Jump to content

denmeh1

Moderatör
  • Content Count

    1,987
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    21

Everything posted by denmeh1

  1. Devam edelim.Gideni geri getirmeye çalışana kadar, doğru insanı hayatımıza çekelim. Bu sayıların etkisi çok tartışmalı bir konu. Bu metodun iddiası şu, hayatınızdaki aksaklıkların tümü bozulan matematiksel dengenizden kaynaklanıyor. Bu sayıların tekrarlanması frekansın uyumunun ve tekrar dengenin sağlanması için. Mümkün mü? deneyip görelim. Aşk, sevgi ve mutluluk formülü; 914891319 (10 defa) 47648676 (10 defa) 888-412-1289018 (10 defa) 1011105010 (10 defa) 706 (10 defa) 938 (10 defa) 157-914 (10 defa) 1888948 (10 defa) 8888 ( sınırsız) 8 (sınırsız )
  2. Yarın cumartesi okumak isteyenler için güncelleyerek hatırlatayım dedim. Bütün dileklerin kabulüne vesile olsun. Rabbim kabul etsin inşallah.
  3. Bilakis bugüne kadar sizin kendinizi nasıl gördüğünüzü sorgulatan sorulardan. Ama, hemen yenisini yazalım. Bir sorunla karşılaştığında nedenlerini düşünmek için mi yoksa çözümü için mi daha fazla vakit harcıyorsun?
  4. Sayıyı iyi araştırdın mı? Yabancı kaynaklardan baktım çatışmaların çözülmesi diyor. Dolayısıyla eğer doğru sayıyı okumuyorsan istediğin sonucu alamazsın. Ben hızla iyileşme sayısı okuyorum. Sayıya takılmadan müsait olduğum her an okuyorum. Bardağa yapıştırın diyenler var. Ben öyle yapmıyorum. Sayılarla aram iyi olduğundan keyifle uyguluyorum. Yeni başladım. Sonuçlarını paylaşacağım. Bilinçaltı, olumsuz herhangi birşeyle karşılaşınca devamına bakmaz, size olumsuz kelimeyi yaşatacak tüm tecrübeleri çeker. Engelleri kaldır dediğinizde ne kadar engel varsa yığar ya da en iyi ihtimalle var olanı korur. O yüzden tavsiyem yapmak istediğiniz her neyse o konuda bilinçaltınızın anlayacağı şekilde somut ve olumlu kelimelerle tanım yapın. Şöyle ki, iyileşme kelimesini bile anlamayabilir. Aynı bilgisayar gibi düşünün. Siz ne derseniz onu yapıyor aslında. Eğer sağlıklı olmayı 0-7 yaş grubunda hastalıklarla kodlamışsa siz iyileşme derken hastalığı davet ediyor olabilirsiniz. Tam olarak midemde rahatsızlık yaratan ..... durumun iyileşmesi, düzelmesi, ...... olarak en sağlıklı hale gelmesi vb. tanımınızı kodlayacaksınız. Bilmiyorum yeteri kadar açıklıkla anlatabiliyor muyum? Zengin olmak diye bir dilek olamaz bana göre. Zengin olmak bilinçaltınız için eğer yokluk bilincinden gelmişseniz ayda 1000 TL kazanmak olabilir. Ve 1000 lira kazanıyorsanız bilinçaltınıza göre zenginsiniz. Sorun yok. Ama ayda ....TL kazanmak, ....TL değerinde durağan servete sahip olmak vb. sizin bilinçaltınızın anlayacağı şekilde somut tanımlar yapmalısınız. İş bulmak diyoruz ya, bilinçaltınız evde oturmayı, ev kadını olmayı iş olarak kodladıysa yandınız. Zaten gerçekleştiriyor ona göre. Uzattım biraz. Hemen topluyorum. Dileğinizi sizin bilinçaltınızın tüm olumlu seçenekleri önünüze çıkaracak şekilde tanımlayın. Ona uygun kodu, duayı bulun ve ona odaklanın. Birde onun gerçekleşeceğine inanmanız gerek. Eğer okurken içinizden bir ses, sen mi gerçekleştireceksin bunu? Nasıl olacak bu? vb diyorsa bilin ki bir yerde yanlış birşeyler var. Herşey mümkün. Rabbimin verdiği aklı ve diğer şeyleri doğru kullanırsak tüm dileklerimiz hayırlısı ile gerçekleşir. Yeter ki önce Rabbime sonra kendinize inanın.
  5. Sayılarla Şifa, Rus matematikçi Grigori Grabovoi matematik evrenin alfabesidir düşüncesinden hareketle sayılar ve frekansları, ışıklar, ses dalgaları üzerinden bir şifa yöntemi geliştirmiş. Onun keşfettiği bu şifalanma yöntemi sayıların iyileştirici gücüne odaklanmaktadır. Grigori Grabovoi'nin Rusya'da 'sayılar eczanesi' olarak anılan kitabı (restoration of the human organism through concentration on numbers) İngilizce ve Almanca'dan sonra yakında türkçe'ye de kazandırılacağı düşünülüyor. Matematikçi olmamakla birlikte matematiğin çok önemli olduğuna inanan birisi olarak böyle bir yöntemin merakımı celbetmemesi düşünülemezdi. Ancak, yöntemin bir matematikçi ve bir tıp doktoru ile birlikte oluşturulduğunu öğrenince iyice merakımı celbetti. Rus matematikçinin söylediğine göre; evrende herşeyin bir titreşimi vardır ve sayıları uygun dizilimler kullanarak hayatın her alanında dönüşüm yasayabilir ve şifalanabiliriz. Birde hafızası olduğu iddia edilen suya okunduğunda tamamdır . Ben matematikçi değilim, tıp doktoru da..." ama bir matematikçiyle tıp doktorunun ortak akıllarıyla geliştirdikleri ve uygulayanların sonuç aldığı bir metot ilgiyi hak ediyor. yöntemin detaylarını ve nasıl uygulanabileceğini yöntemin öne çıkan uygulayıcılarından birisi şöyle özetliyor: "Grabovoi'nin yöntemiyle bilinçaltımıza kaydedilen olumsuz bilgiler, olumluya çevriliyor. bu değişim de şu anımızı ve geleceğimizi etkiliyor. kişi neyi, neden yaptığını bilerek hayatına devam ediyor. Uygulamada da sayıların enerji seviyesindeki titreşimlerini kullanıyoruz." Tabi araştırmadan konuyla ilgili yazmak doğru değil, ben de yeni öğreniyorum. Wikipedia'da; dolandırıcılıktan hüküm giydiği yazıyor. Konu anladığım kadarıyla, ölen çocukların yakınlarından onları dirilteceği iddiasıyla para almış, ancak, başaramamış. Kendisinin iddiası böyle birşey olmadığı, siyasi erkin gücüyle tutuklandığı yönünde. 2005 yılında 11 yıl hüküm giymiş, 2010 yılında serbest bırakılmış. Tabi bu konu hakkında kesin bilgi sahibi olabilmek için orjinal kaynaklara bakmak lazım. Ama kendi adıma beni çok engellemedi bu bilgi. Çünkü, yöntemden yarar gördüğünü düşünenler çok olduğu gibi, benim mantığıma çok uygun bir yöntem. Dolayısıyla konu hakkında yazmaya devam edeceğim. Bu şifalanma yöntemine göre, her enerjiye karşılık gelen bir sayı dizisi yani bir sekans vardır. Bu duruma özel sayının tekrarlanması ile iyileşme sağlamak amaçlanmaktadır. Bu sistem, hastalıkların oluşumunu enerjinin normallikten çıkması olarak tanımlar ve bunu yenden normal kılmak için sayılardan destek almayı önerir. Sayılarla Şifa: Sayı Sekansları Nasıl Uygulanır? Her sayının konuşulan dilden bağımsız olarak sahip olduğu bir titreşim seviyesi vardır. Değişik sayı dizileri, değişik durumlara özgüdür. Bu özel sayı dizileri önceden belirlenmiştir. İhtiyaç duyulan sayı dizisi duruma göre saptanmalıdır ve bir ritüel dahilinde tekrarlanmalıdır. Bu tekrarlar sırasında, niyet çok büyük önem taşır. Tekrarlama süresince, sevgi ve diğer olumlu duyguları hissediyor olmak gerekir. Öfke, kırgınlık ve kızgınlık diğer tüm olumsuz duygular ile beraber geride bırakılmalıdır. Bu özel sayı sekanslarının üzerinde yazılı olduğu objeleri beden üzerinde taşımak da, hedefe ulaşmada kişiye yardımcı olacaktır. Bu obje bir kolye ya da bileklik olabilir. Eğer bedensel bir hastalığa, rahatsızlığa karşı sayılardan destek alınıyorsa, doğrudan sorunlu bölgenin üzerine de uygun sayı yazılabilir. Hangi Sayı Dizisi Ne için Kullanılır? Gençleşme..................................2213445 Uyumlu ilişki...............................141111963 Kilo kontrolü...............................4812412 Sağ diz ağrısı...............................4812531 Sol diz ağrısı................................485148291 Baş ağrısı.......................................4818543 Grip.................................................4814212 Maddiyat......................................71427321893 İyi bir iş .......................................493151-864-1491 Enerji tıkanıklığını açmak için..3396815 Hızlı İyileşme..................................19751 Sonsuz sağlık..................................148-99-99 Bunlar sadece örnekler. O kadar çok sayı sekansı var ki. Size en uygun olanla başlayabilirsiniz. Nasıl okuyacaksınız? Sayıları tek tek okuyacaksınız. Aralarında tire olması orada bir nefes alarak boşluk vermeniz gerektiğini gösteriyor. En az 10 kez 21 gün öneriliyor. Suya okuyup içebilirsiniz. Hastalık için okuyorsanız oraya yazabilirsiniz. Para için okuyorsanız yazıp cüzdanınıza koyabilirsiniz. Aynı anda çok sayıda niyet için yapabilirsiniz. Ama benim tavsiyem ilk önce çok önemli bir konu ile başlamanızdır. Karışmasın birbirine. Ben niyetin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Olumlu duygular içinde, pozitif bir ruh haliyle okumak gerek. İnanmadığınız birşeyin gerçekleşmesi olasılığı ancak mucize olur. Rabbim isterse herşey mümkün. Ama çalışacak, uygun yöntemlerle hayatınıza çekeceksiniz. Ben hızlı iyileşme ile başladım. Thetasız olmaz. Tüm istediklerimiz oldu, oldu, oldu.
