Jump to content

Renan

Admin
  • Content Count

    67,573
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    260

Posts posted by Renan


  1. Kışı hiç hasta olmadan atlatabilirsiniz! Bu önerilere kulak verin

    kıÅı hasta olmadan atlatın ile ilgili görsel sonucu

    SIKI HAZIRLANIN, KIŞI HASTALIKSIZ ATLATIN

    Soğuklar iyiden iyiye yüzünü gösterdi. Kışı rahat ve sağlıklı geçirmek için doğru beslenmek doğayla iç içe, uyum içinde yaşamak önem taşıyor. Bazı püf noktalarına uyarak sonbahar ve kışı mevsimini sağlıkla geçirmek mümkün. Yrd. Doç. Dr. Eren Eroğlu sağlıklı bir kış için neler yapılabileceğini anlattı.

    AŞI YAPTIRIN

    Geçtiğimiz yıllarda görülen domuz gribi tehdidi, abartılmış endişe ve aşılama kampanyaları ne yazık ki aşı bilincine büyük sekte vurdu. Grip aşıları sihirli değnek değil ama gripten korunmanın da tek gerçek yolu. Hastalık kapıya dayanman önce yapılacak aşının fayda etme olasılığı yüksek.

    RENGARENK BESLENİN

    Sebzeler ne kadar renkliyse besin değerleri de o kadar yüksektir. Değişik günleri değişik renklere ayırın, bir gün sarı renklileri yiyin (greyfurt, bal kabağı, mısır, elma) bir gün koyu yeşilleri tercih edin (brokoli, pırasa, kara lahana) kırmızı ve moru da ihmal etmeyin.

    YOĞURDU BOL TÜKETİN, ÇÜNKÜ YOĞURT;

    -İçindeki bol kalsiyumla kemik erimesini önler

    -Yüksek tansiyon riskini azaltır

    -Kolit ve kabızlığa iyi gelir

    -Vajinal akıntı ve enfeksiyonları engeller

    MEVSİMİNE GÖRE BESLENİN

    Günümüzde trend organik beslenmek olsa da, her şeyi mevsiminde yemek ve kendi bölgenizde yetişenleri tüketmek de tercih sebebi olmalı. Bir gıdanın üretiminden sofraya gelmesine kadar geçen süre taşıdığı besinlerin kaybolmaması açısından önemli. En iyisi yerel üretilen organik gıdaları tüketmek.

    ABUR CUBURDAN KAÇININ

    Yemek sonrası masa başında sohbet ederken ya da televizyon seyrederken farkında olmadan atıştırmanın zararları oldukça fazla. Bunun önüne geçmek için

    -Ağzınıza sakız ya da naneli kalorisiz şeker atın

    -Kalkıp dişinizi fırçalayın

    -Ne yiyecekseniz inceleyin ve düşünün

    -Elinize bir bardak çay ya da su alarak meşgul olun.

    KIŞIN YIPRANAN CİLDİNİZE ÖZEN GÖSTERİN

    Yaz bitip kış geldiğinde daha ne oluyor diyemeden soğuk havalar ve rüzgar bir anda cildinizi yıpratıp dudaklarınızı çatlatabilir. Dirsekleriniz kurumuş kaşınıyor ya da yüzünüzdeki T bölgesi içler acısı ise alacağınız kış önlemleri gülüşünüzü tekrar kazanmanıza yardımcı olacak.

    BANYO ZAMANINIZI KISALTIN

    Sıcak buharlı bir banyo ağrıyan kaslarınıza birebir gelebilir fakat aynı hızla cildinizin nemini de alıp götürür. Sıcak su soğuk ya da ılık suya oranla cildin koruyucu doğal yağını daha hızlı çıkararak buna sebep olur. Çözüm banyo zamanını kısaltıp sıcak yerine ılık suyla yıkanmakta. Kurulanırken de kendinizi havluyla ovalayarak değil vücudunuza bastırarak kurutun.

    NEMLENDİRİCİ KULLANIN

    Kuru bir ciltle baş etmenin en etkili yolu nemlendirici kullanmak. Cildiniz yağlı olsa bile nemlendirici kullanmak faydalı, sadece cildin gözeneklerini tıkamayacak birini seçmek gerekir.

    KIŞIN DA GÜNEŞTEN KORUNMAK GEREKLİ

    Güneşin zararlı ışınlarının yüzde 80'i ince bulutlardan, sisten geçer ve dünyaya ulaşır. Bu nedenle güneşin kırışıklık yapma, benlere sebep olma ve cilt kanseri gibi zararlı etkilerinden korunmak için kışın da 15 ve üzeri güneş koruma faktörlerini kullanmak faydalı.

    • Thanks 1

  2. Turşu Suyunun Daha Önce Hiç Duymadığınız Kullanım Alanları...

    Hemen hemen evinde turşu bulunur. Peki, turşuyu yedikten sonra kalan turşu suyunu atanlardan mısınız? Cevabınız evetse birazdan vereceğimiz bilgilerden sonra turşu suyunu bir daha asla atmayacaksınız.

    SİVRİSİNEK ISIRIKLARINA İYİ GELİR 

    Sivrisinek ısırıklarının kaşıntısı her zaman dayanılmaz olmuştur. Sizde aynı fikirdeyseniz bir miktar turşu suyunu pamuğa batırın. Daha sonra kaşınan bölgeye belli aralıklarla bandırarak uygulayın. Bir süre sonra kaşıntı ve kızarıklığın azaldığını fark edeceksiniz.

    KAS TUTULMALARINA İYİ GELİR

    Turşu suyunda bol miktarda sodyum ve potasyum bulunur. Yapılan araştırmalara göre spordan bir saat önce içilen turşu suyu kas ve kramp sorunlarını büyük ölçüde azaltıyor.

    BAKIR EŞYALARI PARTALMAYA YARDIMCI OLUR 

    Herkesin evinde muhakkak bir tane de olsa bakır eşya bulunur. Bakır eşyalar genellikle çok çabuk kararma yapar. Bu durumun önüne geçebilmek için bakır eşyalarınızı turşusuyuyla silebilirsiniz. Kullanmadığınız bir havluya az miktarda turşu suyu dökün ve bakır eşyanızı havluyla silin. Kısa zamanda parladığını göreceksiniz.

    MİDE EKŞİMESİNE İYİ GELİR 

    Mide ekşime problemini sık sık yaşıyorsanız bir miktar turşu suyu ile balı karıştırın. Mide ekşimesinden eser kalmayacak.

    YABANİ OTLARI ÖLDÜRÜR

    Turşu suyu, yabani otları öldürmekte bir numaradır. İstenmeyen otların üzerine turşu suyu dökün. Bir süre sonra kaybolduklarını ve bir daha çıkmayacaklarını görürsünüz.

    GÜNEŞ YANIKLARINI GEÇİRİR

    Turşu suyunun tuzlu olması sizi kesinlikle yanıltmasın. Turşu suyundaki mineraller güneş yanıklarına iyi gelerek yanma hissinizi kısa sürede azaltacaktır. Yanık olan bölgeye bir miktar turşu suyu sürün ve sonucu kendi gözlerinizle görün.

    FARANJİTE İYİ GELİR

    Turşu suyunda yer alan sirke en az antibiyotik şurupları kadar etkilidir. Faranjitin verdiği zararlardan kısa sürede kurtulmak istiyorsanız bir bardak turşu suyu size şifa olacaktır.

    • Like 1
    • Thanks 1

  3. 51 yıl önce donduruldu! Hala canlanmayı bekliyor

    51 yıl önce donduruldu! Halen canlanmayı bekliyor!

    Yakalandığı amansız hastalığın pençesinden kurtulabilmesinin bir yolu yoktu. Aslına bakarsanız hala yok.

    Böbreklerindeki kanser nedeniyle 1967 yılında 73 yaşında iken kendi rızası ile yasal olarak tüm vücudunu dondurtan James Bedford, tedavinin mümkün olduğu bir gelecekte yeniden canlandırılacak.

    Resmi kayıtlara göre ölü olarak kabul edilen Bedford, tıbben tam olarak ölü sayılmıyor. Cyro tüpünde tüm organları dondurulmuş bir şekilde canlanmayı bekliyor.

    50 yıldır tüm organlar donmuş halde bekliyor ve herhangi bir bozulma yaşanmadı.

    51-yil-once-donduruldu-hala-canlanmayi-bekliyor--1919800.jpg

    Kendilerini dondurmuş insanların, dokusal zarara uğramadan çözülmesinin bir çaresi keşfedildiğinde, tekrar hayata döndürülecek. Ancak bilim o seviyeye henüz ulaşamadı.

    Ölümcül hastalığa yakalanmış olan zengin insanlar, yaşadıkları dönemde yakalandıkları hastalığa bir çare bulunamamışsa kendilerini dondurarak, tedavi bulunan gelecekte yeniden canlandırılmayı istiyorlar.

