Jump to content

Renan

Admin
  • Content Count

    67,573
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    260

Everything posted by Renan

  1. Google CEO'sunun Maaşı Açıklandı Google' ı kimlerin yönettiğini hiç merak ettiniz mi? Google' ı yöneten adam yani Google CEO' su Sundar Pichai, akıl almaz bir rakamla maaş alıyor. Sundar Pichai olmak kolay olmasa gerek. Google CEO'luğunun yanı sıra geçtiğimiz günlerde Alphabet CEO'luğuna da getirilen Sundar Pichai'nin maaşı yıllık 2 milyon dolar olarak açıklandı. Yıllık maaşı 2 milyon dolar olarak açıklanan Pichai'ye ayrıca 120 milyon dolar değerinde hisse hibe edilecek. Pichai, performansına göre 90 milyon dolara kadar da performans hissesi alabilecek. Bu ayın başlarında Google kurucu ortakları Larry Page ve Sergey Brin, Alphabet CEO'luğundan ayrılmış ve koltuğu Pichai'ye bırakmışlardı. Google yani Alphabet’in 2019 Aralık piyasa değeri 900 milyar doların üzerinde. Google bu değeriyle dünyanın en değerli 5 şirketinden biri. 2 yılda 8.21 milyar euro ceza ödedi Google, 2017-2019 döneminde Avrupa Birliği tarafından çeşitli gerekçelerle 8.21 milyar euro para cezasına çarptırıldı. İnternet reklamcılığında dünyanın en fazla kazanan şirketlerinden olan Google, son 3 yılda Avrupa Birliği tarafından uygulanan yaptırımlar neticesinde 8.21 milyar euro para cezası ödedi. Türkiye'de de şirketin faaliyetleri, Rekabet Kurulu tarafından da mercek altına alınırken, Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti, Google International LLC, Google LLC, Google Ireland Limited ve Alphabet Inc.'den oluşan ekonomik bütünlük hakkında 9 Şubat 2017'de soruşturma başlatıldı. Kurul, söz konusu ekonomik bütünlüğün "mobil işletim sistemi ile mobil uygulama ve hizmetlerinin sunumuna ilişkin davranışlarının ve cihaz üreticileriyle imzaladıkları sözleşmelerin, rekabeti ihlal edip etmediğinin tespiti"ne yönelik yürütülen soruşturmada 93 milyon lira idari para cezası verilmesine hükmetti. Google, bu kararın ardından yaptığı açıklamada, "Rekabet Kurumu ile çalışmaların sürdürüldüğünü belirterek, bu çerçevede Türkiye'de, hızlı bir şekilde, kanunlarla uyumlu olarak çalışmanın önemine" işaret etti. Açıklamada, "İş ortaklarımızla temasa geçerek kendilerini Türkiye'de yeni çıkacak Android cihaz modellerini onaylamayı durdurmak zorunda olduğumuz doğrultusunda bilgilendirdik." ifadeleri kullanıldı. https://www.gercekgundem.com/bilim-teknoloji/143490/google-ceosunun-maasi-aciklandi
  2. Sakızdaki Diş İzleriyle, 5 Bin 700 Yıl Önce Yaşamış Olan Kadının Genetik Şifresi Çözüldü Danimarka'nın Syltholm Adası'ndaki arkeolojik incelemelerde bulunan bir sakızdaki diş izlerinden 5 bin 700 yıl önce; Taş Devri'nde yaşayan bir kadına dair şaşırtıcı ipuçları elde edildi. Sakızdaki DNA'dan kadının tüm genetik şifresi çözüldü. Araştırmacılar, ilk kez kemik dışındaki bir malzemeden eski insanlara ait tam gen diziliminin elde edildiğini söylüyor. Elde edilen veriler, koyu tenli, koyu kahverengi saçlı ve mavi gözlü olduğu tahmin edilen kadının, ördek ve fındık yediği, zatürreye yakalandığı, lenf bezlerinin şişmesine neden olan Epstein-Barr virüsü (öpüşme hastalığı) taşıdığı ve laktoz hassasiyeti bulunduğuna işaret ediyor. Kopenhag Üniversitesi'nden Dr. Hannes Schroeder huş ağacının kabuğundan elde edilen sakızın, özellikle bu döneme ait insan kalıntısı olmaması nedeniyle çok değerli bir DNA kaynağı olduğunu söyledi. Gen dizilimi, araştırmacıların "Lola" adını verdiği kadının İskandinavyalı değil, kıta Avrupası'nda yaşayan ve buzulların çekilmesinden sonra buraya göçen avcı-toplayıcı bir topluluğa mensup olduğunu gösteriyor.
