Jump to content

hacersş

Üye
  • Content Count

    3,604
  • Joined

  • Days Won

    157

Posts posted by hacersş


  1. boncuğum, 23.11.2008 - 15:50 yazdı:

     

    Herkese merhaba. Konuyu görünce bende bununla ilgili yaşadıklarımı ve başıma gelenleri paylaşmak istedim. Aslında bahsediceklerim konuyu açan sevgili 'medcezir' in anlatmaya çalıştığını destekler nitelikte. Ben okumayı çok sevdiğim ve son 3 yıl içerisinde de ilgimi çekmesi itibari ile düşünce gücü ve özellikle çekim yasasıyla ilgili toplam 400'ü aşkın kitap, makale, süreli/süresiz yayın, dergi okudum ki bunlara dünyanın en iyi üniversiteleri ve konuyla ilgili bilim ve düşünce adamları tarafından hazırlanmış matematiksel ve fiziksel devasa bilimsel raporlar, deneyler de dahildir. Ve inanın okuduklarımı yaşadıklarımla bir araya getirdiğimde çok azının bu konuyla ilgili gerçeği yansıttığını gördüm. Gerçeği yansıtan bu çok azlık kesim'in dışında kalan kocaman kısım ise sadece ticaret amaçlı insanları tembelliğe, tam aksine olumlu olana diğil olumsuz olana iten, mantıktan, düşünceden ve eylemden uzaklaştıran biton safsatadan ibaretti.

     

    İsterseniz yaşadıklarımı sizinle paylaşmaya ne demek istediğimi daha net anlatmaya çalışıyım. Ortaokul 2.sınıfa gittiğim yıldı. Tabi o zaman çekim yasası, düşünce gücü filan hak getire hayatımızda ne duymuşuz ne görmüşüz. Sabah saat 07:00 filandı, çok isteksiz kalktım böle içimde olumsuz bir enerji var, üstümü giyinmem lazım malum ama canım hiç istemiyo. Odamda bulunan koltuğa oturdum biraz kendime gelip ayılmak için. Gözlerimi kapadım bir süreliğine, yüzüm yukarı bakıyodu. Gözlerimi açtım ve tavandaki sönük vaziyette duran yuvarlak florasan lamba gözüme ilişti. Yaklaşık 1 dakika lambayla bakıştık. Dün gibi hatırlıyorum içimde sadece korku hissettim. Aklımdan geçen düşünce ya şimdi bu lamba patlarsa. Her tarafım cam parçacıkları ve kan revan içinde kalır. Ya bi git dedim içimden lamba sönük zaten ne patlıycak hayal görme sabah sabah, başımı sallayıp güldüm kendime. Oturduğum koltuktan kalkmaya hazırlanırken başıma tekrar kaldırıp lambaya baktım ve o an olan oldu. O sönük vaziyette duran şirin lamba sanki kin ve nefret kusarmışçasına korkunç bi şiddetle güm diye patladı. Sonuç mu? Göz kapağıma, burnumun üzerine, yanaklarıma, çeneme ve koluma saplanmış 5 ayrı irili ufaklı cam parçası ve kan revan içinde bi surat, sonrada annemin telaşla ne oldu diye içeri girmesi ve hastane yolu tabi:). Günlerce bunun ne olduğunu anlamaya çalıştım ama nafile..

     

    Yıl 2004, üniversite 3.sınıf, artık başka şehirde yalnız ve bekar hayatı yaşıyorum... Aynı olay hayatımda aynı şekilde tekrarlandı ve daha önce yaşadığım aynı olayın bende yarattığı korku yıllar sonra içimde olduğu gibi duruyodu tekrar bu olay yaşanırken. Bu sefer ufak sıyrıklarla atlattım çok şükür. Nedir bu Allah aşkına sorusuysa cevabını ve çözümsüzlüğünü koruyarak hala zihnimde dolaşıp durmaya devam etti.. Ama bir farkla. Bu anlamsız şeylerin değişik versiyonları hayatımda çoğalmaya başladı. Örnekleri çoğaltıyım isterseniz. Böbreğimde hissettiğim ufacık bir ağrı doktora gidip, önemsiz sadece soğukta çok durmamdan, soğuk almaktan kaynaklı basit bişey olduğunu öğrenmeme rağman sadece ben bunu sürekli düşünüp takıntı haline getirdiğim, büyüttüğüm ve herkesle paylaşıp çok çok daha büyüttüğüm için 1.5 yıla kalmadan ciddi böbrek rahatsızlığına hatta yetmezliğine sebep oldu ve 4 ay hastanede yattım. Böbrek ve böbrek üstü bezlerle ilgili oduğu için çekilen hipofiz mr'ları sonucunda bi de süpriz hediyem vardı. Hipofiz bezi yakınında 2cm'lik capcanlı bir kitle:). Hastanede zulüm gibi geçen aylar tedaviler ilaçlar, ailenin perişan olması vs. bunlarda cabası.

