Jump to content

Renan

Admin
  • Content Count

    67,607
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    270

Posts posted by Renan


  1. Öncelikle hoşgeldin.. Büyük harlerle başlık atmak, mesaj yazmak, konu açmak yasak. Onu belirteyim. Evet hep duyuyoruz ama karabuğday kullanmadım ben hiç. Madem kullanıyorsun düşüncelerini alalım. Bir fayda gözlemlemişsindir gözlemlerini alalım lütfen... :) 

    • Like 1
    • Confused 1

  2. Evet bence de hemen uyum sağlaması imkansız. Kötü muamele göre göre hayvanın insanlara güveni kalmamış. Bir kere başını okşamakla o güven sağlanmaz. Belli bir süre sevgi gösterisinde bulunmaya devam etmesi gerekiyor. Sivas'ta görev yaparken barınaktan bir köpek sahiplenmiştik. Hayvan tam bir ay kaçtı bizden. Herşeyden korkuyordu. Bir ay sonra düzelmeye başladı. Sonra herşey çok güzel oldu. İnsanlar için de aynı şey geçerli. Devamlı başka insanlardan kötülük gören biri sevgi gösterisinde bulunsanız da ilk zamanlarda size asla inanmayacaktır...

    • Like 2
    • Thanks 1

  3. MaaşAllah bu ne sevgi yahu... :) Şu kör olası dünyada şöyle bir sevenim olmadı ona yanarım... :D Allah rüyanı hayırlara çıkarsın inşallah ama çok sevenin hiç bir zaman kıymeti bilinmez. Kaçan hep mutlu olur da kovalayanın tırnak ucu kadar değeri olmaz. Sanırım üzerine çok düşüp şımartıyorsun. İlgini bir geri çek bakalım. Seviyorsa döner, dönerse senindir, dönmezse koyver gitsin nereye istiyorsa. Seni sevmeyeni sen de sevme. Hiç kimse senden daha değerli değildir. Gençsin sanıyorum. Sağlığının ve gençliğinin kıymetini bil... Rüya yorumu değil bu tabi. Dünyayla senden çok yıllar önce tanışan birinden ufak bir nasihat... :) Rüyanı yorumlayan biri çıkacaktır...


  4. Dün haberlerde söyledi, hangi ülkeydi o, onbin deveyi öldüreceklermiş. Suları kirletiyormuş develer. Hey insanoğlu hey, canını vermiş de üzerinde hak sahibi olmuşuz gibi...

    Ivy, 12 saat önce yazdı:

    Bugun bi yazida cok sayida deveyi de kurakliga neden oluyorlarmis diye katledeceklerini okudum. 

    Avustralyaymış, yine Avustralya...

    Hayvanların acı çekmelerine, katledilmelerine dayanamıyorum...

    • Like 1

  5. Son dakika: Enflasyon Rakamlarının Açıklanmasıyla Memur ve Emeklilerin Zam Oranı Belli Oldu

    Son dakika: Enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla memur ve emeklilerin zam oranı belli oldu

    Son dakika: 2019 enflasyon rakamının açıklanmasıyla birlikte memur ve emeklilerin de alacağı zam oranı belli oldu. SGK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 6,49 zam, memur ve memur emeklileri ise yüzde 6,45 oranında enflasyon farkı alacak.

    Memur ve memur emeklilerinin gözü açıklanacak enflasyon rakamlarındaydı. TÜİK'in açıkladığı rakamlarda yüzde 5'in üzerinde oluşacak TÜFE oranı memur ve memur emeklilerine enflasyon farkı olarak yansıyor. SSK ve Bağ-Kur emeklileri de maaşlarını geçen yılın son 6 aylık enflasyonu oranında zamlı alıyor.

    MEMUR VE EMEKLİ NE KADAR ZAM ALACAK?

    TÜFE Aralık ayında yüzde 0,74 olarak gerçekleşti. Böylece memur ve memur emeklileri Temmuz-Aralık dönemi için yüzde 1,45 oranında enflasyon farkı alacak. Toplamda ise 6,45 oranında zam maaşlara yansıyacak. SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 6,49 zam alacak.

    MAAŞLAR NE KADAR OLACAK?

    En düşük Bağ-Kur emeklisi bin 784 lira 11 kuruş maaş alacak.

    En düşük SSK emeklisi bin 256 lira 21 kuruş maaş alacak.

    En düşük memur emeklisi 3 bin 510 lira alacak.

    https://www.sondakika.com/haber/haber-son-dakika-enflasyon-rakamlarinin-aciklanmasiyla-12780347/


  6. Parayla Olan İlişkini İyileştir: Tasarruf Yolunda Altın Adımlar!

    tasarruf-yolunda-altin-adimlar-4.jpg

    Bir arkadaşınla AVM’de yemeğini yedin. Yemek sonrası işe gitmeden önce şöyle bir vitrinlere bakındınız ve bir de ne göresin? Ay olamaz! O senin bayıldığın ve neredeyse iki maaş toplamın kadar pahalı olduğu için alamadığın kırmızı ayakkabı %70 indirimde! Mağazaya girerken ağlamak üzeresin, içinden dualar ediyorsun: “Lütfen numarası bitmiş olmasın lütfen!” İçeri girip öğreniyorsun ki, bitmemiş! Çok şanslısın! Çok istediğin ayakkabı, hem de senin numaran indirimde.

    Fakat farkında değilsin ki yine de maaşının yarısının üzerinde bir rakam ödeyeceksin. Çünkü ayakkabı senin 2 maaşındı. Ama olsundu; zaten senin aşırı şapşahane bir kredi kartın vardı!

    Yani senin bu ayki gelirinden değil de bundan sonrakilerden parça parça çıkaracaktı acısını. Ama bilir misin ki 12 ay taksit yapsan bile o para senin gelirinden faiziyle eksilecek? Yani şimdi o ayakkabının esas fiyatı üzerine bir de ekstra para gidecek gelirinden.

    Sonra o kartın borcunu kapatıp rahatlama dürtüsü seni kredi kartı kullanımının bir tık ötesine itiyor ve ta-da! Bir de bakıyorsun ki kendini blabla bankasının kredilerden sorumlu uzmanının karşında bilmem kaç liralık kredi çıkacak mı diye merakla beklerken buluyorsun!

    Peki bunun sonu ne?

    Sonu genelde hüsran, hacizler, maaşa el koymalar, kara listeler, biten evlilikler, aile içi problemler vs. Götürebildiğimiz yere kadar götürürüz örnekleri. Ben şimdi bu mevzunun patolojik, psikolojik, sosyolojik vb. hallerini irdeleyecek değilim. Ama kendi mantığımla edeceğim bir iki laf var.

    Tasarruf yolunda altın adımlar!

    Kural 1: Tasarruf, akıllı insanın yaşam tarzı olmak zorundadır.

    Özetle mühim olan tasarrufu bir amaç, varılacak bir yol olarak değil, hayatının bir parçası haline getirip daimi olarak uygulayabilmek. Misal, kas yapmak için spor yapıyorsun, kaslar çıktıktan sonra bıraktın. Ama bil bakalım iki-üç ay sonra ne olacak? Kullanmadıkça kasların da fıs diye sönecek.  Buna karşın, sağlıklı ve zinde olabilmek için bu yola girdiysen her daim çivi gibisin demektir. İşte, onun gibi düşünebilirsin.

    Kural 2: Kredi kartlarından kurtulmaya bebek adımlarıyla başlanabilir.

