Jump to content

HaYaLGöZLüM

Moderatör
  • Content Count

    7,466
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    20

Everything posted by HaYaLGöZLüM

  1. Ebced hesabı Ebced rakamları denilen alfabetik bir sayı sistemini kullanarak, kelime, cümlecik veya cümlelerin sayısal değerini hesaplama ve bunlardan anlamlar çıkartma işlemidir.. Ebced, geleneksel Arap alfabesinin eski sıralanışından (elif, ba, cim, dal) ilk dört harfinin okunuşlarıyla (E-B-Ce-D) türetilmiş bir sözcüktür. Ebced hesabı ise Ebced rakamları denilen alfabetik bir sayı sistemini kullanarak, kelime, cümlecik veya cümlelerin sayısal değerini hesaplama ve bunlardan anlamlar çıkartma işlemidir. Teori incelenen kelime, cümlecik veya metinde bir şekilde gizli şifreleme bulunduğu varsayımına dayanır. Semitik alfabelerde olduğu gibi Arap alfabesiyle yazılan bir yazıda da harflerin sayısal değerleri ile bir şifreleme (cifr) yapılmış olabilirdi ve gelecekte hâdiselerin vukuu zamanının tespiti (Kehanet) için harflerin sayısal değerleri kullanılarak bu kehanetlerin sırrı gizemi açılabilirdi. Bir cümle veya cümleciğin Ebced değeri ("cümle hesabı") varsayılan bu gizem'in anahtarı olurdu. Çıkış ve tarihçe.. Bilinen bütün ebcedler semitik alfabelere aittirler ve onların da Mısır hiyerogliflerine dayandığı sanılan protosemitik harflerden türediğine inanılmaktadır. Ebcedde ilk yaygın kullanım fenike ebcedi ile olmuştur. Arap ebcedinin İbrani ve Aramî alfabesinden alındığına şüphe yoktur. Ebced'in ilk çıkışının Mısır hyeroglif rakamları ile bağlantılı olabileceği düşünülmektedir .. Ebced zaman içinde değişimlere uğramış ve geliştirilmiştir. Bu gelişim alfabelerin gelişimi ve düzeni ile bağlantılı değişikliklerdir. Örneğin Arap alfabesi zaman içerisinde gelişerek noktalı ve sesli harflerin alfabeye ilave edilmesi ile ebced de buna paralel değişikliklere uğramıştır. Ebced hesabını akılda tutmak için bir anlamı olmayan ve Arap alfabesindeki harflerin eski dizilişini hatırlatıcı olarak kullanılan kelimelerden bir cümle oluşturulmuştur: bu 'ebced', 'havvez', 'huttî, 'kelemen', 'sa'fes', 'karaşet', 'sehhaz', 'dazıg' cümlesidir. Bu kelimelerle ilgili spekülasyonlara göre kelimelerden altısı Medyen hükümdarlarından altı kişinin adı yahut altı şeytanın veyahut haftanın günlerinin ismi olmalıydı. Arap nahivcilerinden "Müberred" ve "Seyrafi" bu yorumlarım hurâfe olduğunu, ebcedi oluşturan kelimelerin ecnebi olduğunu söylemişlerdir. Sonraları bu kelimeler muska, vefk gibi şeylerde kullanılmış ve her birine rakamsal bir değer verilmiştir. İbraniler ve diğer dillerde uygulamalarDüzenle Semitik alfabelerde başlamış olduğu gözüken harflere sayısal değerler atfetme işi İbrani ve Yunan alfabelerinde de görülmektedir. Abced gadolda bazı harfler ve rakamsal değerleri: Desimal sistem İbrani Harf 1 Alef İbranice: א 2 Bet İbranice: ב 3 Gimel İbranice: ג 4 Dalet İbranice: ד 5 He İbranice: ה 6 Vav İbranice: ו 7 Zayin İbranice: ז 8 Het İbranice: ח 9 Tet İbranice: ט Desimal sistem İbrani Harf 10 Yud İbranice: י 20 Kaf İbranice: כ 30 Lamed İbranice: ל 40 Mem İbranice: מ 50 Nun İbranice: נ 60 Samech İbranice: ס 70 Ayin İbranice: ע 80 Pe İbranice: פ 90 Tsade İbranice: צ Kabala sisteminde Gematria denen (İbranicesi: גמטריה, gemaṭriya) sayısal bir düzenek mevcuttur. Burada İbrani sayıların rakamsal değeri 400'e kadar ebced numaraları ile aynıdır. Günümüzde hala madde numaralamada ve haftanın ilk 6 gününü temsil için kullanılmaktadır. Fenike alfabesinden uyarlanmış olan ve isimlendirme ve sırasını bu alfabeye göre şekillendirmiş olan Yunan alfabesinde de izopsefi denilen (İngilizcesi isopsephy) harflerden faydalanan sayısal bir sistem mevcuttur. Bu sistemde harflerin karşılık geldiği rakamsal değerler 90 sonrasında ebced değerlerinden farklılaşır. Bunun sebebi Yunan dilinde ṣād (ص) harfine denk gelen bir sesin olmamasıdır. Arap Ebcedinde harflerin sayısal değerleri.. Ebced hesabında harflerin sayısal değerleri Arap alfabesindeki sıraya göre değil, İbranice ve Süryanice'deki sıralamaya göredir. Arap alfabesinde harflerin bugünkü sıralanışı daha sonra benzer harflere eklenen noktalar ve bu benzer harflerin yan yana yazılmasıyla oluşmuştur. Ebcede göre harflerin sırası ve değerleri söyledir: elif ا 1 Ha ح 8 sin س 60 te ت 400 be ب 2 Tı ط 9 `ayn ع 70 peltek se ث 500 cim ج 3 yâ ي 10 fe ف 80 Hı خ 600 dal د 4 kef ك 20 Sad ص 90 zel ذ 700 he ه 5 lâm ل 30 kaf ق 100 Dad ض 800 vav و 6 mim م 40 ra ر 200 Zı ظ 900 ze ز 7 nun ن 50 şın ش 300 ğayn غ 1000 Arapçada kullanılmayan ve özellikle Farsça'dan alınıp Osmanlıca'da kullanılan pe, çim, je, gaf harfleri sırasıyla be, cim, ze ve kef eşit sayılır. Uygulamalar.. Bazı yazarlar kitaplarının içindekiler bölümünde veya akrostiş gibi şiir içine tarihleri gizlemek gibi denemeler yapmışlardır. Kullanıldığı yerler kısaca şöyle sıralanabilir: Günlük kullanım Özel notlar ve ticarî ilişkilerde kullanılmıştır. Meselâ: 100 akçe alacağı olan birisi alacaklı olduğu kişiye bir kâğıt üzerinde bir kaf harfi yazıp gönderince hem alacağını istemiş, hem de konuyu aracıdan saklamış oluyordu. Çocuk isimleri Doğum tarihinin bir kelime veya bir, iki isimle belirlenmesidir. Hangi isimler çocuğun doğduğu seneyi ebced hesabıyla verirse, o isimlerden biri çocuğa verilmiştir. Meselâ: H. 1311′de doğan çocuğa “Mahmud Bahtiyar”, “Süleyman Hurşid”, “Yusuf Mazhari’, “Ömer Rıza” ve “Recep Servet” gibi isimlerden biri verilebilir. Çünkü bunların her biri 1311 etmektedir. Kitap ve Makalelerde Eskiden kitapların önsöz, giriş, takdim sayfaları ile numara almayan sayfalar hep ebced alfabesine göre numaralandırılmıştır. Kitapların ay ve sene kayıtları, yazı bölümleri ve madde başlıkları hep ebced düzenine göre tanzim edilmiştir. Devlet kayıtlarında: Devlet arşivlerinde yer alan birçok resmî belge, tutanak, fezleke ve mazbatalar, vak’anüvist kayıtları, vakıf kayıtları ile sayım ve döküm hesapları bu hesaba göre tanzim edilmiştir. Eski ilim kitaplarında Fizik, matematik, geometri ve astronomide Sa’fas” kelimesinin harfleri sıkça kullanılmıştır. Astronomide büyük rakamlar “ğayn” harfinin birkaç tekrarı ile ifade edilmiştir. Musikide sesler ve perdeler ebced alfabe düzeninden istifade edilerek oluşturulan bir “ebced notası” ile belirlenmiştir. Mimarlıkta: Mimar Sinan’ın eserlerinde, boyutların modüler düzeninde çok sık kullanılmıştır. Örneğin Süleymaniye’de zeminden kubbe üzengi seviyesi 45, kubbe alemi 66 arşın yüksekliktedir. Yine Selimiye’de de kubbeyi taşıyan 8 ayağın merkezlerinden geçen dairenin çapı 45 arşındır. Kubbe kenarı zeminden 45, minare alemi buradan itibaren 66 arşındır. Süleymaniye ve Selimiye’nin görünen silüetleri 92 arşındır ki, bu da “Muhammed” kelimesinin ebced karşılığıdır. Tasavvuf ve sembolizmde Ebced hesabının tasavvuf ve din ilimlerinde kullanıldığına şahit olmaktayız. Özellikle “Kelime-i Tevhid” veya “Esmâ-i Hüsna”dan bir ismin kaç kere zikir edileceği ebced tablosuna göre tayin edilir. Kur’an tefsirlerinde ve hatta Kadir gecesinin tayininde de ebcedin kullanıldığını bilmekteyiz. Ebced’e göre “Âdem’ 45, “Allah” lafzı da 66 etmektedir. Ebced, cifr (şifrecilik), gizemcilik genellikle din bilginleri tarafından bazı Kur’an ayetlerine aykırı bulunarak reddedilir ve sapkınlık olarak görülür. Sembolizmde: İki veya daha fazla kelimenin sayı değerlerinin aynı olmasından istifadeyle birini söylemekle diğeri kastedilmiş kabul edilerek halk arasında kullanılagelmiştir. Meselâ: “Muhammed” kelimesi 92′dir. “Aman’ kelimesi de 92′dir. “Mevlevî” kelimesi de 92′ ettiğinden bu kavramlar arasında bir alaka kurulmuştur. Ör: Aman lafzı senin ism-i şerîfinle müsavidir. Anınçin aşıkın zikri amandır ya Resulullah, İlim, amel, sa’y kelimelerinin, hilâl, lâle ve Allah sayı değerlerinin aynı olması anlamlı bulunur. "Tarih düşürme sanatı" Ebced'in en fazla kullanıldığı yerlerden biridir. Divan edebiyatında veya mezar taşı gibi kitabe yazımlarında ustalıklı bir kelime veya mısra ile olayın tarihi işlenmiş olurdu. Kehanet ve gizemlerde Tarih düşürme yöntemi ile yazıldığına inanılan bir metin üzerinden gelecek olaylarla ilgili kehanette bulunulur. Kur'an ve hadislerden yapılan çıkarımlarla geçmiş ve gelecek olaylara ait tahminler yapılmıştır. İstanbul'un Fethinin “beldetun tayyibetun…” cümlesinden, kıyametin tarihinin bir hadis metninden çıkartılması gibi. Ebced hesabı ayrıca cifr, vefk, astroloji, define aramada gibi gizemli uygulamalar içinde kullanılmıştır. Eleştiriler... Ebced'in bir takım amacını aşan uygulamaları eleştiri konusu olmuştur. Örneğin ilgili metnin böyle bir şifre veya gizem barındırdığı varsayımından hareketle dini metinlerden bir takım yeni anlam ve işaretler çıkartılması bunlardan birisidir. Bir diğer eleştiri konusu metnin yazıldığı tarihte kullanılmayan bir takvim sistemi kullanılarak şiir, dini metin vb. üzerinden bir takım tarih kehanetleri yapılmasıdır. Örneğin Hicri takvimin Ömer zamanında, Rumi takvim'in ise Osmanlılar zamanında oluşturulmasına rağmen birtakım ayet ve hadisler üzerinde bu takvim sistemlerine göre hesap yapılabilmekte ve bu kaynaklara yeni anlamlar yüklenebilmektedir...