     

    Canımdan çok sevdiğim insanları içimdeki korkuları büyütüp kendimden uzaklaştırmam ve kaybetmem, işlerimin kötüye gitmesi, 5 yılda korku endişe eylemsizlik olumsuz düşünceler yüzünden 80 kiloluk vücudumu 160 kiloya kadar çıkarmam, işlerimden olmam, sevdiğim aşık olduğum insanı kaybetmem. Daha biçok şey. Ama bu kadarı yeter sanırım daha fazla kafanızı şişirmek istemiyorum bu olumsuzluklarla.

     

    Hayatımı değiştirense çok özel bir insan ve ona ait kitap oldu. Belki biçoğunuz okumuşsunuzdur. Okumayanınız varsa da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Kitabın adı 'YAŞAMA ÇEVRİLEN PEDAL'. Yazarı Lance Armstrong. Dünyadaki en zor bisiklet turu olarak bilinen 'Tour de France' yani Fransa Bisiklet Turunu 7 kez arka arkaya kazanan ve bunu yaşadığı biton zorluk ve ölümün eşiğinden dönmesine neden olan kanser hastalığı sonrası başaran dünyanın en iyi bisikletçisi. Okumayanlar için özetliyim isterseniz. Lance Armstrong geleceğin bisikletçisi olarak gösterilirken ve spor hayatının en verimli döneminin başlangıcında 1 günde kendini kanserle yüzyüze bulur. Bırakın spor hayatının bitmesini doktorlar dahi yaşamasına mucize gözüyle bakarlar. Hastalık süreci, hastane günleri, ağır tedaviler, onu bırakan dostlar, sevgili, sponsorları gittikçe azalan parası, umudu, olumsuz düşünceler... Hepimizin yaşadıkları gibi yani.. Ama sonra onun içinde bişeyler değişir. Herşeye ve herkese inat derki ben bitmedim! Burdayım. Aklına koyar ne olursa olsun kendini o yataktan kaldırıp yeniden antremanlara başlıycaktır. Herkes deli gözüyle bakar ona. Annesi, yanında kalan ve yeni edindiği gerçek dostları hariç. Onlar bile kendi kadar umutlu değildir onun için. Armstrong kendini o yataktan kaldırır, hastaneden çıkar, tedavi süreci ve kontroller azalarak devam etsede o kimseyi dinlemez ve antremanlara başlar. Zorlandığını görsede asla pes etmez. Aylarca sürekli performansının üzerine koyarak devam eder. Denemekten asla vazgeçmez gelen uyarılara kulak asmaz. Dostlarının yardımı ve çabasıyla yeni sponsorlar ve yeni bir takım bulunur ona. Biçok insanın düşüncesi yarışı bile tamamlayamıycak bir ata oynamaktır onun için. Ufak yarışmalarla başlar. Sonuncu olmayı da tadar. Ama giderek performansı da sağlığı da düzelir. Ve sonunda hayali gerçek olur. İmkansız yok dedirtir herkese. Fransa bisiklet turunu 1 kez diğil tam 7 kez üst üste kazanır. Geçirdiği hastalık prostat kenseridir. Tesrislerinden biri alınır çocuk sahibi olamıyacağı sölenir ama hayatın ona bi süprizi daha vardır bu sırada. Hayatının aşkı karşısına çıkmıştır hastalığı sırasında ve onu yalnız bırakmaz. Evlenir. Yıkılmışlık ve zorluklardan sonra onu bekleyen süprizse hastalık öncesi kendinden alınan spermlerin de yardımı ve tedaviyle gelen bebektir:). Bilmek isteyenler için; bu adam hala hayatta, hala spor hayatı devam ediyo, yarışıyo ve hala çok mutlu bir ailesi ve aile yaşamı var:)

     

