Jump to content

Renan

Admin
  • Content Count

    67,385
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    226

Posts posted by Renan


  1. Dikkat! Bu karışım diş ağrsını anında geçiriyor

    Dikkat! Bu karıÅım diÅ aÄrsını anında geçiriyor...

    Sağlıklı, beyaz dişlere sahip olmak hem fiziksel görünümümüz hem de vücut sağlığımız için büyük önem taşır. İşte size diş ağrısı çektiğiniz anda dindirecek etkili karışımlar.

    HİNDİSTAN CEVİZİ VE ZERDEÇAL KARIŞIMI;

    Malzemeler:

    Çeyrek çay kaşığı organik hindistan cevizi yağı,

    2 damla karanfil yağı,

    Bir fiske tuz,

    Çeyrek çay kaşığı toz zerdeçal.

    Hazırlanışı: Malzemeleri bir kasede iyice karıştırın ve diş fırçası yardımı ile dişlerinize sürün ve fırçalayın. Bu şekilde dişlerinizi yıkamadan 5 dakika bekletin. Sonrasında ılık su ile ağzınızı çalkalayın.

    NANE VE KARBONAT İLE DİŞLERDE ŞAŞIRTICI BEYAZLATICI ETKİ:

    Malzemeler:

    3 damla nane yağı,

    Yarım çay kaşığı karbonat,

    3 damla limon suyu,

    Yarım çay kaşığı kurutulmuş nane tozu.

    Hazırlanışı: Tüm malzemeleri bir kasede karıştırın ve bununla dişlerinizi fırçalayın. Sonrasında ılık su ile ağzınızı çalkalayın.

    MEYAN KÖKÜ-PORTAKA YAĞI ÇÖZÜMÜ

    Malzemeler:

    Çeyrek çay kaşığı meyan kökü tozu

    Bir fiske bentonit kili tozu

    3 damla portakal yağı

    Hazırlanışı: Bentonit kili tozu ve portakal yağını karıştırın. Hazırladığınız bu macun ile dişlerinizi fırçalayın. 5 dakika beklettikten sonra ılık su ile ağzınızı çalkalayın.

    Bu karışımlar dişlerinizi hem sağlıklı hale getirecek hem de beyaz ve güzel görünmesini sağlayacaktır. Diş çürüklerinin önüne geçecek bu yöntemler ağrılarınızı da yok edecektir.

     

    • Thanks 1

  2. Canan Karatay: “Meyve içerisindeki şeker bağışıklık sistemini çökertiyor”

    Ä°lgili resim

    Yerel Tohum Takas Şenliği için Tekirdağ'a gelen Prof. Dr. Canan Karatay, tüm meyvelerin içerisinde şeker olduğunu, vücuttaki insülinin artmaması için meyve yenilmemesi, meyve sularının içilmemesi gerektiğini ifade etti.

    Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Tohum Takas Şenlikleri'ne bir konuşma yapmak üzere katılan Prof. Dr. Canan Karatay vatandaşlara yaptığı sunumda şekerden ve şeker bazlı yiyecek ve içeceklerden uzak durulması çağrısında bulunurken, zeytinin en iyi meyve, zeytinyağının ise en sağlıklı meyve suyu olduğunu ifade etti.

    Karatay meyvelerin insülini artırdığına değinerek, "Meyve yemeyecek miyiz? Meyvedeki şeker früktozdur. Früktoz karaciğeri yağlandırır. Kutu ve taze meyve suları, mısır nişastası şurubuyla tatlandırılmış bütün şekerli ve gazlı içecekler dondurmalar da dahil karaciğerinizi yağlandırır. Meyve suyu ürik asiti yükseltir. Ürik asidiniz yüksekse meyve suyu zehirlenmesi içerisindesiniz. Peki C vitamini nereden alacağız. Bana en çok sorulan sorulardan biri budur. Meyve suyu ve meyveler gibi şeker içeren yiyeceklerle C vitamini birlikte vücuda girdiği zaman, şeker C vitamininin hücrelere girmesini engelliyor. Şeker kendi de hücrelere giriyor ve böylece bağışıklık sistemi çöküyor. Bunları tüketmezsek hastalıklarımız yükselmiyor.

    2000 yıllık 2000 yıldan fazla yaşayan zeytin ağaçları hala zeytin veriyor. Bunlardan zeytinyağı bile elde ediyoruz. Zeytin en sağlıklı meyvedir. Meyve yemeyecek miyiz, diyenlerin sesleniyorum. Zeytin en sağlıklı meyvedir. Zeytinyağı, zeytin meyvesinin suyudur. Her sabah ve her akşam bir kahve fincanı içilirse, kabızlık önlenir, kanı sulandırır, felci önler, kalp krizini önler. Midedeki bütün dost bakterileri besliyor, hastalığı önlüyor, bizi dinçleştiriyor. Zeytinyağı anne sütü ile aynıdır. Bir tek fark var aralarında; anne sütünde hayvansal kolesterol vardır, zeytinyağında bitkisel kolesterol vardır. Zeytin altındır, zeytinyağı altın suyudur. Zeytin bana göre altında 1000 kat daha değerlidir" dedi. Karatay'ın eğlenceli sunumunun ardından Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Prof. Dr. Canan Karatay'a plaket ve çiçek taktim etti. Albayrak ve Karatay vatandaşların yoğun ilgisi ile şenlik alanını gezdi.

    • Thanks 1

  3. Bu tamamen doğal ve lezzetli tarifle kemiklerinizi güçlendirin

    Bu tamamen doÄal ve lezzetli tarifle kemiklerinizi güçlendirin

    Kemikleri güçlendirmek için ilaç kullanmanıza gerek yok. Ek ya da ana tedavi olarak, diğer doğal alternatiflerden faydalanabilirsiniz. Kemikleri ve eklemleri güçlendiren, lezzetli olduğu kadar tamamen doğal olan bu tarifi keşfedin.

    Vücudu destekleyen kemiklerin ve eklemlerin zarar görmemesi için herhangi bir rahatsızlığa dikkat etmek, günlük aktivitelerin etkilenmemesi ya da durumun zamanla kötüleşmesinin önüne geçmek için oldukça önemlidir. Bu sayede, hayat kalitenizde herhangi bir sınırlama ya da azalmanın oluşmasını engellemiş olursunuz.

    Yıllar geçtikçe vücutun yaşlandığını unutmamak gerekir. İltihaplanma, enfeksiyon, incinme ve pek çok farklı kronik hastalık sonucu kemiklerde ve eklemlerde ağrı meydana gelir.

    Bu belirtiler çeşitlilik gösterse de hayatın bir bölümde herkeste görülür.Bu durum gerçekleştiğinde bir uzmana danıştıktan sonra, kemikleri ve eklemleri güçlendirmek için farklı yollar deneyebilirsiniz.

    Reçeteniz olsun veya olmasın kemikleri ve eklemleri güçlendiren çoğu yöntem, iyi bir yaşam tarzı ve doğal tedavilerden oluşmaktadır. Böylece, komplikasyonların önüne geçebilirsiniz.

    Doğada sağlık açısından büyük fayda sağlayabilecek çeşitli kaynaklar vardır. Aslında, laboratuvarlarda üretilen çoğu ilaç, bitkiler, çekirdekler, yağlar vb. gibi doğal ürünler içerir.

    DOĞAL BİR SEÇENEK

    Yazımızın devamında, vücut tarafından emildiğinde kemikleri güçlendiren ve eklem sorununu azaltan, anti-inflamatuvar ve antioksidan maddeler içeren doğal bir karışım tarifi vereceğiz. Bunu yapmak için, bazı çekirdeklerin özelliklerini bal, kuru üzüm gibi doğal besinlerden faydalanacağız.

