice dövülmüş ceviz içimizi koyup iyice karıştırıyoruz. Bir çay bardağı civarında ceviz içi koymak uygun olur fakat siz isteğe bağlı az ya da daha fazla koyabilirsiniz. Ceviz içini sıcakken içerisine koymuyoruz. Çünkü ceviz içleri yumuşar ve istenildiği gibi bir lezzet vermez.Soğuyan süt reçelimizin içerisine ceviz içimizi de ilave ederek iyice karıştırıyoruz. Kakaolu Süt Reçeli 1 kg süt 1 bardak şeker 1 çay kaşığı karbonat yada kabartma tozu 1 kaşık kakao Kakaolu Süt Reçeli Tarifi Kakaolu süt reçeli harika bir lezzete sahip çok güzel bir kahvaltılıktır. Kakaolu krema lezzetinde olan kakaolu süt reçeli çok harika bir tatlıdır. Kakaolu süt reçeli yapımı, süt reçeli gibidir. Kakaosu içerisine koyulaşıp ocaktan almaya yakın konulmaktadır. Koyulaştığını anladığınız zaman kakaosunu içerisine koyup devamlı karıştırarak pişiriniz. Zaten rengi koyu olduğundan bir kaşık kakao koyuyoruz. Kakaosunun daha fazla olmasını isterseniz biraz daha ekleyebilirsiniz. Çikolatalı Süt Reçeli- Krem Çikolata 1 kg süt 1 bardak şeker 1 çay kaşığı karbonat yada kabartma tozu 1 bitter çikolata Çikolatalı Süt Reçeli Yapımı Kakaolu süt reçeli gibi yapılan çikolatalı süt reçeli tarifimiz için öncelikle sütümüz, şekerimizi kaynatalım. Kaynayan reçelimizin içerisine karbonatımızı da ilave ederek koyulaşana kadar kaynatalım. İyice koyulaşan reçelimizin içerisine çikolatamızı koyalım ve devamlı karıştırarak pişirelim. Reçelimizin içerisine çikolatamızı reçel olmaya yakın koymalıyız. Çok koyulaştırmayalım cıvık muhallebi kıvamı olması yeterlidir. Çikolatası biraz fazla olsun isterseniz ilave edebilirsiniz. Krem çikolata da denen çikolatalı süt reçeli, bir çok tatlıda kullanılmaktadır. Kahvaltılarda özellikle çocuklar için harika bir tatlıdır. Hazır alınan çokokremlerden daha lezzetlidir. Fındıklı Süt Reçeli 1 kg süt 1 bardak şeker 1 çay kaşığı karbonat 1 çay bardağı ezilmiş fındık içi Fındıklı Süt Reçeli Tarifi Süt reçelimiz yukarıdaki gibi yapılmaktadır. Süt reçelimiz çok koyulaşmadan ocaktan alın ve soğumasını bekleyelim. Soğuyan reçelimizin içerisine bir çay bardağı ezilmiş fındık içimizi ilave edelim ve iyice karıştıralım. Lezzeti aynen fındık kreması gibi olmaktadır. Çocukların kahvaltılarında severek yiyecekleri çok güzel bir fındık kreması yapmış olursunuz. Damla Sakızlı Süt Reçeli 1 kg süt 1 bardak şeker 1 çay kaşığı karbonat 1 paket damla sakızı Damla Sakızlı Süt Reçeli Nasıl Yapılır Damla sakızlı süt reçelimizi aynen reçelimizi yaptığımız gibi yapıyoruz. Koyulaşmaya başlayan reçelimizin içerisine bir paket damla sakızı koyuyoruz ve reçelimiz kıvam alana kadar pişiriyoruz. Damla sakızlı süt reçeli özellikle tatlandırıcı olarak türk kahvesi içerisine konmaktadır. Damla sakızlı türk kahvesi damla sakızlı süt reçeli ilavesi ile pişirilmektedir. Süt Reçeli Nerelerde Kullanılır? Her türlü tatlı süslemesinde çok rahatlıkla süt reçeli kullanılmaktadır. Türk kahvesi yaparken tatlandırıcı olarak kullanılır. Keklerin içerisinde, kurabiyelerde, pasta süslemelerinde, tatlı üzerinde çok fazla kullanılmaktadır.En önemlisi dondurma üzerinde harika olmaktadır. Dondurma üzerine dökerek yenmekte ve eşsiz lezzette olmaktadır. Elinizin altında tatlılarda, pastalarda ve dondurma üzerinde kullanabileceğiniz hazır bir sos olmuş olacaktır. En önemliside bu sos çok zengin vitamin ve kalsiyum içerdiğinden çok sağlıklıdır. Süt Reçeli İle Neler Yapılır? Süt reçeli kahvaltılarda reçel, fındık kreması, çokokrem olarak tüketilir. Kurabiyelerde, kurabiye üzerine yada içerisine konabilir. Turtaların üzerine dökülür. Kahve yanında tatlandırıcı olarak Süt reçeli en çok da dondurmaların üzerine dökülerek sos olarak kullanılmaktadır. Dondurma yanında karamel sosu gibi lezzet veren süt reçelleri yaz aylarının vazgeçilmez tatlısıdır. Süt Reçeli İle Yapılan Pastalar Yaş pasta süslemelerinde özellikle çikolata pasta süslemelerinde ve ara katlatında krema yerine kullanılmaktadır. Ekler pastanın üzerinde sos olarak Pastalarda ara krema olarak sürülebilmektedir Süt Reçeli İle Yapılan Tatlılar Cheesecake üzerinde