Jump to content
Guest çokşeyvar

Meditasyon Ve Yoga Günahtır!

Recommended Posts

Ecrin arkadaşım, benim ifade etmek istediğim. Yoga, meditasyon ve benzeri şeylerin, namazla kıyaslanamayacağı. Namaz insanı rahatlatır ama namaz kılmamızdaki amaç Allah rızasıdır. Allah'a ibadet bunların hepsinden üstündür. Bana ters gelen bir fayda görmeyi bekleyerek ibadet etme fikri. Örnek vemek gerekirse Aytaşı'nın yazdığı gibi secde haliinde eller ve başın manyetik alan oluşturup vucudum topraklama yapması. Bana ne vucut enerjimi yüklüyor ne yapıyorsa yapıyor. Önemli olması gereken benim şahsi fikrim, secde şuurunu yakalamak. Yoksa enerji gelmiş gitmiş çokta önemli şeyler değil.

İbadetle enerjinin ne alakası varsa bunu anlamakta zorlanıyorum. Aşırı derecede materyalist bir yaklaşım. illa birşeyleri somutlaştıracağız.

 

canim kardesim... asiri derecede materiyalist bir yaklasim déyip tez hüküm vermesen diyorum hani :no:

 

biz bunlari yogayi ssk saklarla sahlandiranlara yani su enerji, su mantra, su sakra bilmem ne merkezi diye dallandirip baudaklandirip balanadira ballandira yoga hakkinda görüslerini ifade edenlere bizde net kisa ve öz sekilde, metafizik bilimsel olarakda birseyleri izah etmeye calistik.. somutlastirmissak bu sebebledir.. hepsi bu yani.9_9 tövbe hâ$â, ben kabeyi, dilek dileme yörüngesi olarak görmüyorum ki kompasimda :) ama su dogru ki, kul beklenti icinde yapiyor ibadetlerini, ne beklentisi dersen en basata Allah ´in rizasini, hosnutlugunu bekliyor... kul´un da ibadetlerinde sevablarinda imaninda caba göstermesi neye dayanir.. salih kullara vaad edilen dünya saadeti ve ahiret saadetine yani cennet mekanina.. Allah cenneti vaad etmeseydi, acaba hangi kul karsiliksiz Allah´a ibadet ederdi? elinizi vijdaniniza bi doyun!:cool:

 

Rabbim o kadar Azim ve Halim ki.. tüm varliklarin üstesinde olan bir VARLIK.. bir münafigin bile ona bir an lik yönelmesinde siginmasinda ettigi duayi Rahman ve Rahim olan kabul ediyorsa, karsiliksiz veren muhakkak yine O dur.. sevgilerimle arkadasim...:thumbsup:

Share this post


Link to post
Share on other sites

İnsanlar kelimelerle düşünür. bir kelimenin anlamını bulanıklaştırsak zihnimizde o kelimenin ifade ettiği kavramlarda bulanıklaşır. Her ne şekilde olursa olsun ibadetlerimiz içine enerji ifadesini kullanmak bu açıdan bana göre yanlış. Zikir ediyoruz, yok kelimenin titreşileri yok enerji akışları... Bunlar zihin bulanıklaştırmaktan başka birşey değil. Bizim ibadetlerimiz baha üstün ve ulvidir.

 

Ecrin arkadaşım, tespitin çok doğru cennet vaadi olmasa çoğu kul Allaha ibadet etmezdi. Ama benim demek istediğim biraz daha felsefik, olan değilde olması geren üzerine. Benim korkum bir gün kabe için dilek dileme yörüngesi denilebilecek olması. Çünkü sürekli garip bir takım kavramlar sokulmaya çalışılıyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites
.......

........Benim korkum bir gün kabe için dilek dileme yörüngesi denilebilecek olması. Çünkü sürekli garip bir takım kavramlar sokulmaya çalışılıyor.

 

fremen kardes, tövbe de yaaw :blink: Allah korusun... :ermm:

umarim bu boyutlara kadar gelmez olay... :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aşağıda tartışmaya ışık tutacağına inandığım bir haber var. Kaynak Zaman Gazetesi web sitesi olup muhabirin ismi haberin bitiminde mevcuttur. Umarım yeni tartışma konuları oluşturmaktansa mevcut soru işaretlerini açıklığa kavuşturmaya yarar.

