Jump to content
Sign in to follow this  
Guest jülide

Allahın Kitab-ı Mukaddesi'ni Değiştirmek Ve Gizlemek Büyük Günahtır

Recommended Posts

Guest jülide
Jülide sende beni anlayacak kapasite yok arkadaşım!Hem sana ne oluyo yaa? Ben onu başkasına istinaden yaptım seni niye rahatsız etti ki? Ah Ah İşte anlayana!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
peki kardeşim devam et :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Mustehil

Herkesin (Müslüman,hristiyan,yahudi vs.)aynı yaradana inanıp daha sonra aynı yaradanla dalga geçercesine yazı yazması çok tuhaf.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest zeynep_

Ağzına sağlık Mustehil arkadaşım.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest jülide
Herkesin (Müslüman,hristiyan,yahudi vs.)aynı yaradana inanıp daha sonra aynı yaradanla dalga geçercesine yazı yazması çok tuhaf.
Allah gören bir çift göz verdiğinde gördüğünü doğru algılayan aklıda nasip etsin cümlemize kardeşim :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Mustehil
Allah gören bir çift göz verdiğinde gördüğünü doğru algılayan aklıda nasip etsin cümlemize kardeşim :)

 

Amin jülide

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Cool_35_5

Şalom ve zeynep öncelikle size herhangi bir itamda bulunmadığımı bazı şeyleri yanlış anladığınızı anlatmak için yazıyorum...

 

Öncelikle sebe suresi adındanda anlaşılacağı üzere sebe halkından bahsetmektedir ve bu halka ne bir peygamber nede bir kitap gönderilmediğini anlatmaktadır.

 

Tanrı karar verememiştir demek bir hristiyan geleneği de değildir bu lafı size yakıştıramadım ki zaten hristiyanda değilsiniz çünkü bir musevi dostumunda adı şalomdur,musevi ismidir :)

 

Ali imran suresine gelince ali imran suresi 70. ayetinde sebe halkına bir peygamber indirildi ve kitap verildi diye birşey yazmıyor(Sebe halkıyla alakası olmadığı gibi kitap indirilmiştir diye bir yazıda yoktur) ali imran suresinin sebe halkıyla alakasıda yok israil oğullarından bahsedilmektedir.

 

O bambaşka bir ayet ALLAH peygamberlerinden ve onu nasıl inkar ettiklerinden ve insanların düştüğü ayrılıklardan bahsediyor Hz Meryem ve Hz isa ile ilgili olan 47 den 74 e kadar olan ayetler sebe suresinin hemen altında sıralı olarak verilmiştir inceleyebilirsiniz

 

Allah bütün noksanlıklardan münezzehtir !!

 

Sebe Surenin tamamı aşağıdadır inceleyebilirsiniz:

Sebe Suresinden sonra ise Ali İmran Suresi verilmiştir onuda inceleyebilirsiniz:

 

SEBE SURESİ:

 

1.Hamd, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisinin olan Allah'a mahsustur. Hamd ahirette de O'na mahsustur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.

 

2.Allah, yere gireni, yerden çıkanı; gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. O, çok merhamet edicidir, çok bağışlayıcıdır.

 

3.İnkar edenler, "Kıyamet bize gelmeyecektir" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile ondan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır."

 

4.Allah'ın, iman edip salih amel işleyenleri mükâfatlandırması için (her şey o kitapta tespit edilmiştir.) İşte onlar için bir bağışlanma ve bereketli bir rızık vardır.

 

5.Âyetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için elem dolu, çok kötü bir azap vardır.

 

6.Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur'an'ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye layık Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.

 

7.Yine inkar edenler şöyle dediler: "Çürüyüp ufalandıktan sonra sizin yeniden diriltileceğinizi söyleyen bir adamı size gösterelim mi?

 

8."Allah'a karşı yalan mı uydurdu, yoksa onda delilik mi var?" Hayır öyle değil! Ahirete inanmayanlar azap ve derin sapıklık içindedirler.

 

9.Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunda, Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır.

 

10, 11.Andolsun, Davud'a tarafımızdan bir lütuf verdik. "Ey dağlar! Kuşların eşliğinde onunla birlikte tespih edin" dedik ve "(Bütün vücudu örtecek) zırhlar yap, işçilikte de ölçüyü tuttur diye demiri ona yumuşattık. "Salih amel işleyin. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı görürüm" diye vahyettik.

 

12.Süleyman'ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgarı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa ona alevli ateş azabını tattırırız.

 

13.Cinler Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davûd ailesi şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır.