tatlıda, Kek üzerinde sos olarak dökülen süt reçelleri hem harika bir görünüm sağlamakta hemde hazır sos olarak elinizin altında bulunmaktadır. Traliçenin üzerine dökülebilir Sütlü tatlılarda sos olarak Süt Reçeli Ne Kadar Saklanır Süt reçeli buzdolabına konularak saklanmaktadır. Kavanoz açılmadan aylarca buzdolabında bir şey olmadan durmaktadır. Açılmış kavanozlar ise bitene kadar buzdolabında muhafaza edilirler. Açılmış kavanozlarda en az 6 ay buzdolabında bir şey olmadan durmaktadır. Dayanıklı ve bir şey olmadan buzdolabında aylarda saklanabilen süt reçelleri zaten o kadar güzeller ki açıldıktan sonra kaşık kaşık yenerek bitmektedir. Süt Reçeli Faydaları Nelerdir? Süt reçeli saatlerce sütün kaynaması sonucu elde edilen bir reçeldir ve bu reçelde sütün özü bulunmaktadır. Bir kaşığında bulunan kalsiyum hiç bir süt ürününde bulunmamaktadır. Bol kalsiyum içeren bu reçeldeki vitaminler saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Mutlaka çocuklarınıza sabahları çikolata yerine ekmeğine sürerek süt reçeli yedirmelisiniz. Bu reçel sayesinde çocuklarınız bol kalsiyum almış olurlar. Bu reçel kemik ve diş sağlığı açısından da eşsiz şifa kaynağıdır. Kalsiyumun yanında fosfor içeren süt reçeli kemik erimesini de önlemektedir. Fosfor bakımından çok zengin olan reçelde potasyum, magnezyum, protein, sodyum, kabalamin çok fazla miktardadır. Vitamin yönünden zengin olan reçelde A, C, D ve B6 oldukça fazladır. Süt Reçeli Pişirmenin Püf Noktaları Süt reçelinin püf noktası çok karıştırılarak pişirilmesidir. Süt öncelikle içerisine şeker konmadan önce iyice kaynatılmalıdır. Pastörüze sütten de yapılan süt reçeli özellikle mahalle aralarında satılan kilo ile satılan sütlerden olur ise daha güzel olmaktadır. Mümkünse kaymağı alınmamış süt olmalıdır. Süt reçeli yapmadan önce sütü çok iyi kaynatarak reçel yapımına başlamak gereklidir. İyice kaynayan sütün içerisine şeker konur. Karbonat sütün koyulaşmasını ve renginin dönmesini sağlamaktadır. Karbonat konan süt kabaracağı için devamlı karıştırılarak pişirilmelidir. Karbonat çok konur ise renk daha koyulaşır. Bu yüzden konan karbonatı silme bir çay kaşığı koymak, daha fazla koymamak gerekir. Süt karbonat konduktan sonra kabaracağı için seçilen tencere biraz daha büyük tercih edilmelidir. Mutlaka pişirilen tencere dibi tutmayan bir tencere olmalıdır. Pişerken süt reçelimizin üzerinde köpük oluşur. Bu köpükler mutlaka bir kaşık ile üzerinden alınmalıdır. Süt reçeli piştikten sonra boza kıvamına yakın, cıvık muhallebi kıvamında ocaktan alınmalıdır. Ocaktan aldıktan sonrada soğurken koyulaşacağı için çok koyultmamak gereklidir. Ocaktan alındıktan sonra biraz çırpma teli ile çırpalım ki rengi daha parlak olsun. Bir kg sütten 250-300 gr kadar süt reçeli çıkmaktadır. Ocaktan alınan süt reçeli kavanozlara alınır. Süt reçelini buzdolabında muhafaza etmek gereklidir. Süt reçeli satın almak isteyenler 10 tl ile 25 tl arasında olan fiyat aralıkları ile satın alabilmektedirler. Yapması çok kolay olduğu için evde çok rahatlıkla yapılmaktadır. Sizler için evde süt reçeli pişirmenin püf noktalarını verdik.
  7. Bence de hasta olmadan kullanmak lazım. Yoksa pek faydası olmuyor sanırım...
  8. Kullanmayayım o zaman. Balkonda bakıyorum ben çünkü...
  9. Çay posasını duymuştum ama hiç kullanmadım. Kısmetse önümüzdeki yıl kullanmayı düşünüyorum...
  10. Çiçeklerimde mayayı denedim ama bir işe yaramadı. Kahve telvesi kullandım. Sardunyaları coşturuyor gerçekten. Bizim burada yok ama büyük şehirlerde starbucks paketleyip kahve telvesi dağıtıyormuş. Ben de normal bir kafeden alıyorum sürekli. Her gidişimde bir poşet veriyorlar. Sardunyalar kahve telvesini inanılmaz seviyor bilginiz ola... Bu arada kaktüslerime ve sukulentlerime demir hapı veriyorum. Her birinin dibine saksının büyüklüğüne göre 2 ya da 3 kapsül kırıyorum. Demir hapı sadece kaktüslere değil, bütün çiçeklere iyi geliyor. Çiçekli bitkilere çiçek açtırıyor. Çok memnunum demir hapı kullanmaktan. Ayrıca ayda bir her saksıya bir çay kaşığı NPK gübre kullanıyorum.