  2. 3200 defa herkesin yapabileceği bir şey değildir bende yeni pinterest te gördüm bunu
  3. Youtube de var da bilmem dinledim bir çok öngörüsü gerçekleşmedi bunlar sadece öngörüler tahminlerden öte açıklamaları
  4. Hayatımızda Gerçekleşen Tüm Olumlu ve Olumsuz Olayların Kaynağı Evrensel enerjiye inanlar gibi inanmayanlar da bulunuyor. Pek çok kişi evrenin bir enerji olduğuna ve insanların da kendi enerjileriyle evrenle bağlantıda olduğuna inanıyor. Evren ve insan arasındaki bu sonsuz enerji alışverişi sayesinde ise insanlar enerjilerini kullanarak istediklerini elde edebiliyor. “Secret” kitabını pek çoğunuz duymuşsunuzdur. Bu kitap evrenin sırrını çözdüğünü söyleyen pek çok insanın deneyimlerini anlatıyor. Evrenin sırrının ise çekim yasası olduğu ve bu çekim yasasını ise hayatımızda doğru biçimde uygulamak gerektiği belirtiliyor. Peki çekim yasası nedir, çekim yasasını nasıl doğru kullanabiliriz? Evrende her şey enerjiden oluşuyor. Bazılarına göre ise çekim yasası evrenin temel yasalarından biri ve aslında hayatımızda gerçekleşen her şey biz insanlarla bağlantılı.. İnsanlar olarak biz de her düşüncemizle evrene bir enerji yayıyoruz. Olumlu ya da olumsuz olan bu düşünceler kendisiyle aynı frekansta olan düşünceleri çekiyor..Yani aslında başımıza gelen pek çok şeyi biz hayatımıza çekiyoruz. Bunu ise düşüncelerimiz ve sözlerimiz aracılığıyla yapıyoruz.. Pek çok kişiden yaşadıkları kötü olaylar için “Hepsi üst üste geldi” yorumunu duymuşsunuzdur. Bunun nedenini hiç düşündünüz mü? Kötü bir şey yaşadığınızda düşünceleriniz de olumsuza döner ve bu aksilikler karşısında daha fazla olumsuz düşünceye sahip olursunuz. Bu düşünceler için kendi frekansındakileri çeker, böylece aslında bir noktada kırmanız gereken negatif bir döngü oluşur. Çekim yasası biz farkında olmadan sürekli olarak işlemeye devam eder. Onu hayatımıza uygulamak ve hayatımızı daha iyi hale getirmek için yapmamız gerekenlerin başında olumlu düşünmek geliyor Çekim yasası nasıl uygulanır? Çekim yasasını nasıl doğru kullanabiliriz? Düşünceleriniz ve sözleriniz çekim yasası üzerinde etkili. Bu nedenle pozitif düşüncenin gücüne inanmanız gerekiyor. Düşünceleriniz ya da sözleriniz aracılığıyla evrene gönderdiğiniz enerji, evrende aynı frekanstaki enerjilerle bütünleşip yeniden size geliyor. Çekim yasasını doğru kullanmak ve uygulamak için yapabileceğiniz birkaç şey bulunuyor.. 1. Evrenden isteyin Çekim yasasını bilinçli bir şekilde kullanarak hayatımıza güzellikleri davet etmemiz mümkün. Bunun için evrenden isteyin. Ancak doğru istemek çok önemli. Bir şey isterken “Bu bende yok” enerjisi vermemelisiniz. Çünkü aslında bir şeyi istediğinizi söylediğinizde buna sahip olmadığınızı da kabul etmiş oluyorsunuz. Bu nedenle “… istiyorum” demek yerine, istediğiniz şeyi zihninizde canlandırın ve ona sahip olduğunuzu düşünün. Yeni bir telefon mu istiyorsunuz onu elinizde tuttuğunuzu hayal edin ve bunun gerçekleşeceğine inanın. Tabii ki evren sadece istediğiniz için bir anda elinizde yeni bir telefon belirmeyecek. Ancak o telefona sahip olmanızı sağlayacak belirli fırsatlar karşınıza çıkacak, belki yeni bir iş ya da beklemediğiniz yerden gelecek bir para. Olumlu düşünüp, olumlu enerjileri kendinize çekin. 