Jump to content
gümüs1500428311

Sapıklık Mı Yoksa Hastalık Mı? Kuran-i Kerim - Psikolog - Din Adamları

Recommended Posts

anti depresyon hapları kötü diyorsunnuz da tamam kötü peki birşey dikkatimi çektiği için bu konuya yazim dedim şimdi benim çevremde de var bu ilaçlardan kullanan ama baktığın zaman kişiye normal biri değil ki ileri derecede şizofreni bu hapları birkaç yıldır kullanmaya başladı şimdi biraz daha sakin oturduğu apartmanda sataşmadığı kimse kalmamıştı balkona çıkar sağa sola bas bas bağırırdı abesdir dediklerini burda yazmak milletin yatak odasına varana kadar hakaretler ederdi o zamanlar düzenli tedavi görmüyordu ne belli zamanlarda elektrikle şok tedavisi ve ilaçlar artık ailesi işin içinden çıkamayınca bunu zapdedemeye başlayınca doktoro götürüyorlar haaa bu arada doktor konusunda da ikileme düşüyorlar kimileri yok psikoloğa götür kimileri yok psikiyatıra götür gibi bir sürü şey ..........

 

Kocasıyla kızına dediğim şuydu siz inanıyormusunuz bunun telkinle düzeleceğine yani telkinle düzelecek bir durum değil o safhaları hayli hayli geçmiş.

 

Ve bazı insanlarda hasta demiyorum beyin dalgaları normal bir insandaki gibi akım yoktur onun içinde bu tip insanlarda elektro şok ve antidepresyon gibi ilaçların kullanılması lazımdır.

 

Sana bir vaka daha söyleyim zayıf bir kadın düşün kilo 45 bile değil o kiloyuda boy uzun olduğundan o kadar yani kemikten alıyor avurtlar çökük zayıf mı zayıf tabiri caizse üflesen uçar anlatabildin mi?

 

Ama gel gör ki bu bayan bir krize girdiğinde yapılı 3 adam ya abartmıyorum 3 adam zapdedemiyordu hastaneye götürmeleri lazım özellikle aşırı sıcaklarda artıyordu krizleri buda şizofrendi arabaya bindirip hastaneye götürene kadar anaları ağlıyordu ki anti depresan ilaçlarını kullandığı halde ya o ilaçları kullanmasa ne olur?Doktoruna babasına bile saldırıp siz bana tecavüz ediyorsunuz diyen bir hasta ki böyle bir durum sözz konusu bile değil.

 

Şimdi halen Çukurova üniversitesinde öğretim görevlisi bir akademisyen var bende yakınen tanırım hatta ara ara televizyonlara çıkar ilaçsız tedaviyi anlatır bunu savunur anti depresan ilaçlarını kötüler tamam bir noktaya kadar haklı ilacın hiçbiri iyi değil ben savunmuyorum ilacıı peki böyle vakalarda ne yapılmalı bir de üstüne üstlük kabul etmiyorlar da hasta olduklarını .

 

Haa bu arada bahsettiğim akademisyenin kardeşleride anti depresan kullanıyorlar kullanmasalar millete saldırıyorlar tacizlik veriyorlar.Ne garip di mi?

 

Benim ilk verdiğim örnek vakadaki kadın benim üstümde otururdu ben bir alışveriş yapim ya da ev hali evde bir tadilat olsunn yeni birşey alınsın bu başlardıı tüple güm güm vurmaya çünkü şizofrenin başlangıcı kıskançlıktır.Tek bana değil apartmandakilerede polisi çağırırsın birşey yapmaz çünkü elinde raporu var Allah yrdımcınız olsun derler giderler.

 

Öyle birşey ki kızı olsun kocası olsun bitmişler artık milletde onlara acıdığından ses çıkarmıyorlar ama insanlarında bir tahammül sınırı var di mi?En son çıktım bastım zillerine gene bu böyle tüpü almış güm güm vuruyor yere bak dedim alırım o tüpü kafanda güm güm ederim dedim çağırdım acill yardım ambulansını bunu hastaneye götürün dedim ha bu arada karşıda vali nin evi var sürekli nöbet tutan polisler var onlarlada konuşturtum ambulans görevlilerini ki apartmandakilerde şahit bunu aldılar götürdüler şokladılar ilaçlarını verdiler kuzu gibi oldu geldi yani........