    Bunca şeyden sonra kendisine sorulan bir soru üzerine verdiği cevapsa aynen şöle; 'Hayatımda kimseye kulak asmamayı, imkansızı insanlar olarak sadece beynimizde yarattığımızı gördüm. İnancın, duanın ve inanmanın gücünün neler yapabildiğini yaşadım. Dostun sevginin ne demek olduğunu anladım. Sonunda başaramıycak olsan bile eyleme geçip sürekli denemek gerektiğini, vazgeçmemek gerektiğini gördüm ve herkese de bu öneride bulunuyorum. '

     

    İşte bu adam benim haytımı değiştirdi. Oturduğum yerde yaptığım diyetler, kullandığım zayıflama hapları hiçbir işe yaramıyodu. Eylemsizlik ve olumsuz düşünce bana bugüne

    kadar kocaman bir sıfır kazandırdı. Hayatımın her alanında hemde. Sonra vazgeçtim bundan. Kendi inancım ve çabamla 160 kiloluk cüssemi herşeyin gereğini yerine getirerek 68 kilo yaptım. Kimse hatta ailem bile çok inanmıyodu ama başardım. Hastalığımı atlattım. Eskisinden daha sağlıklıyım şu anda hemde. Kontrollerde beynimdeki o 2cmlik kitle artık yoktu. Kendi işimi kurdum çok iyi paralar kazandım. Mesleğimde çok iyi biyere geldim. Tanıyanlar beni görünce gözlerine inanamadı herkes şaka mı dedi:) Kendi hatamla kaybettiğim çok sevdiğim insanları inancım ve duamla yaptıklarımla geri getirmeyi de başardım. Kendi hatam dışında yok olan ve sonradan yanaşmaya çalışanlarıysa sonsuza dek var oldukları o sonsuzluğa gömdüm. Hatta size biraz komik ve acımasız gelebilir ama beni gören bahsettiğim o insanlar yanıma gelip 'xxxx' bu gerçekten senmisin inanmıyorum dediğinde kusura bakmayın özür dilerim sizi tanımıyorum daha önce karşılaştığımızı da zannetmiyorum diyerek:) isimlerini bile unuttum inanın.

     

    Sözün özü benim diyeceğim, medcezir'in de dediği gibi hayatımda olumsuz düşündüğüm ne varsa hep olumsuzu çektim kendime. Ama kendime, kalbimdekine, Allaha, olumluya inanarak düşündüğüm ne varsa da hep öle oldu sonradan. Oturduğunuz yerde olumlu düşünerek, eylemsiz kalarak, korkarak sadece ya kocaman bir HİÇ ya da daha kötüsünü elde edersiniz, zenginlik, para, istediğiniz aşık olduğunuz insan ve diğer şeyleri diğil. Önce gereğini yerine getirmek için çaba harcamak gerekiyo. Harcadığınız emeğin görterdiğiniz çabanın, vazgeçmemenin, denemenin, inancınızla, olumlu düşüncenizle ve dularınızla birleşimi size iyiyi ve istediklerinizi, getiriyo. Bide kalbinizdeki temiz düşünceler tabi. Halis bi kalp.

     

    Bu sitede biçok insan sevdiğini geri döndürmeye çabalıyo dimi? Peki ben size bişey sormak istiyorum sevdiğiniz o insanları geri getirmek isterken, bunun için dua ederken kaçınız içinde o insanla ilgili azda olsa olumsuz düşünce, nefret, kin vs taşıyo. Size ne yapmış olursa olsun, hayatınızı mahvetmiş olsa bile hayallerinizi yıkmış olsa bile başkasına gitmiş olsa bile hiç sabaha kadar sadece Allahın rızası için sadece kendi içinizde ona duyduğunuz sevgi için hiçbişeyden korkmadan dua edip yalvardınız mı temiz bi kalple. Rabbim sen onun günahlarını da bana yükle diyebildiniz mi, onu kendi canınızdan ayırmadan ailenizden ayırmadan düşleyebildiniz mi? Ona sanki evladınız gibi bakabildiniz mi kalbinizde? Bence bi deneyin derim. Ben böle bi gecenin sabahında canımdan çok sevdiğim ama benden belkide hayatta en çok nefret eden dönmesi imkansız olan, üzerinden yıllar geçmiş insana kavuştum. O benim hakkımda ne düşünmüş olursa olsun ne yapmış olursa olsun onu kalbimden silip atmadım. Üzerine bi damga yapıştırmadım. Sonunda gördüm ki benden nefret eden insan aslında beni seviyomuş. Onu bana döndürense sadece kalbimdeki temiz sevgi, ettiğim dualar, rabbime onu ne kadar çok sevdiğimi ve gönlümdekilerle yaptıklarımı sadece onun rıızası için yaptığımı göstermem oldu.. Bu sadece sevdiğiniz insanlarla ilgili diğil. Hayatta yaptığınız herşeyle ilgili böyle. Muhtaç olan birine yardım etmeniz, işiniz gücünüz aileniz sıkıntılarınız herşey için böyle..

