Jump to content
nixmare

Cinlerle İlgili İlginç ve Müthiş Gerçekler

Recommended Posts

Ayetel kürsü,felak ve Nas sureleri okuyun devamlı Allah korur,yakınınızdan bile geçemezler inşallah.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Ben bu yazının tamamına inanamayacağım. Nasıl hayvanlar hesaba çekilecek?

Hayvanlar için cennet ve cehennem yoktur. Onların aklı varsa da fikri yoktur.

Bir deliyi nasıl cehennemle korkutamazsanız hayvanı da korkutamazsınız.

Okudum okudum, bir şey zannettim.

Bu bilgilerin net kaynağı nedir?

Nasıl güvenebiliriz ki?

Bir yandan onlardan korkmayın siz üstünsünüz diyor, bir yandan da korkmamız için çok sebep sıralıyor...

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Baştan ilk iki satırı okudum katılmadığım için gerisinş okumadım...

 

Bunu yazan kimse hakkaten hayatında hiç Cin görmemiş..,

Tamamı yalan atmasyon palavra.

Share this post


Link to post
Share on other sites

hayvanlar da akıl yok fakat hisleri var.Bir aslan ceylan yavrusuna bir canavar,kendi yavrusuna şefkatli bir anne oluyor.Bu yüzden rızık için sabırsız davranıp, saldırganlığının hesabı,mahşerde sorulacak.

Share this post


Link to post
Share on other sites
hayvanlar da akıl yok fakat hisleri var.Bir aslan ceylan yavrusuna bir canavar,kendi yavrusuna şefkatli bir anne oluyor.Bu yüzden rızık için sabırsız davranıp, saldırganlığının hesabı,mahşerde sorulacak.

 

İçinde Ruh olmayan iradesiyle hareket edemez ve Nefs olmayan hiç bişii de hesap görmez.

İnsanlar ve Cinler haricindeki her canlı, Yaratanın kendilerine verdiği görevi ifa eder. Sen memnun kalsanda kalmasanda durum böyledir. Olayların arkasındaki hikmeti bilemeyiz, bizim ilmimiz yetmez.

Musa Aleyhisselam ve Hızır Aleyhisselam kıssasında olduğu gibi

Share this post


Link to post
Share on other sites

Cinler son derece yalancı,çokça küfreden,ikiyüzlü ve menfaatçi varlıklardır.Somut bedenleri olmadığı için,(elektrik gibi)hemen hemen her hayvanın veya her insanın şekline bürünebilirler.Sadece Peygamberimiz Hazreti Muhammed (SAV) ve Hazreti Ebubekir (RA)in suretine girmezler.

 

Cinler insanoğlundan bir şey almadan, asla bir şey vermezler.Günümüzde sadece meraktan dolayı bu varlıklarla iletişim kurup,cinlerden bir şeyler elde etmeyi hayal eden,havvas ilmi konusunda hiç bir eğitim almadan, kulaktan duyma şeylerle iletişim kurmaya çalışanlar, ateşle oynadıklarının farkında bile değillerdir.

 

Peki cinler neden musallat olurlar.Cinler insanoğluna sebepsiz musallat olamazlar.Cinlere bilerek veya bilmeyerek zarar verme,büyü,sürekli kötü düşünme,ve ruhsal bulanım halleri (bu tür insanları özellikle seçerler.),banyo ve wc gibi yerlere adabına uygun olamayan bir şekilde girme,gibi sebepler musallat belasına yol açabilir.

 

Şimdi şöyle düşünebilirsiniz,bende herkes gibi yapıyorum neden bana musallat oldular.Şöyle bir örnek vereyim.Sigara kanser riskini artırır.Fakat her tiryakide kanser görülmez.Burada dikkatinizi çekmek istiyorum.Sebeplerin hemen hepsi yine insana dayanıyor.Yani kendi hatalarımız,bu varlıklar için bir fırsat oluyor.Fıkıh kitaplarında,tuvalet ve banyo adabı,ailevi yaşantıda cinsel münasebet nasıl olmalı gibi konular boşuna işlenmemiştir.

 

İşin özü musallat riskine yol açabilecek şeylerden kaçınmalı ve bunu kendimize bir alışkanlık haline getirmeliyiz.Musallata karşı hareket ve davranışlarımıza dikkat ederek bu varlıkların şerrinden Allah'a sığınmalıyız.