    Aralarında 15 Türk'ün de bulunduğu 250'den fazla kişi yeniden canlandırılmayı bekliyor. Bedford bu tür bir işlemi uygulayan ilk kişi olarak tarihe geçmeyi başardı.

    Kan donduğunda içindeki buz kristalleşip organlara zarar vereceği için vücuttan tüm kan çıkarılıyor ve katı karbondioksit ya da sıvı azot kullanılarak -180 dereceye kadar soğutuluyor.

     

    • Thanks 1

  4. Çalınan Facebook hesaplarını internetten satışa çıkardılar!

    facebook ile ilgili görsel sonucu

    Facebook 25 Eylül 2018’de büyük bir saldırıya uğramış ve 50 milyona yakın kullanıcının hesapları çalınmıştı.

    Çalınan hesapların illegal veriler ve ürünlerin bulunduğu deep web üzerinden tanesi 3-12 ABD doları fiyatı arasında satışa sunulduğu belirtildi.

    Hesaplar dijital para birimi bitcoin ve bitcoin cash ile satılıyor. Çalınan verilerin ise yaklaşık toplam değerinin ise 150-600 milyon dolar olabileceği ifade ediliyor.

    Çalınan hesapların değerinin yüksek olmasının sebebi ise, kullanıcıların her turlu fotoğraf, yazışma, Messenger görüşmeleri ve Fecebook ile bağlantılı yaptığı diğer işlemlere ait hesap bilgilerinin bir arada sunulması.

    Uzmanlar çalınan bilgilerin kişisel olduğu ve bu bilgilerin suçlular tarafından sahte hesaplar yaratılması veya Facebook kullanıcılarına şantaj için kullanabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

    Ayrıca verinin yüksek rakamlardan alıcı bulmasının diğer siber suçluları bu alana çekeceği ve önümüzdeki günlerde benzer saldırıların artabileceği konusunda endişe ediliyor.

    Büyük legal ticaret siteleri gibi ürün sağlayıcının güvenliğini deep web’de ölçen Dream Market’e göre çalınan hesapların sunulduğu kaynak oldukça güven verici.

    Facebook, yapılan saldırının kimler tarafından yapıldığını ve merkezinin henüz belirlenemediğini açıklarken hesapların dark web üzerinden satışa sunulması ile ilgili bir bilgi vermedi. Facebook’un Başkan Yardımcısı Guy Rosen yaptığı açıklamada, “Detayları anlamak için çok çalışıyoruz, daha fazla bilgi sahibi olduğumuzda bunu duyuracağız” dedi.

    Avrupa Birliği genel veri koruma kanunlarına göre Facebook eğer kullanıcılarını korumak için yeterince çaba göstermemişse tüm dünyadaki yıllık gelirinin yüzde dördü kadar cezaya çarptırılabilir. Bu rakam yaklaşık 1,6 milyar dolara tekabül ediyor.


  5. Hangi Besinde Kap Küp Şeker Var?

    Çaya ya da kahveye şeker atmaktan vazgeçtik diyelim.

    Peki, muz, çikolata, kahve, mısır gevreği gibi besinlerde ne kadar şeker olduğunu biliyor musunuz?

    Şeker hangi besinde ne kadar bulunuyor?

    İşte o sorunun cevabı…

    1 ADET ÇİKOLATA: 6,5 küp şeker

    MUZ: 3,5 küp şeker

    MAKARNA SOSU: 6 küp şeker

    ÇİKOLATALI BİSKÜVİ : 1 küp şeker

    ELMA: 4,5 küp şeker

    AÇMA: 1,5 küp şeker

    DOMATES SUYU: 5 küp şeker

    KREMALI KAHVE: 9,5 küp şeker

    PORTAKAL SUYU: 10 küp şeker

    KAHVALTILIK MISIR GEVREĞİ: 2 küp şeker

    MEYVELİ YOĞURT: 2,5 küp şeker

    MİLKSHAKE: 12 küp şeker

    ACI SOS: 5 küp şeker

    MANGO: 9 küp şeker

    HAVUÇ: 1 küp şeker

     

    • Thanks 1

  6. Hangi hastalığa hangi meyve suyu iyi geliyor ?

    meyve suları ile ilgili görsel sonucu

    Meyve sularının sağlıklı bir diyette özel bir yeri olduğunu kaydeden Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, meyve sularının özelliklerini ve sağlığa yararlarını anlattı ve "Sofranızdan meyve suyunu eksik etmeyin" dedi.

    PORTAKAL SUYU

    Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacını karşılıyor. Potasyum, folat, B1, B2, B6 vitaminleri ve çeşitli mineralleri içeren portakal suyunun, kanser hücrelerinin gelişimini önlediği ve kılcal damarları güçlendirdiği biliniyor.

    KAYISI SUYU

    Bir bardak kayısı suyu günlük A vitamini gereksiniminin 1/3'ünü karşılayacak değere sahip. Kayısıda bulunan diyet posası sadece kabızlık değil, hassas bağırsak hastalığı, apandisit, hemoroid, diş hastalıkları, şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve kolon kanseri gibi hastalıkların oluşum riskini azaltıyor, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlıyor.

    ÜZÜM SUYU

    Üzüm suyu A, B ve C vitaminlerinden zengin olmasının yanı sıra bol miktarda potasyum ve demir içeriyor. Güçlü antioksidan özelliği sayesinde vücutta oluşan serbest radikallerle savaşarak, hücrelerdeki yıpranmışlığı azaltıyor ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor.

    ŞEFTALİ SUYU

    Şeftali suyu A ve C vitaminin yanında güçlü bir antioksidan ve A vitamini aktivitesi gösteren beta karoten bakımından zengin bir içecektir. İçerdiği diyet lifleri ve antioksidan maddeler, kalp damar sağlığının korunmasında ve kanserden korunmada etkili.

    NAR SUYU

    Kolesterol ve şekeri dengeleyerek kalp sağlığını koruyan nar suyu kanser hücrelerinin gelişmesini de engelliyor. Ayrıca bağırsak parazitlerini de düşürmede etkilidir. 

    VİŞNE SUYU

    Ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunur. Kandaki asitleşmeyi de temizleyen vişne suyu mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını da sağlar. 

    VİŞNE SUYU

    Ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunur. Kandaki asitleşmeyi de temizleyen vişne suyu mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını da sağlar. 

     

    • Thanks 1

  7. Buharını solumak yetiyor! Sigaranın verdiği zararı kısa sürede yok ediyor.

    ekinezya ile ilgili görsel sonucu

    BU MUCİZEVİ BESİNLER AKCİĞERİ TEMİZLİYOR

    Akciğer, yaşamsal faaliyetlerimizi devam ettirebilmemiz için en önemli organlarımızdandır. Akciğer rahatsızlıkları günümüzde hava kirliliği ve sigara kullanımıyla büyük ölçüde yaygınlaşmıştır. Astım hastaları ve sigarayı bırakanların yaşam kalitesini arttıracak ve akciğerleri kısa sürede temizleyecek mucizevi besinleri sizler için derledik.

    EKİNEZYA:

    Soğuk algınlığı ve öksürük tedavisinde kullanılır. Bitkinin kökleri çeşitli akciğer enfeksiyonlarında yardımcıdır.

    OKALİPTÜS:

    Okaliptüs doğal bir antibiyotik olmasının yanı sıra içinde yağlar barındırır. Bu uçucu yağlar, akciğerenfeksiyonlarına iyi gelir, kan basıncını arttırarak kanın çoğalmasını sağlar.

    Öksürük şuruplarında, boğaz pastillerinde bu kimyasal yağ kullanılır. Taze okaliptüs çayı bronşit ve sinüzite iyi gelir. Buharını solumak öksürük ve bronşite iyi gelir.

    KEÇİBOYNUZU:

    Özellikle sigara içenler için keçiboynuzu çok faydalıdır.

    5 adet keçiboynuzu 1 litre suda kaynatılır ve aç karna içilirse sigaranın verdiği zararı düzeltmeye yardımcı olur.

    SARIMSAK:

    Sarımsak kuvetli bir antioksidan olmasının yanı sıra, içinde bol miktarda bulunana alisin kimyasalı ile akciğerleri temizler.

    ZENCEFİL:

    Çok kuvetli bir antioksidan olan zencefil, akciğerleri temizlemektedir.

    Çeşitli toksinleri, mukusu ve istenmeyen parçacıkları akciğerlerden atmaya yardımcıdır. Bu nedenle zencefil çayı veya zencefili direk olarak yiyebilirsiniz.

    EBEGÜMECİ:

    Kaynar suda 1 miktar ebegümeci kaynatılır ve 5-6 saat sonra aç karına 1 bardak içilir. Bu uygulama ile, akciğerlerde ki sigara etkileri yavaşlatılır. Ebegümeci, ayrıca balgam attırır, akciğer kanserini engeller.