    Dahası, bu doğal ürün yüksek miktarda doğal enzim, lif ve amino asit içerdiğinden öne çıkmaktadır. Tüm bunlar vücut tarafından emildiğinde kemikler ve eklemler güçlenir, problemlerin oluşmasını engellenir. Ayrıca aşağıdaki avantajları sağlar:

    Kalsiyum ve magnezyum, özellikle de aşınmaya meyilli kemiklerin yoğunluğunu korumaya yardımcı olan gerekli minerallerdir.

    Az miktarda potasyum sağlar. Potasyum, sodyum düzeyini dengeler ve ödemin oluşmasını engeller.

    Ayrıca, yüksek miktarda, muhtemelen bildiğiniz gibi doku iltihaplanmasını ve dolaşım sorunlarını azaltmaya yardımcı olan omega 3 yağ asidi içerir.

    Ek olarak, eklemleri korumak için kolajen oluşumunu sağlamak içinvitamin ve minerallerin yanında yüksek miktarda protein içerir.

    Son olarak, bu doğal tedaviyi düzenli olarak uygularsanız size enerji verir. Böylece, gün boyunca fiziksel ve zihinsel performansın güçlenmesine yardımcı olur.

    KEMİKLERİ VE EKLEMLERİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN DOĞAL BİR TARİF

    Malzemeler

    2 yemek kaşığı kabak çekirdeği

    2 yemek kaşığı susam

    2 yemek kaşığı aromasız jelatin

    5 yemek kaşığı keten tohumu

    3 yemek kaşığı kuru üzüm

    1 bardak bal

    HAZIRLANIŞI

    Öncelikle çekirdekleri blendırdan geçirin, arından jelatini, üzümleri ve balı ekleyin. Tamamen pürüzsüz bir karışım elde edene kadar malzemeleri 2 ya da 3 dakika blendırdan geçirin. Hazır olduğunda karışımı kapaklı bir kaba koyun ve buz dolabında saklayın.

    NASIL TÜKETİLİR?

    Tercihen aç karna için.

    Öğle yemeğinden ve isterseniz akşam yemeğinden önce içebilirsiniz.

    Etkisini göstermesi için bu karışımı bir süre için.

    İçimini kolaylaştırmak için yarım bardak ılık su ile karışımı seyreltebilirsiniz.

    2 aya kadar buzdolabında saklayabilirsiniz.

    DİĞER TAVSİYELER

    Bu doğal tedavinin etkilerini arttırmak için iyi bir beslenme düzenine sahip olmak da oldukça önemlidir. Bu bağlamda aşağıdakileri uygulamanızı tavsiye ederiz:

    Meşrubat, abur cubur, sodyum ve şeker tüketiminizi azaltın.

    Meyve, sebze, yağsız et ve tam tahıllı porsiyonlarını arttırın.

    Kemikleri ve eklemleri güçlendirmek için bitkisel sütleri (tercihen kalsiyum ve magnezyum ile zenginleştirilmiş) tüketin.

    Eğer iltihap ve ödemden şikayetçiyseniz, bol su ve diüretik içecekler içmeyi ihmal etmeyin.

    Son olarak, ihtiyacınıza ve fiziksel kabiliyetinize uygun olarak spor yapmayı unutmayın.

    Eklemlerinizde acı ve ağırlık mı hissediyorsunuz? Kemik problemleri çekmekten endişeli misiniz? Bu karışımı doktorunuza danışıp kullanabilirsiniz.

    • Thanks 1

  4. Emekliye son dakika müjdesi haberi! İşte en düşük emekli maaşı...

    Milyonlarca emeklinin merakla beklediği emekli zamlarında müjdeli haber geldi. SSK ve Bağ-Kur emeklileri enflasyona bağlı olarak, memur emeklileri ise toplu sözleşmeye göre zam alacaklar. Emeklilerin temmuz zammıyla birlikte 5'li iyileştirme konusu da gündeme geldi. Bu iyileştirme ile gelir farklılıkları arasındaki uçurumun azaltılması planlanıyor. İşte 5'li iyileştirme başlıkları;

    EK ÖDEME ARTIŞI

    Milyonlarca emekli her ay maaşlarının yüzde 4 ila 5 arasında bir ek iyileştirme alıyor. Bu ek iyileştirmelerde artış yapılması gündemde. Ek ödemelerde sağlanan oranın düşük kaldığı belirtilerek bu oranın yüzde 8-9'lara yükselmesi gerekiyordu. Bu oranların gerçekleşmesi doğrultusunda emekliye ödenen ek ödeme artışlarında ciddi bir yükselme bekleniyor. Örnek vermek gerekirse;

    Maaşı bin 500 lira olan emekli 60 lira ek ödeme alırken oranın yüzde 9'a çıkması durumunda verilen tutar 135 liraya yükselecek.

    İKRAMİYE

    Memur konfederasyonlarının aldığı karar doğrultusunda, toplu sözleşmeye bağlı olarak memur emeklilerin Kurban ve Ramazan bayramında ikramiye ödenmesi gerektiğini toplu sözleşme masasına taşındı. Bu konuda karar merakla bekleniyor. İkramiyenin hayata geçirilmesi halinde promosyonda olduğu için SSK ve Bağ-Kur emeklilerini de kapsayacak şekilde genişletileceği düşünülüyor..

    İNTİBAK

    2000 yılı ve sonrasında emekli olanlara intibak için Anayasa Mahkemesi, Meclis'i adres gösterdi. Ayrıca Türkiye Emekliler Derneği, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıdı. Meclis'ten yeni intibak yasası çıkarsa, 2000 yılı ve sonrasında emekli olanların maaşları yeniden hesaplanacak, farklılıklar giderilecek. Önceki intibaktaki gibi 355 liraya varan zamlar söz konusu olabilecek..

    TOPLU SÖZLEŞME

    Sosyal güvenlik kurumlarının tümü Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında birleştirildi. Ancak hem emeklilik hesaplamaları hem zam yöntemleri farklı uygulanıyor. Bağ-Kur ve SSK emeklileri her yıl Ocak ve Temmuz'da bir önceki 6 aylık enflasyon kadar zam alırken, memur emeklilerinin maaş artışları memurlar gibi toplu sözleşmede belirleniyor. Tüm emeklilerin zamının toplu sözleşmeyle belirlenmesi gündemde.

    ASGARİ ÜCRET AYARI

    Halen en düşük maaş Bağ-Kur tarım emeklilerinde 988,91, esnaf emeklilerinde bin 100, SSK emeklilerinde ise 935,60 lira seviyesinde bulunuyor. En düşük maaşın asgari ücrete eşitlenmesi üzerinde duruluyor. Bu formül hayata geçerse, en düşük emekli maaşı bin 603 lira olacak. Maaşı bu tutarın altında olan emekliler zam alacak. Maaşlarda 667,52 liraya varan artış yaşanacak..

    https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2018/04/30/emekliye-son-dakika-mujdesi-haberi-iste-en-dusuk-emekli-maasi?paging=7

     


  5. Kilo vermek istiyorsanız yatmadan önce sadece 5 dakika bunu yapın!

    Kilo vermek istiyorsanız yatmadan önce sadece 5 dakika bunu yapın!

    BALANS HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

    Dr. Fevzi Özgönül, "Tüm canlılarda olduğu gibi insan vücudu da bir denge düşünülerek yaratılmıştır. Bu dengeye 'Balans' diyoruz. Koşarken atlarken ve günlük yaşamda mücadele ederken yani bedenen çalışırken bu balans çok önemlidir. Doğada kaçma ve kovalama işlemi çok önemlidir. Kaçarsan kurtulur ve canını kurtarırsın, kovalayıp yakalarsan karnını doyurur ve hayatına devam edersin. Bu nedenle aslında balans hayati önem taşır.

    NE KADAR SIKI VE SAĞLIKLI OLURSA VÜCUDUMUZ DA O DERECE DENGELİ OLUR

    Vücudumuzda bu balansı sağlayan en önemli yapımız tüm vücudumuzu saran ve bize şekil veren bağ dokumuzdur. Bağ dokumuz adı üstünde vücudumuzu saran ve organlarımızı bağlayan, bir arada tutan dokumuz, ne kadar sıkı ve sağlıklı olursa vücudumuz da o derece dengeli olur ve yaşam içinde yapması gereken atlama, zıplama, kaçma ve kovalama işlemlerini o kadar kolay yapar" dedi.

