Jump to content
Sign in to follow this  
bernabp

Bilinmeyen Diller Konuşuyor

Recommended Posts

ASlında bir kitabın kısa bir bölümü aşagıda ki yazı . Ama buna benzer bir kaç konu vardı sitede.. Ruyasında bilmedigi bir kelime ögrenen bilmedigi bir dilde birşey okuyan vs .. Şimdi linkleri bulamadım ama yardımcı olabileceğini düşünüyorum ....

Her şeye inanmıyoruz, fakat her şeyin incelenmesi gerektiğine

inanıyoruz.

Lemis Bauvvals G Yacgues Berrier

Bundan birkaç yıl önce 18 yaşındaki Norveçli bir kız, ağır bir trafik kazası geçirmişti. Genç kız uzun süren komadan kurtulduğunda ailesinden kimseyi tanıyamamış ve kendi dilini tamamen unutmuştu. Şimdi Rusça konuşuyordu. Fakat kız (İngeljirg), daha önce ne Rusya'da bulunmuş, ne de Rusça konuşmuştu.

Bir tercüman yoluyle, ailesine adının Nina Tashovvitz olduğunu, Leningrad'da yaşadığını ve 17.3.1897 yılında doğmuş olduğunu anlattı.

Doktorlar kızın beyin zedelenmesinden dolayı birazcık delirdiğini iddia ediyorlardı. Birdenbire Rusça konuşmasını izah edemiyorlar ve kazadan önce de Rusça bildiğine inanıyorlardı. Bir gazeteci olayı duymuş, Leningrad'a giderek araştırma yapmış ve gerçekten Nina adlı birinin orada yaşamış ve 1916 yılında ölmüş olduğunu ortaya çıkarmıştı. Halen yaşayan iki hemşire, Nina'nın 18 yaşındaki resmini bulmuşlar ve İngeljirg'a göstermişlerdi. O da «Bu benim resmim» diye bağırmıştı.

Stevenson sonradan bu olayı incelemiş ve reenkarnasyonla alay eden 'birinin böyle bir hikâye uydurduğu ortaya çıkmıştı.

Xenoglosi

Xenoglosi pek yabancı bir fenomen değildir. Bazen hipnotize edilen biri başka bir ülkede olduğunu ya da bir önceki hayatını yaşadığını söyler. Eğer hipnotizma başarılı yapılmışsa, uyutulan kişi birdenbire bilmediği bir dille konuşmaya ya da yazmaya başlar. Bazen de süje tümüyle kendi keşfettiği bir dili konuşur. Tabiî bu durumda xenoglosi söz konusu değildir.

Unutulmuş bir Olay

Hipnotize edilmiş bir hasta, birdenbire doktorun anlamadığı bir dille konuşur. Birkaç satır da yazı yazar. Dil incelenir ve Milattan 200 yıl önce İtalya' nın bir yerinde konuşulmuş olduğu anlaşılır; fakat hasta uyanıkken bu dili hiç bilmemektedir.

Özel bir teknikle, daha önce yaşamış olduğu bir olayı hatırlaması sağlanır. Hasta bir gün kütüphanede oturduğunu ve sınavlara hazırlanmakta olduğunu hatırlar. Fakat dersini düşüneceğine, randevusuna gelmemiş olan bir kız arkadaşını düşünmektedir. O sırada masanın üzerinde açık duran başka dildeki bir kitaba gözü kayar. Orada kız arkadaşının adına benzer bir ad görmüş ve değişik dildeki şiir öylece aklında kalmıştır. Bu da güzel bir kryptomnesie örneğidir (Unutulmuş anı). Yine de hastanın, bu dili hic bilmediğini söylemesi tamamen doğrudur. Çünkü o anın hiç bir zaman bilincine erişmemiştir.

Cevap Veren Xenoglosi

Kryptomnesie, birçok paranormal fenomenin açıklama şeklidir. Fakat xenoglosinin cevap verici durumda olanı, zor açıklanır bir fenomendir. Burada süje sadece ezberlenmiş birkaç kelime söylemez. Dili sanki herhangi bir okulda ya da kursta öğrenmiş gibidir. Sorulara yabancı dilde cevaplar verir. Sohbet edebilir durumdadır. Tabiî bütün bunlar da xenoglosinin paranormal yolla kazanıldığını ortaya ko­yar.