    Sigaranın zarar vermediği organımız yok. Sigara maalesef tüm organları etkileyerek, çeşitli hastalıklara zemin hazırlar. Kanser başta olmak üzere, KOAH, kalp hastalıkları, cinsel isteksizlik gibi pek çok hastalığa zemin hazırlar... Uzmanlar, sigarayı bırakmanız konusunda hemfikir, siz de sigarayı bırakmaya karar verdiğiniz bu süreçte vücudu nikotinden temizleyen besinler tüketebilirsiniz

    Kivi: Nikotini vücuttan atmanızı sağlar.

    Su: vücuttaki nikotinlerin atılmasında çok önemli bir rol oynar. Eğer vücudunuz susuz kalırsa hücrelerin yenilenmesi ve nikotinin etkilerinin azaltılması zorlaşır.

    Zencefil: Akciğerlerin temizlenmesine olanak sağlar ve sigara içme isteğini azaltır.

    Havuç suyu: Eğer siz bir tiryakiyseniz nikotinin vücudunuzda 3 gün kaldığını bilmelisiniz. Ancak nikotinin zararlı etkilerine karşı havuç suyu içebilirsiniz.

    Havuç suyu, sigaranın erkenden yaşlanmasına neden olan cildin kendini yenilemesini ve nikotinden arınmasını sağlar.

    Isırgan: Bol miktarda demir ve dezenfektan özellik gösteren madde içerir. Isırgan otu sayesinde vücudunuzda biriken nikotinden kurtulabilirsiniz.

    BUNLAR DA SİGARA İSTEĞİNİ AZALTAN BESİNLER

    Ebegümeci

    Ispanak

    Elma

    Muz

    Domates

    Keçiboynuzu

    Sarımsak

    Ekinezya

    Yulaf Ezmesi

    Portakal

    • Like 1
    • Thanks 2

  8. İbn-i Sina’nın mucizevi karışımı kanseri yeniyor!

    Ä°bn-i Sinaânın mucizevi karıÅımı kanseri yeniyor!

    Ünlü tıp bilimcisi İbn-i Sina'dan mucizevi tarif. Önemli sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılan ve hala geçerliliğini koruyan bu tarifi sizler de basit bir biçimde hazırlayabilirsiniz. İbn-i Sina'nın mucizevi karışımını Dr. Muammer Yıldız derledi. İşte o mucizevi karışım…

    İbn-i Sina'dan insanlık için mucizevi karışım tarifi önemli sağlık sorunlarınıza iyi gelecek. Birçok sağlık sorununun tedavisinde önemli bir rol oynayan bu karışım nasıl hazırlanır, gelin birlikte bakalım.

    Malzemeler

    250 gram kuru incir
    1 litre zeytinyağı

    Nasıl yapılır?

    Öncelikle incirleri yıkayın, süzün ve kuşbaşı olacak biçimde doğrayın. İncirleri zeytinyağlı kavanozun içine alın ve ağzını kapatın. Bu kavanozu 5 gün boyunca karanlık bir yerde muhafaza edin ve bu sürenin sonunda sabah,akşam olacak biçimde günde iki kere tüketin.

    Peki, incir karışımı ne işe yarıyor? Astım gibi solunum yolu hastalıklarınız varsa incir karışımı ile sorununuzu çözmeniz mümkün olacak.

    İbn-i Sina'nın önerdiği incir karışımının en önemli etkisi ise kanseri önlemesi. Kanser oluşumunu önleyen incir karışımını düzenli bir biçimde tüketerek etkilerinden faydalanabilirsiniz.

    Vücuttaki zararlı maddeleri etkisiz hale getiriyor!

    Ölçülü tüketildiğinde incirin sağlığa olan faydası saymakla bitmiyor. İşte Dr. Muammer Yıldız'ın anlatımı ile faydaları ve zararları ile incir hakkında bilmeniz gerekenler...

    Günümüzde tezgahlarda artık her daim her meyve sebzeye ulaşmak mümkün. Oysa sağlıklı olan, her meyve sebzeyi kendi mevsiminde tüketmek; tabi bir de ölçüye dikkat etmek. İşte, sonbaharın lezzetli meyvelerinden biri olan, kışın kurusunu yediğimiz inciri, dalından koparıp yemek için tam zamanı!

    Zira bölgesine ve türüne göre haziran ayıyla birlikte hasadı başlayan bu doğal lezzet, ekim aylarında son demlerini yaşıyor.

    BAĞIRSAK HAREKETLİLİĞİNİ ARTIRIYOR

    Günümüzde yoğun koşuşturmaca nedeniyle sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve düşük lif tüketimi kabızlığa zemin hazırlıyor. Bir kişinin günlük 25-30 gram lif alması gerekirken, incir lif içeriği sayesinde bağırsak hareketliliğini artırıyor. 1 orta boy incirde yaklaşık 1 gram lif bulunuyor. İncirle birlikte 1-2 bardak su içilmesi bağırsak hareketliliğini daha da artırmaya fayda sağlıyor.

    BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR

    Özellikle yaz aylarından sonbahara geçişle birlikte bağışıklık sistemi zayıflarken, kararında incir tüketimi ise güçlü antioksidan özelliğiyle vücudun direncini güçlendiriyor. A, E ve K gibi birçok vitamin açısından da zengin olan incirin, antioksidan kapasitesi özellikle koyu renkli olanlarda çok daha yüksek miktarda bulunuyor.

    KEMİKLERİ BESLİYOR

    2 adet orta boy incirde yaklaşık 1 bardak sütteki kadar kalsiyum bulunuyor. Kalsiyum ve magnezyum içeriği sayesinde kemikleri besliyor. Özellikle koyu renkli incirlerde kalsiyum içeriği daha yüksek seviyede bulunuyor.

    MEME KANSERİ RİSKİNİ AZALTIYOR

    Yapılan bilimsel çalışmalar, menopoz sonrası dönemde meyve içerikli yüksek lif tüketiminin kadınlarda meme kanseri görülme riskinin daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. Günde 1 porsiyon meyve tercihinizi 1 adet incirden yana kullanarak meme kanserine yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz. İncir, içeriğinde aynı zamanda bulundurduğu benzaldehit sayesinde de kansere karşı koruyucu ve önleyici etki sağlıyor.

    KALBİ KORUYOR

    İncir kan basıncının dengelenmesini sağlayan potasyum açısından zengin bir meyvedir. Düzenli meyve ve sebze tüketemeyen, işlenmiş gıda ve et tüketimi yüksek kardiyak riskli kişilerde günlük sodyum tüketimi de artar ve potasyum eksikliği görülür. Diyabet hastalığınız yoksa günde düzenli 1 adet incir tüketmeniz kan basıncınızı da dengeleyerek kalbinizi korumaya destek olacaktır

    Öte yandan vücutta kimyevi reaksiyonlar neticesinde oluşan veya dışarıdan alınan zararlı maddeleri etkisiz hale getirerek, hücrelerin tahrip olmasını engelleyen antioksidan bakımından son derece zengin olan kuru incirin ayrıca vücutta üretilemeyen ve kolesterolün düşürülmesinde, özellikle kalp, beyin ve sinir sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışması açısından çok önemli bir yere sahip omega-3 ve omega-6 adlı yağ asitlerini içerdiği ifade edildi.

    KOLESTEROL SEVİYESİNİN DÜŞÜRÜLMESİNE FAYDALI

    Fiziki ve zihni zorlanmayı ortadan kaldıran incirin vücuda enerji ve güç sağladığı, astım, öksürük ve soğuk algınlığı gibi durumlarda tedavi edici özellik taşıdığı dile getirildi. Ayrıca kabızlığı gideren incirin bağırsaklardan toksin maddelerinin atılmasına, kandaki kolesterol seviyesinin düşürülmesine faydalı olduğu da açıklandı.

    NE KADAR TÜKETMELİ?

    Şeker içeriğinin yüksek olması ve kandaki şekeri aniden nedeniyle özellikle diyabet hastaları taze veya kuru inciri kesinlikle tercih etmemeliler. Eğer tüketilecekse de 1 adet incirden fazla yememeliler. Sağlıklı kişilerin de porsiyonda kontrolü elden bırakmaması gerekiyor. 1 porsiyon meyve yerine 2 orta boy incir tercih edilebilir. Ancak eğer tazeliğine aldanır yüksek miktarda tüketirseniz çok yüksek miktarda şeker aldınız demektir. Bu da bir sonraki öğüne kadar daha çabuk acıkmanıza neden olurken, 100 gram incir (yaklaşık 2 küçük boy incir) 80 kalori, 20 gram da karbonhidrat içerdiğinden, fazla tüketimi diyabet hastalığına yol açabiliyor.

     

    • Like 1
    • Thanks 1

  9. Bu besinleri tüketenlerin saçları daha güçlü!

    Ä°lgili resim

    Günlük 50-200 tel dökülmesi normal. Ancak bundan fazla dökülme, beslenme düzeninizde bir şeylerin ters gittiğinin göstergesidir. 

    Saç, yüzümüzün en önemli aksesuarlarından biri. Kozmetik firmaları, tip ve cinsiyete göre saç sorunları için çok detaylı ürünler pazarlıyor. Ancak saç sağlığı sadece dışarıdan bakımla olmuyor, içten bakım için de doğru beslenme şart!