    TAMİR ZAMANI OLAN GECE SAAT 23:00 - 02:00 SAATLERİNDEN HEMEN ÖNCE ZIPLAYARAK...

    Şişmanlamak ve kilo almanın bağ dokusunun gevşemesi nedeni ile vücudun göbek, basen ve kalça çevresindeki gevşeyen bağ dokusunun boşluklarını yağ dokusu ile doldurması ile oluştuğunu ifade eden Dr. Özgönül, "Eğer vücudun kendi kendini tamir zamanı olan gece saat 23:00 - 02:00 saatlerinden hemen önce zıplayarak veya vücudu silkeleyerek gevşek olduğumuzu ve vücutta sallanan bölgeler olduğu haberini iletebiliriz. Bu sallanan bölgelerdeki boşlukları doldurmak çok zaman alacağı için, vücudun yapacağı ilk iş bağ dokusunu sıkılaştırmak olacaktır. Nasıl ani bir tehlike esnasında içgüdüsel olarak yere çöküp kollarımızı başımızın çevresine sarıyor kendimizi korumaya yani hedef olan bedenimizi küçültmeye çalışıyorsak, zıplama sonrası bedenimiz de kendisini sıkılaştırmaya çalışacaktır" diye konuştu.

    "YATMADAN ÖNCE 5 DAKİKA ZIPLARSANIZ HEM SIKLAŞIR HEM KİLO KAYBEDER HEM DE ZAYIFLARSINIZ"

    Özellikle güreş, boks gibi sporlarda da balansın çok önemli olduğunu kaydeden Dr. Özgönül, "Bu nedenle boksörler ip atlayarak hem performanslarını arttırırlar hem de yumruk yediklerinde kolayca düşmemek için balans ayarı yaparak bedenlerini sıkılaştırırlar. Yatmadan önce 5 dakika zıplarsanız hem sıklaşır hem kilo kaybeder hem de zayıflarsınız. Trombolinde zıplayarak zayıfladığını iddia eden birçok kişi vardır. Bunlarda aynı mekanizma ile zayıflamışlardır. Bir öneri; eğer bunu 1 ay boyunca her gece yapmaya karar verdiyseniz mutlaka her sabah kahvaltı etmeyi, her öğlen en geç ikiye kadar öğle yemeği yemeyi unutmayın ve öğün aralarında hiçbir şey yemeyin" açıklamalarında bulundu.

    • Thanks 1

  6. Acı yiyen daha uzun yaşıyor

    Acı yiyen daha uzun yaÅıyor

    Baharatlı ve acı yemeklerin sağlığa olan faydası bir kez daha kanıtlandı. Çinli bilim insanlarının ülkenin 10 farklı bölgesinde 500 bin kadar kişinin katılımıyla yaptığı bir araştırmada, haftada iki kez acı yemenin erken ölüm oranını yüzde 10 oranında azalttığı öne sürüldü. Beslenme listesine başka baharatlar eklendiğinde ise erken ölüm riski yüzde 14 oranında azalıyor. Acının böyle bir etkide bulmasının bibere acı tadı veren ve kanserle mücadele eden kapsaisin, C vitamini ve antioksidan özelliği bulunan başka besinler açısından zengin olması olarak gösteriliyor.


  7. Bağışıklığını yoğurt ve kefirle güçlendirin

    BaÄıÅıklıÄını yoÄurt ve kefirle güçlendirin

    Baharla birlikte alerjik hastalıklar da kendini göstermeye başladı. Ağaç, yabani ot ve tahıllar aracılığıyla yayılan polenler, alerjik hastalıkların artış sebepleri arasında sayılıyor. Ayrıca küresel ısınma da diğer sebeplerden biri olarak dikkat çekiyor. Özellikle astım hastalarının, alerjik bünyeye sahip kişilerin ve çocukların; bahar mevsiminde yaşanabilecek alerjik hastalıklara dikkat etmesi gerekiyor. Uzmanlar, alerjiyle ilgili bilgi verdi...

    Uzm. Dr. Mübeccel Akman/ Göğüs Hastalıkları Uzman

    Üst solunum yolu alerjisi tedavi edilmezse alerjik astım hastalığı riski artıyor
    Bahar mevsiminin gelmesiyle birlikte çocuklarda alerjik hastalıklar daha sık görülmeye başlar. Bahar alerjisi; alerjik nezle, astım ve göz alerjisine sebep olabilir. Bahar alerjilerinden en önemlileri ise mevsimsel alerjik rinit, alerjik astım ve polen alerjisi gibi hastalıklardır. Çocukluk çağında görülen astım, yüzde 90 oranında alerjik kökenli oluyor. Ev içindeki alerji yapıcı maddelerin bronşlarda hassasiyet yaratması; sıcak-soğuk hava değişimi, egzersiz, solunum yolu enfeksiyonları, kimyasal kokular, hava kirliliği ve sigara dumanı gibi uyarıcılar ile temas, astımın ortaya çıkışını tetikliyor. Bunların yanı sıra alerjik olunan maddeye aşırı maruz kalmak da öksürük, hırıltı, nefes darlığı belirtilerine yol açabiliyor. Üst solunum yolu alerjisi tedavi edilmediğinde alerjik astım hastalığı riski belirgin olarak artıyor.

    Prof. Dr. İpek Akman/Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

    Doğru beslenme, solunum yolu enfeksiyonu riskini azaltır
    Solunum yolları enfeksiyonları, enfeksiyonun yerleştiği bölgeye göre üst ve alt solunum yolları enfeksiyonları olarak ikiye ayrılır. Üst solunum yolu enfeksiyonu dediğimizde kulak, burun, boğaz bölgesi enfeksiyonlarını, alt solunum yolu enfeksiyonları dediğimizde ise bronşitler ve zatürre dediğimiz enfeksiyonlar kastedilir. Nezle, boğaz ağrısı, kulak ağrısı ve ateş gibi bulguların olabileceği üst solunum yolları enfeksiyonları çoğunlukla viral hastalıklardır ve antibiyotik tedavisine gerek duyulmaz. Bu gibi durumlarda hasta dinlenmeli ve beslenmesine dikkat etmelidir. Tüm solunum yolu enfeksiyonları için önemli olan, başlangıçta kişinin vücut direncini yüksek tutmasıdır. Vücut direnci düştüğü zaman enfeksiyon ilerleyebilir, olaya eklenen bakteriler enfeksiyonu ağırlaştırabilir. Alt solunum yolu enfeksiyonlarında; öksürük ve göğüste yanma hissi, balgam çıkarma, nefes darlığı gibi şikayetler görülebilir. Genel durum bozukluğu, aşırı halsizlik ve ateş önemli bulgulardır. Enfeksiyonu olan çocuğun uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi ve tedavisinin planlanması çok önemlidir.

    ANNE SÜTÜ KORUR
    Büyüme ve gelişme çağındaki çocuğun beslenme alışkanlıkları, hangi besinlerle beslendiği çok önemlidir. Beslenme bozuklukları, bağışıklık sistemi zayıflatarak sık enfeksiyonlara yol açabilir. Özellikle 1 yaşına kadar anne sütü ile beslenmiş bebekler, sütteki koruyucu hücreler ve antikorlar sayesinde daha az enfeksiyon geçirirler. Daha ileriki yaşlarda; tüm besin gruplarını dengeli oranlarda içeren, yaşa uygun beslenme programı bünyeyi güçlü tutar. Sağlıklı beslenen kişinin sürekli vitaminleri alması gerekli değildir. Bilimsel açıdan vitaminlerin solunum yolları enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir özelliği olduğu gösterilmemiştir. Ancak vücutta birtakım vitaminlerin eksik olduğu saptanırsa vitamin kullanılabilir. Vitaminleri doğal gıdalardan almak daha yararlıdır. Zayıflık gibi aşırı kilo da pek çok soruna yol açar. Obez çocuklarda da enfeksiyonlara yatkınlık artmıştır.