  6. Emeğine sağlık. Çok güzel bir konu olmuş. Dinimiz alkole keyif için alındığında haram der, sağlık için alınmasına cevaz verir. Buna ilişkin güzel ve ciddi anlatımlar var. Rahatlıkla ulaşılabilir. Rabbim tüm hastalara acil şifalar versin. Hiç hastalık olmasın inşallah.
  7. Herşeyden önce Theta Healing iyileşme için uygulanacak yöntemlerden sadece bir tanesidir. Herkes kendisi için en uygun yöntemi bulup onu uygulamalıdır. Bu yöntemin avantajı, kendi kendinize uygulayabilirsiniz. Çok kısa sürede etkisini görürsünüz. Dezavantajı, bazen kök inancı bulmak zorlayabilir. Ama yöntemi uyguladıkça açılıyorsunuz. Kök inancı bulamazsanız his yüklemeleriniz geçici iyilikten öteye gitmez. Burada yazdığım şeylerin çoğu Vianna Stibal'in Theta Healing Hastalıklar ve Rahatsızlıklar isimli kitabından alıntı olacak. Bütün hastalıklar için tıbbi tedavi alınma aşamasında beynimizin şifa gücünden faydalanacağız. Tıbbi tedaviyi bırakmak kesinlikle yok. Ama hastalığın sebebi olan inancı bulup değiştirdikten sonra ömrümüz varsa tabi tedavinin daha başarılı sonuçlanacağını söylüyor kitabında. Depresyonla başlayalım. DEPRESYON: Çağımızda bu durumdan muzdarip olmayan kimse yoktur sanırım. Çok küçük çocuklarda bile depresyon teşhisi konmaya başlandı. Klinik depresyon ile günlük hayatta hissettiğimiz halsizlik, isteksizlik birbirinden çok farklı şeyler. Klinik depresyonun umutsuzluğu acımasız ve bunaltıcıdır. Kara deliğin içinde yaşamak diye tanımlayanlar bulunmaktadır. Günün çoğunluğunda depresif hissetme Günlük aktivitelere ilginin azalması Belirgin kilo artışı ya da azalışı Şiddetli uykusuzluk ya da uyanamama hali Düşünce ve hareketlerde yavaşlama Günün çoğunluğunda bitkin/yorgun hissetme Odaklanmakta ve karar vermekte güçlük Tekrar eden ölüm ya da intihar düşünceleri belirtileri klinik depresyonu tarif eder. Bu belirtilerin dışında kalanlar daha kolay tedavi edilebilir. Özellikle depresyonu olan kadınların östrojen hormonu eksik olabilir. Bunun yanı sıra herkeste seratonin hormonu eksikliği göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle menapoz döneminde kadınlar hormonları nedeniyle daha sıklıkla karşılaşmaktadır. Karaciğerin temizlenmesi gerekliliğide depresif durumlara sebep olabilir. Ağır metallerde özellikle civa depresif durumların en önemli sebeplerinden birisidir. Kullandığımız cilt bakım ürünleri ağır metaller açısından maalesef ciddi sorunlara sebep olabiliyor. Ağır metaller çok bildiğimiz bir konu değil. Bu konuyu biraz ayrıntılı değerlendirelim. Ağır metaller; vücudun az da olsa ihtiyaç duyduğu “çinko, bakır, manganez, demir” gibi elementler ile vücudun hiç ihtiyaç duymadığı “kurşun, cıva, arsenik ve kadmiyum” gibi metallerdir. Çinko, bakır, manganez, demir gibi ağır metaller hücre işlevlerinde çok önemli roller üstlenir. Örneğin kırmızı kan hücresinde bulunan hemoglobinin içinde bulunan “demir” oksijeni dokulara taşımakta görevlidir. Ancak kurşun, civa gibi ağır metaller sağlığımızı tehdit etmektedir.Metaller hava, su ve toprak yolu ile besinlere ve içme sularına bulaşır. Ağır metaller dokularda birikerek etkilerini yıllar sonra gösterebilir. Ağır metaller akut zehirlenmelere neden olduğu gibi kronik hastalıkların gelişiminden de sorumludur. Kronik hastalıkların yanı sıra DNA hasarına da yol açarak kanserojen etki gösterirler. Arsenik: Toprakta, suda, böcek ilaçlarında, boyalarda, cam veya metal üretim alanlarında, elektronik cihazlarda kullanılmaktadır. Arsenik, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kansere neden olan element olarak tanımlanmıştır. Bakır: 10 gramdan fazlası öldürücüdür. İyi kalaylanmamış bakır kaplarda pişen yiyeceklere bakır tuzları geçer. Bazı evlerde bulunan bakır su borularından geçen içme suları ile zehirlenmeler oluşabilir. Civa: En çok gündeme getirilen civa kaynağı amalgam diş dolgularıdır. Otoimmün bir hastalık olan Hashimoto tiroidi ile amalgam dolgular arasında ilişki gösterilmiştir. Mezgit, kefal, levrek, kalkan gibi derin su balıklarında ve bu balıkları yiyerek beslenen kılıç, ton gibi balıklarda civa oranı daha yüksektir. Hamsi, istavrit ve palamut gibi balıklar yüzey balıkları olduğu için ağır metal oranları çok düşüktür. Civa zehirlenmesi özellikle sinir sisteminde hasar meydana getirir. Kadmiyum: Kullanılan pillerin kontrolsüz bir şekilde doğaya atılması kronik birikimlere neden olur. Vücutta birikiminde özellikle kemik ve böbreklere hasar verir. Kurşun: Akü imalatında ve oyuncaklarda yaygın kullanılan aşınmayı engelleyen bazı boyalarda kullanılmaktadır. Benzinli araçların egzozundan havaya kurşun salınmakta ve bu kurşun doğada yok olmamaktadır. Kurşun ihtiva eden sırlı porselen, seramik maddeler ve camlara da dikkat edilmeli. Çinko, nikel, Krom, Kobaltda bu gruptadır. Öncelikle bunların normal değerlerde olup olmadığı test edilmelidir. Depresif durumlarda vitamin ve mineral takviyesine ihtiyaç olup olmadığı tespit edilmelidir. Bunlar yapıldıktan sonra noradrenalin (norepinefrin) ve seratonin seviyelerinin dengelenmesi sağlanmalıdır. Bunların dengede olması insanları makul tepki vermesini sağlar. Depresyondan kurtulmak için bazı his yüklemelerini yapalım; Depresyonda olmadan günlük hayatımı yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. Depresyon yaratmadan yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. Umut dolu hissederek yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. Harika düşüncelerin nasıl oluşturulacağını biliyorum. Zavallı ben tavrı olmadan yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. Kurban olma zorunluluğu olmadan yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. Umut ve anlayış sahibi olmanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. Oldu oldu oldu...
  8. Herkese yeniden merhaba, uzun zaman oldu yazamadım. Önemli bir hastalık geçirdim. Theta Healing yönteminin çok faydasını gördüm. Beynin bir kez daha ne kadar güçlü olduğunu deneyimledim. Hastalığı oluşturan da iyileştiren de beyinmiş. Hep hastalık beyinde başlar beyinde biter derdim. Çok doğruymuş. Beyninizin gücüne inanın. başınıza gelen her şeyin bilinçaltındaki inançlarınızdan kaynaklandığını bilin ve bunu engellemenin tek yolunun bilinçaltınızın sizi tutmaya çalıştığı konfor alanından kurtulmaktan geçtiğini farkedin. Theta Healing havadan sağlık getirmiyor. Hastalıkları da engelleyemiyor. Bunu yapabilecek hiçbir yöntem ya da kişi yok. Ama sizin hastalığınızın hangi inançlarınızdan kaynaklandığını anlamayı sağlıyor. Bu inançlarınızdan kurtulduğunuzda ki ben duanın gücüne hep inandım, duayla birleştirirseniz herşey muhteşem. Kelimenin tam anlamıyla yeniden doğduğumu hissediyorum. Şifa kendinizde. Vianna Stibal beynini kullanmanın yolunu böyle bulmuş. Siz de kendinize en uygun başka bir yol bulursunuz belki. Onun yaptığını inanan herkes yapabilir. Kendinize yolculuğa çıkmalısınız. Kendinizi anlamaya çalışın. Neden hasta oluyorsunuz? Hastalık size ne kazandırıyor? Hasta olunca hangi sorumluluklarınızdan kurtuluyorsunuz? Yapamadığınız hangi şeyleri mazur gösteriyor hastalığınız? Kimler size özen gösteriyor? Kimlerden daha fazla ilgi görüyorsunuz? Kendinizi kötü hissettiğiniz neleri düşünmenizi engelliyor? Hastalıkların psikolojik sebeplerini öğrenmeye başlayalım birlikte. Hangi hastalık bizi nelerden kurtarıyor. Yarından itibaren ben başlıyorum. Merak eden herkesi beklerim:)
  9. Merhaba, yöntem hayatımızda bizi mutlu etmeyen, rahatsız ve şikayetçi olduğumuz hususların bilinçaltı kayıtlarının değiştirilmesine dayalı bir yöntem. Kök inancınızı internette nasıl yapacağınızı bulacağınız kas testi yöntemi ile bulup onun yerine olması gereken inancınızı beyniniz theta frekansında iken koymanızla gerçekleştiriliyor.
