Jump to content

Renan

Admin
  • Content Count

    67,392
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    228

Posts posted by Renan


  1. Altın Süt Karaciğer ve Beyni Koruyor, Damarlardaki Pıhtılaşmayı Önlüyor

    altin-sut-faydalari-810x540.jpg

    Yalnızca iki malzeme ile hazırlanan altın süt karışımı bir çok hastalığa karşı şifa sağlıyor. Kolon, sinir sistemi ve kemik dokusu için oldukça faydalı bir karışım olan altın süt aynı zamanda eklem ağrıları tedavisinde bitkisel bir takviye olarak tercih ediliyor.

    Romatizma ve artrite gibi eklem hastalıklarında tedavi edici özellik gösteriyor. Aynı zamanda altın süt bağışıklık sistemini güçlendiren özelliği sayesinde kansere yakalanma riskini azaltıyor ve kansere karşı vücutta koruma sağlıyor.

    Zerdeçal, süt ve su birleşimiyle oluşan karışım karaciğeri temizlemede, vücutta ki toksinleri temizleme de ve sindirim sistemini düzene sokmada yardımcı oluyor.

    Altın Süt Nasıl Hazırlanır?

    Malzemeler:

    * 40 gram zerdeçal (yaklaşık 3 yemek kaşığı)

    * 1 su bardağından biraz daha az su (100-150 ml su)

    * Süt

    Altın Süt Tarifi:

    İlk olarak su ve toz zerdeçal karıştırılır. Ardından ocağa alınarak yaklaşık 8 dakika kadar pişirilir. Karışım macun kıvamına gelecektir. Eğer katı bir kıvamda olursa bir miktar daha su ilave edebilirsiniz. Macun kıvamına geldikten sonra ocağın altını kapatın. Hazırladığınız bu karışımı 40 gün boyunca buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.

    * Zerdeçal ve su ile hazırladığınız bu macundan her gün gece yatmadan önce ve sabah kahvaltı sonrası olmak üzere günde 2 defa 1 çay kaşığı macunu 1 bardak süt ile karıştırarak tüketmelisiniz. Dilerseniz altın sütünüzü bal ile tatlandırabilirsiniz. Düzenli kullandığınızda daha etkili ve hızla faydasını göreceksiniz.

    • Thanks 1

  2. Sağlık İçin 3 Ceviz, 1 Elma

    22557574-098b-4f12-92dd-1bdf3310e91e

    Sağlıklı ve ideal bir beslenme için günde 3 ceviz ve bir elma tüketilmesi öneriliyor. Cevizdeki omega-3 yağ asitleri kalp hastalıklarını, inmeyi, diyabeti, yüksek kan basıncını ve klinik depresyonu azaltıyor. Elma ise kolesterolü düşürmeye yardımcı oluyor, tok tutuyor, solunum sorunlarını önlerken diyabet riskini azaltıyor. Ayrıca kanserle savaşta da önemli bir besin... İşte elma ve cevizin faydaları...

    Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Özkan, ceviz ve elmanın vücut için en gerekli aminoasit, vitamin, antioksidan, fenol ve yağları içerdiğini belirterek, "Günde bir elma ve 3 ceviz tüketmesiyle belki de gerekli gıdaların ve minerallerin büyük çoğunluğu insan vücudu için yeterli olacaktır" dedi.

    Özkan, günlük gıda ihtiyacının karşılanması yanında toplumların daha sağlıklı ve ideal beslenmenin yollarını araştırdığını söyledi.

    "Ceviz ve elma, standart beslenmenin dışında sağlıklı vücut için en lüzumlu aminoasit, vitamin, antioksidan, fenol ve yağları içermektedir" diyen Özkan, şunları dile getirdi:

    "Özellikle erken yaşlarda (5-20) bu iki meyvenin düzenli tüketilmesi, sağlıklı neslin yetişmesinde ülkemiz için önemli şanstır. Günde bir elma ve 3 ceviz tüketmesiyle belki de mucize gıdaların ve minerallerin büyük çoğunluğu insan vücudu için yeterli olacaktır. Bu iki meyvenin birlikte tüketilmeleri halinde elmanın karbonhidrat bakımından, cevizin de yağ asitleri bakımından zengin oluşu nedeniyle iyi bir kombinasyon oluşturulmuş olacak ve sağlık açısından sakınca doğurmayacak.