     

    Uzun oldu ama bende bişeyler paylaşmak istedim okuyan olursa teşekkür ederim. Son sözüm herkes inandığı gibi yaşar bence ve başına gelenler de inandıklarıdır sadece. Polyanna olmayın evet ama inandıklarınızı olumluya yöneltin ve gereğini yapın eyleme geçerek. Ama olur ama olmaz. Allah sadece kalbinizin içindeki temizliğe iyi niyete bakıyo ben hep bunu gördüm. Temiz kalple edilen duayı da, yapılanı da geri çevirmiyo ve mutlaka bi vesile yaratıyo. Ben hayatımda hep dostum yok diye yerindim mesela ama yaşadığım onca olumsuzluk esnasında hayatıma belkide en değerli, ölene kadar dostum diyebildiğim insan girdi. Ne maddi ne manevi beni bırakmadı hiçbir zaman. Kendi ailesinden canından saydı beni. Ve bu insan evli olmasına ve karşı cinsten olmasına rağmen:). Çok ilginçtir ve Allahın takdiridir ki can dostum bir hemcinsim diğil karşı cinsimden biri oldu. Ablam gibi sayıp sevdiğim bir oldu...

    Berresu özetle bu yazı çok dikkatimi çekti. 2008 yılına ait bir konu okudukça kendinde birşeyler bulacaksın. 

    Hepsini okumadım daha, 


  2. Birisi dikkatimi çekti mesajlarını okuyorum. Konuyu güncelleyeyim sende oku. Çok şükür halimize... Allah dan hep iste hep iste sağlık huzur bereket gönlü güzel insanlar la  karşılaşmak vs.... 

    Konu fransız bisikletçisi, neyse konuyu güncelleyeyim oku bende okuyorum. 

     


  3. Geçmiş olsun. Allah şafi ismi ile şifa versin biiznillah...

    Bağışıklığı düşük demekki vitamin eksikliğinden kaynaklanır. kabartma tozu nu elin ile yara yerlere sür pısar yalnız geçiçi bir çözümdür ağrı yı kısa süre keser ve iltihapları giderir. Doktor a  göster Ağız ve Diş sağlığına. kaşıntı olursa mantardır. 

     

    Nazar da olabilir Kalem süresi 51-52 ayetler  ve Nas Felak oku 3-5-7 adet.

     

    Allaha emanet.


  4. Çok geçmişte kalmış bir konu, Allah yardımcıları olsun. 

    Bu dünya etme bulma dünyası. 

    Herkes hakkettiği ni yaşar.

    Allah ım güzellikler iyilikler yaşatsın affetsin kusurlarımızı, hatalarımızı. 

    Şapkayı önüne alıp düşünmek lazım ben ne yaptımda bunları yaşıyorum diye. 

    Mala veya cana gelen herhangi bir musibet karşısında okunması tavsiye edilen dua;


    Okunuşu: "Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne)." (Bakara Suresi - 156)

    Anlamı: "Onlar; başlarına bir musibet gelince, "Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah'a aidiz ve şüphesiz O'na döneceğiz" derler." (Bakara Suresi - 156) 

    Tevbe için okunan,

    "Estağfirullah el-Azim el-Kerim ellezi la ilahe illahüvel hayyül kayyumu ve etübü ileyhi subhanehu"

    Duasının manası:

    "Azamet ve Kerem sahibi olan Azîm, Kerîm, kendisinden başka ilâh olmayan, ezelî ve ebedî hayat sahibi olan Hayy ve her şeyi ayakta tutan Kayyûm olan Allah'dan mağfiret diliyor ve tevbe ediyorum. O bütün ayıp, kusur ve kötülüklerden münezzeh olan Sübhan'dır."