 

Demek istediğim bazı vakalarda anti depresan ilaçları gerekiyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites
her sapıklık bır hastalıktır

 

Eşcinseller 'Onur Haftası'nda yürüdü

 

LGBT Dayanışma Derneği üyeleri Taksim'de yürüyüş yaptı

 

 

527173_detay.jpg?-62169991016

Taksim'de eşcinseller, tüm dünyada kutlanan "Onur Haftası " etkinlikleri kapsamında İstiklal Caddesi'nde yürüyüş düzenledi. İlginç görüntülerin oluştuğu yürüyüş, tünelde yapılan basın açıklaması ile son buldu.

Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Transcinsel (LGBT) Dayanışma Derneği üyeleri 18. Onur Haftası etkinlikleri kapsamında Taksim Tramvay Durağı'ndan bir araya geldi. Kendilerine ayrım yapıldığını iddia eden grup üyeleri, "Susma haykır eşcinseller vardır" şeklinde slogan atarak İstiklal Caddesi'nde yürüdü. Ellerinde "Buradayız alışın" yazılı dövizlerle dikkat çeken eşcinseller, Tünel'de bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, eşcinsellere ayırım yapıldığı iddia edilerek, polis tarafından

eşcinsellere kesilen cezaların son bulması ve "seks işçilerinin sosyal imkanlara kavuşturulması" talep edildi.

Grup üyeleri, basın açıklamasının ardından sessizce dağıldı.

IHA

 

Eşcinsellik, psikiyatrik hastalıkların tanımlandığı DSM IV kitabından 1973 yılında çıkarılarak bir 'hastalık' olarak değil, "kişilerin özgür tercihi" olarak yorumlanıp, normallik kategorisine konulmuş

:confused:

 

Share this post


Link to post
Share on other sites

lola,

 

buna benzer ne insani olan ama toplumda ,,hoslanilmayan´´duygularin yok edilmesi bastirilmasi icin ilaclar cikiyor..

yani Allah in var ettigi farklilik yasasina aykiri olan bi durum söz konusu. sanki her insan söyle söyle olmali yoksa hasta..misal eger depresyon geciriyorsan ve üzgünsen hayatindaki bi durum yüzünden o zaman etraftaki insanlar senin bu duygu durumuna karsi anlayis gösterecegine ve gecici oldugunu telkin edecegine hemen, arkasasim bi doktora sen hastasin deniyor..yada ailedende geliyor böyle telkinler..insanlik geregi duygu dalgalanmalari olacak tabi biz motor degiliz, yada bitki..fabrikadan cikmis ürün de degiliz herkes mutlu olmak zorunda degil her zaman, zaman olur icin kapanirsin zaman olur acilirsin. bu bi kisinin gelisme yolunda gereksinim duydugu duygu deneyimleri..

 

eger mutlu degilsen hayatina bakman lazim, kendini hayatini gözden gecirmen lazim, karsilastigin durumdan sag cikacagini bilip en iyisini yapman lazim, ama sanki bu duygusal cöküntülü zaman bitmiyecek gibi gelen, yada hizlica gecirebelmek icin bu zamani hapa sariliniyor. avrupada her 10 universite ögrencisi bu haplardan kullandigi tespid edildi.. bu haplar insani eninde sonunda yalnizliga itiyor, cünkü duyarsizlasiyorsun, empati yetenegin azaliyor, daha kolay incitebiliyorsun eger incinirsen, ve asiri psikolojik siddet de uygulayabiliyorsun. misal sevgili olan ve biri bu haplardan kullaniyorsa eger istedigi yerine gelmiyorsa yada bi seyden rahatsiz oluyorsa sessizce irtibati kesebiliyor, ve ulasilmaz hale geliyor, aynisini kendisine yapilinca da sorun olmuyor cünkü SERETONIN var ya bu hap mutluluk hormonlari veriyor, ne gerek var gönül almaya kendini iyi hissetmek icin, at bi hap tamam, yetmiyosa bi tane daha at..

