Jump to content
Guest per!

Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretlerinden Hacet Duası

Recommended Posts

Guest per!

Arkadaşlar Şeyh Abdülkadir Geylani Hazretlerinin hayatının anlatıldığı kitapta, onun dili ile 11 Adım duasının nasıl yapılacağı anlatılmıştır. Kitaptan aynen aktarıyorum:

 

"Abdülkadir Geylani Hazretlerinin vasiyeti şudur ki, buyurmuşlar:

 

Bir kimsenin dergah-ı Hakdan bir muradı olsa... Ben Hazreti Hakkı düşümde gördüm. Yedi kere dedim ki: Ya Rab!.. Her kim beni çağırsa mahrum kalmaya! deyu tezarru ettim. Duamı Hazreti Hak kabul eyledi.

İmdi bir kimesne benim ruhum için iki rekat namaz kıla, amma temcidde kıla! Evvel rekatta bir Fatiha onbir İhlas okuya; ikinci rekatta, bir Fatiha onbir İhlas okuya... Selamdan sonra on kere Salavat vere ve bir Tebbet okuya! Ayağ üzere kalkıp el bağlaya, onbir adım gündoğdu yere (Doğu'ya) karşı yürüye ve sağ elin uzada ve yedi kere: "Ya Abdülkadir Geylani emdidni li kaza-i haceti (hacetimin yerine gelmesi için bana imdad eyle!) diye çağıra!

Her ne niyete kim çağıra, kabul ola!

Niyetimi hasıl kılıver diye, kendi neye kadir ise nezr eyleye Cümle maksudu hasıl olur inşaallahuteala.

Gaflet olunmaya, mücerrebattandır."

Denendi mi gibi sorular sormayın lütfen, bana yapmak daha kısmet olmadı, söz verdiğim için koydum buraya. Kaldı ki Abdülkadir Geylani kendisi de içinizde şüphe olmadan yapın demiş. Allah hepimizin dualarını kabul eder inşallah...

 

Kaynak: Abdülkadir Geylani / Mustafa Özdamar

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Livane

Eline sağlık arkadaşım..Öteki uygulamadan çok farklı...Çok teşekkürler..

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest per!

Rica ederim. Ben de kitabı bir hafta önce bitirdim ve "aaa bu bizim lahutideki 11 adım duasından daha farklı:)" diye tepki verdim.

Dua duadır, hepsi güzeldir, hangisinin vesile olacağı bilinmez...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest sedefli

Allah razı olsun. bu diğerlerinden daha farklı ve sanırım orjinal olanı budur. özel günümde olduğum için şimdi yapamam ama biter bitmez yapacağım

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest enerjim

arkadaşlar ben bu uygulamayı yaptım ve ev sahibi oldum çok şükür denemizi dilerim sevgiyle kalın

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Haifa

per' teşekkürler.

 

Evliyadan yardım istemek

Sual: Enbiya ve evliyadan bir şey yapmalarını istemek mesela, (Yâ Abdülkadir Geylani, kiralık ev bulmama yardım et) demek caiz midir?

CEVAP

Abdülaziz Dehlevi hazretleri Fatiha suresinin tefsirinde buyuruyor ki:

Birisinden yardım istenirken, yalnız ona güvenilirse, onun, Allahü teâlânın yardımına mazhar olduğu düşünülmezse, haramdır. Eğer yalnız, Allahü teâlâya güvenilip, o kulun Allah’ın yardımına mazhar olduğu, Allahü teâlânın her şeyi sebeple yarattığı, o kulun da bir sebep olduğu düşünülürse, caiz olur. Peygamberler ve Evliya da, böyle düşünerek başkasından yardım istemişlerdir. Böyle düşünerek birisinden yardım istemek, Allahü teâlâdan istemek olur. (Tahkik-ul-hakkıl-mübin)

Abdülhakim-i Siyalküti hazretleri de buyuruyor ki:

Ölü yardım yapamaz diyenler, ne demek isterler ki? Dua eden, Allahü teâlâdan istiyor. Duasının kabul olması için, Allahü teâlânın sevdiği bir kulunu vasıta yapıyor. (Ya Rabbi! Kendisine bol bol ihsanda bulunduğun bu sevgili kulunun hatırı ve hürmeti için bana da ver) diyor. Yahut Allahü teâlânın çok sevdiğine inandığı bir kuluna seslenerek, (Ey Allah’ın Velisi, bana şefaat et! Benim için dua et! Allahü teâlânın dileğimi ihsan etmesi için vasıta ol!) diyor. Dileği veren ve kendisinden istenilen, yalnız Allahü teâlâdır. Veli, yalnız vesiledir, sebeptir. (Zad-ül-lebib)

 