Selametle...

 

-----

 

ALINTI HABER - ZAMAN

 

Doğru nefes almayı öğrenecekken kendilerini tapınırken buluyorlar

Transandantal meditasyon, reiki ve yoga gibi gizemli oluşumlar Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'nun 'dikkatle izlenmeli' uyarısından sonra yeniden gündemimize girdi.

 

Açıklamada, son yıllarda artış göstermekle beraber senelerdir birçok merkezde uygulanan aktivitelerin sakıncalı olabileceği belirtiliyordu. Sağlıklı yaşam, doğru beslenme, sevgi, mutluluk gibi pozitif kavramların işlendiği bu aktivitelerde insanları yanlış yola götürecek ne gibi sakıncalar olabilir? Buna en iyi cevabı, yıllardır yoga dersleri veren Yoga ve Sağlık Dergisi'nin sahibi Beklen Dalgakıran veriyor. Kafasındaki sorulara cevap arayan gelir seviyesi yüksek, iyi eğitim almış kişilerin bazı merkezler tarafından sömürüldüğünü anlatan Dalgakıran, "İnsanlar bu tür merkezlere, doğru nefes almayı öğrenmek ve zihinlerini boşaltmak için gidiyorlar. Ancak belli bir seviyeden sonra insanlar kendilerini bir resim önünde tapınırken buluyor." diye konuşuyor.

 

İÇ DENGESİNİ SAĞLAMAK İSTEYEN YANLIŞ YÖNLENDİRİLİYOR

 

Maharishi yoga, ananda marg, reiki gibi değişik isimlerde onlarca merkezde uygulanan bu aktiviteler gerçekte insanların ihtiyacı olan manevi açlığı doyurmaya aday. Çünkü günümüz insanı hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın kendini olabildiğince başarılı ve görünür olmaya adamış durumda. Modern dünya bize sürekli mutlu olmanın güçlü olmaktan geçtiğini ve buna ulaşmak için her yolun mubah olduğunu empoze ediyor. Bunun için koşuşturan, rekabet eden iş dünyasının dışında özel hayatında bile kendisi ve çevresiyle mücadeleye giren modern insan, çabasının tersine gittikçe mutsuzlaşıyor. Böylece sesini sürekli bastırdığı iç dünyasıyla günlük hayat içinde sıkışmış olan birey, zamanla birçok sektörün hedefi haline geliyor.

 

Sağlık veya beden yogasının dışında transandantal meditasyon ve reiki yaptığını iddia eden merkezler, doğrudan Uzakdoğu dinsel öğretilerinden beslendiklerini açıklamasalar da uğraştıkları şey tamamen buna karşılık geliyor. Çünkü yoga, Hinduizm'de 'havas' diye isimlendirilen seçkinlere özgü bir ibadet biçimi. Bu alanda araştırmalar yapmış olan Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ali İhsan Yitik'e göre Türkiye'de doğrudan Hinduizm veya Budizm propagandası yapan kişi veya kuruluşların sayısı yok denecek kadar az. Ancak İstanbul-Taksim ve İzmir'de açılan bazı bürolarda dinsel eğitimden ziyade parayla medyumluk eğitimi verildiğine dikkat çeken Yitik, "Özde Hint veya Uzakdoğu kökenli olan, ancak bize Batı'dan intikal eden bu hareketler daha ziyade düzenledikleri kurslar, seminerler, toplantılar; muhtelif yayınlar ve internet sayfalarındaki reklâmlarla tanınarak taraftar topluyor. Daha sonra da bu dinin propagandasını yapıyorlar." şeklinde konuşuyor.

 

Ekonomik durumları genellikle iyi veya Türkiye ortalamasının üzerinde olan ve çoğu yükseköğrenim görmüş kentli nüfus arasında bu tür eğilimlerin arttığına dikkat çeken Ali İhsan Yitik, yoganın birtakım jimnastik ve aerobik hareketlerle süslenerek sunulduğunu söylüyor. Mekanikleşen dinî hayatın bu tür oluşumlara kapı araladığına dikkat çeken Yitik şunları söylüyor: "İslam dini ve kurumlarının son yıllarda sürekli terör ve şiddet olaylarıyla birlikte anılır olması ve din konusunda sonu gelmeyen tartışmalar yaşanması ruhsal tatmin arayışındaki insanların geleneksel dinî yöntemlere değil, böyle hareketlere yönelmesine yol açıyor. Dahası, bu toplulukların kendilerini bir çeşit seçkinler veya aydınlar grubu olarak tanımlaması, pek çok insanda var olan sıradanlıktan kurtulma ve elitler arasına katılma arzusunu tatmin ediyor."