 

bunca insan daglara tirmaniyor, hayir kurumlarinda calisiyor, yada bi hobbynin bi etkinligin pesinden kosuyor, yada sanatla ilgileniyor..vs sirf kendini iyi hissetmek icin bi cogu spora gidiyor, demekki zaten oturdugun yerden mutlu hissetmek kendini herzaman mümkün degil. yoksa bu dünya bu kadar hareketli olurmuydu??

 

insanlar evleniyor, coluk cocuga karisiyor, hepsi Allahín yaratmasindan dolayi nefsin rahatlamasi, mutluluk icin alinan sorumluluklarla bezenmis güzel isler icin tesvik ediyor Allah. Yoksa eger sen tek basina herzaman mutlu olacagini saniyorsan, aldanmissin demektir, dogamiz geregi duygusal fiziksel ihtiyaclarimiz var, sevgi,onay, begenilme..

 

tabiki önce insan kendinle barisik olmali ve iyi hissetmeliki beraberliginde karsilikli saglikli duygu alis verisi yapilabilmesi icin. Ama su bi gercek YALNIZLIK ALLAHá mahsus. Ruhun teskini bir yol arkadasi, hayirli dostlar..

ve bunlar EMEK istiyor, bu emegin sonunda duygusal lezzet alinmasi zaten karsilikli yardim sevgi ..olmazdi.

 

ama at bu hapi, hic bisey düsünme,sen zaten hastasin, kendine bak, ..bencillestirdigi icin bu hap cok tehlikeli oluyor, heleki cocuklari olanlar, tahammülleri kalmiyor..ve maalesef cocuklarinada sakinlestirici verenler cok..

 

tabiki kullanmayi bilen insanlar yoktur demiyorum, ama maalesef bu haplarin cok seytani aldatici taraflari var, cünkü bilincini örtüyor...

 

ISTISMARI cok kötü sonuclar veriyor

 

benim en cok üzüldügüm, avrupa, amerika anladi, cünkü orda cabuk patladi ve olaylar oldu millet farkina vardi, fakat türkiyede yeni yeni gündemde, bunun icin ileriki 5 alti yil sonra ne gibi zorluklar beklediklerinin farkinda degiller..

 

bi tane bu sitede 6-8 yildir kullan biri varmi?

varsa hayati ne durumda?

ailesi, isi, evi, sagligi yerindemi?

 

maalesef olanlar olmus oluyor bu zaman zarfinda..

 

--- Sonraki mesaj ---

 

abaji arkadasim, yazdiklarin icin cok tesekkürler, tabi konuyu irdelemek icin actim zaten.

misal sen diyorsun öyle bisey yok tecavüz ettiler diyo diyosun.

artik biliniyor, sizofren hastalari kücüklügünde aile ici tecavüz yada cinsel istismar görmüsler. fakat cocuk olduklari icin ve anneye babaya ihtiyac duyduklari icin ses cikaramiyorlar, ileride hap da alsalar patliyorlar, yasadiklarini anlatamiyorlar, disaridaki insanlara saldiriyorlar, cünkü en yakindalirndan gördükleri istismardan dolayi disaridan daha da kötü seyler bekliyorlar..

 

ben böyle insanlarimizi anlamaya ve olayin perde arkasina dikkat cekmek istiyorum. bunlarin isyani birden olmuyor..asiri sevgisiz hareklere maruz kaliyorlar. dikkat edersen böyle aileler ta eskiden oturduklari yerden cocuklar kücükken tasiniyorlar..buz daginin dibini degil tepesini görmek gibi bisey bu..

 

maalesef iclerindeki hickirik böyle davranislarina sebeb veriyor. ben burda bir genc kizi taniyorum, sizofren olmadan, kardesimle ayni sinifta yillarca beraber okuduklari icin yakindan taniyorum, dayisi defalarca tecavüz ediyor fakat ailesi kabullenmek istemiyor, cünkü sucluluk duygusu ve aile yikimina varacak olan olaylardan kaciniyorlar..hatta annesi bunlari uydurdugunu söyliyor kizina, gözümüzle görmedik, ama kardesimle eminiz, hic bi kimse bu kiz gibi böyle hale gelmezdi..dayisinin bayramlarda elini öpmek zorunda kalmasi kizi sonradan psikozlarin patlamasina sebeb oldu..