    ÇOCUKLARI BAHAR ALERJİLERİNDEN KORUMAK İÇİN 5 ALTIN ÖNERİ!
    Ebeveynlerın, çocuklarını bahar alerjilerinden koruyabilmek için şunlara dikkat etmesi gerekir:
     Alerjik hastalıklar genellikle ani hava değişimlerinde ortaya çıktığından, çocuklar bu dönemlerde mevsim şartlarına uygun giydirilmelidir.
     Terleyen çocuğun kıyafeti değiştirilmelidir.
     Hijyen, alerjik enfeksiyonlardan korunmak için basit ve etkili yöntemlerden biridir. Çocuğun ellerini sıkça yıkamak onu enfeksiyonlara karşı koruyacaktır. Ebeveynler olarak sizler de çocuklarınıza yalnızca el ve yüzünüzü yıkadıktan sonra temas etmelisiniz.
     İyi ve dengeli beslenmek de bağışıklık sisteminin güçlenmesi için önemlidir. Yoğurt, kefir ve probiyotik içeren besinler bağırsak florasını desteklerken, taze meyve ve sebzeler de bağışıklık sistemini güçlendirir.
     Ayrıca kapalı mekanlar ve alışveriş merkezlerinden uzak durup güneşli havalarda yarım saat yapılacak yürüyüşler de hem çocuklar, hem yetişkinler için oldukça faydalıdır.

    ÇOCUK BESLENMESİNDE OLMAZSA OLMAZLAR...
     Çocuklar, her gün iki-üç bardak süt veya süt ürünü tüketmelidirler. Hiç süt içmeyen bir çocuk eğer yoğurt veya ayran tüketiyorsa, süt tüketimi için zorlanmamalıdır.
     Çocukların gün içerisinde tüketmesi gereken et miktarı ortalama 100 gr. kadar olmalıdır. Bu durum çocuğun yaşına ve kilosuna göre değişebilir.
     Çocukların beslenmelerinde en gerekli olan besin türü sebzelerdir. Çocuğa sebze-meyve yedirirken mümkün olduğunca çeşitlilik sağlanmalı, aynı zamanda mutlaka mevsimine uygun sebze ve meyveler tercih edilmelidir.
     Başta ekmek olmak üzere diğer karbonhidrat kaynakları da çocukların beslenmesinde önemli bir besin grubudur. Sadece yetişkinler değil, çocuklar da beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmekleri tüketmeli, haftada iki gün kurubaklagil yemelidir.
     Çocukların sıvı ihtiyaçlarını mümkün olduğu kadar sudan karşılamaları sağlanmalıdır.
     Çocukların beslenmesinde karşımıza çıkan en büyük sorunlardan biri fastfood yiyecekler ve abur cuburlardır. Yiyecekleri evde hazırlamak çok daha sağlıklı olur. Çikolata, bisküvi, gofret gibi atıştırmalıkların yerine meyve, evde yapılmış az yağlı kurabiye, kekler tercih edilmelidir.


  8. hacersş, 17 dakika önce yazdı:

    Bu meyveler çok güzel oyun oynuyor bize yesek bir türlü, yemesek bir türlü. Şimdiki aletler nasıl bilmiyorumda geçmişte polisin üfleme aleti alkol gösterdi, kan tahlili temiz çıktı. Bizim için zaman kaybı. Bence yola çıkacaklar veya araba kullananlar gece yatarken yesin. İçsin.. 

    Balı çok severim. De.... Ne olacak yemeyelim mi, yada hasta olursak bırakalım. Şimdilik problem yok :nea:

    Valla bilemedim şimdi. Bal konusunda Canan Hoca haklı olabilir mi? Yüzyıllardır şifa niyetine tüketilen bal nasıl oluyor da karaciğerde yağlanma oluşturuyor anlamadım... xD

    • Like 1

  9. Uyurken bile yağ yakmayı sağlayan karışım

    Uyurken bile yaÄ yakmayı saÄlayan karıÅım

    Maydanoz suyunun siz uyurken yağ yakıcı etkisini göstermesini istiyorsanız uyumadan 2 saat önce hiçbir şey tüketmemeniz gerekir. Aç karnına içeceğiniz bir bardak maydanoz suyu, siz uyurkende kilo vermenizi ve yağlarınızın hızlı bir şekilde yakılmasını sağlatacaktır. Maydanoz suyunun nasıl hazırlandığını merak etmeye başladıysanız hemen açıklayalım…

    Boş bir çelik tencere içerisine yaklaşım 3 bardak su koyun. Daha sonra maydanozları sapları ile beraber tencerenin içerisine koyun ve kısık ateşte 2-3 dk kadar kaynatın. Kaynadıktan sonra maydanozları, 10 dk demlenmeye bırakın. Hazırlamış olduğunuz maydanoz suyunu ılıdıktan sonra öğünlerinizde bir saat önce içebilirsiniz. Bu karışımı gece yatmadan bir saat önce içen kişiler yağ yakıcı etkisinin olduğunu belirtiyorlar.

    Herhangi bir yan etkisine karşı, kullanmadan önce bir uzmana danışabilirsiniz.

     

    • Thanks 1

  10. Prof. Dr. Canan Karatay: O besinin alkolden farkı yok!

    Prof. Dr. Canan Karatay: O besinin alkolden farkı yok!

    Prof.Dr. Canan Karatay Gaziosmanpaşa'da düzenlenen bir seminerde yaptığı açıklamalar ile yine tüm dikkatleri üstüne çekti. Kanser etkisi yaratan ürünler hakkında açıklamalarda bulunan Karatay besinlerle ilgili doğru bilinen yanlışlar hakkında da çeşitli bilgiler verdi. İşte Canan Karatay'ın son açıklamaları…

    BAL KARACİĞERİ YAĞLANDIRIYOR 

    Bal sevenlere kötü haber! Balın içinde bol miktarda flukoz ve glukoz maddelerinin bulunduğunu dile getiren Prof.Dr. Canan Karatay, bu maddelerin karaciğeri yağlandırdığını ve şeker hastalarının baldan uzak kalması gerektiğini belirtti.

    EKMEK VE ŞEKER KANSER ETKİSİ YARATIYOR 

    Ekmek ve şekerin zehir olduğunu her konuşmasında dile getiren Karatay, günlük iki dilim buğday ekmeği tüketmenin şekerden çok daha zararlı olduğunu sözlerine ekledi. Canan Karatay'ın açıklamalarına göre buğdayın insülin etkisi yarattığı ve bu durum da kansere davetiye çıkarttığı tespit edildi.

    DOĞAL ZEYTİNYAĞI VE TEREYAĞI KULLANIN 

    Doğal zeytinyağı ve tereyağı tüketilmesini öneren Prof.Dr. Canan Karatay, margarin içinde yer alan Omega 3 katkısının ise doğru olmadığını dile getirdi. Trans yağların inflamasyona neden olduğunu belirten Karatay, işlem görmemiş zeytinyağı ve tereyağı tüketimi ile inflamasyonun düşeceğini sözlerine ekledi.

    " MEYVE SUYUNUN, ALKOLDEN FARKI YOK…''

    Prof.Dr. Canan Karatay, C vitaminin yalnızca meyce sularında bulunmadığını bunun büyük bir yalan olduğunu dile getirdi. Meyve suyunun alkolden bir farkı olmadığını belirten Karatay, meyve suyu tüketiminin de karaciğeri yağlandırıcı etkisi olduğunu sözlerine ekledi.

    SINAVA HAZIRLANAN ÖĞRENCİLER NASIL BESLENMELİ? 

