Jump to content
Sign in to follow this  
BlueCape

'Beyaz Türkler'i Anladık da…

Recommended Posts

Türkiye, 2020 Olimpiyatları için girdiği çekişmeli yarışmayı finale kadar sürdürse de, ipi göğüsleyen Japonya oldu.

 

Konuya, eğer olimpiyatlar İstanbul'da yapılsaydı maddi olarak kazanç ve kayıp ne olurdu penceresinden bakmaya ve tavırlarını buna göre belirlemeye çalışanlar, buldukları neticeye göre, sevindiler ya da üzüldüler…

 

Olimpiyatların 2020'de ülkemizde yapılacak olmasının her halükarda bir şans olduğunu düşünenlerde ise üzüntü hakimdi. Kimileri de konuya nötr yaklaştıkları için, onlar açısından mesele yoktu.

 

Ancak, tuhaf bir şey oldu ve belki aslında olimpiyatların İstanbul'da yapılacak olmasının en fazla mutlu etmesi beklenebilecek bir kesimden bazıları, olimpiyatların Japonya'da yapılacak olması sebebiyle, adeta zil takıp oynayacak bir hale geldiler.

 

Yaşanan olağanüstü sevinç halleri, bu kesimin Japonya muhibbi filan olduğundan değildi tabii. Onlar, olimpiyatların ülkemizde yapılmayacak olduğu için sevinçliydiler.

 

Normal insanlar için anlaşılması güç olan bu hali açmak gerekirse; onlar Japonya kazandığı için değil, Türkiye kaybettiği için seviniyorlardı. Olimpiyatlar ülkemizde yapılsaydı eğer, bu durumun mevcut iktidarın başarı hanesine yazılacağı düşüncesi, hepsinin aklını başından almaya yetmişti çünkü.

 

Kelimenin tam manasıyla hastalıklı bir durumla karşı karşıyayız, yani…

 

Gülay Göktürk'ün, 9 Eylül tarihli Bugün'deki ‘Artık tasada ve kıvançta ortak değiliz' başlıklı yazısı, başlıktaki kötümser tespite itirazımız olsa da, konu ile alakalı yazılabilecek en güzel yazılardan birisi idi herhalde.

 

“… Cumartesi gecesi İstanbul olimpiyatları kaybedince sevinç naraları atanlar, dolar yükselince de, büyüme rakamları düşüş gösterince de, ihracat düşünce de sevince gark oluyorlar. İşsizlik rakamlarındaki düşüş, okullaşma oranında artış, kredi notumuzdaki bir yükseliş, yurtdışından gelen herhangi bir övücü söz, iyiye giden her şey onları kahrediyor.

Çözüm süreci çöksün, savaş yeniden başlasın, Reyhanlı'da bombalar patlasın, ekonomik kriz çıksın, sağlık sistemi işlemesin, hastalar hastane kapılarında ölsün; insanlar iş bulamasın istiyorlar.

"Benim yönetmediğim ülke batsın!"

Dedikleri işte bu. (…)

Kürtlük-Türklük, Alevilik-Sünnilik, bizi bölemedi.

Ama Beyaz Türkler'in iktidar hırsı bölüyor işte...”

 

Göktürk'ün bizi bölebileceğini düşündüğü ‘Beyaz Türkler'in iktidar hırsı' ile ilgili rahatlatıcı taraf, ‘Beyaz Türk' olduğu düşüncesinde olanların hepi-topu bir avuç bile teşkil etmiyor oluşları…

Ancak, 75 milyonu kendi kafalarına göre yönetme arzusunda bulunan bu kesimin, ürküten tarafları da yok değil; bir avuç bile olmadıkları halde!..

 

Hemen her meseleye kendi menfaatleri penceresinden baktıkları ve her olayı buna göre değerlendirdikleri yetmiyormuş gibi; normal şartlar altında kendilerine karşı olması gereken kesimleri de yedeklerine alabilmeleri, işin en dikkat çekici tarafı.

 

Ülke çoğunluğu gibi düşünmeyen, onlar gibi hissetmeyen; dahası onların sevindiğine üzülen, üzüldüklerine sevinen bir kesimin; varlıklarından ciddi derecede rahatsızlık duydukları insanları, gerektiği yer ve zamanda kendi menfaatleri doğrultusunda kanalize edebiliyor olmaları, üzerinde ciddi bir şekilde durulması gereken bir husus.