 

böyle hastalar susturuluyor..

 

ingilterede ve sonra avusturyada ve simdide almanyada bilinen bi hastalik artik iyice arastiriliyor, distan ne kadar fedakar iyi insanlar nasil hastalari ile ilgileniyor izlenimi veren aile bireylerinden, artik süphe duyarak arastiriyorlar. cünkü ailesinden ve esinden yeterince ilgi alamamis anne yada baba, cocugunu hasta ediyor, ve sonrada onlan ,,ilgilenerek´´ne kadar da iyi anne, yada baba olduklarini ispatlamaya, daha vahimi böylelikle onay ve takdiri kendilerine tedarik ettikleri bi yöntem olarak bilinen bu hastalik yeni tesbit edildi. türkcede yok bile daha bu hastalik, MÜNCHHAUSENER SENDROMU biliniyor, ama yeni hastaligin adi, yada kisilik bozuklugun adi MÜNCHHAUSENER stellvertreter syndrom by proxy..

 

avukatlar, doktorlar saskin halde, böyle biseyin olabilecine ilk bas kimse inanmak istememis..ailelerin cogu iste bu deli, yada sizofren diyor, hapa maruz birakiyor, halbuki hayata sarsilan güvenlerin öncesi var. maalesef ta cocukluk dönemleri..

 

bu videoya sadece bakin, kadin sapasaglam cocugunu cölyak hastasi ediyor, 100% sakat haline getiriyor..olay ortaya ciktigi halde anne kabullenmiyor kendi hasta ettigini..

 

dünyada ne ler varmis dedirten bu kisilik bozuklugu cok ACI

 

--- Sonraki mesaj ---

 

Psychopharmaka sind besser als ihr Ruf - News - Gesundheit - Service - merkur-online

 

arkadaslar biraz daha farkinda olalim, farkindalik sadece kendimiz icin degil, etrafimizda olup bitenin de farkina varalim. buyrun sadece izleyin, bu kadin cocuguna antiepileptik haplar veriyor..

 

öyle inandirici konusuyorki, insan inanamiyor, yillar aliyor böyle hasta annelerin yaptiklarinin ortaya cikmasi, avusturyada artik cocuk hastanelerinde kamera koyuyorlar..

 

--- Sonraki mesaj ---

 

IHA

 

Eşcinsellik, psikiyatrik hastalıkların tanımlandığı DSM IV kitabından 1973 yılında çıkarılarak bir 'hastalık' olarak değil, "kişilerin özgür tercihi" olarak yorumlanıp, normallik kategorisine konulmuş

 

 

ozaman hasa ve hasa ,,ALLAh lut kavmine haksizlik mi etmis?????´´

 

sunu fark ettim, müslüman olmak öyle kolay degil, bi sürü yalnis dogrudan, vicdan muhasebesinden gecmek zorundayiz..emri bil maruf, emri bil nehy farz dir. cihat da savas meydaninda degil, icimizde, beyin ve kalb muhasebesinin savasi..

 

yargilamiyorum, yargilayalim demiyorum!

 

eger cocuk saglikli dogmus ise, kaza gecirmemisse, ve genclik dönemine dogru bilinilmez bi sekilde hasta ise, ve bitürlü iyileseymiyorsa (genelleme yapmadan, acik gözle gözlemeyerek) bu olayin ardinda mutlaka bi sey vardir!!!!!!

 

bi cok cocuklari hasta edén anne babalari, eger sapa saglam dogmus ise, ve 20 li yaslarinda sizofren oluyorsa aileden kaynaklandigi bugün biliniyor. distan maalesef aile dostlari anlayamiyor..

sadece bu yukaridaki linke bakin, yilin annesi secilen kadin kendisi cocuklari hasta ediyor, ve televizyonlarda cevrede kendini süper anne olarak gösteriyor.

 

cocuklarina yanlis hap veren, tuz verenmi ararsin..