 

 

İNSANLARA GARİP HAREKETLER YAPTIRIYORLAR

 

Transandantal meditasyon adı altında insanların yanlış inanışlar içine sokulduğunu söyleyen 14 yıllık yoga hocası Beklen Dalgakıran'ın uyarıları bu konudaki endişeleri doğrular nitelikte. "Öyle merkezler var ki insanlara garip ve saçma hareketler yaptırarak içlerindeki enerjiyi çıkardıklarını söylüyorlar. Ya da Hindistan'da bir akımın öncüsü olan kadının fotoğrafını duvara asarak resmen tapınma hareketlerine zorluyorlar." diyen Dalgakıran, arayışta olan insanların bu merkezlerin tuzağına düştüğünü belirtiyor.

 

Yoga nedir?

 

Yoga bugünkü Hint dillerine temellik yapan Sanskritçede 'boyunduruk' etme anlamındaki 'yug' kelimesinden türemiş ve vücudun, duyguların ve zihnin tam kontrolü anlamına geliyor. Yoga ayrıca "birleştirmek" anlamında da kullanılıyor. Yani insanı, evrendeki canlı ve cansız olan her şeyle birleştirmek demek. Bu, bir taraftan vücudun, zihnin ve ruhun uyumu ve bütünleşmesi, diğer taraftan da kişisel ruhun 'evrensel ruh'la bütünleşmesi demek. Yoga felsefesine göre yogayı uygulayan insan vücudunu, duygularını ve zihnini tamamen kontrol edebilir, evrenden kopmaz ve sonuçta 'evrensel ruh'la temasta kalır.

NERGİHAN ÇELEN İSTANBUL / ZAMAN

Share this post


Link to post
Share on other sites

yoganın beden hareketlerini sağlığınız için alın mistik yönünü bırakın...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest çokşeyvar

arkadaşlar bilgiler için teşekkürler...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Soru

Reiki, yoga, meditasyon gibi insandaki bio enerji kullanımına dair uygulamalara İslam'ın bakışı nedir?

 

Cevabımız

 

Değerli Kardeşimiz;

 

 

Yoga İslam kültüründe olmayan ve aslı hindistana dayanan bir akımdır. Yoga yapılırken çeşitli düşünceler ve hareketlerle beden ve ruh rahatlatılmaya çalışılır. Eğer bu yapılan hareketler ve söylenen sözler islamiyete ve islami ruha aykırı ise bunu yapmak caiz değildir.

 

Diğer bir husus ise insanlar bunu bedensel ve ruhsal yönden rahatlamak için yapıyorlarsa, bunun yerine islamiyetin emrettiği ibadetleri yapmak daha iyidir. Çünkü yapılan ibadetler (namaz, oruç vs.) hem insanın ruhunu rahatlatır hem de insanın bedeni yönden sıhhat bulmasını sağlar. Ayrıca bu ibadetleri yapmakla kendi dininin emirlerini yerine getirmenin verdiği bir huzur hali yaşanır. İbadet yerine yapılan sun'i hareketler ibadetin yerini tutamaz. Namaz ve oruç gibi ibadetlerin madden ve manen insana verdiği faydalar ilmen dahi isbat edilmiştir. Yüce rabbimiz Kuran-ı Kerim'de “Kalpler yalnız Allahı zikretmekle mutmain olur.” buyurmuştur.

 

Bu konuyla ilgili bir araştırma...

 

Yoga, reiki, meditasyon ne kadar masum?

 

Şehir hayatı beraberinde dayanılmaz koşuşturmacalar, yorgunluklar, stresler, çatışmalar, çekişmeler getiriyor.