    Şimdi sakince o kredi kartlarını elinden bırak. Tamam tamam, hemen panik yaşama. Bu ay, sırf kendini garantide hissetmek için cüzdanında tutup o hiç kullanmadığın 5 kartı iptal ederek işe başlayabilirsin. Bana sorarsan kullandığın iki kartı da yok et ki düzlüğe bir an önce çıkabilesin. Ama şimdilik bebek adımlarıyla başlayabilirsin.

    Kural 3: Bilinçli kullanıcı not almayı ihmal etmez.

    Borçlar kapanana kadar kemerleri sıkıyorsun, nasıl mı? Kredi kartı ekstreni eline al ve yanında bir de kalem ve not defteri…  Şimdi o ekstreden almasan da olabilecek tüm kalemlerin üzerini çiz ve bu ay onlardan uzak dur. Mutfak alışverişinde de aynı şeyi yapmalısın. Sağlıklı beslenmek hem ucuz, hem iyidir. Her gün “Aman canım, bir bu keyfim var” dediğin bazı kalemlerden de uzak duracaksın; mesela her gün o kahveciye gitmesen de oluyor! İnan bana.

    Evet iyi gidiyorsun; kararlı olmak harika, borçlar da yavaş yavaş kapanıyor. Gelir-gider dengesi uyuma geçti gibi çünkü farkındalığın yükseliyor. Şimdi artık daha bilinçli bir liste yapma zamanı geldi.

    Neye ne kadar harcıyorum? sorusununun cevabını gerçekçi ve ayrıntılı bir şekilde vermeye başladığında muhtemelen o müsriflik kalemlerin de iyiden iyiye çıkacak ortaya. Zaten kuralların sonunda asıl mevzunun görünmeyen küçük kalemlerden çıktığını fark edeceksin. Şimdi harcamalarını gelir gider cetvelinde listeleyeceksin ki önümüzdeki aylar ve geçen aylarla mukayese edebilesin. Biraz sıkıcı ve zor bir iş biliyorum, ayrıca zaman ayırman gerekiyor ama istikrarlı olup kararlı devam edersen başarı kaçınılmaz.

    Kural 4: Her zaman durum değerlendirmesi yapılmalı.

    Şimdi listeleri değerlendirme zamanı. Neye ne kadar harcadığını gördün. “Olmazsa olmaz”larınla, “olmasa da olur”larını iyi biliyorsun artık. Bence bu noktada kendini takdir etmelisin. Çünkü kendinle yüzleşmeyi başardın. Şimdi bir karar dönemecindesin! Ya gelirini arttıracaksın ya da giderini azaltacaksın. Gelir arttırmak bir düzen içinde evrilip giden için zor bir durumdur ama en azından ek bir iş yapana kadar gider azaltmanın yollarını bulabilirsin. Kimi bilir belki de bunda o kadar başarılı olursun ki ek işe gerek bile kalmaz.

    Giderleri azaltmak için birkaç ipucu!

    Giderlerini kontrol edebileceğin bir sistem geliştir.

    Harcamalarını nakit kartınla yapmayı deneyebilirsin. Bunun ilk nedeni, harcamalarının dökümüne daha kolay ulaşmak. Bankaların akıllı telefon uygulamaları bu konuda müthiş bir destek bana kalırsa teknolojinin iyi taraflarını sonuna kadar kullanmaya bayılıyorum. Harcamaları kartla değil de nakit olarak yapmayı destekleyenler de var zira paraya dokunup somut varlığını hissetmek harcarken bizi nasıl kazanıldığını düşündürttüğünden daha kontrollü oluyormuş. Doğru-yanlış diye bir şey yok. Sana hangisinin daha iyi geldiği önemli. Fakat, eğer böyle yapmayı tercih edersen bu kez harcamaları fiş üzerinden kontrol etmeyi unutma!

    Toptan alışverişin gücü!

    Toptan alışveriş ve kampanyaları tuvalet kağıdı, deterjan, şampuan gibi bittikçe yenilenen, sürekli olarak kullanılan ürünlerde kullanabilirsin. Artık hangi ürünün hangi boyutunun hangi markette kaç lira olduğunu gösteren karşılaştırmalı uygulamalar da var oradan da takip edilebilir. Akıllı telefonların muhteşem yanları da var!

    Ev ekonomisi için bilmen gerekenler…

    Gece belirli bir saat sonrası elektrik indirimli olduğundan çamaşır ve bulaşık makinelerinin kullanımını bu saate bırakabilirsin.

    Beyaz eşya demişken alırken zaten A+ olmasına dikkat edilmesi gerektiğini herkes biliyor artık. Buzdolabının ısı ayarı, klimanın filtre temizliği damlatan musluk, kombinin ayarları ufak tefek sorunlar gibi görünse de dikkat edilmediği zaman el birliği ile faturaları ikiye katlamaları işten bile değil. Kombi, klima seçilirken evin metrekaresini göz ardı etmemek çok etkili ve önemli bir durum. Artık enerji harcama oranı çok düşük, tasarruf ampulleri önemli bir diğer konu. Ütünün en fazla enerji tüketen ev aletlerinden biri olduğunu bilmeyen kalmadı, kireçlenmemesi için içme suyu kullanmak ve toplu bir biçimde yapmak ayrı ayrı zamanlarda yapmaya oranla 3 kat enerji tasarrufu sağlıyor. Zira ütü ısınması esnasında çok enerji harcayan bir alettir.

    Ev temizliğini kendim yapıyorum ve çok ciddi bir para tasarruf ettiğimden eminim. Üstelik herkesin temizlik anlayışı farklı.  Temizliği yapıp gidenin ardından, bir de ben üzerinden geçtiğimden beri sağlıklı olduğum müddetçe temizliği kendim yapmaya karar verdim.

    Kişisel bakımının ne kadarını evde yapabilirsin?

    Kişisel bakım işleri özellikle kuaför salonunda harcanan çılgın paralar ve deli zamanlar hiç bana göre değil. Genellikle kendim yapıyorum bu işleri saç kesimi dışında. Artık kuaförlerde bulunan birçok aleti ev için de ürettiler. Cilt bakımı, vücut bakımı, mani, pedi, fön, maşa genellikle kendi yaptığım işlerden. Deneyebilirsiniz!

    Gıda alışverişine gelince…

    Gıda alışverişinde sebze ve meyveyi kilolarca değil de günlük ihtiyacımı karşılayacak şekilde almaya başladım. Hem taze oluyor hem de çürüyüp çöpe gitmemiş oluyor. Ayrıca bazı büyük marketlerin kendi adına çıkan ürünlerini denemeyi severim fiyatı kesinlikle diğer markalara göre daha uygundur. Ve büyük güvenilir markaların fabrikalarında üretilir. Ama elbette yine de içeriğe bakmakta fayda var.

    Yemeği dışarıdan söylemek yerine evde hazırlamak hem daha sağlıklı hem de daha ekonomik. “Hiç mi dışarıdan söylemeyelim?” ya da “Bir AVM gezisinde acıkınca yemeyelim mi?” diye sorarsan, evet elbette arada bir güzel bir yemek nefis oluyor ama her zaman değil. Yemek meselesini kapatmadan önce eklemek isterim yine kendi deneyimimden ben iş yerime evde hazırlayıp yanımda götürüyorum öğle yemeğimi ve ara öğünlerimi.

    Aboneliklerini gözden geçir!

    Spotify, Netflix, Digiturk, bilmem ne… O aplikasyon, bu aplikasyon… Yenilenmek zorunda olan abonelikleri gözden geçirebilirsin. Hangilerini gerçekten kullanıyorsun? Hangileri öylece duruyor?