    Türkiye'de özellikle okul çağındaki çocuklarda düzenli kahvaltı alışkanlığı gelişmedi. Bu durum hem çocukların sağlıklı büyümelerini zorlaştırmakta hem de okul başarılarını olumsuz etkilemektedir. Kırsal kesim başta olmak üzere ailelerin çoğunluğunun bu duruma duyarsız ve yetersiz kalmaları, çocukların yaşamını ve geleceğini etkilemektedir. Milli Eğitim
    Bakanlığı, ceviz ve elmanın eğitim-öğretim yılı süresince okullarda düzenli tüketilmesini sağlayarak, çocukların bedensel ve zihinsel gelişimlerini olumlu etkileyecek, eğitim ve sağlıklı nesil açısından faydalı bir işe imza atmış olacaktır."

    Elmanın faydaları
    Elmanın kan şekerini düşürdüğüne, kas deformasyonunu önlediğine, karaciğer, kalın bağırsak ve göğüs kanserine karşı koruyucu etkiye sahip olduğuna dikkati çeken Özkan, içeriğindeki organik asitler, vitaminler, fosforun kas ve sinir sistemini koruduğunu vurguladı.

    Özkan, elmanın böbrek, mesane hastalıkları ve hemoroide karşı da son derece faydalı olduğunu vurgulayarak, "Antioksidan içermesi sebebiyle cildin yaşlanmasını geciktiriyor. İçerdiği posadan dolayı bağırsakları çalıştırıyor ve kabızlığı önlüyor. Bilim insanları tarafından her gün faydalı özelliği saptanan elma, sağlık açısından kabuğu soyulmadan yenmelidir" ifadesini kullandı.

    Ceviz, anlama ve kavramayı geliştiriyor
    "Ceviz, anlama ve kavramayı geliştiriyor" diyen Özkan, şu bilgiyi paylaştı:

    "Cevizdeki omega-3 yağ asitleri kalp hastalıklarını, inmeyi, diyabeti, yüksek kan basıncını ve klinik depresyonu azaltıyor. Cevizdeki fitosteroller kalın bağırsak, göğüs ve prostat kanseri gibi kanser türlerinden korunmayı sağlıyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Antioksidan özelliği dolayısıyla parkinson ve alzheimer gibi hastalıkların oluşumunu ve gelişimini önlüyor. Ceviz, beyin için gerekli gümüş iyonu içeren ender meyvelerden biridir. Düzenli tüketildiğinde insan vücudu için güzelleştirici etkisi vardır, kalp-damar sağlığını korur. Vücudumuz için gerekli manganez, bakır, potasyum, kalsiyum, çinko ve demir gibi çok sayıda element bulunur. Sonuçta ceviz, daha sağlıklı yaşam için her yaştaki insanın günlük diyetine eklenmesi gereken en önemli gıdalardan biridir." 

    (AA)

    • Thanks 1

  3. Yağ yakan Türk kahvesinden çikolatalı buzlu kahveye Dünya Kahve Günü'ne özel tariflerimiz var

    Yağ yakan Türk kahvesinden çikolatalı buzlu kahveye Dünya Kahve Günü'ne özel tariflerimiz var

    Bugün 1 Ekim Dünya Kahve Günü… Dünyanın her yerinde milyonlarca insanın vazgeçilmez içeceklerinin başında gelen kahve aslında gelişimi günden güne devam eden dev bir kültür. Biz de sizin için bu kültürü biraz daha yakından tanıyalım dedik ve Caddebostan’da bulunan Olmadık Kahveler atölyesinin baristası Özge Kara’yla bir araya geldik. Özge’den kahve yapımıyla ilgili birçok püf noktası öğrendim. Üstelik yağ yakan kahveden sıcaklarda içip ferahlayabileceğiniz soğuk karışımlara birçok da tarif aldım. İşte hem evde yapacağınız kahveleri lezzetlendirecek, hem de dışarıda içtiğiniz kahvelerin tadını daha iyi anlamanızı sağlayacak incelikler…