 

Yorulan bedenler ve zihinler ertesi güne dinç kalkabilmek için yeni dinlenme ve huzur bulma yolları arıyor. Sürekli bir şeyler yetiştirme telaşı, konsantre olmakta güçlük çekme, dinlenmek için zaman bulamama, çabuk sinirlenme, kendini mutsuz hissetme şehir insanının artık kronik sorunlarından. Yapılan yürüyüşler, koşular ya da gidilen spor salonları fiziksel rahatsızlıkları kısmen bertaraf ediyor. Ama ruhen ferahlamak o kadar kolay olmuyor. Birçok insan huzur bulmak, hayatlarına düzen vermek ve kişisel becerilerini geliştirmek için birçok etkinliğin yanı sıra yogaya da yöneliyor. Yoga diyeti, reiki, zen felsefesi, meditasyon derken bu tarz uzakdoğu inanışları farklı bir şekilde ön plana çıkıyor.

 

“İntiharın eşiğinden yogayla döndü”, “Yoga boy uzatır, yağları yakar”, “Bedeni ve zihni eğitiyor”, “Depresyona birebir!”, “Yoga ile saf arzuyu bul”, “Yoga yapan çocuklar daha rahat uyuyor”, “İşte bilgeliğe giden dört yol” gibi başlıklar konuyla ilgili özendirmeerden sadece birkaçı. Zihinlerindeki sorulara cevap arayan insanların ruhlarındaki boşluğu gidermek için yoga, meditasyon, feng shui, zen felsefesi gibi şeyler alternatif olarak gösteriliyor. Bu tür uygulamalara sağlıklı yaşam, doğru beslenme, sevgi, mutluluk, pozitif düşünme, evrenle uyum, vücut enerjisini doğru kullanma gibi kavramlarla başlanıyor. Ama günah-sevap, dünya-ahiret, cennet-cehennem, Yaratıcı-kul kavramlarının içi yeni öğretilerle bir anda boşaltılıyor.

 

Modern yaşamın bir parçası gibi gösterilen ve yapılan uygulamalarla bunu anlatan pek çok şey insanların zihinlerinde iz bırakıyor. Yoga, reiki, meditasyon, Zen felsefesi vb. değişik şekillerde özellikle kadın dergilerinde karşımıza çıkıyor. Birçok televizyon dizisinde de bu tür ögeler özendirici bir şekilde yer alıyor. Yogaya ve onun gibi benzerlerine katılan insanlardan sadece spor yapmalarının ötesinde bazı öğretileri de yerine getirmesi isteniyor.

 

Yoga uzmanları, öğretiler olmadan yapılan yoganın jimnastik veya aerobik olacağını ifade ediyor. Onlara göre yoga; üç temel varlığımız olan fizik, zihin ve ruh planlarımızın mükemmel şekilde ahengini temin eder. Meditasyon ise, ‘mutluluğun yegane yolu’ olarak telkin ediliyor. Kişisel gelişimle ilgili eserlerde yer alan, hayatı ve benliği anlamlandıran temel kavramlara, Budist, Maniheist, Brahmanist, Taoist bakış açısıyla anlamlar yükleniyor. Yoga yapacak kişinin, bir köşeye oturup rahatlamak için tekrar tekrar yinelediği çoğu büyüsel içerikli söz yada sözcüklere (genellikle “aum/om”) “mantra” deniyor. İnsanlar garip bir şekilde, Hindu, Brahman, Budist, Taoist, Şintoist âlemin kainatta neye karşılık geldiği, kimden ne istendiği belli olmayan “mantra”larını söyleyerek şifa, afiyet ummaya çalışıyor.

 

Meditasyonla ne amaçlanıyor?

 