  11. Evdeki herkese baktım ben de, hemen hemen hepsi de doğru. Güzel hazırlanmış gerçekten, eğlenceli...
  12. Vallahi ne mutlu sana hacersş.Zor zamanlarda eşlerin anlayışlı olması ve yürekten bağlılık çok önemli...
  13. Eski Muhtar İle Karisi İbret Oldu Aydın’da 20 yıl önce yaşanan ilginç bir ölüm hikayesi köyde yaşayan eşleri birbirine daha çok bağladı. Bir inat uğruna 64 yıllık evliliklerinin son 27 yılını aynı çatı altında küs yaşayıp 2 saat arayla ölen eski muhtar ve karısının vasiyetleri gereği mezarlığın farklı köşelerindeki mezarları genç kuşaklara ibret oluyor. Aydın’ın Karpuzlu ilçesine bağlı kırsal Koğuk mahallesinde 20 yıl önce yaşanan ilginç bir ölüm hikayesi köyde yaşayan eşleri birbirine daha çok bağladı. 20 yıldır eşler arası anlaşmazlığın yok denecek kadar azaldığı köyde birbiri ile sıkıntı yaşayan karı-kocalar köyün eski muhtarı Abdullah Yalçınkaya ile eşi Kübra Yalçınkaya’nın hayat hikayesini ibret alıyor. Bir inat uğruna 64 yıllık evliliklerinin son 27 yılını aynı çatı altında küs yaşayıp 2 saat arayla ölen Yalçınkaya çiftinin vasiyetleri gereği yan yana değil de mezarlığın farklı köşelerindeki mezarları genç kuşaklara da ibret oluyor. Edinilen bilgiye göre; Köyün ileri gelen ailelerinden Çavuşoğulları’nın 1926 doğumlu olan Abdullah Yalçınkaya 1945 yılında 19 yaşına gelince köydeki Mehmet Ağa’nın kızı 17 yaşındaki Kübra ile evlenir. Güzel bir gençlik hayatı yaşayan Kübra-Abdullah Yalçınkaya çifti çocukları olmayınca yeğenleri Metin Yalçınkaya’yı evlat edinir. Köyün ileri gelenleri arasında yer alan Abdullah Yalçınkaya da 1960’dan 1980 yılına kadar 20 yıl köyün muhtarlığını yapar. Yalçınkaya Çiftinin evliliklerinin üzerinden 37 yıl geçtikten sonra 1982 yılında tartışıp birbirlerine küser. Babası zengin olduğu için ekonomik durumu daha iyi olan Kübra Yalçınkaya boşanmak ister ancak köyün 20 yıllık muhtarı Abdullah Yalçınkaya, ‘Yıllarca köyü idare etti, evini idare edemedi’ denmesinden endişe ederek boşanmadan yaşadıkları binanın alt katına bir oda yapıp karısı ile yaşadığı evden ayrılır. Aynı çatı altında 27 yıl ayrı ve küs yaşayan Kübra-Abdullah Yalçınkaya çiftini barıştırmak için birçok kişi uğraş vermesine rağmen kimse Yalçınkaya çiftini inadından vazgeçiremez. MEZARLARI DA BİRBİRİNDEN UZAK” Yalçınkaya çifti, birbirlerini sevmelerine rağmen 27 yıl yaşamlarını bu şekilde hiç birbirleri ile görüşmeden küs sürdürür. Ne kadın alt kata inip kocası ile barışır ne de kocası üst kata çıkıp karısı ile konuşur. 81 yaşına giren Kübra Yalçınkaya 19 Haziran 2009 günü durumu kötüleşir ve hayatını kaybeder. Üst katta yaşayan ve girişleri ayrı olan evde eşinin öldüğü haber edilen Abdullah Yalçınkay, elleri ile dizlerini döverek ‘Benim için bir şey dedi mi?’ diye sorduktan sonra eşinin cenazesine de gitmeyip yatağına tekrar uzanır. Bu arada köyün erkekleri cenazenin defni ile uğraşırken, kadınlar da Kübra Yalçınkaya’nın yaşadığı yere çıkar. Üzüntüsünü belli etmemeye çalışan 83 yaşındaki Abdullah Yalçınkaya, cenaze defnedildiği sırada hayatını kaybeder. Cenazeden dönüp eve gelenler Abdullah Yalçınkaya’nın da öldüğünü görünce adeta şok yaşar. 64 yıllık evlilik hayatlarının 27 yılını aynı çatı altında küs geçirip aynı gün ölen Kübra-Abdullah Yalçınkaya çifti aynı gün vasiyetleri gereği yan yana değil biri mezarlığın bir köşesine diğeri farklı bir köşesine defnedilir. Yaklaşık 20 yıldır konuşulan bu olay, Karpuzlu ve çevresinde bir çok kişiye ibret oluyor.
  14. Köfteli Çorba Tarifi Köfteli çorba tarifi malzemeler: 1 çorba kaşığı kuru nane 1 tatlı kaşığı tuz 1 çay kaşığı karabiber 1 çorba kaşığı un 1 su bardağı haşlanmış nohut 2 adet domates 3 diş sarımsak 4 çorba kaşığı şehriye 50 gr tereyağı Köfte için: 1 dilim bayat ekmek içi 250 gr kıyma Köfteli çorba tarifi hazırlanışı: Önce köfte yapın, kıyma ve ıslatılmış ekmeği yoğurun, biraz tuz ve biraz karabiber katın.Küçük yuvarlak köfteler yapıp bir kenara bırakın.Tencereye tereyağını koyun, eriyince unu ekleyin ve dövülmüş sarımsağı katın.Sarımsak biraz pişince soyulmuş, küp, küp doğranmış domatesi ekleyin.Birkaç kez çevirin, yeteri kadar su koyun.Su kaynayınca unlu tepside sallanarak unlanmış köfteleri ve şehriyeyi ekleyin, köfte pişince nane, tuz ve karabiberi katın.Biraz kaynatın ve ocaktan alın.
  15. Kaktüs Bakımının İncelikleri Bakımı oldukça kolay ve dayanaklı bir bitki olan kaktüs nasıl sulanır, toprağı nasıl değiştirilir? Kaktüs ışığı sever mi? İşte, meraklısı için tüm bu soruların cevapları... Kaktüs, bakımı en kolay bitkilerden biridir. Kaktüsler dikenli ve dikensiz olarak ikiye ayrılır. NASIL SULANMALI? Kaktüs yaz aylarında haftada 2 kere, kış aylarında ise haftada 1 kere sulanmalıdır. Kaktüse bol su ve ışık verilmelidir. Saksının altındaki tabağı sulama işleminden 30 dakika sonra boşaltın. Suyu boşaltmazsanız toprak kokar ve haşereler ortaya çıkar. Eğer kaktüsün toprağı nemli ise sulamayı erteleyebilirsiniz. TOPRAK DEĞİŞİMİ Toprak değişimi 5 ila 6 yılda bir kere Nisan aylarında yapılır. Değiştirelecek saksı, bir önceki saksıdan az da olsa büyük olmalıdır. KAKTÜS IŞIĞI SEVER Mİ? Kaktüsler bolca gün ışığına ihtiyaç duyar. Evinizin en çok güneş alan yerleri kaktüsler için ideal ortamlardır. Kaktüsler mümkün oldukça pencereye yakın konulmalıdır.
  16. Hurmalı Diyet Kek Tarifi Malzemeler: 3 adet yumurta Yarım su bardağı toz şeker Yarım su bardağı sıvı yağ 1 bardak süzme yoğurt 1 paket toz vanilya 1 paket kabartma tozu 2,5 su bardağı un 10-15 adet taze hurma Ekstra Malzemeler Öncelikle yumurtalar ve toz şeker iyice çırpılır. Daha sonra sıvı yağ da eklenip bu karışım iyice harmanlanır. Yoğurt ile toz vanilyanın da eklenmesinden sonra önceden robottan çekilmiş olan tatlı hurmalar da karışıma eklenir ve karıştırmaya devam edilir. En son ise un ile kabartma tozu da kek hamuruna ilave edilir ve ardından mikser ile karıştırılır. Kek kalıbına dökülür ve önceden 180 derecede ısıtılan fırında yaklaşık 30 dakika süre pişirilir. Kek ılık hale geldikten sonra servis edilir. Afiyet olsun.