    Ankara’da kurulan, oradan İstanbul’a da uzanan Olmadık Kahveler, klasik bir üçüncü nesil kahveciyle bir tasarım mağazasının karışımı aslında. Mekanın menüsü de biraz öyle oluşmuş. Hem caffe latte, americano gibi çok klasik kahveler, hem de Olmadık Kahveler baristalarının ortaya çıkardığı farklı lezzetler mevcut. Zaten Özge de yaptıkları işi baristalık kadar ar-ge çalışması olarak da nitelendiriyor.

    Biz de Özge’den bu ar-ge çalışmaları sonucu ortaya çıkmış birkaç tarif aldım. İlki bir klasiğin güncel yorumu, ikincisi görüntüsü de nefis bir soğuk kahve, üçüncüsü ise kahvesiz bir meyve kokteyli…

    BU TÜRK KAHVESİ METABOLİZMA HIZLANDIRIYOR

    Özge’den aldığım ilk reçete hem Türk kahvesini lezzet olarak farklılaştırıyor hem de içenin metabolizmasını hızlandırıyor. İkisi bir arada yani…

    Türk kahvesini sade içen çok ama içine illa biraz şeker ekleme ihtiyacı hisseden de çok. Özge’den öğrendiğim bu kahve ise şekersiz yapılıyor ama içindeki minik dokunuşlar sayesinde sade kahve kadar baskın bir lezzeti de olmuyor.

    Üstelik yine bu dokunuşlar sayesinde içeni tok tutuyor ve metabolizmayı hızlandırıyor. Peki bu hem leziz hem de sağlık deposu kahve nasıl yapılıyor? Bir fincan kahve için gerekli malzemeler şöyle:

    Yarım tatlı kaşığı kadar Hindistan cevizi yağı
    1,5 tatlı kaşığı Türk kahvesi
    Yarım tatlı kaşığı kadar toz tarçın (çubuk tarçın da olur)
    İlla tatlandırmak isterseniz bir-iki damla bal

    Tüm malzemeleri kahve makinesine ya da cezveye aktarıyoruz. Üzerine de 1 fincan su ekleyip karıştırıyoruz ve her zaman yaptığımız gibi kahvemizi pişiriyoruz. Hafif tarçın hafif Hindistan cevizi aromalı kesinlikle şeker aratmayan nefis yağ yakan bir kahve çıkıyor ortaya. Ben şahsen çok beğendim lezzetini…

    Bu arada “Her zaman yaptığımız gibi” dedim ama Özge’nin sadece bu kahve için değil, genel olarak kahve yapımı için altını çizdiği, çok sık yapılan bir hata var: Asla kahveyi asla tamamen kaynatmayın, 96-97 dereceye geldikten sonra ocaktan alın. (Aynı şey çay için de geçerli hatta…)

    Kahve makineleri genel olarak bu dereceyi tutturacak şekilde tasarlanıyor ancak cezveyle kahve yapıyorsanız da fokur fokur kaynayana kadar beklememek, sonradan su eklenen kahvelerde de suyu 100 derecedeyken kullanmamak, lezzet seviyesini artırmak için dikkat edilmesi gereken noktalar.

    Buna örnek olarak mangal kahvesini vermek de mümkün. Mangalda kahve hem bir anda ısınıp kaynamıyor, hem de çok yüksek sıcaklıklara ulaşmıyor. Bu nedenle de sıcaklık ayarını tutturmak daha kolay oluyor.