Liderliğini Maharishi Mahesh Yogi’nin yaptığı Transandantal Meditasyon ™ hareketi de yoga gibi giderek yayılıyor. Onlar da aynı söylemi kullanıyor ve herhangi bir dini amaçlarının olmadığını söylüyorlar. Amaç olarak yine sağlıklı beslenme, enerjiyi dengeleme, huzur ve sükunet konuları öne çıkarılıyor. Mürit adaylarına “kendi inançlarınızı, dininizi değiştirmenize gerek yok” deniyor, ancak, her gün sabah kahvaltısından ve akşam yemeğinden önce olmak üzere iki defa büyük üstad Maharishi’nin resmine bakarak meditasyon yapmanız, transa geçmeniz gerekiyor. TM’nin, Türkiye’de 20 bin kayıtlı üyesi bulunan 5 derneği bulunuyor. Kamuoyunun çok iyi bildiği isimlerin sürekli tavsiye ettiği TM, her geçen gün daha çok insana ulaşıyor. Onlara göre TM, bir din değil. İlahiyatçılara göre ise transandantal meditasyon, Budist “aydınlanma”yı elde etmek için Hindu “Raja Yoga” üzerine temellenen bir din hüviyetinde. Bütün bu Hint kökenli kültlerin hepsinde reenkarnasyon düşüncesi bulunuyor. Çünkü bu, dinlerin temel inancını oluşturuyor. İlahiyatçı-yazar M. Enes Ergene, yoga ve meditasyon söylemleriyle Türkiye’de faaliyette bulunan grupların yoga ve meditasyonu bir nevi spor olarak lanse ettiklerini; ancak gerçekte yoga felsefesinin sosyo-psikolojik açıdan bir dini inanç biçimi olduğunu söylüyor. Tüm dünyada mistisizme ve metafiziğe ciddi bir yönelme olduğunu söyleyen Ergene, “Yoga ve meditasyonda dini sayılabilecek bir dizi rabıta ve trans biçimi, tören, sembol ve ritüeller var. Zaten Amerika’da kendilerini yeni ve kozmik bir dinin üyeleri olarak tanıtıyorlar. Ama Müslüman bir ülkede bunu din gibi tebliğ etmeyi stratejik bulmadıkları için bir nevi spor gibi takdim ediyorlar. Hepsi köken olarak, dünya görüşü olarak ve birer felsefe olarak Uzakdoğu dinleriyle ve özellikle de Budizm’le yakından ilgili.” diyor.

 

Spor görünümlü felsefeler

 

New age hareketlerde büyü ve sihir çok büyük bir yer kaplamaktadır. Uzakdoğu dinlerinin tüm büyü ritüelleri, Şamanizm gibi büyü temelli batıl inanışları ve tarih boyunca süregelmiş her türlü o kült inanış bu batıl dinle tekrar dünya gündemine getirilmiştir.

 

Falcılık, tarot kartları, ruhlarla bağlantı kurarak gelecekten bilgi alma aldatmacası, medyumluk ve kehanette bulunma gibi batıl inanışlar new age kültürünün önemli bir bölümünü oluşturuyor. Zaten Guru ismini verdikleri yoga uzmanları da genelde ruhlarla bağlantı kurdukları, medyumluk yaptıkları, tarot kartları ile geleceği söyleyebilecekleri gibi iddialara başvurarak insanları etkilemeye çalışıyorlar. Oysa gaybı da ve müşahade edilebileni de sadece Allah bilir. (Neml Suresi, 65; Cin Suresi, 26-27).

 

Onlara göre her insan özünde “ilahlık” enerjisi taşıdığı için, belli bir seviyeye geldiğinde “doğru - yanlış”, “günah - sevap” diye bir şey kalmamaktadır. Onlara göre insanın yaptığı herşey doğrudur.

 

Psikiyatrist Mustafa Merter: İnsan ruhuyla oynanmaz!

 

“Avrupa’daki uzun hayatım boyunca, yoğun bir şekilde meditasyon uyguladım. Türkiye’ye gelip İslam’la müşerref olduktan sonra, gitgide meditatif aktivitelerim ikinci plana düştü. Meditasyonu ben, psikoterapide bazı yardımcı metotlara ek olarak telakki ediyorum. Meditasyonu eğer bir dinsel uygulama gibi algılarsak bir süre sonra, zehir haline dönüşebilir. Çünkü meditasyon esnasında değişik bir bilinç boyutuna giriyor ve çıkıyor insan. Bir bağımlılık oluşabiliyor. Oradan bu boyuta geldikleri zaman, bir boşluk hissediyorlar. Dünyadan zevk alan, o hazları hissedemez hale dönüşüyor. Tekrar öbür tarafa dönmek istiyor. Fakat öbür taraftaki hali bulamadığı için, iki cami arasında bînamaz oluyor. Bu gidip gelmelerin sonunda insan, çok ağır depresyona girebiliyor.