  17. Kolay Un Helvası Malzemeler: 3.5 su bardağı un 1.5 su bardağı sıvı yağ 3 yemek kaşığı tereyağ Şerbeti için; 2 su bardağı şeker 2 su bardağı su Hazırlanışı: Öncelikle şekeri ve suyu tencereye alıp kaynayınca ocağı kapatın. Genişçe bir tavaya sıvı yağı ve terayağı alın. Tereyağ eriyip yağ iyice kızgınlaşınca unu ekleyip sürekli karıştırın. Un hafif kahverengileşince ocağı kapatıp bir kaç dakika bekletin bu sırada karıştırmaya devam edin. Şerbeti döküp kıvama gelinceye kadar karıştırıp sonrasında kasıkla şekil verin. Afiyet olsun.
  18. Ya Ay Olmasaydı Kütüphaneye gittiğimde farklı alanlarda değişik kitaplara bakınmak,içeriğini incelemek hoşuma gidiyor.Geçen gün astroloji bölümündeki kitapları karıştırırken Tarık Uslu’nun ”Şu acayip uzay” adlı kitabını farkettim.Çocuklara,zevkle okunacak kitaplar kategorisine koydum.Yalın dille yazılan kitabın”Ya ay olmasaydı” başlıklı yazısını sizlerle paylaşmak istedim. Ya Ay Olmasaydı Çılgın hırsız filmindeki ayı hırsızlama sahnesini hatırlıyor musunuz? Çılgın hısız Gru,Ay‘ı küçültüp cebine soktuğunda;dünyada sörf yapan bir adam,altından birden bire çekilen deniz yüzünden,kafa üstü kayalıklara çakılmıştı. Peki ama neden?Çünkü Ay’ın Dünya üzerindeki en büyük etkilerinden biri denizlerdeki GEL-GİT’lerdir.Dünyanın bir çekim gücü vardır.Ay’ı kendine çeker.Aynı zamanda Ay’ın da bir çekim gücü vardır,o da Dünya’yı kendine çeker.Fakat Ay‘ın çekim gücü Dünya’nın çekim gücünden çok daha azdır.Bu büyüklükle alakalıdır. Ay dünyanın etrafında dönerken,Dünya’nın bir yüzü Ay’a diğer yüzünden daha yakındır.İşte bu yakın bölgelerde ‘ın çekim gücü kendini gösterir.Fakat karalarda değil,sadece denizlerde!Çünkü yerkürenin dörte üçü sularla kaplıdır ve ayın gücü karaları etkileyecek kadar fazla değildir.Ay‘ın çekim gücü okyanuslardaki suyu kendine doğru çeker ve sular yükselir.Dünyanın bir yüzündee sular yükselirken öteki yüzünde alçalır.Suların böyle yükselip alçalmasına GEL-GİT ya da MEDCEZİR adı verilir. Ay’ın çekim gücü dünyanın dönme hızını da etkiler.Ay hiç olmasaydı,Dünya şimdikinden çok daha hızlı dönerdi.Bu günlerin şimdiki gibi 24 saatten çok daha kısa olması demektir.Belki başımız dönmezdi ama kasırgasız,fırtınasız bir gün geçiremezdik. Dr Öznur GÖYCE
  19. Aura Nasıl Görülür? AURA NEDİR ? Aura, paranormal anlamda kullanılan bir terim olup, canlıların bedenlerinden yayıldığı varsayılan ışınımla oluşan ve git gide yayılan tesir kuşakları tarzında kendini gösterdiği iddia edilen elektromanyetik alana verilen isimdir. Teofizide kullanılır. Daha detaya inecek olursak her insanda vücudunu sarmalayan elektromanyetik alan vardır. İşte bu elektromanyetik alana Aura deniliyor. (Talep gelirse daha detaya inebilirim şimdilik burda kesiyorum) AURA NASIL GÖRÜLÜR ? Aura nasıl görülür sorusu da oldukça merak edilmektedir. Aura görmek için kullanılan basit teknik insan aurası da dahil tüm aura çeşitleri için aynıdır. Bu yüzden insan aurasını görmek için aura renklerine bakmak çok iyi bir eğitimdir. Aura renkleri insan aurasını görmekten daha kolaydır. Aura görmek için öncelikle iyi konsantre gereklidir. Ve çok iyi düzeyde dinlenmiş olmalısınız. Aynı zamanda gözlere özel bir yöntemle odaklanmanız gerekiyor. Aura’ya yukarıdan kabataslak bakmalısınız arkadaşlar.(Önemli bu dikkat edin). Eğitim için ışık seçimi de önemlidir. Öncelikle ışık çok loş olmamalıdır. Yumuşak bir ışık gayet iyidir. Işık sizin arkanızdan veya üzerinizden gelmelidir. Yani kabataslak hesapladığıma göre 100 watt yeter bence. İlk adıma geldik arkadaşlar. Şimdi dikkatlice okumanızı rica ediyorum ; Şimdi bir kitap elimize alıyoruz. Ve onu parlak bir cilt ile renk olarak mavi veya kırmızı renkle kaplayıp önümüze dik konumda yerleştiriyoruz.(Mavi ve kırmızı renk görülmesi en kolay renklerdir) Kitaptan 1 veya 2 metre uzaklıkta olmalıyız. Mutlaka ama mutlaka duvar soluk renkte olmalı. Soluk değilse kağıt gibi materyallerle soluklaştırabilirsiniz. Şimdi ikinci adıma geldik sevgili okurlar. Gözlerinizi kapatıyorsunuz şimdi. Derin derin nefes alıp rahatlamamızı sağlıyoruz. (Nefes egzersizi konusunda bana ulaşabilirsiniz.) Sakinleşip rahatladıysak şimdi kitaba bakıyoruz. Gözlerimizi başka hiçbir şeye odaklamıyoruz. Sadece kitaba odaklıyoruz. Kitaba merkezden değilde kenarlarından bakarsak sonuç daha iyi olacaktır. Buda ortalama 2 inç kadar hesapladım . Bakışları sabit tutuyoruz ve gözlerimizi dinlendiriyoruz. Gözlerimizi ve alnımızı germiyoruz. Kendimizi sıkmıyoruz gayet rahat olmalıyız. Tıpkı hayal kurduğumuz gibi bakıyoruz. Gözlerinizi kırpabilirsiniz. Gözleriniz yorulmamalı. Alın Çakrasını Açma Yönteminide söyleyeyim yeri gelmişken. Yorgun olduğun bir anı hatırlayın ve gözlerinizi bile açamadığınız anı. Bedensel bilincin bedeninin bir bölümüne odaklanınca ve düşünceniz ile bu bölgeyi uyarınca bu bölgenizdeki enerjiniz kuvvetli bir şekilde artacak. Zihinsel olarak bu yöntemi denedikten sonra üçüncü göz çakranız açılmaya başlayacaktır. Bu açma işlemini dinlenmiş halde ve nesneye bakarken uygularsanız aurayı göreceksiniz.