    Sınava hazırlanan gençlerin çok yorgun olduğunu söyleyen Canan Karatay, öğrencilere günlük 3-4 tane yumurta yemelerini, bol bol fındık ve fıstık tüketmelerini, şekersiz Türk kahvesi içmelerini tavsiye ediyor. 

    KAYA TUZU SAĞLIK KAYNAĞIDIR

    Kaya tuzunun sağlık kaynağı olduğunu açıklayan Karatay, softa tuzundan da kesinlikle kaçınılması gerektiğini vurguladı. 

    • Thanks 1

  11. Asma yaprağının mucizevi faydası!

    Asma yapraÄının mucizevi faydası!

    Ağrı, şişlik ve oluşan çirkin görüntüsüyle fazlaca rahatsızlık veren variste besinler önemli rol oynuyor. Toplardamarların fonksiyonel bir bozukluk sebebiyle genişlemesi sonucu oluşan varisler yaşam kalitesini düşürüyor. İşte varise iyi geldiği belirtilen doğal çözümler...

    Pek çok hastalıkta olduğu gibi varisin de en sık rastlanan sebebi genetiktir diyen uzmanlar, "Genetik yatkınlığın yanı sıra uzun süre ayakta kalınan ya da tam tersi sürekli oturulan bir iş yapılıyorsa, sigara içiliyorsa ve fazla kilo mevcutsa varis görülme olasılığı yüksektir" şeklinde konuşuyor.

    Ayrıca, hamile bayanlarda da kan dolaşımındaki ve hormonlardaki değişiklikten dolayı bu süreçte varis görülür. Bitkisel tedavisinde ise özellikle flavonoid içeriği zengin olan gıdaların tüketilmesi gerektiğini aktaran uzmanlar besinlerin damarları güçlendirip hasarlardan koruyacağını aktarıyor. Varislerin ilerlemesini durdurmaya ve korunmaya yardımcı şu besinleri tavsiye ediyor...

    Asma yaprakları: Asma yapraklarının kaynatılarak günde 3 kere bir bardak içmek varis hastalığına iyi gelir.

    Bal: Bir bardak suya bir tatlı kaşığı bal karıştırın. Daha sonra 1 tatlı kaşığı dövülmüş üzerlik tohumu ekleyin. Günde bir bardak ve 2 hafta boyunca için.

    Rezene: Günde bir bardak olacak şekilde 6 gün devam edin. Varisi kısmen azaltacaktır.

    Kekik, atkuyruğu otu: Farklı bardaklarda demleyin. Günde 2-3 bardak için.

    • Thanks 1

  12. Hurma ile yoğurdu birlikte yiyin sonuca inanamayacaksınız!

    hurma ile ilgili görsel sonucu

    Haftada 5 ile 7 kilo arasında zayıflatan hurma yoğurt diyeti ünlü beslenme uzmanı Ender Saraç'ın en çok tercih edilen diyeti. Günde 21 hurma ile sınırlı olan diyetle 7 günde 5 kilo veriliyor. Bu diyet göbeğini eritmek isteyenler için birebir. İşte haftada 7 kilo verdiren hurma yoğurt diyeti...

    Nisan mayıs ayları vücudun en hızlı kilo verdiği aylardır. Bu aylarda kış kilolarını hızlıca atmak isteyenler için haftada 5 ila 7 kilo arasında zayıflatan hurma yoğurt diyetini öneriyoruz. Ender Saraç'ın en çok tercih edilen diyetlerinden biri olan hurma yoğurt diyetinde su dışında yemek yok. Bu diyetin en önemli özelliği göbek yağlarını eritmesi. Kabızlık ve hazımsızlık sorunu olanlar için de hurma yoğurt diyeti eşsiz bir zayıflama formülü. Bu diyet sert gelirse, 15 günde 7 kilo verebileceğiniz ve yine hurma ile yapılan alternatif bir diyet planı da var. İşte haftada 7 kilo verdiren hurma yoğurt diyeti;

    Hurma lif oranı yüksek, glisemik indeksi düşük, kişiyi uzun süre tok tutan ve böylece zayıflamakta önemli rol oynayan harika bir besindir. Yüksek fibrin içeriği sayesinde kabızlığı ve hazımsızlığı önleyen hurma kalori bakımından da dengeli. Kuru bir orta boy hurmanın kalorisi 42'den fazla değildir. Haliyle bu diyette günlük 900 kalori almış olacaksınız.

    HURMA DİYETİ: Ender Saraç tavsiyeli bu diyette hurma, yoğurt, yeşil çay ve su dışında birşey yok. Günde en fazla tüketilecek hurma sayısı da 21. Bu diyet 7 gün boyunca ara verilmeden yapılıyor. Diyetin sonunda vereceğiniz kilo 5 ile 7 arasında değişiyor. Diyeti uygularken günde en az 40 dakika yüremeniz isteniyor.

    HURMA DİYETİ NASIL YAPILIR: Hurma diyeti hem göbek eriten hem de kilo verdiren bir diyettir. Her öğünde 7 adet hurma ve bir kase light yoğurt olmak üzere günde toplam 21 adet hurma ve 3 kase light yoğurt tüketilmesi gerekir. Hurma yoğurt diyetini yaparken gün boyu bol su içerek diyetin etkinliğini artırabilirsiniz.

    HURMALARI BİR GÜN ÖNCEDEN SUYA YATIRIN: Hurma diyetinin etkisini artırmak ve kalorisini düşürmek için önereceğimiz bu işlemi yapın. Hurma diyeti yapmadan önce ertesi gün tüketeceğiniz 21 adet hurmayı bıçakla ortadan ikiye kesip suya koyun. Suda bekletilen hurmanın laksatif yani bağırsak yumuşatıcı, ishal yapıcı etkisi artıyor. Böylece tok tutma özelliği bir kaç katına çıkıyor.

    HURMA DİYETİ PROGRAMI: Hurma diyetinde ara öğünler yok. Sadece sınırsız su ve yeşil çay serbest. Hurma yoğurt diyetinde öğünler şu şekilde: Sabah Kahvaltısı: 1 kase light yağsız yoğurt ve 7 adet hurma
    Öğlen Yemeği: 1 kase light yağsız yoğurt ve 7 adet hurma
    Akşam Yemeği: 1 kase light yağsız yoğurt ve 7 adet hurma

    DİYETLE İLGİLİ ÖNEMLİ NOT: Hurma diyeti boyunca günde toplam 21 adet kadar hurma tüketme hakkınız vardır. Bunun üstüne asla çıkmayın. Yoğurt kalsiyum oranı yüksek bir besin olduğundan, diyet yaparken kemiklerinizi koruyup, erimesini önleyecektir. Haliyle yoğurdu sakın eksik etmeyin. Diyet sırasında 10-12 bardak su için. Şekersiz yeşil çay veya çeşitli bitki, meyve çayları da tüketebilirsiniz.

    7 GÜN SONRA ARA VERİN: Hurma yoğurt diyetini 7 gün uygulayın. Hurmanın tok tutucu olması ve içinde bulunan vitaminle mineraller sayesinde enerji kaybı, halsizlik sorunları gibi sağlık sorunları yaşamazsınız. Diyeti 7 günden fazla uzatmayın. Bir kaç hafta ara verdikten sonra tekrar yapabilirsiniz. Hamileler ve şeker hastaları için bu diyet uygun değildir. Her diyette olduğu gibi sağlık sorunu olanlar mutlaka doktoruna danışmalı.

     

    • Thanks 1

  13. Dereotunun bu özelliğini kimse bilmiyor...Sadece 1 hafta tüketin etkisine inanamayacaksınız!

    Bu özelliÄini kimse bilmiyor...Sadece 1 hafta tüketin etkisine inanamayacaksınız!

    MİNERAL DEPOSU

    Özellikle salatalara kattığı koku ve tat ile çoğumuzun sevdiği dereotu, ayrıca çorba, balık, et yemekleri ve soslarda da aranılan vitamin ve mineral deposudur.

