Jump to content
Sign in to follow this  
Guest crbrm

İmajinasyon İle Neler Yapılabilir?

Recommended Posts

Guest mrwe

ben bi sitede ookumuştum ama şimdi bulamıyorum zaten uzun zaman önceydi.bence bilgi sahibi birisi bize püf noktaları konusunda yardım etsin.o kişi gelince ne yapacağımıza kadar detaylı düşünürsek hem süre kısalır hemde istediğimzi elde ederiz gibime geliyor.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest kutlaar
ben bi sitede ookumuştum ama şimdi bulamıyorum zaten uzun zaman önceydi.bence bilgi sahibi birisi bize püf noktaları konusunda yardım etsin.o kişi gelince ne yapacağımıza kadar detaylı düşünürsek hem süre kısalır hemde istediğimzi elde ederiz gibime geliyor.

 

 

sana katılmamak elde degıl arkadaşım :)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest zulfikar

Bu konuda yani imajine ederek isteklerine ulasma basarisi gostermis bir arkadas bunu nasil , hangi araliklarla, ne sekilde ve buna benzer aciklayici bilgilerle sunarsa sanirim konu biraz aydinlanmis olacak.aksi taktirde havada kalan bir konu...

 

Bu isi en iyi "Canli ornekler" anlatir..

 

Selam ile

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest mrwe

arkadaşlar lütfen bilgisi olan paylaşsın..canlı örnek arıyoruuuz:)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Hiçbirşey anlayamadım. Lütfen tecrübesi olan bir arkadaş açıklayıcı bir biçimde anlatabilir mi?

Share this post


Link to post
Share on other sites

benim bildiğime

tamamen olumlu bir şekilde güzel imajlar yapıcaz

ama bunu planlı bir şekilde 1 hafta sonrası 1 ay sonrası 1 yıl sonrası

5 yıl sonrası 10 yıl sonramız seklınde planlı ımajıne edıcez

 

ve sürekli kendimize tüm sınırların beynimizde oldugunu

bizi engelleyen tek seyin düsüncelerimiz oldugunu kabul edicez

 

allah bize bir nimet vermis-zihin

bunu kullanarak herseyi yapabılırız

icimizdeki kalıpları kıralım

zero limit kitabını okuyun ve uygulayın

nilgun ün hipnomeditasyon cd lerini sürekli dinleyin

cekim yasası-olumlu dusunce- bolluk bilinci yaratmak

durmadan bunları dinleyin

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ti9s

Şimdi arkadaşlar imajinasyonda herşey gibi deneyim kazandıkça güçlenir bunun yöntemleri varıdr.Beyin dalgalrımız var imajinasyon da bize gerekli olan alfa ve teta alfayı hemen hemen her insan belli bir çalışmadan sonra bilinçli olarak kullanabilir teta seviyesinde ise bilinçli olarak imajinasyonlarını yönledirebilen insanlar çok azdır alfa seviyesi sakin rahat ve mutlu olduğumuz anlardır öreneğin uykuya hemen dalmadan ve uykudan yeni kalktığımızda beyin dalgalarımızın durumu imajinasyonları bu anlarda yaparsanız daha güçlü olduklarını görürsünüz.İmajinasyonda işin özü birşeyi görmek dokunmak hissetmek koklamak ve imajinasyonu güçlendirmektir ve teslmiyet için de olcağınan inanarak değil olacağını bilerek bekleyin.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest mrwe

bu alfa teta olayını duymuştum önceden.tam olarak ne olduğunu bilmiyorum.ama uykudan önce uyur-uyanık arası bu enerji frekanslarının(yanlış olabilir) daha yoğun gönderildiğinide okumuştum.ben çok okudum kafam karıştı.zero limit kitabını çok duydum fakat okumadım.ben internetten okuyorum daha çok.ama genelde hep aynı şeyler yazıyor:evren bir katalogmuş ve bizde seçecekmişiz:)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest mrwe

O kazayı ben çağırdım, sürekli trafik kazası geçireceğimi düşünerek...

 

 

Adı Sinem Kaymakçı.

 

23 yaşında.

 

Bir ikizi var.

İkisi de üniversitede okuyorlar.

Maslak’ta oturuyorlar.

O gün sinemaya gidiyorlar, iki kardeş birlikte...

Aptal bir korku filmi, sarmıyor, yarıda çıkıyorlar.

Bu arada sevgilisi, Sinem’i sürekli arıyor.

Hatta, “Bensiz filme gittin ha! Hangi film, hangi sinema...” diye kıskançlık yapıyor.

Bütün o zaman zarfında Sinem onunla mesajlaşıyor.

Sonra, eve geri dönüyorlar, Maslak’ta yaşadıkları siteye girince, kardeşinin kullandığı otomobilin önüne biri atlıyor. Bakıyorlar, Sinem’in sevgilisi.

Sinem, ikizine “Sen eve git, ben onunla biraz sohbet edeyim sonra gelirim” diyor.