    Evet en sıkı başlıklardan biri, gardırop meselesi… Kapsül gardırop!

    Bu konuyla ilgili de ayrıca bir yazı yazacağım kesinlikle ama kısa başlıklar halinde belirteyim; iki küçük gardırop (küçük gardıroptan kastım neredeyse bebek dolabı ebatlarında) dediğim ve iki de çekmece içinde yaşıyorum toplamda. Çok mutluyum ve bir tık ötesinde hiç zorlanmadan tek bir dolaba geçebilirim. Artık iyice benimsediğim alışveriş kurallarım var. Kesinlikle bir stilim var ve bunu iyi bildiğim için dışına çıkmıyorum. Bir tür kapsül gardırobum var diyebilirim ve mutlu muyum? Evet fazlasıyla. Kombin yapmak çok kolay sabah ne giyeceğini düşünmemek harika.

    Çılgınca tüketim aslında kendini tüketmenin, hazıra konmak ise tembelliğin farklı bir versiyonu. Hem kişiye, hem çevresine, hem ülkesine zarar veren bir durum. Mühim olan sağlıklı, farkındalığı yüksek, işini gücünü seven, yaşam amacının peşinde, kendini daima geliştirme odaklı bireyler olabilmek.

    Herkes bu bilinçte yaşayınca sistem de değişmek zorunda kalacak. Ve böylelikle üretim-tüketim dengesi değişecek. Sen almadığın her kırmızı ayakkabıyla bir kez daha sistemin çarkına girmediğini ya da bunun farkındalığını hissedeceksin. Bu farkındalığın sayısı arttıkça dünyadaki denge daha hızla değişmeye başlayacak.

    Para ve mutluluk ilişkisi

    Harvard Üniversitesi tarafından yapılan uzun soluklu bir çalışmada mutlu bir hayatın sırrının kazanılan para veya elde edilen şöhretle ilgisi olmadığını çıkarmış ortaya. Sağlıklı ve mutlu bir ömrün sırrı; ailen, arkadaşların ve eşinle olan ilişkinin sağlamlığına dayanıyor.

    Kolombiya Üniversitesi’nde ise Prof. Dr. Elizabeth Dunn para ve mutluluk ilişkisi hakkında bir araştırma yapmış. Araştırma sonuçları bilim adamlarını şaşkına çevirmiş. Çünkü araştırma sonucuna göre, geliri iki kat artan insanların mutluluğu yüzde yüz değil, yüzde 9 artmış.

    Özetle, parayla mutluluk birbirinden apayrı kavramlar diyor bilim adamları. Tıpkı elma ile armut gibi… Her ikisi de birbirinden güzel, ama bir o kadar da birbirinden apayrı kavramlar!

     


  7. Ay Doğdu Tatlısı Tarifi

    59782011_346693936021935_399650474056339062_n-810x810.jpg

    Malzemeler

    Kullanılan ölçü:125 ml cay bardağı
    🔹️1 Yumurta
    🔹️125 gr Yumuşak Tereyağ
    🔹️2 yemek kaşığı irmik
    🔹️2 yemek kaşığı Yogurt
    🔹️yarim cay bardağı Sıvı yağ
    🔹️1 Paket Vanilya
    🔹️1 cay kaşığı dolu Kabartma tozu
    🔹️1 cay bardağı Ögütülmüs Ceviz
    🔹️4 cay bardağı Un
    🔹️Limon kabugu rendesi

    Şerbeti:

    250 ml su bardağı ölçüsü
    🔹️2 su bardağı Şeker
    🔹️2 su bardağı su
    🔹️çeyrek limon

    • Like 1

  8. Keçiboynuzunu Suya Atıp 2 Ay İçin Şifaya Kavuşun

    keciboynuzu-810x456.jpg

    Keçiboynuzu içerisinde yer alan etken madde, başka hiçbir bitkide bulunmuyor. Kemik erimesi, kolesterol, astım, nefes darlığı, bağırsaklar, balgam…

    Kadınlarda ilerleyen yaşlarda kemiklerden kalsiyum çekilimi olduğu için osteoporoza karşı önlem alınmasını sağlayan keçiboynuzu, çocukların kemik gelişiminde de kalsiyum depolarını doldurmaya yarıyor.

    “KALP-DAMAR SAĞLIĞINI KORUYUCU ÖZELLİĞE SAHİP”

    Baklagiller familyasından keçiboynuzunun, içerdiği çözünmez posa, polifenoller ve taninler ile sağlığa olumlu etkileri bulunuyor. Özellikle de antioksidan özelliğiyle de kalp-damar sağlığına oldukça önemli yararlar sağlıyor.

    Potasyum, kalsiyum, sodyum, magnezyum ve demir minerallerinden zengin olan keçiboynuzunun, toplam posa miktarı da yüksek oranlarda seyrediyor.

    Çözünür ve çözünmez posa içeriği dışında iyi bir kalsiyum kaynağı da olan keçiboynuzunun özellikle kadınlar ve çocuklar tarafından tüketilmesi daha da önem taşıyor.

    Yüksek Kolesterolü Normale Döndürüyor

    Özellikle de kan kolesterol düzeyinin normalin üzerinde olduğu durumda düzenli olarak keçiboynuzu unu tüketilmesi üzerine yapılan bir çalışmada kan kolestrol düzeyi ve LDL kolestrolü üzerine olumlu sonuçlar elde edildi.

    Yapılan çalışma gereği, kan kolesterol düzeyi normalin üzerinde olan kişiler 2 ay boyunca çiğ şekilde 10 gram keçiboynuzu unu tüketti.

    Su, süt veya yoğurda atılarak keçiboynuzunun 2 ay tüketilmesi sonucunda değerlerin normale döndüğü gözlendi.

    Kanı Temizliyor Damar Tıkanıklığını Açıyor

    Buna benzer yapılan çalışmalar, keçiboynuzunun kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişilerde de koruyucu ve tedavi edici olarak kullanılabildiğini gösteriyor. LDL kolestrol ve total kolestrolü düşürmeye ardımcı olduğundan dolayı hiperlipideminin azalmasını sağlayan keçiboynuzunun, kanı temizleme özelliği olduğunu ve damar tıkanıklığı riskini de azaltıyor.

    Uzmanlar, süte kakao yerine keçiboynuzu unu konularak tüketilmesini öneriyor.

    Nefes Darlığına Karşı Etkili

    Nefes darlığına karşı son derece iyi gelen keçiboynuzunun bol bol tüketilmesi gerekiyor. Çünkü keçiboynuzun sadece bununla sınırlı kalmayarak daha pek çok faydaları olduğu da bir gerçektir. Keçiboynuzu içerisinde yer alan etken madde, doğamızda ki hiçbir bitkimizde bulunmuyor. Bu yüzden keçiboynuzun insan yaşamı için ayrı bir önemi olduğunu vurgulamak mümkündür.

    Günümüzde bazı insanlarda alerjiye bağlı olarak nefes darlığı gibi problemler ortaya çıkabiliyor. Nefes darlığı ile mücadele edebilmeniz içinde artık en iyi alternatiflerden biri olarak keçiboynuzu karşımıza çıkıyor. Üstelik içerisinde ki etken astım rahatsızlıkları içinde son derece iyi geliyor diyebiliriz.

    Nefes Darlığından Kurtulmak İçin Keçiboynuzu Kürü Yapın

    Kürümüzü hazırlamak için elimizde orta büyüklükte 6-7 adet keçiboynuzu bulunmalıdır.

