Jump to content
Guest MedCezir

Çekim Yasasına Dair Büyük Yanılgılar

Recommended Posts

Guest PUNKY
Ahu merhaba , beyne hukmetme konusunda bırkac onerıne ıhtıyacım var,

neler yapıyorsun tam olarak?

sadece ımgeleme yetmıyor bazen bılıncaltı ,bılınclı halın ıstedıgı seyı ıstemeyebılıyor ve ona soz gecırmek nasıl mumkun olabılır

sanırım bılıncaltı temızlıgı denen seyle bu mumkun,ancak profesyonel bır yardım almadan bunu kendı basımıza nasıl yapabılırız?cunku korkular temızlenmeden ıstekler gercek olmuyor bence..tesekkurler

 

Canım çok güzel bir soru sormuşsun uzun zamandır bu topice bakmamıştım yanıtsız kalmış.Yarın bu konu ile ilgli bir kaç paylaşım yapacağım,çeşitli tekniklerle zaman içerisinde yavaş yavaş istediğin düzeye gelebiliyorsun...Seninde dediğin gibi tamamen bilinçaltı ile ilgili bir konu bu yüzden subliminal telkinler vs. kullanılıyor...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest asleinem

Ahu çok tesekkurler

sublımınal telkınler bende de var, sucluluk ego guclendırıcı vb..

ancak bunlar bence tam bılıncaltı temızlıgı yapmıyor tamam %70 etkılıler

ama bızım gıbı yasayı daha bılınclı kullanmak ısteyen ve %100 basarı ısteyenlere bu yetmez

bıze regresyon tarzı bırsey lazım,onu da kendı kendımıze nasıl yapabılırız bılmıyorum acaba otohıpnoz mu ogrensek? ama bu oyle basıt bır otohıpnoz olmamalı ,gercek bır bılıncaltı temızlıgı ıle yenı tasları yerıne oturtabılırız..

Share this post


Link to post
Share on other sites
arkadaşlar kafam allak bullak neden derseniz allahtan hayırlısını iste diyorsunuz..ya tamam da hayırlı olup olmadığını nasıl bileceğiz...hem diyolar ısrarla isteyin allah kabul eder.o benim için hayırlı değilse niye ısrar edeyim...valla kafam karıştı...bunu nasıl anlayacağız...yardım...

ne kanunu olursa olsun ben bana uyana bakarım.düşünsene ne istesen oluyo ne istesen veriliyo.düşün sonu ne olurdu.ozaman düzendeki yerini bi düşün bakalım.düzende herşey işlemektedir tesadüfe bile yer yoktur.allah akıl verdiyse kullanacaksın sana ne gerçekse onu yap.oturayım hadi bende arabamı modelini dgiştirmek istiyom isteyim durayım.ben papagan degilimki.sadece hayırlı bi zamanda arabamın degişmesini isterim okadar.param varsa bende istersem olur.güzel düşünen güzel gören zaten güzeli bulur:thumbsup:

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest AkDua

Allah ım benım ıcın hayırlısı nasıp eyle. dersen

neyin hayırlı oldugu bılmene gerek yok kı

Share this post


Link to post
Share on other sites
Allah ım benım ıcın hayırlısı nasıp eyle. dersen

neyin hayırlı oldugu bılmene gerek yok kı

 

 

:cool: kesinlikle katiliyorum sana.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest the_frost

Valla ben beni kısıtlayan herşeye dikkat ediyorum aklıma kısıtlayan bişi geldiğinde fark edi artık yemiyorum bu numaraları diyebiliyoruM:D

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest gazel_goral

tamam işte arkadaşım ne güzel anlatmışsın hasta olmayı , kaza geçirmeyi isteyin bakın nasıl oluyor diye demekki zengin olmayı evlenmeyi mutlu olmay huzurlu olmayı da istersek olur..........anlamadığım bu yasanın neresini yanlış kullandığımız bunu güzellikler için isteyen biri elbetteki düşünüyordur kötülük içinde çektiğini.. zaten secret ta diyor DÜŞÜNCELER ŞEKİLLERE DÖNÜŞÜR.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Arkadaslar mesela is yerinizin olmasini istiyorsunuz, bu neden olmaz? Bir sorun kendinize.. cunku nerden baslayacaginizi bilemeyecek kadar tembelsiniz.. cok yorulucaginizi dusunuyorsunuz, aslinda is yeri degil onunuze hazirdan para akmasini istiyorsunuz.. bu durumda istediginiz seyden uzaklasiyorsunuz ve amacinizi asip gerceklestiremiyorsunuz. Cekim yasasida yalan oluyor haliyle :)