 

tüyleri ürperten bu hastalik maalesef cok yaygin

 

verdigi mesaj da kari - koca iliskisinin, yani saglikli evliligin ne denli önemli oldugu, eger esler birbirlerinden yeterince ilgi sevgi göremiyorlarsa illa aldatmak olmuyor sonucu, böyle sonuclari da oluyor iste, cocuklar kullaniliyor

 

 

 

--- Sonraki mesaj ---

 

misal escinsellikte ergenlik döneminden sonra olusmuyor, eger disfonktional aile icinde büyüyen bi erkek, yada kiz annesine yada babasina duygusal olarak ulasamiyorsa tohumlari ekilmekte..

sonra artik nasil ve kadar gelisirse bu duygu yogunlugu ona göre sekil alinmakta, fakat biz yine dagin tepesini görmekteyiz, asil nedenlerini arastirmak aklimiza gelmiyor, ve sadece yargilamakla kaliyoruz, halbuki anlamaya calissak bizim dem cevremizde olup bitenlere farkindalikla yaklassak biz degisik bi davranis sergileyebiliriz, ve en azindan bilinclendigimiz icin cocuk egitirken ve evlilik hayatimizda olan bitene daha degis yaklasip ilerde olacak böyle vakalari engelleyebiliriz.

 

ben gittikce neden bizim dinimizde gaflet, yada uyku halindeyiz denildigini anliyorum. hepimize toplumun bi parcasi oldugumuz icin, ve bizler bu toplumu olusturdugumuz icin sorumluyuz.

 

daha saglikli nesiller icin hepimiz bi seyler yapabiliriz. bu hapi kullanmak zorunda kalanlara bile icim parcalaniyor, diyeceklerini diyemiyorlar, anne baba, yada dayi amca..yada herkimse bana niye bunu yaptin diyemiyorlar, cünkü yapilanlarin örtülmesi icin sonradan bu siddet, taciz uygulayan insanlar cesitli ,,iyiliklerle, hediyelerle´´sucluluklarini basarili bi sekilde bastirabiliyorlar, ve istismara ugrayan kisiler(cocuklar) ama ozaman o belkide bilmiyordu, bana simdi ne kadar iyi davraniyor ile kendini tesselli ediyor, ama bi yere kadar. saglikli iliskiler kuramadigi anlardan itibaren (okulda, iliskide.) patlak veriyor..

Share this post


Link to post
Share on other sites

gümüş; insanın doğası gereği beğenilme, onay duygusu, insan doğasından gayri nefsidir.

Ego, benlik duygusunun şerrinden Allah korusun.

 

Bu gün facebook denilen sosyal paylaşım sitesi, kişinin egosuyla yakından ilişkili, egoyu yüceltmek için güzel bir yapıdır.

Farkındalık önemlidir, kişi kendini sık sık yoklayıp, hallerini kendine itiraf edip, kendini de törpülemelidir. İyice yoldan çıktıktan sonra toparlanmak zordur. Allah hiç birimizi şaşırtmasın. Amin.

 

Sapıklığı normal, insani haller hüzün, hassasiyet, çekingenlik gibi insani duyguları hastalık sanan pozitivist psikoloji ve ürünleri bana uzak olsun.

Eskiler "utanmak meziyettir" derlermiş. Şimdi biraz çekingensen "hastasın".

Share this post


Link to post
Share on other sites

insanlar artık bazı noktalarda kendi kendini tedavi etme yolunu seçmektense kestirme ben hastayı diyorlar..azcık kuran-ı kerim okusalar ruhunu dinlendirseler hasta olanlar hasta olmadıklarının farkına varırlar ama umut HERKESİN ekmeği olmuş..ALLAH kimseyi doğru yoldan şaşıtmasın amin..

Share this post


Link to post
Share on other sites

lola,

 

benim en cok vurgulamak istedigim nokto ,,DENGE´´ , herseyin iyiye ve kötüye kullanabilecigi esastir.

facebook da dedigine katiliyorum, twitter falan. ama bunlarin iyi taraflarida var. sifr foto koyup begenilmek istemek baska, bide gündelik gelisimi destekleyenlerde var.

 

herseyin asirisi zarar oldugunu biliyoruz.