    Keçiboynuzlarımızı sudan geçirerek güzelce yıkıyoruz. Ardından bunları küçük küçük kırmamız gerekiyor.Yarım litre suyun içerisine kırmış olduğumuz keçiboynuzlarımızı da atıyoruz. Hafif ateşte yaklaşık 7-8 dakika kaynatıp soğumaya alıyoruz.

    Soğuma işlemi tamamlandığında ise suyunu süzerek cam şişeye koyuyoruz.

    Hazırlamış olduğumuz keçiboynuzu kürü her gün sabah kahvaltı arasında ve akşam yemeğinden önce düzenli şekilde içiyoruz. Çay bardağında içmeniz yeterli olacaktır.

    Kürün ne kadar süre içerisinde buzdolabında saklayabileceğini merak eden kişiler için de 3 gün boyunca bozulmadan buzdolabında bulundurulabileceğini söylemek isteriz.

    Her üç günün sonunda yeniden kürümüzü hazırlayarak tüketmeye hazır hale getirebilirsiniz.

    Keçiboynuzu Çayının Faydaları Nelerdir?

    Akciğerlerimizi rahatlatarak daha iyi nefes almamızı sağlar

    Keçiboynuzunun kilo kaybının desteklediği öksürüğe iyi geldi ve prostat enfeksiyonlarının iyileştirdiği bilinir.

    Özellikle kemik erimesi kansızlık zayıflık ve demir eksikliği gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır

    Bünyesinde potasyum Çinko ve demir bulunur

    Kolesterol düşürücü etkiye sahiptir

    Bağırsaklardaki parazitleri yok eder

    Balgam söktürücüdür

    Vücuttan toksinlerin atılmasını sağlar

    İshal kesici özelliği vardır

     

    • Thanks 1

  9. Bakımı Kolay Dekoratif 7 Harika Ev Bitkisi

    Kaktüs (Cactaceae Succulent)

    ‘Olmazsa olmaz’ kaktüsü listemize almayacağımızı düşünmemiştiniz umarım. Zira onlarsız gerçekten olmaz. Büyük küçük çiçekli çiçeksiz dikenli dikensiz yüzlerce cinsi bulunan bu şahane bitkinin en güzel özelliği ise benim ukalalık olarak adlandırdığım ‘ben kendime yeter, başımın çaresine bakar kimseye muhtaç olmam ‘ edası ile bir köşede unutulmuş olmasını bile umursamadan yaşamasıdır. Hatta öyle ki bitkilerle hiç işi olmayan birinin evinde bile olabilmesi bundandır sanırım. Son zamanlarda odadaki radyasyonu aldığı iddialarıyla popülaritesini de haklı olarak arttırmıştır ayrıca.

    Lisanne-van-de-Klift-styling-voor-fonQ-2-rechts-985x1024.jpg

    Aloe vera (Aloe barbadensis)

    Yüzlerce cinsi olan kaktüsgillerden bir bitkidir ve bizzat ben tarafından çok sevilir. Hatta gerçekten bir numaramdır diyebilirim çünkü hem yetiştirdiğim ilk bitkidir hem de gerçekten benim vazgeçilmez şifacımdır.

    Özellikle jelinin ani şekilde tavadan sıçrayan yağlardan yanmalarda adeta bir mucize etkisi gösterdiğine tanık oldum defalarca. İtiraf etmem gerekirse cildime iyi geleceğini düşünerek evde bakmaya başlamıştım ancak zamanla aramızda oluşan duygusal bağ onun sadece şifacı değil aynı zamanda evi canlandıran enerjisini de görmemi sağladı.

    chris-liverani-518450-unsplash.jpg

    Paşa Kılıcı (Sansevieria Trifasciata)

    Nijerya kökenli bu zarif kız aynı zamanda en dayanıklı ev bitkilerinin başında gelir. Çoğaltması ve bakımı kolay ve özellikle havayı temizlediği için kapalı alanlar için önerilen güzelliktir.

    image27.jpg

    Deve Tabanı (Monstera)

    Son yıllarda altın çağını yaşıyor olsa da monstera her dönem gösterişli yapraklarıyla varolmuş bir efsanedir. Bakımı ve güneşi görünce kolayca büyümesi sayesinde salonlarımızın baş tacı olmaya devam edecek şüphesiz.

    monstera-deliciosa31.jpg

    Benjamin (Ficus Benjamica)

    Güzeller güzeli Benjamin ya da adından mütevellit yakışıklısı mı demeliydim bilemedim ama evlerimizin salonlarına en çok yakışan 7 bitki arasına girmeyi başardı bizim listemizde fakat kendisi biraz hassas ve kaprisli sayılabilecek özelliklerinden dolayı yoğun ilginizi isteyebilir bizden söylemesi

    weeping-fig-danita.jpg

    Japon şemsiyesi (Cyperus Alternifolius)

    Sanırım Türkçe adı Latincesinden bile şahane bu nazik uzun boylu ince yapraklı bitkinin bahçelere daha çok yakıştığı düşünülse de salonlardaki zarafetinin de hakkını teslim etmek lazım.

    file_1_13.jpg

    Areka (Dypsis Lutescens)

    Kendisi şahsımın yıllardır en fazla sevdiği salon bitkileri arasında ilk sıralarda yer alır. Zira o zerafetiyle salonda adeta bir Cleopatra edasıyla süzülmesinden başka ne beklenir ki?

    Melanie_Burstin_Makeover_Takeover_Emily_Henderson_Living_Room_Minimal_Japanese_Neutral_5-1024x1366-e1545825274759.jpg

     

    • Like 1

  10. Ev Dekorasyonunda Geri Dönüşümün Gücüyle Yapılan 4 Muhteşem Kendin Yap Fikri!

    Geri dönüşümle evinizi dekore etmenin maddi ve manevi sınırı yoktur. Siz yeter ki yanınıza hayal gücünüzü almayı unutmayın.

    Dresuar Yapın

    Yoldan geçerken; inşaatı devam eden apartman, villa ve benzeri yerlerin önünde bulma ihtimaliniz olan paleti sakın orada bırakmayın!

    İnternette de ikinci el olarak paletler çok uygun fiyata satışa sunuluyor. Elde zımpara kağıdı ile zımpara yaptıktan sonra bu ürün bambaşka bir hal alacak. Size en fazla minik bir harcamaya ve acıyan omuzlara mal olan paletiniz, odanızın ambiyansını tamamen değiştirecektir.

    Zımpara işleminden sonra boya yapmayı ihmal etmeyin. Ardından dilerseniz üzerine ahşap bir parçayı sabitleyebilirsiniz. Paletin aydınlatmasında mum kullanmak mümkün olsa da; led ışıklandırma daha uzun ömürlü ve güvenli olduğu için tavsiye ediliyor.

    image1.jpeg

    Orta Sehpa Tasarlayın

    Gelin bir büyük parça mobilya önerisinde bulunalım!

    Yakılacak odunlardan bir ip ve belki bir cam yardımı ile orta sehpa yapalım. Hem çok şık görünsün, ahşabın yapısı gereği evinize sıcaklık katsın, hem de maliyeti çok düşük olsun. Eh siz istedikten sonra neden olmasın?

    Yakacak satan yerlerden bulabileceğiniz odunları, kaç adete ihtiyaç duyduğunuzu tespit ettikten sonra sıralı olarak dizin. Konumlandırma işleminden sonra etrafını; jüt, urgan, ip yardımı ile sarın. Eğer ki istediğiniz düzlükte olmazsa ve sizi rahatsız ederse dilerseniz orta sehpanızın ölçüsüne göre cam da kestirebilirsiniz.

    image2.jpeg

    Minik Aydınlatmalardan Yararlanın

    Aydınlatma konusunda piyasada çok fazla çeşit olsa da kendi yapımınızın yerini tutmaz.

