Jump to content
Sign in to follow this  
Renan

40 Hafta Hamileliğiniz...

Recommended Posts

40 hafta süren hamilelik serüveniniz boyunca sizleri ve bebeğinizi ne gibi değişiklikler beklediğini takip edebilirsiniz.

 

1. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Hazır mısınız?

 

Eğer hamile kalmaya çalışıyorsanız ya da böyle bir şey planlıyorsanız, hamilelikten önce içkiyi bırakmak ve hatta kullandığınız ilaçlar varsa bu ilaçların hamileliğinize ne kadar etken oluşturacağını araştırmak, sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek açısından oldukça önemlidir. (Eğer gerçekten doktor kontrolünde ilaç alıyorsanız hamileliğiniz sırasında bu ilaca devam edip edemeyeceğinizi mutlaka doktorunuza danışın.)

 

Ne kadar ilginç görünse de doktorunuzun size bebeğin geliş tarihini hesaplaması, sizin en son adet tarihiniz ile doğrudan ilişkilidir. Yumurtanın ne zaman parçalandığı veya spermle ne zaman birleştiği kesin olarak belli olmadığından dolayı uzmanlar son adet tarihini hamileliğin başlangıcı olarak alırlar. Bu sebepledir ki hamileliğinizin ilk haftası sizin en son periyodunuzun ilk günüdür. Bunun sonucu olarak bebeğinizin yaşı doğduğu günden iki hafta sonrasına dayanır.

 

2. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Yumurtalama devam ediyor!

 

2. haftada hormonlarınız hızla çalışmaya başlamış, döllenmiş yumurtanızın gelişimi devam etmektedir. Bu haftanın sonunda östrojen hormonları harekete geçmeye, yumurtanın yerleşeceği tabaka, (rahim içindeki endometrium bölgesi) hamileliğe uygun bir şekilde kalınlaşmaya başlar. Bu zara endometrium adı verilir ve kalınlaşma nedeni ile bölgede kanlanma artabilir. Bu kalınlaşma embiryonun rahim içinde rahatlıkla tutunmasını sağlar.

 

Bu haftanın sonunda gelişen yumurta çatlayarak yumurtalıktan atılır. Yani yumurtlama meydana gelir. Bir adet döneminde kadında sadece 1 yumurta üretilir ve çatlar. İkizlerde ve üçüzlerde farklı olarak bir yumurta değil, birden fazla yumurta atılır. Bu yumurtaların hepsi döllenir ise çoğul gebelik olur. Yumurtlama günlerinizi sağ ya da sol kasıklarınızdaki ağrılardan ya da bir doktor yardımı ile tespit edebilirsiniz. Her ay adet kanaması olmasının nedeni olabilecek bir gebelik için rahmin iç tabakasının yenilenmesidir.

 

3. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz artık oluştu!

 

Artık bebeğinizin yeni hayatı başladı! Bu haftanızda yumurta hücreniz sperm hücresiyle birleşti. Yaklaşık bin tane sperm hücresinden sadece bir tanesi bunu başardı ve bu uzun yolculuktan sonra döllenme gerçekleşti. Döllenme gerçekleştikten sonra bebeğiniz yeni bir hayata: “Merhaba!” dedi.

 

Sperm yumurtanın içine girdikten sonra, spermin 23’er kromozomluk genetik materyalleri birleşti ve 46 kromozomluk bir hücre oluştu. Eğer yumurtanıza ulaşan sperm X kromozomu taşıyorsa bebeğinizin cinsiyeti kız, Y kromozomu taşıyorsa da bebeğinizin cinsiyeti erkektir. Yani bilinenin aksine bebeğin cinsiyetini sperm hücresi belirlemektedir.

 

Döllenmeden sonra ise zigot bölünme başlamıştır. Hergün bebeğinizin hücre sayısı iki katına çıkmaktadır. Hücre sayısı 16 olduğunda ise zigot artık rahime doğru yol almaya başlar. Bu yolculuk da yaklaşık 4 gün sürer.

 

4. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bu haftanın sonunda adet gününüzün geçiktiğini fark edeceksiniz. Eğer adet görür gibi birkaç gün ya da kısa süreli kanamanız olursa endişelenmeyin. Buna halk dilinde “lekelenme” deniyor. Bir hamilelik testi yaptırarak veya evde uygulayarak sonuca göre hamileliğinizi onaylayabilirsiniz. Eğer test pozitif ise doktorunuzu arayın veya bir doktor ile irtibata geçin.

 

Böylece onunla hamileliğinizin diğer safhaları hakkında konuşup bilgi alabilirsiniz.Tekrar belirtilmesi gerekir ki, eğer bu süreç içerisinde ilaç alıyor veya herhangi bir rahatsızlığınızdan dolayı tedavi görüyorsanız, hamileliğiniz süresince bu ilaçların sizi ve bebeğinizi nasıl etkileyeceğini mutlaka ve mutlaka bir uzmana danışın. Çünkü hamileliğin ilk haftaları en kritik dönemdir. Bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebilir.

 

Peki şu an rahminizde neler oluyor? Gerçekten çok şey! Döllenmiş yumurta hücresi hızla çoğalmakta. Gelişen yumurta fallop tüplerinde aşağıya doğru uterus’a olan yolculuğunu tamamlayıp, uterus’a yerleşir. Burada ikiye bölünür. Bu parçalardan biri uterus duvarına yapışarak burada plasentayı oluşturur. Diğer yarıyı desteklemek ve gelişimine yardımcı olmak yani hücreyi beslemek misyonlarını yüklenir. Diğer yarı ise bebeği oluşturacaktır.

 

Bu haftada bebeğin beyninin oluşacağı bölüm meydana gelir ve sinirler oluşmaya başlar.

 

Amnio sıvısı toplanmaya başlamıştır. Bu sıvı diğer haftalar ve aylar boyunca bebeğin, içinde rahat olabileceği bir ortam hazırlamış olacaktır.

 

5. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Rahminizdeki embriyo, büyük bir süratle büyüyor. Bu zamanda bebeğiniz yaklaşık bir susam tanesi büyüklüğünde ve insandan çok minicik bir kurbağa yavrusuna benzer. Şu an vücudu üç tabakadan oluşuyor – ektoderm (iç deri), mezoderm (orta deri), endoderm (dış deri) – bunlar sonraları organ ve dokuların formlarını oluşturacaklar. Bebeğinizin beyin, omurilik, omurga ve sinirlerinin filizleneceği Nöral Tüp (Sinir Yolu), ektoderm denilen en üst tabakada gelişmeye başlar. Bu tabaka aynı zamanda onun deri, saç, tırnak, meme, ter bezi ve diş minelerinin gelişimini sağlar. Kalp ve dolaşım sistemi, orta tabaka yani mezodermde şekillenmeye başlar. (Hatta bu hafta bebeğinizin minik kalbi haznelere bölünmeye, atmaya ve kan pompalamaya başlıyor.) Mezoderm aynı zamanda bebeğinizin kas, kıkırdak, kemik ve deri altı dokularını da şekillendirir. Üçüncü tabaka yani endoderm ise, bebeğinizin akciğer, bağırsak, tam gelişmemiş idrar sistemi, karaciğer, tiroit ve pankreas gibi organlarını şekillendirir. Bu sırada, bebeğe gıda ve oksijen sağlayan plasenta ve göbek bağı ise, görevini yapmaya devam eder. Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

3. bölümde ise akciğerlerin yerleri, bağırsaklar ve idrar yolları gelişecektir. Aynı anda bebeğin gelişiminde bunlar olurken plasentada da değişimler ve yeni oluşumlar meydana gelmektedir. Bebeği besleyecek ve oksijenin bebeğe ulaşmasına yardımcı olacak, CV adı verilen doku ve kordon bağı fonksiyonlarına başlamıştır. Eğer hala bir hamilelik testi yaptırmadıysanız 5. hafta testi yapmak için uygun bir zamandır. Böylece bir sağlık danışmanıyla irtibata geçip, bebeğin ve sağlıklı bir hamilelik geçirmenin gereklerini konuşup bilgi alabilirsiniz.

 

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Şu an hamileliğe özel bazı rahatsızlıkları hissetmeye başlamış olabilirsiniz. Daha ilk haftalarda birçok kadın göğüs ağrıları çekiyor, sık sık idrara çıkıyor ve halsizlik hissedebiliyor. İlerleyen haftalarda da mide bulantıları daha çok kendini hissettirmeye başlayacaktır.

 

Dış dünya, içinizde oluşan bu çarpıcı gelişmelerle ilgili herhangi bir şey fark edemeyecektir, ne zaman ki canınız sakıncalı şeyler istediğinde kendinizi frenlemeye başlayana kadar. Mesela sigara ve alkol. Hamileliğiniz boyunca, minik bebeğinize zarar vermemek için alkolden uzak durmalısınız.

 

Artık egzersizi de bir rutine sokmalısınız. Egzersizler, ilerleyen haftalarda aldığınız kiloları taşıyabilmek için size ekstra bir güç ve dayanıklılık kazandıracaktır. Hamileliğin getirdiği bazı ağrı ve acıları önlemeye de yardımcı olur. Ayrıca birçok kadın da egzersizin iyi bir stres atma yöntemi olduğunda hem fikir. Egzersizler, fiziksel zorlanmalara hazır olmanızı da sağlayacaktır.

 

Sonuç olarak, hamileliğiniz sırasında düzenli olarak egzersiz yaptıysanız, doğumdan sonra kendinizi toparlamanız da daha kolay olacaktır. Keyifle yapabileceğiniz, güvenli ve kısmen enerjik bir aktiviteyi seçmeniz, yararınıza olacaktır. Hamile kadınlar için yürüyüş ve yüzmek, en iyi egzersiz alternatifleridir.

 

Babalar; bu oyunun daha çok başında olsanız bile eşinizin hamileliğine katılabilmeniz için birçok yol mevcut. Dahil olabilmek için aşağıdaki önemli tavsiyelere sizin de bir göz atmanızda fayda var.

 

 

Sağlıklı bir hamilelik için tavsiyeler

 

Bebeğinizin gelişimi için bu ilk aylar çok kritik dönemlerdir. Hem bebeğinizin hem de kendinizin sağlığını koruyabilmeniz için birkaç önemli ayrıntıya dikkat etmelisiniz. (Sağlıklı bir hamilelik için atmanız gereken önemli adımlardan oluşan listemizi sonuna kadar okuyun.)

 

• Doğum öncesi (Prenatal) dönem bakımlarınızı iyi yapmalı ve doktorunuzla randevularınızı atlamamalısınız. İyi bir doğum öncesi bakım, hem bebeğinizin hem de sizin sağlığınız için çok önemlidir. İlk doğum öncesi randevunuzda (genellikle ilk 8 hafta civarında olur.) Karşılaşabileceğiniz zorluklarla ilgili bilgilendirilirsiniz. Tedavinizi devam ettirecek doktora hala karar veremediyseniz ya da hala bir randevu alamadıysanız, bunu bir an önce yapmalısınız.

 

• Doğum öncesi gereken vitaminlerinizi almaya başlayın. Genellikle bu alacağınız takviyelerde folik asit, demir ve kalsiyum bulunması gerekir ki bunlar da zaten standart bir multivitaminde vardır. Hamile kadınların bu besinlere daha çok ihtiyacı vardır. (Vitamin kullanırken aşırıya da kaçmamalısınız, bazen tehlikeli bile olabilirler.)

 

• Yeterli miktarda folik asit almanız, bebeğinizin Sinir Yolu (Nöral Tüp) gelişimi için çok önemlidir ve Spina Bifida (Açık Omurga) gibi kimi anomalilerin oluşmasını engeller.

 

• Alacağınız ilaçlar hakkında mutlaka doktorunuza danışın. (Bazı ilaçlar hatta birçoğu hamilelik için pek uygun olmayabiliyor.) Eğer kronik bir rahatsızlığınızdan dolayı ilaç tedavisi görüyorsanız, bu tedaviyi hemen kesmeyin, ancak mutlaka kullandığınız ilaçların listesini doktorunuza gösterin ve hangisinin güvenli hangisinin güvenli olmadığına dair emin olun. Sadece ilaçları değil, kullandığınız takviye ve bitkilerden de ona bahsetmelisiniz.

 

• Sigarayı bırakın. Sigara kullanmanız; düşük yapma, plasenta ile ilgili kimi problemler yaşama ve erken doğum gibi, istenmeyen durumlarla karşılaşma riskinizi arttırır. Sigara aynı zamanda cenin gelişimini de yavaşlattığı için ölü doğum ve bebek ölümü gibi durumlarla karşılaşmanıza da sebebiyet verir. Bazı araştırmalar, sigara kullanan annelerin bebeklerinin yarık dudaklı ya da damaklı olma riskini arttırdıklarını ortaya çıkarmışlardır.

 

• Sigaraya ara vermek ya da bırakmak için asla geç değil. Yakmadığınız her sigara, bebeğinizin daha sağlıklı olması için ona bir şans daha veriyor.

 

• Alkol kullanmayı bırakın. Günde içtiğiniz her bir bardak alkol, bebeğinizin düşük kilolu doğma olasılığını arttırır ve öğrenme güçlüğü, konuşma-dil bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi kimi kusurlara yol açabilir. Kimse alkolün bebekleri tam olarak ne kadar etkilediğini bilmiyor ama siz yine de az bile olsa hamileyken alkolden uzak durmaya çalışın.

 

• Evinizi ve işinizi güvenli hale getirin. Bazı işler ya da hobiler, sizin ya da gelişmekte olan bebeğiniz için tehlikeli olabilir. Eğer düzenli olarak kimyasallara, ağır metallere, radyasyona maruz kalıyorsanız, en kısa zamanda yaşamınızda değişiklikler yapmaya başlamalısınız.

 

• Bazı temizlik maddelerinin, böcek ilaçlarının, çözücülerin ve sağlıksız suları içmenizin de tehlikeli olduğunu asla unutmayın. Günlük rutininizin ne olması gerektiği hakkında doktorunuzdan mutlaka bilgi alın. Böylelikle evinizde ya da işyerinizde size zarar veren maddelerden de uzak olmuş olursunuz.

 

Bu haftanın aktivitesi

 

Bir kadın doğum uzmanı seçin ve mutlaka bir randevu alın. Hazırlanmak için, son olarak regl olduğunuz dönemin ilk gününü bir kenara not edin ve kafanızda oluşan soruların da bir listesini çıkarın.

 

Hem sizin hem de eşinizin akrabalarının tıbbi geçmişleri hakkında bilgi edinin. Doktorunuz ailelerinizdeki kronik rahatsızlıklar ve genetik anomaliler hakkında bilgi sahibi olmak isteyebilir.

 

Zamanlama hakkında kafanız mı karıştı? Hamilelik hesaplamaları, son regl döneminizin ilk günü göz önünde bulundurularak yapılır. Sonucu pozitif çıkan bir hamilelik testi yaptırdığınızda, (Döllenmeden yaklaşık 3 hafta sonra) 5 aylık hamile sayılırsınız.

 

6. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bu haftanın en büyük gelişimi; bebeğinizin öpmeye doyamayacağınız gözleri, kulakları ve burnu oluşmaya başlar. Eğer rahminizi görebilirseniz, bebeğinizin büyük kafasının, siyah küçük noktacıklar halinde gözüken gözlerinin ve burun deliklerinin oluşmaya başladığını fark edebilirsiniz. Oluşmaya başlayan kulakları kafasının iki yanında çukur halinde, kolları ve bacakları ise, çıkıntı gibidir. Kalp atışları dakikada 100 ile 160 arasındadır ki bu da sizin atışınızın yaklaşık 2 katı kadardır. Tüm vücudunda kan akışı da başlar. Bağırsakları gelişir ve ciğerleri oluşturacak doku filizleri ortaya çıkmaya başlar. Beyni, kasları ve kemikleri gibi, hipofiz bezi de oluşmaya başlar. Şu anda bebeğinizin boyu çeyrek inç boyunda yani bir mercimek tanesi kadardır.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Kendinizi çift karakterli gibi hissetmeye başlamış olabilirsiniz, bir gün çok mutsuz bir gün de çok neşeli olabilirsiniz. Yalnız bu yaşadığınız duygusal değişimin çok normal olduğunu da unutmamalısınız. Bu duygusal dalgalanmalara biraz da hormonlarınızda meydana gelen değişiklikler yol açıyor, ancak hormonların yanı sıra hayatınızda büyük ölçüde değişmeye başlıyor. Zaten kim böyle bir değişiklikte duygusal hissetmez ki?