(Direk nesneye bakmayın yukarda söylediğim gibi) Şimdi konumuza tekrar dönelim. Kitaba bakarken yukardaki zihinsel işlemi uyguluyoruz. Vücut bilincini alın çakrasına kaydırıyoruz. Bu bölgeyi zihnimizden hissetmeye çalışıyoruz. Bu konuda ipuçları vereyim. Alın çakrasını tırnağınızla hafifçe eşeleyin. Bu yöntem beden bilincini o bölgeye taşıyacaktır. Göz kapaklarınızı kaldıran hissin komutunu iptal etmeye çalışın. Gözlerinizin çok ağırlaştığını düşünün. Göz kapaklarımızı kapatıp bir müddet sonra tekrar açıyoruz. Buna devam ederseniz üçüncü göz çakrasının aktif hale gelmesini sağlarsınız. Ve ilk Auranız ; Rahat bir bakışla nesnenin kenarından onu biraz geçecek şekilde baktığınızda kitabın etrafında silik bir parlama göreceksiniz. Ve sonra kitabın etrafını saran soluk renkli ince bir ışık göreceksiniz. Bu kitabın eterik Aurası oluyor. Ve biraz sonra kitap mavi ise parlak sarı Aura veya kitap kırmızı ise parlak yeşil Aurayı göreceksiniz. Auraya direk bakmayın aksi takdirde kaybolur. Biraz üstten bakınız. Kaybolursa heyecanlanmayın tekrar belirecektir. Ve şimdi üçüncü adıma geçebiliriz. İlk adımları tamamladıktan sonra bir kaç tane kitap üzerinde deneyin. Aynı anda iki farklı kitabı deneyin. Renklerin birbirlerini nasıl etkilediklerini göreceksiniz. Dördüncü adıma geçiyoruz, Şimdi olay daha ilginçleşiyor. Bir saksı çiçeğin veya canlı bir çiçeğin aurasını görmeye çalışacaksınız. Onların etrafında göreceğiniz canlı aura olacaktır. Görmekte biraz zorlanabilirsiniz. Çünkü canlı Aura olacağı için çizgiler daha ince olacaktır. Ama yılmak yok. Beşinci adımda bir ağacın aurasını inceleyin. Güneşi arkanıza alın. Sabah erken saatleri en verimli saattir. Ağaçların tepesindeki aurada sanki aura yavaşça oradan etrafa yayılıyor gibi fıskiye etkisi görebilirsiniz. Altıncı adımda bir hayvanın aurasını inceleyin. Herhangi bir hayvanın aurasını dinlenirken gözlemleyebilirsiniz. Hatta bu aurayla hayvandaki hastalığı görebilirsiniz. Yedinci adımda kendi auramıza bakalım. Kolumuzu ileriye uzatıp elimizin aurasına bakıyoruz. Sekizinci ve son adımda herhangi bir insanın aurasına bakın. Kişinin boynu açık olsun. Onun direk boynuna bakmayın. Biraz kenarından ve onu geçecek şekilde bakmalısınız. Sonra bakışınızı kişinin başına doğru kaydırın. Burada sarı renk görebilirsiniz. Gördüğünüz zaman kişiye biraz zihinsel hesap yapmasını veya zor bir şeyler düşünmesini söyleyin. O bunları yaptığında aura parlaklığını gözlemleyebilirsiniz. Not : Bir insanın aurası ruh halini yansıtabilir. Parlak ve güçlüyse mutlu ve yaşam doludur. Geri dönüşlerinizi bekliyorum. Bol egzersizlerle çok güzel sonuçlar alacaksınızdır. Bol güneşli günler dilerim. Dr.Gökhan GÜLER
  20. Doğduğumuz Güne Göre Özelliğimiz Gary Goldschneider ve Joost Elffers’in hazırladığı “The Secret Language of Birthdays” (Doğum günlerinin gizemli dili) adli kitaba göre kişilik özelliklerimiz ; 21 Mart Berrak 22 Mart Dogrucu 23 Mart Merakli 24 Mart Sade 25 Mart Dinamik 26 Mart Güvenilir 27 Mart Baslatici 28 Mart Masum 29 Mart Gözlemci 30 Mart Uzlasmaz 31 Mart Inatçi 01 Nisan Agirbasli 02 Nisan Idealist 03 Nisan Dayanikli 04 Nisan Kararli 05 Nisan Is bitirici 06 Nisan Deneyci 07 Nisan Coskulu 08 Nisan Vicdanli 09 Nisan Ölçüsüz 10 Nisan Gözüpek 11 Nisan Politik 12 Nisan Sosyal 13 Nisan Kutsal 14 Nisan Gelenekçi 15 Nisan Insancil 16 Nisan Komik 17 Nisan Ciddi 18 Nisan Savunmaci 19 Nisan Iradeli 20 Nisan Mücadeleci BOGA (21 Nisan – 20 Mayis) 21 Nisan Sorumlu 22 Nisan Saglam 23 Nisan Ürkek 24 Nisan Korumaci 25 Nisan Maddeci 26 Nisan Terbiyeli 27 Nisan Yeterli 28 Nisan Sadik 29 Nisan Hüzünlü 30 Nisan Vazifesinas 01 Mayis Alayci 02 Mayis Inceleyici 03 Mayis Iletisimci 04 Mayis Dadi 05 Mayis Külyutmaz 06 Mayis Fantastik 07 Mayis Düskün 08 Mayis Dobra 09 Mayis Mert 10 Mayis Yalniz 11 Mayis Gezgin 12 Mayis Bagimsiz 13 Mayis Çekici 14 Mayis Taskin 15 Mayis Hayalci 16 Mayis Becerikli 17 Mayis Çetin 18 Mayis Hareketli 19 Mayis Iknaci 20 Mayis Disavurumcu IKIZLER (21 Mayis-21 Haziran) 21 Mayis Yaratici 22 Mayis Destansi 23 Mayis Aktarici 24 Mayis Görkemli 25 Mayis Cüretkar 26 Mayis Anaç 27 Mayis Fedakar 28 Mayis Fevri 29 Mayis Acar 30 Mayis Çevik 31 Mayis Kirici 01 Haziran Gözde 02 Haziran Çözücü 03 Haziran Edali 04 Haziran Elestirici 05 Haziran Öncü 06 Haziran Hayalperest 