    Özellikle çok basit, çalışma masanızın ya da yan sehpanızın üzerinde değerlendirebileceğiniz minik bir abajur görüntüsüne sahip bu aydınlatma şarap kadehinden yapılmaktadır.

    Evinizde bulunan şarap kadehinizin üzerine, yağlı kağıdı merdiven gibi katlayıp sarın. Uçlarından birleştirin ve yapıştırın. Sonrasında ise kadehin içerisine su koyup tealight mumlardan yerleştirin.

    Evinizde bu ürünler varsa; abajuru neredeyse sıfır maliyet ile yapmış olacaksınız.

    image4.jpeg

    Dekoratif Objelerle Evinize Renk Katın

    Kendin Yap (DIY) projesi kapsamında yapabileceklerinizin sınırı yok. Bu yazımızda bizim hoşumuza giden; yapımı da çok basit olan ahşap mandallardan saksı ve mumluklar oldu.

    Herhangi bir konserve kutusunun etrafını ahşap mandallarla tutturduktan sonra (isterseniz boyayabilirsiniz) mumluğunuz veya saksınız hazır hale gelecektir.

    Projelerin sonuna gelirken vurgulamak istediğimiz şey; aslında çok şık ve güzel dekorasyon ürünlerinin çok pahalı fiyatlara alınmasına gerek olmadığı. Evinizde zaten olan ya da çok kolay, uygun bir şekilde temin edeceğiniz materyallerle çok şık ve güzel ürünler ortaya çıkarabileceksiniz. Bunun için internet engin bir bilgi kaynağı. Yeter ki hayal gücünüz bol olsun!

    image3.jpeg

     

    • Like 1

  11. İnsanların Senin Hakkında Ne Düşündüğünü Önemsemediğinde Bu 5 Şey Olacak

    baska-insanlarin-senin-hakkinda-ne-dusundugunu-onemsemediginde-ne-olacak.jpg

    Restoranda verdiğimiz siparişten spor salonunda yaptığımız antrenmana kadar, başkalarının ne düşündüğünü fazlasıyla önemsiyor ve hareketlerimizi onlara göre şekillendiriyoruz.

    “Beni yargılıyacaklar mı?”

    “Aptal olduğumu mu düşünecekler?”

    Aklımızda gezen binbir tilkiyle; o çok kıymetli enerjimizi, başkalarının ne düşündüğünü tahmin etmeye harcıyoruz. Aferin bize! Hayatımız ne kadar etkileniyor, yolumuz nasıl değişiyor onun bunun gözünde güzel sıfatlar kazanmak için?

    Çözüm kolay ama bir o kadar da zor, biliyoruz. Bunu başarabildiğinde kucaklayacağın güzellikleri hatırlatmak istedik. Hazırsan, başlıyoruz.

    Özgür hissedeceksin!

    Başka insanların seni, kararlarını, seçimlerini ve davranışlarını nasıl gördüğünü zerre umursamamak… Şu fani dünyada elde edebileceğimiz en büyük özgürlük: Koruyucusuz, katkı maddesiz, zartsız zurtsuz kendin olmak… Nasıl giyindiğinden tut kariyerin için çizdiğin yola kadar, kendin olmanın hazzı…

    Gerçekten “sen” olduğunda ve başkalarının düşünceleriyle seçimlerin arasındaki bağı kopardığında tüm olasılıklar önüne serilecektir.

    İnsan ilişkilerin güçlenecek.

    Başkalarının ne düşüneceğini önemsemeden seçimler yapmaya başladığında insanlar “gerçek seni” görme fırsatı yakalayacaklar.  Bu gerçeklik, inan bana, göz kamaştırıcıdır. Maskelerden arınmış o yalınlık içindeki özgün rengi görmelerine olanak verecektir. Tüm bu samimiyet, ilişkilerine yansıyacak ve uzun vadede sana mutluluk olarak dönecektir.

    Neyi başarmak istediğini keşfedeceksin.

    Ali’nin, Ayşe’nin, konu komşunun görüşleri önemsiz olmaya başladığında kişisel hedef ve tutkuların gün yüzüne çıkacak. Toplumun yargılarını, düşlerini okyanusun erişilmez derinliklerine hapseden bir yük gibi hayal et. O yükü taşımamayı seçtiğinde sana dair ne varsa görülür olacak. Bu hayata gelme amacın, en büyük tutkun… Keşfetmeyi beklediğin her neyse önüne serilecek.

    Hayatındaki stres azalacak.

    Şu dünyanın en yorucu şeyi nedir, biliyor musun? Olmadığın biri gibi davranmak.

    “Ali’yi üzmeyeyim, Ayşe beni daha çok sevsin” diye şekilden şekle girmek. Kendin olduğunda bu stresin tamamı eriyecek. O güne kadar başka biri gibi davranmanın ruhunda gereksiz bir stres yarattığını farkedeceksin.

    Ciğerlerinin yarısı o stresin dumanıyla doluymuş da, ilk kez gerçekten nefes almaya başlamışsın gibi…

    Birilerinin seni sevmemesi o kadar da umrunda olmayacak.

    “Daha entelektüel olsam daha iyi olacak.

    Daha eğlenceli birisi olsam daha iyi olacak.

    Daha sakin ve havalı olsam daha iyi olacak.

    Daha canlı ve neşeli olsam daha iyi olacak.

    Daha şöyle olsam daha böyle olacak…”

    Hala bazıları tarafından sevilmemenin suçunu kendinde arıyorsun. İstersen böyle devam edebilirsin; ama seni temin ederim ki bu yolun sonu yok. Birileri seni onaylamayacak. Birileri yaptığını yanlış bulacak. Birileri senin çok yapmacık bir insan olduğunu düşünecek. Birileri fazla geveze olduğunu düşünecek. Birileri fazla sinsi olduğunu… Hatta birileri seninle alay edecek. Sen istesen de istemesen de bu hep olacak. Asıl soru; tüm bunlar karşısında sen kim olacaksın?

    Odağını yalnızca kendi üzerinde tuttuğunda, diğer insanların seni hırpalama gücünü onların ellerinden bir çırpıda alacaksın!

    Yardımcı kaynak: https://www.niashanks.com/benefits-not-caring-people-think/

     

    • Like 2

  12. Karbonatlı Su: Katıksız Sağlık

    0c8aef58c409d9e80ff8abe731cc7d50de7d937bcf4cfaea7812239d15784191.jpg

    İşte vücut için yadsınamaz faydalara sahip ve hafife alınmaması gereken bir tedavi. Aç karna içeceğiniz karbonat içeren bir bardak su, bazı ciddi hastalıklardan kurtulmanızı sağlar.

    Karbonatlı Su: Katıksız Sağlık

    Karbonat, sadece kurabiye yaparken işinize yaramaz, aynı zamanda rahatsızlık verici birçok hastalığı tedavi etme özelliğine de sahiptir. Ayıca vücudun pH seviyesini düzenler, ki bilindiği üzere birçok ciddi rahatsızlık pH seviyesindeki dengesizlik sonucu oluşur

    İşte Karbonatlı Su İçmenin Sağlık Açısından En Önemli Faydaları

    1. Asit giderici etkiye sahiptir

    Karbonatın, çoğu kişinin yaşadığı bir rahatsızlık olan mide ekşimesine iyi geldiği bilinir. Reflü, yemek borusundaki mide asidinin boğazda yukarılara doğru çıkması sonucu oluşur ve bir yanma hissine neden olur.