    SOĞUK KAHVECİLER, MUTLAKA DENEYİN

    “Ben kahvemi soğuk severim” diyenler için de bir tarifimiz var. Bu kahve için ihtiyaç duyacağınız malzemeler ise şöyle:

    8-9 yaprak taze nane
    2 kare beyaz çikolata
    1 shot espresso
    7-8 küp buz
    1 çay bardağı yağsız süt

    Öncelikle nane yapraklarımızı avcumuza alıp iki elimizin arasında ezerek patlamalarını sağlıyoruz. Böylece nanenin yağı ve kokusu içeceğimize daha rahat geçiyor. Ancak ellere dikkat, biraz fazla şevkli vurursanız avuçlarınız kızarabilir.

    Beyaz çikolatayı incecik rendeliyoruz. Patlattığımız naneleri çikolatayla birlikte shaker’a alıyoruz.

    Bu arada espresso hazırlıyoruz. Onu da shaker’ın içine ekliyoruz. Son olarak 3-4 küp buzu da shaker’a koyup karıştırıyoruz. Ardından nane yapraklarını süzüp kahvemizi bardağa aktarıyoruz. Ama iş bununla bitmiyor.

    Yağsız sütü ya french press’le ya da aynı shaker’la iyice köpürtüyoruz. Kalan buzları bardaktaki kahveye ekleyip en sonunda da üstünü süt köpüğüyle tamamlıyoruz. Minik bir nane yaprağıyla da süsleyip keyfini çıkarıyoruz. İçi naneli, dışı bitter’le kaplı meşhur bir çikolata vardır, aynı ona benziyor tadı.

    Bu kahveyi yaparken de espresso hazırlamanın inceliklerini öğrendim Özge’den. Özellikle endüstriyel kahve makineleri söz konusu olduğunda, toz kahvenin hazneye iyice sıkışması gerekiyor ki içinden su homojen bir biçimde geçsin, kahvenin her tarafından aynı lezzet elde edilsin. Dahası kahvecilerde gördüğümüz endüstriyel kahve makineleri 25-30 saniyede ortalama 30 mililitre kahve yapacak şekilde tasarlanıyor. Bu da suyun akış hızının ve gücünün sabit olmasını sağlıyor.

    Evde moka pot kullananlar için böyle bir süre standardı olup olmadığını sordum, “Kişi onu damak zevkine göre zaman içinde kendisi keşfetmeli” dedi Özge.

    Bir diğer püf noktası da kahveyi shaker’da dümdüz aşağı-yukarı sallayarak çalkalamak yerine havada 8 çizer gibi karıştırmak. Malzemelerin lezzetinin birbirine daha homojen bir biçimde karışması böyle mümkün olabiliyor. Yağsız süt kullanılmasının sebebi ise bu sütün yağlısına göre daha kolay köpürmesi. (Ancak köpüğü de daha hızlı sönüyor.)

    SERİN SERİN İÇİN, İÇİNİZ FERAHLASIN

    Son olarak bir de içimizi ferahlatacak bir tarif istedim Özge’den. Yazın sonu yaklaştı ama özellikle gündüzleri hava sıcaklığı yüksek seyrediyor. Böyle zamanlarda canınız soğuk ve kolay bir içecek çekerse, bu içecek için ihtiyaç duyacağınız malzemeler şöyle:

    Yarım taze şeftali
    5-6 adet taze fesleğen yaprağı
    1 büyük çay bardağı limonata
    5-6 küp buz
    3 parmak kadar yoğun gazlı maden suyu

    Maden suyu haricindeki malzemelerin hepsini blender’da bir araya getirip yüksek ayarda buzlar iyice kırılana kadar karıştırıyoruz. Ancak dikkat edilmesi gereken iki nokta var. Birincisi buzlar tamamen erimemeli. İkincisi de fesleğenler iyice kıyılmalı ki salata yermiş hissi yaratmasın. Daha sonra bardağın dibine maden suyunu doldurup üzerine blender’daki karışımımızı ilave ediyoruz. Üzerini de fesleğen yapraklarıyla süsleyip afiyetle içebilirsiniz.