    (11 - 33 veya 100 defa okunur.)

    Not : dertli olan kişi forumda yok. Belki yazımı okur, belki okumaz. Bu durumda olanlara faydamız olsun biiznillah.. 

    • Like 1

  5. Orası nı bende bilmiyorum. Mektubat yazmışlar 18 isim yazmışlar....... Noktalarla doldurmuşlar. Önemli gün ve geceler de okunur demişler. 

    Ben 99 ismi  tek tek 100 er   adet okudum. 

    Doğrumu yanlış mı bilmiyorum, Rabbim kabul buyursun dergahında. 

    Not : başka yerlere de baktım bilgi bu artısı eksisi yok.

    Ezberinde olmayanlarda bu vesile ile ezbere almış olur 99 esmaül hüsna yı. 


  6. Ben orda olsam olay öyle uzatılmaz böyle uzatılır diye bir tane geçirirdim. Allah tan bu tür olaylar beni bulmuyor. O yüzden nereye gidilecekse benide götürüyorlar. Kimseye karışmam bulaşmam lakin tersim çok pis. Hep haklıdan yanayımdır. Belki de  boğa burcuyum  ya :) süsüyom herkesi 

    Mağazadakiler bizi tanıyor olayın hemen üstüne gelmişler vs. Ben mevki o bu şu derdinde değilim önemli olan insan olmak. Ben küçücük bir çocuğa saygı duyuyor sevgi veriyorsam kendimde saygı beklerim. Bu düşünce ile çocuklarımıda büyüttüm. Kabalığın lüzumu yok. Yaşlı olur, rahatsız olur vs. Oturur lafım yok, kendi yaşıtları ve sağlık problemi yokmuş gitmişler zaten

     

    • Like 1

  7. Uzun bir süre izlemedeyim, 

    Başlık ne olsun diye düşündüm bulamadım, konu başlığının adını siz belirleyin. 

    İkili ilişkilerde, tartışmalarda veya gözlemlediğiniz olaylara ne kadar tarafsınız. 

    Duygusalmı, profesyonel misiniz. 

    Şimdi yaşadığım gözlemlediğim birkaç örnek yazacağım sonra burdan yazmaya devam edeceğim sizlerde yazarsanız fikir açısından bilgi edineceğim. 

    Şimdiden teşekkür ederim. 

    Avm alışveriş merkezinde akşam yatsı arası kısa olduğu için ben mescide namaz kılmaya gittiğim sırada olmuş, 

    Kızım ayakkabı alıcak kendi ayakkabıları yerde başka rafdan beğendiğini alıp gelecek ve deneyecek o sırada bir karı koca gelmiş kızımın ayakkabıların ayağı ile itip oturmuş üstüne kızım gelip ayakkabılarımı niçin ittiniz demiş kadın ne yapayım elimle mi ittirseydim demiş. Burda ben oturuyorum eşyalarımı ittirip oturamazsınız demiş eşi uzatma hanfendi demiş vs. Eşim yanlarına gitmiş ne oluyor diye tabi yaş olayı dolasıyla onlar kalkıp gitmişler. ( ben yanlarında olsam bu olay başlarına gelmez, çünki oturuyor olurdum orda, eşim namaz kılmış yanlarına gidiyormuş, kızım da eşi ile ayakkabı beğeniyormuş) 

    Bu durumda siz olsanız ne yapardınız. 

    Diğer bir olay adam elini kolunu sallayarak mağazada dolaşıyor kavonazlara takıldı birkaç cam kırdı umursamadan mağazadan çıktı, tepkiniz ne olurdu. 

    Benim tepkim oldu tabiki de acaba ben mi yanlış yapıyorum. 

    Daha çok var yazarım aklıma geldikçe sizlerden yorum almak istiyorum. 

    Çalan çırpanlar var dedektif gibi yanlarına gidip parasını ödüyeceksin değilmi diye soruyorum malum bir yerlerine ürünleri yerleştiriyorlar. Tabiki ürünler geri yerine geliyor. 

    Apartmanda aile kavgaları, 

    Ah birde şu araba seyahatleri, şımarık bebelere gıcık olmaya başladım. Vurdum duymaz veletler.... 


  8. 16.10.2017 itibari ile

    Bugün 02.10.2019 tamamlanmamış bir konu, sanırım tamamlanmayacak. 