Direksiyona Sinem geçiyor, Bebek’e sahile iniyorlar. Normal bir sohbet. Kavga- mavga ya da olağanüstü bir şey yok.

Sonra Sinem, sevgilisini Mecidiyeköy’deki evine bırakıyor. Ve kendi evine doğru yola koyuluyor.

*

İşte ne oluyorsa o zaman oluyor...

Sabancı Center’ın tam karşısındaki üst geçitte, hayat normal akıp giderken, ansızın bir kamyon, Sinem’in arabasını sıkıştırıyor, ne yapacağını şaşırıyor, korkuluklara iyice yanaşıyor ama kamyon vazgeçmiyor, arabanın içinde genç ve güzel bir kız gördü diye midir bilinmez...

Kamyonunu, iyice üzerine doğru sürüyor...

Sinem’in arabası önce üst geçitte asılı kalıyor, filmlerdeki gibi... Sonra bütün ağırlığıyla aşağı yuvarlanıyor...

Her şey çok kısa bir süre içinde olup bitiyor.

Tesadüfe bakın ki, karşıda binaya afiş yapıştıranlar her şeyi görüyor.

Ama ne yapabilirler ki...

Araba ters bir kaplumbağa gibi, olanca ağırlığıyla yere çakılıyor.

Sinem arabadan kazılarak çıkarılıyor. Yaşayıp yaşamayacağı belli değil. Komada.

Beyni ödem yapmış.

Sağ tarafına felç inmiş.

Tam üç ay hiç uyanmıyor.

Bir gün gözlerini açıyor, “Ben neredeyim? Bana ne oldu?” diyerek.

Ona gazeteleri gösteriyorlar.

Komik kız, gazetelerdeki fotoğrafını görünce ilk tepkisi, “Aaa hiç de fena çıkmamışım” oluyor.

Sonra yavaş yavaş kazayı anlatıyorlar.

Hiçbir şey hatırlamıyor.

Korkunç günler geçiriyor.

5 ay oturamıyor, boynunu bile hareket ettiremiyor.

Bir daha hiç yürüyemeyeceğini ise çooook uzun süre kimse ona söyleyemiyor.

*

Bugün hâlâ yürüyemiyor.

Ama yürüyeceğine inanıyor, bunun için her şeyi yapıyor, başına böyle bir felaket gelen insanların çevresine ister istemez ağırlık verdiğini söylüyor, “Etrafındaki herkes senden kaçıyor. Bu acıyı taşıyamıyor. Annem babam hariç herkes çok kısa sürede tabanları yağladı gitti. Öz kız kardeşim bile. Ama artık kabul ediyorum. Kimseyi suçlayamıyorum. Bu, böyle oluyor. Bu, benim felaketim, başkasının ortak olmasını beklemiyorum.”

Küskün, yılgın değil.

Onun anlattıkları bana bir hayat dersi oldu.

Bir hayat dersi daha...

Ve bu hayat dersi beni çok sarstı...

“Her şeye ben sebep oldum!” diyor.

“Nasıl yani?” diyorum.

“Kazadan önce, her gece uyumadan bir trafik kazası geçirdiğimi ve ölümden döneceğimi düşünüyordum. Sürekli öyle uykuya dalıyordum. Kimseyi ya da kaderi suçlayamam. Bu kazayı, ben çağırdım. Onu resmen ben kendime çektim, geri göndermesi de yine benim elimde. Yaşadıklarıma ‘bilinçaltının gücü’ diyebilirsin. Çünkü bilinçaltı gece uykuda bile yani 24 saat hiç aralıksız çalışıyor. Gece uyumadan hemen önce kurulan hayaller, tekrar edilen hayallerle birleşince, gerçekleşmesi kaçınılmaz oluyor. Bana inan bu dünyada bizim isteğimiz dışında hiçbir şey olmuyor. Bir de neyi nasıl isteyeceğimizi bilsek! Artık kesinlikle beynimin olumsuz şeyler düşünmesine izin vermiyorum. Siz de vermeyin, aklınıza kötü şeyler geldiğinde, mutlaka onları iyi görüntülerle değiştirin. Secret’ı falan boş verin, felaketi yaşamış birine kulak verin...”

Bir gün onun yürüdüğünün haberini alacağımızı söylüyor.

Bundan eminim.

Şu an evde yazılar yazıyor, kendini kelimelerle çok güzel ifade ediyor, hayata katkıda bulunmak, üretmek istiyor.

Müthiş bir özgüveni var.

Bayıldım.

Yürüdüğünde Sinem’in röportajını yapacağım.

O, bana hayat enerjisi verdi.

Kötü şeyleri beynimden uzaklaştırmam gerektiğini hatırlattı.

Ona ve anlattıklarına inandım.

En çok da onun kendisine inanmasına saygı duydum.

 

ayşe arman 30 eylül 2009 yazısı

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...