    Ben denedim enfes oluyor. Size de taze şeftaliler bitmeden mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Afiyet şeker olsun... 

    http://www.hurriyet.com.tr/lezizz/yag-yakan-turk-kahvesinden-cikolatali-buzlu-kahveye-dunya-kahve-gunune-ozel-tariflerimiz-var-41340814

     


  4. Lâ Tahzen (Üzülme)!!!

    Lâ tahzen! (Üzülme!)

    İnsanlar senin kalbini kırmışsa üzülme!

    Rahman: (c.c), “Ben kırık kalplerdeyim” buyurmadı mı?
    O halde ne diye üzülürsün ey can?
    Gündüz gibi ışıyıp durmak istiyorsan;
    Gece gibi kapkaranlık nefsini yak !..

    “Derdim var” diyorsun;
    Dert insanı Hak’ka götüren Burak’tır; sen bunu bilmiyorsun.
    Sanma ki dert sadece sende var.
    Şunu bil ki;
    Sendeki derdi nimet sayanlar da var.
    Umudunu yıkma; Yusuf’u hatırla.
    Dert nerede ise deva oraya gider.
    Yoksulluk nerede ise nimet oraya gider.
    Soru nerede ise cevap oraya verilir.
    Gemi nerede ise su oradadır.
    Suyu ara, susuzluğu elde et de sular alttan da yerden de fışkırmaya başlasın.
    Dünya malı Allah’ın tebessümüdür:>Lâ tahzen! (Üzülme!)

    Irmağa deniz, denize okyanus sığmaz. .
    “Aşık” olmayana anlatsan da “Ben” “Sen” anlamaz.
    Hakka ulaşmak için yoldur desen kimse inanmaz…
    Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan;
    Yanmaz, yanamaz…

    Ayağın kırıldı diye üzülme!

    Allah senden aldığı ayak yerine belki sana kanat verecek.
    Kuyu dibinde kaldın diye üzülme!
    Yusuf kuyudan çıktı da Mısır’a sultan oldu, unutma!
    İstediğin Bir şey; Olursa Bir Hayır,
    Olmazsa Bin Hayır Ara…

    Geçmiş ve gelecek insana göredir. Yoksa hakikat âlemi birdir. Bu âlem bir rüyadır. Zanna kapılma ey can! Rüyada elin kesilse de korkma, elin yerindedir. Dünya bir rüya ise, başına gelen felaketler de geçicidir. Neden çok üzülürsün ki? Herşey üstüne gelip seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vaz geçme:
    – Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.
    Bu âlemin, bu kâinatın kitabı sensin:
    Aç da kendini oku ey can!

    Kâinatın en uzak köşesi, senin içinde ufak bir nokta…
    Ama sen bunun farkında bile değilsin.
    Derdin ne olursa olsun korkma!
    Yeter ki umudun ALLAH olsun…
    Herkes bir şeye güvenirken;
    Senin güvencen de ALLAH olsun.
    Hiçbir günah, ALLAH’ın yüce merhametinden büyük değildir ama;
    Sen yine de günah işlememeye bak!

    Lâ tahzen! (Üzülme!)

    Derdin ne olursa olsun bir abdest al, nefes gibi…
    Ve bir seccade ser odanın bir kösesine, otur ve ağla ,
    Dilersen hiç konuşma…
    O seni ve dertlerini senden daha iyi biliyor unutma.
    Dua ederken O’na kırık bir gönülle el kaldır.
    Çünkü Allah’ın merhamet ve ihsanı, gönlü kırık kişiye doğru uçar.
    Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu kovmaktır.
    Allah tozunu alıyor diye, niye kederlenirsin EY CAN!?

    Lâ tahzen! (Üzülme!)