 

Evlenmek isteyenlerde ayni, beni kim ister ki, ben guzel ve alimli erkek yada kadin hak etmiyorum, beni zaten istemezki, maddi durumum el verissiz vs diye kafanizda gezdirdiginiz dusunceler sizi uzaklastiriyor ve hic evlenmemenin daha iyi olucagini dusunuyorsunuz ama bunu bilinc altiniz yapiyor siz deli gibi evlenmek isterken.

 

Sinavlarda basarili olmak istiyorsunuz.. ama bunu ben yazamicam sebebini siz coook iyi biliyorsunuz :)

 

NLP yontemi ile baslanilmasi sanki daha faydali, bodoslama cekim yasasini uygulamaya baslamayin, once sizi ne bloke ediyor onu tam olarak kesvedin. Bloke eden seyi kafanizdan silin ve hayatinizin degistigine sahit olun ;)

Share this post


Link to post
Share on other sites
boncuğum, 23.11.2008 - 15:50 yazdı:

 

Herkese merhaba. Konuyu görünce bende bununla ilgili yaşadıklarımı ve başıma gelenleri paylaşmak istedim. Aslında bahsediceklerim konuyu açan sevgili 'medcezir' in anlatmaya çalıştığını destekler nitelikte. Ben okumayı çok sevdiğim ve son 3 yıl içerisinde de ilgimi çekmesi itibari ile düşünce gücü ve özellikle çekim yasasıyla ilgili toplam 400'ü aşkın kitap, makale, süreli/süresiz yayın, dergi okudum ki bunlara dünyanın en iyi üniversiteleri ve konuyla ilgili bilim ve düşünce adamları tarafından hazırlanmış matematiksel ve fiziksel devasa bilimsel raporlar, deneyler de dahildir. Ve inanın okuduklarımı yaşadıklarımla bir araya getirdiğimde çok azının bu konuyla ilgili gerçeği yansıttığını gördüm. Gerçeği yansıtan bu çok azlık kesim'in dışında kalan kocaman kısım ise sadece ticaret amaçlı insanları tembelliğe, tam aksine olumlu olana diğil olumsuz olana iten, mantıktan, düşünceden ve eylemden uzaklaştıran biton safsatadan ibaretti.

 

İsterseniz yaşadıklarımı sizinle paylaşmaya ne demek istediğimi daha net anlatmaya çalışıyım. Ortaokul 2.sınıfa gittiğim yıldı. Tabi o zaman çekim yasası, düşünce gücü filan hak getire hayatımızda ne duymuşuz ne görmüşüz. Sabah saat 07:00 filandı, çok isteksiz kalktım böle içimde olumsuz bir enerji var, üstümü giyinmem lazım malum ama canım hiç istemiyo. Odamda bulunan koltuğa oturdum biraz kendime gelip ayılmak için. Gözlerimi kapadım bir süreliğine, yüzüm yukarı bakıyodu. Gözlerimi açtım ve tavandaki sönük vaziyette duran yuvarlak florasan lamba gözüme ilişti. Yaklaşık 1 dakika lambayla bakıştık. Dün gibi hatırlıyorum içimde sadece korku hissettim. Aklımdan geçen düşünce ya şimdi bu lamba patlarsa. Her tarafım cam parçacıkları ve kan revan içinde kalır. Ya bi git dedim içimden lamba sönük zaten ne patlıycak hayal görme sabah sabah, başımı sallayıp güldüm kendime. Oturduğum koltuktan kalkmaya hazırlanırken başıma tekrar kaldırıp lambaya baktım ve o an olan oldu. O sönük vaziyette duran şirin lamba sanki kin ve nefret kusarmışçasına korkunç bi şiddetle güm diye patladı. Sonuç mu? Göz kapağıma, burnumun üzerine, yanaklarıma, çeneme ve koluma saplanmış 5 ayrı irili ufaklı cam parçası ve kan revan içinde bi surat, sonrada annemin telaşla ne oldu diye içeri girmesi ve hastane yolu tabi:). Günlerce bunun ne olduğunu anlamaya çalıştım ama nafile..