    Ben kendi okumalarımı sonra yapacağım. 

    Okumak ve tamamlamak isteyenler devam etsin veya konu kilitlensin. 

    100 bin 
    iHLAS OKUMA LİSTESİ 
     
     
     
    dostça_75..........7  900

    gaziantep ..........   100

    Nokta.................3 000

    sevilay32…........ 8 000

    Zeliha................1 000

    ıvy......................   400

    Astrolog............ 2 900

     

    Toplam............23 300

    Birisi rica etmişti ilgileneyim demiştim, baktım tekrar okuyorlar devamı gelir demiştim malasef gelmedi. 

    Not : çok zorladım kendimi içimden okumak gelmedi. Ben kendim 100bini tamamlayacağım. İki sene geçti gayret gösteren yok. 

    Allah a emanet


  9. Bismillahirrahmânirrahîm 
    "Ve lillahil esmaül husna fed'uhü biha ve zerullezıne yülhıdune fı esmail seyüczevne ma kanu ya'melun"

    "En güzel isimler ALLAH'ındır. O'na o güzel isimleriyle dua edin ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasına çarptırılacaklardır. " (Araf / 180)

    Gerçek bir Müslüman; Rabbi dışındaki tüm sahte ilahlara “La”; yani hayır demesini bilen, tevhidi bilinci hayatının maksadı haline getirendir. "Şüphesiz, Allah'ın doksan dokuz, yüzden bir eksik ismi vardır. Muhakkak Allah tektir, tek olanı sever. Kim o doksan dokuz ismi sayarsa veya ezberlerse Cenab-ı Hak onu Cennetle mükâfatlandırır."

    Amin


  10. Yazıyı okudum, aklıma geldi. 

    Rahmetli annem bayram arefelerinde ekmek yapardık, kalan kömüründe börek vs. Yapardık. Demir veya metal tahta saplı kürekler olurdu ona kömür koyar tütsü veya buhur döker evin bütün odalarını kıyı köşe salavat getirerek gezerdik. Her yer mis gibi kokar huzur dolardık. Mutlu bir çocukluğum oldu çok şükür. 

    Ben bunu aklımda kalsın diye buraya yazdım. Faydalanmak isteyen lerde bayramlarda  arefe günü ikindi akşam arasında tütsü yakıp salavat getirerek odalarda gezdirelim inş. 

    Aktarlardan tütsü veya buhur diye isteyin. 

    • Like 1

  11. Bu kadar kolaymı, valla herşeyin kolayı başarılı oluyor.... Dr. Sıkıntı yok devam et dedi  :)

    ölünce ne olucak mezara gelip de, al sigarını iç diyen olmayacak ki. Esasında sorun bende, 17_18 yaşlarında başım dönüyor bayılmalar çok oluyor saatlerce kendime gelemiyordum. Bende nikotin eksikliği ve vs. lerden dolayı sigara içirmişler şimdi nikotini fazlası ile tamamladım da ben bırakmıyorum onu,

    Not: patlıcanı ağzıma sürmezdim, sevmezdim. Şimdi sabah kahvaltısında başlıyorum yemeye, sigarayıda eskisi kadar ihtiyac duymuyorum. İçiyorum dediğime bakmayın sevmiyorum kokusu iğrenç, nefes problemli yemek tadı alınmıyor. Evde içende yok üstelik. 

    Çok temiz nefesim var, yemeklerin tadı enfes, paramda cebimde, kokmuyorumda daha ne olsun 

     


  12. Alıntı yanında düzenle yazısı varsa düzeltebiliyorsun . Kaybolmuş ise Renan dan  rica et. Veya yazdığımız yazıları görürler düzelterek okusunlar. 


  13. berresu, 3 saat önce yazdı:

    Ben bunu biryerden buldum içeriği hakkında bilgim yok. 

    Berresu, Geçmiş olsun, İstanbul depremi malum mu oldu tövbe alalım dedin... Şaka bir yanada Rabbim rahatlıklar nasip eylesin. 

    Bu istiğfar, bu sitede vardı hatırladığım kadarı ile silinmiş galiba bulamadım ömründe 4 defa okuyana mucizeler yaşatan muazzam bir istiğfar 

    Abdullah İbni sultan (r.a) istiğfarıdır. 
    Hz Ali (r.a) peygamber efendimiz (s.a.v) emrî ile yazıya dökmüştür. 
     