    Bir şey olmuyorsa:
    Ya daha iyisi olacağı için,
    Ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur.
    Şu uçan kuşlara bak! Ne ekerler, ne biçerler…
    >Belalar sağanak yağmurlar gibi yağar.
    Ancak başını>Yapılma, yıkılmadadır;
    Topluluk, dağınıklıkta;
    Düzeltme, kırılmada;
    Murat, muratsızlıktadır;
    Varlık, yoklukta gizlidir…

    Ne kötüdür insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması.
    Ne kötüdür zamanın bir an kadar yakın,
    Bir asır kadar uzak olması.
    Ve bilir misin?
    Ne acıdır insanın bildiğini anlatamaması..
    “Ben”, deyip susması…
    “Sen”. deyip ağlamaklı olması…
    Eğer sen Hak yolunda yürürsen, senin yolunu açar, kolaylaştırırlar.
    Eğer Hakk”ın varlığında yok olursan, seni gerçek varlığa döndürürler.
    Benlikten kurtulursan o kadar büyürsün ki âleme sığmazsın.
    İşte o zaman seni sana, sensiz gösterirler.

    Sevginin diğer bir adı da sabırdır:

    Açlığa sabredersin adı “oruç” olur.
    Acıya sabredersin adı “metanet” olur.
    İnsanlara sabredersin adı “hoşgörü” olur.
    Dileğe sabredersin adı “dua” olur.
    Duygulara sabredersin adı “gözyaşı” olur.
    Özleme sabredersin adı “hasret” olur.
    Sevgiye sabredersin adı “AŞK” olur…

    Ne istersem ben Mevlâ’dan isterim.
    Verirse yüceliğidir. Vermezse İmtihanımdır…
    Allah’tan bir şey istersen:
    Kapı Açılır, sen Yeterki Vurmayı Bil !…
    Ne Zaman dersen bilemem ama,
    Açılmaz diye umutsuz olma,
    Yeterki O Kapıda Durmayı Bil…!

    Hz. Mevlânâ Celaleddîn-i Rûmî.

    • Like 2
    • Thanks 1

  5. İnsanın yüreğini ısıtan bir hikaye. Hangi yıllarda yaşandı bilmiyorum ama şimdilerde sabırsız, tahammülsüz, güvensiz, inançsız, bireysel yaşayan, sadece kendini düşünen bir toplum olup çıktık...

    • Like 1

  6. Kansere Yakalanmış Tanıdığınız Varsa Bu İçeceği İçirin

    pancar suyu elma suyu ve havuç suyu ile ilgili görsel sonucu

    Edward Seto, akciğer kanseri idi… Çin'de ünlü bir Herbalistin tavsiyesi üzerine bu içeceği içmeye başladı. 3 ay boyunca düzenli bir şekilde bu içeceği kullandı ve şimdi sağlığına kavuşmuş durumda.

    Bu içeceği hazırlamak için ihtiyacınız olan şeyler...

    1 adet pancar 

    1 havuç

    1 elma

    Malzemeleri yıkayıp, kesip, meyve sıkacağında suyunu çıkardıktan sonra bekletmeden suyunu için.

    Bu içeceğin 9 mucizevi faydası ise şöyle...

    Gelişmekte olan kanser hücrelerini önler.

    Karaciğer, böbrek, pankreas hastalıklarını önlemekte ve ülser tedavisinde de kullanılabilmekte.

    Akciğeri güçlendirir, kalp krizi ve yüksek tansiyonu önler.

    Boğaz enfeksiyonuna iyi gelir.

    Bağışıklık sistemini güçlendirir.

    Kızarmış, yorgun veya kuru gözlere iyi gelir.

    Kas ağrısını ortadan kaldırmaya yardımcı olur.

    Regl ağrısını azaltmaya yardımcı olur.

    Saman nezlesine iyi gelir.