 

Yıl 2004, üniversite 3.sınıf, artık başka şehirde yalnız ve bekar hayatı yaşıyorum... Aynı olay hayatımda aynı şekilde tekrarlandı ve daha önce yaşadığım aynı olayın bende yarattığı korku yıllar sonra içimde olduğu gibi duruyodu tekrar bu olay yaşanırken. Bu sefer ufak sıyrıklarla atlattım çok şükür. Nedir bu Allah aşkına sorusuysa cevabını ve çözümsüzlüğünü koruyarak hala zihnimde dolaşıp durmaya devam etti.. Ama bir farkla. Bu anlamsız şeylerin değişik versiyonları hayatımda çoğalmaya başladı. Örnekleri çoğaltıyım isterseniz. Böbreğimde hissettiğim ufacık bir ağrı doktora gidip, önemsiz sadece soğukta çok durmamdan, soğuk almaktan kaynaklı basit bişey olduğunu öğrenmeme rağman sadece ben bunu sürekli düşünüp takıntı haline getirdiğim, büyüttüğüm ve herkesle paylaşıp çok çok daha büyüttüğüm için 1.5 yıla kalmadan ciddi böbrek rahatsızlığına hatta yetmezliğine sebep oldu ve 4 ay hastanede yattım. Böbrek ve böbrek üstü bezlerle ilgili oduğu için çekilen hipofiz mr'ları sonucunda bi de süpriz hediyem vardı. Hipofiz bezi yakınında 2cm'lik capcanlı bir kitle:). Hastanede zulüm gibi geçen aylar tedaviler ilaçlar, ailenin perişan olması vs. bunlarda cabası.

 

Canımdan çok sevdiğim insanları içimdeki korkuları büyütüp kendimden uzaklaştırmam ve kaybetmem, işlerimin kötüye gitmesi, 5 yılda korku endişe eylemsizlik olumsuz düşünceler yüzünden 80 kiloluk vücudumu 160 kiloya kadar çıkarmam, işlerimden olmam, sevdiğim aşık olduğum insanı kaybetmem. Daha biçok şey. Ama bu kadarı yeter sanırım daha fazla kafanızı şişirmek istemiyorum bu olumsuzluklarla.

 