  3. Cosmic Crisp: Buzdolabında 'Bir Yıl Dayanan' Yeni Elma Türü Yaratılması 20 yıl süren ve buzdolabında bozulmadan bir yıl kalabileceği belirtilen yeni bir elma türü Pazar günü ABD'de piyasaya sürüldü. Cosmic Crisp (Kozmik Kıtır) adı verilen elma türü, Honeycrisp ve Enterprise türü elmaların melezlenmesiyle elde edildi. Washington Devlet Üniversitesi'nde ilk denemesi 1997'de yapılan melez elmanın piyasaya sürülebilir hale getirilmesi için bugüne kadar 10 milyon dolar harcandı. Meyvenin sulu, kıtır ve sert olduğu söyleniyor. Elmanın yaratım sürecinin liderlerinden Kate Evans, "Bu çok kıtır, görece sert, tatlılık ve mayhoşluk dengesi iyi ve çok sulu bir elma" diyor.
  4. Meyve ve Sebzeleri Sıkarak İçmek Yararlı mı? Bir bardak taze sıkılmış meyve suyu günlük vitamin ihtiyacımızı karşılamak için iyi bir yöntem mi? Kan şekeri ve insülin seviyesi bundan nasıl etkilenir? İş yoğunluğu fazla olan ve sağlıklı beslenmeye çalışanlar açısından taze sıkılmış meyve suyu hem zamandan kazanmanın hem de günlük vitamin ihtiyacını karşılamak için iyi bir yöntem olarak görülür. Meyve suyu ayrıca kilo vermek ve vücudu temizlemekle de ilişkilendirilir. Tüm bu iddialar meyve suyu sektörünü kârlı bir iş haline getirdi. 2016'da dünya çapında bu sektörün değeri 154 milyar dolara ulaşmıştı. Peki sıkma meyve suyu düşündüğümüz kadar sağlıklı mı gerçekten? Tüm meyveler "meyve şekeri" olarak da bilinen fruktoz içerir. Günlük kalori ihtiyacının ötesine geçmediği sürece fruktozun zararı görülmez. Çünkü parçalanmamış meyveler liflidir ve içerdiği şeker de meyve hücrelerinin içindedir. Sindirim sisteminin bu hücreleri parçalaması ve fruktozun kana karışması belli bir zaman alır. Ama meyve suyu için aynı şey geçerli değildir.
