Jump to content
Sign in to follow this  
prematurekadawra

Yunus'un Hikayesi

Recommended Posts

tüm livresk inanışlarda, semavi kültürlerde kendisine yer edinmiş, hatası sonrasındaki tövbesi ve dramatik anlatısıyla bilinen, incil'de "saint jonah", eski ahit'in yunus kitabında "jonah"; islam'da da, yunus peygamber olarak bilinen tarihi teolojik figürün öyküsü.

 

yunus, bugün Musul olarak bilinen Ninova kentine, antik israil devrinde peygamberlik etmektedir. tanrı, ninovalıların günahlarını farkeder, azgınlıklarını dizginlemek ister. bunun için, aziz yunus'u göndermeyi düşündüğü küçük kıyameti bildirmesi için ninona üzerine görevli kılar. ancak, yunus peygamber, bu görevi üstlenmekten kaçınır. bunun nedeni, tanrının seçilmiş bir nebisinin onun görevini reddetme sebebi, sonra açığa çıkacaktır.

 

yunus, eksik bir çıkarımla düşünmektedir. tanrının verdiği vazifeden kaçar, yerine getirmek istemez. bunu bildirmek istemediğinden, uzağa kaçarak, tanrıdan saklanacağını düşünür. ancak, semavi kültürlerin tanrısı her şeyi görür ve bilir.

 

tarşiş dolaylarına doğru yola çıkar yunus. ücretini ödeyerek bir gemiye biner. alt ambara inerek, orada sağlam bir uyku çekmeye başlar. ancak, aktif rol üstlenen tanrı, ilk tecellisini gösterir. rab tanrı, orta kuvvetli bir rüzgar estirir. rüzgar, geminin dengesini yitirmesine, çalkalanmasına sebebiyet verir. gemide bulunan, yunus'tan hariç diğer kişilerin tümü de, çeşitli pagan dinlerine mensupturlar. tanrı inançları, yunus'unkinden farklıdır. güzergahlardan olağan seyrinde geçilirken, bir anda işler ters gitmeye başlar. gemi tayfasını korku kaplar.

 

geminin kaptanı, yunus peygamberin yanına varır: "be adam! ne uyuyorsun?", "kalkıp kendi tanrına dua etsene, bak biz kendi tanrılarımıza dua ediyoruz, belki bize acır" der.

sonra denizciler, kur'a çekmeye karar verirler. kur'a nın sonucuna göre, bu musibetin kimden geldiği saptanacaktır. kur'a sonunda sonuç yunus'u işaret eder. hepsi birlikte, yunus yanına aşağı inerler. ardından yunus'a;

 

"söylesene, kimsin necisin? belayı sen mi bize musallat ettin?" diye sorarlar.

 

yunus: "yahudiyim.", "yeri ve göğü yaratan tek tanrıya inanırım" der.

 

adamlar, neden böyle bir şeye kalkıştığını sorarlar ona. yunus, daha önce tanrısından kaçmak için gemiye bindiğin onlara anlattığından, şimdi iş başa düşünce, adamlar yunusa hesap sormaktadırlar.

adamlar: "ya ne yapalım da bu deniz dinginleşsin?" diye sorarlar.

 

yunus da onlara: "kaldırın denize atın beni.. o zaman fırtına durulacak, deniz azgınlığını yitiricek. çünkü, bu belayı ben başınıza getirdim" der.

adamlar, böyle bir şeyin doğru olmayacağını söyleseler de, gönülleri el vermeyerek, yunus'u denize atarlar. belki de bundandır, denizciler tanrı nazarında olumlu karşılnşırlar. bunu, hikayenin onlara ölüm getirmeyişinden çıkarımlıyoruz.

 

hazreti yunus'un denize düşüşüyle birlikte, sular bir anda durulur. etraf ferahlar. bu sırada tanrının yunusla işi bitmemiştir. yunus batarken oraya daha sonra adının verileceği, yunus balığını onu kurtarması için yollar. yunus balığı yunus'u yutar. kimi incil çevrilerinde, balık balina olarak da geçmektedir.

 

üç gün üç gece, yunus balığın karnında, bağrında kalır. bu sırada, yaşadığı felaketi anlayan yunus, hakka dua eder. tanrı, seçilmiş kulunun duasını kabul eder, ve onu affeyler. tanrının buyruğu üzerine balık yunus'u karaya kusar.

 

yunus, öncesinde kendisine atfedilen görevi yerine getirir. ninova halkına tövbe etmelerini; aksi halde, bir felaketin kapıya kadar dayandığını bildirir. mucizevi bir şekilde, ninova halkı, amittay oğlu yunus kulun tebliğini kabul eder ve kırk gün boyunca, ağızlarına tek lokma koymaksızın oruç tutarlar, kralları bile..

 

bundan sonra tanrı, halkını affeder. ninovalılar kurtulur. ama bir sorun vardır..

yunus son yaşananlara içerler, gücenir.

sonra yunus allah'ına: "ya rab! ben böyle olacağını biliyordum. senin onları affedeceğini bildiğimden görevden kaçıp, tarşiş'e gittim. şimdi yaşamaktansa al canımı da kurtulayım. bu yaptığından sonra, bana yaşamak iyi gelmez" der.

 

sonra yunus, kentin dışarısına çıkarak orada kendisine bir çardak inşa etti. altında oturmaya başladı. başına gelecekleri merakla beklemeye koyuldu. sonra hak ona, bir keneotu tahsis etti. bu yunus'u sevindirdi. zira, onu sıcaktan koruyordu. ancak kısa süre sonra, tanrının vazifelendirdiği bir bitki, keneotunu yiye yiye bitirdi.

yunus gene kızdı, azdı. yunus, güneşe doğrudan temas eden başının ağrısından bayılmak üzereyken tanrı ona son bir rüzgar estirdi.

 

yunus yineledi sözünü: "al canımı!! yaşamaktansa ölmek iyidir benim için...!" dedi.

tanrısı ona: " bu yüzden bana öfkelenmeye hakkın var mı?" diye sordu.

yunus da: pek tabii var. öyle kızgınım ki..." diyerek yanıtladı.

 

ardından rabbi söz alarak: "bak! sen emek vermeksizin sana tahsis ettiğim bir keneotuna bile acıyorsun da, ben koskoca ninova halkına neden acımayayım?", "orada neyin ne olduğunu bilmeyeni binlerce insan var!" der..

 

33 sene nebilik yaptığı toplumdan, kendisine sadece 2 inanan çıkmasına rağmen, yunus son hadisenin ardından, çula büründürüp, oruç tutturmak suretiyle, binlerce ninovalıyı dine getirmiştir.

 

not: hikaye kitab-ı mukaddes'in "the book of the saint jonah" kısmı referans gösterilerek aktarılmıştır.

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...