    Her gün karbonat içeren su içince, hidroklorik asit içeren mide nötralize olur ve problem ortadan kalkar. Diğer taraftan, köpüren içecekler geğirmeyi tetikleyerek (midedeki gazı ağız yoluyla atarak) iyileşmeye katkı sağlayıp şişkinliği ve mide yanmasını önler.

    2. Vücudu alkalileştirir

    Vücudun asidik pH seviyesinde olması, aralarında kanserin de olduğu birçok ciddi hastalığın ortaya çıkmasına yol açabilir. Karbonat içeren su, vücudun pH seviyesini dengeleme işlevi görür. Yiyeceklerin etkili şekilde sindirilmesi için asitlik önemlidir, ancak bazlılık seviyesinin yüksek olması daha sağlıklı olarak kabul edilir, çünkü hastalıklar asidik ortamda gelişir.

    Aralarında osteoporoz, eklem yangısı ve kanser gibi hastalıkların da olduğu kronik dejeneratif hastalıkların çoğunun, vücudun yükselen asit derecesiyle ilişkili olduğu gösterildi. Bu gerçekler göz önüne alındığında ve sağladığı faydalar düşünüldüğünde aç karna bir bardak karbonatlı su içmek pek de zor olmasa gerek.

    3. Böbrek taşlarını önler

    Böbrek taşları sadece genetik bozukluklardan dolayı oluşmaz. İdrarın asit derecesinin yüksek olmasıyla anlaşılabilen vücuttaki demir dengesizliği de böbrek taşı oluşumuna neden olur. Böbrek taşı rahatsızlığı, uzun süre ağrı veya acı veren bir belirti göstermez, ancak belirtiler ortaya çıktığında verdiği acı büyük olur.

    Hali hazırda böbrek taşınız olabilir ve bundan haberiniz olmayabilir. Nüfusun büyük kısmını etkileyen bu hastalığın başlıca nedenlerinden biri de yeteri kadar su içmemek. Her gün karbonatlı bir bardak su için ve vücudunuzda böbrek taşı oluşumu riski önemli ölçüde azalsın.

    4. Üriner enfeksiyonları önler

    Böbreklerinizi ve idrar torbanızı korumanın kendinizi korumak olduğunu söylemeye gerek yok. Karbonat, idrar yolu enfeksiyonlarının iyileşmesine yardımcı olur ve antiseptik özellikte olmasından dolayı idrarın asit derecesini azaltarak bu rahatsızlıkları önleme işlevi görür.

    Bakteriler mesanede kolayca ürer. Özellikle kadınlar idrar yolu enfeksiyonları için riskli gruptur. Yetersiz hijyen, hamilelik, düşük bağışıklık ve bazı ilaç tedavileri kaçınılması zor olan bu hastalığa neden olabilir. Bu yüzden yeterli sıvı tüketimi ve karbonat kullanarak ‘arınmak’, bu problemin önüne geçmenin en iyi yollarıdır.

    Karbonat İçeren Suyu Doğru Şekilde İçmenin Yolu Nedir?

    Her şeyi kitabına uygun yapmak için öncelikle pH kağıdı ile idrar ve tükürükteki pH seviyesini ölçmeyi bilmelisiniz. Uyandığınızda hiçbir şey içmeden önce tükürük pH değeriniz 7,0-7,4 arasında olmalı. İdrar ise sabahları daha asidik olur, çünkü vücudumuz tüm gece boyunca vücudu temizlemekle uğraşır.

    Uyandıktan sonraki ilk bir saat idrar pH’ı 6,0-7,0 arasında bir değerde olmalı ve bu değer gün boyunca yükselmeli. Tükürük ve idrarınızdaki pH seviyelerini birkaç gün boyunca ölçün, sonuçları not edin. Eğer pH değerlerinizin istenilen değerlerin çok altında olduğunu görürseniz, dengelemek için karbonatlı su içebilirsiniz.

    İçine 1 çay kaşığı karbonat katılmış bir bardak suyu günde iki defa, tercihen aç karna içmeniz yeterli.Düzgün bir sindirim için doğru miktarda asite de ihtiyacınız var. pH seviyenizi ölçmeye devam edin, iyileşme görene kadar yukarıda verilen dozu bir veya iki bardak daha artırabilirsiniz.

    Harika faydaları için karbonatlı suyu aç karna için. Hiçbir yan etkisi olmayan bu ucuz ve etkili tedavi denemeye değer.

    • Like 1

  13. Özellikleri Açıklanan Yerli Otomobil, Dünyada İlk Kez Kullanılacak Bir Teknolojik Özelliği de Kapsıyor

    son-dakika-ortu-kalkti-iste-milyonlarin-12760149_2422_m.jpg

    Kocaeli'nin Gebze ilçesindeki Bilişim Vadisi'nde düzenlenen yerli otomobilin tanıtım toplantısında, yerli otomobilin özellikleri açıklandı. Holografik Asistan teknolojisi dünyada ilk kez yerli otomobilde kullanılacak.

    Gebze'deki Bilişim Vadisi'nde düzenlenen "Yeniliğe Yolculuk Buluşması" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımının yanı sıra, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, TOBB başkan ve yardımcıları, TOGG hissedarları, otomotiv endüstrisi, otomotiv tedarik sanayisi, iş dünyasının temsilcileri, medya temsilcileri ile TOGG çalışanları ve yakınlarının katıldığı 2 bin kişilik bir davetli topluluğuyla başladı.

    Açılış konuşmasını yapan TOGG CEO'su Mehmet Gürcan Karakaş, yerli otomobillerin özelliklerini açıkladı.

    Yerli otomobilin özellikleri şu şekilde sıralandı:

    -Araçta, gelişmiş batarya yönetim ve aktif termal yönetim sistemlerinin sağladığı uzun ömürlü batarya paketi mevcut.

    -Otomobilde, 200 beygir güç ile 7.6 saniye, 400 beygir güç ile 4.8 saniye altında 0-100 km/s hızlanma kapasitesi bulunuyor.

    -Yerli otomobil, sürekli olarak merkeze bağlı olacak ve bazı sistem güncellemeleri sürücünün bile hissedemeyeceği şekilde yapılandırılacak.

    -Bakım ve parça değişimi gerektiren arıza durumlarında ise sistem, direkt olarak bakım noktasıyla iletişime geçecek.

    -Yerli otomobil otonom sürüş teknolojisine sahip olacak yerli otomobil, trafik sıkıştığı zaman otomobil kendiliğinden durup kalkabilecek. Sürücünün direksiyonla kontrol etmesine gerek kalmayacak.

    DÜNYADA BİR İLK

    Yerli otomobilde Holografik Asistan teknolojisi de bulunuyor. Bu teknolojiyle yol detayları, tümsekler, köprüler sürücünün direkt olarak gözbebeğine ışınlar yoluyla iletilecek. Sürücü yola bakarken aynı zamanda bu uyarıları da görebilecek. Holografik Asistan teknolojisi dünyada ilk kez kullanılıyor.

     

    • Like 1

  14. Ocak Ayında Dünyayı Korkutan Görüntü

    5e0ec2d50f25440aa8a9efe5

    Küresel ısınma nedeniyle iklimi değişen dünya her yerden 'patlak' vermeye başladı. Bu kez bir kötü haber de kuzey Avrupa ülkesi Norveç'ten geldi.