 

Hamile kadınların dörtte birinde lekeler (İdrardan sonra külotunuzda kan lekeleri) ya da kanama görülebilir. Normal bir gebelikte bunların olması doğaldır, ancak bazen bu kanamalar düşüğün ya da dış gebeliğin ilk belirtileri de olabilir. Eğer leke ya da kanamanız varsa doktorunuza danışmada fayda var.

 

Şaşırtıcı durumlar: İkiz olabilirler mi?

 

Çoğul gebelik tabii ki aileden geçer ve doğurganlık tedavisi görmeniz de ikiz doğurma ihtimalinizi çok yükseltir, ancak her kadın birden fazla bebeğe hamile kalabilir. Siz de bunlardan biri olabilir misiniz?

 

İkiz bebek taşımanın ayrıcalıkları

 

• Genelde, her 31 doğumdan yaklaşık 1’i (yüzde 3’ten daha fazla) ikiz doğumdur. Eğer herhangi bir tıbbi bir müdahale olmazsa da ikiz doğurma olasılığınız 89’da 1’dir. Üçüz ya da daha çoklu gebelik şansınız ise 565’de 1’dir.

 

• Eş ikiz doğurmak genelde şansa bağlıdır. Eş ikiz ya da tek yumurta ikizi (döllenen yumurtanın ikiye ayrıldığında olur.) sahibi olma olasılığınız ise 250’de 1’dir.

 

• Ayrı yumurta ikizleri ya da çoğul gebelikleri etkileyen bazı faktörler vardır. Doğurganlık tedavisi gördüyseniz, bu olasılığı fazlasıyla etkiler. Doğurganlık ilaçları kullanan, dış yöntemlerle, (tüp bebek gibi.) ya da farklı üreme teknikleriyle hamile kalmaya çalışan kadınların ortalama yüzde 20-25’i, tek çocuk sahibi olmuyor.

 

Ayrı yumurta ikizlerini doğurma ihtimalini etkileyen diğer etkenler

 

• Eğer bir kere ayrı yumurta ikizi doğurduysanız, bir başka hamileliğinizde de ikiz doğurma şansınız çok fazladır.

 

• Ayrı yumurta ikizlerine sahip olmak, aileden geçen bir özelliktir. Eğer siz ikizseniz ya da size yakın akrabalarınız da ikizlik durumu söz konusuysa, bu şansınızı arttırır. Eşinizin aile geçmişi, sizin ikiz sahibi olma ihtimalinizi pek etkilemez.

 

• Yaşınız ne kadar fazlaysa doğal yoldan ikiz sahibi olma ihtimaliniz de o kadar fazladır. Yaşça daha büyük kadınlardaki hormonal değişimler, ikizlere olanak tanır.

 

• Ne kadar çok hamile kaldıysanız, çoğul gebelik şansınız da o kadar artar.

 

• Küçük kadınlardan ziyade, uzun ve daha iri kadınların ikiz sahibi olma ihtimalleri daha yüksektir.

 

İkizlere hamile olduğunuzu nasıl anlarsınız?

 

Daha hamileliğinizin çok başında olsanız dahi birçok kadın ultrasona kadar, rahminde birden çok bebek taşıdığını zanneder. Eğer ilk dönem için genetik tarama yaptırmayı tercih ettiyseniz, ultrsaona 11 ile 13. hafta arasında girersiniz. Eğer doğurganlık tedavileriyle hamile kaldıysanız, aşılanan embriyoların sayısını görmek için daha erken, yani yaklaşık ilk 8 hafta içinde ultrasona alınırsınız. Ultrason, 6 ile 8 haftadan sonra çoğul gebeliği anlamak için hatasız sonuçlar verir. Yine de bir bebeğe göre, birden fazla bebeğin gözden kaçırılması daha olasıdır.

 

Doğurganlık tedavileri, sizin ikiz bebek doğurma ihtimalinizi fazlasıyla arttırır.

 

7. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bu haftanın büyük haberi, minik bebeğinizin gelişen kol ve bacaklarında el ve ayaklarının ortaya çıkmasıdır. Yalnız bunlar sizin tutmak ve gıdıklamak için hayalini kurduğunuz küçük tombul el ve ayaklar değil, şu an için bir yüzgeçe benzeyen organlardır. Bebeğiniz teknik olarak hala bir embriyodur ve kuyruk kemiğine bağlı bir eklenti gibi gözüken küçük bir kuyruğu vardır. Bu kuyruk 5 hafta içinde yok olur ve bu rahminizde küçülen tek şeydir. Bebeğiniz geçen haftaya göre iki kat büyüklüğe ulaştı ve şu an yarım inç (1cm) boyunda yani bir böğürtlen kadar.

 

Eğer rahminizden içeriye bakabilseydiniz; onun minicik gözlerini (şu an renkleri bellidir) kaplayan göz kapağı çukurlarını, burnunun ucunu ve kağıt kadar ince olan derisinin altından geçen minik damarlarını görebilirdiniz. Beyninin her iki tarafı da gelişiyor ve ilik kemiği şekillenip alyuvarları üretmeye başlayana kadar, karaciğerleri bu görevi üstleniyor. Şu anda onun sindirimine yardımcı olacak insülin hormonunu üretecek olan pankreası ve apandisi de var. Küçük bedenine besin ve oksijen taşıyan bağımsız kan damarı gibi olan, göbek bağına bağlanmış bağırsaklarında bir düğüm vardır.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Önceki 5 haftaya göre şu an rahminiz iki katına ulaştı. Yemek yemek, sabah bulantılarından dolayı bir angaryaya belki de daha kötü bir işkenceye dönüşmüş olabilir. Belki mideniz şu anda da tam faaliyette. (Eğer kendinizi iyi hissediyorsanız, merak etmeyin, çok şanslısınız!)

 

Kan değerlerinizin yükselmesi ve böbreklerinizin ekstra sıvıyı işlemesi nedeniyle, artık daha sık idrara çıkma ihtiyacı duyabilirsiniz. (Şu anda bile, hamile kalmadan önckei halinize göre vücudunuzda %10 daha fazla kan var. Hamileliğinizin sonunda da bebeğinizin ihtiyaçlarını karşılayabilmeniz için damarlarınızdan akan kan %40 ile 45 oranında daha fazla olacaktır. rahminiz büyüdükçe de idrar torbanızdaki baskı da sizi daha çok tuvalete gönderecektir.

 

İlk dönemlerinde bulantısı olan kadınların yarısı 14. haftada rahatlamaya başlar. Diğerleri için de bu bulantılardan kurtulma 1 ay daha sürer. Normalin üstünde idrara çıkma ihtiyacı da düzene girer ve işiniz biraz daha kolaylaşır. Aslına bakılırsa yapılan araştırmalar, işeme eğiliminin sıklığının ve miktarının tüm hamilelik boyunca arttığını gösterir.

 

Doğum öncesi sağlık kontrolü hakkında 3 soru

 

Çoğu zaman artık ilerleyen haftalarda ilk muayene için doktorunuza gitmenizi tavsiye ederiz. İyi bir doğum öncesi bakım, bebeğinizin yaşama sağlıklı bir başlangıç yapabilmesine yardım eder.

 

Soru 1

 

İlk randevuya nasıl hazırlanmalıyım?

 

Bütün sorularınızı bir kağıda not edin ve zamanı daha iyi kullanabilmek adına bunu yanınıza alın. Tam olarak ne hissettiğinizi ve ne kadar önemsiz gibi gözükse de varsa endişelerinizi mutlaka belirtin.

 

• Kullandığınız tüm ilaçların (reçeteleriniz ve kullandığınız takviyeler de varsa) listesinin yanınıza alın. Böylelikle doktorunuz hangisine devam edebilip edemeyeceğinizi söyleyecektir.

 

• Tekrar takvime bakın ve son regl döneminizin ilk gününü not edin. Doktorunuz bu sayede bebeğinizin tam olarak ne zaman geleceğini tahmin edecek. (Eğer hatırlamıyorsanız ya da adetleriniz düzensizse endişelenmeyin çünkü doktorunuz sizi ultrasona alarak, tam tarihini yine tespit edebilir.)

 

• Kendi ve eşinizin tıbbi geçmişi hakkında biraz düşünün. Ailenizde genetik ya da kromozomsal bir bozukluğu olan kimse yoksa yakın akrabalarınızda olup olmadığını kontrol edin. Doktorunuz bunlara test önerilerine yardımcı olsun diye ihtiyaç duyacaktır.

 

Soru 2

 

Bu randevular sırasında neler olur?

 

Doktorunuz öncelikle fiziksel ve duygusal olarak nasıl hissettiğinizi, şikayetlerinizi ve endişelerinizi soracaktır. Sizin sorularınız varsa onları da yanıtlayacaktır.

 

Bu muayenelerin asıl amacı, hamileliğinizin nasıl gittiğini anlamak ve bebeğinizin ile sizin sağlığınızı koruyabilmeniz adına gerekli bilgileri öğrenebilmeniz içindir. Doktorunuz; kilonuzu, kan basıncınızı ve idrarınızı kontrol eder, batın bölgenizi ölçer, bebeğin pozisyonunu kontrol eder, bebeğin kalp atışlarını dinler, diğer muayeneleri yapar ve gerekiyorsa başka testler yapar. Böylelikle karşılaşabileceğiniz güçlükleri yakından inceleyebilir.

 

Ziyaretin sonunda doktorunuz, bulguları sizinle paylaşır, diğer muayene gününe kadar beklenen değişimlerden bahseder, yaşam tarzınız hakkında gerekli uyarıları yapar, (doğru beslenme, sigara ve alkolden uzak durma gibi.) lehinize ve aleyhinize olan testleri tartışır.

 

Soru 3

 

Eşim de benimle gelmeli mi?

 

Bu tamamen size kalmış. Bazı çiftler, randevulara birlikte gitmenin faydalı olduğunu düşünür. Özellikle ilk randevu, ultrason ve yapılacak olan testler için.

 

Eğer doktorunuzdan memnun değilseniz hemen yeni bir tanesini araştırmaya başlayın. Güvendiğiniz ve sevdiğiniz bir olması çok önemli.

 

Bu haftanın aktivitesi

 

Göbeğinizin bir fotoğrafını çekin. Birinden her ay göbeğinizin fotoğrafını çekmesini isteyin. Bu çekimleri bebeğiniz gelene kadar da devem edin. Bu gelişimini izleyebilmeniz için iyi bir yöntemdir. İyi bir poz için de, her fotoğraf için hep aynı giysiyi giymeye, aynı yerde durmaya ve aynı pozu vermeye çalışın. Siyah beyaz, çıplak ve yarı çıplak çekimler özellikle çok güzel olur.

 

8. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bebeğinizin el ve ayaklarından perde şeklinde parmakları çıkmaya başladı bu hafta. Yavaş yavaş nefes borusu genişlemeye, kuyruğu da yok olmaya başlar. Beyninde, sinir yollarını şekillendiren sinir hücreleri oluşmaya ve kollara ayrılmaya başlar. Şu an bebeğinizin cinsiyetiyle ilgili hayaller kuruyor olabilirsiniz ancak biraz daha sabretmek zorundasınız. Çünkü bebeğinizin dış genital organları henüz oluşmadı. Bir fasulye tanesi kadar olan bebeğiniz, siz her ne kadar hissedemeseniz de artık hareket ediyor ve yer değiştiriyor.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Bu aralar sutyenlerinizin artık size dar gelmeye başladığını fark edeceksiniz. Yakın zamanda daha geniş bedenlere ihtiyaç duyacaksınız. Hormon seviyelerinizdeki yükseliş, göğüslerinizin büyümesine ve diğer doku değişimlerine neden olur. Bunların hepsi emzirme dönemine hazırlıktır. Hamileliğiniz boyunca da göğüsleriniz büyümeye devam edecek ve bu sizin ilk bebeğinizse, özellikle bir ya da iki beden büyüyecek sutyen ölçünüz sizi şaşırtmasın.

 

Yorgunluk hissiniz mi var?

 

Hormonal değişimler –önemli ölçüde progesteronunuzun yükselişi- sizi daha uyuşuk yapar. Mide bulantılarınız ve kusmalarınız da sizi güçsüz kılar. Bu aşamada, eğer rahat değilseniz ve sık sık idrara çıkıyorsanız, iyi bir gece uykusu da uyuyamayabilirsiniz.

 

Hangi testler sizin için uygundur?

 

Hamileliğiniz boyunca doktorunuz, görüntüleme ve kontrol amaçlı sizden çeşitli testler isteyecektir. Bunlardan bazıları basit kan testleri, bazıları ise biraz daha karmaşık prosedürler içeren testlerdir ancak hepsi isteğe bağlı olarak yapılır. Yaptıracağınız bir teste karar vermeden önce, doktorunuzdan ayrıntılı bilgiler isteyin. Testin tam olarak ne olduğu, neyi anlamak için yaptığını, nasıl yapıldığını, herhangi bir riski olup olmadığı hakkında bilgilenin. Doğum öncesi birçok test zaten görüntüleme amaçlıdır. Bunlar da, genel koşullar çerçevesinde oluşabilecek riskler hakkında bilgiler verir. Tanı testleri, eğer bebeğinizde problemler varsa bunları ortaya çıkarır.

 

Birleşik ilk üç aylık dönem taraması: Bu test, ense kalınlığı taraması ile kan testlerini birleştirerek yapılır. Tarama, 11. hafta ile 13. haftanın sonuna kadar yapılır, kan testlerinin ise ya aynı zamanda ya da birkaç hafta önce yapılması gerekir. Bu test, çocuğunuzun Down-Sendrom'lu olup olmadığını ya da başka benzer problemlere sahip olup olmayacağı hakkında bilgiler verir. Bu test, tanısal değildir ama hiçbir riski de yoktur.

 

Koryonik çıkıntı örneklemesi (CVS): Plasentadan bazı hücrelerin toplanarak, laboratuarda genetik incelemelerinin yapıldığı bir tanısal testtir. CVS, bebeğinizin kromozomsal anomalilerinin ve genetik bozukluklarının var olup olmadığını tespit eder. Bu test genellikle, 11 ile 12. hafta arasında yaptırılır. Erken yaptırmak, 16 ile 20. hafta arasında yaptırılan amniyosentez testi için bir avantaj sağlar.

 

9. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Şu anda bebeğiniz yaklaşık olarak 2,5 cm boyunda, yani bir üzüm tanesi büyüklüğünde. Artık yavaş yavaş bir insana benzemeye başladı. Vücudunun önemli bölümleri oluşmaya başladı, ilerleyen aylarda da bu organların hassas ayarları tamamlanacak. Bebeğinizin kalbinin dört ayrı bölmeye ayrılması tamamlandı ve kapakçıkları da oluşmaya başladı. “Kuyruğu” da tamamen yok oldu. Bebeğinizin organları, kasları ve sinirleri tam olarak çalışıyor. Dış cinsel organları şu anda yerli yerinde ancak kız ya da erkek olduğunu anlayabilmeniz için birkaç hafta daha beklemelisiniz. Gözleri tamamen oluştu ama göz kapakları şu an tamamen kapalı ve 27. haftaya kadar da açılmayacak. Şu anda bebeğinizin küçük kulak memeleri, ağzı, burnu ve burun delikleri hepsi yerli yerinde yalnız biraz birbirinden uzaklar. Plasenta, hormon üretimindeki kritik görevini yerine getirecek kadar yeterli gelişimine ulaştı. Şimdi, bebeğinizin temel fizyolojisinde sıra ve o hızla kilo almayı bekliyor.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Beliniz birazcık kalınlaşmaya başlasa da hala bir hamileye benzemeyebilirsiniz. Siz gene de kendinizi hamile olarak hissedersiniz. Sadece sabah bulantıları ya da birçok kadında görülen diğer semptomlar yüzünden değil, aynı zamanda siz kendinizi duygusal anlamda bir langırta benzettiğiniz için bile hamile olduğunuzu çok rahat hissedebilirsiniz.