    İŞTE DEREOTUNUN FAYDALARI

    Ülkemizde her bölgede yetişen dereotu ıtır kokulu, sonbahar aylarında toplanan ve çiğ olarak tüketilen bir bitkidir.

    Mide bulantısından ağız kokusuna, gaz sancısından diyabete çok sayıda faydası bulunan dereotu, fosfor, bakır, magnezyum, A ve C vitaminleri ile potasyum, kalsiyum, demir ve çinko yönünden çok zengindir. Bir tutam dereotu bir yetişkinin C vitamini ihtiyacının % 40'ını, A vitamini ihtiyacının ise % 43'ini karşılamaktadır.

    GAZ PROBLEMİ YAŞAYANLAR İÇİN...

    Sindirim sisteminin aktif olarak çalışmasını destekleyerek sindirim sistemindeki aksaklıkların neden olduğu hazımsızlık, mide ağrıları ile mide kramplarının tedavi edilmesinde oldukça etkilidir.

    Gaz problemi yaşayanlar için birebir olan dereotu gazı söktürmektedir.

    Dereotu içerdiği uçucu yağlar ve B vitamini sayesinde sakinleşmeyi sağlar, uykusuzluğu giderir.

    AĞIZ İÇİNDE OLUŞAN ENFEKSİYONLARI GİDERMEYE YARDIMCI OLUR

    Zengin miktarda kalsiyum içerdiğinden dolayı kemik sağlığını korur.

    Dereotu diyabet hastalığına iyi gelir, doğal insülin görevi görebilir.

    Aşırı gaz sorununu giderir.

    Bağışıklık sistemini güçlendirir, etkili bir antibakteriyal aktivite sağlayıcısıdır.

    Dereotu hıçkırığı giderir.

    İshali giderir, ayrıca hazımsızlık sorunları yaşayanlar için çok etkili bir tedavi yöntemidir.

    Dizanterine alternatif tedavi olarak kullanılır.

    İltihap ve romatizmal artrit, gut, ve artrit gibi hastalıklarla ilgili ağrıları azaltmaya yardımcı olur.

    Romatizma, eklem iltihabı ve gut hastalığı gibi hastalıklardan kaynaklanan ağrıların giderilmesine katkı sağlar.

    Regl düzensizliklerini dengeler.

    Solunum yolu sorunlarını giderir.

    Ağız ve diş sağlığını korur.

    Dereotu yaprakları, çok iyi birer doğal ağız bakım ürünleridir, ağız içinde oluşan enfeksiyonları gidermeye yardımcı olur ve enfeksiyon oluşumunu önler.

    Kanser tedavisinde kullanılır;

    Kemik kaybını önlemeye yardımcı olur.

    Krampları azaltmaya yardım eder.

    Depresyonu azaltır.

    Kolesterolü düşürür.

    Epilepsi tedavisinde kullanılır.

    DEREOTU ZAYIFLATIR MI?

    Dereotu zayıflamak isteyenler, ideal bir bitkidir. Kalorisi düşük dereotu yoğurt ile birlikte tüketilebilir. Kalsiyum, magnezyum ve demirin iyi bir kaynağıdır ve aynı zamanda antioksidan, anti-enflamatuar, anti-viral özellikleri bilinen flavonoidler içerir. Tüm bu besin içeriği sayesinde kilo verirken vitamin ve mineral eksikliğinden korur.

    Yemeklerden 15 dakika önce 1 yemek kaşığı kıyılmış dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsınız. Tokluk hissi vererek fazla yemeyi engeller.

    Ara öğünlerinizde bir kase cacığın ya da yoğurdun içerisine dereotu ekleyerek tokluk hissi verebilirsiniz.

    Tatlı yeme isteğini keser

    Dereotu sindirime yardımcı olur.

    • Like 1
    • Thanks 1

  14. Her gün bir adet kabuğu soyulmuş limon yemenin faydaları

    Her gün bir adet kabuÄu soyulmuÅ limon yemenin faydaları

    Limonun faydalarını duyduktan sonra çok daha fazla limon tüketmek isteyeceksiniz. Limonla ilgili bilmediğiniz şey ise kabuğu soyulmuş limonun da çok faydalı bir besin olduğu. Günlük bir adet kabuğu soyulmuş limon tüketmenin faydaları nelerdir.

    İŞTE GÜNLÜK KABUĞU SOYULMAMIŞ LİMON TÜKETMENİN FAYDALARI

    Kalp krizi ve felç riskini azaltır

    Karaciğeri temizler

    Böbrek ve safra taşına iyi geir

    Beyin sağlığını korumaya yardımcı olur

    Yüksek tansiyonu önler

    Kansere karşı koruyucu etkisi bulunur

    göz hastalıkları üzerinde etkilidir

    Bol miktarda C vitamini içerir ve antibakteriyel özellikleri vardır

    • Thanks 1

  15. Bu karışım vücuttaki tüm mikrobu öldürüyor!

    Bu karıÅım vücuttaki tüm mikrobu öldürüyor!

    Vücudu hastalıklardan korumak zor gibi görünse de önlem almak gerekiyor. Bu karışım vücuttaki tüm mikrobu öldürüyor, böbrekleri temizliyor ve aynı zamanda zayıflatıyor. İşte tüm hastalıklardan koruyan mucizevi karışım...

    Sağlık için oldukça faydalı besinler olan limon ve sarımsak bir araya geldiklerinde mucizevi bir ikili oluyor ve birçok hastalıkta da şifa niyetine kullanılıyor. Limon ve sarımsak ayrı ayrı da birer şifa deposu olsa da bir araya geldiklerinde vücudu tüm hastalıklardan koruyan bir kalkana dönüşüyorlar. Kanserden koruyor, zayıflatıyor ve daha birçok problem ortadan kaldırıyor. İşte limon suyunun içerisine sarımsak atıp içtiğinizde sağlığınıza olan faydaları…

    KANSER OLUŞUMUNA KARŞI TÜM VÜCUDU KORUYOR

    Limondaki yüksek miktarda yer alan C vitamini ve sarımsağın içerisinde yer alan antioksidan bağışıklığı mükemmel hale getiriyor. Cilt alerjenlerini engellemenin yanı sıra kanser hastalıklarına karşı tüm organlarda kalkan görevi görüyor.

    TIKANAN DAMARLARI AÇIYOR

    Limon suyunun içerisine sarımsak atıp içtiğinizde, tıkanan damarlar açılıyor, damar sertliklerini ve hipertansiyonu önlüyor. Kolesterol ve lipidi düşürerek zararlı yağların hızlı bir şekilde yakılmasını sağlıyor.

    KİLO VERDİRİYOR

    Düzenli olarak tüketilen sarımsaklı limon suyu vücuttaki zararlı yağların yakılmasını sağlayarak hızlı bir şekilde kilo vermenize yardımcı oluyor.

    BÖBREKLERİ TEMİZLİYOR

    Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinliği yok ediyor ve dokularda ödem oluşmasını engelliyor. Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek, mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini yapıyor.

    HER TÜRLÜ AĞRIYI KESİYOR

    Tüm romatizmal ağrıları iyileştiren sarımsaklı limon suyu, kireçlenmeyi önleyerek her türlü ağrının geçmesine yardımcı oluyor.

    NASIL YAPILIR?

    Vermiş olduğumuz malzemeleri cam şişenin içerisine koyun. Sarımsakların kabuklarını soyduktan sonra yıkamadan bir kavanoz yardımıyla çok hafif bir şekilde ezin. (Sarımsaklar bütün bir şekilde kalmalı) daha sonra 25 gün güneş almayan bir yerde bekletin ve her gün şişenin içerisinde bir kez çalkalayın. Sabahları aç karnına kahvaltıdan önce bir çay bardağı içebilirsiniz.

    • Thanks 1

  16. Yaban Mersini O Hastalığa Şifa Oluyor!

    O hastalıÄa Åifa oluyor!

    HER GÜN BİR TANE ALMAK GEREKİYOR!