 

14.Süleyman'ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman'ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.

 

15.Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir."

 

16.Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim1 selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.

 

17.Nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.

 

18.Sebe' halkı ile bereketlendirdiğimiz kentler arasına (her biri diğerinden) görülen kentler oluşturduk. Oralarda gidiş-gelişi belirledik (seyahati kolaylaştırdık) ve onlara da şöyle dedik: "Oralarda gece gündüz güvenlik içinde dolaşın."

 

19.Onlar ise, "Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır" dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

 

20.Şeytan onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.

 

21.Oysa şeytanın onlar üzerinde hiçbir hakimiyeti yoktu. Ancak ahirete inananları, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edelim diye (ona bu fırsatı verdik). Senin Rabbin her şey üzerinde hakiki bir koruyucudur.

 

22.(Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da ilah olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şeye sahip değillerdir. Onların yerde ve gökte hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah'ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.

 

23.Allah katında, onun izin verdiği kimseden başkasının şefaati yarar sağlamaz. (Şefaat için izin verilip de) kalplerinden korku giderilince birbirlerine, "Rabbiniz ne söyledi?" diye sorarlar. Onlar da "Gerçeği" diye cevap verirler. O yücedir, büyüktür.

 

24.De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık verir?" De ki: "Allah. O halde ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!"

 

25.De ki: "Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız."

 

26.De ki: "Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O gerçeği apaçık ortaya koyan,2 hakkıyla bilendir."

 

27.De ki: "Allah'a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah'a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah'tır."

 

28.Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

 

29."Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek" diyorlar.

 

30.De ki: "Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri geçebilirsiniz."

 

31.İnkar edenler, "Biz bu Kur'an'a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız" dediler. Zalimler Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman hallerini bir görsen! Birbirlerine laf çevirip dururlar. Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Siz olmasaydınız biz mutlaka iman eden kimseler olurduk" derler.

 

32.Büyüklük taslayanlar zayıf ve güçsüz görülenlere, "Size hidayet geldikten sonra, biz mi sizi ondan alıkoyduk? Hayır, suçlu olanlar sizlerdiniz" derler.

 

33.Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı inkar etmemizi ve O'na eşler koşmamızı emrediyordunuz" derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkar edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.

 

34.Biz hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri, "Biz, sizinle gönderileni inkar ediyoruz" demişlerdir.

 

35.Yine, "Bizim mallarımız ve çocuklarımız daha çoktur. Bize azap edilmeyecektir" demişlerdi.

 

36.Ey Muhammed, de ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler."

 

37.Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükafat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.

 

38.Âyetlerimizi geçersiz kılmak için yarışanlar var ya, işte onlar azap için hazır bulundurulacaklar.

 

39.De ki: "Şüphesiz, Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız Allah onun yerine başkasını verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır."

 

40.Allah'ın, onları hep birden toplayacağı, sonra da meleklere, "Bunlar mı size ibadet ediyorlardı?" diyeceği günü bir hatırla!

 

41.(Melekler) derler ki: "Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu."

 

42.İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, "Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın" deriz.

 

43.Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, "Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır" dediler. Bir de, "Bu (Kur'an), uydurulmuş bir yalandır" dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkar edenler, "Bu ancak apaçık bir büyüdür" dediler.

 

44.Oysa biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik.

 

45.Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!

 

46.(Ey Muhammed!) De ki: "Ben size ancak bir tek şeyi, Allah için ikişer ikişer, teker teker kalkıp düşünmenizi öğütlüyorum. Arkadaşınız Muhammed'de cinnetten eser yoktur. O şiddetli bir azaptan önce sizin için ancak bir uyarıcıdır."

 

47.De ki: "Sizden herhangi bir ücret istemişsem o sizin olsun. Benim ücretim ancak Allah'a aittir. O her şeye hakkıyla şahittir."

 

48.De ki: "Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O gaybleri hakkıyla bilendir."

 

49.De ki: "Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez."

 

50.De ki: "Ben eğer sapmışsam ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer hidayete ermişsem bu da Rabbimin bana vahyettiği sayesindedir. Şüphesiz O hakkıyla işitendir, kuluna çok yakındır."

 

51.Sen onları, dehşetli bir korkuya kapılıp da kaçıp kurtulamayacakları ve yakın bir yerden yakalanacakları zaman bir görsen!

 

52.(Azabı görünce), "ona inandık derler" ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan)3 iman elde etmek nasıl mümkün olur?

 

53.Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.