Rosemary Olayı

İngiliz doktor Wood, yazılarında Rosemary diye adlandırdığı genç kızı ele almıştır. Bu kız 1927 yılında birdenbire otomatik yazı yazmaya başlamış ve korkarak Dr. Wood'a baş vurmuştu. Doktor VVood Rosemary'yi medyum olarak kullanır ve Nona adında bir ruhla temasa geçer. Nona 3300 yıl önce yaşadığını iddia etmektedir. İlk başlarda, söyleyeceklerini fikir halinde iletmekte ve Rosemary'nin bu fikirleri İngilizceye çevirmesine izin vermekte idi. Sonradan bundan vazgeçerek, ana lisanı eski Mısırca konuş­maya başladı- Rosemary duyduğu kelimeleri aynen tekrarlamakta, Dr. VVood ise o zamanlar teyp ölmediği için elinden geldiğince not etmekteydi. Sonraları bu kelimeleri Mısır dili ile uğraşan araştırıcılara gösterdi ve birer anlam taşıdıklarını ortaya çıkardı. Bilâhara kendisi de bu dili öğrenmeye başladı. Nona, Rosemary'nin, kendi çağdaşı olan Vola'nın reenkarnasyonu olduğunu iddia ediyordu. Rosemary Vola' nın yaşantısından sahneler hatırlıyordu, fakat bunların doğruluğunu kanıtlamak da çok zordu.

Janser Olayı

Stevenson da İskandinav memleketlerinde bir tip xenoglosi olayını alıp incelemiştir. Şimdi A olarak adlandırdığımız bir Amerikan ailesi, spiritüalizmaya karşı ilgi duyuyor, seanslar hazırlıyordu. Bay A çeşitli medyumları hipnotize ediyordu. Bir seansta da hanımı uyutup eski hayatını hatırlaması için telkinde bulunmaya başladı. Bir seansta, Jansen adlı bir komünikatör çıkmıştı. Bayan A kendini Janser yerine koymuştu, yani ruhun ağzından, «Ben» diye konuşuyordu. Fakat Jansen'in hangi dilden konuştuğu belli değildi. Sonradan bunun isveççe olduğu anlaşıldı... Seanslara isveç dilini bilenler de katıldı ve alınan kısa cevaplar bir anlam kazandılar. Fakat Jansen'in de hazinesi ancak 100 kelime tutuyordu.

Bir gün seans bitip de bayan A dinlendiği sıralarda, Jansen tekrar ortaya çıktı. Bay A da karısının obsesyona uğramasından korktuğundan çalışmalara son verdi.

Stevenson bu olayları incelemiş, Jansen'in dilinin analizi ise şimdiye kadar yapılamamıştı. Jansen modern terimler bilmiyor, buna karşılık 17. yüzyılda olanlardan fazlasıyla bilgi verebiliyordu.

Cevap Veren Xenoglosi Nasıl Açıklanır?

Rosemary ve Jansen olayı birbirlerine benzemektedirler. Jansen örneğini ele alacak olursak: Bayan A İsveççe bilmiyorsa, Jansen'in ağzından nasıl olup da isveççe konuşabilir? Bayan A'nın bu dili telepatik bir yolla algılayabileceği de düşünülemez, çünkü Jansen'in konuştuğu dil modern değildir.

Bayan A retro-kognisyon yoluyle İsvevç kelime­lerini bilmiş olabilir, fakat bugüne kadar hiç bir di! retro-kognisyon sayesinde öğrenilememiştir. Eğer Jansen'in dil bilme yeteneğini ne ESP ne de Kryptom­nesie ile açıklayamıyorsak, buna iki tane hipotezle açıklama yolu bulmak gereklidir.

Reenkarnasyon, Obsesyon

Hipotezlerin ikisi de ölümden sonra hayatın devam ettiğini göstermektedir.

Burada Bayan A'nın bir önceki hayatında, (17. yüzyılda) Jansen adı altında yaşamış olduğu söylenebilir. Hipnoz altında, eski bayatını hatırlayabilmiştir. Cinsiyet değiştirme, reenkarnasyon olaylarında aşağı yukarı % 10 rastlanır bir olaydır.Bu hipoteze göre de Jansen Bayan A'nın hayatına girmiştir ve bu obsesyon olayında Bayan A'ya hayatından bölümleri anlatmıştır.

Ölümden sonra hayatın devam etmesi hali insanların şimdiye kadar yaptıkları incelemelerle «olabilir» sayılmaktadır. Buna karşılık kozmik bir hatırlama olanağı bir inanış meselesidir, o yüzden üstünde fazla durmak istemiyoruz.

Kozmik hatırlamanın, genetik hafıza ile bir bağlantısı vardır. Bu hipoteze göre, hayattayken baştan geçen bazı önemli olaylar, kalıtım yoluyle yeni doğan akraba çocuklarına geçebilmektedir, Fakat bunun böyle olduğu açıklansa bile, yine de, yani akraba arası reenkarnasyonun azınlıkta olduğu şüphesizdir. 10 yıl sonra Jansen'le yapılacak bir deneyin ne gibi sonuçlar vereceği ilgi çekicidir. İki olayın da reenkarnasyon mu, yoksa obsesyon mu olduğunu bilmek olanaksızdır.

Yine de bunlar ölümden sonra hayatın sürdüğünü gösteren (yetersiz de olsa) delilleridir.

Şimdiye kadar çeşitli deneysel yollar ve incelemelerle ölümden sonra hayatı, yani bilincimizin var olmaya devam etmesini araştırmış bulunuyoruz.

( Ölümden Sonra Hayat - N.O. Jacobson )

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...