 

- Nasıl tezahür ediyor?

 

Senelerce beraber olduğumuz bir arkadaşım, gül gibi bir karısı, güzel çocukları var. Psikiyatristlerin tanımını koyamadıkları bir depresyon yaşıyor. 70’li yıllarda Budist mabetlerinde kalıp, uzun süre meditasyon yapan bir çocuk. Ne bu dünyadan zevk alabiliyor, ne öbür tarafa gidebilir halde. Sokaklarda ruh gibi dolaşıyor. Ve o münferit bir vaka değildir. Geçen bir olay aktarıldı: Birisi, Azerbaycan’dan gelen bir şifacıya gidiyor. Kendinde bir rahatlama hissediyor. Ve yakınlarını da oraya gitmeleri için teşvik ediyor. Yakınlarından bir tanesi, “Bana vahiy geliyor” demeye başlıyor. Eşi de paranoid bir krize giriyor. O aile parçalanmak üzere. İnsan ruhuyla oynanmaz. Kendin pişir, kendin ye maneviyatı olmaz. İnsanın bu dünyada bir haz kredisi var. Eğer bu haz kredisi aşılırsa, artık hiç haz alamaz hale geliyoruz.

 

- Bu enerji alıp vermelere ne diyorsunuz?

 

İşin içinde enaniyet var. İşin Rahmani boyutu bitmiş. Büyük bir ego şişmesi oluyor. Bu insanlar yalnız şifada kalmıyorlar, ondan sonra “Ben Hz. Mevlana’yım, reenkarnasyonum. Ben peygamberim, ben Allah’ım” diyenler var. New age grupların temel öğesi, insanların ‘ben yaptım’ duygusunu yaşamalarıdır. Kulluk bilinci yoktur.

 

(Zaman.1.8.2004, Nuriye Akman röportajı)

 

Yoga din değilse ne?

 

Yoga bugünkü Hint dillerine temellik yapan Sanskritçede ‘boyunduruk’ etme anlamındaki ‘yug’ kelimesinden türemiş ve bedenin, duyguların ve zihnin tam kontrolü anlamına geliyor. Bu, bir taraftan vücudun, zihnin ve ruhun uyumu ve bütünleşmesi, diğer taraftan da kişisel ruhun “Evrensel Ruh”la(!) birleşmesi demek. N. V. Raghuram’ın Türkiye’deki yogacıların sitesinde yayınlanan makalesinde “Yoga yaparsam Hindu olur muyum?” sorusu sorularak cevap olarak, “Yoga din değildir” deniyor; ama bakın devamında “din” nasıl bir müessese olarak görülüyor:

 

“Yoga’nın bir dine ait olduğunu düşünmek, büyükbabanın yeni doğmuş torununa benzediğini söylemek gibidir. Din çoğu zaman bizi sınırlarken yoga bizi genişletir. Bizi köle haline getirmekten ya da dünyanın içinde boğulmaktan, ya da ben-merkezci olmaktan korur. Yaşam yolunda, kişi içsel tanrısal yönünü tezahür ederek büyüyebilir.”

 

Yine aynı makalede, “Yoga ile âşina olmayanlarımız onu genellikle Hindu dininin bir uzantısı olarak görür ve bilmeden pagan bir ritüelin bir parçası olmaktan çekindiği için yogadan uzak durur. Ancak, Yoga bir din değildir! Çünkü yoga, bilinen tüm dinlerden daha önce başlamış bir felsefedir!” deniyor.

 

Türkiye’ye sık sık gelen tanınmış gurulardan Shri Mataji’nin çalışmaları durumu en iyi şekilde özetliyor: Harbiye Askerî Müzesi’nin fuar salonunda düzenlenen yoga ayini sırasında katılımcıların Shri Mataji’ye taptıkları için ayaklarını bile öptükleri, ayaklarını yıkadığı suyu içtikleri medyaya yansımıştı. (Milliyet, 23.04.2002) Shri Mataji’nin büyük bir fotoğrafı ile tütsü, Hint müziği ve mumlar, Sahaja yoganın öğretildiği mekanlardan eksik edilmiyor. Eğitime katılanlara önce “aydınlama meditasyonu” yapılıyor, yani herkesin omuriliğinde olduğu varsayılan ‘kundalini enerjisi’ başın üzerine yükseltilip bağlanıyor! Ondan içlerindeki ‘saf çocuğu’ uyandırması isteniyor. Ancak, tüm bunlar, yapılırken Shri Mataji’nin fotoğrafının önünde mum yakarak ona doğru dönük olmak, onunla kalben transa geçmek şart! (06,12,2004, Sabah)