 

54.Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzuladıkları arasına bir engel konmuştur. Çünkü onlar derin bir şüphe içindeydiler.

 

Ali imran suresine gelince ali imran suresi 70. ayetinde sebe halkına bir peygamber indirildi ve kitap verildi diye birşey yazmıyor(Sebe halkıyla alakası olmadığı gibi kitap indirilmiştir diye bir yazıda yoktur) ali imran suresinin sebe halkıyla alakasıda yok israil oğullarından bahsedilmektedir.

 

O bambaşka bir ayet ALLAH peygamberlerinden ve onu nasıl inkar ettiklerinden ve insanların düştüğü ayrılıklardan bahsediyor Hz Meryem ve Hz isa ile ilgili olan 47 den 74 e kadar olan ayetler aşağıdadır inceleyiniz:

 

47.(Meryem), "Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah, "Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir" dedi.

 

48.Ve Allah ona kitabı, hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretecek.

 

49.Allah onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah'ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah'ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü'minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır."

 

50."Benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri helâl kılmak için gönderildim ve Rabbiniz tarafından size bir mucize de getirdim. Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

 

51."Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse ona ibadet edin. İşte bu, doğru yoldur."

 

52.İsa onların inkarlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit ol, biz müslümanlarız" dediler.

 

53."Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber'e uyduk.Artık bizi (hakikate) şahitlik edenlerle beraber yaz."

 

54.Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.

 

55.Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."

 

56."İnkar edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim. Onların hiç yardımcıları da olmayacaktır."

 

57."İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez."

 

58.(Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.

 

59.Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona "ol" dedi. O da hemen oluverdi.

 

60.Hak Rabbindendir. O halde sakın şüphe edenlerden olma.

 

61.Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım. Sonra gönülden dua edelim de, Allah'ın lanetini (aramızdan) yalan söyleyenlerin üstüne atalım."

 

62.Şüphesiz bu (İsa hakkındaki) gerçek kıssadır. Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

 

63.Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz ki Allah fesat çıkaranları çok iyi bilir.

 

64.De ki: "Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah'a ibadet edelim. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilah edinmesin." Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahit olun, biz müslümanlarız."

 

65.Ey kitap ehli! İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz. Oysa Tevrat da, İncil de ondan sonra indirilmiştir. Siz hiç düşünmüyor musunuz?

 

66.İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

 

67.İbrahim ne Yahudi idi ne de Hıristiyan. Fakat o, hanif (Allah'ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir müslümandı. Allah'a ortak koşanlardan da değildi.

 

68.Şüphesiz, insanların İbrahim'e en yakın olanı, elbette ona uyanlar, bir de bu peygamber (Muhammed) ve mü'minlerdir. Allah da mü'minlerin dostudur.

 

69.Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar.

 

70.Ey Kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz halde, niçin Allah'ın âyetlerini inkar ediyorsunuz?

 

71.Ey Kitap ehli! Niçin hakkı batılla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?

 

72.Kitap ehlinden bir grup, "Mü'minlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkar edin, belki onlar (size bakarak) dönerler" dedi.

 

73."Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."

 

74.O, rahmetini dilediğine has kılar. Allah büyük lütuf sahibidir.

 

Kısacası ALLAH birinde var diyor diğerinde yok diyor gibi bir durum söz konusu değildir SEBE SURESİ SEBE Halkından bahseder, ALİ İMRAN SURESİ İsrail oğullarından bahseder.

 

KURAN ın kusursuzluğu ses ve anlam uyumlarıyla bütünleşmiştir herhangi bir sureye baktığınız da ki özellikce arapcayı biliyorsanız muhteşem bir ses uyumu ve anlam bütünlüğü vardır, bir ayetde tek bir suremizi bile tatlit edemezsiniz demiştir ALLAH ve hakikatende tek bir sure dahi taklit edilememiştir. Ses uyumunu verdiklerinde o ilahi Anlamlar çıkmıyor anlam verdiklerinde kuranın muhteşem uyumu çıkmıyor. KURAN indirilmeye başladığında bazı ayetler KABE ye asılırmış ve ozamanın zengin ancak müslüman olmayan çok büyük edebiyatçı ve şair bir büyük kabeyye daha önceden astığı şiirleri bir bir sökmeye başlamış ve müslüman olmayan diğer mekkenin ileri gelenleri kızmışlar sendemi müslüman oldun demişler,edebiyatcı ise hayır müslüman olmadım ben bu metinlerin hitabet gücüne hayran kaldım ve altında ezildim diyerek yazılarını toplamış ve gitmiştir !! Bu metinler,bu KURAN muazzam birşeydir ALLAH ın kelamıdır. Bu bilgi çağında inanmasanız bile bir kere muhakkak okumalısınız sadece meal olarak değil latin harfli rapaça okunuşuyla incelemelisiniz muazzamdır :)

 

Müslümanların KURAN değişemez demesindeki gaye ise yine bir ayet de ALLAH insanlığa son din olarak islamı verdiğini KURAN ı indirenin kendisi olduğunu ve kıyamete kadar da kendisinin koruyacağını söylemiştir.