    Mevsim geçişleri, hormonal faktörler ve düzensiz yaşam tarzı, saçları yıpratıyor. Son zamanlarda saçlarınız cansız, parlaklığını yitirmiş ve kırılgansa beslenmenizi gözden geçirmenizi öneririm. 

    Özellikle protein, demir ve diğer besin öğelerinden oluşan dengeli beslenme programıyla, saçlarınızı ışıltılı bir görünüme kavuşturabilirsiniz.

    Saçlar, keratin proteininden oluşuyor. Cansız bir madde olduğundan, sağlıklı ve yeterli beslenme olmadan, protein veya diğer besinlerle zenginleştirilmiş sampuanlar, bakım ürünleri saçın uzamasına etki edemeyebiliyor.

    PROTEİN DESTEĞİ

    Nasıl vücudumuzda tüm sistemlerin düzenli işleyebilmesi için dengeli beslenme önemliyse aynı durum saçlarımız içinde geçerli. Saç tellerimizin büyüme fazı, 2-5 yıl sürüyor. Bu süre sonunda, saçlar yaklaşık üç aylık bir dinlenme fazına geçerek yerine yenilerinin gelmesi için dökülüyor. Eğer günlük diyetinizde yeterli protein almıyorsanız, fazla miktarda saç dökülmesi yaşayabilirsiniz. 

    Bitkisel protein kaynakları kurubaklagiller, tam tahıllar, soya veya hayvansal protein kaynakları et, tavuk, balık, süt, peynir, yoğurt ve yumurtayla rezervlerinizi doldurabilirsiniz.

    NELER YEMELİSİNİZ?

    Saç sağlığınız için sadece protein almanız yeterli değil. Bunun yanında saç ve saç derisi sağlığına katkısı olan diğer besinler demir, biotin, çinko, selenyum, bakır ve magnezyumla A, B6, C, D, E vitaminleri ihmal edilmemeli.

    SELENYUM 

    Balık, tam tahıllar, brokoli, lahana, kereviz, salatalık, soğan, turp, sarımsak, mantar, yumurta, ay çekirdeği selenyum bakımından zengin.

    D VİTAMİNİ

    En iyi kaynağı güneş olmakla birlikte uzun süre güneşe maruz kalan saçlarda da yıpranma görülebiliyor. Bu nedenle yağlı balıklar, yumurta sarısı, peynir ve süt bol tercih edilmeli.

    ÇİNKO 

    Deniz ürünleri, et, bira mayası, kuru baklagiller ve mantar çinkonun önemli kaynakları.

    A VİTAMİNİ 

    Balık, yumurta, kırmızı et, süt ve yoğurt, havuç, kayısı, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, roka, maydanoz, dereotu ve terede bulunuyor.

    E VİTAMİNİ

    Bitkisel yağlar, ay çekirdeği, yer fıstığı, yeşil yapraklı sebzeler ve kepeği ayrılmamış un, E vitamini içermeleri nedeniyle önemli.

    DEMİR 

    Kırmızı et, yumurta, kurubaklagiller, pekmez, yeşil sebzeler, domates, kuru meyveler ve yağlı tohumlar demir bakımından zengin. 

    Demir, özellikle kadınlar ve vejetaryenler için yeterli alımı oldukça önemli bir mineral. Yetersiz alımı saç kayıplarına yol açıyor.

    NİASİN 

    Tavuk, hindi, balık, mantar, buğday kepeği, yer fıstığı, ay çekirdeği, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve patates niasin açısından iyi kaynaklar.

    B6 VİTAMİNİ 

    Muz, patates, nohut, balık, tavuk, kavun, ıspanak, brokoli, kırmızı et, domates, bira mayası, ay çekirdeği ve yer fıstığında bulunuyor.

    MAGNEZYUM 

    Ay ve kabak çekirdeği, badem, kabak, brokoli, patates, fasulye, et, süt, balık, yumurta, kuru baklagiller, tam tahıllar, bira, çikolata magnezyum bakımından zengin.

    BAKIR 

    Deniz ürünleri, patates, karaciğer, kuru baklagiller, kakao, kayısı, kuru meyveler, tam tahıllar ve yağlı tohumlar bakırın iyi kaynakları.

    C VİTAMİNİ

    Kuşburnu, kivi, turunçgiller, çilek, brokoli, kırmızı ve yeşil biber, kavun, yeşil yapraklı sebzeler, domates, karnabahar ve patates önemli C vitamini kaynaklarından.

    BİOTİN 

    Yumurta sarısı, karnabahar, peynir ve yerfıstığı biotin kaynaklarından.

    • Thanks 1

  10. Çikolatayı kim buldu?

    Azteklerin acı su anlamına gelen “xocoatl” adını verdikleri kakao tozundan yaptıkları törensel bir içecekleri vardı. Meksika’nın Nahuatl diyalektlerinde “chocolatl” adını alan içeceği İspanyollar Avrupa’ya taşıdılar. Afrodizyak niteliklerine inanıldığından veya şarap bulunmadığından içilen ilk Kızılderili çikolataları biber, amber ve misk doluydu. Misyonerler bu “şeytani” karışımı değiştirip içine vanilya, şeker ve krema kattılar.

    İspanya’ya 1520’de giren çikolata Fransa’ya 1653, Ingiltere’ye 1657’de ulaştı. Çikolata Anjelik filmlerinden hatırlanacağı şekliyle, 1847’ye kadar içecek olarak kaldı ve en çok da İspanya’da sevildi.

    Katolik Kilisesı’nde 1594’te içilmeye başlanan çikolatanın oruç bozup bozmayacağı tartışması 1636’lara kadar sürdü, ama ayinlerde bile çikolata içen aristokrat kadınlarla, kendileri de çikolata bağımlısı olan papazlar, çikolata ticaretini baltalamak niyetinde değillerdi. Vergiler ve imtiyazlar nedeniyle uzun süre pahalı bir içecek olan çikolata, yüz yıl kadar İspanya’nın tekelinde kaldı. Çikolata ticareti 1700’lerin başında serbest bırakıldı, 1770’te ilk çikolata imalat firması kuruldu. Fakat aristokrat içeceği çikolata yaygınlaşana kadar, Avrupa’da aristokrasi güçten düşmüş, yeniçağın yeni alışkanlıkları çay ve kahve halka mal olmuştu.

    Çikolata Hollanda’da dönüşüme uğratılarak benimsendi; kakao yağından arındırılıp toz haline getirilerek yeni bir içecek üretildi. Kuzey ülkelerinde özellikle çocuklara yönelik kakao tüketimi benimsenirken, Hollanda’da tablet çikolata üretimi başladı. Çikolatanın bu yeni tüketim biçimine İsviçre süt karıştırarak katkıda bulundu. İsviçre’de ilk fabrika 1819’da açıldı. 1828’de kakaonun kreması keşfedildikten sonra 1848’de ilk çikolata kalıbı üretildi. Çikolatalı pasta yapabilmek için çikolata kalıplarını doğramak gerekiyordu, hatta Nestle firması 1920’lerde pastaya doğranması için özel çikolata üretmeye başladı. 1939’da piyasaya çikolata tozunun sunulmasıyla çikolatalı pasta yapmak herkes için kolaylaştı. 1929’da üç firmanın Nestle ile birleşmesinden sonra İsviçre dünyanın çikolata merkezi haline geldi.

    Nestle 1909’da çocuk maması, çikolata, yoğunlaştırılmış süt ithal eden şubesiyle Türkiye’ye girdi. 1927’de bira fabrikasını çikolata fabrikasına dönüştürerek üretime başladı. 1936’da fındıkçılık yapmak üzere Ordu’da kurulan Sağra’nın ilk çikolata fabrikası ise 1946’da açıldı.

    Çikolata Misafire kahve ve çaydan önce kolonya ve çikolata tutulduğu, şeker bayramlarının ikramı ve ziyaretlerin hediyesi çikolata 1974 krizinde büyük darbe yedi, pahalılığı nedeniyle yerini, bir ara rakip olmaya başladığı baklavaya veya şekerlemeye bıraktı.

    11 Ağustos 1992’de TSE sütlü, bitter, beyaz ve sade, çeşitli dolgulu olmak üzere çikolata standartlarını belirledi.

    • Like 1

  11. Günde bir şeftali tükettiğinizde...

    Ä°lgili resim

    Yaz aylarının en lezzetli meyvelerinden biri olan şeftali, içeriğindeki çeşitli vitamin ve mineraller açısından da adeta bir sağlık deposudur.

    Antioksidanları barındıran yapısı sayesinde birçok kanser türünden koruyucu özelliği bulunuyor. Şeftali, potasyum ve magnezyum yönünden zengin özelliği ile hamilelik sürecinde yaşanan kas kramplarının da önlenmesine yardımcı oluyor.

    Dyt. Sinem Uygun, şeftalinin faydaları hakkında bilgi verdi.