    Birinci Estağfurullah düzeltme şansın varsa düzeltiver. 

    • Like 1

  14. Genetik yatkınlık, bu gerçekmi bilmiyorum lakin kısaca birşey anlatayım, 

    yani dua okumayla geçer mi

    bende dahil

    diyenlere örnek olsun. Çok şükür, 

    Amcam meme kanseri 2 yıldır veya daha fazla tedavi görüyor hacettepe de genetik tarama istemişler Amcam ne kadar yeğeni varsa toplayıp Ankaraya getirdi benim kız kardeşim ve erkek kardeşim yaptırmadı İstanbul ve Konya da oldukları için Ankaraya gelmediler. 

    Burdaki duaları gördükçe okurum artık duaların faydasımı bilmiyorum lakin ümmeti Muhammed diye de dualarımı bitiririm. 

    Neyse, 

    Ağustosta kan verdik, sonuçlarını ben geçen hafta aldım bir tek ablamla bende genetik yatkınlık çıkmamış, amca, hala, oğlanları ve kızlarında genetik yatkınlık çıkmış. 

    Ne bileyim sevineyim mi, üzeleyim mi, Allah herkeslere şifa, sağlık huzur afiyet daim etsin . 

    Dualarınıza  niyet ederek, içten ve inanarak yapın.... 

    Allaha emanet. 

     

    Kader insanın kendine bağlı derler ya dua ile çok güzellikler yaşarken bazende tökezliyoruz şaşırıyoruz. 

    Esasında Rabbim ayet ayet herşeyi önümüze sermiş. Bazı olaylarda illa isterim demek yerine takdirine bırakmak lazım. 

    Rızâen Lillâh:   Rızâen lillâh veya li-rızâillâh; Allah rızâsı için anlamına gelir. Rızâen lillâh;  Allah rızâsı için, Allah’ın rızâsını, hoşnutluğunu elde etmek niyetiyle demektir. Rızâ; Hoşnutluk, râzı olma, kendi isteği ile davranma, İlâhî kadere boyun eğme, Allah’ın emirlerinin dışında hiçbir şeyin gerçekleşemeyeceğine inanma demektir. Rızâen lillâh; “Allah rızâsı için, başka bir karşılık beklemeksizin sırf Allah râzı olsun diye, sevap için” anlamına gelir. İyiliklerin, ibâdetlerin, yardımların ikiyüzlülükten ve dünya ile ilgili çıkarlardan uzak olarak, sırf Allah için yapılmasını anlatır. Mü’minlerin niyetlerindeki, amellerindeki güzelliğin kaynağı budur

    • Like 1

  15. Ayna 26 kim bilmiyorum, 

    Verdiği dualar Allahın izni ile nasıl söyleyeyim bilmiyorum ki,

    ben çok etkisini gördüm. Görmekteyim. 

    Çok duayı acaba gerçekleşirmi diyerek denedim kimi oldu kimi olmadı çünki şüphe ile yaklaştım. Şüphe ile okudukça yani duayı deniyorum ya işte Allah da beni denedi..... 

    Neyse, 

    Uzun lafın kısası hiç denemeden kimde etkili olmuş umursamadan sadece Allah rızası için okuduğum mükemmel dualardan birisi de bu çok şükür.... 


  16. acım, Bir saat önce yazdı:

    ben gece okudum hiç evebile gelmedi  çok uzak duruyor neyapcam bilmiyorum  bişeyler yapmışlar eşime bu yzden nekadar okusam hiç bişey işlemiyor  papaz büyüsü yapmışlar nasıl kurtaracağım ben bundan hocalarda  2500 3000 bin istıyor allah yardımcımız olsun böyle yuva dağıtnlar kahrolsun

     

    Neymiş bu yok artık papaz büyüsü, insan düşmanına yapmaz... Hele para ufff yani

    Geçmiş olsun, zor bir durum bence sen eşinle konuş sana bunu kim dediyse ismini vererek söyle çözümü beraber arayın. Büyük ihtimal kavga edicektir, inanma böyle şeylere diye...

    herşeyi göze alabiliyorsan eşine söyle, kan gövdeyi götürür dersen söyleme diyanete git durumu anlat onlar gereken yardımda bulunur. 

    Manyetik ve serbest nickli üyeler var yazını okurlarsa yardımcı olurlar. 