    5e0ec2dc0f25440aa8a9efe7

    Normalde dondurucu soğukların yaşanması gereken bölgede sıcaklıklar mevsim normallerinin 25 derece üzerine çıktı. Perşembe günü Sunndalsora köyünde 19 derece ile en yüksek sıcaklık ölçüldü. Bu, Norveç'te kayıtların tutulmaya başlamasından beri kaydedilen en sıcak Ocak günü oldu.

    BBC Türkçe'nin haberine göre denizde yüzdükten sonra basına konuşan ülkenin batısında bulunan Rauma bölgesinin belediye başkanı Yvonne Wold, "Bugün insanlar tişörtleriyle sokağa çıktı. Sıcaklık rekoru kırıldı" dedi

    5dfa0bfad3806c1f20611d20

    Geçtiğimiz günlerde NASA'nın yayınladığı ve 2019 yılı sonundaki sıcaklık dalgalarını gösteren bu harita da oldukça endişe verici. Dünyanın 'ateşi' düşmüyor.

    5d395dd37152d80b9856747e

    Yaz aylarında Belçika, Hollanda ve Almanya'da hava sıcaklığı 40 santigrat dereceyi aşıp rekorlar kırarken İngiltere'de de 38,7 derece ile rekor kırıldı. Dünya çapında hava sıcaklıklarını inceleyen bir araştırmaya göre geride bıraktığımız Temmuz ayı, dünyada bugüne dek "kaydedilen en sıcak ay" olabilir.

    5d45c8a00f25442044131220

    Alaska'da yaz aylarında altı gün üst üste termometreler 26 derecenin üstünü göstererek önceki rekorları aştı. Rusya'nın kuzeyinde Arktik bölgede milyonlarca hektarlık alanda yangın çıktı. Hindistan'da su sıkıntısı baş gösterdi, Japonya'da 5 bin kişi sıcağın etkisiyle hastanede tedavi altına alındı.

    5b292d005379ff1d4c036d7f

    Diğer yandan aşırı ısınma ile birlikte buzullar eriyor ve maalesef kimse bunu durduramıyor. Peki böyle devam ederse nelerle karşılaşacağız?

    Gelelim dünya için felaket senaryosuna... Şu an dünya yüzeyinde bulunan tüm buzulların erimesi durumunda ortalama deniz suyu seviyesi 65 metre kadar yükselecek.

    Böylesine büyük bir erimeyle birlikte devasa değişimler kaçınılmaz olacak. Bu da deniz seviyesine yakın kara parçalarının denize karışacağı anlamına geliyor.

    Bu korkunç senaryonun gerçekleşmesi durumunda gezegenimizin ortalama ısısı 14 C'den 26 C'ye çıkabilir. Biz bu sıcaklık değişimini daha bugünden hissederken, böyle bir senaryodan sonra olacakları düşünmek bile 'kabus'...

    Şimdi de kuzey ülkelerinden İngiltere'ye bakalım. Olumsuz senaryo gerçekleştiğinde yani erime sonrasına bakın bu ada ülkesi ne hale geliyor?

    İrlanda Cumhuriyeti ve İngiltere'de kıyı tarafları olduğu gibi su altında kalıyor, adalar küçülüyor.

    Şimdi bu haritaya dikkatlice bakın. Ağırlıklı olarak mavi görünüyor; yıl ise 1880... Ancak aradan her geçen sene sarı lekeler artacak ve hatta kırmızıya dönecek! Peki bu ne anlama geliyor?

    Dünya genelinde 6 bin 300'ü aşkın hava istasyonunu kullanarak 1880'den bu yana Dünya'nın sıcaklığını ölçen NASA'lı bilim insanlarının yayınladığı harita şaşkınlığa neden oldu.

    Yeni analizlerini açıklayan NASA, 2017 yılının 19. yüzyılın sonlarından bu yana en sıcak ikinci yıl olduğunu duyurmuştu.

    NASA'nın Uzay Araştırmaları Enstitüsü (GISS) direktörü Gavin Schmidt, "Dünyanın herhangi bir yerinde ortalama sıcaklıkların daha soğuk olmasına rağmen, gezegen üzerindeki sıcaklıkların tamamı son 40 yılda gördüğümüz hızlı ısınma eğilimine devam ediyor" dedi.

     

    • Like 2
    • Sad 1

  15. Dikkat! WhatsApp, 1 Ocak Tarihinden İtibaren...

    5deffffe7af5071894bb4d96

    Dünyanın en popüler mesajlaşma uygulamalarından biri olan WhatsApp, 1 Ocak tarihi itibarıyla kritik bir karar aldı; yeni yılda artık bakın ne olmayacak?

    WhatsApp, sürekli getirdiği yeni güncellemelerle kullanıcılarına pek çok yeni özelliği bir arada sunuyor ve uygulamanın şu an dişli bir rakibi de yok. Rus rakibi Telegram, arkasından geliyor...

    Facebook'un sahibi olduğu WhatsApp, bazı telefonlarda uygulamasının çalışmamasını istiyor. Bu nedenle de şirket, yeni yıl itibarıyla önemli bir karara imza attı.

    Daily Mail'de yer alan habere göre, popüler uygulama WhatsApp, 1 Ocak 2020 itibarıyla destek vermeyi keseceği telefonları açıkladı. Listede bakın hangi telefonlar göze çarpıyor?

    WhatsApp, Windows Mobile ve iOS 7 işletim sistemi ile alt sürüm işletim sistemini kullanan telefonlarda 1 Ocak itibarıyla artık çalışmayacak. Yani uygulama yüklü bile olsa kullanma şansınız bulunmayacak.

    10 yıl önce satışa sunulan iPhone (ilk jenerasyon), iPhone 3G ve iPhone 3G S model cihazlarda popüler uygulama WhatsApp artık bulunmuyor. Ancak erişim engeli sadece bu telefonlarla sınırlı değil.

    Yine Apple'ın bir döneme damga vuran telefonlarından iPhone 4 ile iPhone 4S model telefonları da WhatsApp uygulama desteğini yitirmiş durumda. Bu telefonlardan birini kullanıyorsanız 'geçmiş olsun'.

    Diğer yandan WhatsApp'a gelen yeni güncelleme ile bugüne dek yoğun bir şekilde kullanılan popüler bir özellik de artık kullanılamayacak. En popüler uygulamalardan biri olan WhatsApp, bakın neyi kaldırdı?

    Dünyanın önde gelen mesajlaşma uygulamalarından WhatsApp'ta kullanıcılar toplu mesaj yollama özelliğini bugüne dek rahatça kullanabiliyordu.

    Ancak bu mesajların amaç dışı kullanılmaya başlaması üzerine kullanıcılar büyük bir rahatsızlık duymaya başladı ve artan şikayetler WhatsApp'ı sonunda harekete geçirdi.

    Facebook'un sahibi olduğu WhatsApp, reklam şirketleri ve firmaların toplu mesajlarla kullanıcıları rahatsız etmesine engel olmak için bu özelliği tamamen yasaklamaya karar verdi.

    WhatsApp'ın aldığı bu radikal kararla birlikte şimdi ne olacak? Bu gelişme kullanıcılar için ne anlama geliyor? WhatsApp'ta bundan sonra ne olmayacak?

    Kullanıcılar artık toplu mesaj gönderemeyecek; bu özellik geçtiğimiz haftalarda gelen minik bir güncellemeyle birlikte telefonlardan resmen kaldırıldı.