    C VİTAMİNİ İÇERİĞİ İLE GEBELİKTE ANNE VE BEBEĞE SAĞLIK VERİYOR

    Birçok temel vitamin ve mineral desteğini sağlaması nedeniyle hamilelik sürecinde şeftali tüketilmesi tavsiye edilmektedir. İçerdiği C vitamini, bebeğin kemik, diş, deri, kas ve kan damarlarının sağlıklı büyümesine yardımcı olmaktadır.

    Ayrıca hamilelik sırasında son derece kritik olan demirin emilmesine katkı sağlamaktadır. Potasyum ve magnezyum içeriği sayesinde de hamilelik sürecinde yaygın olarak görülen kas krampları ve genel yorgunluğu önlemektedir.

    KANSERDEN KORUNMADA ÖNCÜ ROL OYNUYOR

    İçerdiği antioksidanlar sayesinde Türkiye'de ve dünyada en sık görülen akciğer, kolon, meme kanserleri gibi kanser türlerinden korunmaya katkı sağlayan şeftali, sağlıklı yaşam için olmazsa olmaz besinlerden biridir.

    Aynı zamanda kansere yakalanan hastaların iyileşme süreçlerine de olumlu etki etmektedir.

    BAĞIRSAK VE BÖBREKLERİN DOSTU

    İçeriğindeki zengin lifler bakımından bağırsaklara destek olmaktadır.

    Kabızlık sıkıntısı yaşayanlar için düzenleyici bir meyvedir. Böbrek kumu ve böbrek taşı atımına da yardımcı olmaktadır.

    ZENGİN VİTAMİN VE MİNERAL İÇERİĞİYLE SAĞLIKLI YAŞAMIN ANAHTARI

    A vitamini, C vitamini, E vitamini, K vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini, B6 vitamini, folat, pantotenik asit, kalsiyum, potasyum, magnezyum, demir, manganez, fosfor, çinko, bakır, antioksidanlar ve lif bakımından oldukça zengin olan şeftali; sağlıklı, parlak ve ışıl ışıl bir cilt için de önem taşımaktadır.

    İçerdiği magnezyum sayesinde sinir sistemine fayda sağladığından depresyon etkilerini ortadan kaldırmaya yardımcı olmaktadır. Ayrıca içerdiği A ve C vitaminleri ile gözlere oldukça iyi gelmektedir.

    TÜYLÜ MEYVE FOBİSİ OLAN ÇOCUKLAR İÇİN AYNI DEĞERDE NEKTARİN

    Tüylü yapısından dolayı bazı çocukların yemeği reddettiği şeftaliye alternatif olarak nektarin önerilebilir. Nektarin, şeftaliye göre daha az tüylü, daha sert ve daha aromalıdır.

    Besin değeri açısından da şeftali ile eşdeğer sayılmaktadır. Çocukların beslenmesine gönül rahatlığıyla eklenebilir.

    BÖBREK HASTALARI TÜKETİRKEN DİKKAT ETMELİ

    Şeftali, potasyum açısından oldukça zengin bir meyve olduğundan, potasyumdan kısıtlı diyet kullanan böbrek hastalarının günde 1-2 orta boy şeftaliden fazlasını tüketmemesi önerilir.

    YAZ SICAKLARINA ÖZEL SERİNLETİCİ ŞEFTALİ İÇECEĞİ TARİFİ

    Sıcak yaz aylarında sağlıklı içecekler içerek serinlemek isteyenler için lezzetli ve pratik bir tarif:

    • 1 adet orta boy şeftali

    • 1 su bardağı hindistan cevizi sütü

    • 2 yemek kaşığı yulaf

    • 1 tatlı kaşığı bal

    •10 adet çiğ badem

    • Biraz tarçın

    Tüm malzemeler blenderdan geçirilerek serinletici ve sağlıklı bir içecek olarak tüketilebilir.

     

    • Like 1

  12. Bilim adamlarından şaşırtan açıklama! Meğer çikolata...

    çikolata ile ilgili görsel sonucu

    Bilim insanları, ayda üç çikolata bar yemenin kalp yetmezliği riskini önemli ölçüde azaltabileceğini iddia etti. Yarım milyondan fazla yetişkinin katıldığı çalışmaya göre; bir ay içinde üç tane çikolata tüketenlerde, hiç çikolata tüketmeyenlere kıyasla yüzde 23 oranında kalp yetmezliği riskinin azaldığı iddia edildi.

    AYDA ÜÇ ÇİKOLATA BAR

    Bilim insanları, ayda üç çikolata bar yemenin kalp yetmezliği riskini önemli ölçüde azaltabileceğini iddia etti. Birçok insan, mümkün olduğunca sağlıklı beslenmeye çalışıyor. Bu kapsamda da diyetlerinde şekerli yiyeceğe pek yer vermiyorlar. Ancak Münih'teki Avrupa Kardiyoloji Kongresinde sunulan bir çalışma, ayda üç adet çikolata bar tüketmenin yaşamın ilerleyen dönemlerinde kalp sorunlarının önlenmesinde kilit rol oynadığını iddia etti.

    YÜZDE 23 ORANINDA

    İngiliz gazete Independent'ta yer alan habere göre; bir grup araştırmacı, çikolatatüketiminin kalp sağlığını nasıl etkilediğini belirlemek için yarım milyondan fazla yetişkini değerlendirdi. Bir ay içinde üç tane çikolata tüketenlerde, hiç çikolata tüketmeyenlere kıyasla yüzde 23 oranında kalp yetmezliği riskinin azaldığı sonucuna vardılar. Öte yandan çalışma, aşırı derecede çikolata tüketmenin kalp yetmezliği riskini yüzde 17'lik oranda artırdığını ortaya koydu. Bu yüzden çikolata tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerektiğine dikkat çekildi.

    İYİ KOLESTEROLÜ ARTIRAN ÖNEMLİ BİR FLAVONOİD KAYNAĞI

    Araştırmanın başyazarı Chayakrit Krittanawong, çikolatanın içindeki flavonoidlerin insan sağlığı için yararlı olabileceğini açıkladı. Krittanawong, "Çikolatanın, inflamasyonu (iltihap) azaltan ve iyi kolesterolü artıran önemli bir flavonoid kaynağı olduğuna inanıyorum" diye konuştu.

    Krittanawong, sözlerini şöyle sürdürdü: "Flavonoidlerin tüketilmesi vücutta bulunan nitrik oksit düzeylerini artırabiliyor ve bu da kan akışını artırıyor. Ancak, çikolata yüksek oranda doymuş yağlara sahip olabilir" dedi.

    575 BİN 852 KİŞİ

    "Bitter çikolata tüketiminin sağlığa yararlı olduğunu söyleyebilirim" diyen Chayakrit Krittanawong, "Araştırmayı yürüten ekip, toplam 575 bin 852 kişiden oluşan araştırmaları için beş ayrı çalışma yaptı. Ancak çikolata alımı ve kalp sağlığı arasındaki bağlantıyı araştırmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu belirttiler. Bu yılın başlarında Kaliforniya'da yapılan bir çalışma, bitter çikolata yemenin stresi hafiflettiği, hafızayı iyileştirdiği ve ruh sağlığını olumlu yönde etkilediği sonucuna vardı" açıklamasında bulundu.

     

    • Like 2

  13. Kayısıyı kefirle tüketin mucizevi etkisine inanamayacaksınız!

    kayısı ile ilgili görsel sonucu

    Kayısının lifli yapısı, doğal şekeri ve düşük kalorili olması nedeniyle kilo kontrolüne yardımcı olduğunu belirten Diyetisyen Aslıhan Altuntaş, "Kayısının içinde bulunan pektin, lif ve selüloz bağırsakların çok iyi çalışmasını sağlar. Günde 3-4 adet kayısı kabızlık ve farklı sindirim sorunlarına çözüm olabilmektedir" dedi.

    Yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvelerinden kayısının sağlığa pek çok faydası bulunuyor. Lifli yapısı, doğal şekeri ve düşük kalorili olması nedeniyle kilo kontrolüne yardımcı olan kayısı, hastalıklara karşı koruyucu etki yapıyor. Diyetisyen Aslıhan Altuntaş, kayısının doğal bir lif deposu olduğunu belirterek, "Kayısı, demir zengini, besleyici, uzun süre tok tutucu bir meyve. 3-4 kayısı yaklaşık 100 gram etmektedir. Bir avuç kayısı, bir porsiyon anlamına gelmektedir. 100 gram kayısı 48-50 kalori arasındadır" diye konuştu.