 

Bir avuç bile olsalar; Beyaz Türkler'in, ülkenin kafalarına uygun birileri tarafından ve dahi menfaatlerine uygun bir şekilde yönetilmesi gerektiğini düşünmeleri ve sahip oldukları her türlü imkanı bu uğurda seferber etmeleri, anlaşılabilir bir şey…

 

Ancak, bu kesim tarafından kendi amaçları için hoyratça kullanılan kesimlerin bu işin farkına varamayıp, her ihtiyaç duyduklarında da onların arzu ettikleri şekilde davranıyor oluşları… İşte bu, gerçekten çok garip bir durum…

 

Yani, ‘Beyaz Türkler'i anladık anlamasına da; diğerlerine ne oluyor?..

 

Türkiye'nin en önemli meselelerinden birisi, tam da bu galiba…

 

Ekrem Kızıltaş

Share this post


Link to post
Share on other sites

Bu yazar, Cenk Akyol olayına da bir yorum yazsın.. Sporcuları bile ayırarak zaten bundan sonraki olimpiyatlara kabine takımı adıyla, hükümet üyeleri katılır artık

Share this post


Link to post
Share on other sites

Çözüm süreci çöksün, savaş yeniden başlasın, Reyhanlı'da bombalar patlasın, ekonomik kriz çıksın, sağlık sistemi işlemesin, hastalar hastane kapılarında ölsün; insanlar iş bulamasın istiyorlar.

Halâ çözüm süreci diyor adam.Reyhanlı'daki saldırının sebebi sorgusuz sualsiz ne var ne yok içeri alınması ve bunların takip edilmemesi.İş bulma konusunda herhangi bir sorun olmadığı yorumunda hem fikirim.Vasıfsız eleman ve asgari ücrete çalışacaksan her yerde iş var.

Share this post


Link to post
Share on other sites

olimpiyat olayıda esad olayıda gösterdiki, rte düşmanlığı dışında hiç bir ideolojisi olmayan insanlar var ülkemizde, kaybettik diye oynayan Fransız şeysi mine g.kırıkkanat avanesi, dün düşürdükleri uçağımızı, çocukların ölümüne neden olan kimyasal silahları unutup, rte aksi görüşte diye esatçı olan, mısırda halkın oylarıyla gelen iktidarı değilde darbeci sis yi beğenen bir düşünce, fanatiklikle aptallık arasında ince bir çizgi var en nihayetinde....

Share this post


Link to post
Share on other sites

ne münasebetle "rte düşmanlığı dışında hiç bir ideolojısı yok" !!! sizde başbakanınız gibi sanırım geri kalan 50 yi yok sayıyorsunuz ama biz varız ideplpjımızde var merak buyurmayın. sizinle ideolojılerımız örtüşmüyor dıye yok saymanızı anlamak ne mümkün. yanı laf buyurmuşsunuz pes vallaha! ama ne yazıkkı sizin algınız bizim ideolojımı anlamaya yetmez! siz hala resmı çekemiyorsunuz size ne anlatılırki!?

Share this post


Link to post
Share on other sites

Onlar Türk'lüğünü kaybetmiş,

Onlar Başka bir milletten, başka bir dinden olmuşlar...

Onlar bu yurdu kendinden göremezler.

Çoğunluk olmamıza rağmen bizi başkalaştırırlar.

Kendilerini tahtta görürler...

Onlar deccal ve şeytan dostudurlar...

Kötülüğün gücünü içlerinde hissederler.

Ben başka bir açıklama getiremiyorum zira.

Share this post


Link to post
Share on other sites

önce halkını ," biz, siz , onlar" zamirlerinin içine hapsedecek bundan oy devşirecek, oyunu almadıklarını yok sayacak, yok edeceksin..mütemadiyen nefret suçu işleyeceksin, sonra çıkacak timsah gözyaşı döküp mazlumu oynayacaksın, .. vay efendim niye böyle olmuş.. böyle olur efendim.. kucaklamadığın halk seni kucaklamaz. tüm evrensel kurallar yönetimde olanların adil olmasını, merhametli davranmasını emreder.. hükümet değiştiğinde, tüm yapılanlar sansürsüz önümüze rahatça serildiğinde, kalbinde biraz vicdan kalmışlar bile görecektir, bu ülkenin "ben batmayayım da , yönettiğim ülke batsın" mantığıyla yönetildiğini.. olimpiyatlara ev sahipliği yapacak ama, kendine tepki gösteren sporcuya bile takımda tahammül gösteremiyor, takımdan çıkarıyor.. belki de ülkesinin spordaki başarısını baltalıyor, sadece kendi hırsı yüzünden.. ülkesinin menfaatini, kendinden geride tutan insan, ülkesi için teferruattır, benim için de öyle..hangi koltukta oturursa otursun, kim olursa olsun (buna evsahipliği yapamayacağımıza gerçekten sevinen varsa onlar da dahil tabi)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...