    WhatsApp'ın bu yeni güncellemesini indiren kullanıcıların hiçbiri bu özelliği artık göremeyecek. Eski sürüm WhatsApp uygulamalarında kalanlar ise özelliği bir süre daha kullanmaya devam edebilecek.

    Yeni güncellemeleriyle pek çok sorunu ortadan kaldıran ve beraberinde yeni özellikler getiren WhatsApp güncellemesi her zaman kullanışlı özelliklerle gelmiyor. İşte kullanıcıların fena halde canını sıkan o hata...

    WhatsApp'a gelen bir önceki güncelleme, kullanıcıları Online yani Çevrimiçi bırakıyor. Siz haberiniz yokken de herkese WhatsApp'ta görünüyor olabilirsiniz.

    Samsung Galaxy S10e, Galaxy S9, Google Pixel 3, Pixel 4 OnePlus 6, Redmi Note 5 Pro ve fazlası birçok cihazda görünen sorun, uygulamanın arka planda sürekli aktif kalmasına neden oluyor.

    Kimi kullanıcılar, uygulamayı 10 dakika kullandığı ancak telefonda 1,5 saat boyunca kullanım gösterildiğini aktarıyor.

    Bir ya da iki mesaj için kullanılmasına rağmen WhatsApp kapalıyken bile toplam pil ömrünü yüzde 30 azaltıyor.

    Ancak WhatsApp'taki tek sorun bununla da sınırlı değil. Hiçkimse fark etmedi; ancak kısa süreli yaşanan teknik bir sorun nedeniyle WhatsApp'ta kullanıcıların gizlilik ayarı kullanıcıların kontrolü dışında değişti. Hemen kontrol edin, ayarınızın eskisi gibi olup olmadığını öğrenin.

    iPhone veya Android, telefonunuz hangi işletim sistemini kullanıyor olursa olsun önce WhatsApp uygulamasını açın. Şimdi de bir sonraki adıma geçelim.

    WhatsApp'ı açıp Ayarlar sekmesine girin. Bu bölümde kullanıcıların minik bir değişiklik yapması gerekiyor olabilir. Bir sonraki adıma geçelim.

    WhatsApp'ta Ayarlar kısmına girdikten sonra bu kez de Hesap>Gizlilik bölümüne erişmeniz gerekiyor. Kullanıcıların gizliliğiyle ilgili tüm ayarlar bu bölümde bulunuyor.

    Burada yaptığınız ayara dikkat edin. Son görülme ayarı bıraktığınız gibi mi?

    Dün akşam saatlerinde yaşanan teknik bir sorun nedeniyle kullanıcıların son görülme ayarı herkese açık hale geldi.

    Eğer ayar bıraktığınız gibiyse sorun yok; ancak değişmişse hemen ilgili ayara buradan müdahale edebilirsiniz.

    WhatsApp ile birlikte Instagram'da da kısa süreliğine erişim sorunu yaşandı ve kullanıcılar uygulamaya girdiklerinde fotoğrafları yükleyemedi.

    Teknik sorunla ilgili Facebook'tan herhangi bir açıklama gelmezken, iki uygulamaya da erişim şu saatlerde 'normal' görünüyor.

     

    • Like 1

  16. Kanserin 10 Önemli Belirtisine Dikkat!

    kans-erin-10-onemli-belirtisine-dik-kat-b.jpg

    "1 - Açıklanamayan kilo kaybı. Birçok insan diet yapmadan kilo verdiği için mutlu olur ancak açıklanamayan kilo kaybı (yaklaşık 5 kilo) veya ani iştah kaybı kanserin en yaygın belirtilerinin başında geliyor. Bu belirti özellikle pankreas, mide, gırtlak veya akciğer kanserinde görülüyor.

    2 - İnatçı düşük ateş. Bu özellikle lösemi, hodgkin lenfoma ve hodgkin olmayan lenfoma kanserlerinin ilk belirtileri arasında yer alıyor. Düşük ateş 37.6 ile 38.2 dereceleri arasını ifade ediyor. İnatçı düşük ateş ayrıca çok çeşitli enfeksiyonlardan da kaynaklanabiliyor.

    3 - Artan yorgunluk. Daha önce hiç ihtiyaç hissetmezken, günde 3-4 saat kestirmeden duramıyorsanız, bu önemli bir kanser belirtisi olabilir. Özellikle kan basıncının düşmesine yol açan tüm kanser türleri ve löseminin belirtisidir. Yorgunluk ayrıca; kansızlık, uyku düzensizliği, kalp problemleri ve şeker, fibromyalji ve iltihaplı eklem hastalıklarından da kaynaklanıyor olabilir.

    4 - Ciltte iyileşmeyen yaralar veya deride değişiklik. Deride oluşan asimetrik lekeler, lekelerin sıradışı renklerde oluşması veya lekelerin ortalama bir silgiden daha büyük bir alanı kaplaması, deri kanserinin en öldürücü şekli olan melanomanın belirtisidir.

    5 - Yutkunma problemi ve kronik ses kısıklığı. Bunlar dudaklarda iyileşmeyen yaralar, sıradışı kanamalar, ağızda ağrı ve uyuşma, kronik gırtlak iltihabı, ağız kanserinin belirtileri olabilir.

    6 - Ağız içinde oluşan pamukçuk benzeri yaralar. Bunlar tıp dilinde lökoplazi olarak adlandırılır. Bu beyaz lekeler yanağın iç tarafında, dilin alt veya yan kısımlarında oluşur. Bu lekeler pamukçuğun giderilmesinde uygulanan yöntemlerle ağızdan kaybolmaz.

    7 - İdrarda kan görülmesi. Bu belirtinin genelde hastalar tarafından ciddiye alınmadığını belirten doktorlar, daha önce hiç görülmemiş bile olsa bunun hasta tarafından idrar yolu enfeksiyonuyla ilgili bir problem sanıldığını belirtiyor. Bu ihtimalle birlikte kanama, mesane kanserinin de belirtisi olabilir ve bir ürolog tarafından kontrol edilmesi gerekir. Mesane kanseri çoğu zaman artık tedavi edilemeyecek safhaya gelinceye kadar farkedilemez. Bunun nedeni de hastaların doktora gitmek için çok beklemelidir. Benzer şekilde dışkıda kan görülmesi de kolon kanserinin önemli belirtilerinden biridir. Ancak dışkıda kan görülmesinin farklı sebepleri de bulunmaktadır.

    8 - Açıklanamayan ağrı. Bu, testis kanseri veya kemik kanserinin erken semptomlarından biri olabilir. Tedaviye rağmen iyileşmeyen baş ağrısı, beyin tümörünün habercisi olabilir. Sırt ağrısı, kolon veya yumurtalık kanserini işaret edebilir. Doktorlar, sebebi bilinmeyen ağrıların en yaygın kanser belirtilerinden biri olduğunu belirterek, bu durumda hastaneye başvurulması gerektiğini belirtiyor.

    9 - Vücudda şişkinliklerin oluşması veya derinin sertleşmesi. Göğüs ve testis dahil çok çeşitli kanser türlerinin belirtisidir. Bunlar kanserin erken belirtisi olduğu gibi, kanserin son safhasına da işaret ediyor olabilir.

    10 - Sürekli olan, sebebi açıklanamayan veya sıkıntı veren belirtiler. Doktorlar, "Vücudunuzda yolunda gitmeyen bir şey varsa ve uzun süre devam ediyorsa, bunun normal bir durum olmadığını bilin. Vücudunuzun sesini dinleyin. Erken teşhis sayesinde hayatınız kurtulabilir" tavsiyesinde bulunuyor".

    • Like 1
×
×
  • Create New...