  5. Güçlü Bir Bağışıklık İçin Bu Besin 2020’nin Yıldızı Olacak Son yıllarda beslenmemize eklenen birçok meyve ve sebze bulunuyor. Özellikle diyetlerin vazgeçilmezi haline gelen avokadodan, baharatlar arasında yıldızı parlayan zerdeçala kadar birçok yeni tat sofralarda daha sık yer bulmaya başladı. Son dönemlerde değişen beslenme şekilleriyle ilgili açıklamalar yapan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, 2020 yılında hangi besinlerin trend olacağı hakkında bilgiler verdi. İşte ayrıntılar… YETERLİLİK PRENSİBİ: Yeteri kadar beslenecek, ihtiyacınızdan az ya da çok yemeyeceksiniz. ÇEŞİTLİLİK PRENSİBİ: İhtiyaçlarınızı farklı kaynaklardan kazanmaya çalışacaksınız. DENGE PRENSİBİ: Protein, karbonhidrat ve yağ dengesine dikkat edeceksiniz. Yenilik ve farklılıkları da sosyal ve bilimsel değişimler belirliyor. 2020’de daha çok önde olacak o değişimleri merak ediyorsanız buyurun… 1- BU İKİLİ YARIŞIYOR Geçen yılın baharat şampiyonu zerdeçal. Bu yıl zencefil en az onun kadar sık konuşulacak. Geçtiğimiz yıl zencefil pazarındaki yüzde 6.5’lik büyüme de bunun kanıtı. Önerim taze ve toz zencefili yemeklerinize, baharat karışımları ve diğer gıdalarınıza daha sık eklemenizdir. Tabii ki zerdeçalı bu yıl da asla ihmal etmemeniz şartıyla. 2- APİTERAPİYE GÜVEN Apiterapi, yani arı poleni, arı sütü ve benzerlerini sağlığı korumak, geliştirmek ve hastalıklarla (özellikle infeksiyonlarla ve kanserlerle) mücadelede kullanma eğilimi 2020’de daha da artacak. Bilhassa ilaçlardan korkan anneler çocuklarına daha güçlü bir bağışıklık için arı poleni kullanmaya yönelecek. 3- KARNABAHAR LİSTEBAŞI Lahanagiller ailesinin mütevazı üyesi karnabahar, özellikle “karnabahar pizzası” ve “karnabahar burger” pazarının patlaması ile inanılmaz bir büyüme yakaladı. Bilhassa unlu gıdalardan ve etten kaçınmak isteyenler karnabaharlı pizzalara özellikle yükleniyor. Sadece bununla kalsalar neyse. Karnabahar kısır, karnabahar pilav gibi ürünler de 2020’nin beslenme trendlerinde başı çekiyor. 4- HUMUS PEK POPÜLER Ortadoğu ve Anadolu mutfağının, özellikle Hatay’ın vazgeçilmezlerinden geleneksel “nohutlu humuslar” 2020’de daha sık konuşulacak besinler arasında. Özellikle pancar, zahter, zerdeçal eklenmiş yeni ve farklı humuslar pek popüler! 5- YENİ SOSLAR GELİYOR Baharat karışımları, özellikle köri, zahter, garam masala, tajin (Kırmızı acı biber tozu, kurutulmuş limon ve tuz karışımından yapılıyor. Meksika kökenli olan bu baharat özellikle balık sebze yemekleri ve yumurtalı besinlerde tercih ediliyor) hep gündemdeler. Bu baharatlar bu yıl da çok popüler olacaklar. Ama harrissa sosu farklı bir kulvardan pazar liderliğine oynamaya çalışıyor. 