    "BAĞIRSAK SAĞLIĞINIZIN DOSTU KAYISI"

    Kabızlığın her yaştan pek çok kişinin yaşam kalitesini düşürdüğünü söyleyen Diyetisyen Aslıhan Altuntaş, "Kabızlığın en doğal çözümlerinden birisi de kayısı tüketimidir. Kayısının içinde bulunan pektin, lif ve selüloz kolon sağlığını desteklemekle birlikte; bağırsakların çok iyi çalışmasını sağlamaktadır. Günde 3-4 tane kayısı tüketimi kabızlık ve farklı sindirim sorunlarına çözüm olabilmektedir. Gaz ve kabızlık sorunlarında kayısıyı komposto olarak tüketmek uygundur. Çünkü ısıyla birlikte kayısının içindeki lifler farklı bir hal almakta ve bu da kabızlığa doğrudan etki etmektedir" ifadelerini kullandı.

    "DEMİR DEPOSU KAYISI KANSIZLIĞI ÖNLÜYOR"

    Kayısının içinde bolca demir bulunduğu için kayısının anemi ve anemi kaynaklı pek çok hastalığı önlediğini de belirten Altuntaş, demir bakımından zengin olan kayısının kan oluşumunu desteklediğini ve kan akışı ve enerjisini artırdığını kaydetti.

    "GÖZ SAĞLIĞI İÇİN BETA KAROTEN ÖNEMLİ"

    Görme sorunlarına karşı A, C ve E vitaminleri açısından zengin beslenmenin önemine dikkat çeken Altuntaş, "Sarı ve turuncu meyvelerde beta karoten bulunmaktadır. Bu meyvelerden biri de kayısıdır. Çocuklarda ve ileri yaşlarda karşılaşılan görme kayıplarının önüne geçebilmenin en doğal yolu düzenli olarak kayısı yemektir. Kayısı tüketimi sayesinde gece körlüğü, katarakt ve göz dejenerasyonları önlenebilmektedir. Özellikle katarakt ameliyatı geçiren kişilere kayısı önerilmektedir" dedi.

    "KALP SAĞLIĞINA İYİ GELİYOR"

    Midede yanma ve gastrit gibi problemleri olanlara kayısı tavsiye edildiğini anlatan Altuntaş, kayısının kalp sağlığı ve kanser hastalığı üzerindeki iyileştirici etkilerini şu sözlerle anlattı:

    "Mide problemi yaşayanlar aşırı şekerli ve asitli meyveler tüketememektedir. Bu grup için kayısı tüketimi idealdir. Kayısı, potasyum ve beta karoten içeriği sayesinde kalbin dostudur. Ancak kayısı böbrek hastaları tarafından tüketilmemelidir. Protein ve mineral kısıtlaması yapılan böbrek hastaları için kayısı tüketimi uygun değildir. Vücut hücrelerinde oluşan serbest radikaller hücrelere hasar vererek onları öldürmektedir. Bunun sonrasında hücrelerin DNA'larında değişiklikler olmakta ve kanserli hücreler ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu serbest radikallerle savaşmak gerekmektedir. Kayısıda kanserle savaşacak antioksidan özellik vardır. Yapılan çalışmalarda kayısının özellikle de akciğer kanserine karşı koruyucu özelliği olduğu ortaya çıkmıştır."

    "KAYISILI İÇECEKLE SİNDİRİM SORUNUNU ÇÖZÜN"

    Kayısıyı daha etkili hale getirmenin bir yolu da kefir ya da yoğurtla tüketmek olduğunu kaydeden Altuntaş, "Kefirdeki probiyotikler ve kayısıdaki özellikle birlikte hem sağlıklı hem de lezzetli bir içecek hazırlanabilmektedir. 3 kayısı ve 4-5 bademi blenderda çekip üzerine bir su bardağı kefir ekleyip, dilerseniz buz ekleyerek tüketebilirsiniz" dedi.

     

     

    • Like 1

  14. Alındaki kırışıklıklar o hastalığa işaret!

    alında kırıÅıklık ile ilgili görsel sonucu

    Yeni araştırmalar, derin alın kırışıklıkları olan kişilerin kardiyovasküler hastalıktan ölme riskinin daha yüksek olabileceğini açıkladı. Fransız bilim insanlarının yaptığı 20 yıllık çalışmaya göre; kaşın üst kısmında yer alan kırışıklıklar, kalp rahatsızlıkları veya felç gibi olası sorunlar için kırmızı bayrak niteliğinde...

    Yeni araştırmalar, derin alın kırışıklıkları olan kişilerin kardiyovasküler hastalıktan ölme riskinin daha yüksek olabileceğini açıkladı.

    İngiliz gazete Independent'ın haberine göre; yapılan yeni bir araştırma, kardiyovasküler hastalıktan yüksek ölüm riskine bağlı olarak alında kırışıklıklar olduğunu gösterdi. Çalışmaya göre; alındaki kırışıklıklar, o kişinin kardiyovasküler hastalıktan hayatını kaybetme riskinin 10 kat daha fazla olduğunu açıkladı.

    Fransız bilim insanlarının yaptığı 20 yıllık çalışmaya göre; kaşın üst kısmında yer alan kırışıklıklar, kalp rahatsızlıkları veya felç gibi olası sorunlar için kırmızı bayrak niteliğinde...

    Çalışmanın yazarı Centre Hospitalier Universitaire de Toulouse'den Yolande Esquirol, "Çok sayıda derin kırışıklığı olanların kardiyovasküler bir rahatsızlıktan ölme olasılığı 10 kat daha fazla olabilir" açıklamasında bulundu.

    20 yıldır sağlıklı olan 32, 42, 52 ve 62 yaşlarında 3 bin 200 yetişkin analiz edildi. Bu kişilerin alnındaki kırışıklıkların sayısına ve derinliğine bağlı olarak puan verildi.

    Sıfır, cildin tamamen pürüzsüz olduğu, üç ise ciltte çok sayıda derin kırışıklık olduğu anlamına geliyordu.

    Yüksek puan alan kişilerin kardiyovasküler hastalıktan ölme riskinin biraz daha yüksek olduğunu tespit ettiler. Öyle ki, iki ve üç puan alanların, sıfır puan alanlara göre ölüm risklerinin 10 kat daha fazla olduğunu buldular.

    Esquirol, "Kırışıklık skorunuz ne kadar yüksek olursa kardiyovasküler ölüm riskiniz de o kadar artar" diye konuştu.

     

    • Like 1

  15. Börülce Damarlardaki O Birikintiyi Temizliyor!

    Damarlardaki o birikintiyi temizliyor!

    Börülce fasulyeye benzeyen ve göbeği koyu renkli olan bitkidir. Börülce protein ve C vitamini zenginidir. Nişasta ve azot da içermektedir. Börülcenin taze fasulye gibi yemeği yapılabildiği gibi salatası da yapılmaktadır. Börülcenin faydaları şu şekilde sıralanmaktadır:

    İçeriğinde bulunan bol C vitamini, bitkisel proteinler, azot ve nişasta ilşe sağlıkaçısından son derece yararlıdır. Görümün olarak fasulyeye benzemesinin yanı sıra haif tatlımsı bir tadı vardır.

    KOLESTEROLÜ AZALTIYOR

    Börülce çözülebilir lif yapısına sahip olduğu için kolesterolü azaltır. Börülce sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olur ve kabızlığı önleyici etkisi vardır. Yüksek lifli olan besinler tokluk hissi vermektedir ve bu sayede kişinin kilo almasına engel olabilir.

    KANDAKİ ŞEKER ORANINI KORUYOR

    Börülce yüksek tansiyonu olan kişiler için yararladır. Aynı zamanda kalp hastalığı riskini de azalttığı belirtilen börülce şeker hastaları için de tüketilmesi gereken besinler arasındadır. Börülce kandaki şeker oranını koruyucu bir besindir.

    KANSER ÖNLEYİCİ

    Börülcede A vitamini bulunmaktadır. Görme duyularının daha iyi çalışmasına yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi ile birlikte kanser önleyici özellikleri de bulunmaktadır. Günlük ihtiyaç olan A vitamini bir bardak börülce miktarındadır.

    KANSIZLIĞA İYİ GELİYOR

    Börülce diğer tüm fasulyeler gibi demir bakımından zengin bir besindir. Kişiler sağlıklı beslenmedikleri zaman demir eksikliği nedeni ile anemi olabilir. Bununla birlikte stres ve sinir de oluşabilmektedir. Börülce kansızlığı iyi gelen bir besindir. Aynı zamanda kandaki yüksek kolesterolü düşürücü de etkisi vardır.

    HÜCRE YENİLENMESİNDE GEREKLİ

    Börülce çinko açısından oldukça zengin bir besindir. Bu özelliği ile yaraların iyileşmesi ve hücrelerin yenilenmesi için gereklidir.

    • Like 1

  16. Her gece aynı saatte uyanıyorsanız bir nedeni var

    Geleneksel Çin Tıbbı'na göre, kronik uyku bozuklukları genellikle vücudunuzdaki enerji akışının bozulmasından kaynaklanan Yin-Yang dengesizliğinden kaynaklanıyor. Bu enerjiye Qi (Chi) denir ve dünyanın her yerinde olduğuna inanılır. Fiziksel olarak iyi durumda olduğunuzda, Qi vücudunuzda serbestçe akıyor, ancak sağlık problemleriniz varsa, gece boyunca sizi uyandırabilecek bir iç organda muhtemelen bir Qi tıkanıklığı var anlamına geliyor.