  10. Kediler tüm dünyada en yaygın olarak beslenen evcil hayvanlardan biridir. Bilimsel tür adı Felis catus olan kedinin tüm dünyada çeşitli cinsleri bulunuyor. Kedilerin yerleşik hayata geçerek tarımla uğraşan ve ürünlerini saklama ihtiyacı duyan insanların hayatına ilk olarak, saklanan ürünleri zararlılardan, farelerden korumaya yardımcı oldukları için girdiği düşünülüyor. İnsanlarla birlikte yaşamaya başlayan yabani kedilerin yeni hayatlarına uyum sağlayarak zamanla bugün bildiğimiz evcil kediye dönüştüğü kabul ediliyor. Yakın zamanda elde edilen genetik ve arkeolojik bulgular kedilerin ilk olarak Mezopotamya-Anadolu bölgesinde yaklaşık 10.000 yıl önce evcilleşmeye başlamış olabileceğini gösteriyor. Kediler evcil olarak nitelenseler de aslında tam olarak evcilleşmiş sayılmıyorlar. Çünkü çoğu evcil kedi kendi kendine yetebiliyor ve insanlar tarafından düzenli olarak beslendiklerinde bile becerikli avcılar olmayı sürdürüyor. [h=3]1. Van Kedisi[/h] Van kedileri, Van yöresinde yaşayan, kedi cinsleri arasında yüzmeyi tek seven kedi ırkıdır. Van kedisinin göz rengi üç gruba ayrılır. Her iki gözü mavi (turkuaz mavisi), her iki gözü kehribar (sarı renk ve tonları, çok nadiren kahverengi) ve tek-göz diskromatopsi (bir gözü mavi, diğer gözü kehribar) olanlar diye gruplandırılır. Arkeolojik çalışmalar, Van kedisinin 7000 yıllık bir geçmişi olduğunu gösterir. Hacılar bölgesinde kedilerle oynayan kadınların topraktan yapılmış heykelciklerine rastlanmıştır. Yabancı yayınlarda iki İngiliz üreticinin Van kedilerine ilk kez 1956 yılında Van Gölü kıyı­sında rastladıkları yazılıyor. Bu kişiler, iki çift kediyi ülkelerine götürerek, onları çoğaltmayı başarıyorlar. [h=3]2. İran Kedisi[/h] İran kedileri uzun ve yumuşacık tüyleri, yuvarlak kafası ve sevimli basık suratıyla en çok rağbet gören türlerdendir. Yüzü basık olmayan türleri olsa da, diğeri kadar ilgi görmez. İran kedileri uysal, sakin ve kasları belirgin yapıda hayvanlardır. Tüyleri uzun olduğu için her gün fırçalanmak ve bakım ister. Rahatına düşkündür, sahibi tarafından sevilmek ister. Soyları ilk kez İran’da ortaya çıktığı için bu ismi alırlar. Fakat hiyorografi kaynakları M.Ö. 1684 yılında bu kedilerin var olduğunu göstermektedir. [h=3]3. Ankara Kedisi[/h] Avrupa’da Angora olarak tanınan Ankara kedileri uzun tüylü kedilerin atası olarak kabul edilir. İran kedisi ile karıştırılır, adını aldığı anavatanında üretilir ve saf Türk kedisidir. Avrupa’da ortaya çıkışı ilk kez 1620-1625 yılları arasındaki Haçlı Seferleri sırasında bir Fransız bilim insanının birkaç kediyi ülkesine götürmesi ve orada üretmesiyle gerçekleşmiştir. Beyaz olabildikleri gibi farklı renkli olanları da bulunmaktadır. Beyaz olan kediler korunmaya alınmıştır. Bu kedilerin farklı bir özelliği uzun tüylü kuyruklarını vücutlarının üstünde yatay olarak taşımaları ve çoğunlukla kuyruklarının başlarına değmesidir. Genellikle mavi göz rengine sahip bu kedilerin gözleri kehribar sarı, yeşil-sarı tonları ve sarı-mavi göz gibi iki farklı renkte olabilir. Uzun ve kaslı bir vücut yapısı vardır. Ankara kedilerinin en kalıtsal özelliği ise sağırlıktır, fakat bazı Ankara kedilerinde görülmeyebilir. [h=3]4. Siyam Kedisi[/h] Siyam kedileri isimlerini Siyam (bugünkü Tayland) bölgesinden alır. Tayland’da Wichian Mat olarak adlandırılmaktadırlar, ay elması anlamına gelmektedir. Siyam kedilerine ait ilk bilgilere 14-18. yüzyıllarda yazılmış olan Tamra Maew isimli kedi şiirleri kitabında rastlanılmaktadır. Ayrıca Siyam kralı 5. Rama tarafından yaptırılan, kedilerin resimlerini içeren Smud Khoi kitabında da Siyam kedilerinin resimleri bulunmaktadır. Masmavi gözleri, bademe benzer, üçgen biçimindedir. Çevik, güçlü, hareketli bir yapısı ve kısa tüyleri vardır. Siyam kedileri sıcakkanlı dışa dönük hayvanlardır. Kedi türleri arasında en sosyal olanlarındandır. [h=3]5. Maine Coon[/h] Uzun araştırmalar sonucunda bu kedinin anavatanının Amerika olduğu ortaya çıkmıştır. Maine Coon’lar bizim sokaklarımızda gördüğümüz tekir kedilere çok benzerler. Maine Coon kedisinin farkı, yelelerinin boyunlarının aşağısında da devam etmesi ve yüzlerinin daha ince uzun oluşudur. Bir tür olarak pek çok renk çeşidi ve tüy deseni vardır. En sevilen Maine Coon, klasik esmer tekir olanıdır. Geniş, yapılı, sağlam ve kaslı bir kedidir. Düz, kabarık tüyleri ağırdır, fakat ipek gibidir. Kafasında ve omuzlarında kısa, diğer bölümlerinde uzun tüylere sahiptir. [h=3]6. Chartreux[/h] Rivayete göre, Chartreux türü kedileri, Fransız Alpleri’nde bulunan Le Grand Chartreux Manastırı’nda yetişmiştir. Le Grand Chartreux Manastırı, 1084’te St. Bruno tarafından kurulsa da kedilerin manastır çevresine ulaşması 13. yüzyılda Afrika sahillerinden olur. Chartreux kedisi kısa ve kalın tüy yapısı, sağlam ve güçlü bir gövdeye sahiptir. Güzel kürkünün yanı sıra ayırt edici özelliklerinden biri de, yuvarlak ve geniş kafasında yer alan portakal rengi gözleridir. Kocaman yanakları ile gülümseyen bir ifadeye sahiptir. [h=3]7. Scottish Fold & Scottish Straight[/h]Bu iki İskoç kedisinin kulak yapısı hariç hiçbir farklılığı yoktur. Scottish Fold Scottish Fold (Katlanmış Kulak) kedilerinin en benzersiz özelliği başın önüne ve aşağıya doğru yatık şekilde duran kıvrık kulaklarıdır. 1961 yılında İskoçya’da keşfedilen bu kedilerin annesi düz kulaklı babası bilinmeyen bir ırktır. Akıllı, sakin huylu ve yumuşak sesli olan bu ırkın tüyleri kısa ve yumuşaktır. Göz renkleri genellikle bakır rengi ve bal rengidir. Bacakları ise vücutlarına oranla kısadır. Burunları yayvandır. Çene ve burun kısmı sağlam ve iyi bir biçimde gelişmiştir. Diğer kedilerden farklı olarak, omurgasındaki problem nedeniyle kendine has bir oturuşu vardır. Scottish Straight Scottish Straight (Dik Kulak), British Shorthair ile Scottish Fold’ların çiftleşmesinden olan dik kulaklı türe denir. Her ikisi de sakin, sesiz ve küçük mırıltılarla tepki veren kedilerdir. İnsanlarla ilişkilerinde oldukça sosyal ve ev yaşantısına uyumlu kedilerdir. [h=3]8. British Shorthair[/h] British Shorthair, İngiltere kökenli bir ırktır. Tüyleri yoğun ve kısadır. Orta boy kulakların uçları yuvarlak, taban kısımları ise geniştir. Birbirinden tamamen ayrık olan kulaklar, başın biçimiyle uyumludur. Gözleri iri, yuvarlak ve bakırdan altına birçok renk tonunda olabilmektedir. Kafa yapıları yuvarlak, yanakları tombul ve vücutları iri ve kaslıdır. Bu ırkın geniş bir göğsü, orta boy bacakları, yuvarlak patileri ve peluş gibi kuyrukları vardır. Sokağa fazla ilgi duymazlar. Kucakta oturmaktansa, sahiplerinin yakınında oturmayı tercih ederler. [h=3]9. Ragamuffin[/h] Ragamuffin cinsi kediler 1993 yılında ortaya çıkmıştır. Kökeni 1960’lı yıllara dayanır. Ragamuffin savunma güdüsü olmayan, korkak ve insanlarla ilişkisi son derece iyi olan bir kedidir. Dünyadaki en büyük evcil kediler arasındadır. Tüyleri orta boy ve çeşitli renklerde olabilir, ancak bu kedilerin en karakteristik özellikleri sevgi dolu bakan gözleridir. Gözleri de çeşitli renklerde olabilen Ragamuffinler aynı zamanda güçlü fiziksel yapıları ile de tanınırlar. [h=3]10. Exotic Shorthair[/h] Melez bir kedi cinsidir. İran Kedisi ve American Shorthair karışımından doğmuşlardır. Ağızları küçüktür, iri yuvarlak gözleri vardır ve burunları kalkıktır. Orta veya büyük boyutlarda olurlar, sevimli bir görünüşleri vardır. Kısa bacaklıdırlar, ancak gelişmiş patileri vardır. Kısa ve ince tüy yapısına sahiptirler. Oldukça dolgun, tüylü kuyrukları vardır. Sakin, sevgi