Ebu Hasan-ı Harkani hazretleri, sefere çıkan talebelerine, (Sıkışınca benden yardım isteyin) buyurur. Yolda talebelerini, eşkıya yakalar. Onlar, kurtulmaları için Allahü teâlâya dua ederler; fakat kurtulamazlar. Bir talebe, (Yâ Ebel Hasan, imdat!) der. Eşkıya o talebeyi göremez. Diğerlerinin nesi varsa alırlar. Seferden dönünce hocalarına, (Biz Allah’tan yardım istediğimiz halde soyulduk; fakat şu arkadaşımız, sizden yardım isteyince kurtuldu. Bunun hikmeti nedir?) derler. O da, (Allahü teâlâ günahkâr kimselerin duasını kabul etmez. Arkadaşınız, benden yardım isteyince, onun duasını Allahü teâlâ bana duyurdu. Ben de, “Yâ Rabbi, bu talebemi kurtar!” dedim. Allahü teâlâ da kurtardı. Ben sadece vasıta oldum, dua ettim. Kurtaran Rabbimizdi) diye cevap verdi. (Tezkiret-ül-evliya)

 

Bir kimsenin, (yâ Abdülkadir Geylani, kiralık ev bulmama yardım et) demesinin hiç mahzuru olmaz. Şartlarına uyarak isterse, Allahü teâlâ ona kiralık ev nasip eder. Bu şartlar, o zatın Allahü teâlânın sevgili kulu olduğuna, nerede yardım istenirse oradaymış gibi yardım edeceğine inanmak ve yardım edeceğinde hiç şüphe etmemektir.

Share this post


Link to post
Share on other sites
per' teşekkürler.

 

Evliyadan yardım istemek

Sual: Enbiya ve evliyadan bir şey yapmalarını istemek mesela, (Yâ Abdülkadir Geylani, kiralık ev bulmama yardım et) demek caiz midir?

CEVAP

Abdülaziz Dehlevi hazretleri Fatiha suresinin tefsirinde buyuruyor ki:

Birisinden yardım istenirken, yalnız ona güvenilirse, onun, Allahü teâlânın yardımına mazhar olduğu düşünülmezse, haramdır. Eğer yalnız, Allahü teâlâya güvenilip, o kulun Allah’ın yardımına mazhar olduğu, Allahü teâlânın her şeyi sebeple yarattığı, o kulun da bir sebep olduğu düşünülürse, caiz olur. Peygamberler ve Evliya da, böyle düşünerek başkasından yardım istemişlerdir. Böyle düşünerek birisinden yardım istemek, Allahü teâlâdan istemek olur. (Tahkik-ul-hakkıl-mübin)

Abdülhakim-i Siyalküti hazretleri de buyuruyor ki:

Ölü yardım yapamaz diyenler, ne demek isterler ki? Dua eden, Allahü teâlâdan istiyor. Duasının kabul olması için, Allahü teâlânın sevdiği bir kulunu vasıta yapıyor. (Ya Rabbi! Kendisine bol bol ihsanda bulunduğun bu sevgili kulunun hatırı ve hürmeti için bana da ver) diyor. Yahut Allahü teâlânın çok sevdiğine inandığı bir kuluna seslenerek, (Ey Allah’ın Velisi, bana şefaat et! Benim için dua et! Allahü teâlânın dileğimi ihsan etmesi için vasıta ol!) diyor. Dileği veren ve kendisinden istenilen, yalnız Allahü teâlâdır. Veli, yalnız vesiledir, sebeptir. (Zad-ül-lebib)

 

Ebu Hasan-ı Harkani hazretleri, sefere çıkan talebelerine, (Sıkışınca benden yardım isteyin) buyurur. Yolda talebelerini, eşkıya yakalar. Onlar, kurtulmaları için Allahü teâlâya dua ederler; fakat kurtulamazlar. Bir talebe, (Yâ Ebel Hasan, imdat!) der. Eşkıya o talebeyi göremez. Diğerlerinin nesi varsa alırlar. Seferden dönünce hocalarına, (Biz Allah’tan yardım istediğimiz halde soyulduk; fakat şu arkadaşımız, sizden yardım isteyince kurtuldu. Bunun hikmeti nedir?) derler. O da, (Allahü teâlâ günahkâr kimselerin duasını kabul etmez. Arkadaşınız, benden yardım isteyince, onun duasını Allahü teâlâ bana duyurdu. Ben de, “Yâ Rabbi, bu talebemi kurtar!” dedim. Allahü teâlâ da kurtardı. Ben sadece vasıta oldum, dua ettim. Kurtaran Rabbimizdi) diye cevap verdi. (Tezkiret-ül-evliya)

 

Bir kimsenin, (yâ Abdülkadir Geylani, kiralık ev bulmama yardım et) demesinin hiç mahzuru olmaz. Şartlarına uyarak isterse, Allahü teâlâ ona kiralık ev nasip eder. Bu şartlar, o zatın Allahü teâlânın sevgili kulu olduğuna, nerede yardım istenirse oradaymış gibi yardım edeceğine inanmak ve yardım edeceğinde hiç şüphe etmemektir.

Sağol arkadaşım yerinde bir paylaşım olmuş

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest rumeysa

Rabbbim ne muradınız varsa versin..Amin.Bizleri bilgilendirdiğiniz için..

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...