 

Duygusal sallantılarınız şimdi daha sıklaşmıştır. “Bir ebeveyn olabilme” konusunda, nöbetleşe olarak kimi zaman mutlu olabilir kimi zamanda korkabilirsiniz. Bu tabii ki çok normal bir durum. Biraz kendinizi akışa bırakmanızda fayda var. Birçok kadın, bu duygusal ruh halinin 6. ve 10. haftalarda alevlendiğini, ikinci dönemde (14 ile 27. hafta arası) biraz yatıştığını ve doğumun yaklaşmasına az bir zaman kala bu ruh çalkantılarının tekrar baş gösterdiğini düşünüyor.

 

Rehber: İş yerine ne zaman söylenmeli?

 

Bazı kadınlar hamile kaldığını öğrenir öğrenmez hemen iş yerine bunu bildirirler. Diğerleri ise, patronu ya da çalışma arkadaşları hamile olduğunu fark edene kadar beklemeyi tercih ederler. Bazıları ise düşük tehlikesinin ortadan kalktığı ikinci döneme, yani hamileliği kesinleşene kadar beklemeyi tercih ederler. Peki ya sizin için bu durumu duyurmanın en iyi zamanı nedir? İşte size bazı etkenler:

 

Komplikasyonlar yaşıyor musunuz? Eğer öyleyse ve sık sık doktora gitmeniz gerekiyor ya da bu durum sıkça kafanızı meşgul ediyorsa, içinizin rahat etmesi için çalışma arkadaşlarınıza hamile olduğunuzu en başından söylemenizde fayda var.

 

Ne kadar hastasınız? Eğer mide bulantılarına dayanmak zorunda kalıyor ya da sık sık kusuyorsanız, patronunuza bu durumu önceden bildirmeniz daha iyi olacaktır. Ona söylemeden önce, bu konuda ondan ne istediğinizi belirleyin. Şefkat mi? İstirahat mi? Yoksa bu durumu atlatana kadar esnek çalışma saatleri mi? Ona neye ihtiyacınız olduğunu belirtin ve birçok kadının 3. ayın sonunda bu sorunlardan kurtulduğuna onu inandırın.

 

İşiniz yorucu ve potansiyel olarak tehlikeli mi? Bebeğinizin ve kendinizin sağlığı için en kısa zamanda bir çözüm yolu bulmalısınız. Hemen duyurunuzu yapmalı ve iş sorumluluklarınızı ve zaman çizelgenizi ona göre ayarlamalısınız.

 

Müdürünüz ve iş arkadaşlarınız destek olacaklar mı? Bu sizin iş yeri kültürünüze bağlıdır. Bu durum, diğer kadınların hamilelik sürecinde işyerindekilerin nasıl etkilendiğini ve sizin müdürünüzle olan ilişkinizi kapsar. İşvereninizin bu haberi profesyonel anlamda karşılayacağına güveniyorsanız bunu hemen söylemek, hamileliğinizi daha sağlıklı ve daha az stresli geçirebilmeniz için bir avantaj olacaktır.

 

Maalesef bazı işverenler hamile çalışanlar hakkında pek az bilgililer. Eğer onun reaksiyonlarından emin olamıyorsanız; ihtiyatla ilerlemeniz ve hamileliğiniz kendini gösterene kadar işvereninize bu konudan bahsetmeyi biraz bekletebilirsiniz. Daha önceden hamile kalmış bir çalışma arkadaşınızdan, işvereninizin tepkilerini öğrenebilirsiniz.

 

Sonuç olarak yasal haklarınızı öğrenin. Ülkemizde olduğu gibi birçok ülkede de, hamile kadınlara yapılan ayrımcılığı engellemek için belirli yasalar yürürlükte ve uygulanıyor.

 

Bu haftanın aktivitesi olarak birçok psikolog, anne adaylarına gün içinde 5 ile 10 dakikalık periyotlarla bebeklerini düşünmeyi ve hayal etmeyi öneriyor. Uyandıktan hemen sonra ya da yatağa gitmeden hemen önce, bunu uygulamanızın sizin için çok daha iyi olacağını iddia ediyorlar. Bu süreç içerisinde sessizce bir yere oturun ve elinizi nazikçe göbeğinizde gezdirin. Nefes alışlarınıza odaklanın ve bebeğinizi düşünmeye başlayın. (Hayalleriniz, umutlarınız gibi). Bağlanma sürecine alışmanız ve nasıl bir ebeveyn olacağınızı planlamanız için çok güzel ve etkili bir yöntemdir.

 

10. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

O şimdi yaklaşık bir çilek büyüklüğünde ve hemen hemen 3 cm'den birazcık daha uzundur. Bebeğiniz şu anda gelişiminin en önemli ve kritik aşamasını tamamlamış bulunuyor. Artık organlarının ve dokularının hızla gelişeceği ve olgunlaşacağı, fetal periyota başlamış oluyor.

 

Bebeğiniz şu an sıvı yutabiliyor. Böbrekleri, barsakları, karaciğeri ve beyni gibi tüm hayati organları oluştu ve işlemeye başladı. Hamileliğiniz boyunca da gelişmeye devam edecekler.

 

Eğer karnınıza içerden bakabilme şansınız olabilseydi; el ve ayak parmaklarında oluşan küçük tırnaklarını, hassas teninde oluşmaya başlayan ayva tüyü saçlarını görüp, detaylara hayran kalabilirdiniz.

 

Diğer gelişimler: Bebeğinizin el ve ayakları bükülebiliyor artık. Ellerini bileklerinden büküp, kalbinin ortasında birleştirmiş durumda. Ayakları da vücudunun önüne çıkabilecek kadar büyüdü artık. Omurgasının ana hatları teninden belli oluyor ve bel kemiği sinirleri, omuriliğinden uzanarak gelişiyor. Bebeğinizin alnı, gelişen beyni ile birlikte geçici olarak biraz şişkindir ve kafasının biraz yukarısındadır. Neredeyse vücudunun uzunluğunun yarısı kadardır. İlerleyen haftalarda, uzunluğu yaklaşık ikiye katlanacak.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Muhtemelen doktorunuzu bir sonraki ziyaretinizde, göbeğinize dokunan stetoskop aletiyle ultrasondan minik bebeğinizin hızlıca atan kalp atışlarını dinleyebilirsiniz. Birçok kadın, bebeğinin minik kalbinin ilk atışlarını duyduğunda, bunu dörtnala giden atların gürültüsüne benzetiyor ve bunu ilk defa duymanın gerçekten çok duygulandırıcı bir durum olduğunu düşünüyorlar.

 

Hamile kalmadan önce rahminiz hemen hemen küçük bir armut büyüklüğündeydi. Bu haftayla birlikte yaklaşık bir greyfurt büyüklüğüne ulaştı. Şu anda hamile kıyafetlerine gerek duymayabilirsiniz. Giydiğiniz günlük kıyafetler belki size dar gelerek rahatsız edebilir ve gittikçe irileşen göğüsleriniz sütyeninizden taşmaya başlamış olabilir. Orta bölgenizdeki kalınlaşma, genelde hafifçe kilo almanızla ve şişkinliğinizle alakalıdır. Giydiğiniz pantolon ya da eteklerin bel kısımlarının elastik olmasına ya da bel kısımlarının göbeğinizin altına doğru gelmesine dikkat ederseniz, kıyafetleriniz içinde kendinizi daha rahat hissedebilirsiniz.

 

Form durumunuza göre, hamileliğiniz boyunca çeşitli aktivitelere katılabilirsiniz. Yürüyüş ve yüzme, tüm 9 ay boyunca yapabileceğiniz en iyi seçenekler arasında. Yapacağınız egzersizler, kaslarınızı güçlü, dirençli ve dayanıklı hale getirerek, hamileliğiniz boyunca aldığınız kiloları taşıyabilmenize, fiziksel yorgunluklara dayanabilmenize ve doğumdan sonra daha çabuk forma girmenize fayda sağlar.

Share this post


Link to post
Share on other sites

11. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bebeğiniz şu anda 4 cm'e ulaştı ve bütünüyle şekillenmiş olarak bir incir büyüklüğüne geldi. Bu hafta itibariyle, elleri yakın bir zamanda açılarak yumruk haline dönüşecek, diş etlerinin altında minik dişlerinin yerleri oluşmaya başlayacak ve bazı kemikleri giderek daha çok güçlenecek.

 

O şu anda tekmelere ve kendi kendine gerinmelere, esnemelere başladı bile, yalnız küçük hareketleri o kadar etkisiz ki rahminizde dolaşan bir su balerinini / baletini andırıyor. İlerleyen zamanda vücudu büyüdükçe, bu küçük hareketleri de daha gelişkin ve etkili olmaya başlayacak. Maalesef siz, bebeğinizin ne yaptığı akrobasilerini ne de gelişen diyaframı yüzünden oluşan hıçkırıklarını, bir ya da iki ay daha hissetmeyebilirsiniz.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Bu aralar mide bulantılarınız biraz daha azalmış olabilir ve kendinizi daha enerjik hissedebilirsiniz. Yalnız kabızlık size biraz sıkıntı yaratmaya başlamış olabilir (Sindirimi yavaşlatan hormonal değişimler yüzünden olur) bir de midenizde yanmalar oluşabilir (Bu da yine hormon değişimlerinden kaynaklanır). Sadece şunu unutmayın ki, bu çekilen sıkıntıların hepsi çok mucizevi bir şey için geçici olarak hissedilecektir.

 

Eğer mide bulantılarınız yüzünden yeterince iyi beslenemediğinizi ve sağlıklı yiyecekler yiyemediğinizi düşünüyorsanız, endişelenmeyin. Bu süreye kadar yeterince kilo alamadığınızı da düşünebilirsiniz (Genelde kadınlar ilk dönemlerinde 2 ile 5 kilo arasında değişen kilolar alıyorlar). Sonrasında vücut değişimleriniz biraz daha normale dönecek ve daha rahat etmeye başlayacaksınız, kilo almaya da başlarsınız.

 

12. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bu haftanın en büyük değişimi olarak, bebeğinizin refleksleri gelişiyor. Artık parmaklarını açıp kapayabilecek, ayak parmaklarını kıvırmaya başlayabilecek, göz kasları gelişecek ve ağzı emme hareketini yapmaya başlayabilecek. Eğer karnınızı dürterseniz, siz belki fark etmeseniz bile o kıpırdanmaya başlayabilir. Hızla gelişen bağırsakları, göbek bağından karın boşluğuna doğru harekete geçecek ve böbrekleri mesanesine doğru idrar salgılamaya başlayacak.

 

Bu hafta sinir hücreleri de hızla çoğalmaya başlarken, bebeğinizin beyin sinapsları da büyük ölçüde oluşmaya başlıyor. Yüzü gittikçe bir insana benzemeye başlıyor bile. Gözleri kafasının yanlarından ön kısma doğru gelmeye başladı ve şu an kulakları da olması gereken yere geldi. Başından popsuna kadar o şu anda hemen hemen 5 cm boyunda ve yaklaşık 15 gr. ağırlığında.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Eğer bu sizin ilk hamileliğiniz değilse, eminiz birçoğunuz çoktan hamile elbiselerinizi giymeye başladınız bile. Eğer hala hamile kıyafetleri giyebilmek için küçükseniz, endişelenmeyin en azından belinizin kalınlaştığını, dar ve sıkı giysilerin içinde rahat edemediğinizi fark edeceksiniz.

 

Bu hafta içerisinde mide yanmaları yaşayabilirsiniz. Göğüs kafesinizin altından boğazınıza kadar yayılan bir yanma ve ekşime hissi duymanız normaldir. Hamileliğiniz boyunca plasenta, mideyi yemek borusundan ayıran kapakçıkları rahatlatmaya da yarayan progesteron hormonu üretir. Bilhassa uzandığınız ya da yattığınız zaman, mide asitleri boruya kaçar ve bu da sizde bir yanma hissi oluşturur. Giderek büyüyen rahminiz mideniz üzerinde böyle bir basınç yaptığı için de bu sorun oluşur. O yüzden birçok kadın bu problemi hamileliğinin geç dönemlerine kadar çok da fazla hissetmeyebilir.

 

Rehber: Amniyosentez olmalı mıyım?

 

Amniyosentez gebeliğin 16 ile 20. haftası arasında yapılan bir testtir. İçinizde gelişen bebeğinizde Down sendromu gibi kromozomsal bozuklukların olup olmadığını tespit etmeye yarayan amniyosentez, genellikle yüzde 99 oranında doğru sonuç verir. Bu test aynı zamanda yüzlerce genetik bozukluluğu da ortaya çıkarabilir.

 

Birçok uzman hamileliğin birinci ve ikinci dönemlerinde alınması gereken opsiyonel testlerin yaptırılmasından yana. Doktorunuz da bu testlerin avantajlarını ve dezavantajlarını sizinle paylaşacaktır ancak yine de bu testler tamamen sizin kararınıza kalmıştır.

 

13. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bebeğinizin küçük parmak uçlarında parmak izleri oluşmaya, hala incecik olan teninden gelişen organları ve damarları görünmeye ve vücudu kafasının ölçüsüne ulaşmaya başladı bile. Şu an kafası vücudunun 3’te 1’i kadar. Eğer bir kızınız olacaksa, yumurtalıklarında şu an 2 milyondan fazla yumurtası var. Bebeğiniz hemen hemen 7.5 cm boyutuna ulaştı bu da neredeyse orta boy bir mandalina kadar.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Bu, ilk döneminizin (trimester) son haftası ve böylelikle düşük yapma riskiniz baya azaldı. Önümüzdeki hafta hamileliğinizin ikinci dönemi başlıyor ve birçok kadında olduğu gibi biraz daha rahat bir döneme giriyor olabilirsiniz, sabah bulantılarınız ve bitkinlik haliniz biraz daha azalabilir. Bir iyi haber daha: Birçok çift bu dönemde libido seviyesinde bir hayli artış olduğunu da fark etmişlerdir. Doğumunuza aylar kalsa da daha şimdiden göğüsleriniz bebeğinizin besleneceği sütü üretmeye başladı.

 

Beslenme konusu hakkında 3 soru – 3 cevap

 

Soru 1

Günlük ne kadar daha fazla yemeliyim?

 

Hamile olduğunuzda günlük 300 kadar daha fazla kaloriye ihtiyaç duyabilirsiniz. Abur cuburu bırakın ve onun yerine bir bardak süt ile birlikte yiyebileceğiniz kepekli bir tostu tercih edebilirsiniz.

 

Kalori hesabını tutmayın. Eğer sağlıklı besin tercihleri yapıyorsanız ve doktorunuz da kilo alımınızdan memnunsa, sayılarla boğuşmanıza inanın gerek yok.

 

Soru 2

Benim için önemli besin kaynakları nelerdir?

 

Protein, kalsiyum ve demir sizi sağlıklı kılacak ve bebeğinizin gelişimini destekleyecek en önemli üç besin kaynağıdır.

 

Protein: Günde 71 gram kadar almanız uygundur. Yağsız et, yumurta, süt ürünleri, fındık, fasulye ve soya ürünleri protein bakımından zengin besin kaynaklarıdır. Bu besinlerden günde 3 porsiyon, amacınıza ulaşmanıza yardımcı olacaktır. Uzmanlar ne kadar ve hangi balığı tüketmeniz konusunda hala tartışmalarını sürdürse de balık da protein açısından zengin bir besindir. (mega asitleri bakımından da).

 

Demir: Her gün 27 miligram demir almanız, hamile kadınların sıklıkla karşılaştıkları demir eksikliği anemisine yakalanma riskinizi düşürür. Hayvansal gıdalarda bulunan demir, bitkilerden aldığınız demire oranla vücudunuzda daha kolay emilir. En iyi besin kaynağı ise, yağsız kırmızı et! Eğer vejetaryenseniz ve hiç et yiyemiyorsanız, ıspanak gibi sebzelerden ya da mercimek gibi baklagillerden faydalanabilirsiniz. Eğer yeterli demir almadığınız düşünülürse, doktorunuz size demir takviyesi de yapabilir. (İpucu: C Vitamini demirin emilişini hızlandırır. Dolayısıyla C Vitamini de bol miktarda tüketmelisiniz. Turunçgiller, çilek ve tatlı biberlerde bol miktarda vardır.