 

bugüne kadar kumar,uyusturucu yada alkölü biliyorduk, fakat bugün bagimlilik listesi hayli kabarik, alisveris bagimliligindan tut, kisi bagimliligina kadar, onay bagimligi vs..

 

insan alsikanliklarin esiri olmus, fakat karakterin yapsisini anlamakta zorluk cekenler kendini nasil degistireceklerini yeni yeni fark ediyor.

 

düsünce - (inanclar + yargilar + sartlanmisliklar) --> davranis (kaliplar) --> karekter (aliskanliklar-düsünce ve inanclari olusturdugu davranis kaliplari)--> KADER

 

Kader demek ölcü demek, eger sen söyle söyle düsünüyorsan böyle böyle davraniyorsundur, eger böyle böyle davraniyorsan aliskanliklarinda ona göre gelisiyor, kimis bagimlilik derecesine variyor, ondan sonra ,,Kurani kerimde´´gectigi gibi kisi kendi ellerinin yaptigi kötülükle karsilasinca kader diyor, sorumlulugu Allah´a atiyor..

Günlük sikayetlerimizin, yada birilerinin bize yanlislarinin bizde uyandirdigi ISYAN aslinda sonunda Allah´a atilan iftiralar oldugu gercegini insanlar yavas yavas anliyor. cünkü Allah ,, arz sana dar mi geldi diyor´´yani begenmiyorsan ortami terk edebilirsin, fakat nereye gidersen git kafandaki düsünceleri degistirmezsen karsina cikan insanlarin adi degisir,yüzü degisir, ama benzer olaylarla karsilasmak kacinilmaz. AYNALAMA prensibi zaten böyle fark edilmistir.

 

Ego dedigimiz aslinda seytanin ve nefsin bizde olusturdugu benlik duygusu..

 

Dinimizin bize vermek istedigi mesajda , Allah bizi Halifesi olarak göndermis, kendi hayatimizin kontrölünü baskalarina, yada maddelere, uyusturuculara, kisilere, ziynetlere degilde kendi elimize almamiz icin kendimizi diszipline etmemizi saglayacak NAMAZ, TEVEKKÜL, ORUC gibi dizginleyici davranis bicimleri sunmus.

Fakat Allah IRADE vermis, herkes düsünme özgürlügüne sahip. ne düsünecegine ancak insan kendisi karar verebilir. Yetiskin yasa kadar bicok Etkilesim oluyor, ve bizi özümüzden uzaklastiriyor, ne icin dünyaya geldigimizi anlayamama durumlarinda bocaliyoruz, en kolay cözüme yöneliyoruz ,,INKAR PSIKOLOJISiNE´´olani yok sayarak bagimlilik maddelerine yöneliyoruz, kendimizi zayif hissedip degistirebilecegimiz durumumuzu distaki unsurlara bagladigimiz icin, ve insan olarak baskasini ve baskalarini degistiremiyecegimizi düsünüp umutsuzlasiyoruz. Halbuki eger insan kendini degistitmeye baslayinca etrafininda degistigini fark ediyor..

 

demem o ki, simdi daha iyi anliyorum niye hala dünya böyle, cünkü BIZLER bi aldanis icerisindeyiz, SEYTANIN apacik düsman oldugu Kuran i kerim de cokca gecer, ama biz seytanin nerde ve mahiyetinden habersiz.Seytan biz abdest alirken yok ayaginini güzel yikamadin diye vesvese verir sadece saniriz, yada fuhusta, kumarda..

 

halbuki tek bi insan yok su koca dünyada seytanin ona da dadanmadigi.. iyilik sanip ta nice kötü sonuclar veren olaylarin bas aldanmasida bundandir.

 

gecmiste kiz cocuklari kuma gömülürken, bugün genclerin psikolojileri (kalpleri) öldürülüyor, psikolojik sakatlanma vakalari artista..yani öldürmek illa silahla degil, eger sen bir insanin umudunu yitirmesine sebeb oluyorsan o insan zaten yari ölü oluyor, veyahut insanliga olan güveni gitmisse bicok hayat alan felc gecirme durumuna giriyor..