6- BİTKİSEL SÜT FAVORİ Yetişkinlerin neden süt tükettiğini hâlâ anlamıyorum. İçindeki laktoz, laktaz eksikliği olanlar için oluşturduğu gaz, ağrılar, şişkinlik ve ishal nedeniyle zaten çok önemli bir sorun. Bana sorarsanız ineğin, keçinin sütünü yavrularına bırakıp yoğurtla, peynirle süt ürünü keyfinizi sürdürmeye bakın. Bu arada badem, hindistancevizi, yulaf sütü satışlarındaki patlamayı da bir kenara not edin. Özellikle yulaf sütünün yıldızı şimal yıldızı kadar net ve açık. Benim favorim mi? Badem ve yulaf sütü! 7- KOLAJENE İLGİ SÜRÜYOR Kolajen tozları eklenmiş barlar ya da içecekler veya kolajen peptitleri ile hazırlanmış takviyeler 2020’de çok yaygın olacak ve ilgi görecek. Kolajen pazarı sadece geçtiğimiz yılda Amerika’da yüzde 60 civarında artış gösterdi. Cilt desteği olarak Tip1, eklem desteği olarak Tip2’leri kullananların sayısı hızlı arttı. Sebze suyu karışımlarını, çaya kahveye kolajen eklemek hatta salatalara, çorbalara kolajen tozu ilave etmek önümüzdeki yıl hep gündemde olacak. 9- ADAPTOJENLERİN YILDIZI Adaptojenler bedenin strese daha makul yanıtlar vermesi, gereksiz yere direnmemesi, hoşgörü düzenini maksimuma çıkarıp bağışıklığın daha da güçlenmesini teşvik eden bitkiler. Her coğrafyanın farklı adaptojeni var. Orta ve uzak Asya’da Kore ginsgeni; Rusya, Balkanlar ve Kafkasya’da Rhodiula Rosea; Hindistan ve çevresinde Ashwaganda adaptojenlerin en iyi örnekleri. Reishi mantarını ve macha çayını da bu gruba ekleyebiliriz. Peki, bizim adaptojenimiz hangisi? Ben birinciliği kapariye verip kekik/yarpus (yaban kekiği) ve fesleğenimizi de öneriyorum. 10- ‘BESLENMEDE HOŞGÖRÜ’ Diyetlerin her türlüsü “out” oldu. Ketojenik, alkali, paleo, vegan vs… Şimdilerde kimse bunlara rağbet etmiyor. Diyetlerden bıkanlar için 2020’de yepyeni bir hoşgörü kapısı açılıyor: Sezgisel beslenme. Bu yeni beslenme eğilimi yeme eylemini eğlenceli ve sevimli hale getirmeye çalışıp yemek yemenin keyfine odaklanıyor. Dolayısıyla sezgisel beslenme “iyi hayat” hedefinin de bir parçası olacak gibi görünüyor. Kaynak: Hürriyet
  6. Yatmadan Önce Tüketirseniz Görme Yeteneğiniz %80 Artar Göz ile ilgili sorunlarda bir göz doktoruna görünmek en doğru davranıştır. Ancak tamamlayıcı tıbbın da tedavilerdeki faydası gözardı edilemez. Aşağıda verilen formül bildiğimiz, tükettiğimiz doğal malzemelerden elde edilen bir karışımdır. Bu yöntem daha iyi bir görüş için kesin Çözümdür! Yatmadan Önce Alın Sabah Uyandığınızda Görmenizin %80 Geri Kazanacaksınız. Gözlüklerinizi Bir kenara atacaksınız Cildi ve saçları mükemmel hale getirecek. Bu tarif görüşünüzü geliştirecek ve gözler etrafındaki cildi gençleştirecektir. Bu tamamen doğаl maddeler, antik zamanlardan beri, misalin miyop gibi hastalıklarda görme düzeyini arttırmak için kullanılmıştır. Görüşünüzü iyileştirmenin yanı sırа cildinizi yumuşak, besleyici ve ipeksi hаle getirecektir. Saçlar için muhteşem, saç dökülmesine karşı etkili ve saça parlaklık veriyor. MALZEMELER: 10 çorba kaşığı bal, 3 diş sarımsak, 4 limon 200 gr keten tohumu yağı. TARİF: İlk önce sarımsağı soyup ufalayın. Limonları doğrayıp kabuklarını arının kabuklarını çöpe аtаbilirsiniz. Dоğranmış limonları bir şişeye koyun. Daha sonra sarımsak, bal ve keten tohumu yağı ilave edin. Tüm malzemeleri şişenin içine attıktan sonra, İyice sallayın, tercihen bir tahta kaşık kullanarak karıştırın vе mucize karışımı buzdolаbındа sаklаyın. Karışımı gözlerinize koymamalısınız ! Sadece içmek için! Her yemekten önce bu harika karışımdan bir çorba kaşığı iç! Kеten tоhumu yağı faydaları: Omega 3 yаğ asitleri göz kuruluğu sеmptomlarını hаfifletmeye