 

Kalsiyum: 4 öğünde süt ürünlerinden alacağınız 1000 mg.lık kalsiyum, ihtiyacınız olanı karşılayacaktır. Bebeğinizin kemik ve dişlerinin gelişimi için kalsiyuma ihtiyacı vardır. Eğer o yeteri kadar kalsiyumu alamazsa, kemiklerinizde depolanan kalsiyumdan beslenmeye başlar ve bu da sizi zor duruma sokar.

 

Soru 3

Dışarıdan vitamin takviyesi alıyorum yine de yediklerime dikkat etmem gerekiyor mu?

 

Evet! Takviye vitaminler diyetinizdeki bazı boşlukları doldursa da sağlıklı beslendiğiniz anlamına da gelmiyor. Öncelikle, hamilelik vitaminleri gün içerisinde ihtiyacınız olan kalsiyumu size sağlamıyor. Aynı zamanda taze meyve ve sebze tüketiyor olmanız, dokularınız açısından çok önemlidir. Eğer beslenme konusunda bilgili ve sağlıklı bir kadınsanız, dengeli bir diyet uygulamalısınız. İlk döneminizde ve doğumdan önce, yeterli miktarda folik asit almanız gerektiği konusunda doktorlar hem fikir. Demiri de özellikle ikinci ve üçüncü dönemlerinizde almanız gerekir.

 

14. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bu haftanın büyük gelişimleri: bebeğiniz bu hafta gözlerini kısabilir, kaşlarını çatabilir, yüzünü ekşitebilir, çişini yapabilir ve büyük bir ihtimalle baş parmağını bile emmeye başlayabilir. Beyin uyarıları sayesinde yüzünde küçük mimikler oluşturabilir ve yüzü bir ifadeden başka bir ifadeye bürünebilir. Bebeğinizin böbrekleri idrar üretmeye başladı. Bu dönemde bebek idrarını, etrafını saran su kesesine bırakır ve bu doğuma kadar böyle devam eder. Artık çişini bile tutabilir. Eğer bu aralar bir ultrasona girerseniz, muhtemelen bebeğinizi baş parmağını emerken göreceksiniz.

 

Başka haberler daha var: Bebeğinizin boyu gittikçe uzuyor ve şu anda başından poposuna kadar boyu tam 8.75 cm, yani bir kivi kadar oldu bile. Vücudu kafasına göre daha çok büyüyor ve boynu da bedeninden giderek ayrılmaya başladı. Bu haftanın sonu itibariyle, kolları vücuduna göre orantılı bir uzunluğa ulaşacak. (Bacaklarının biraz daha uzaması gerek.) Tüm vücudunu kaplayacak olan, lanugo denilen çok ince, yumuşak bir tüy tabakası oluşmaya başladı. Karaciğerleri de safra üretmeye başladı ki bu her şeyin doğru çalıştığına bir işarettir ve dalağı da alyuvarların üremesine katkı sağlamaya devam ediyor. Minik boksörünüzün elleri ve ayakları ne kadar esnek ve aktif olmaya başlasa da, siz henüz onun küçük tekmelerini ve kıpırdanmalarını hissetmeyebilirsiniz.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

İkinci döneminize (trimester) hoş geldiniz! Enerjiniz yavaş yavaş dönüyor, göğüslerinizin ağrısı azalıyor ve midenizin bulantıları gittikçe seyreliyor olabilir. Eğer öyle değilse, panik yapmayın, en kısa zamanda normale döneceksiniz. Tabi az da olsa bulantıları birkaç ay daha devam edecek olan o şanssız kadınlardan değilseniz!

 

Rahminizin başı, kasık kemiğinizin birazcık üstüne geldi. Bu da yavaş yavaş büyüyen karnınızı belli etmeye başlar. Karnınızın büyümesi belki büyük bir heyecan. Sizin ve ailenizin bir bebek beklediğinizin gözle görülür bir kanıtı artık. Bu muhteşem zamanı planlamaya, hayallemeye ve keyfini çıkarmaya biraz zaman ayırmalısınız. Şu andan itibaren kaygı ve endişe duyuyor olmanız da çok normal ama kendinize ve bebeğinize iyi bakmaya odaklanmalısınız.

 

15. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bebeğiniz başından poposuna kadar ölçüldüğünde yaklaşık 10,15 cm. kadardır ve yaklaşık bir elma büyüklüğündedir. O şu anda ciğerlerindeki hava keselerinin gelişmesine yardımcı olacak amniyotik sıvıyı, burnundan üst solunum sistemine taşımakla uğraşıyor. Bu hafta içinde bacakları, kollarından daha fazla uzamaya başladı ve şu anda tüm eklemlerini, kol ve bacaklarını rahatlıkla oynatabilecek duruma geldi. Göz kapakları kapalı olsa da ışığı hissedebilir durumda şu an. Mesela, göbeğinize doğru bir ışık tutarsanız (fener ya da lamba gibi), bebeğiniz ışığa karşı hassas olduğu için, hisseder, yerinde hareket edebilir ve ışıktan uzaklaşmaya çalışabilir. Ayrıca, bebeğinizin tat alma duyusu pek yok ama tat alıcılarını gün geçtikçe geliştiriyor. Son olarak, eğer bu hafta ultrasona girerseniz, bebeğinizin kız mı erkek mi olacağını öğrenebilirsiniz! (Eğer bu hafta cinsiyetini öğrenemezseniz, hayal kırıklığına uğramayın, çünkü bu durum tamamen ultrason görüntüsünün netliğine ve bebeğinizin rahminizdeki pozisyonuna bağlıdır. Sizi biraz daha heyecanlandırmak için olduğu yerde kıvrılmış ya da ters durmuş bir pozisyonda duruyor olabilir…)

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Siz de herhalde bu zamana kadar ortalama 5 kilo kadar aldınız (biraz daha azı ve fazlası da normaldir, endişelenmeyin!) ama hala şimdi ve sonrasında beklemediğiniz belirtilerle şaşırabilirsiniz. Örneğin bu aralar burnunuzda tıkanıklık hissedebilirsiniz, çünkü hormonal değişimler yüzünden burun mukozalarına doğru kan akışı hızlanır ve bu da burnunuzun tıkanmasına sebep olur. Bu durum hamilelikte oldukça yaygındır ve genelde “hamilelikte iç burun iltihabı” olarak adlandırılır. Bazı hamile kadınlarda burun kanamaları da oluşabilir, bu da tamamen burundaki kan seviyesinin yükselmesi ve kan damarlarının genişlemesinden kaynaklanır.

 

Eğer amniyosentez testi yaptırmayı düşünüyorsanız, bu hafta ile 18. hafta arası normaldir. Yüzlerce genetik ve kromozomsal bozuklukları tespit edebildiği için aslında önemli bir testtir. Eğer amniyosentez sonuçlarını beklerken çok heyecanlanıyor ve endişeleniyorsanız, size bir tavsiyemiz var. Panik yapmanıza gerek yok, çünkü bu testi yaptıran birçok kadın, bebeği hakkında olumlu haberler alarak yollarına devam ediyorlar.

 

Bu aralar eşinizle birlikte biraz stresli olmanız çok normal. Eminiz birçok çift gibi siz de bebeğinizin sağlığı hakkında ve oluşacak değişimlerle nasıl başa çıkacağınızla ilgili kimi endişeler duyuyorsunuz. Fiziksel ağrılarınızın azalması ve enerji seviyenizdeki yükselmeye bağlı olarak, bu dönem aslında birçok kadına göre hamileliğin en güzel dönemleri…

 

16. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bu hafta bebeğiniz bir gelişim sıçraması gösterecek. Önümüzdeki haftalarda bebeğinizin boyu ve kilosu tam iki katına ulaşacak. Şu anda bebeğiniz bir armut büyüklüğünde ve boyu da başından poposuna kadar yaklaşık 14-13 cm. uzunluğunda. Bacakları daha bir gelişti, kafasını eskisine nazaran daha fazla dik tutabiliyor ve gözleri de yüzüne doğru iyice yakınlaştı. Kulakları da olması gereken yerine geldiler. Ayak tırnakları bile oluşmaya başlasa da içeride oluşacak daha çok şey var.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Rahminizin baş kısmı şu anda kasık kemiğiniz ve göbeğinizin tam ortasında duruyor ve bunu destekleyen yuvarlak bağlar da karnınız büyüdükçe kalınlaşıyor ve esniyor. Büyük ihtimalle bu aralar kendinizi bir nebze daha iyi hissediyorsunuzdur. Daha az mide bulantıları, daha seyrekleşen ani duygu değişimleri ve daha canlı bir cilt görünümü, eminiz sizi daha iyi hissettirmeye yetiyordur.

 

Çok kısa bir süre içerisinde hamileliğinizin en mükemmel deneyimlerinden birini yaşamaya hazır olun, bebeğinizin kıpırdanmalarını hissedeceksiniz! Bazı kadınlar 16. hafta içinde veya öncesinde bebeğinin hareketlerini hissederken, birçok kadın da 18. hafta ya da daha sonrasında bile bu tepkileri hissedemiyor. (Gerçi bu sizin ilk hamileliğiniz ise endişelenmeyin, birçok anne adayı 20. hafta sonrasında bebeğin tepkilerinin farkına varabiliyor.) İlk hareketlenmeleri de zaten sanki içinizde bir kuş kanat çırpıyor ya da içinizde mısır patlıyor gibi hissedersiniz. İlerleyen haftalarda ise bu tepkiler daha güçlenir ve siz bunu hem daha sık hem daha kuvvetli hissetmeye başlarsınız.

 

17. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bebeğinizin iskeleti, yumuşak kıkırdaktan kemiğe doğru dönüşmeye başlıyor ve yaşam bağı olan göbek kordonu da gittikçe güçlenip kalınlaşıyor. Yaklaşık iri bir domates büyüklüğünde olan bebeğinizin boyu da başından poposuna kadar 16-17 cm. uzunluğunda şu anda.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Biraz denge problemi yaşamaya başladınız mı? Göbeğiniz büyüdükçe yerçekimi merkeziniz de değişmeye başladı o yüzden bazı zamanlarda ayakta dururken dengesizlik yaşamanız çok normal. Düşme riskinizin olduğu pozisyonlardan kaçınmanızda fayda var. Alçak topuklu ayakkabılar giymeniz herhangi bir durumda tepe taklak olma riskinizi azaltır ve karnınıza gelecek bir darbeden de sizi korur. Arabada emniyet kemerini kesinlikle takmanız gerekir. Kemeri göbeğinizin altından geçirin ve omuz kayışını da göğüslerinizi rahatsız etmeyecek bir biçimde yerleştirin.

 

Gözlerinizin kurumaya başladığını da hissedebilirsiniz. Bunun için göz damlası kullanabilirsiniz. Eğer kontak lens kullanıyorsanız da kısa zamanlı süreçlerde takmayı deneyin. Bu yine de sizi rahatsız ediyorsa da doğuma kadar gözlüğe dönüş yapabilirsiniz.

 

Hamilelikte rüyalar

 

Birçok kadın hamileliği boyunca rüyalarının bir hayli fazlalaştığını ve canlandığını söylüyor. Ne ilginçtir ki, hamileliğin ikinci ve üçüncü dönemleri (trimester) boyunca, rüyaların oluştuğu uykunun REM (Rapid Eye Movement) döneminde, hamileler daha az uyuyor. Peki bu sık ve etkili rüyalar nerden çıkıyor?

 

Büyük bir ihtimalle, rüya görülen uykunun REM döneminde, sık sık tuvaletiniz geldiği için, mideniz yandığı için, sırt ağrısı ve bacak ağrısı çektiğiniz için ya da pozisyonunuzda rahat edemediğiniz için uyanıyorsunuz. REM döneminde uyanmanızda sizin rüyalarınızı daha kolay hatırlamanızı sağlıyor.

 

Diğer bir ihtimal de, hamilelik döneminde kadınlar çok fazla duygu yoğunluğu yaşıyor. Mutluluktan endişeye kadar her duyguyu tepede yaşayan kadınlar, kesin bir şey söylemek mümkün değil ama belki de bu yüzden net ve sık rüya görebiliyorlar.

 

Klinik Psikolog ve Yazar Patricia Garfield’e göre, bazı ortak rüya temalarına ve anlamlarına bakalım:

 

Yavru hayvanlara bakıyorsunuz: Hamileliklerinin ikinci dönemi (trimester) boyunca bazı kadınlar, sevimli köpek yavrularını, civcivlerini ya da kedi yavrularını rüyalarına alırlar. Rüyalarınıza giren bu sevimli yaratıklar, sizin artık içgüdülerinize döndüğünüzün bir işaretedir. Hayvanları tehdit etmeniz, hayatınıza girecek yeni ilginç bir yaratığa karşı duyulan kararsızlıkla alakalı olabilir.

 

Eski aşkınızla seksi bir karşılaşma: Bazı kadınlar, değişen vücutları ve bunun cinsel hayatlarına etkisi yüzünden endişe duyarlar. Bazıları ise kendilerini daha seksi hissederler. Bu her iki duygu da rüyalarınıza yansır. Bu erotik rüyalar sadece sizi rahatlatmakla kalmaz, aynı zamanda uyanık olduğunuz zamanlardaki seksiliğinize de ayna tutar.

 

Eşiniz kayboluyor: Eğer eşinizi eski sevgilisi ya da tamamen bir yabancıyla ilişkiliyken görüyorsanız, onun sevgisini taşımakta güvensizlik hissettiğinizi ve bu büyük değişim içinde ilgiye ihtiyacınız olduğunu gösterir. Şu anda çevrenizdekilere bağımlı gibi hissediyorsunuz ve hamilelik boyunca eşinizi kaybetmekten korkmak, genel bir duygusal reaksiyondur.

 

18. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bebeğinizin şu anda boyu 13–14 cm. uzunluğuna ulaştı ve yaklaşık bir avokado büyüklüğünde. Kollarını ve bacaklarını git gide daha rahat esnetebiliyor ve siz de zaten önümüzdeki günlerde hareketlerini bir hayli hissedebileceksiniz. İnce teninden bebeğinizin artık kan damarları da görülebiliyor ve kulakları her ne kadar başından çok azıcık uzak olsa da son yerlerine geldiler. Sinirlerinin etrafı miyelin denilen koruyucu bir örtü ile kaplanmaya başladı ve doğumundan sonra da bir yıl itibariyle bu oluşum devam edecek. Eğer bir kızınız olacaksa, rahmi ve fallopian (kordon) tüpleri şimdiden oluştu ve yerine yerleşmiş durumda. Eğer bir oğlunuz olacaksa da cinsel organı yavaş yavaş belirmeye başladı ama ultrasonda tam seçemiyor olabilirsiniz, çünkü saklıyordur.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Aç mısınız? Bu aralar iştahınızın artması sık görülen bir durumdur. Öğünlerinizde ve atıştırmalarınızda boş kalorili yiyecekler (Cips, patates kızartması, şeker ve benzeri tatlılar) yerine besin değeri yüksek gıdalar tüketmeye gayret edin. İştahınızın artması ve göbeğinizin büyümesi nedeniyle daha geniş ve büyük kıyafetler giymeye de özen gösterin.

 

Kardiyovasküler (Kalp-damar) sisteminiz büyük ölçüde bir değişikliğe uğruyor ve bu dönem (trimester) boyunca kalp basıncınız büyük ihtimalle normalden daha düşük olacak. Uzanırken ve oturur pozisyondayken ani olarak yerinizden kalkmasanız daha iyi olur, çünkü baş dönmeleri yaşayabilirsiniz.

 

Artık bundan sonra uzanacağınız ve yatacağınız zaman tek bir tarafınıza yana doğru yatmanızda fayda var. Düz olarak sırt üstü uzanırsanız, rahminiz damarlarınıza baskı yapabilir ve bu da kalibinize giden kanın oranının düşmesine neden olur. O yüzden rahatınız için arkanıza, kalçanızın ya da bacaklarınızın altına bir yastık koymayı deneyin.