07 Haziran Eglendiren 08 Haziran Etkili 09 Haziran Israrci 10 Haziran Yanar döner 11 Haziran Göçebe 12 Haziran Iyimser 13 Haziran Maceraperest 14 Haziran Firtinali 15 Haziran Ayartici 16 Haziran Paragöz 17 Haziran Sanatçi 18 Haziran Cimri 19 Haziran Kiskirtici 20 Haziran Cazibeli 21 Haziran Keyifli YENGEÇ (22 Haziran-22 Temmuz) 22 Haziran Alkisçi 23 Haziran Büyüleyici 24 Haziran Sihirbaz 25 Haziran Yenilikçi 26 Haziran Dirençli 27 Haziran Savunmaci 28 Haziran Duygusal 29 Haziran Havai 30 Haziran Güdümlü 01 Temmuz Kopmus 02 Temmuz Baygin 03 Temmuz Vefali 05 Temmuz Sovmen 06 Temmuz Arzulu 07 Temmuz Teshirci 08 Temmuz Pragmatik 09 Temmuz Saskin 10 Temmuz Dengesiz 11 Temmuz Dikkafali 12 Temmuz Inandirici 13 Temmuz Firsatçi 14 Temmuz Abartici 15 Temmuz Bastan çikaran 16 Temmuz Gergin 17 Temmuz Profesyonel 18 Temmuz Içten 19 Temmuz Mekanik 20 Temmuz Istikrarsiz 21 Temmuz Trajikomik 22 Temmuz Dalgali ASLAN (23 Temmuz -23 Agustos) 23 Temmuz Is bitirici 24 Temmuz Degisken 25 Temmuz Kahraman 26 Temmuz Müjdeci 27 Temmuz Kararli 28 Temmuz Sampiyon 29 Temmuz Gelenekçi 30 Temmuz Somut 31 Temmuz Insancil 01 Agustos Özgün 02 Agustos Çok yönlü 03 Agustos Sorgulayici 04 Agustos Rehber 05 Agustos Sogukkanli 06 Agustos Essiz 07 Agustos Temiz yüzlü 08 Agustos Numaraci 09 Agustos Hisli 10 Agustos Kadife sesli 11 Agustos Onaylayici 12 Agustos Muhafazakâr 13 Agustos Tuhaf 14 Agustos Kopyaci 15 Agustos Emredici 16 Agustos Hararetli 17 Agustos Öfkeli 18 Agustos Dayanikli 19 Agustos Sasirtici 20 Agustos Gizemli 21 Agustos Disadönük 22 Agustos Deneyimli 23 Agustos Kusursuz BASAK (24 Agustos-23 Eylül) 24 Agustos Cinfikirli 25 Agustos Kontrolsüz 26 Agustos Yardimsever 27 Agustos Sosyal 28 Agustos Dilbaz 29 Agustos Yapici 30 Agustos Sert 31 Agustos Gösterisçi 01 Eylül Mantikli 02 Eylül Iskolik 03 Eylül Basina buyruk 04 Eylül Insa eden 05 Eylül Hükümdar 06 Eylül Kaderci 07 Eylül Basarili 08 Eylül Titiz 09 Eylül Talepkar 10 Eylül Azimli 11 Eylül Dramatik 12 Eylül Savasçi 13 Eylül Ihtirasli 14 Eylül Kavrayisli 15 Eylül Yönetici 16 Eylül Coskun 17 Eylül Azimli 18 Eylül Ketum 19 Eylül Iyi görünümlü 20 Eylül Amir 21 Eylül Zevkli 22 Eylül Yorulmak bilmez 23 Eylül Güncel TERAZI (24 Eylül-23 Ekim) 24 Eylül Avare 25 Eylül Taslamaci 26 Eylül Sabirli 27 Eylül Hirsli 28 Eylül Kalp kiran 29 Eylül Tepkisel 30 Eylül Gafçi 01 Ekim Iz sürücü 02 Ekim Sivri 03 Ekim Modaci 04 Ekim Düzelmez 05 Ekim Ilkeli 06 Ekim Bohem 07 Ekim Muhalefet 08 Ekim Romantik 09 Ekim Cüretkar 10 Ekim Ekonomik 11 Ekim Rahat 12 Ekim Edali 13 Ekim Zor 14 Ekim Ilimli 15 Ekim Oyuncu 16 Ekim Yargiç 17 Ekim Dengeli 18 Ekim Lider 19 Ekim Piriltili 20 Ekim Modern 21 Ekim Benzersiz 22 Ekim Cazibeli 23 Ekim Çeliskili AKREP (24 Ekim-22 Kasim) 24 Ekim Detayci 25 Ekim Saf 26 Ekim Organizatör 27 Ekim Mesafeli 28 Ekim Arastirmaci 29 Ekim Yenilikçi 30 Ekim Ileriyi gören 31 Ekim Pür dikkat 01 Kasim Saldirgan 02 Kasim Dönüstüren 03 Kasim Dünyevi 04 Kasim Kiskirtan 05 Kasim Gerçekçi 06 Kasim Enerjik 07 Kasim Kasif 08 Kasim Çilgin 09 Kasim Cezbedici 10 Kasim Degisken 11 Kasim Gizli 12 Kasim Karizmatik 13 Kasim Yorumcu 14 Kasim Sorusturmaci 15 Kasim Rastlantisal cancan 16 Kasim Patron 17 Kasim Köprü 18 Kasim Huysuz 19 Kasim Yorumcu 20 Kasim Kafasi karisik 21 Kasim Sik 22 Kasim Liberal YAY (23 Kasim-21 Aralik) 23 Kasim Saygisiz 24 Kasim Neseli 25 Kasim Çabalayan 26 Kasim Özel 27 Kasim Heyecanli 28 Kasim Çapkin 29 Kasim Öneren 30 Kasim Saldiran 01 Aralik Sen 02 Aralik Vurdumduymaz 03 Aralik Hünerli 04 Aralik Metanetli 05 Aralik Emin 06 Aralik Seçici 07 Aralik Benmerkezci 08 Aralik Terk edilmis 09 Aralik Süslü 10 Aralik Arzulu 11 Aralik Yogun 12 Aralik Narsist 13 Aralik Marifetli 14 Aralik Gösterisli 15 Aralik Olgun 16 Aralik Uçuk 17 Aralik Kimyager 18 Aralik Iri 19 Aralik Bakici 20 Aralik Dogurgan 21 Aralik Muamma OGLAK (22 Aralik-20 Ocak) 22 Aralik Enerjik 23 Aralik Sarsici 24 Aralik Karmasik 25 Aralik Dogal 26 Aralik Yilmaz 27 Aralik Yardimci 28 Aralik Çokbilmis 29 Aralik Üstün 30 Aralik Az ve öz 31 Aralik Estetik 01 Ocak Düzenleyici 02 Ocak Bencil 03 Ocak Yogun 04 Ocak Formülcü 05 Ocak Kendini onaran 06 Ocak Içerikli 07 Ocak Siradisi 08 Ocak Fenomen 09 Ocak Hevesli 10 Ocak Görünmez 11 Ocak Degerli 12 Ocak Vahsi 13 Ocak Seyyar 14 Ocak Kaynasan 15 Ocak Çaresiz 16 Ocak Ergin 17 Ocak Agirsiklet 18 Ocak Çocuksu 19 Ocak Hayalperest 20 Ocak Basibos KOVA (21 Ocak-19 Subat) 21 Ocak Lider 22 Ocak Bocalayan 23 Ocak Kisilikli 24 Ocak Ulasilmaz 25 Ocak Kaderci 26 Ocak Faal 27 Ocak Gelismis 28 Ocak Dayanilmaz 29 Ocak Kavgaci 30 Ocak Mükellef 31 Ocak Sair 01 Subat Gönüllü 02 Subat Kaliteli 03 Subat Hakiki 04 Subat Bükülmez 05 Subat Hatip 