2. Düşüncelerinizin değerini bilin Gerçekten yalnızca düşüncelerinizle evreni etkileyebilir ve kendi yaşamınızın gidişatını değiştirebilirsiniz. Olumlu düşünen insanların frekansı daha yüksek, olumsuz düşünen insanların ise frekansı daha düşüktür. Öte yandan olumlu düşüncelerin gücü olumsuzlara göre daha fazladır. Başınıza bir şey geldiğinde bu neden benim başıma geldi gibi düşünmek yerine bundan çıkarabileceğiniz derslere odaklanın. Bunu hayatınızın her alanında uygulamaya çalışın. Gün içerisinde sürekli bir şeyler düşünüyoruz. Sizin düşünceleriniz ağırlıklı olarak hangilerini kapsıyor? Negatif düşünceleri mi? Gereksiz düşünceleri mi yoksa olumlu düşünceleri mi? Bunun cevabını verin ve daha fazla olumlu düşünmeye çalışın. 3. Meditasyon yapın “Olumlu düşünmeye nasıl sahip oluruz?” diyorsanız meditasyon olumlu düşünmenizi sağlamaya yardımcı olacak araçlardan biri. Meditasyon zihninizi rahatlatarak düşüncelerinizin temizlenmesine yardımcı olur. Meditasyonla bilinçaltınızı temizleyebilirsiniz, günde 5-10 dakika meditasyon yaparak olumsuz düşüncelerden kurtulabilirsiniz. 4. İstediğiniz şeyi yazın ve ona sahipmişsiniz gibi davranın İstediğiniz şeyi yazarak ve ona sahipmişsiniz gibi davranarak da evrene olumlu bir enerji gönderebilirsiniz. İstediğiniz şeye ulaşmış gibi düşüncelerinizi bir kağıda yazmaya başlayın. “Yeni telefonumu sonunda alabildim, şu an çok mutluyum.” gibi. İstediğin şey gerçekleştikten sonra nasıl hissedeceğini düşün ve o şekilde hissetmeyi dene. Çekim yasası tam da o an çalışmaya başlıyor. 5. Minnet duyun Evrenin size sunduğu şeyler için minnet duyduğunuzu göstererek de çekim yasasını etkileyebilirsiniz. Mesela her akşam sahip olduğunuz şeyler için minnet duyduğunuzu belirtebilirsiniz; “Sağlıklı olduğum için minnetarım” ya da “İstediğim okulu kazandığım için minnetarım” gibi. Bu da olumlu enerji yaymanıza yardımcı olur. 6. Dileğinizden ve evrenden şüphe etmeyin Dilediğinizin gerçekleştiğine ve evrenin isteğinize cevap vereceğine mutlaka inanın. Bundan şüphe etmeyin, şüphe ettiğinizde negatif bir enerji göndermiş olursunuz. Bu nedenle siz yalnızca olacağınıza inanın ve gerisini evrene bırakın. Ancak istedikleriniz için çabalayın. Hiçbir şey siz öylece otururken gerçekleşmez. Alıntıdır...
  5. Musluğun tamirine de paramı veriyorsunuz.. hey allahım.. Bir conta 12-13 veya 14-15 anahtar iş tamam dakka sürmez tamiri..
  6. Hey allahım yarabbim berresu sabah sabah güldürdün beni valla... bende bir villa sahibi ayarlayım artık havuzlu olanlardan..