gösteren, okşanmaktan hoşlanan, iyi huylu bir türdür. [h=3]11. Birman Kedisi[/h] Bruma’nın Kutsal Kedisi olarak da bilinen bu kedi, efsaneye göre çarpıcı güzelliğini mavi gözlü bir tanrıçadan almıştır. Tapınak kedisi olan Birman, rahibine olan sevgisi ve bağlılığından ötürü tanrıça tarafından ödüllendirilmiş, beyaz kürkü altın rengine, sarı gözleri ise maviye dönüştürülmüştür. Patileri saflığın simgesi olan beyaz renkte kalmaya devam etmiştir. O günden beri tanrıçanın bu değişimlerine sahip olarak doğan tapınak kedilerinin, ölen rahibin ruhunu taşıdığı söylenir. Birman kedileri Amerika’ya ilk kez 1959 yılında götürülmüştür, 1967 yılında ise kedi ırkı olarak tanınmıştır. Sakin ve uysal bir kedidir. [h=3]12. American Shorthair[/h] Kökeni Amerika olan kısa tüylü bir kedidir. Ancak, büyük ihtimalle Avrupa kökenli kedilerden türemiştir. İlk American Shorthair kayıtları 1904 yılına aittir. Orta büyüklükte kedilerdir, ancak çok güçlü yapıdadırlar. Boynu kaslı, geniş göğsü ve gelişmiş ağzı vardır. Bacakları kalın ve kuvvetlidir. Evlerden haşereleri uzak tutmada çok başarılıdırlar. Bu ırka ait kedilerin tüyleri yoğun ve kalındır ve kışın tüyleri uzar. Tüylerinin yapısı oldukça serttir ki, onu korumada bu tüylerin önemi büyüktür. Arkadaş olabilecek yapıda ve uyumludur. [h=3]13. Chinchilla[/h] Bu kedinin ismi kürkünün benzerliği sebebiyle Güney Amerika kökenli bir kemirgen olan Chinchilla’dan gelir. İran Kedisi içinde bir renk varyantı olarak değerlendirenler vardır. Fakat aralarında yüz şekli bakımından büyük farklılıklar vardır. Chinchilla’lar İngiliz kökenli Sterling kedisi ile de karıştırılmaktadırlar, bunun sebebi Chinchilla türünün Sterling türünün atası olmasıdır. Chinchilla ırkı çoğunlukla sakin ve uysallığıyla bilinen kedilerdir. Melodik, yumuşak ses tonları vardır. Sevgilerini belli ederler, ilgi görmekten hoşlanırlar. Göz renkleri zümrüt yeşili ya da mavi-yeşil renkte ve koyu siyah sürmeli olabilir. Burunlarının ortasında siyah çizgi vardır ve burun kırmızı renklidir, patilerinin altı siyah renktir. [h=3]14. Keşmir Kedisi[/h] Tesadüfen ortaya çıkan bu tür İran kedisi ve Himalayan kedilerine benzeyen özellikler taşır, renkleri farklı bir ırk olarak ortaya çıkmıştır. Yüzleri geniş ve yuvarlaktır, burunlar da belirgin biçimde yuvarlaktır, ağızları ise burunlarına doğru çekik ve yuvarlaktır. Gözleri tam yuvarlak değildir, kulakları hafifçe öne doğru eğimlidir ve küçüktür. Kafa kısmında ve ayaklarında sık uzun tüyler vardır. Vücudundaki tüyler yoğun ve kabarıktır. Patileri küçüktür. [h=3]15. Sibirya Kedisi[/h] Rusya’nın yerli kedileridir. Orta büyüklükte güçlü bir kedi ırkıdır. Kasları belirgindir. Sırtı uzun ve hafifçe eğimlidir, hareket halindeyken düz görünür. Düz durduğunda arka bacaklar önlere göre hafif daha uzundur. Belirgin özellikleri kulak yapılarıdır. Hafif Alman kurdunu andıran sivri kulaklara ve ırklarına has olan kulak tüyleri bulunur. Sokak kedileri şeklinde doğal biçimde yaşadıkları ve üredikleri için belli bir standartı yaratmak güçtür. Bu nedenle her renkte olabilirler. Alıntı.
  11. “Merhaba arkadaşlar, ben 2013 yılında Thetahealing Basic eğitimini ve 2014 yılında Advanced eğitimi aldım bu zaman aralığında hayatımda çok büyük güzel gelişmeler oldu. Öncelikle kendimle aralıksız çalışmalar yaptım, sonra ailemde kardeşime, anneme, teyzeme çalışmalarımı sürdürdüm. Kardeşim çok güzel iş değişikliği yaptı, annemin geçmişten gelen birtakım sorunları, teyzemin tatlı promlemi ve kiloları hepsinin sorunları bir bir çözüldü. Şimdi birçok kişiye teta seansları yapıyorum herkes bana telefon açıp mutluluklarını paylaştıklarında onlardan çok daha mutlu oluyorum. Bundan 2 hafta önce panik atak olan bir danışanıma iki seans yapmıştım; hayatdan resmen ümidini kesmiş görünüyordu. Dün beni aradığında çok mutlu olduğunu 2 haftada hayatındaki tüm değişimleri anlattı, o kadar mutlu oldum ki.. Yine annemin bitmek bilmeyen ayak ağrısı ve parmaklarında kaşıntılar vardı, dün ayaklarının çok iyi olduğunu artık hiçbir sorununun kalmadığını söyledi tarif edilmez bir duygu bu. Gül AKMAN Muhasebe sorumlusu / İZMİR Merhaba, Theta Healing yöntemi ile iki seans “çocuk doğurma, hamilelik, anne olma” ile ilgili korkularım üzerine çalıştık. Eşim böyle konulara inanmadığı için; seansları iş yerinde öğle arasında telefonda yaptırmak zorunda kaldım. Tam altmış adet negatif inanç kaydım çıktı. Hepsi değişti. Bir de benden seans sonrasında hayal kurmamı istedi. Çok güzel bir hayal kurmuştum bundan yaklaşık bir sene önce. Çocuğumun olduğunu onun yavaş yavaş büyüdüğünü ve hatta okul günlerini dahi gördüm hayalimde. Geçen ay doğum yaptım bir kızım oldu ve dünyanın en mutlu kişisi benim. Doktorların eşinizde ve sizde çocuk olmaması adına hiçbir sebep yok dediği anda bu çalışmalar hep aklımdaydı. İyi ki yaptırmışım. İmkansız diye bir şeyin olmadığını gördüm. Herşey psikolojik. Sorun olmaması için adımı vermiyorum. Allah’a ve vesile olan herkese teşekkür ederim. Tüm teknikleri deneyip her konuda terapi almıştım. Ancak bir türlü çözemediğim konu erkek arkadaşlarımla aramda olan şeylerdi. Bu konuda aile dizimi, eft, regresyon gibi tüm çalışmalara katıldım. Bu tekniklerde sorunumun nerden kaynaklandığını net olarak hep gördüm. Tamam artık şifalandı sorun yok dediler ve ben seanslardan sonra çok mutlu olarak evime döndüm. Ancak bir türlü yaptığımız çalışmaların sonucunu hayatımda göremedim.) Sonra en son çare olarak bir de Thetahealing seanslarını deneyimlemek istedim. Erkeklerle aramda olan sorunun zaten babamla ilgili olduğunu diğer tüm tekniklerde öğrenmiştim. Ama bu sefer çok farklıydı. Babamla ilgili o kadar çok negatif inancım varmış ki çok şaşırdım. Kas testi yaptık ağzımın hayır dediğine bedenim evet diyordu, yine evet dediğim şeye bedenim hayır diyordu. “Babamı seviyorum” diyordum bedenim hayır diyordu. “Babama olan öfke ve kızgınlığımı bırakıyorum” diyordum bedenim hayır diyordu. Çünkü babam çok otoriter biriydi, her zaman hayatımın merkezindeydi. Babam yanlış bir şey de söylese doğruydu benim için. Ondan sevgi almanın yolu onun dediklerini yapmaktı. Ama hiç bir zaman sevildiğimi hissetmemiştim. Babam olduğu için sevmek zorunda gibi hissediyordum kendimi. Neyse ki thetahealing tekniği nokta atışlar yaparak benim tüm inançlarımı değiştirdi. Bunlar hep yaşanmış olaylardan benim kayıt altına aldığım kodlardı. Bilmediğim hisleri Yeşim Hanım bana yüklerken çok keyif ve huzur doldum. O anda kalbimde hissettim her hissi. Sonra ne mi oldu, babam aradı o akşam: “Kızım nasılsın, seni özledim gelsene dedi.” Kırk yaşında biri olarak, babama beş yaşındaki çocukluk halimle koştum ve gittim. Bana öyle bir sarıldı ki sevgisini kalbimde hissettim. O akşam dizine uzandım ve saçlarımı okşadı. Bunu hiç yaşamayan ben kendimi çok güvende hissettim. Tabi ki erkek arkadaşımla aram düzeldi, artık sorun yok ben değerliyim. Teşekkür ederim. Ben çok uzun zaman önce başka bir eğitmenden eğitim almıştım. Henüz tetanın ne olduğunu da çok bilmiyordum. Çok da anlamadan bir şeyler yapmaya çalışıyordum ama bir türlü kendimdeki blokajları çözemiyordum. Sonra Yeşim Hanım’ın Advanced yani ileri seviye eğitimini aldım. Çok güzel bir eğitim oldu. Kafamdaki tüm soruların cevabını bulmuştum. Eğitim sonrasında da çok destek gördüm kendisinden. Kendimdeki her negatif kök inancımı buldukça ve değiştirdikçe önüm açılıyordu. “Para her yerden gelir” diyordu Yeşim Hanım eğitimde. Ben ise buna pek inanamıyordum. Mucize gibi geliyordu bana. Sonra beklemediğim bir yerden gerçekten para gelmişti. Ben evimi değiştirdim; iki oda bir salon olan evim şimdi yüzkırk metrekare olmuştu. Hem de istediğim yerde. İşimde ilerledim. Emeğimin karşılığını alamazken şimdi peşin alıyordum. Tek engel biziz ben bunu gördüm. Eğitim sonrası emeğini ve desteğini bizden hiç esirgemeyen bir eğitmen Yeşim Hanım. Herkesin mutlaka kendisinden eğitim almasını tavsiye ederim. M.