yardımcı оlurlar. Yüksek nitelikte bir kеtеn tоhumu yаğındаn günlük оlarak 3 – 6 gr alarak göz kuruluğu bulgularını hafiflеtmеk mümkündür. Bu şifalı yağ içeriğindeki alfa linolenik asit sayesinde kalp sağlığına kontrol eder, kalp hastalıklarına tutulma tehlikesini azaltır.Kalp krizi geçirme tehlikesini azaltır. Omega 3 ve omega 6 yağ asitlerini içerir.Antioksidan etkiye sahiptir. Yaşlanmayı geciktirir. Sarımsak bal verimleri: Pek çok hastalığın iyileşmesinde oldukça etkili olan bu karışım sarımsak ve bal ile oluşturulmaktadır. Soğuk algınlığından yüksek tansiyona, irin, astım, bitkinlik ve halsizliğe, infertilite ve hatta kansere kadar bir hayli hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, kötü kolesterol seviyesini düşürmeye ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirmeye yaramaktadır. Yaşa bağlı olarak veya genetik ve etrafsal etkenlerle gözlerin görüş gücü düşüyor. Görme bozuklukları arasında en çok miyop stili görme bozukluğu öne çıkıyor. Uzmanlarda bu sorundan doğal yollarla kurtulmanın olası olduğunu belirterek bu yöntemi veriyor.
  7. Ben hayvanların eziyet çekmesine, canlarının yanmasına dayanamıyorum. Bazı insanlara da çok kızıyorum. Hayvan sevmeyebilir, sevmediği için bakmayabilir amenna ama hiç kimsenin bir hayvana zarar verme gibi bir hakkı yok. Canını biz vermedik ki ölsün diye uğraşalım. Yaratılanı yaratandan dolayı hoş görebilene ne mutlu...
  8. Aracinizi calistirmadan kaputa vurursaniz, isinmak icin motora giren canlarin hayatlarini kurtarmis olursunuz.
  9. Son zamanlarda burada dilenmeye yeni bir versiyon eklediler. Vatandaş geliyor yanınıza, bir şey söyleyebilir miyim diyor, siz de doğal olarak tabi diyorsunuz. Benim hastanede yatan hastam var, burada parasız kaldım bana biraz para verebilir misiniz? diyor. Dilenen küçük çocuklarda aynı şekilde bana bir simit parası verebilir misin diyor. İlk zamanlarda bir-iki verdim baktım gün boyu aynı senaryo. Şimdi bir şey söyleyebilir miyim diyene söyleyemezsin diyorum... Para toplamak için inanılmaz stratejiler geliştiriyorlar. İnsanı yardımdan da sadakadan da buz gibi soğuttular. Geçen yıl ellili yaşlarda bir adam önümüze geçti. İlçeye gideceğim param yok bana bilet parası verir misiniz dedi. Bilet kaç lira dedik. 15 tl dedi verdik. Az sonra baktık herkese aynısını yapıyor ve hiç boş dönmüyor. Güzel strateji ama...
  10. Başarısızlık ve felaketlere rağmen, hayata karşı güvenlerini sonuna kadar saklayabilen iyimser insanlar, daha çok iyi bir ana tarafından büyütülmüş olanlardır. Andre Mauroıs Çok doğru bir söz sanırım...
  11. Üzülmeyin gençler, bir yerlerde sizi siz olduğunuz için sevecek birileri mutlaka vardır diyeceğim, Mutsuz palyaço kızacak bana...
  12. Evet aslında yine bir düşündüm konusuna izin vermesek mi diye... Düşüncelerini özgürce ifade edebilmeli insan. Forum kurallarına uyarak düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilirsin. Gerçi hanımlara biraz fazla yükleniyorsun,, yine kavga çıkmaz umarım...
  13. Mutsuz palyaço hoşgeldin. Yine aynı düşüncelerle geldiğine göre bunca yıl düşüncelerini değiştirecek bir kadın çıkmamış karşına demek ki...