 

Eğer ikinci dönem ultrasonunuza hala girmediyseniz, büyük bir ihtimalle çok yakın bir zamanda gireceksiniz. Bu acısız prosedürler, doktorunuzun bebeğinizin gelişimi ile ilgili bilgi sahibi olmasına yarıyor. Ultrasonografi görüntülemeleri sayesinde, belirli doğum kusurlarının tespitine, plasenta ve doğum kordonlarını inceleyerek doğum yapacağınız tarihi ve kaç bebek taşıdığınızın tespitine kadar birçok konuda bilgi sahibi olabilirsiniz. Ayrıca ultrasonda bebeğinizin kendi etrafındaki hareketlerini ve başparmağını emişini de görebilirsiniz. Bizce, bu muayenelere eşinizi de götürün ve ekran görüntülerinden bir çıkış alarak, minik bebeğinizin ilk fotoğraf albümünü oluşturmaya başlayın!

 

19. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Bebeğinizin duyusal gelişimleri bu hafta adeta patlıyor! Minik beyninde koku, tat alma, görme, dokunma ve duyma alanları belirmeye başladı. Bazı araştırmalar bebeklerin bu dönemde artık sesinizi duyabildiğini gösteriyor. Yani siz de onunla konuşmaktan, ona kitap okumaktan ya da şarkı mırıldanmaktan çekinmeyin. Kim bilir belki sizi duyabiliyordur.

 

Bebeğinizin şu anda boyu 15 cm civarındadır ve iri bir portakal büyüklüğündedir. Kolları ve bacakları artık birbirleriyle orantılı hale geldiler. Böbrekleri idrar üretmeye devam ediyor ve kafa derisinde de saçları filizlenmeye başladı. Amniyotik sıvıda meydana gelen herhangi bir sorundan onu korumak için vücudu verniks kazeoza denilen balmumuna benzeyen bir madde ile kaplanmaya başladı.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

İrileştiğinizi mi düşünüyorsunuz? Gelecek haftalarda bedeniniz daha hızlı bir gelişim gösterecektir. Sonuç olarak karnınızın alt bölgesinde kimi ağrılar hissediyor olabilirsiniz hatta yorucu bir günün sonunda ya da pozisyon değiştirdiğiniz zamanlarda, karınızın tek ya da her iki tarafında kısa süreli, sanki bir şeyler saplanıyormuş gibi sancılar hissedebilirsiniz. Bu ağrılar daha çok yuvarlak bağlarınızın ağrısıdır. Bu bağlar ağırlığın artmasıyla rahminizin esnemesini sağlar. Bu normal bir durumdur, ancak ağrılarınız keskinleşir ve dinlenirken bile devam ederse, doktorunuzu bir aramanıza fayda var.

 

Cildinizde de bazı değişkiklikler görebilirsiniz. Avuç içleriniz kırmızılaştı mı? Endişelenmeyin bu sadece fazla östrojenden olur. Pigmentleriniz arttığı için bazı bölgelerinizde kahverengi lekelerin oluşması da normaldir. Bu koyu lekeler dudaklarınızın üstünde, yanaklarınızda ve alnınızda olabilir, bunlara kloazma denir ya da “hamileliğin maskesi”… Ayrıca bu koyulaşmayı; meme uçlarınızda, dış genital bölgenizde, uyluklarınızda, koltuk altlarınızda da görebilirsiniz. Göbek deliğinizden kasık kemiklerinize kadar uzanan bir çizgi oluşması da normaldir.

 

Bu koyu beneklerin dağıldıktan sonra renkleri solabilir. Bu aralar, pigmentlerinizi yoğunlaştıracağı için güneşe fazla çıkmamaya gayret edin. Dışarıdayken şapka takın, güneş gözlüğü takın ve koruyucu giysilerden giyin. Eğer bu lekeler sizi çok rahatsız ederse de belki makyajın nimetlerinden yararlanabilirsiniz.

 

Karar rehberi: Bebeğinize hangi ismi takacaksınız?

 

Birçok çift için bebeğine isim koymak çok eğlenceli bir olaydır. Diğerleri için de zorlu ve karışık bir süreçtir. Her iki durumda da ortak olan tek şey var, o da ömür boyu sürecek olan bir şeye karar veriyor olmaktır. Burada bebeğinize isim koyarken göz önünde bulundurmanız gereken birkaç husustan bahsediyoruz:

 

Ses ve uyum: Bebeğinizin ismini yüksek sesle söylediğinizde kulağa nasıl geliyor? Bu en önce düşünmeniz gereken bir noktadır. Melodik mi? Sert mi? Soyadınızla yakışıyor mu? Bir de soyadınızın baş harfiyle biten bir isim bulmamanızda fayda var deriz.

 

Benzersizlik: Sıradan olmayan bir isim, kalabalıklar arasından çocuğunuzun sıyrılmasını sağlar. Söylenmesi zor olan bir isim bulmanız da çocuğunuz için sıkıntı yaratan durumlara sebep olabilir. Farklı anlamlara gelebilen bir isim bulduğunuzda da çocuğunuz hayatı boyunca bazı sıkıntılar yaşayabilir.

 

Akrabalar ve arkadaşlar: Birçok ebeveyn, çocuklarına aile büyüklerinin ya da sevdiği arkadaşlarının isimlerini koyuyorlar. Bir evin içinde bir sürü aynı isimden insan olması da hoş bir şey değil. Gizli hazineler için belki aile ağacınızı tekrar gözden geçirebilirsiniz. Eğer iki taraftan birinin üzüleceğini düşünüyorsanız, bebeğin ilk ismini sizin taraftan, göbek adını da babasının tarafından birinin ismi yapabilirsiniz.

 

Soy ve miras: Çocuğunuzun kültürel mirası onun kim olduğunun önemli bir parçasıdır ve siz bunun yansıtılmasını isteyebilirsiniz. Ailenizin orijinal anavatanı ile ilgili bilgiler içeren kitaplardan örnekler bulabilirsiniz.

 

20. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Şu anda bebeğinizin boyu, kafasından poposuna kadar 16–17 cm. arasında değişir. Başından topuklarına kadar ise ölçüsü tam 25 cm.'dir ve yaklaşık bir havuç boyutundadır. İlk 20 haftaya kadar, bebeğiniz gövdesinden bacaklarını kıvırdığı için genelde boy ölçümleri hep başından poposuna kadar yapılır. Doktorunuz ancak 20. haftadan sonra bebeğinizin boyunu başından topuğuna kadar ölçebilir.

 

Bebeğiniz bu aralar yutkunma hareketini çok sık yapar, zaten bu onun sindirim sisteminin gelişmesi için iyi bir pratiktir. Aynı zamanda bebeğinizin sindirim sistemi, mekonyum (ilk dışkı) denilen siyah, yapışkan bir madde de üretir. Bu yapışkan madde bağırsaklarda tutulur ve dışarı atılmaz, ancak bebeğinizin doğduktan sonraki ilk bezinde bu maddeye rastlayabilirsiniz.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Tebrikler! Hamileliğinizin yarısını tamamladınız sayılır. Rahminizin üst kısmı göbek deliğinizle aynı seviyede şimdi ve yaklaşık 10 kilo kadar almışsınızdır. Bu haftadan sonra artık her hafta için en az 1 kilo almayı göze alacaksınız. (Eğer hamile kalmadan önce zayıfsanız, biraz daha fazla kilo almanız gerekiyor, eğer kilonuz normal ya da fazlaysa da belki biraz daha az kilo alabilirsiniz.) Yeteri kadar demir aldığınızdan emin olmalısınız, çünkü demir hemoglobin yapımı için gerekli mineralleri içerir. Hemoglobinler de alyuvarlarınızın oksijen taşıyan bölümleridir. Hamileliğiniz boyunca kan seviyeniz yükseldiği için, hem vücudunuzun hem büyüyen bebeğinizin hem de plasentanızın, eskisine nazaran daha çok demire ihtiyacı vardır. Kırmızı et demir alımınız için çok iyi bir kaynaktır. Kümes hayvanları ve kabuklu deniz ürünleri de demir açısından zengindir. Etin dışında demiri en çok; baklagiller, ıspanak, kuru incir, kuru üzüm ve demir içerikli gevreklerden sağlayabilirsiniz.

 

Şaşırtan durumlar

 

Hamileliğiniz boyunca yaşadığınız değişiklikler yüzünden, geceleri iyi ve rahat bir uyku uyuyamayabilirsiniz. Eğer aşağıdaki durumlarla karşılaşırsanız sakın şaşırmayın, hepsi normaldir:

 

• Hayatınızda belki ilk defa horlamaya başlamış olabilirsiniz, bu vücudunuzda salgılanan fazla östrojenden kaynaklanabilir. Şöyle ki, burnunuzu kaplayan mukoza (sümük) zarları şişer ve bu burnunuzda daha çok mukoza oluşmasını sağlar. Horlamayı önlemek için tek tarafınıza yatmalı ve kafanızı hafifçe kaldırarak uyumayı deneyebilirsiniz.

 

• Midenizin ekşimesi ve hazımsızlık, uzandığınız zaman sizi rahatsız edebilir. Mide ağrılarınızı tetikleyen gıdalardan uzak durmaya, yatmadan iki ya da üç saat önce yediklerinizi sindirmiş olmanıza, rahat ve yarı dik bir pozisyonda uyumaya ve gerekirse üst bedeninizi ekstra yastıklarla desteklemeye gayret etmeniz, size daha rahat bir uyku uyumanıza yardımcı olacaktır.

 

• Bacağınıza giren ani kramplar sizi uykunuzdan uyandırabilir. Bacaklarınızı dimdik uzatarak, topuklarınızın üzerine kalkıp ayak parmaklarınızı esneterek ya da birkaç dakika yürüyerek, bu kramplardan kurutabilirsiniz.

 

• Bütün gece dönüp, uyku için uygun pozisyonu bulmakta zorlanabilirisiniz. Bacaklarınızın arasına bir yastık alıp, dizleriniz kırık bir biçimde tek tarafınıza dönük yatabilirsiniz. Daha fazla konfor ve destek için arkadan belinize de yastık yerleştirebilirsiniz ya da hamileler için özel vücut yastığını kullanabilirsiniz.

 

• Gecenin bir yarısında sıcak basabilir ve terlemiş olarak uyanabilirsiniz. Metabolizmadaki ve hormonlardaki değişimler, ayrıca alınan ekstra kilolar yüzünden, birçok hamile kadın aynı sorundan şikayetçi olur. Odanızı serin tutup, üstünüze de çok kalın kıyafetler giymemeye özen gösterin. Ayrıca, sık sık banyoyu ziyaret edeceğiniz için başucunuzda her zaman bir terlik ve bir sabahlık bulundurabilirsiniz.

 

• Artık yataktan kalkmak her zamankinden daha zordur. Yatağın kenarına doğru dönerek yaklaşın, bacaklarınızı aşağı sallandırıp, kollarınızla da kendinizi iterek oturur pozisyona geçin. Ayaklarınızın yere tam bastığından emin olduktan sonra ayağa kalkabilirsiniz.

 

• Gece yatarken pamuk gibi nefes alan ve doğal kumaşlardan üretilmiş kıyafetler giymeyi tercih edin. Sentetik giysilerden uzak durmanızda fayda var.

Share this post


Link to post
Share on other sites

21. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Bu hafta bebeğinizin boyu 26 cm'e yaklaştı ve neredeyse bir muz uzunluğunda oldu. Siz de her geçen gün bebeğinizin tekmelerini daha bir hisseder olmuşsunuzdur. Hatta ilerleyen haftalarda içinizde meydan savaşları kopabilir, dikkatli olun! Aynı zamanda bebeğinizin kaşları ve göz kapakları da görünmeye başladı ve eğer o bir kızsa, vajinası da yavaş yavaş oluşmaya başladı.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Bu aralar kendinizi birazcık daha rahat hissedebilirsiniz. Henüz o kadar irileşmediniz ve hamileliğinizin ilk aylarında görülen rahatsız edici durumların birçoğunu atlatmış durumundasınız. Eğer kendinizi iyi hissediyorsanız, rahatlayın ve keyfinize bakın. 3. dönem (Trimester) size birtakım yeni şikayetler getirebilir.

 

Kendinizi eskisine nazaran daha iyi hissetmeniz, bazı ufak teknik problemler yaşamıyor anlamına da gelmiyor maalesef. Cildinizdeki yağ üretiminin fazlalaşması, akne problemlerini de beraberinde getirmiş olabilir. Eğer böyle bir durum yaşıyorsanız, günde 2 kere yüzünüzü hassas bir sabunla veya bir temizleyici ile yıkamaya dikkat etmelisiniz. Cildiniz için kullandığınız nemlendiricilerin ve makyaj malzemelerinin de yağsız olmasına özen göstermelisiniz. Birçoğunun kullanılması hamilelik döneminde sakıncalı olduğu için ağızdan ilaç almayın ve doktorunuza sormadan da lokal akne ilaçları kullanmayın.

 

Bu aralar varislere de vücudunuz meyilli olabilir. Hamilelik sürecinizde, bacak damarlarınıza baskı artar. Çünkü progesteron hormonunun artması damar duvarlarınızın rahatlamasına neden olur ve bu durumu kötüleştirir. Zaten aile üyelerinizde varis problemi varsa, sizde de varis görülme olasılığı artar. Bu varisler, her hamile kaldığınızda ve yaşınıza da bağlı olarak giderek artabilir. Varisi önlemek ve aza indirebilmek için günlük olarak egzersiz yapın, ayaklarınızı ve bacaklarınızı mümkün olduğu kadar havaya kaldırın, sol tarafınıza doğru uzanın ve hamile çorapları giymeye dikkat edin.

 

Bu haftalarda, cildinizin yüzeyine yakın yerlerde örümcek damarlar diye de adlandırılan özellikle ayak bileğiniz, bacaklarınız ya da yüzünüzde ortaya çıkan incecik damarlar da fark edebilirsiniz. Bir ağacın dallarına benzeyip, bir merkezden doğru yayılıp, ince damarlar olabilir bunlar. Yalnız endişelenmeyin, örümcek tarzı varisler genelde doğumdan sonra kaybolur.

 

22. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Bebeğiniz, şu an yaklaşık 27 cm'lik boyu ve neredeyse 350 gram ağırlığıyla, minyatür bir yenidoğana benziyor. Dudakları, göz kapakları ve kaşları her geçen gün daha da belirginleşen bebeğinizin, hatta diş etlerinde minik diş kökleri bile oluşmaya başladı. Gözleri de hemen hemen oluşumunu tamamladı ama irislerinde (Gözün renkli olan tabakası) hala pigment bulunmuyor. Eğer rahminizin içini görebiliyor olsaydınız, onun o tüm vücudunu kaplayan lanugo denilen tüylerini ve tenindeki derin kırışıklıklarını da görebilirdiniz. Karnının içinde, bazı önemli hormonları salgılamaya yarayan pankreasın da adım adım gelişimi devam ediyor.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Şu an eminiz, göbeğiniz neredeyse bir el mıknatısı gibi. Herkes göbeğinize dokunmaya çalışıyor ve mutlaka yorum yapıyordur. Olmanız gerekenden daha iri ya da daha ufak olduğunuzu söyleyenler de vardır ancak lütfen unutmayın ki, her kadın farklı gelişim özellikleri gösterir. Burada önemli olan sizin doktor ziyaretlerinizi düzenli olarak yapmanız ve bebeğinizin normal bir gelişimde olduğuna doktorunuzun karar vermesidir.

 

Göbeğiniz büyüdüğü için karnınızda bazı çatlaklar fark edebilirsiniz. Hamile kadınların en az yarısının doğuma kadar göbeği bir hayli çatlar. Bu şeritlerin renkleri, genelde ten renginize göre pembeden koyu kahverengiye kadar değişiklik gösterebilir. Genellikle göbeğinizde oluşan bu çatlamalar aynı zamanda vücudunuzun kalça, uyluk ve göğüs bölgelerinde de oluşabilir. Piyasada bulunan bazı çatlak losyonlarının, çatlakları önlediği tam olarak kanıtlanmış olmasa da cildinizi nemlendirdiği ve kaşıntılara iyi geldiği kesindir.