 

Ben bir müslüman olarak Hz isayı, Hz musayı, Hz lut u Hz nuh u ve Bütün insanlığa ve kainata peygamber olarak gönderilen HZ Muhammet (S.A.V) PEYGAMBER OLARAK KABUL EDİYORUM.

 

ALLAH dan başka bir ilah yoktur. Hiç birşey ona denk değildir!

 

Ancak islamın en büğük öğretilerinden biride semavi dinlere saygılı olmakdır insanlar anlamaya bilir ancak anlamıyorlar diye hakaret edilemez.

 

Burası hristiyanlara ait bir forum bölümüdür ben buradaki bir yanlış anlaşılmayı düzeltip sizi saygı ve sevgiyle selamlayıp bu bölümden ayrılacağım :)

 

Benim sevgili hristiyan kardeşlerime önerim araya hristiyan gibi girip fesat çıkarmaya çalışan kişilere dikkat etmeniz,hiristiyan olmayabilirler ve ALLAH ın ilk emri olan OKU EMRİNE uymanızdır: Okuyunuz tevratı da okuyunuz,incilide okuyunuz ve kuran ıda okuyunuz ve düşününüz...

 

Saygılar sevgiler...

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest zeynep_

Sevgili jülide bana laf sokmayı çalışmayı bırakta işine bak canım kardeşim! Ben senin yazdıklarını zaten kendi kitabımda okuyorum! Hala anlamamakta ısrar ediyorsun beni.Ben onu şalom arkadaşın Allah'a nasıl bu şekilde hitap ediyor ona takıldım Ters bişey söylemektense böyle yapmayı tercih ettim.Bak şimdi bu durumu açıkladım.Bir daha laf sokmaya çalışırsan bu nazik konuşmayı değil daha kaba bir konuşmaya şahit olacaksın!senin yazılarına bir yorum yapmadım bennnnnnnnn!!!!!!!!!

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Vedia
peki kardeşim devam et :)

 

 

jülide kardeşim bu tip kışkırtmalardan kaçınalım sadece uyarıyorum uyarımı dikkate almadığınız taktirde cezalandırılacaksınız vede konu kilitlenicek

--------------------

Sevgili jülide bana laf sokmayı çalışmayı bırakta işine bak canım kardeşim! Ben senin yazdıklarını zaten kendi kitabımda okuyorum! Hala anlamamakta ısrar ediyorsun beni.Ben onu şalom arkadaşın Allah'a nasıl bu şekilde hitap ediyor ona takıldım Ters bişey söylemektense böyle yapmayı tercih ettim.Bak şimdi bu durumu açıkladım.Bir daha laf sokmaya çalışırsan bu nazik konuşmayı değil daha kaba bir konuşmaya şahit olacaksın!senin yazılarına bir yorum yapmadım bennnnnnnnn!!!!!!!!!

 

 

zeynep kardeşim gerekli uyarı yapılmıştır konuyu kapatın lütfen

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest şalom

sayın jülide bu konuda polemige girmek istemiyorum tanrı(allah)bir şey anlatmak isterse bunu belki dolaylı yoldan yapar ama insanlara bilmece çözdürür gibi her kim nasıl isterse öyle anlasın diye ortaya nedensiz sebepsiz bir şey koymaz ben bu iki ayetten bunları anladım demekki başkası başka anlıyor ve bu karmaşa devam edecek benim anladığım tanrı yalın ve sade şekilde anlatır (yağmur,deprem,şimşek,fakirlik,zenginlik gibi)ama biz insan oğlu kendi çıkarlarımız için lafı döndürürüp dolaştırıyoruz bakın burada sizi tenkit etmedim çünkü sizde onu kuran'dan yazdınız.

 

 

Bir kez gönül yıktın ise

bu kıldığın namaz değil

yetmiş iki millet dahi

elin yüzün yunmaz değil

yol odurki dogru vara

göz odurki hakkı göre

er odurki alçak dura

yüceden bakan göz degil

Yunus Emre

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...