 

tabiki banane diyebiliriz, akil var, Kuran var diyebiliriz, fakat bizim dünya SINAVIMIZI böyle hafife almak gibi bi lüksüm bize sonradan kendini hissetirecektir. ayni tarihte oldugu gibi, savaslar bi günden öbür güne cikmamistir ortaya, savas olana kadar, cogu insan düzenini bozmamak icin, veyahut da korktugu icin susmustur, savastan sonrada akillari baslarina gelmistir, fakat insan cabuk unutuyor veyahut görmemezlikten gelmeyi seciyor..

 

ben kuaförde bi 45 yasindaki ,,bilgili´´bi kadinin nasilda sakin bi sekilde cocugunun bu haplari artik almayi kabull ettigini bu yüzden artik daha rahat olup kendi islerini yerine getirebildigini hayretler icerisinde dinledim.

kadin sakin sakin kuaförde sac yaptiriken, cocugunu psikatride birakip gelmisti..

cocugunla ve yetisme sürecinde onunla ilgilenmek yerine bu haplari basiyorlar..cocuk simarikmi al sana ADHS hapi (konsantrasyon bozuklugu hapi..)

 

dedigin gibi egonun yada nefsin nelere yol actigini görüyoruz..

 

--- Sonraki mesaj ---

 

dedigin gibi, dogru yol

 

dogru yol dogruluktan sapmamakla olur, eger inkar, yalan, saptirma, olaylari kendi lehine sonuclanacak sekilde manuple etme, yada en kolay düsünme yöntemini secme vs bunlarda dogru yoldan alikoyuyor.

 

misal bi anne yada baba icin cocugum psikolojik hasta diyerek kendi basarisizliklarinin sorumlugununu hastaliga atiyor..cünkü iclerinden gelmiyor, para kazanmak varken, niye islerini askiya alsinlar, anne babada haril haril calisirken ev araba bilmen ne gibi standartlara ulasma cabalarini niye cocuklari icin bi kenara itsinler, nede olsa PSIKATRIE var..bide üstüne üstelik, bu cocugun hasta olmasi, onlarin yanlislarinin yetersizliklerin örtmesi yetmezmis gibi birde aciniyor böyle ebeveynlere, ah yazik hic biseyini eksik etmiyorlar, ama cocuga bak...ben bu cocugun yerinde olsaydim gikimi cikarmazdim..

 

fakat cocugun sevgi ve sefkata ihtiyac duyduguna, ve bunlari simarikligi ile bile alabilirse bu yönteme bas vurduguna inanmak istemiyorlar, cocuk kiriyor döküyor, cünkü ben burdayim demek icin varligini hissettirmek icin böyle girisimlerde bulunuyor...

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Haplarla sorunlardan kurtulmak mümkün değil.Çağın hastalığı oldu.İlaç kullanımı korkunç boyutta bence de.Doktorlara bu ilaçları yazıp hastayı göndermeye yönlendiriyorlar.Ayakta uyuyan düşünemeyen güdülen bir toplum istedikleri de bu.Bu gün hayati önem taşıyan gerekli olan ilaçları vermemek için zorluk çıkaranlarda,depresyon ilaçlarını verdiren de aynı zihniyet.

Share this post


Link to post
Share on other sites

ve hatta bu ilaclar cok pahali, sadece türkiyede daha ülkü olarak bagimli olsan sayisi cok düsük onun icin düsük fiyatta satiliyor, almanyada böyle baslamisti, 10 yil icinde traj yükselini ve saglik sigortalarimizin aidati en az 450€ olunca herkes biseyler yapmaya karar verdi, cünkü bu haplarin en ucuzu almanyadaki 3 haftalik kullaninalan en 600€ bazilari, var bi kac marka birden yüksek doz aliyor, onun aylik maliyati bin ikibin olunca tabi bizlerin aylik ödeme payimizda cikiyor..

 

almanyada bi haraket bu yüzden, eskiden sirf cani yanan bas kaldiriyodu, simdi cebi yanan ;)

 

yani menekse kardes dedigin cok dogru, zaten ayakta uyuyoruz, bide daha güzel uyuyalim diye daha iyi güdülelim diye bu haplar, marketten seker cikolata gibi kolay aliniyor

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...