 

Şaşırtan durumlar: Vücudunuzdaki değişimler

 

Hamileliğiniz boyunca göbeğinizin ve belki de göğüslerinizin büyüyeceğini biliyordunuz ama aşağıda sıralayacağımız kimi fiziksel değişimlere şaşıracağınızı tahmin ediyoruz. Birçok hamilelik değişimleri gibi, fiziğinizde oluşan çoğu bozulmalar tamamen hormonlardaki değişimlerden kaynaklanır.

 

Gür ve parlak saçlar: Şu an saçınızın gürleştiğini düşünüyorsanız yanılıyorsanız, aslında sadece saçınız daha az dökülüyor. Hamileliğiniz boyunca, vücudunuz daha az saç döker. Eğer saçınızın gürleşmesinden memnunsanız, bizce keyfini çıkarın ama bu durum sizi rahatsız ediyorsa, bir an evvel kuaförünüze gidin ve saçınızı incelterek yeni bir modelde kestirin. Zaten bu değişimler sonsuza kadar sürmeyecek ve bebeğiniz doğduktan sonra tekrar saçınız dökülmeye başlayacak.

 

Vücut tüyleri artıyor: Androjen olarak bilinen seks hormonları; yanaklarınızda, üst dudak bölgenizde ve çenenizde tüylenmeye neden olabilir. Göbeğinizdeki, kollarınızdaki, bacaklarınızdaki ve sırtınızdaki tek tük tüyler, gün geçtikçe çoğalabilir. Artık çeşitli yöntemlerle bu geçici soruna çare bulmak da sizin elinizde.

 

Hızlı uzayan tırnaklar: Tırnaklarınız da eskiye nazaran artık daha hızlı uzuyor olabilir ve yapısında da kimi değişiklikler fark edebilirsiniz. Bazı kadınların tırnakları daha sert, bazılarının ise daha hassas ve kırılgan olabilir. Temizlik yaparken eldiven giymeli ve özellikle tırnaklarınız hassaslaştıysa da bir nemlendirici kullanmalısınız.

 

Cilt değişimleri: Bazı hamile kadınlar, cildinin hiç bu kadar iyi görünmediğini söyler. Bazıları ise, değişen hormonlar sayesinde cildinde akne oluşumu gibi kimi değişikliklerden şikayet eder. Bu duruma karşılık, yüzünüzü günde iki kere hassas bir sabunla ya da temizleyici ile yıkamanız ve nemlendiriciniz ile makyaj malzemelerinizin de yağsız olmasına dikkat etmeniz gerekir.

 

Çatlaklar: Büyüyen bebeğinize ev sahipliği yapan karnınızda, çeşitli renklerde ince şeritler oluşmaya başlamış olabilir. Cildinizde oluşan bu çatlaklar, siz doğum yaptıktan 6 ya da 12 ay sonra belirginliklerini yitirebilir. Bu konuda doktorunuz tarafından önerilenden daha fazla kilo almamanızdan başka, yapacak çok da fazla bir seçeneğiniz yok. Cildinizin elastikiyeti kalıtsal bir durum olduğu için bu durumla başa çıkabilmeniz biraz da sizin doğal yapınıza kalıyor.

 

Ciltteki renk değişimleri: Deriye renk veren melanin hormonun artması, teninizde bazı kahverengi leke gibi renk farklılıklarının oluşmasına neden olur. Bu pigment değişimleri, siz güneşe maruz kaldığınızda daha çok şiddetlenir. UVA ve UVB korumalı ve en az 30 faktörlü bir güneş kullanmalı, dışarı çıktığınız zaman bir şapka takmalı ve güneşin tam tepeden vurduğu saatler olan 10.00 ile 14.00 arası kendinizi korumalısınız.

 

Geniş ve koyu renk meme uçları: Meme uçlarınızın ve etrafındaki renkli bölgenin artık daha geniş ve daha koyu renkli olduğunu fark edebilir ve meme çevresindeki pütürcüklerin de daha bir belirginleştiğini görebilirsiniz. Bu pütürler, bakterilerle savaşmak ve cildinizi yağlandırmak için yağ üreten bezlerdir. Bazı kadınların da göğüslerindeki damarlar daha belirginleşir. Tüm bunlara karşı ne mi yapabilirsiniz? Hiçbir şey.

 

Büyük ayaklar: Hamileliğiniz boyunca, ayaklarınız belki yarım numara daha büyüyebilir çünkü gevşek bağ dokuları ayaklarınızı biraz genişletebilir. Doğuma kadar ayaklarınız şişeceği için de sorun yaşayabilirsiniz. Büyüyen ayaklarınıza göre daha rahat ayakkabılar tercih edebilirsiniz.

 

23. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Radyoyu açıp, olduğunuz yerde biraz sallanırsanız, hareket duyuları iyi gelişmiş olan bebeğiniz, sizin dans ettiğinizi anlayabilir. Boyu neredeyse 28 cm'den uzun olan ve bir mango büyüklüğüne ulaşmış bebeğinizin, kıyafetlerinizin altından kıpırdandığını da hissedebilirsiniz. Bu haftalarda, nefes almaya hazırlanması için ciğerlerindeki kan damarları da hızla gelişir ve seslere karşı hassasiyeti de günden güne artar. Örneğin, köpek havlaması ya da elektrikli süpürge sesi gibi gürültülü seslere karşı duyarlılığı gelişir. Böylece, bebeğiniz dış dünyaya adım attığında, bu seslere alışkın hale gelir.

 

Not: Her bebek rahimde bile farklı bir gelişim gösterebilir. Bu bilgiler, bebeğinizin gelişimi hakkında size genel bir fikir vermesi amacıyla verilmiştir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Günün sonunda ya da yazın sıcağında, ayaklarınızın ve ayak bileklerinizin her geçen ay biraz daha fazla büyüdüğünü ve genişlediğini fark edebilirsiniz. Çünkü bacaklarınızdaki ağır dolaşım, ödem denilen şişkinliklere neden olur. Bu tamamıyla, kanınızın kimyasındaki bazı değişimlerin, vücudunuzdaki suyu biriktirmesiyle alakalıdır. Üzülmeyin, doğumdan sonra vücudunuz bu ekstra sıvılardan kurtulmaya çalışacak ve sizi doğumunuzdan sonraki birkaç gün içinde sürekli idrara çıkaracak ve fazlasıyla terletecek. Bu arada siz de genelde, sol tarafınıza uzanmaya, ayaklarınızı fırsat buldukça havaya kaldırmaya, otururken ayaklarınızı uzatmaya ve uzun sürelerle aynı yerde oturmamaya ya da ayakta durmamaya özen göstermelisiniz. Aynı zamanda dolaşımı artırmak için düzenli olarak egzersiz yapmaya, destekleyici çoraplar giymeye ve rahat ayakkabılar tercih etmeye de dikkat etmeniz de fayda var. Şişlerinizi önlemek için sıvılardan kaçınmaya çalışıyor olabilirsiniz ancak vücudunuzdaki suyun birikmemesi için, fazlaca su içmeye ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Hamileliğiniz boyunca ayak ve bacaklarınızdaki belli bir miktar ödem kaynaklı şişlikler normal sayılabilirken eğer bu şişler aşırı boyutlara ulaşıyorsa, preeklampsi (Gebeliğin ikinci yarısında gelişebilen hipertansiyon ve proteinüri ile kendisini gösteren rahatsızlık) gibi ciddi durumlara da işaret olabilir. Eğer ayaklarınızda ya da bileklerinizde; ellerinizdeki, yüzünüzdeki ve göz çevrenizdeki şişliklerden çok daha fazla ve aniden gelişen şişlikler fark ediyorsanız, derhal doktorunuzu aramaktan çekinmeyin.

 

Karar rehberi: Bebeğimin kordon kanını saklamalı mıyım?

 

Kordon kanı bankacılığı, bebeğinizin göbek bağından alınan kan örneğinin dondurulup saklanarak, bebeğinizin gelecekteki tıbbi durumlarda kullanılması işlemidir. Kordon kanı pahalıdır çünkü kök hücreler için zengin bir kaynaktır. Kök hücreler, lösemi ve orak hücre anemisi gibi ciddi hastalıkları tedavi eden kök hücreleri ve dokuları ayırabilme özelliğine sahiptir.

 

Kordon kanı araştırmaları umut verici sonuçlara varıyor

 

Dünya çapında yapılan araştırmalar ve çalışmalar, gelecek için iyimser sonuçlar gösteriyor. Örneğin, günün birinde kanserli bir yetişkinin, bebekken kendisinden alınan kordon kanı kök hücreleri sayesinde, kanseri rahatça yenebileceği umut ediliyor. Hatta genetik kökenli olmayan kanserlerin bile bu yolla tedavi edilebileceği bekleniliyor.

 

Hayvanlar üzerinde yapılan son deneylerin ışığında, kordon kanının diyabet, omurilik hasarları, kalp kusurları, felç ve ciddi nörolojik hastalıkların tedavisinde de kullanılabileceğini göstermiştir.

 

Sonuç olarak, bu işin maddi boyutunu ve ilerde çocuğunuzun tedaviye cevap vermemesi gibi oluşabilecek dezavantajları da göz önünde bulundurarak bir karar vermeniz yerinde olacaktır.

 

24. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğinizin ağırlığı yarım kilonun üstündedir ve duyma yeteneği iyi gelişmiştir. Sizin sesinizin çeşitli tonlarını, kalp atışlarınızı ve karnınızın gürlemesini ayırt edebilmektedir. Rahim içinde duyduğu gürültülü seslerden(Komşunun köpeği ya da elektrik süpürgesi gibi...) pek zevk almayabilir. Çeşitli araştırmalar bebeklerin tercihinin daha çok klasik müzik ve özellikle Vivaldi olduğunu gösteriyor.

 

 

 

Mesela ‘Dört Mevsim’ parçasını çalıp bebeğin hareketlerini takip ediniz. Sakin bölümlerinde hareketsiz hızlı bölümlerinde heyecanlandığını fark edebilirsiniz.

 

Akciğerlerindeki damarlar gelişme içindedirler ve bebeğin ilk nefesini alacağı güne kadar hazırlanırlar. Bebek yutkunmaya devam edecektir ama ilk kakasını doğumdan sonra yapacaktır.

 

Bebeğiniz şu anda bile dünyaya gelse, yaşama şansı iyi bir bakımla yüksektir(%85 oranında). Tıptaki ve bilimdeki ilerlemeler böyle bir bebeğin rahim dışında da gelişebilmesini sağlayabilir. Ama bunların %50’sinin ileride ağır ve kalıcı rahatsızlıklar hatta özür kalma riski ile karşı karşıya olduklarını hatırlatmak gerekir.

 

Size gelince, sizin ağırlık noktanızın değişmiş olduğunu fark etmiş olmalısınız. Diş etleriniz fırçalarken kanar ve göbek deliğiniz dışarıya doğru yön değiştirir. Korkmayın bunların hepsi doğumdan sonra, tekrar hamilelikten önceki şekline dönecektir.

 

Not: Uzmanlar aynı zamanda her bebeğin gelişiminin (Rahimde bile) birbirinden farklı olabileceğini söylerler. Burada anlattığımız bu gelişmeler bebeğin rahimdeki gelişmesinin genel bir simgesidir.

 

25. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Bebeğiniz başından ayaklarına kadar yaklaşık 30-31 cm’dir. Kilosu ise 680 gram kadar yani bir ayvadan fazla değildir. Uzunluğu değişmeye ve birazcık kilo almaya başlamıştır. Böylece buruş buruş cildi artık düzgünleşmeye ve her geçen gün birazcık daha yeni doğan bir bebeğe benzemeye başlamıştır. Artık saçları da çıkmaktadır. Eğer şu anda bebeğinizi görebilme imkanınız olsaydı, saç rengini ve yapısını ayırt edebilirdiniz.

 

Not: Her bebeğin uterustaki gelişmesi farklılık gösterir. Bu bilgiler bebeğinizin gelişimi ile ilgili genel bir bilgi edinmeniz içindir.

 

Sizin hayatınız nasıl değişiyor?

 

Bebeğiniz saçları konusunda yalnız değil! Sizin görünüşünüz de hiç olmadığı canlı ve daha parlak olabilir. Bu tabii ki, sizin de yeni saçlarınız çıkıyor anlamına gelmiyor fakat hormonlarınız sayesinde saçlarınız normalden çok daha parlak ve dolgun görünür. Bu güzelliğin tadını çıkartın çünkü saçlarınız doğumdan sonra normal haline geri dönecektir. Bazı hamilelerde de hormonlardan dolayı görülen saç dökülmesi normal bir durumdur ve doğumdan sonra dökülme sona erecektir.

 

Etrafta eskisi kadar kolay dolaşamadığınızın da farkındasınızdır. Doktorunuz aksini önermedikçe egzersiz yapmaya devam edebilirsiniz. Ama birkaç kurala uymalısınız: Eğer kendinizi aşırı yorgun hissederseniz, herhangi bir yerinizde bir acı duyarsanız, baş dönmesi olursa ya da nefes nefese kalırsanız hemen egzersizi bırakmalısınız. Sırt üstü yere uzanmanızı gerektirecek ya da dengenizi kaybetmenize sebep olabilecek her egzersizden kaçınmalısınız. Yeteri kadar su içtiğinizden emin olun. Egzersize ısınma hareketleriyle başlayın, egzersizi bırakırken de yaptığınız hareketin hızını yavaşça keserek bırakın.

 

24- 28. haftalarınız arasında şeker testiniz yapılırken büyük ihtimalle aynı anda demir yetersizliği anemisi testiniz de yapılacaktır. Eğer demir yetersizliği anemisi görülürse doktorunuz size demir takviyesi önerecektir.

 

26. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bebeğinizin kulaklarındaki sinir sistemleri artık daha gelişmiş ve hassastır. Eşinizle muhabbet ederken bebeğiniz hem sizin hem de eşinizin sesini duyabilir. Akciğer gelişimi için gerekli olan amniyotik sıvıyı az miktarlarda solur ve dışarı verir. Nefes alma diye adlandırılan bu hareketler aynı zamanda bebeğin doğduğu, havayı içine çektiği ilk an ve kilo almaya devam etmesi için faydalı alıştırmalardır. Artık bebeğiniz 700-800 gram ağırlığında, boyu ise yaklaşık 33 cm’dir. Eğer oğlunuz olacaksa testisleri, skrotumlara (Testis torbası) düşmeye başlar. Bu da yaklaşık 2–3 gün alır. Bebeğinizin bu hafta nasıl göründüğüne bir bakın.

 

Not: Her bebek rahimde bile biraz farklı gelişir. Bizim amacımız size bebeğinizin gelişimine dair genel bilgi vermektir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Bütün günlük işlerinizin yanında bir de doğum öncesi eğitimlere katılıp bebeğinizin odasını hazırlamak için koşuşturuyor musunuz? Düzenli beslendiğinizden ve yeteri kadar dinlendiğinizden emin olmalısınız. Bu zaman zarfında tansiyonunuz yükselebilir(Genellikle, tansiyonunuz ilk üç aylık dönemden sonra düşmeye başlar ve 22–24. haftalar arası tansiyonunuz düşük olur).

 

Preeklamsi-yüksek tansiyonla ve idrardaki proteinle nitelendirilen ciddi bir düzensizliktir. Genellikle 37. haftadan sonra belirir fakat daha önce de olabilir. Bu sebepten, dikkatli olmak gerekir. Yüzünüzde, gözlerinizde ve ellerinizdeki şişlikten daha fazla bir şişlik varsa, ayaklarınızda ve ayak bileklerinizde aşırı şişlik bulunuyor ya da hızlı kilo alımı gerçekleşiyorsa (Haftada 2 kilodan fazla) doktorunuza başvurmalısınız. Daha ciddi bir preeklamsi rahatsızlığı durumunda başka semptomlar ortaya çıkabilir. Ciddi ve tekrarlayan bir baş ağrısı, görmede farklılık (Çift ya da bulanık görme, ışığa duyarlılık ya da geçici görme kaybı) durumunda acilen doktorunuza başvurunuz.