İ. Thetahealing® eğitiminden sonra iş buldum. “Hocammmmmmmmm Ya inanılır gibi diil. 4-5 aydır acayip torpillerle iş arıyordum Cv min gitmediği yer kalmadı nerdeyse! “Kızım varken çalışamam” inancımı temizledim 1 hafta önce. Şu an Urla’da bir fabrikada üretim müdürü olarak bayram sonunda işe başlıyorum.” Az önce böyle bir mesaj aldım. Ağustos ayında İstanbul’da Basic ve Advanced DNA eğitimi düzenlemiştim. Bir öğrencim İzmir’den gelmişti. Çok da tatlı bir bayandı, çok heycanlı, çok istekli ve bir o kadar da hüzünlüydü içi. Daha kızı yeni yaşına girmiş ve eşinden ayrılmıştı. Sebebini sormadım ama kalbi kırıktı belli ki. İstediği tek şey ise kızına ve kendine mutlu bir gelecek sağlamaktı. Eğitim tam ağustosun birinde başlamıştı ve bugün 2 ekim. Yani tam iki ay olmuştu bu eğitime katılalı. Hiç yılmadan kendi üzerinde çalışan bu öğrencimiz muhteşem sonuçlar alıyordu. Daha önce de grubumuzda şöyle yazmıştı kendisi; Selamlar herkese, Bugün annemin başı ve omuzları ağırıyordu, theta teklif ettim, hemen uyguladım (evet evet ezberledim hepsini). Karşımda oturuyor, şifa an’da gerçekleşir diyordu ya Yeşim Kuzu hoca , ağrının çekilip çıkarılmasını, yerine yaradanın koşulsuz sevgisinin yerleştirilmesi cümlesini koyarken, annem ağrı geçti dedi (cevap veremedim tabiki ). Normalde o ağrı, ağrı kesici alırsa migrene belki çevirmeden sabaha kadar sürerdi ‪#‎yaşasıntheta‬ Böylece an’da gerçekleşmeye de tanık oldum. Yalnız merak ediyorum bazı kişiler şifayı hemen kabul ediyorken, bazıları yalvarsam etmiyor… Evimize gelen herkes ben daha beş aylıkken benim çok kilolu olduğumu söyleyip, annemi uyarıyorlarmış. Bacaklarım boğum boğummuş. Bir gün yine öyle günlerden birinde bir tanıdığımız benim için anneme “Bu çocuk kesin obez olur” demiş. Ben kendimi bildim bileli annem bana bu hikayeyi anlatır. Bende kilo almaktan çok korkan biri olarak büyüdüm ve tabii ki hayatımın belli dönemlerinde çok kilo aldım ve bu kiloları vermek için de sürekli diyet yaptım. Bazen kilo almamak için yediklerimi çıkarmak için kendimi kusturdum. Doğal olarak metabolizmamı da bozdum. Ergenlik dönemim hep böyle geçti. Şimdi yetişkin biri olarak çok zayıfım, ama kabızlık sorunum hiç geçmiyordu. Hergün bu sorunum beni sürekli strese sokuyordu. Özel günlerde çok çaresiz kalabiliyordum. Bilinçaltı ve kişisel gelişim konularına çok ilgi duyan biri olarak, iş dışında sürekli bilgisayardan bu konuları araştırıyordum. Yine böyle bir zamanda karşıma Yeşim Hanım’ın sitesi çıktı. Randevu aldım ve kendisiyle yüz yüze görüştüm ve bir seans yaptık. Yapılan çalışma çok rahatlatıcıydı ve hiç tanımadığım bir insan karşımda benim düşüncelerimi bana aktarıyordu. Bilinçaltımda olanları tek tek değiştirdi ve bana 3 gün içinde rahatlıkla bu sorunumun geçeceğini söyledi. Evet üç gün bekledim ve o günden sonra herşey normale döndü. Ben de bu tekniği öğrenmek için ThetaHealing® eğitimine katılacağım. İyi ki bu şifa tekniği ile tanıştım. Gonca Y. – İstanbul Üç yıldır birlikte olduğum ve çok iyi anlaştığımızı düşündüğüm sevgilimle nişanlandım. Ama nişanlanır nişanlanmaz ilişkimize sürekli bir belirsizlik ve gerilim hakim olmaya başladı. Dört buçuk ay nişanlı kaldık ve giderek birbirimizden koptuğumuz bir süreç oldu. Ben bir şeyleri toparlamaya çalıştıkça daha çok dibe vurduk. Artık kendimden ve ilişkimden ümidimi kestiğim bir anda tesadüfen bu yöntemle tanıştım. Durum çözümlemesinin ardından 2 seans uyguladık. Aylardır uyumayan ben o gece huzurla uyudum. On gün içinde nasıl olduğunu anlamadığım bir hızla asla cevaplanmayan sorularım cevaplandı. Herkes eteğindeki taşları döktü ve şunu öğrendim ki asla yapılmayacak bir evlilik için çok sevdim dediğim adam beni oyalıyormuş. Çünkü evlilikle ilgili sorumlulukları alabilecek gücü yokmuş. Bunu “erkek” olduğunu zannettiği için benimle paylaşamıyormuş. Evlensek bile muhtemelen bir kaç ay sonra boşanma noktasına gelecekmişiz. Tabi bütün bunları mesaj atarak bildirdi. Bende kendi kendime evlilik hayali kurmuşum. Gerçek bir travmaydı benim açımdan. Terapinin bende yarattığı en güzel etki o kadar ağır olay yaşamış olmama rağmen bende iz bırakmaması oldu. Kendimle yüzleşmeme fayda sağladı. İyi ki seni tanıdım ve iyi ki hayatıma dokundun.Sevgiler. M.ONAT Thetahealing sayesinde sinir ilacını bıraktım. On yıldır lustral ilaç kullanıcısıyım. Öyle kafanıza göre bu ilaçları kulanıp bırakamıyorsunuz. Reçeteyle doktorlar yazıyor ve ayda bir kutu bitiyor. Bazen ilacım bitmiş oluyordu ve ben de eczaneye gidip almayı unuttuğumda bir gün bile geçse hemen halsiz düşerek yatıyordum, kafam yastıktan kalkmıyordu. Ne zaman bilinçaltımın temizlenmesine karar verdim ve bu terapileri kızım bana uygulamaya başladı; işte o zaman önce duygularım değişti. Kendimi daha mutlu, huzurlu, sağlıklı ve dinç hissetmeye başladım. Ruhsal olarak da kendimi iyi hissediyorum. İyi ki bu teknikle tanışmışım. Artık hiç bir ilacın bağımlısı değilim. Teşekkürler teta şifası. S.Bilge Ayhan Benim onbir yaşında bir oğlum, dokuz yaşlarında da “bir kız bir erkek” ikizlerim var. Babaları çalıştığı için çok geç eve gelir ve sürekli çocuklarla ben ilgilenirim. Ama eşim de evde olduğunda hep küçük oğlumla daha çok ilgilenir ve ona “aslanım sen yaparsın” der her konuda, büyük oğluma da “senden hiçbir şey olmaz” der. Bu durum büyük oğlumun içine kapanmasına sebep oldu. Babasından ilgi görmemesi onun kendine olan güvenini etkiledi. Eşime ne kadar söylesem de beni bu konuda dinlemiyordu. Bir gün komşuma bu konudan bahsettim ve o da bana Yeşim’le görüşmemin çok iyi olacağını söyledi.Thetahealingin ne olduğu konusunda hiç bir fikrim yoktu, ama oğluma iyi geleceğini düşünerek Yeşim Hanım’la görüştüm. Kendisi oğlumla çalıştı, oğlumu ikna etmek için okuldan gönderdiklerini söylemiştim. Oğlum istemeyerek de olsa kabul etti. Birkaç gün sonra; eşim büyük oğluma saz çalarken övgüler yağdırdı, sonra sarıldı ve öptü, oğlumun da çok hoşuna gitti ve bana da sarıldı. Çok sevgisini belli eden bir çocuk da değildi. Bir gün bana dedi ki “Anne, bize okuldan gönderdikleri abla vardı ya, ben onunla görüştükten sonra kendimi daha iyi hissetmeye başladım.” Bu durum beni çok sevindiriyor ve eşim de artık büyük oğlumla daha çok ilgileniyor. Oğlum insanlarla konuşmaktan kaçmıyor ve kendine güveniyor. Pınar B. Ev Hanımı Thetahealing eğitimlerimize katılan öğrencilerimizden birinin yaşadığı deneyim. “Ben para ile ilgili uzun yıllardır çeşitli yöntemler olumlamalar denedim. 4 yıldır işsizim ve nereye girsem hemen istifa edip çıkıyorum. Theta ile tanışınca bir anda içime ben neden işsiz ve parasız kalmayı seçiyorum diye sordum ve gerçekten çok enterasan bir şey geldi. Boşanma korkusu, işim olursa eşimden ayrılırım gibi bir korkum varmış farkında değilim. Diğer yandan da katolik evliliği yaptık biz boşanamayız gibi bir inanç ben bunu daha cumartesi günü keşfettim, farkettim.” Öğrencimiz bunları temizledi ve daha bir çok negatif inanç kayıtlarını bulup değiştirmeye devam ediyor ve pazartesi günü bir işyerinde Kanal Geliştirme Müdürü olarak işe başlıyor. Yaşasın teta ile gelen pozitif duygular ve mucizeler.