 

Medya yönlendiriyor

 

Birçok kadın dergisi ve gazete yoga ve benzeri akımları manken görüntüleri eşliğinde sayfalarına taşıyarak gündemde tutuyor. Ancak, bu tarz programlarda miskinliği bir yaşam tarzı olarak benimsemiş malum Hind fakirlerinin imajı yansıtılmıyor. Bu özendirmeler sayesinde artık kolejler, ilköğretim okulları, devlet daireleri, hatta bazı özel ana sınıflarında dahi çocuklara Hindli yogiler eşliğinde yoga yaptırılıyor.

 

Yoga, meditasyon, şifacılık, biyoenerji tedavileri, transandantal meditasyon gibi uygulamalar bu tarz inanışlarda büyük bir yer tutuyor. Astroloji, tarot kartları, falcılık, medyumluk bu kültürün önemli bir bölümünü oluşturuyor.

 

Sonu Budizm’e varıyor

 

Budizm putperest bir anlayış üzerine kurulmuş, çok tanrılı bir dindir. Bu anlayışla yetişen Budist rahipler tüm hayatlarını Buda’ya ibadetle geçirirler. Budizm, tevhidi kabul etmeyen, sadece insanın bazı ahlaki yönlerden gelişimini ve dünyaya ait ızdıraplarından kurtulmasını temel alan özünde çok tanrıcı bir felsefedir. Budizm, insanın dünyaya sürekli geldiği, bir önceki hayatındaki davranışlara göre bir sonraki hayatının şekillendiği (reenkarnasyon) düşüncesi üzerine kurulmuştur. Bunlar İslam’a ve Kur’an’a tamamen zıt düşüncelerdir.

 

Uçmak, suda yürümek!

 

Türkistan’da yetişen büyük velîlerden Ebu Said Ebü’l-Hayr’a bir gün, “Filanca kimse su üstünde yürüyor. Buna ne dersiniz?” diye sorulunca; “Bunun kıymeti yoktur. Ördek ve kurbağa da yüzer.” dedi. “Filan adam havada uçuyor.” dediler. “Sinek ve çaylak da uçuyor. Sinek kadar kıymeti var.” dedi. “Filan kimse, bir anda şehirden şehre gidiyor.” dediler. “Şeytan da, bir solukta şarktan garba gidiyor. Böyle şeylerin dînimizde kıymeti yoktur. Merd olan, herkesin arasında bulunur. Alış-veriş yapar, evlenir. Fakat, bir an Rabbini unutmaz.” buyurdu.

 

MUSTAFA AYDIN

 

Selam ve dua ile...

Sorularla İslamiyet Editör

Share this post


Link to post
Share on other sites

ya arkadaşlar namaz ve Rahman'ı zikir dururken yoga ile vakti boşa harcamaya ne gerek var..yoga ya ayırcak vaktimizi daha hayırlı ve daha faydalı işlerde kullanabiliriz öye diilmi

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest agarta

özünde namaz da bir meditasyon işidir... ama bence ikisi kıyaslanamaz yoga da doğru yapıldığında namaz kadar etkili olur çünkü ikisi de aynı temele dayanır

Share this post


Link to post
Share on other sites

Budistin kendi dinine göre namazı Yoga dediği şeydir.O kendince bununla ibadetini yerine getirir.

 

Müslümanın yogası da namazdır.Bir budist namazı kabullenip yapmadığına göre bir müslüman budistin yogasını kabullenip neden yapar anlaşılır birşey değildir.Nefsini kabullendirip namazı kılamayanlar elbette ruhunu rahatlatmak bahanesiyle yoga denen tuhaflıklara sarılır.Ve Kur'anda müslümanar için belirtilen ibadet tarzı yoga mıdır yoksa namaz mıdır bunuda akletmek lazım..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...