 

Eğer beliniz son zamanlarda ağrıyorsa eklemlerin ve bağların çözülmesine yol açan hormonal değişiklikler ve büyüyen rahim bunun sebebi olabilir. Bunun dışında, fazla kilo demek kaslarınız için daha fazla yük ve eklemlerde daha fazla kuvvet demektir. Bu yüzden gün sonunda kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Eğilmek ve yük kaldırmanın yanı sıra yürümek, ayakta durmak ve uzun süreli oturmak sırtınıza yük bindirebilir. Sıcak bir banyo ya da sıcak bir kompres sizi biraz rahatlatabilir(Bazı bayanlar soğuk kompresi daha rahatlatıcı bulabiliyor). Gün boyunca dik durmaya özen göstermeli, eğilme ve dönme gibi hareketlerden kaçınmalı, otururken ya da ayaktayken sık nefes alıp vermeli, yatarken bacaklarınızın arasına ve karnınızın altına destek sağlamak amaçlı bir yastık almalısınız.

 

27. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Bu hafta bebeğiniz neredeyse 900 gram ağırlığında yani bir karnabahar büyüklüğündedir ve uzunluğu 34-35 cm’dir. Belirli aralıklarla uyuyup uyanıyordur, gözlerini açıp kapatıyor ve belki de parmaklarını bile emiyordur! Daha fazla beyin hücresinin oluşumuyla birlikte, bebeğinizin beyni artık daha aktiftir. Akciğerleri hala tam gelişemediğinden fonksiyonel değildir. Bebeğinizin hıçkırıklarından dolayı hissedeceğiniz gıdıklanmaları takip edin. Bu dönemden sonra daha da yaygın olabilir. Sadece birkaç dakika sürecektir ve bebeğinizi rahatsız etmeyecek bir durumdur. Endişelenmeyin ve gıdıklanmanın tadını çıkartın!

 

Not: Her bebeğin uterustaki gelişmesi farklılık gösterir. Bu bilgiler bebeğinizin gelişimi ile ilgili genel bir bilgi edinmeniz içindir.

 

Sizin hayatınız nasıl değişiyor?

 

Vücudunuz yeni belirtiler göstermeye başlamış olabilir. Mesela bacak kaslarınıza kramp giriyor olabilir. Bacaklarınız daha fazla ağırlık taşıyor ve rahminiz damarlarınıza basınç uyguladığından kan dolaşımınız etkileniyor. Maalesef kramplar hamileliğiniz gelişmeye devam ederken daha da artabilir. Bacak krampları çoğu hamilede gün içerisinde de görülür. Kramp girdiğinde, giren kası esnetmeniz ve hafif masaj yapmanız, biraz olsun rahatlamanızı sağlayacaktır. Ayaklarınızdan, kaval kemiğinize doğru nazikçe masaj yapın. Birkaç dakika yürümeniz de size rahatlık sağlayabilir. Şu an size daha zaman var gibi gelebilir ama aile planlamanızı yapmanız için çok da erken değil. Bebeğiniz doğmadan önce bazı kararlar vermeniz gerekiyor. Doğumla ilgili kararlarınızı alırken doktorunuza danışabilirsiniz.

 

28. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bu hafta bebeğinizin kilosu yaklaşık olarak 1000 gram, boyu ise 36 cm civarındadır. Gözlerini kırpabilir, böylece kirpiklerini hareket ettirir. Görme gelişimiyle birlikte rahime doğru gelen ışığı görebilir. Beyninde milyarlarca sinir hücreleri oluşur ve kendini dış dünyaya hazırlamak için kilo almaya başlar.

 

Bu hafta bebeğinizin nasıl göründüğüne bakınız(Ya da çift yumurta ikizlerinin nasıl göründüğüne bakınız).

 

Not: Her bebek rahimde bile biraz farklı gelişir. Bizim amacımız size bebeğinizin gelişimine dair genel bilgi vermektir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Üçüncü ve son trimester (Üç aylık dönem) bu hafta başlar. Siz de diğer hamile bayanlara benziyorsanız bu trimesterde yaklaşık 5 kilo alırsınız.

 

Bu noktada, doktorunuzu ya da ebenizi iki haftada bir ziyaret edebilirsiniz. Bebeğiniz 36 haftalıkken bu ziyaretler her hafta gerçekleşmeye başlar. Risk faktörlerine bağlı olarak pratisyeniniz, durumunuzdan emin olmak için, doğumdan önce, sizden klamidya ve gonore yani bel soğukluğu testlerinin yanısıra sifilis ve HIV için de kan testi isteyebilir. Aynı zamanda, glukoz tarama testi sonucunuz yüksek çıkmışsa ve muayeneyi sürdürüyorsanız, size yakın zamanda 3 saatlik glukoz tolerans testi verilir. İlk doğum öncesi ziyaretinizde kanınızın Rh negatif olduğu ortaya çıkarsa, vücudunuzda bebeğinizin kanını etkileyecek antikorların oluşmasını önlemek için Rh immunoglobülin aşısı olursunuz( Eğer bebeğiniz Rh pozitifse, doğumdan sonra bir daha Rh immunoglobülin aşısı olursunuz.

 

 

Bu dönemde, bazı bayanların alt bacakları uyuşup rahatsız edici bir hal alır ve dinlenmeye ya da uyumaya çalışırken sizi ayağa kalkmaya zorlar. Eğer bu his, hareket ettiğinizde geçtiyse buna huzursuz bacak sendromu adı verilir(RLS). Huzursuz bacak sendromuna neyin sebep olduğu kesin olarak bilinmez fakat anne adayları arasında sıklıkla görülen bir durumdur. Bacaklarınıza masaj yapmaya çalışın ve semptomları daha da kötüleştiren kafeini azaltın. Huzursuz bacak sendromunu geçiren demir takviyesi alıp almamanız konusunda doktorunuza danışınız.

 

29. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Bebeğiniz şu an 1250 gr ağırlığında yani bir balkabağı kadar ve 37 cm uzunluğunda! Kasları ve ciğerleri gelişmeye devam ediyor. Kafası yeni gelişen beyin hücrelerine yer açmak için günden güne büyüyor. Bebeğinizin temel ihtiyaçlarını karşılamanız için bu dönemde belirli bir miktar; protein, C vitamini, folik asit ve demir almanız gereklidir. Bu dönemde her gün bebeğiniz, iskelet yapısının gelişmesi için 250 mg kalsiyum depolar.

 

Not: Her bebeğin uterustaki gelişmesi farklılık gösterir. Bu bilgiler bebeğinizin gelişimi ile ilgili genel bir bilgi edinmeniz içindir.

 

Sizin hayatınız nasıl değişiyor?

 

Bebeğiniz şu an çok aktif. Doktorunuz size her gün bebeğinizin hareketlerini saymanızı önermiş olabilir. Bebeğinizin hareketlerinde herhangi bir değişiklik (Aşırı artış ya da azalma) fark ederseniz doktorunuza bilgi vermeniz gerekir. Böyle durumlarda bebeğinizin durumunu anlamak için bazı testlere ihtiyacınız olabilir.

 

Mide yanması ve kabızlık gibi sorunları tekrar yaşıyor olabiliriniz. Progesteron hormonu hamileliğinizde yumuşak kaslarınızın rahatlamasını sağlar. Bu rahatlık midenizde hazımsızlığa yol açar. Özellikle de büyük porsiyonlar tükettikten sonra hazımsızlık, gaz ve mide ekşimesi hissedebilirsiniz.

 

Karnınıza ve rahminize olan basınçtan dolayı hemorid (Basur) problemi yaşıyor olabilirsiniz. Rektumdaki damarların şişmesi hamilelik döneminde bayanlarda yaygın olarak görülen bir durumdur. Hamileliğinizin bitiminde bu problemden de birkaç gün içerisinde kurtulacaksınız. Eğer size acı veriyor ve kaşıntıya sebep oluyorsa; problemli bölgeye fazla uzun tutmamaya dikkat ederek soğuk kompres yapmayı deneyin. Aynı zamanda böyle bir durumda, çok fazla ayakta durmaktan ve oturmaktan da kaçınmalısınız. Bu size daha çok problem yaratabilir. Eğer rektumda kanama olursa, doktorunuza haber vermelisiniz. Yüksek lifli beslenmeniz, bol sıvı almanız ve sizi fazla zorlamayacak egzersizler yapmanız size bu dönemde yardımcı olabilir.

 

Bazı bayanlarda da “Pasif Düşük Tansiyon” adı verilen bir durum görülür. Sırtüstü uzanınca kalp atışının değişmesi ve pozisyon değiştirene kadar tansiyondan dolayı baş dönmesi, ayağa birden kalkınca sersemlemiş hissetmek bu duruma örnektir. Bu durumla karşılaşılırsa, sırtüstü yatmak yerine yan tarafa doğru yatmayı ve ayağa kalkarken yavaş hareket etmeyi, mümkünse öncelikle oturmayı, daha sonra ayağa kalkmayı denemelisiniz.

 

30. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bebeğiniz yaklaşık olarak 38 cm boyunda, 1350 gram ağırlığındadır.

 

Bebeğinizin çevresinde amniyotik sıvı olacak fakat bu sıvının hacmi bebeğiniz büyüyüp rahimde daha çok yer kaplamaya başladığında azalacaktır. Görme duyusu gelişmiş fakat hala çok keskin değildir. Doğduktan sonra bile gözlerini belli bir süre kapalı tutacaktır. Gözlerini açtığında ışık farklılığına cevap verecek fakat 20/400 görme yetisine sahip olacaktır. Bu da demek oluyor ki, sadece yüzünden birkaç cm uzaklıktaki cisimleri seçebilir(Normal yetişkin görüşü i20/20).

 

Bu hafta bebeğinizin nasıl göründüğüne bakınız(Ya da çift yumurta ikizlerinin nasıl göründüğüne bakınız).

 

Not: Her bebek rahimde bile biraz farklı gelişir. Bizim amacımız size bebeğinizin gelişimine dair genel bilgi vermektir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Bu günlerde, özellikle uyku probleminiz varsa kendinizi biraz yorgun hissedebilirsiniz. Aynı zamanda kendinizi her zamankinden daha sakar görmeniz de oldukça normal bir durumdur. Sadece daha ağır değilsiniz, aynı zamanda da ağırlık merkezinde de değişiklikler var. Buna ek olarak, hormonal değişikliklerden dolayı bağlarınız, eklemleriniz daha gevşek olur. Aslında kasların gevşemesi ayaklarınızın yayılmasına sebep olur. Bu yüzden biraz büyük ayakkabılar almakta yarar var.

 

Hamileliğinizin ilk dönemlerini, ruh halinizin çalkantılı olduğu zamanları bir hatırlayın. Hormonal değişiklikler ve rahatsız edici semptomlar ruh halinizi etkileyip, duygusal anlar yaşamanıza sebep olur. Ne tür görevlerinizin olacağına ya da iyi bir anne olup olamayacağınıza dair kuşkularınızın olması doğaldır. Fakat bu tür duygularınız aşırıya kaçarsa doktorunuza başvurmalısınız. Hamilelik döneminde depresyonla savaşan 10 anne adayından 1’i olabilirsiniz. Aynı zamanda çok sık endişeli olduğunuzu da doktorunuza belirtmeniz gerekir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

31. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Şu an bebeğiniz; 39 cm ve 1 kg 500 gram ağırlığında. 4 tane olgun portakal taşırsanız, bebeğiniz ağırlığını yaklaşık olarak hissedebilirsiniz. Artık bebeğiniz başını sağa-sola hareket ettirebiliyor! Kolları, bacakları daha doğrusu bütün vücudu artık iyice tombullaşıyor. Hareketlenen bebeğiniz, tekmeleriyle ve taklalarıyla sizi bütün gece uyutmayabilir! Rahatlayın, tüm bu hareketler bebeğinizin gayet sağlıklı geliştiğinin göstergesidir.

 

Not: Her bebeğin uterustaki gelişmesi farklılık gösterir. Bu bilgiler bebeğinizin gelişimi ile ilgili genel bir bilgi edinmeniz içindir.

 

Sizin hayatınız nasıl değişiyor?

 

Rahminizdeki kasların zamanla daha da gerildiğinin farkında mısınız? Hamileliğinin ikinci bölümünü yaşayan kadınlarda bu kasılmalar sıkça görülür ve genellikle 30 saniyeyi aşmayan, anne adayına acı vermeyen, düzensiz kasılmalardır. Sıkça tekrarlanan ve acı veren kasılmalar, alışılmadık ve sıkça görülen vajinal akıntılar (Kanlı, pembe vs), sürekli karın ağrısı, alt karın boşluğunda basınç ve ağrı hissetmek gibi belirtiler erken doğumun habercisi olabilir. Özellikle de hamileliğinizin bu dönemine kadar bu tür şikayetleriniz olmadıysa ve sürekli tekrarlanıyorsa, vakit kaybetmeden doktora danışın.

 

Göğüslerinizden hafif hafif süt gelmeye başlamış olabilir. Eğer böyle bir durum varsa, kıyafetlerinizi korumak için koruyucu göğüs bantlarından kullanabilirsiniz. Normalde giydiğiniz sütyenleriniz artık sizi rahatsız ediyorsa emzirme sütyenlerinden edinebilirsiniz. Bir beden büyük almaya gayret gösterin çünkü ileride ihtiyacınız olacak.

 

Eğer bebeğiniz erkek olacaksa ve doğduktan sonra hemen sünnet ettirmeyi düşünüyorsanız konuyu eşinizle ve doktorunuzla konuşabilir, eksilerini ve artılarını öğrenebilirsiniz.

 

32. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor:

 

Bebeğiniz bu hafta yaklaşık olarak 1800 gram ağırlığında ve 40 cm uzunluğundadır. Artık rahminizde daha çok yer kaplamaktadır. Haftada ortalama 1,5 kg alırsınız ve bu kilonun neredeyse yarısı bebeğe gider. Aslına bakarsanız bebek önümüzdeki 7 hafta boyunca doğum kilosu almaya başlar. Böylece kendini dış dünyaya hazırlar. Artık bebeğinizin ayak tırnakları, el tırnakları ve gerçek saçı bulunmaktadır ( Ya da ayva tüyleri). Kendini doğuma hazırlarken de cildi yumuşak ve pürüzsüz bir hal alır.

 

Bu hafta bebeğinizin nasıl göründüğüne bakınız. (Ya da çift yumurta ikizlerinin nasıl göründüğüne bakınız.)

 

Not: Her bebek rahimde bile biraz farklı gelişir. Bizim amacımız size bebeğinizin gelişimine dair genel bilgi vermektir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor:

 

Sizin ve bebeğinizin gereksinimlerini sağlamak için voleniniz hamile kaldığınız günden bu yana %40-50’ye ulaşmıştır. Rahminizin diyafram ve karnı sıkıştırması sonucu nefes darlığı ve mide yanması olabilir. Bu sıkıntıdan kurtulmak için karnınızın altına yastıklar dayayarak uyumayı ve az ama sık yemeği deneyiniz.

 

Doğum zamanınız yaklaştığı için bel ağrılarınız olabilir. Eğer daha önce bel ağrınız olmadıysa derhal durumu doktorunuza bildirin. Çünkü bu erken doğum sancısının sinyali olabilir.

 

Sizi rahatsız eden bu durumun erken doğum sancısı olmadığını varsayarsak, sırt ağrılarınızın nedenini hormonal değişikliklere ve büyüyen rahme bağlarsınız. Genişleyen rahim sizin ağırlık merkezinizi değiştirir, karın kaslarınızın direncini azaltır, duruşunuz değişir ve sırtınızın arkasına bir ağırlık yapar. Hamilelikte hormonal değişiklikler leğen kemiklerinizi omurganıza bağlayan bağları ve eklemleri çözer. Bu durum sizin çok sabit duramamanıza ve yürürken, ayakta dururken, uzun süreli otururken, yatakta dönerken, alçak sandalyeden kalkarken, eğilirken ya da bir şeyler taşırken acı çekmenize sebep olabilir.

 

33. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Bebeğiniz artık bir ananas kadar yani yaklaşık 2000 gram ağırlığında ve yaklaşık 41 cm uzunluğunda. Her geçen gün birazcık daha gelişiyor! Cenin görünümünden gün geçtikçe uzaklaşıyor ve iskelet yapısı artık iyice oluşmaya başlıyor yani kemikleri sertleşiyor. Kafatasındaki kemikler ise daha tam olarak kaynaşmamış durumda. Bu da normal bir durum çünkü bebeğinizin doğum kanalından kolayca geçmesini sağlayacak. Bu kemikler erken erişkinlik dönemine kadar tam olarak kaynaşıp, sertleşmez. Böylece beyin hücrelerinin gelişmesine olanak sağlar.