06 Subat Popüler 07 Subat Ütopik 08 Subat Müneccim 09 Subat Canli 10 Subat Yürekten 11 Subat Rahat 12 Subat Birlestirici 13 Subat Çevik 14 Subat Hazir cevap 15 Subat Mucit 16 Subat Animatör 17 Subat Sebatkâr 18 Subat Dahi 19 Subat Kâsif BALIK (20 Subat-20 Mart) 20 Subat Izlenimci 21 Subat Candan 22 Subat Evrensel 23 Subat Tutarli 24 Subat Verici 25 Subat Bahaneci 26 Subat Uyandiran 27 Subat Hakiki 28 Subat Hoslanilan 29 Subat Delikanli 01 Mart Sanatçi 02 Mart Tutsak 03 Mart Tasarimci 04 Mart Soyut 05 Mart Cennet cehennem 06 Mart Güzel 07 Mart Somut 08 Mart Aykiri 09 Mart Astronot 10 Mart Psikolog 11 Mart Sezgili 12 Mart Atak 13 Mart Kaçinilmaz 14 Mart Görece 15 Mart Çok bilmis 16 Mart Esin 17 Mart Havai 18 Mart Kararsiz 19 Mart Israrci 20 Mart Oyunbaz
  21. Ağız Kokusu Boşanma Sebebi midir? Sosyal yaşamda olduğu kadar, bireysel anlamda da insanı zorlayan bir konudur ağız kokusu… Tabi ki bundan en çok etkilenecek olanlar kişinin en yakınında bulunanlardır. Bunların başında ise eşler gelmektedir. Ağız kokusu çeşitli rahatsızlıklardan kaynaklanabileceği gibi yetersiz hijyen bakımı ve sigara kullanımından da kaynaklanabileceği bilinmektedir. Aslında öyle bir konudur ki işin sonu boşanmaya kadar gidebilmektedir. Peki, ağız kokusu başlı başına bir boşanma sebebi midir? Bu konu 2003 yılında taraflar arasındaki bir boşanma davasına konu olmuş ve sonrasında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/04/2005 tarihli 2005/2-208 Esas ve 2005/262 Karar sayılı kararı ile konu netliğe kavuşturulmuştur. Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesince boşanma davasının kabulüne tazminat ve nafaka talebinin reddine dair verilen 10.10.2003 gün ve 2003/172 E, 752 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.02.2004 gün ve 477 E, 1542 K. sayılı ilamı ile (… Ağız ve vücut kokusu başlı başına boşanma nedeni değildir. Davalıda var olduğu iddia edilen bu rahatsızlığın tedavisinin mümkün olup olmadığı, davalının tedaviden kaçınıp kaçınmadığı bu rahatsızlığın evlilik birliğini davacı koca için çekilmez hale getirip getirmediğinin uzman hekimlerden oluşan sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece tebliğ edilen açıklamalı davetiye bu koşulları içermediği gibi davalı kadın daha sonra duruşmaya gelip hastaneye sevkini istediği halde bu konuda işlem yapılmaması da doğru değildir. Bu yönler araştırılıp incelenmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır…) Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmiştir. Yeniden yapılan yargılama sonunda mahkeme önceki kararında direnmiştir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu direnmeyi usul ve yasaya aykırı bularak bozmuştur. Yani özetle; ağız ve vücut kokusu, başlı başına boşanma nedeni değildir. Boşanma nedeni sayılabilmesi için aşağıdaki unsurların tespit edilmesi gerekir. Taraflarda var olduğu iddia edilen bu rahatsızlığın; Tedavisinin mümkün olup olmadığı, Tarafların tedaviden kaçınıp kaçınmadığı, Bu rahatsızlığın evlilik birliğini taraflar için çekilmez hale getirip getirmediğinin, Uzman hekimlerden oluşan sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. AVUKAT Ebru CEYHAN GÖKSU
  22. Dondurulmuş Limon Mucizesi ve Şaşırtıcı Faydaları Dünyada ki en büyük ilaç firmalarından birinin beyanına göre 1970 li yıllarda bu yana yapılan laboratuvar testlerine göre 12 adet kanser tipine limonun faydası kanıtlanmıştır. İçlerinde kalın bağırsak, prostat, akciğer, pankreas ve meme gibi çok önemli kanser türleri bulunan bu deney sonucunda limonun kanser hücrelerini önleyici ve yok edici etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Limonu Türk mutfağında çoğunlukla sıkarak kullanıyoruz. Bu sayede yalnızca suyundan faydalanmış oluyoruz. Fakat limonun kabuğunun özellikle kanseri önleyici etkisi olduğunu bilmemizde fayda vardır. Dondurulmuş Limon Kemoterapiden Daha Etkili… Donmuş limon Kansere karşı çok etkili; Dondurulmuş ve rendelenmiş limon kanser hücrelerini öldürmesiyle öne çıkmaktadır. Bu açıdan kemoterapiden daha fazla etkili olduğu söylenmektedir. Bu şekilde söylenmesinin sebebi ise limon özünün sentetik versiyonunu üretmeye çalışan laboratuvarların olduğu bilinmesidir. Bu sayede yüksek kazançlar elde edeceklerdir. Dondurulmuş limon sayesinde limonu kabuğuyla birlikte hiç bir şekilde ziyan etmeden kullanmış olursunuz. Bu sayede limonun içerisinde bulunan tüm vitaminlerden faydalanmış olacaksınız. Dondurulmuş Limon Nasıl Hazırlanır? Hazırlanışı: Donmuş limon elde etmek için öncelikle limonu güzelce yıkayalım. Ardından buzdolabına koyalım ve 1 gün bekletelim. 