  12. “Karma” enteresan bir kavram. Sanskritçe dilinde hareket anlamına geliyor. Daha iyi açıklamak için önce Newton’un “Hareket Yasaları”nın üçüncüsü olan Etki-Tepki Prensibi’ne bakalım: Basitçe tanımlamak gerekirse; bir cisme, bir kuvvet etkiyorsa; cisimden kuvvete doğru eşit büyüklükte ve zıt yönde bir tepki kuvveti oluşur. Burada dikkat edilmesi gereken, bu kuvvetlerin aynı doğrultu üzerinde olduğudur: Her etkiye eşit zıt tepki vardır. ” Bir yandan da Karma’yı “Saçtığın enerji frekansı neyse benzerini çekersin” diye tanımlayabiliriz. Hayata dair bir terminolojiyle söylemek istersek de kültürümüz bize birkaç alternatif sunuyor: Rüzgâr eken fırtına biçer. / Ne ekersen onu biçersin. – Atasözü “Kınamayınız, kınadığınız şey başınıza gelmedikçe ölmezsiniz.” veya “İnsan ayıpladığını yaşamadan ölmez” – Hadis-i Şerif İyilik yapan iyilik bulur. – Atasözü Eğer reenkarnasyona inanlardansanız, bu hayatta yaptıklarınızın üstüne geçmiş yaşamlar da giriyor işin içine. Ve eğer Aile Dizimi gibi çalışmalara katıldıysanız biliyorsunuz ki; kişisel Karma’nızı etkileyen şeyler arasında birkaç kuşak önceki atalarınızın yaptıkları bile var. Hadi gelin toparlayalım Yaptığımız her eylemin, söylediğimiz her şeyin ve hatta aklımızdan geçirdiğimiz her düşüncenin bize bir geri dönüşü olacaktır. Bunu da 12 değişmez yasa arasında bulunan “Sebep-Sonuç Yasası” gayet güzel açıklamaktadır: “Evren’de hiçbir şey şans eseri olmaz. Düşünce dahil gerçekleş(tiril)en her eyleme dair bir sonuç (tepki) oluşacaktır. Aynı şekilde aldığınız her sonucun nedeni olan bir eylem vardır.” Konunun rasyonel boyutunu ve iş dünyasındaki açılımını merak ediyorsanız, modern yönetim sistemlerinin yaratıcılarından Kauro Ishikawa’nın Sebep Sonuç diyagramı veya balık kılçığı diyagramına bakabilirsiniz. Sebep-Sonuç (ya da Etki-Tepki) yasasında bilmemizde fayda olan bir başka önemli ifade daha var: Herhangi bir konuyla ilgili çabanın başarısı; doğrudan ya da dolaylı olarak, tahmin edilebilir bir belirli sebep ve/veya hareketin sonucudur. Karma’ya göre söylediğimiz, yaptığımız ve düşündüğümüz her şeyin hayatımıza doğrudan etkisi var.Bu konuda attığımız adımları nasıl atacağımızı haftaya daha detaylı yazacağım. Karma’ya dönecek olursak; yaptığımız, söylediğimiz ve düşündüğümüz her şeyin hayatımıza doğrudan etkisi var ve sorumluluk daima kişinin kendisinde. Biraz daha basitleştirelim: “Hayatımızda olan biten her şeyin sorumluluğu bizde!”. İyice netleştirelim: “Hayatında ne oluyorsa buna senin yaptığın, söylediğin ve düşündüğün şeyler sebep oluyor”. Yani bir anlamda her an seçimlerinle hayatını yaratıyorsun. 1. Büyük Karma Yasası “Ne ekersen, onu biçersin”. Evrene yolladığınız her şey size geri döner. Kötülük, beddualar, lanetler, belalar, kem bakışlar, yokluk bilinci, dedikodu, art niyet, yargılama, nefret, kıskançlık ya da kısıtlayıcı düşünceler… Ve elbette sevgi, hayır duası, şifa, iyi dilekler, teşekkürler, hakkaniyet, razı gelmeler, fedakârlıklar, saygı, söz hakkı da öyle. Kelimenin tam anlamıyla ne verirseniz, onu alırsınız. Siz ne almak istiyorsunuz? Dikkatli seç! Sorumluluğumuz nedir? Bunun cevabı; eylem, söylem ve düşüncelerimiz konusunda yaptığımız seçimlerde her an daimi bir farkındalık içinde olmaktır. Kulağa zor geliyor biliyorum; ama bir kere niyet edip başladığınızda ve birkaç hafta boyunca her sabah bu niyetinizi tekrar ederek; gün içinde düşünce, söylem ve davranışlarınızla ilgili seçimlerinize dikkat ve özen gösterdiğinizde daha birinci ay dolmadan fark ediyorsunuz ki bu, sizin kişilik özelliklerinizden biri olmuş. Seçimleriniz konusunda kendinizi 3 hafta boyunca adadığınız bir taahhütle özen gösterirseniz hayatınız çok daha farklı (ve elbette olumlu) bir şekilde dönüşecektir, bilginiz olsun. 2. Yaratım Yasası Biliyoruz ki; istediğimiz şeyler durup dururken olmaz, bizim de hadiseye dâhil olmamız gerekiyor. Ve bu noktada da şunu anlamak önemli: Evren bir bütündür ve biz de onunla biriz. İçimizde ve dışımızda ne varsa, istisnasız hepsi Evren’in bir parçası ve her şey ama her şey birbiriyle bütünleşmiş şekilde birbirine bağlı. Bu, yaşamınızın nasıl ilerleyeceğini etkileyebileceğiniz anlamına geliyor. Çünkü etrafımızı çevreleyen her şey içsel durumumuzla, yani ruh halimiz ve düşüncelerimizle ilgili bize sayısız ipucu veriyor. Bu durumda en iyisi kendiniz olmak ve etrafınızı sadece etrafınızda var olmasını istediğiniz şeylerle donatmak. Çevrenizi olmasını dilediğiniz şeylerle donatıp ve gerçekten olmak istediğiniz kişi olursanız, her şeyin bütünleşmiş şekilde birbirine bağlı olduğu Evren nasıl cevap verecektir acaba? Düşünmeye değer, değil mi? 3. Tevazu Yasası Anonim bir deyiş var: “Alçakgönüllülük olmadan, yiğitlik tehlikeli bir oyundur.” diyor. Aile içinde, sosyal hayatımızda, iş yerinde, sevgilimizle, takım tutarken, görüş bildirirken ve dinlerken uygulamayı pek az hatırladığımız muazzam bir insan yeteneği tevazu. Bir başka deyişle; alçakgönüllülük. Etrafımızdaki insanlara uygulamadığımız bir şeyi kendimizle olan ilişkimizde uygulamak da doğal olarak zorlaşır. Bu yüzden de hayatımızda reddettiğimiz her şey, hayatımızda kalmak için direnç gösterir. Çünkü, eğer karşımızdaki insanı kötü ya da düşman olarak görüyor veya onu herhangi bir sebepten dolayı yargılıyorsak; yüksek bilinç düzeyini hedeflemiyor ve daha iyi bir versiyonumuzun varoluş seviyesine odaklanmıyoruz demektir. Tevazu, bu konuda iyi bir ilaçtır. 4. Büyüme/Gelişme Yasası Ulaştığın yer neresiyse, orası gitmeyi seçtiğin yerdir. Ruhani anlamda kişisel büyüme sadece ve sadece tek bir şekilde olur: Biz değişirsek. İnsanlar, koşullar, ortamlar, mekânlar, şehirler veya sahip olduklarımız değil; biz değişmeliyiz. Bu dünyada sahip olduğumuz yegâne varlık kendimiziz. Ve kontrol edebileceğimiz yegâne şey de yine kendimiziz. Gönlümüzün ta derinliklerinde kim ve ne olduğumuzu değiştirebildiğimizde çevremizdeki insanlar da koşullar da bize uyum sağlayacaktır. Hayatımdan bir örnek vereyim: 2005 yılı, Göksu evlerinde oturuyorum. Sitenin girişindeki güvenlik kulübesinde yeni bir görevli var. Görev saatleri de tam benim ajanstan eve dönüş saatlerim. Benim için servis sağlayan her insan kıymetlidir ve bakkalından garsonuna hepsiyle selamlaşır ve hatta mümkünse şakalaşıp sohbet ederim. Siteye girerken göz göze geldik. Elimi kaldırıp selam verdim. Aaa… Kafasını çevirdi herif! Bozuldum tabi. Kızdım, söylendim ve hatta sanırım arabanın içinde herife küfür de ettim. Ertesi gün, sonraki gün ve takip eden bir hafta boyunca yüzüne bile bakmadım terbiyesiz herifin! O zaman da henüz kişisel olarak gelişmemişim, bildiğin reklamcıyım. Bir süre herife selam vermemek suretiyle cezalandırdım kendisini. Sonra bir şey oldu: Levent’te çalışıyordum o dönem ve eve dönerken ikinci köprüden Asya yakasına geçip ilk sapaktan Anadolu Hisarı’na giriyorum. Bahar akşamı, köprüde camları açıp, sağ şeritten yavaş yavaş giderken bir yandan da manzarayı seyrediyorum. Radyoda Cesaria Evora çalıyor. Çok keyifliyim. Siteye geldim, güvenlik kulübesinde bizim eleman oturuyor. Keyfim çok yerinde olduğundan mıdır nedir, elimi kaldırdım gülümseyerek selam verdim. Bu kez ne oldu biliyor musunuz? Yok bilemediniz, yine kafasını çevirdi herif. Ama bu kez, o keyifli ruh halinde başka bir karar verdim: O günden sonraki her akşam, adamın gözünün içine bakıp elimle selam vermeyi sürdürdüm. Bir hafta sonra o da bütün yüzüyle gülümseyerek selam veriyordu bana. Eğer bir şeylerin değişmesini istiyorsanız; içinizde sizi o konuyla ilgili rahatsız eden şeyin üstüne giderek, onu değiştirin. İnanın bana Dünya’yı değiştirebilirsiniz! Ve yalnızca böyle büyüyebiliriz. 