    Az paraya ayetleri satanlar var ya

    vay hallerine, 

    Bakara 174_175

    Mülk 23_24

    Araf 46_48

    Mü’minûn 78 ayetler 

    Ayetlerde yazdığı gibi... 


  17. nazperver, 19.09.2019 - 16:06 yazdı:

    Umarım cevap yazan çıkar... Örnek olarak adağı nasıl adayacağımız kısmında Seyyide Nefise yazdığı için ona adamış oldum fakat altta ismini yanlış yazdım demiş arkadaş... benim adaklarım ne olacak şimdi? O yanlış yazılan harf mesaj düzenlenerek düzeltilemez miydi, alttakı notu okuyana kadar iş işten geçti çünkü. Lütfen biri cevap yazsın, ne olacak şimdi adaklarıma? 1 harf için Allah'ım sen bilirsin ismi yanlış söyledim doğrusu budur mu diyeceğim napacağım ben Allah rızası için birileri bişey olmaz falan desin moralim gerçekten çok bozuldu.

    Nereye takıldın anlamadım. İnternetden araştır. Ben baktım, 

    Hz. Peygamber’in sülalesinden olan Seyyide Nefise, Rasûlullah’ın dördüncü kuşak torunudur. Hicretin 145. yılında Mekke’de dünyaya ge­len Seyyide Nefise çok temiz bir ortamda ve iyi bir şekilde yetişmiştir.

    Daha sonra Cafer Sâdık’ın oğlu İshâk el-Mü’teman ile evlenip Ka-hire’ye yerleşmiştir. Hicretin 208. yılında vefat edene kadar orada ya­şayan Seyyide Nefise’nin Kahire’de meşhur bir türbesi vardır.

     

    Sen içini ferah tut, önemli olan niyettir. Allah senin gönlünüde duanıda bilir, Dileğin gerçekleştiğinde adağını yerine getir. Kalbine şüphe getirme. Bir tane Seyyide Nefise vardır. 

     


  18. Cangirl75, 1 saat önce yazdı:

    Abla, bide ya kuddus bi denesene galiba bir Ahmet Hulusi kitabinda ,Dua ve Zikir' deydi galiba baya oluyor okuyali, bir adam icki icermis bu ismi serifi okuyarak siyrilmis ti pek yanilmiyorsam söyle iradeyi güclendirmek icin felan esmalar olmali icenlerde 

    Teşekkür ederim. Galiba sorun bende dualarım, ibadetlerim sayesinde çok güzel ömür yaşıyorum Rabbim daim etsin. 

    Bir şey için dua ettiğimde hep tersi oluyor. O yüzden dualarım hep Allah rızası kazanmak için.

    Bence iş bende bitiyor ben kendimi ikna etmem lazım. 

    Mesala Mürid, kadir kuddüs vs. Okuduğum zaman çok güzellikler hayatıma akıyor. İsteklerim dışında aklıma bile gelmeyen hayret dercesine.... 

    Sigarayı bıraktım hastalık peşimi bırakmadı, içiyorum sağlıklıyım. Dediğim gibi benimkisi tamamen bende bitiyor 

    • Like 1

  19. Cangirl75, 54 dakika önce yazdı:

    ya mürid ya mürid diye zikredildiginde de irade gücleniyor ve kolayca siyrilabilirsiniz . Kaynak Ahmet Hulusi 

    Ben bir sene okudum. Halen içiyorum. Yalnız Ayetel kürsi okuduğumda bırakmıştım bir yıl kadar . Sonra  Babam vefat etti ardından annem hastalandı başka sıkıntılarda vardı. Şimdi Ayetel kürside okusam fayda yok. Yada ben inatla içmek istiyorum neyin inadıysa çözmüş değilim. Rahmetliler içmiyordu, eşim içmez çocuklar içmez ben türünün son örneği b... Buluyom bu merette, 

    Neyse..... 

    Yaşa göre mürid çekilecekti en az 3600 sayıyı yükselterek çekilecekti. Ben okuduğum zaman daha fazla içmiştim, okumayı bıraktım içmeyide azalttım. 

    • Like 1

  20. sherie, 11.02.2016 - 12:31 yazdı:

    Esma bilmiyorum ama 12 000 yunus duası okumuştum ben ve sigarayı bırakmıştım.

    Özellikle sigara için okuyacağım. Sonucu yazarım

    • Like 1
×
×
  • Create New...