  7. Her satır; canın bir kez daha yanışı, yürekten damlayan her damla kan yeni bir yazının ilk satırıdır. Her yanış, her yaralanış daha da güzelleştirir mısraları daha da bir anlam kazandırır. Okuyanlar ise yazanın ne halde olduğunu bilmez, kendine benzetmeye çalışır tüm harfleri, sayfayı kapatır, kendi içine döner, bir daha hiç düşünmez o kafiyeleri… Bazen yorumlar gelir, " muhteşem olmuş " , " yüreğine sağlık " diye, haklıdırlar, yürek çok muhteşem kanamıştır… Bazıları kendini bulur yazıda, kanamaya başlar onun da yüreği, ne düşüneceğini, ne diyeceğini bilemez, bir yüreğin kanayışı bir başka yüreğin hayata bakışıdır… Sevmelerin bedelidir bu, acı çekmesen yazamazsın, yazamazsan beğenilmez yürek, anlaşılmaz sonu gelmeyen kafiyeler. Bir kısır döngüdür, yazan acı çeker, okuyan beğenir, okuyan yorum yapar, yazan sevinir…oysa yaşayan için bir bedeldir bu..
  8. Oynadığım sayısal tutacak köşe olacam... hey allahım yarabbim...
  9. Dürüstlük pahalı bir mülktür herkeste bulunmaz..
  10. Çekim yasasıda zaten bu yönde geliştirilmiştir.. olumlamalar frekans titreşim ve enerji.. ne isterseniz o yönde frekans ve enerji yayarsınız..
  11. İlâhi renan abla kargaya mokun ilaç demişler oda gitmiş denize sıçmış.. hey allahım yarabbim..
  12. Ayasofya kararına teki bir çok ülkede rusya, abd ve özellikle de yunanistanda karşılık buldu.. Ayasofya yunan eseri veya yunanistanın öz mirası olmadığı gibi biz bu eseri yunanistandan değil doğu roma imparatorluğundan devraldık dolayısı ile yunanistanın herhangi bir hak talebi bulunmadığı gibi hiçbir ülkenin de ayasofya üzerinde tasarrufu veya hak talebi olamaz zaten, türkiye egemen bir hukuk devletidir ve mülkiyetinde bulunan eserler üzerinde istediği gibi tasarruf etme yetkisine sahiptir..
  13. Duanın etkili olabilmesi için dua öncesi yapılması gerekenleri mutlaka yapmanız gerekiyor, mesela temizlik ve güzel bir abdest, dua yaptığın mekanın uygun olması, özellikle bir çok dua gece yatsı namazı sonrası veya gecenin yarısı yapılır, dua edeceğin şeye konsantre olmak ruhen inanmak ve düşüncelerini sadece ona odaklamak gereklidir, "acaba olurmu kabul olurmu" gibi düşünceler ve şüphe duanın kabul olmasına engeldir, gibi dua öncesi mutlaka böyle ön hazırlıklar yapmak gerekir eğer ruhani alem için ise de kendini daireye alman israfı imar ve tahassun gibi korunma dualarını okuman gerekir.. dua öncesi allah rızası için 2 veya 4 rekat namaz duanın kabulünü hızlandırır.. bütün bunları yapmadan ya tutarsa misali rastgele bu işi yaparsan işin şansa kalmış demektir zaten... tüm dualarınız kabul olması dileğimle...
  14. Ben bunu her zaman derim.. cinler ve hüddamlarla uğraşmak her ne kadar çok kişinin ilgisini çekse de bu uğraş sanıldığı kadar basit ve masum değildir.. eğer bu konuda yeterince bilginiz yoksa ve böyle bir tehlike oluştuğunda çevrenizde yardım alabileceğiniz her hangi birisi de yoksa kesinlikle uğraşmayın sonra çok büyük zararlar verirler kurtulmak bazen mümkün bile olmaya bilir..