5. Sorumluluk Yasası Hayatınızda ters giden herhangi bir şey olduğunda, bu durum siz de de ters giden bir şeylerin olduğunu gösterir.Hayatımızda ters giden bir şey varsa, biz de ters giden bir şey var demektir. YÜZDE BİN! Bu evrensel bir gerçek: Biz etrafımızın aynasıyız ve etrafımız da bizim aynamızdır. Olan her şeyde sorumluluğumuz var, her şeyde! Etrafımıza bu gözle bakıp, başımızdan geçenlerle ilgili “Bu konuda benim sorumluluğum nedir?” sorusunu sormaya başladığımızda, hayatımızın da sorumluluğunu almış oluruz. “Hayatımızda olan biten her şey bizim sorumluluğumuzda” farkındalığı Dünya’yı bambaşka bir gezegen yapabilir. 6. Bağlantı Yasası Hatırlayın: Evren bir ve bütün. Bu yüzden, size küçük ve önemsiz gelen (bir anlamda yargıladığınız) şeylerin bile yapılması gereklidir; çünkü her şey birbirine bağlıdır. Küçük ya da büyük her adım bir diğerini getirir ve bu böyle devam eder durur. Devasa bir işin bitirilebilmesi, işin başlangıcındaki o küçük adımın atılmasına bağlıdır. Ve ne ilk adım ne de sonuncusu diğerinden daha büyük anlam ifade eder; her ikisi de görevin tamamlanabilmesi için elzemdir. Evren’de her şey gibi; geçmiş, şu an ve gelecek de birbirleriyle bağlı ve birdir. Tanımadığın adamla kahvaltı mı edilirmiş?! Birbirini tanımayan insanların, Nişantaşı’nda bir apartmanın giriş katındaki birkaç odalı bir dairenin salon ve odalarında büyük tahta masalar etrafında, sanki bir evdeymiş gibi kahvaltı edip kahve içtikleri tek bir dükkân olarak kurulan ve adını da “Ev” konseptinden alan bir “Cafe” milyonlarca dolara satılabiliyor mesela. Bu süreçte hangi adım daha önemsiz olabilir ki? O masayı, o apartman dairesinin içine koyacak cesur fikri hayata geçirmek mi? Takip eden yıllarda bu konsepti Türkiye’nin en gözde semtlerinde devasa restoranlara dönüştürmek mi? Yoksa sonuç itibariyle gerçek varlığı masa sandalye ve kalabalık bir menüden oluşan bir zinciri on milyonlarca dolara satan bir sözleşme imzalamak mı? 7. Odak Yasası Bunu anlamak için bir deney yapabilirsiniz: Aynı anda iki farklı şey düşünmeyi deneyin. Yapamayacaksınız! Bir düşünce diğerinin hemen ardından gelecek, bir nano saniyede bir şeyden diğerine dönüşecek, “Dur yahu galiba yapabiliyor muyum acaba?” derken asıl düşündüğünüz şeyi düşünemediğinizi fark edeceksiniz. Ne olursa olsun, aynı anda iki farklı şeyi düşünemeyeceksiniz. Bu yüzden odağımızın nerede olduğu çok önemli. Hayatınızın için de bunun ne kadar önemli olduğunu başlıklı yazımda anlatmıştım. Ruhani gelişim yolunda da odağınızın nerede olduğu -tekâmül, gelişim ve dönüşüm konularında büyüyebilmek istiyorsanız- çok önemli! Eğer ruhani büyümeye odaklandıysanız sizi aşağı çeken açgözlülük, kıskançlık, öfke ve güvensizlik gibi düşük düşüncelere sahip olmanız mümkün değildir. 8. Vermek ve Mihmandarlık Yasası Bu yasanın İngilizce ismi “The Law of Giving and Hospitality”. Hospitality sözünü “misafirperverlik” ya da “konukseverlik” olarak da çevirmek mümkün olsa da “mihmandar” kelimesinin anlamı daha iyi ve kuvvetli şekilde karşılıyor içeriği: “Misafire hizmet ve yardım eden; misafiri ağırlayan kimse”. Bu yasanın da söylediği şu: Eğer bir şeyin doğru olduğuna inanıyorsanız, hayatınızın bir anında bu bahsettiğiniz “doğru”yu sergilemeniz gerekecektir. Bir başka deyişle; savunduğunuz “doğru”yu eyleme dökmek için bir şeylerden vazgeçmenizi, bir şeyleri vermenizi ya da bırakmanızı gerektiren durumlar yaşayacaksınız. İşte bu durumlar sözümüzü, pratikte aksiyona dökme yeri ve zamanıdır. 9. Şimdi ve Burada Yasası Geçmişin muhasebesini yapmanın neden olduğu en tatsız şey tam şu anda ve burada olmamızı engellemesidir. Geçmişe dair düşünceler, geçmişten beri süren alışkanlıklar, eski paternler, eski hayaller… Hepsi de bizim yeni düşünce, alışkanlık, duygu ve hayallere sahip olmamıza engeldir. Aynı şekilde gelecek de şimdi ve burada olma halinizden çalar. Geleceğe dair en basit bir merak duygusu, endişe ve kaygı, yani gelecekle ilgili tüm negatif duygu halleri size şu anda ve bulunduğunuz yerde fayda sağlamadığı gibi, sizi, “şimdi ve burada” olma gücünden de uzaklaştırır. 10. Değişim Yasası Değişim öncelikle sizden başlamalıdır.“Tarih tekerrürden ibarettir”. Bu kesin ve net bilgi: Tarih kendini tekrar eder. Ta ki biz yolumuzda değişim gerektiğine dair öğrenmemiz gerekenleri öğrenene kadar! Aynı tip adamlar ve kadınlar mı çıkıyor karşınıza? Ok. Görmediğiniz ne var? Neyi değiştirirseniz aynı filmi izlemekten kurtulabilirsiniz? 4. yasayı, “Büyüme/Gelişme Yasası”nı hatırlayın: Değişim sizde başlayacak. İşler siz öğrenmeniz gerekeni öğrenip de değişik yolu seçtiğinizde düzeliyor. 11. Sabır ve Ödül Yasası Tüm ödüller bir çabanın sonucudur. Kalıcı değerlere sahip ödüller, sabırlı ve ısrarlı çalışmaların sonucunda gelir. Gerçekten keyifli ve huzurlu olmak istiyorsak yapmamız gerekenleri yapmak ve yaptıklarımızın ödülünün tam zamanında geleceğine güvenmek, yapılacak en akıllıca şeydir. Kısa yoldan köşe dönmeyi kovalamak da, Sıkışık trafikte emniyet şeridine dalmak da, Yeni tanıştığınız kadını hemen yatağa atmak ve İki haftadır birlikte olduğunuz adamla bir an evvel evlenmeye çalışmak da tamamlanmışlık, tatmin ve ödül duygularına kestirmeden ulaşma denemeleridir ve sonuç genellikle sevimsiz olur. Yani neymiş? Sabreden derviş murada ermiş. 12. Önem/Anlam ve İlham Yasası Neyin gerçekten önemli olduğunun farkında kalabiliyor muyuz? Bırakın farkında kalmayı, gün içinde yaptıklarımız arasında neyin önemli olduğunu düşünüyor muyuz? Bu sorular dursun kenarda, gelin biz “ilham”ın anlamlarına bakalım: Allah tarafından kalbe ihsan edilen feyiz ve hakikatler. Tanrı’nın, peygamberlerin yüreğine doldurduğu tanrısal âleme özgü duygu ve düşünceler. Esinlenme, içe doğma. Herhangi bir şeyin gerçek değeri direkt olarak içine konan niyet ve enerjiyle ilgili ve bu yüzden kişisel olarak bulunduğumuz her katkı aslında bütüne katkı demek. Bununla birlikte ilhamdan ve parıltıdan yoksun bir bireysel katkının bütüne bir şey katmayacağı da ortada. Oysa ilham ve aşkla kattığınız her şey bütüne de muhteşem bir ilham veriyor. alıntı.