    İşte geleneksel Çin tıbbına göre vücudumuzun çalışma şekli ve her gece aynı saatte uyanmamızın nedeni...

    Çin Meridyen Saati nedir?

    Geleneksel Çin Tıbbı'na göre her biri bedenin akışından sorumlu 12 ana meridyen mevcuttur. Herhangi birinin üzerindeki tıkanıklık ya da kopukluk bağlantılı olduğu organ ile alakalı fiziksel ya da zihinsel hastalıklara neden olur.
    Meridyen hatları boyunca akupunktur ya da masaj yaptırılabilir. Ancak bunlar teknik bilgidir ve tecrübeli bir meridyen uzmanı ile çalışabilir. Ya da siz her fırsat bulduğunuzda bedeninizde ellerinizi dolaştırıp, acı hissettiğiniz noktada durup, orayı ovuşturabilirsiniz.

    1

    Vücudunuzun sistemlerine 2 saat Qi şarj süresi verilirken bu döngü genellikle 24 saat sürer. Geceleri vücudumuzu yeniden şarj etmek için Qi içe doğru çekilir. Yani eğer uykunuz her zaman belirli bir zamanda bozulursa, muhtemelen
    organ sistemlerinizden birinde bir dengesizlik vardır, çünkü enerji içinden geçemez, bu da sizi uyandırır.

    Meridyenleri, bedeniniz üzerinde görünmez boru hatları olarak düşünebilirsiniz. Geleneksel Çin Tıbbı'na göre her biri bedenin akışından sorumlu 12 ana meridyen mevcuttur. Herhangi birinin üzerindeki tıkanıklık ya da kopukluk bağlantılı olduğu organ ile alakalı fiziksel ya da zihinsel hastalıklara neden olur.

    Hangi meridyenin hangi saatlerde aktif olduğu organ alakası, olası hastalık belirtileri, duygusunun ne olduğunu yaklaşık olarak sıralanmıştır:

    21: 00-23: 00 - Tiroid

    2

    Uykunun ilk aşamalarında, endokrin sistemimiz kendini yeniden dengelemekte ve kan damarlarımız daha aktif hale gelmektedir. Bu bağışıklık sistemi, tiroid, böbreküstü bezleri veya metabolizma ile ilişkili herhangi bir sağlık probleminin sizi uyanık tutabileceği anlamına gelir.Bu süre zarfında uykuya dalma güçlüğü de gün boyunca aşırı stres ve endişe belirtisi olabilir. Bu aşamada uykunuzun kalitesini arttırmak için meditasyon yapabilir, yatmadan yoga yapabilir veya ardı ardına kas gerginliği ve gevşeme egzersizleri yapabilirsiniz.

    23: 00-01: 00 - Safra kesesi

    3

    Safra keseniz, gün içinde tükettiğiniz tüm yağları parçalamak için sindirim ve emilim için gerekli olan safra üretir. Bu süre içinde uyanmak, muhtemelen safra taşlarına sahip olmanız veya yağ alımını ayarlamanız ve daha sağlıklı yağlar almanız gerektiği anlamına gelebilir. Safra kesesi de duygudal hayal kırıklığı, zayıf benlik saygısı, acı ve kızgınlıkla ilişkilidir. Uykuya geri dönmek için kendinizi koşulsuz kabullenmeniz gerekir.
    Bu meridyendeki tıkanıklık şakaklarda ağrı, boyunda ağrı ve tutukluk , omuz ve kasıklarda ağrı, diz sorunları, kalçada ağrı gibi sorunlar yaratabilir.

    01: 00-03: 00 - Karaciğer

    4

    Bu süre zarfında vücudunuz kendini temizler, atık maddeleri kan ve diğer dokulardan temizler, bu yüzden gecenin bu bölümünde uyanmak, karaciğerinizle uğraşmak için çok fazla toksin anlamına gelebilir. İşlevlerini doğru bir şekilde yerine getirmesine yardımcı olmak için, daha çok su içmeye çalışın. Alkol ve kafeini azaltın. Uykunuzu normale döndürmek istiyorsanız öfke, hayal kırıklığı, suçluluk gibi olumsuz duygulardan arınmanız gerekir.

    03: 00-05: 00 - Akciğerler

    5

    Eğer 3: 00-05: 00 saatleri arasında uyanmaya devam ederseniz bu durum astım, öksürük, göğüste tıkanıklık gibi solunum yolları rahatsızlığı ile dengesizliğini belli eder. Akciğerler aynı zamanda üzüntü ve keder duygularına da bağlıdır, bu saatlerde uyanıyorsanız bu duyguları bırakmanız gerekir. Bu durumda, bazı nefes egzersizleri yapmak daha iyi uyumanıza yardımcı olabilir.

    05: 00-07: 00 - Kalın bağırsak

    6

    Bedene giren besin maddelerinin işlendikten sonra atılmasını, bedenin arındırılmasını sağlar. Kan dolaşımına etki ederek, fiziksel ve zihinsel durumu iyileştirir. Sindirimi düzenler. Kabızlık, ishal, gaz, parmak uçlarında soğukluk, mide ağrısı ile dengesizliğini belli eder. Bu meridyendeki tıkanıklık kişiyi psikolojik olarak rahatsız eder ve motivasyon kaybı, sık nefes alıp verme gibi durumlar olabilir. Uyku döngüsünü düzenlemek için, kaslarınızı gerdirmeniz, bol su içmeniz ve uyandıktan sonra tuvaleti kullanmanız gerekir.

    ‘Qi’ (Chi) Nedir?

    Çin tibbi ve evren bilimine göre, her canlının bedeninde bulunan “qi” enerjisi bedende, kendine has kanallar içinde, dengeli ve düzenli bir şekilde akar. Bu akış durduğu zaman canlı ölür. Kanallardaki tıkanmalar ve kirlenmeler sebebiyle akış yavaşlayabilir de. Çin düşüncesine göre hastalıklar bedendeki “qi” akışının veya dengesinin bozulmuş olmasından kaynaklanır. Tıkanıklıkların temizlenmesi ve “qi” akışı dengelenmesiyle canlı tekrar sağlığına kavuşur.

    Unutulmaması gereken en önemli husus “qi”nin zihin tarafından yönlendirilebilir olduğudur. Qigong egzersizlerinin iskelet sistemi, kas tendon, sinir sistemi, dolaşım sistemi, uyku, beden ısısı, kan akışkanlığı, lenf ve hormonal sistem, cinsel enerjiler, boşaltım, sindirim sistemleri ve astım hastalıkları üzerinde etkili olduğu iddia edilmektedir.

    Gecenin ortasında ne sıklıkla uyanıyorsunuz? Meridyen saatinizin düzgün çalıştığını düşünüyor musunuz?

    • Thanks 2

  17. Köpeğinizin cinsiyeti nedir? Bir de ırkını öğrenebilir miyim?.. Bu rahatsızlık dişi köpeklerde oluyormuş. Öyle dediler. Jöleli konserve mamalar öneriliyor. Jöle müshil etkisi yaratıp bağırsaklarını temizliyormuş. Ben bir marka önerebilirim. pedigree tavuklu ve havuçlu konserve mama. Biraz pahalıdır ama iyi geleceğini düşünüyorum. Bizimki de iki yıl önce bir rahatsızlık geçirdi. İki yıldır bu mamayı kullanıyoruz. Çok memnunuz...

    • Like 1

  18. Bu yiyecekler uyumaya engel oluyor!

    uykusuzluk ile ilgili görsel sonucu

    İyi bir gece uykusu için yemeniz gereken yiyecekler ve yememeniz gereken besinler var.

    İngiliz gazete Daily Mail'de yer alan habere göre; Avustralyalı Diyetisyen Susie Burrell, insanların geceleri uyumalarına yardımcı olmak için ne yemesi gerektiğini açıkladı. Diyetisyen Burrell, insanların uykusunu engelleyen bazı yiyeceklerin olduğunu da söyledi. Buna göre; iyi bir uyku için yenmesi gereken ve kaçınılması gereken gıdalardan bazıları...

    İŞTE UYKUYA YARDIMCI OLACAK YİYECEKLER

    MUZ

    Muz, zengin besin kaynağına sahiptir. Muzda kas gevşemesine yardımcı olan potasyum ve magnezyum bulunur. Buna ek olarak, muzda bulunan doğal karbonhidratlar da uyumayı kolaylaştırır.

    SÜT

    Diyetisyen Susie, sütün vücutta serotonin üretilmesine yardımcı olan amino asit triptofanın kaynağı olduğunu açıkladı. Serotonin, vücudu doğal olarak sakinleştiren ve uykuya dalmaya yardımcı olan bir 'nörotransmiter'dır.

    FINDIK

    Fındığın insan vücudu için farklı yararları vardır ama Diyetisyen Susie, fındığın zengin besin kaynağı içeriğiyle uykuya teşvik etmede yardımcı olduklarını söyledi.