1 gün sonrasında limonu kabuğuyla birlikte rendeleyelim. Limonun bu şekilde kullanımı yemeklerinizde ve salatalarınızda çok farklı bir lezzet verecektir ve aynı zamanda oldukça fayda sağlayacaktır. Rendelenmiş limonda yalnızca limonun suyuna göre 5-10 kat daha fazla vitamin vardır. İşte rendelenmiş dondurulmuş limonun faydaları; Dondurulmuş Limon Faydaları; Rendelenmiş dondurulmuş limonun vücuttaki toksinleri giderici ve vücut dinçleştirici etkisi vardır. Dondurulmuş ve rendelenmiş olarak kullanılan limon yemeklere daha çok lezzet katacaktır. Tüm dünya da limon ağacından elde edilen bileşikler kanser tedavisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Kemo-terapi tedavisinde kullanılan bir çok ürünlerden 10.000 kat daha fazla tedavi edici etkisi vardır. Kanser hücrelerini yavaşlatıcı etkisi vardır. Limonun bir mucizesi de kötü huylu kanser hücrelerini tahrip eder aynı zamanda sağlıklı hücrelere hiçbir şekilde zarar vermez. Stres ve asabi bozukluklara karşı tedavi edicidir. Donmuş limonun ur, yumru, kist ve tümöre karşı iyileştirici ve önleyici etkisi vardır. İltihap, enfeksiyon ve mantara karşı önleyici ve tedavi edicidir. Donmuş limon parazit ve bağırsak kurtlarına karşı tedavi edicidir. Son olarak dondurulmuş limon iyi bir antidepresandır. -----
  23. Turp Tüket, Hasta Olma (Turpun Süper Faydaları) Kışın hasta olmamak için, turp gibi sağlam olmak için mutlaka sofralarımızdan turpu eksik etmeyelim. Organik Günler’deki bu yazımızda şifa dolu bir sebze olan turpun faydaları ve nasıl tüketilmesi gerektiğinden bahsedeceğiz… Turp içerisinde bulunan kükürt, C vitamini ve iyot bakımından oldukça zengin bir bitkidir. Çeşitli mineraller ve B1-B2 vitaminleri sayesinde karaciğer hastalıklarından kalp damar hastalıklarına kadar bir çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Turpun Faydaları Nelerdir? Turp neye iyi gelir? * Şeker hastalığının tedavisinde oldukça faydalı bir bitkidir. * Kansere karşı koruyucu etkisi vardır. * Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. * Öksürüğü kesici etkisi vardır. * Kabızlığı giderir ve idrar söktürücü etkisi vardır. * Safra taşlarının dökülmesinde ve böbrek kumlarını dökmede oldukça faydalıdır. * Vücuttaki mikropları öldürücü etkisi vardır. * Diş etlerini koruyucudur ve kuvvetlendiricidir. * Turpun cilde faydaları oldukça fazladır. Cilde tazelik verici özelliği vardır. * Saçlara parlaklık vererek canlılık kazandırır. * Ciltte oluşan sivilce, egzama gibi problemleri gidericidir. * Sarılık hastalığını önleyici ve iyileştirici etkisi vardır. * Karaciğerlere oldukça faydası olan bir bitkidir. Karaciğeri kuvvetlendirir. * Ortalama bir turp 1 kalori içermektedir. Bu sebeple diyet listelerinde önemli bir yeri vardır. Zayıflamada oldukça etkilidir etkilidir. * Nefes tazeleyici etkisi vardır. * Sivrisinek ısırıklarında şişliği giderici ve kaşıntıyı alıcı etkisi vardır. * Yaşlanma geciktirici etkisi vardır. * İçerdiği bol miktarda fosfor sayesinde kemik sağlığını korumada ve vücuda enerji vermede oldukça etkili bir bitkidir. * Turpun içerisinde bulunan folik asit sayesinde turpun hamilelere faydaları hamilelik döneminde ki düşük olma riskini azaltmasıdır. Folik asit aynı zamanda kolon kanseri ve meme kanserinde koruma ve anemiye karşı önleyici özellik göstermektedir. * Damar sertliğine karşı şifalı bir bitkidir. * Turpun saça faydaları oldukça fazladır. Saç uzatıcı etkisi vardır. * Solunum yolları hastalıklarında rahatlamak ve tedavi etmek için önerilmektedir. Özellikle astım, bronşit, akciğer enfeksiyonu ve alerjilerde tercih edilmelidir. * İçerisinde bulunan bol miktarda C vitamini sayesinde Depresyon hastalarına da önerilmektedir. Turp çeşitleri ve isimleri Ülkemizde turp çeşitleri; Fındık turpu (Ay turpu), bayır turpu ve kestane turpu olarak 3’e ayılmaktadır. Fındık Turpu kırmızı, beyaz ve kırmızı-beyaz renklerinde olur. Kestane turpu beyaz renkte olurlar. Bayır turpu ise siyah renkli turplardır. Turp Nasıl Kullanılır? Turpu daha çok salatalarımızda kullanıyoruz. Kırmızı turp öksürük ve balgam sökme tedavisinde kullanılırken siyah turpun böbreklere olan faydası daha fazla olduğu kanıtlanmıştır. Nefes darlığına karşı kullanımında bal ve sirke ile karıştırılıp tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca suyu sıkılarak kullanılacağı gibi direkt olarak da tüketilebilir. Turp Zararları? Turp oldukça faydalı bir besindir. Turpun bilinen her hangi bir zararı yoktur. Fakat çok fazla kullanıldığında sindirim yollarını tahriş edebilmektedir. (Günlük 3-4 adet turp tüketimi) Dikkatli ve dengeli olarak tüketilmesi önerilmektedir. Bu sofranıza her gün turp koyamayacağınız anlamına gelmez. Aksine turpun her gün sofranızda bulunması gerekir.
×
×
  • Create New...