  13. Atalet fizik bilinci olarak "eylemsizlik hali" , kişisel gelişim terminolojisinde ise "amaca yönelik eyleme geçmeme" anlamına gelir. Yıllardır başarılı olmak için hayalller kuran, hedefler koyan, planlar yapan ama bir türlü ilk adımı atamayan kişilerin sorunu atalet halinde yaşıyor olmalarıdır. Atalet halinde yaşayan kişiler genellikle çok yavaş hareket ederler. Tembellik, yılgınlık, bezginlik, miskinlik, üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi hareket etmek, yumurta kapıya gelmeden harekete geçmemekbaşlıca karakteristik özellikleridir. Görevlerini yaparken sık sık yapması gereken yada aklındaki işleri erteler, sürekli mazeret beyan ederler. Hayata bakışları sitemkar, umursamaz, reaktif, kötümser, eleştirel ve daima kaygılıdır. Bu nedenle de yaşama seviçleri ve hayat enerjileri çok çok düşüktür.Pozitif olmayıda polyanacılık olarak algılar ve reddeder, etrafındaki insanları eleştirerek kendi frekanslarına çekmeye çalışırlar. Atalet halinde yaşama zorunluluğundan serbest kalmak ve amacınıza yönelik eyleme geçmenin nasıl bir olduğunu bilmek istermisiniz? Evet dediğinizde bu his sizinde bilinçaltınıza yüklenecek. Theta healıng tekniğinde inanç değişiklikleri bireysel yani birebir olması gerekir.Oysa his yüklemesinde aynı kural geçerli değildir.His yüklemelerinde herşeyin yaratıcısının o hissi yarattığı andaki tanımı tekrar kişinin DNA' sına ve bilinçaltına hatırlatıldığı için aynı anda yüzlerce kişiye yükleme yapılabilir. Theta uygulayıcısı hangi hissi yükleyeceğini yükleme yapacağı kişilere bildirir ve yüklemeyi alacak kişilerde iletinin altına "EVET yazarak onay verdiklerini bildirdiği andan itibaren o his alıcıya yüklenir.Burada saat, yer, mekan yada uzaklığın bir önemi yoktur. Kişi, yükleme yapan kişiden kilometrelerce uzakta dahi olsa hangi hissin yükleneceğini bilmesi ve onay vermesi yeterlidir o hissi artık kendi hayatınıza çekmiş ve kullanabilir durumda olursunuz yani kişinin aldığı his o kişiye ait oluyor.....!!! Beden aklını kullanmanın ve aktif etmenin nasıl bir his olduğunu bilmek ister misiniz?
  14. Vücuttaki Ödemi Atmak için Dua Hud suresi 44.cü ayet Sh.227 Besmele ile başlanır. Ve kıyle ya erdubleıy maeki ve ya semaü akliıy ve ğıydal maü ve kudıyel emru vestevet alel cudiyyi ve kıyle bu’del lil kavmiz zalimin. Anlamı, Allah tarfından denildi ki.. Ey!.. Yeryüzü!.. Suyunu tut. Ey!..Gökyüzü!.. Sen de suyunu kes. Ve sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu. ÖNERİ… Dua, insanın içinde ki ilahi gücü harekete geçiren bir eylemdir. İlahi güc ise inanç ile bağlantılıdır. Soyut bir alemdir. Bu nedenle, bu enerjileri yönlendirmek istediğimiz zaman inanarak ve kendimizle başbaşa kalarak yönlendirmemiz tavsiye edilir. En uygun zaman dilimi sabah güneş doğmadan yapılan dualardır. Çünkü günün enerjileri çok yeni ve kuvvetlidir. Alıntı. Tabiki önce tedavi.
  15. Sevdiğine kavuşmak için duanın 1. günü (cuma) Sabah namazını müteakiben 4 rekat nafile namazı kılınır. Namazdan sonra duanın ilk günü olması hasebiyle mukaddime okunur. Mukaddime, giriş manasına gelir ve duanın niyet kısmıdır. Duanın niyet kısmı şu biçimdedir: "Ya Vedud, sevilmeye layık varlıkların en yücesi sensin. Bizim gönüllerimize merhamet ve sevgi hislerini koyan da sensin. Sen hakim olansın, sen kadir olansın. Sen dilimizle söylediklerimizi de kalbimizde sakladıklarımızı da bilirsin. Ya Rabbim, gönlümdeki sevdadan da hiç şüphesiz ki haberdarsın. Onu bana hayırlara vesile olacak bir eş kıl. Bize tertemiz nesiller bahşet. Sen duaları hakkıyla işitensin. Rahman ve Rahim olan sensin. Amin" Bu mukaddimeden sonra Cuma suresi art arda 4 defa okunur. Yani cuma sabahı duaya Cuma suresi ile başlanmıştır ve duanın kalan günleri kadar sure okunmaktadır ki diğer günler de cumanın hayrı nispetinde hayırlı olacaklardır. Sevdiğine kavuşmak için duanın 2. günü (cumartesi) Dua öğle namazını müteakiben okunur. Namazdan sonra Şuara suresi 7 defa okunur. Şuara suresi kadın ile erkek arasında muhabbeti artırır, gereksiz tartışmaların önüne geçer. Sevdiğine kavuşmak için duanın 3. günü (pazar) İkindi namazının ardından Duhan suresi 1 defa okunur. Duhan suresi eğer aileler bu ilişkiye karşı çıkıyorlarsa onların bu birlikteliğe onay vermelerini sağlar. Sevdiğine kavuşmak için duanın 4. günü (pazartesi) Akşam namazı kılındıktan sonra Necm suresi 2 defa okunur. Necm suresi kişilerin sevgisini artırır ve aradaki şüpheleri yok eder. Sevdiğine kavuşmak için duanın 5. günü (salı) Yatsı namazından sonra Taha suresi 3 defa okunur. Taha suresi kişilerin sabırlı ve kararlı olmalarını sağlar. Zaten sabır ve kararlılık ikili ilişkilerdeki en önemli hususlardandır. Bu gün duanın son günü olduğu için hatime okunması gerekmektedir. Hatimede hitap esması Ya Mucib'dir. Ya Mucib, "duaları kabul eden" anlamına gelir. Hatimenin sözleri şöyledir: "Ya Mucib, sen kullarına nimetlerinden bolca verensin. Bizi yeryüzünde rızıklandıran ve bize tertemiz eşler bahşeden de sensin. Sen şüphesiz ki duaları layıkıyla işitensin. Dualarını kabul et ve beni ümmetin sevinen kullarından eyle. Amin" [h=4]Sevdiğine kavuşmak için dua ile ilgili önemli uyarılar[/h] 1-Sevdiğine kavuşmak için dua her zaman namaz sonrasında yapılır. Fakat namaz sonralarında fırsat bulunamazsa yine 5 gün olmak kaydı ile ve belirtilen surelerin okunma sayılarına uyularak başka vakitte de dua edilebilir. Eğer dua başka vakitlerde yapılacaksa mutlaka abdest alınmalıdır. Abdestsiz dua yapılamaz. 2-Sevdiğine kavuşmak için dua mutlaka yalnız bir ortamda yapılmalıdır ve bu duanın yapıldığından kimseye bahsedilmemelidir. Zira dualarda ketumluk önemli bir hususiyettir. 3-Dua eden kişi duanın saf ve temiz bir gönülle yapılması halinde kabul göreceğini bilmeli ve ona göre gönlü vesveselerden arındırarak dua etmelidir. Alıntı.
  16. Hepsi birbirinden güzel:) Emeğine sağlık. Bir insan bu kadar güzel kokmamalı. Haksızlık yemin ediyorum. Çiçek olsam utancımdan solarım ya.. Mezar taşlarına yanlış adama bulaştılar yazarız. Sorun yok. Delirmek Albayım.. Kim bilir ne güzel şey. Düşünsene aklın yok bir kere.. Beni hep bu aklım mahvetti Albayım.
  17. Farkındalık çok önemliymiş meğer. Farkındalığın artması, hayatımıza, kendimize, çevremize değer katacak. Kendimizi ve çevremizi anlayabileceğiz. O zaman her gün bir farkındalık sorusu soralım kendimize. Ve o gün o soru üzerinde çok kısa da olsa düşünelim. Bugünün sorusu: Bugün düşüncelerini ne meşgul ediyor. Ençok neyi neden düşündün?
  18. Özelikle Maddi isteklerde tecrube edilmiş rızk ve iş açıklığında etkili dua,her hangi bir dileğiniz için de bu dua tertibinden faydalanabilirsiniz 21 gün uygulacakatır. 21 Ayetel Kürsi 21 Kureyş suresi 21 defa Tebbet suresi(yalnız bu süre” Tebbet yeda ebi lehebiv ve teb. Mâ ağnâ anhü maluhü ve mâ keseb.”) buraya kadar okunacak 21 tane İhlas suresi 21 Felak suresi 21 Nas suresi 21 defa Fatiha suresi Hepsi besmele ile okunacaktır. Rabbim kabul etsin. Alıntı.
×
×
  • Create New...