    Kalsiyum varlığı, beyninizin uykuyu destekleyici hormonu olan melatonin üretmek için triptofan kullanmasına yardımcı olur.

    KAÇINILMASI GEREKEN YİYECEKLER

    Bitter çikolata

    Her ne kadar sağlıklı yiyiciler, tatlı bir şeyler yemek istediğinde bitter çikolataya sarılsa da bu besini, yatma zamanına çok yakın tüketmemelidir.

    Bunun nedeni bitter çikolatanın normal çikolataya göre daha fazla kafein içeriyor olması... Diyetisyen Susie Burrell, "Akşam yemeğinden sonra bitter çikolata yiyor ve uykuya dalmakta zorlanıyorsanız, bu iyi bir fikir değildir" dedi.

    DONDURMA

    Dondurmadaki şeker ve yağ karışımı, bir gevşetici olmaktan ziyade beyni harekete geçiriyor. Bu yüzden yatmaya yakın bir saatte dondurma tüketmek doğru değil.

    TUZLU YİYECEKLER

    Yüksek miktarda tuz insanların uykusunu olumsuz etkiler. Tuz fazla tüketildiğinde insan vücudunu olumsuz etkiliyor. Örneğin körili bir yiyecek yediniz...

    Su içmek için gece boyu uyanmanız gerekiyor. Bu da uyku kalitesini bozuyor. Bir diğer konu ise, bu tür yiyeceklerin MSG içeriyor olması...


  19. Lebeniye Çorbası Tarifi; En Lezzetli Köfteli Yoğurt Çorbası

    YOGURT-CORBASI-K%C3%96FTELI-YOGURT-CORBA-TARIFI-LEBENIYE-CORBASI-TARIFI-17-620x264.jpg

    MALZEMELER

    2 cay bardak pirinc

    1 tas haslanmis nohut

    1 tas et suyu

    1,5-1,7 litre sicak su

    kiyma harci icin

    200 gr cigköftelik kiyma kullandim normal kiymada kullanabilirsiniz

    1 sogan rendesi

    tuz, karabiber

    1 avuc galete unu

    yogurt sosu icin

    500 gr süzme yogurt

    1 yumurta

    1 kasik un

    1 bardak su

    naneli sosu icin

    siviyag

    1 bas sogan

    1 yemek kasik nane

    yapilisi: sogani rendeleyelim, kiymayi rendelenmis sogani, tuz, karabiber ve galete unu ekleyip harci yoguralim. minik köfteler yapalim..

    pirincleri kisa bir süre yikayip tencereye alalim, üzerine sicak su ekleyelim, haslanmis nohut ve et suyunuda ekleyip pirincler yumusayana kadar haslamaya birakalim ( not; eger nohutu önceden cok hasladiysaniz dagilmamasi icin yemegin sonlarina dogru ekleyin )

    yogurt sosunu hazirlayalim: derin bir kabin icine yogurdu, yumurtayi, unu ekleyip cirpalim, kivamini biraz acmak icin bir bardak su ekleyip cirpalim…haslanmis olan pirincin suyundan 2-3 kepce yogurtda ekleyelim corbanin kesilmemesi icin bu islemi yapiyoruz, daha sonra bu karisimi tenceredeki haslanmis olan pirinclere ekleyelim, orta ateste arada karistirarak yemegimizi pisirmeye birakalim..

    bu arada tavaya siviyag alalim, bir sogani yemeklik dograyip rengi dönene kadar kavuralim, yaptigimiz mini köfteleride ekleyip kavuralim, 1 kasik naneyi ekleyip kisa bir süre kokusu cikana kadar yakalim.. köfteli harcimizi yogurtlu corbamiza ekleyip karistiralim.. birkac tasim kaynadiktan sonra en son olarak tuz ile tatlandiralim. ocaktan alalim, sicak servis yapalim.. arzu ederseniz üzerine tekrar nane yakarak servis yaparken corbalarin üzerine ekleyebilirsiniz. 

    • Thanks 1

  20. İbn-i Sina’nın mucizevi tarifi kanseri yeniyor!

    zeytinyaÄlı incir tarifi ile ilgili görsel sonucu

    Ünlü tıp bilimcisi İbn-i Sina’dan mucizevi tarif. Önemli sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılan ve hala geçerliliğini koruyan bu tarifi sizler de basit bir biçimde hazırlayabilirsiniz. İbn-i Sina’nın mucizevi karışımını sizler için derledik,işte o mucizevi karışım…

    İbn-i Sina'dan insanlık için mucizevi karışım tarifi önemli sağlık sorunlarınıza iyi gelecek. Birçok sağlık sorununun tedavisinde önemli bir rol oynayan bu karışım nasıl hazırlanır, gelin birlikte bakalım.

    Malzemeler

    250 gram kuru incir
    1 litre zeytinyağı

    Nasıl yapılır?

    Öncelikle incirleri yıkayın, süzün ve kuşbaşı olacak biçimde doğrayın. İncirleri zeytinyağlı kavanozun içine alın ve ağzını kapatın. Bu kavanozu 5 gün boyunca karanlık bir yerde muhafaza edin ve bu sürenin sonunda sabah,akşam olacak biçimde günde iki kere tüketin.

    Peki, incir karışımı ne işe yarıyor? Astım gibi solunum yolu hastalıklarınız varsa incir karışımı ile sorununuzu çözmeniz mümkün olacak.

    İbn-i Sina'nın önerdiği incir karışımının en önemli etkisi ise kanseri önlemesi. Kanser oluşumunu önleyen incir karışımını düzenli bir biçimde tüketerek etkilerinden faydalanabilirsiniz.

    Zeytinyağı incir, hemen her derde deva zeytinyağı ve şifa mı şifa kaynağı incir. Peki bu iki şifa kaynağı birlikte bizim için ne gibi faydalar sağlamaktadır.

    Zeytin yağı sağlık açısından en faydalı gıda maddelerinin arasında yer alır ve bir çok alanda kullanılır. Bir çok hastalığın tedavisinde kullanılan zeytin yağı E ve K vitamini açısından oldukça zengindir. Ayrıca bol miktarda kalsiyum, demir, sodyum ve potasyum içermektedir.

    Özellikle saç bakımında, cilt bakımında, sindirim sistemi hastalıklarında, kanseri önlemek için, kalp sağlığını korumak için, kan basıncını düşürücü etkisi bulunduğu için, mide rahatsızlıklarına iyi geldiği ve ağrı giderici etkisi bulunduğu için zeytin yağı mutlaka tüketilmeli.

    Aslında daha sayılabilecek pek çok şaşırtıcı faydası bulunan zeytin yağı özellikle Ege bölgesinde sıkça tüketilmekte ve o bölgede yaşayan insanlar daha dinç ve sağlıklı olmaktadırlar.

    sağlık için oldukça değerli bir besin kaynağı olan incirin de bir çok hastalığa iyi geldiği ve koruyucu olduğu kanıtlanmıştır. Kış aylarında sıkça tüketilen kuru incir içerdiği yüksek oranda protein, vitamin ve mineraller sayesinde bedenimiz için bir kalkan vazifesi görmekte ve hücreleri yenilemektedir. Grip ve soğuk algınlığından tutunda, kanserli hücrelerin büyümesini engellemede, sindirim sistemi rahatsızlıklarında, cilt güzelliğinde, kemik gelişiminde, kabızlık sorununda, bağışıklığı güçlendirmede, meme kanserinde, kolesterolde, kalp sağlığını korumak için, şeker hastalığında daha bir çok hastalıktan korunmak için ve tedavi amaçlı kuru incir tüketilmektedir.

    Zeytinyağı incir nelere iyi gelmektedir?

    Öksürük şikayeti olanlar, astım hastası olanlar, akciğer rahatsızlığı olanlar, hamile kalmak isteyen kadınlar, spermi düşük sayıda olan erkekler için mucize bir ikilidir.

    Kabızlığı giderir; lifli içeriği sahip incir, kabızlığı gidererek bağırsaklarımızın hızlı bir şekilde hareket etmesini sağlar. Zeytinyağıysa bağırsak iç yüzeyini yeniler.

    Kalp sağlığını korur; kuru incirler, içerdikleri mineral ve de vitaminler sayesinde kalp sağlığını korumakla beraber güçlendirir.

    Kolesterolü düzenler; mucizevi içeriği sahip kuru incirler, kanda bulunan kötü kolesterol seviyelerinin düşmesine yardımcı olmaktadır.

    Hafızayı güçlendirir; b2 vitamini içermekte olan kuru incirler, zeytinyağının formülüyle hafızayı ve de sinir sistemlerimizi güçlendirir.

    Zayıflamaya yardımcı olur; tatlı ihtiyacınızı doğal olan bir yolla karşılayan ve metabolizmanızı hızlandıran kuru incir aynı zamanda zayıflamanıza da yardımcı olmaktadır.

×
×
  • Create New...