Hayatımı değiştirense çok özel bir insan ve ona ait kitap oldu. Belki biçoğunuz okumuşsunuzdur. Okumayanınız varsa da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Kitabın adı 'YAŞAMA ÇEVRİLEN PEDAL'. Yazarı Lance Armstrong. Dünyadaki en zor bisiklet turu olarak bilinen 'Tour de France' yani Fransa Bisiklet Turunu 7 kez arka arkaya kazanan ve bunu yaşadığı biton zorluk ve ölümün eşiğinden dönmesine neden olan kanser hastalığı sonrası başaran dünyanın en iyi bisikletçisi. Okumayanlar için özetliyim isterseniz. Lance Armstrong geleceğin bisikletçisi olarak gösterilirken ve spor hayatının en verimli döneminin başlangıcında 1 günde kendini kanserle yüzyüze bulur. Bırakın spor hayatının bitmesini doktorlar dahi yaşamasına mucize gözüyle bakarlar. Hastalık süreci, hastane günleri, ağır tedaviler, onu bırakan dostlar, sevgili, sponsorları gittikçe azalan parası, umudu, olumsuz düşünceler... Hepimizin yaşadıkları gibi yani.. Ama sonra onun içinde bişeyler değişir. Herşeye ve herkese inat derki ben bitmedim! Burdayım. Aklına koyar ne olursa olsun kendini o yataktan kaldırıp yeniden antremanlara başlıycaktır. Herkes deli gözüyle bakar ona. Annesi, yanında kalan ve yeni edindiği gerçek dostları hariç. Onlar bile kendi kadar umutlu değildir onun için. Armstrong kendini o yataktan kaldırır, hastaneden çıkar, tedavi süreci ve kontroller azalarak devam etsede o kimseyi dinlemez ve antremanlara başlar. Zorlandığını görsede asla pes etmez. Aylarca sürekli performansının üzerine koyarak devam eder. Denemekten asla vazgeçmez gelen uyarılara kulak asmaz. Dostlarının yardımı ve çabasıyla yeni sponsorlar ve yeni bir takım bulunur ona. Biçok insanın düşüncesi yarışı bile tamamlayamıycak bir ata oynamaktır onun için. Ufak yarışmalarla başlar. Sonuncu olmayı da tadar. Ama giderek performansı da sağlığı da düzelir. Ve sonunda hayali gerçek olur. İmkansız yok dedirtir herkese. Fransa bisiklet turunu 1 kez diğil tam 7 kez üst üste kazanır. Geçirdiği hastalık prostat kenseridir. Tesrislerinden biri alınır çocuk sahibi olamıyacağı sölenir ama hayatın ona bi süprizi daha vardır bu sırada. Hayatının aşkı karşısına çıkmıştır hastalığı sırasında ve onu yalnız bırakmaz. Evlenir. Yıkılmışlık ve zorluklardan sonra onu bekleyen süprizse hastalık öncesi kendinden alınan spermlerin de yardımı ve tedaviyle gelen bebektir:). Bilmek isteyenler için; bu adam hala hayatta, hala spor hayatı devam ediyo, yarışıyo ve hala çok mutlu bir ailesi ve aile yaşamı var:)

 

Bunca şeyden sonra kendisine sorulan bir soru üzerine verdiği cevapsa aynen şöle; 'Hayatımda kimseye kulak asmamayı, imkansızı insanlar olarak sadece beynimizde yarattığımızı gördüm. İnancın, duanın ve inanmanın gücünün neler yapabildiğini yaşadım. Dostun sevginin ne demek olduğunu anladım. Sonunda başaramıycak olsan bile eyleme geçip sürekli denemek gerektiğini, vazgeçmemek gerektiğini gördüm ve herkese de bu öneride bulunuyorum. '

 

İşte bu adam benim haytımı değiştirdi. Oturduğum yerde yaptığım diyetler, kullandığım zayıflama hapları hiçbir işe yaramıyodu. Eylemsizlik ve olumsuz düşünce bana bugüne

kadar kocaman bir sıfır kazandırdı. Hayatımın her alanında hemde. Sonra vazgeçtim bundan. Kendi inancım ve çabamla 160 kiloluk cüssemi herşeyin gereğini yerine getirerek 68 kilo yaptım. Kimse hatta ailem bile çok inanmıyodu ama başardım. Hastalığımı atlattım. Eskisinden daha sağlıklıyım şu anda hemde. Kontrollerde beynimdeki o 2cmlik kitle artık yoktu. Kendi işimi kurdum çok iyi paralar kazandım. Mesleğimde çok iyi biyere geldim. Tanıyanlar beni görünce gözlerine inanamadı herkes şaka mı dedi:) Kendi hatamla kaybettiğim çok sevdiğim insanları inancım ve duamla yaptıklarımla geri getirmeyi de başardım. Kendi hatam dışında yok olan ve sonradan yanaşmaya çalışanlarıysa sonsuza dek var oldukları o sonsuzluğa gömdüm. Hatta size biraz komik ve acımasız gelebilir ama beni gören bahsettiğim o insanlar yanıma gelip 'xxxx' bu gerçekten senmisin inanmıyorum dediğinde kusura bakmayın özür dilerim sizi tanımıyorum daha önce karşılaştığımızı da zannetmiyorum diyerek:) isimlerini bile unuttum inanın.