  14. Bence de doğru söylüyor. Sütün bir yaratılış özelliği var. Süt kendi içeriği ile faydalı. Yağsız süt, yağsız yoğurt nedir ya?..
  15. Kuru incir olması lazım. Bütün incirli alternatif tıp tarifleri kuru incir içeriyor.
  16. 4 Bin Yıl Önce İlaç Olarak Kullanılıyordu İşte O Besin 4 bin yıl önce ilaç olarak kullanılan kakaonun mucizevi faydaları ortaya çıktı! Günümüzde genellikle çikolata halinde tüketilen kakaonun çiğ halinin faydaları saymakla bitmiyor. Kakaonun yüksek miktarda antioksidan içerdiği kanıtlandı. Magnezyum açısından da diğer tüm besinlerden daha zengin olan kakao birçok hastalığa şifa oluyor. Çikolata, vücudunuza ihtiyacı olan magnezyumu vermenin en iyi yoludur. Bunun dışında çikolata, vücudun demir eksikliğini de giderir, çikolatanın bir çay kaşığı kadarının içinde vücudunuzun demir ihtiyacının %10’u bulunur. Çinko, immün sistem için çok önemlidir ve çikolata ve kakaoda bulunur. Çinko, hastalıklarla savaşır, bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve stresi azaltır. Bütün bunların yanında çikolata, B ve C vitaminlerini de içerir. Kakao, günümüzde kronik hale dönüşen stresle mücadeleye karşı en yararlı element olan potasyumu içinde barındırır. Eğer mutsuz hissettiğiniz bir dönemdeyseniz ve sürekli acıkıyorsanız kilo almanızın en önemli sebeplerinden biri bu durumsa kakao tüketmeyi deneyin. Kakao mutluluk hissi veren hormonların salgılanmasını sağlayarak iştahı kontrol altında tutar. Mayalar tarafından 4 bin yıl önce ilaç olarak kullanılan kakao, çok sayıda vitamin ve mineral barındırdığı için şifa kaynağı olarak kabul ediliyor. Vücuttaki iltihaplanmayı önleyerek, kanserle savaşır. Kakaonun içinde bulunan antioksidanlar kanserle mücadelede en önemli etkiyi oynarken, yeşil çaya oranla üç kat daha fazla antioksidan madde içeriyor. Zengin bir kalsiyum kaynağı olan kakao, güçlü kemiklerin oluşmasını sağlar. Kakao, büyük miktarda bakır içeriyor. Bakır, vücudun demiri absorbe etmesine yardımcı oluyor. Bu da cilde, damarlara ve dokulara faydalı oluyor. Bağışıklık ve üreme sistemi için faydalı demir ve çinko kakaoda bolca mevcut. Toz haline getirilerek suyla kaynatılıp içilebildiği gibi, pasta, kek ve çeşitli tatlıların imalatında da geniş miktarda kullanılan kakao, böbreklerde su ve tuzun emilmesini engelleyerek idrarı arttırır. Vücutta yer alan iç organ kaslarını gevşeterek damar tıkanıklıklarını engeller, bronşları genişletir. Zindelik ve uyanıklık verir. Yağı sayesinde güneşin zararlı ışınlarının engellenmesi amacıyla cilde sürülerek güneş yağı olarak kullanılır. Ayrıca, yumuşatıcı özelliği sayesinde cilt çatlaklarına pamukla sürülerek faydalanılır. Çikolatadan faydalanmak istiyorsanız tüketeceğiniz ürünün kakao oranına dikkat etmelisiniz. Çikolata, moralinizi yükselterek vücudunuzun hastalıklara karşı savaşmasına da yardımcı olur. Depresyon ve moralsizliğin, vücudun bağışıklık sistemini düşürdüğü bilinmektedir. Çikolata ise içindeki çinko, B vitaminleri, magnezyum ve kimyasallar sayesinde vücudunuzun iyi hormonlar salgılamasını sağlar. Ayrıca çikolata, yağsız protein içerir