     

    • Like 1
    • Thanks 4

  7. Ömrü Uzatan 5 Yiyecek

    Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, ortalama hayat süresi yaklaşık 72 sene olarak biliniyor. Ancak sıhhatinizi ve ihtiyarlama sürecinizi pozitif veya negatif güzergahta neyin etkileyeceğini biliyorsanız, daha sıhhatli olabilirsiniz. Bu süreçte 114 yaşına kadar yaşamış Bernando LaPallo’nun harcadığı 5 özel yiyeceği sizin için bir araya getirdik. İşte ömrü uzatan o yiyecekler…

    ZEYTİNYAĞI

    zeytinyag-fayda.jpg

    Çoğu uzmanın önerdiği sızma zeytinyağı, sıhhatimiz açısından bir hayli faydası vardır. Beynimizin ve kalbimizin sağlıklı olmasını sağlayan zeytinyağı doymamış yağlar bakımından zengindir. Zekaynın işlevini pozitif güzergahta tesirler ve çok ölçüde antioksidan kapsar. Ayrıca tip 2 diyabet ve kanser tehlikesini azaltır.

    NATÜREL BAL

    bal.jpg

    Tıpta beş bin seneden fazla vakittir kullanılan bal, bir hayli sıhhat problemi için natürel bir iyileştirme ilacı olarak biliniyor. Antiseptik, antioksidan ve antibakteriyel özelliklere sahip olan balı beslenme listenize kesinlikle ekleyin.

    SARIMSAK

    sarimsak-faydalari.jpg

    Çağın hastalığı olarak öğrenilen alzheimer tehlikesini sarımsak ile düşürebilirsiniz. Bunun dışında kalp yetmezliği tehlikesini ve bedene detoks tesiri yaratan sarımsak, mutfağınızın bırakılmaz yiyeceklerinden biri olmalıdır.

    ÇİKOLATA

    cikolata.jpg

    Her şeyin aşırısı hasarlı olduğu gibi çikolatanın da aşırısı sıhhatimiz açısından zararlar taşıyor.Ancak doğru çikolata tüketimi, kolesterol seviyesini düşürüyor, zekayı kuvvetlendiriyor ve stresi eksiltmeye destekçi oluyor.

    TARÇIN

    tarcin.jpg

    Tarçın yalnızca lezzeti ile tanınmaz, aynı zamanada güçlü tıbbi özelliklere sahiptir. Kanser, kalp hastalıkları ve bakteriyel enfeksiyonlarla baş etmede birebirdir. Ayrıca HIV virüsü ile gayrette destekçi olur.

    • Like 1
    • Thanks 3

  8. Yeşil Domates ile Varisli Damarlardan Kurtulmak

    varis-domates-880x320.jpg

    Yeşil domatesle varis tedavisi

    Birkaç yeşil domatesi yıkayın ve ardından dilimlere ayırın.

    Varisli damarların üzerine domates dilimlerini yerleştirin. Domatesleri sabitlemek için bir bandaj ile sarın.

    Deride karıncalanma hissedene kadar domatesleri damarların üzerinde tutmaya devam edin. Domatesleri çıkarın ve damarları soğuk suyla yıkayın. Bu işlemi günde birkaç defa tekrarlayın.

    İki günün ardından venöz düğümler kaybolmaya başlar, damarlardaki şişme ve ağrı ortadan kalkar.

    Bu işlemi 7 gün süreyle tekrarlayabilirsiniz.

    Yeşil domates dışında, olgunlaşmış kırmızı domates de, varisli damarların kaybolmasına yardımcı olabilir.

    Olgun kırmızı domatesle varis tedavisi

    Bu prosedür de bir önceki ile benzerdir. Olgunlaşmış domatesleri yıkayın ve dilimler halinde kesin. Ağrılı damarlara koyduğunuz domates dilimlerini ara sıra değiştirerek 3-4 saat boyunca damarların üzerinde tutun.

    Bu işlemi akşam saatlerinde yapmanız daha iyi sonuç verecektir.

    Domates iyileştirici özelliklere sahiptir, çünkü içinde aspirine benzeyen özellikte bir madde vardır.

    Bu asit, kanı seyrelten bir antikoagülan olarak düşünülür. Buna ek olarak, domates, kan damarı duvarlarını güçlendiren flavanoidlere sahiptir.

    • Thanks 1
×
×
  • Create New...