  15. Bazen o kadar yalnız hissedersin ki kendini,bir omuz ararsın başını koyacak... Oysa hiçbir omuz yoktur yakınlarda kendi omuzundan başka.. Kafandaki ağırlığı atmaktır tek isteğin,kafanı kendi omuzuna koymaksa daha da yorar boynunu,ve daha da zorlaşır sabah başın dik uyanıvermek... Bazen o kadar yalnız hissedersin ki, bağırmak,haykırmak istersin delicesine... Oysa seni duyabilecek kadar yakın birini hissedebilsen tam o anda,fısıldamak dahi yeterli olurdu birkaç sözcüğü.... Ve tam o anda,en yakın dahi çığlıklarının ulaşabileceği yerden bile uzakta.. . Bazen o kadar yalnız hissedersin ki kendini, çıkmak,yürümek istersin şehrin sokaklarında... Hiç düşünmeden,hiç hissetmeden yürümek... Adımlar acı vermeye başlar sayıları çoğaldıkça, rastladığın her yüz yabancıdır çünkü.. Rastladığın her yüz uzaktır.Yakınından da geçse uzağından da... Bazen o kadar yalnız hissedersin ki kendini, evine odana sığınırsın ve kalemin seni çağırır olmadık bir saatte... Kelimeler yalnızlığını döker masum kağıtlara ve kağıtlarda dolaşan gözlerin yine ıslanmaya başlar kuru kuru... Sabah olduğunda,yazıları yalnızlıkla birlikte kilitli çekmecelere saklamak vaktidir... Oysa gece yine gelecek,ertesi gece olmasa bile... Bazen o kadar yalnız hissedersin ki kendini.... Bazen o kadar yalnız... Bazen o... Bazen sen... Bazen ben...
  16. En altta errizki alallah yazıyor sanırım rızk için...dikkatlice incelemem lazım
  17. Sevmiyorum seni artık gözlerimi geri ver Yalanmış yeminlerin hep sözlerimi geri ver Isyanı tanımazdım ben seni sevmeden önce O en mahzun o en mahcup yüzlerini geri ver... " Zeki müren ve Ahmet özhan" çok güzel söylüyor bu şarkıyı
  18. Ne zaman eskir sevgiler? İçimdeki tükenmişliğin acısı ne zaman geçer? Hani sevgi kendini unutup başkasını yaşamaktı... Hani seviyor,sevmiyor diye papatya falları tutmaktı sevgi... Artık ne bir başkasını yaşamak,nede papatya falları açmak geçiyor içimden. Sevgimmiydi eskiyen yoksa ben mi büyüdüm bilemiyorum.. Dedim ya içimdeki tükenmişliğin acısını yaşıyorum.. Ve ne zaman geçer bilemiyorum....
  19. 5300 yıl önce yaşamış buz adam Ötzi'nin son yemeği Keçi yağı, yabani geyik, buğay ve eğreltiotu... Bunlar 5300 yıl önce yaşamış olan Buz Adam Ötzi'nin son yemeğiydi. yaf canlanacak olsa bu adam canlanırdı hey allahım yarabbim
  20. hey allahım yarabbim bunu da ilk defa duydum valla
  21. tamamlayıcı emeklilik sistemi ve kıdem tazminatı konusunda çıkarılmak istenilen kanunun aslında çalışanlara yanlış lanse edilmesine dayalı yanlış anlaşılmalar var.. bu gün işçi eskitmeden kıdem kazandırmadan işten çıkarmaların çoğu işverenin yüklü miktarda tazminat ödemesi kıdem tazminatı ihbar tazminatı ve diğer ödeneklerdir.. en çok iş mahkemesine dava açılan konulardan birisi de bu yüklü miktarda tahakkuk eden kıdem ve ihbar tazminatını ödememek için işverenin dolambaçlı yollara sapması sonucudur.. kıdem ve ihbar tazminatlarının güvence altına alınması ve bunun işveren ve işçilereden kesilecek cüzi miktarda bir paranın bir fonda birikip emekli olunca veya hak sahibinin ölümü ile kalan varislerine ödenmesi amaçlanmakta olup hem işçilerin kıdem tazminatı korkusu ile eskitmeden kıdem kazanmadan işten çıkarılmasının önüne geçilmesi hem işverenden kesilecek ödenekler ile işverenin kıdem ve ihbar tazminatı korkusu ve yükünün hafifletilmesi ve işçi çıkarmaların önüne geçilmesi hedeflenmektedir.. aslında geç bile kalınmış yıllar önce olması gereken bir düzenlemedir..
×
×
  • Create New...