 

Sözün özü benim diyeceğim, medcezir'in de dediği gibi hayatımda olumsuz düşündüğüm ne varsa hep olumsuzu çektim kendime. Ama kendime, kalbimdekine, Allaha, olumluya inanarak düşündüğüm ne varsa da hep öle oldu sonradan. Oturduğunuz yerde olumlu düşünerek, eylemsiz kalarak, korkarak sadece ya kocaman bir HİÇ ya da daha kötüsünü elde edersiniz, zenginlik, para, istediğiniz aşık olduğunuz insan ve diğer şeyleri diğil. Önce gereğini yerine getirmek için çaba harcamak gerekiyo. Harcadığınız emeğin görterdiğiniz çabanın, vazgeçmemenin, denemenin, inancınızla, olumlu düşüncenizle ve dularınızla birleşimi size iyiyi ve istediklerinizi, getiriyo. Bide kalbinizdeki temiz düşünceler tabi. Halis bi kalp.

 

Bu sitede biçok insan sevdiğini geri döndürmeye çabalıyo dimi? Peki ben size bişey sormak istiyorum sevdiğiniz o insanları geri getirmek isterken, bunun için dua ederken kaçınız içinde o insanla ilgili azda olsa olumsuz düşünce, nefret, kin vs taşıyo. Size ne yapmış olursa olsun, hayatınızı mahvetmiş olsa bile hayallerinizi yıkmış olsa bile başkasına gitmiş olsa bile hiç sabaha kadar sadece Allahın rızası için sadece kendi içinizde ona duyduğunuz sevgi için hiçbişeyden korkmadan dua edip yalvardınız mı temiz bi kalple. Rabbim sen onun günahlarını da bana yükle diyebildiniz mi, onu kendi canınızdan ayırmadan ailenizden ayırmadan düşleyebildiniz mi? Ona sanki evladınız gibi bakabildiniz mi kalbinizde? Bence bi deneyin derim. Ben böle bi gecenin sabahında canımdan çok sevdiğim ama benden belkide hayatta en çok nefret eden dönmesi imkansız olan, üzerinden yıllar geçmiş insana kavuştum. O benim hakkımda ne düşünmüş olursa olsun ne yapmış olursa olsun onu kalbimden silip atmadım. Üzerine bi damga yapıştırmadım. Sonunda gördüm ki benden nefret eden insan aslında beni seviyomuş. Onu bana döndürense sadece kalbimdeki temiz sevgi, ettiğim dualar, rabbime onu ne kadar çok sevdiğimi ve gönlümdekilerle yaptıklarımı sadece onun rıızası için yaptığımı göstermem oldu.. Bu sadece sevdiğiniz insanlarla ilgili diğil. Hayatta yaptığınız herşeyle ilgili böyle. Muhtaç olan birine yardım etmeniz, işiniz gücünüz aileniz sıkıntılarınız herşey için böyle..

 

Uzun oldu ama bende bişeyler paylaşmak istedim okuyan olursa teşekkür ederim. Son sözüm herkes inandığı gibi yaşar bence ve başına gelenler de inandıklarıdır sadece. Polyanna olmayın evet ama inandıklarınızı olumluya yöneltin ve gereğini yapın eyleme geçerek. Ama olur ama olmaz. Allah sadece kalbinizin içindeki temizliğe iyi niyete bakıyo ben hep bunu gördüm. Temiz kalple edilen duayı da, yapılanı da geri çevirmiyo ve mutlaka bi vesile yaratıyo. Ben hayatımda hep dostum yok diye yerindim mesela ama yaşadığım onca olumsuzluk esnasında hayatıma belkide en değerli, ölene kadar dostum diyebildiğim insan girdi. Ne maddi ne manevi beni bırakmadı hiçbir zaman. Kendi ailesinden canından saydı beni. Ve bu insan evli olmasına ve karşı cinsten olmasına rağmen:). Çok ilginçtir ve Allahın takdiridir ki can dostum bir hemcinsim diğil karşı cinsimden biri oldu. Ablam gibi sayıp sevdiğim bir oldu...

Berresu özetle bu yazı çok dikkatimi çekti. 2008 yılına ait bir konu okudukça kendinde birşeyler bulacaksın. 

Hepsini okumadım daha, 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...