    Prof. Dr. Alaattin Yıldız, yaban mersinin idrar yolu enfeksiyonunu önlediğini belirtti. Yaban mersinini her gün bir tane almak gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Yıldız, "İdrar, bakterinin üremesi için çok iyi bir besi yeri, yaban mersini o idrarın PH'sını değiştirerek bakterinin üremesini zorlaştırıyor böylece de koruyucu oluyor. Yaban mersini sıvı olarak da tüketilebilir, tabletleri de var öyle de kullanılabilir. Her gün bir tane kullanmak lazım" diye konuştu.

    "HER İKİ KADINDAN BİRİ İDRAR YOLU ENFEKSİYONU GEÇİRİYOR''

    İdrar yolu enfeksiyonunun daha çok kadınlarda görüldüğünü aktaran Prof. Dr. Yıldız, "İdrar yolu enfeksiyonu her zaman aşağıdan yukarıya doğru olur yani önce dış idrar yolu sonra mesane daha sonra da böbreğe doğru ilerler. Kadınlarda dış idrar yolu kısa olduğu için enfeksiyon daha kolay oluşuyor. Her iki kadından biri mutlaka idrar yolu enfeksiyonu geçiriyor" ifadelerini kullandı.

    SİSTİT BÖBREKTE DOKU KAYBINA NEDEN OLUYOR

    Sistit'in böbrekte doku kaybına neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yıldız, "Sistit, son derece sık olan bir hastalık, insanın yaşam kalitesini bozuyor. Sistit daha da ilerleyip böbreği de etkilerse biz ona böbrek iltihabı diyoruz. O çok daha sıkıntılı çünkü iyi tedavi edilmezse böbrekte doku kaybına neden oluyor. O açıdan idrar yolu enfeksiyonları böbrek yetersizliği nedenidir" şeklinde konuştu.

    ÇOCUKTAKİ YÜKSEK ATEŞ İDRAR YOLU ENFEKSİYONUNDAN OLABİLİR

    Özellikle gebe kadınların ve çocukların çok dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Yıldız, "Çocuk derdini iyi anlatamaz, ateş yükselmesi bazen idrar yolu enfeksiyonuna bağlı olur ama fark edilmez. Fark edilmezse de çocuklukta böbrek gelişme çağında olduğu için o çağda geçirilen enfeksiyon kendi kendine iyileşir ve böbrek dokusunu kaybeder. Özellikle çocuklukta ateşlenmelerde çok dikkatli olmak lazım. Çünkü, gelecekte hastalar bir böbreğim küçük, gelişmemiş şikayetiyle karşımıza geliyor" dedi.

    İDRAR YOLU ENFEKSİYONUNDAN NASIL KORUNMALIYIZ?

    İdrar yolu enfeksiyonundan korunmak için hijyene çok dikkat etmek gerektiğini belirten Prof. Dr. Yıldız, "Tahareti önden arkaya doğru yapmalıyız, tuvalet muslukları arkadan öne doğru olduğu için ciddi enfeksiyon kaynağı. İdrarı tutmamak gerekiyor, bazen tuvalet beğenmeyip idrarı tutabiliyoruz, bekleyen idrar enfeksiyon için en önemli kaynaktır. İç çamaşırını günlük değiştirmek lazım" diye konuştu.

    • Thanks 1

  17. Kadın ve erkek kalbi arasındaki 10 fark!

    Kadın ve erkek kalbi arasındaki 10 fark!

    60 GRAM DAHA KÜÇÜK

    Kadınların kalbi erkeklere oranla daha küçük. Ortalama kadın kalbi 118 gram iken erkeklerde bu ağırlık 60 gram daha fazla.

    DAMARLAR DAHA İNCE

    Kadın kalbinin damarları erkeklere oranla ortalama 1 mm daha ince. Bu durum damarlara müdahaleleri de daha zorlu kılıyor.

    ÇARPINTI DAHA FAZLA

    Kadınlarda kalbin kapak yapısı daha gevşek. Bu nedenle çarpıntı şikayeti ve kapak hastalığı daha fazla oluyor.

    DAMARLARI DAHA HASSAS

    Kadınlarda kalbin damarları daha hassas ve büzüşmeye daha meyilli. İnce damarlarda gelişen geçici büzüşmeler ise tanısı zorlukla konulan kalp kaynaklı göğüs ağrılarına neden oluyor.

    DAHA DAYANIKSIZ

    Kalp krizi sonrası kadınların kalbi erkeklere oranla daha az dayanıyor. Bu nedenle kalp krizinden kaynaklı ölüm oranı da erkeklere oranla daha yüksek.

    DAHA ÇOK ATIYOR

    Kadınların kalbi erkeklere göre daha çok atıyor. Örneğin günlük ortalama kalp hızı erkeklerde 70-72 iken, kadınlarda 78-82 arasında seyrediyor. Bu da çarpıntı ve nefes darlığı şikayetlerinin kadınlarda daha çok gözlenmesine yol açıyor.

    YAN ETKİLERE DAHA DUYARLI

    Kadın kalbi özellikle ilaç yan etkilerine karşı daha duyarlı. Ritim bozukluğu oluşma riski erkeklere göre daha fazla.

    PIHTI OLUŞTURMAYA DAHA MEYİLLİ

    Kadın kalbi pıhtı oluşturmaya erkeklere oranla daha meyilli. Doğum kontrol hapı kullanan ve sigara içen kadınlarda bu risk çok daha belirginleşiyor.

    DAMARLARI DAHA DİRENÇLİ AMA!

    Kadın kalbinin damarları hastalığa daha dirençli. Erkeklerle karşılaştırıldığında damar hastalığı oluşum riskinde 10 yıllık fark bulunuyor. Ancak bu fark, menopozdan sonra kayboluyor.

    TESTLERDE SAPTANMASI DAHA ZOR

    Kadın kalbini tutan damar hastalığı sıklıkla bir damarı daha çok etkiliyor. Bu da rahatsızlığın testlerde saptanmasını zorlaştırabiliyor.

    • Thanks 1

  18. Tam bir mucizeymiş! Uzmanlar uyarıyor: Türk kahvesinden sakın vazgeçmeyin

    kahve ile ilgili görsel sonucu

    BEYİN SAĞLIĞINA ETKİ EDİYOR!

    Tüm vücudu kumanda eden beynimizin sağlığının anne karnından itibaren yaşam boyu koruyup geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Tüketilen besinlerden, uyku düzenine; gün içindeki etkinliklerden, spora hatta içten bir gülümsemeye kadar birçok nokta beyin sağlığına etki ediyor. Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı, beyin dostu uygulamalar hakkında bilgi verdi.

    1. BEYİN GELİŞİMİ VE SAĞLIĞINI DESTEKLEYEN GIDALARI TÜKETİN

    Beyin gelişimi anne karnında başladığı için anne adaylarının özellikle folik asit içeriği yüksek olacak şekilde düzenli beslenmesi önem taşımaktadır. Alzheimer ve bunama riskine karşı yetişkinlerde de dikkat edilmesi gereken folik asit desteği için fasulye, bezelye, ıspanak, şalgam, limon ve portakal gibi gıdalar tüketilmelidir.

    MUZ VE KURU BAKLAGİLLER:

    B vitamini içeren muz, kuru baklagiller, et, balık, yağsız süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesi önemlidir. Hafıza ve zeka gelişimi bakımından B vitamini önemli bir yer tutmaktadır. Aynı zamanda B vitamini yeni hücreler üretilmesine ve var olan hücrelerin yapısının korunmasına yardımcı olmaktadır.

    BALIK:

    Beyin fonksiyonlarının daha düzgün çalışması, hafızayı güçlendirerek daha hızlı düşünebilmek için omega 3 bakımından zengin balık belirli aralıklarla mutlaka tüketilmelidir.