 

Not: Her bebeğin uterustaki gelişmesi farklılık gösterir. Bu bilgiler bebeğinizin gelişimi ile ilgili genel bir bilgi edinmeniz içindir.

 

Sizin hayatınız nasıl değişiyor?

 

Bebeğiniz karnınızda iyice büyümeye başlayınca çoğu şey değişmeye başlar. Önceleri hafifçe süzülürken, artık paytak paytak yürüyorsunuz. Oturmak için rahat bir pozisyon bulmak artık iyice zorlaştı. Ellerinizde, bileklerinizde, parmaklarınızda kramp ya da hissizleşme olabilir. Vücudunuzdaki diğer dokular gibi bu bölgelerde de hamilelik döneminizde bu bölgelerde bazı ağrıya yol açabilecek değişiklikler olur. Bu durumun adı: “Karpal Tünel Sendromu”dur. Problemli bölgelere bastırmadan hafifçe masaj yapmayı deneyin. Eğer ağrılarınız çok fazlaysa doktorunuza danışın.

 

Bazı hamileler bu dönemde hala kendilerini çok çekici hissederler ve eşleri de aynı fikirdedir! Hamilelik döneminizde cinselliği yaşamak gayet sağlıklı bir durumdur. Fakat bazı problemli hamileliklerde doktorunuza danışmanızda fayda vardır.

 

34. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor:

 

Bebeğiniz yaklaşık olarak 42 cm boyunda ve 2250 gram ağırlığındadır. Doğduğunda vücut ısısını düzenleyecek olan yağ tabakaları bebeğe kilo aldırır. Bebeğinizin cildi artık daha pürüzsüzdür. Merkezi sinir sistemi ve ciğerleri de gelişmeye devam etmektedir. Erken doğum sancılarına dair endişeleriniz olduysa şunu bilin ki 34-37 haftaları arasında doğan ve sağlık sorunu olmayan bebekler herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmazlar. Neonatal (yeni doğan) hemşireliğinde belli bir süre kalabilir ve kısa süreli sağlık sorunları olabilir. Fakat uzun vadede 9 aylık bebekler kadar sağlıklı olurlar.

 

Bu hafta bebeğinizin nasıl göründüğüne bakınız. (Ya da çift yumurta ikizlerinin nasıl göründüğüne bakınız.)

 

Not: Her bebek rahimde bile biraz farklı gelişir. Bizim amacımız size bebeğinizin gelişimine dair genel bilgi vermektir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor:

 

Bu hafta itibariyle tekrar bir halsizlik durumu söz konusu olmuş olabilir fakat bu, muhtemelen sizin ilk üç aylık döneminizde hissettiğiniz halsizliğin aynısı değildir. Vücudunuzdaki yükün, uykusuz gecelerin, gece yarısı tuvalete kalkmaların verdiği yorgunluk oldukça normaldir. Artık durulma ve doğum zamanı ( ve sonrası) için enerji toplama vakti. Eğer uzun zamandır oturuyor veya uzanıyorsanız birden kalkmayın. Kollarınıza ve ayaklarınıza kan toplanabilir ve ayağa kalktığınızda tansiyonunuz düşüp başınız dönebilir. Eğer bel çevrenizde ve muhtemelen kalçanızda ve bacak aralarınızda kırmızı şişlikler ya da pütürlerin farkına varırsanız bu, gebeliğin pruritik urtikarial papul ve plakları (kısacası PUPPP) adı verilen bir rahatsızlık olabilir. Hamile bayanların yaklaşık olarak yüzde birinde görülen bu hastalık zararsızdır fakat oldukça rahatsız edicidir. Bu durumda doktorunuza danışırsanız doktorunuz ciddi bir durum olmadığından emin olup, sizi rahatlatmak için tedavi uygulayabilir ve gerekirse sizi dermatologa yönlendirebilir. Aynı zamanda bütün vücudunuzda yoğun kaşıntılar olursa mutlaka doktorunuzu arayınız. Çünkü bu bir karaciğer probleminin sinyali olabilir.

 

35. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

Bebeğinizin artık taklalar atmaya pek yeri kalmadı çünkü yaklaşık 43 cm ve 2400 gram oldu. Yani artık bir kavun kadar! Karnınızda artık çok fazla yeri kalmadığı için size kendini hatırlatmak için yaptığı manevralar yerini tekmelere bıraktı. Böbrekleri artık tamamen oluştu, karaciğeri ise bazı besinleri işlemden geçirebilecek kadar gelişti. Bebeğinizin temel fiziksel yapısı hemen hemen tamamıyla oluştu. Geri kalan haftalarını kilo almak için kullanacak.

 

Not: Her bebeğin uterustaki gelişmesi farklılık gösterir. Bu bilgiler bebeğinizin gelişimi ile ilgili genel bir bilgi edinmeniz içindir.

 

Sizin hayatınız nasıl değişiyor?

 

Eğer bu dönemde karnınızın içerisine bakabilseydiniz, bebeğinizin tamamını görebilirdiniz. Şişen uterusunuz, diğer organlarınıza da baskı yaptığı için daha sık idrara çıkma, mide yanması ve gaz problemleriniz olabilir. Eğer bu problemleriniz sıklaşmamışsa ve sizi rahatsız etmiyorsa çok şanslı bir hamilelik geçiriyorsunuz!

 

Artık doktorunuzu daha sık görmeniz gereken bir dönemdesiniz. Bu zamanlarda GBS kontrolü yapmak isteyebilir. Merak etmeyin tamamen acısız bir uygulamadır ve bebeğiniz için gereklidir. Aynı zamanda artık doğumunuz için ciddi bir planlama yapmanız gerekir. Doktorunuzla ve ailenizle doğumla ilgili beklentilerinizi, nerede ve nasıl doğum yapmak istediğinizi, doğumdan sonra nerede kalmak istediğinizi konuşmalısınız. Doğum genelde planlı bir zamanda gerçekleşmez. Yaptığınız planlar çoğu zaman tamamıyla doğru çıkmaz fakat seçeneklerinizi öğrenmenizde de fayda vardır.

 

36. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bebeğiniz bir önce ki güne oranla kilo almaya devam ediyor. Şimdi 2700 gram ağırlığında ve 44-45 cm boyunda. Bu haftada bebeğinizin kafa çevresi ile karın çevresi yaklaşık olarak birbirine eşittir. Yağ birikimi giderek yavaşladığından kilo alımı da yavaşlamıştır. Bebeği kaplayan tüylü lanugo tabakasının çoğu kaybolmuştur ve peynir benzeri tabaka “vernix caseosa” da yok olmuştur(Bir kısmı doğumda kalabilir). Her ikisi de, diğer sekresyonlarla birlikte bebek tarafından yutulacak ve bebeğin bağırsaklarında tutulacaktır. Bebeğiniz yuttuğu bu maddelerin yanı sıra diğer ifrazat (Salgı) ile meconium adı verilen bu siyahi karışım onun ilk bağırsak hareketini oluşturacaktır.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Bu haftadan itibaren bebeğin başının leğen kemiği boşluğuna girmesiyle mide yanması, sindirim ve solunum güçlüğü yakınmaları azalır. İdrar torbanız baskı altında olduğunda daha sık idrara çıkmak isteyebilirsiniz. Bu haftalarda karnınızın üst kısmında bir boşluk ve rahatlama hissedebilirsiniz. Bu bebeğinizin doğum kanalına doğru indiğini belirtir ve angajman olarak adlandırılır. Midenizdeki başı ortadan kalkacağı için iştahınızın yeniden açılabilir. Benzer şekilde akciğerlerinizdeki baskı da olmayacağından soluk alıp vermeniz kolaylaşır. İdrara çıkma sıklığınız angajman sonrası tıpkı hamileliğinizin ilk başlarındaki gibi iyice artacaktır. Bebeğinizin hareketleri dışarıdan rahatlıkla izlenebilir. Zaman zaman karnınızın bir bölgesinde aniden bir yükselti fark edebilirsiniz. Bebeğinizin hareketleri özellikle göğüs kafesinizin altında size acı verebilir, canınızı yakabilir.

 

37. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Tebrikler! Bebeğiniz artık gelişimini tamamladı! Bu demek oluyor ki, eğer şu anda bile doğum yapsanız bebeğinizin sağlıklı doğma ihtimali çok yüksek ve dış dünyaya kolaylıkla uyum sağlayabilecek. Bebeğiniz yaklaşık 46 cm’in üzerinde ve 3kg’a yakın bir ağırlıkta. Yani gelişmiş, tamamen sağlıklı bir bebek görünümünde! Bebeğiniz saçlı doğarsa sakın şaşırmayın. Hatta bazı koyu renk saçlı çiftler; sarışın veya kızıl saçlı bebekle, dümdüz saçlı olanlar; “Elvis” gibi kıvırcık saçlı bebeklere bile sahip olabilirler.

 

Not: Her bebeğin uterustaki gelişmesi farklılık gösterir. Bu bilgiler bebeğinizin gelişimi ile ilgili genel bir bilgi edinmeniz içindir.

 

Sizin hayatınız nasıl değişiyor?

 

Kasılmalarınız artık daha sık ve daha uzun sürüyor ve vajinal akıntılarınız oluyor. Eğer kanlı akıntılarınız oluyorsa, doğumunuz muhtemelen birkaç gün sonra gerçekleşebilir. Ama akıntılarınız çok yoğun ve uzun sürüyorsa mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

 

Artık geceleri uyumanız iyice zorlaşmıştır. Uykunuzu gün içerisinde de almaya çalışın. Böylece bebeğiniz doğmadan önce kendinizi dinlendirebilirsiniz. Ayrıca rahatsız uyuma, rüyalar görme de çoğu hamilelerde bu dönemlerde görülen bir durumdur. Doğum yaklaştıkça endişeleriniz de artar. Rahatlamaya çalışın ve endişelerinizi sevdiklerinizle paylaşın.

 

Bebeğinizin hareketlerini izlemeniz, saymanız, bu dönemde rahatlamanızı sağlayabilir. Böylece hem onun sağlığından emin olacak, hem de onun varlığını hissedeceksiniz. Eğer bebeğinizin hareketlerinde ciddi bir azalma görüyorsanız doktorunuza haber vermelisiniz.

 

38. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

Bebeğiniz kilo aldı, toparlandı. Artık 3200 gram ağırlığında ve yaklaşık olarak 48 cm uzunluğundadır. Yumruklarını sıkabilir. Bebeğinizin elini ilk kez tuttuğunuzda siz de ne kadar sıkı yumrukları olduğunu göreceksiniz! Organları gelişti ve dış dünya için artık hazırlar.

 

Bebeğinizin göz renginin ne olacağını mı merak ediyorsunuz? İlk başta bunu tam olarak söyleyemezsiniz. Eğer kahverengi gözlü doğduysa, gözleri muhtemelen kahverengi kalacaktır. Eğer çelik gri ya da koyu mavi gözlü doğduysa gözleri 9 aylık oluncaya kadar griye, yeşile, hazala ya da kahverengiye dönecektir. Bunun nedeni çocuğun irisi (gözün renkli kısmı)doğumdan sonraki aylarda daha fazla pigment kazanır. Fakat göz rengi genellikle açılmaz ya da daha maviye dönüşmez (Yeşil, hazal ve kahverengi gözler gri ya da mavi renkli gözlerden daha çok pigmente sahiptir).

 

Bu hafta bebeğinizin nasıl göründüğüne bakınız(Ya da çift yumurta ikizlerinin nasıl göründüğüne bakınız).

 

Not: Her bebek rahimde bile biraz farklı gelişir. Bizim amacımız, size bebeğinizin gelişimine dair genel bilgi vermektir.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Önümüzdeki birkaç hafta çoğu bayan için beklemek, oyun gibidir. Bu süreyi bebeğinizin odasını hazırlamak ya da bebeğiniz doğduktan sonra yapmaya vakit bulamayacağınız işleri yaparak geçirin. Yatıp dinlenin, bir şeyler okuyun ve eşinizle vakit geçirin.

 

Ayaklarınız ve ayak bileklerinizdeki şişmeler bu son haftalarda doğaldır. Fakat ayak ve bileklerinizde ya da suratınızda, göz çevrelerinizde aşırı ya da ani şişmeler, hızlı kilo alımı varsa gecikmeden doktorunuzu arayınız. Ayrıca şiddetli ve sürekli bir baş ağrısı, görmede değişiklik (Çift ya da bulanık görmek, ışığa duyarlılık, geçici görme kaybı gibi) üst karın bölgesinde şiddetli ağrı, mide bulantısı, kusma gibi durumlarda direk doktorunuza durumu bildiriniz. Bu preeklamsi denilen rahatsızlığın belirtileridir.

 

39. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

Bebeğiniz nasıl gelişiyor?

 

Bebeğiniz artık dış dünyayla ve sizinle tanışmayı bekliyor! Doğduğunda yaklaşık 49 cm uzunluğunda ve 3250 gram ağırlığında olacak. Yani küçücük bir karpuz kadar… Doğuma en yakın olan bu dönemde, bebeğinizin derisinin en üst katmanı soyuluyor ve yeni deri formu ortaya çıkıyor.

 

Not: Her bebeğin uterustaki gelişmesi farklılık gösterir. Bu bilgiler bebeğinizin gelişimi ile ilgili genel bir bilgi edinmeniz içindir.

 

Sizin hayatınız nasıl değişiyor?

 

Artık doktorunuza her yaptığınız ziyarette; doktorunuz, bebeğinizin durumunu ve pozisyonunu görmek için gerekli tetkikleri yapacaktır. Aynı zamanda rahminizi muayene edecek ve bir açılma olup-olmadığını kontrol edecektir. 40. haftadan sonra ise hamileliğin devam edip etmemesi gerektiği bazı testler ve muayeneyle belli olacaktır. Eğer doğum kendi kendine gerçekleşmiyorsa, doktorunuz doğum için en uygun zamanı belirleyecektir.

 

Doğumu beklerken, bebeğinizin hareketlerini saymanız. Herhangi bir azalma söz konusu ise doktorunuza haber vermeniz gerekir. Doğum günü yaklaşırken bebeğiniz daha aktifleşebilir. Hareketlerindeki azalma da bir problemin habercisi olabilir. Eğer suyunuzun geldiğini hissediyorsanız, bir an önce doktorunuza haber verin. Bazı durumlarda doğum başlıyor olabilir, bazı durumlarda ise hafif akıntı ya da sızıntı olarak görülebilir. Ama sızıntınız olsa bile, kendi kendinize teşhis yapmaktan vazgeçip doktorunuza danışmalısınız.

 

40. Haftada Hamileliğiniz Hakkında

 

Bebeğiniz nasıl büyüyor?

 

40. haftada bebeğiniz doğum için hazırdır. Cildi pembe-kırmızı bir renktedir. Bebeğinizin ne kadar ağırlıkta ve uzunlukta olduğunu söylemek artık oldukça zor. Ancak yeni doğmuş bir bebeğin ortalama ağırlığı 3400 gram, boyu ise 50 cm civarındadır. Doğum anı başladıkça rahim ağzı yavaş yavaş açılmaya başlar. Bu açıklık yaklaşık 10 cm’ye ulaştığında doğumun ilk evresi tamamlanmış olur. Bundan sonra bebeğin anne karnında geçirdiği zamanla 41. haftayı doldurmuş olur.

 

Hayatınız nasıl değişiyor?

 

Normal doğuma karar verildiğinde ultrason ve NST ile bebeğin iyi olduğu gösterilmek kaydı ile MDT geçmesine rağmen doğurmayan gebeler 10–14 gün daha bekleyebilirler. Bu süre sonunda da doğum olmazsa önce suni sancı denenir. Suni sancı da başarısız olursa bebek sezeryan ile doğurtulur. Küçük bebeğinizi kucağınıza almak için daha fazla beklemenize gerek kalmayacaktır. Fakat eğer doğum tarihiniz gelir ve geçerse paniklemeyin, doğumlar da bu dönemin aşılmasında normal bir durumdur. Bu bir terslik olduğunun göstergesi olmayabilir.

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...