ve bu protein, immün sisteminizi stresten, antioksidan eksikliğinden ve depresyondan korur. Kan şekerinizi dengelemede en önemli besinlerden biri çikolatadır ve bunun yanında insülin seviyenizi de düşürür. Fakat unutmayın, bunu sağlayan şekerli, sütlü çikolata değil, kakao ve bitter çikolatadır. Sağlıklı vücut, enerji doludur ve kakao da enerjinizi doğal yollarla arttırmak için mükemmel bir tercihtir. İçeriğindeki magnezyum size hem enerji verir hem de içindeki doğal uyarıcılar sayesinde vücudun birkaç saat sonra halsizleşmesini engeller. Yüksek tansiyon stres, kalp hastalıklarına, sindirim problemlerine, uykusuzluktan akneye hatta bağışıklık sistemini düşürmeye kadar pek çok şeye neden olur. Çikolata ise, içeriğindeki magnezyum ve kimyasallar sayesinde vücudu sakinleştirir ve tansiyonunuzu düşürerek hastalıklara karşı vücudunuzu korur. Flavonol, vücudunuzda olması gereken bir antioksidandır. Bitter çikolatada ve çiğ kakaoda bolca bulunan flavonol, vücuda giren, immün sisteminize saldıran toksik işgalcilerle savaşır ve sağlığınızı korur. Tıkanmış atardamarlar, kalp hastalıklarına neden olur ve immün sisteminizi zayıflatırlar. Çikolata ise, kalp hastalıklarına neden olan, tıkanmış atardamarları açar ve sağlıklı kalmanızı sağlar.
  17. Başını Yastığa Koyduğu Gibi Yatanların Sırrı Bakın Neymiş “4-7-8 Soluk” diye bir tekniğini öğrenerek siz de başınızı yastığa koyduğunuz gibi uykuya dalabilirsiniz. Bu nefes alma biçiminin beyinde kalp atışlarını düşüren ve insanların anında uykuya dalmalarını sağlayan kimyevi bir etkisi vardır. İlk denemede işe yarayacaktır Bu teknik Asya’da asırlar süresince uygulandı, ancak Batı’da hiç popüler olmadı. Bununla beraber, bu yöntemin en büyük korunucularından biri Harvard tarafından eğitilmiş analist Dr. Andrew Weil’dir. Metod üzerine yaptığı araştırmada , Dr. Weil, stresli ve / veya gergin insanların hiç nefes almadıklarını belirtiyor. gerçektende, oldukça az nefes alıyorlar ve bazen farkında olmadan nefesleri bile kesiliyor. Gelelim Muhteşem Tekniğin Uygulanmasına gerçektende oldukça kolay. önce nefesinizi tamamen boşaltın, Dört saniye boyunca suskunca burnunuzdan nefes alın, nefesinizi yedi saniye tutun sonra ağzından sekiz saniye sayarak nefesinizi verin. Hepsi bu kadar. Ardından, üç defa daha yineleyin. Dört saniye teneffüs edilmesi beyninizi daha fazla oksijen almaya güçler. Nefesini yedi saniye süresince tutmak, oksijenin vücuda girmesini sağlar ve kan akışını etkiler. Sekiz saniye süresince teneffüs edilmesi akciğerlerden karbondioksitin dışarı atılmasını sağlar. Bu teknik kalp atış hızınızı etkili bir biçimde düşürür ve kan dolaşımınızdaki oksijeni artırır. yatıştırıcı etkisinin bir parçası olan, kendinizi azıcık daha hareketli zannedebilirsiniz. Andrew Weil’e göre, insanlar bu tekniği günde iki defa uygulamalıdır. Lütfen bu tekniği daha hızlı uyuya kalmak isteyen tanıdıklarınızla paylaşın!
  18. Onu yemeyin bunu yemeyinle ömrümüzü tüketti doktorlar... Yağsız inek sütü için diyorlar. Yağsızı faydalı olsaydı Allah inek sütünü yağsız yaratırdı...
×
×
  • Create New...