    KAJU VE YER FISTIĞI:

    Beyinde yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan gerilemeyi yavaşlatmak için; E vitamini bakımından zengin ceviz, fındık, kaju, yer fıstığı, ay çekirdeği, susam, keten tohumu tüketilmelidir.

    ÜZÜM VE ÇİLEK:

    Dopamin salgılanmasını sağlayan üzüm problem çözme yeteneğini artırırken, yüksek oranda antioksidan içeren çilek, yaban mersini gibi meyveler ile domates, havuç gibi sebzeler belleği geliştirerek beyni korumaktadır.

    2. TÜRK KAHVESİNDEN VAZGEÇMEYİN

    Kültürümüzde önemli bir yeri olan Türk kahvesi, beynin çalışmasını motive eden uyarıcıların en önemlilerindendir. Kahvenin içinde bulunan ve beyinde uyarıcı görev yapan kafeinin yorgunluğu azaltıcı etkisinin yanında konsantrasyon ve uyanıklığı yükselten özelliği de bulunmaktadır.

    Ara öğün gibi değerlendirilen Türk kahvesi yapılış, sunuş ve tüketimi bakımından fabrikasyon olarak nitelendirilen diğer kahvelerden farklılıklar içermektedir. Bir ritüel eşliğinde tüketilen Türk kahvesi, yarattığı fiziksel etkilerinin yanı sıra gün içinde hoş bir mola verilmesine olanak sağlayarak beynin dinlenmiş vaziyette tekrar motive olması konusunda da etki göstermektedir.

    3. HAYATINIZDA ÖZEL ANLARI ARTIRIN

    Türk kahvesinin tüketiminde olduğu gibi kişinin hayatında özel anlara zaman ayırması, vücudun birçok hormon salgılamasına zemin hazırlamaktadır. Dinlenen müzik, sevilen bir arkadaşla zaman geçirilmesi, spor hatta zevkle tüketilen bir yemek bile mutluluk sağlayan birçok hormonun salgılanmasını harekete geçiriyor. Beyin sağlığı için oldukça önemli olan bu hormonlar insanın duygu sistemini kontrol eden ve hafıza için hayati öneme sahip olan limbik sistemi uyararak harekete geçirmektedir.

    4. BEYNİNİZE 4 MEVSİMİ YAŞATIN

    Gelişen teknoloji ile birlikte özellikle büyük şehirlerde büyük bir elektro manyetik çöplük oluşmaktadır. Algılamayı etkileyen elektromanyetik alan uyaran kirliliğine neden olarak beyinde aşırı yüklenmeye yol açmaktadır. Odaklanma problemi, dikkat dağınıklığı, unutkanlık gibi birçok soruna neden olan elektromanyetik alanlar beynin dinlenmesine ve kendini yenilemesine izin vermemektedir.

    Beynin kendisini en fazla yenilediği zaman dilimi olan uyku anında elektro manyetik etki yapabilecek cep telefonu, televizyon gibi ürünlerin kişinin yakınında olmaması gerekmektedir. Kaliteli bir uyku ile bir ilkbahar havasında güne başlayan beynin mevsimlere benzetilirse gün içinde 4 mevsimi de yaşaması gerekmektedir.

    5. UYKU DÜZENİNİZ TARLAKUŞU GİBİ OLSUN

    Beynin gün içinde 4 mevsimi yaşamasının yanında gece ve gündüzü de biyoritme uygun saatlerde gerçekleştirmesi önemlidir. Tarlakuşu örneğinde olduğu gibi kişi gibi erken yatıp güne erken başlandığı zaman vücudun salgıladığı steroit, melatonin gibi hormonlardan en üst seviyede faydalanmaktadır.

    Erken kalkıp uygun besinlerle yapılan kahvaltının ardından salgılanan hormonlar sayesinde beyin, enerjik, algısı yüksek ne ekilirse verim alınacak bir toprak gibi güne başlamaktadır. Doldur boşalt ritmiyle hareket eden beynin en iyi temizlendiği ve kendini yenilediği uyku saatlerini kaliteli hale getirmek hayati önem taşımaktadır.

    6. BEYNİNİZİN YÜKÜNÜ KAHKAHA İLE HAFİFLETİN

    Dilimize yerleşen "Bir kahkaha bir kalem pirzola" deyimi aslında gerçeği yansıtmaktadır. İçten bir kahkaha beyne oksijen gitmesini kolaylaştırırken tansiyonu dengede tutulmasına ve hormonların düzenlenmesine zemin hazırlamaktadır. Gülme esnasında, beyindeki alt kranial sinirler koordineline olarak çalışarak, endorfin salgısının yükselmesine ve pozitif uyarıcıların devreye girmesine olanak sağlamaktadır.

    Omurga sağlığında olduğu gibi 45 dakika çalışıp 15 dakika dinlenme esasına beyin sağlığı için de uyulması gerekmektedir. Gün içinde gülmek, bir arkadaşla sohbet etmek veya kahve gibi ritüellerle beyindeki yükü azaltarak es verdirilmesi gerekmektedir.

    7. TEK BAŞINIZA BULMACA ÇÖZDÜĞÜNÜZ KADAR SOSYAL AKTİVİTELERE DE AĞIRLIK VERİN

    Bulmaca çözmenin beyin sağlığı ve hafıza için önemli olduğu bilinmektedir. Ancak gün içinde gerçekleştirilen sosyal aktiviteler hafızaya bulmaca çözmekten çok daha iyi gelmektedir. Kişinin tek başına oturup saatlerce bulmaca çözmesi yerine bir bulmaca çözdükten sonra sokağa çıkarak sosyal ortama girmesi, arkadaşlarıyla zaman geçirmesi veya aile ziyaretlerine gitmesi beyin sağlığı bakımından önemlidir.

     

    • Thanks 1

  19. Günde 6 diş közlenmiş sarımsakyerseniz

    Günde 6 diŠközlenmiŠsarımsak yerseniz...

    Çoğu yemeğe aroma katan ve sağlık açısından çeşitli faydaları bulunan sarımsağın faydalarını zaten biliyoruz. Ancak Healthy Food Style’dan aktarılanlara göre günde 6 diş közlenmiş sarımsakyemenin sağlık açısından mucizevi faydaları bulunuyormuş. Yapılan araştırmalar sonucunda günde 6 diş közlenmiş sarımsak tüketildiğinde 24 saatte vücudumuzda meydana gelen değişiklikler açıklandı.

    Soğan sarımsak ve pırasa birçok yemekte kullanılıyor. Özellikle soğanlar içerdikleri antioksidanlar nedeniyle hem sinir sistemini hem de bağışıklık sistemini güçlendiriyorlar. Yüzlerce yıldır soğan ve sarımsak alternatif tıp yöntemi olarak kullanılıyor. 

    Healthy Food Style'dan aktarılanlara göre günde 6 diş közlenmiş veya kızartılmış sarımsak yemeniz halinde 24 saat içinde vücudunuzda bu değişikler meydana geliyormuş:

    4-6 saat: Metabolizmanız hızlanıyor. Depolanan yağlar yanmaya ve vücudunuzdaki fazlalık sıvılar atılmaya başlıyor.

    6-7 saat: Sarımsağın antibakteriyel özelliği vücuda yayılıyor ve kan dolaşımınız düzenleniyor. Sarımsak bakterilerle savaşmaya başlıyor.

    6-10 saat: Sarımsaktaki besinler hücresel seviyede vücudu savunup oksidasyondan vücudu koruyor.

    10-24 saat: Sarımsak aşağıdakileri gerçekleştiriyor:
    - Kolesterolü düzenliyor
    - Damarları temizliyor ve kalp sorunlarına karşı koruyor

    - Tansiyonu düzenliyor
    - Sinir sistemini güçlendiriyor
    - Vücuda ağır metallerin girmesini engelliyor

    - Kemikleri ve eklemleri güçlendiriyor
    - Yorgunluğu önlüyor
    - Hücrelerin ömrünü uzatıyor

    • Like 1
    • Thanks 1
×
×
  • Create New...