Share this post


Link to post
Share on other sites

neredeyse her sokakta büyücü ve bunların kapısında kuyruk olan insanlar. şunu şundan ayırayım, şunun rızkını kısmetini kapatayım, duna sinir oldum hasta yapayım. etraflarındaki ayakkabısı dahi olmayan fakire kuruş vermezler bu sahtekarlara 5000-10000 bayılırlar. sonra mahvederler insanların hayatlarını düşünmeden kendi başlarınıda 5-10 yıl sonra daha beterinin geleceğini. öyle ya ilahi adalet er geç tecelli edecek.

benim burda bildiğim bi kadın var. kadını hiç görmedim tanıdığımızın komşusu. geçenlerde bu tanıdığımız kişiye gittik sordum bu kadına gelen varmı diye, bütün şehir burda diyor. varın gerisini siz düşünün. Allahım dedim o geçmişte helak ettiğin şehirlerin azgın insanından farkı ne bunların. bakalım bu şehre ateş ne zaman yağacak:rolleyes:

Share this post


Link to post
Share on other sites

Benim memnuniyetim le ilgili değil zaten.Bizim ilmimizin yetmeyeceği de aşikar.Bize düşen itikattır. Hayvanların da hesaba çekileceğine dair, Peygamber Efendimizin(SAV) hadisleri ve tesfir edilmiş ayetler vardır.Biraz uzun olduğundan alıntı yaptım.Canlıları zîhayat (canlı), zîruh (ruh sahibi) ve zîşuur (akıl ve şuur sahibi) olarak üçe ayırırsak, bitkiler sadece zîhayattır, canlılar içinde yer alır. Hayvanlar ise hem zîhayat, hem de zîruhturlar. İnsanlar, melekler ve cinler ise hem zîhayat, hem zîruh, hem de zîşuurdurlar.

Bunların içinde ise insanlar ve cinler mükellef varlıklardır; Allah’ın emir ve yasaklarına uymakla vazifelidirler, hayatları boyu bir imtihana tâbidirler. Ölünce de ya cennette veya cehenneme gireceklerdir.

Hayvanlar ise, akıl ve şuur gibi kendilerine mesuliyet yükleyecek duygulardan mahrum olduklarından, günah-sevap, hayır-şer, cennet-cehennem gibi mefhumlar onlar için söz konusu değildir.

Tek hücreli varlık olan amipten balinaya varıncaya kadar bütün hayvanlar ruh sahibidirler. Esas itibariyle ruhun kendisi bâkîdir, ölmez, yok olmaz, bozulmaz. Ruhun geçici olarak misafir olduğu vücut ise ölür, dağılır, gider.

Kur’ân-ı Kerim'de de açıkça ifade edildiği gibi ruh Cenab-ı Hakk'ın emri, kudreti ve tasarrufu altındadır. Ruh üzerinde Allah’tan başka hiçbir varlık tasarrufta bulunamaz. Onu yaratmak Allah’a ait olduğu gibi, muhafaza etmek de Allah’a aittir.

Mahşerdeki duruma gelince; esas olarak mahşerde iki sınıf mahlukat diriltilecek, hesaba çekildikten sonra ebedî yurdu belli olacaktır: Bunlar insanlar ve cinlerdir.

Hayvanların durumu ise, tamamen farklıdır. Onlar da diriltilecek, mahşer yerine getirileceklerdir. Bu hususta iki âyet meâli şöyledir:

“Vahşi hayvanlar bir araya toplandığında,..”
(Tekvir, 81/5)

“O öyle bir gündür ki, insan kendi eliyle işlediklerine bakar. Kâfir de, ‘Ne olurdu, ben bir toprak olsaydım.’ der.”
(Nebe, 78/40)

Bu âyetlerin tefsirinde Abdullah bin Ömer, Ebû Hüreyre ve İmam Mücahid’in rivayetlerine göre, Cenab-ı Hak mahşer gününde hayvanları da diriltip huzuruna getirecek, birbirlerinden haklarını alıp ödeştirecek, sonra da onlara, “Toprak olun.” buyuracak, sonunda onların hepsi de toprak olacaklardır. Hayvanların bu haline gıpta ile bakan kâfirler, Allah’tan, kendilerini de toprak yapmasını isteyeceklerdir. Fakat insanlar cezasını çekeceğinden hayvan gibi muamele görmeyecektir.

Hayvanlar her ne kadar mükellef varlık olmasalar da, onlar da belli nisbette haklaştırılacaklardır. Nitekim bir hadiste Peygamber Efendimiz (asm),

“Her hak sahibine hakkını vereceksiniz. Hatta boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan kısas sûretiyle hakkı alınacaktır.”

buyurarak, âhirette hiçbir haksızlığın karşılıksız kalmayacağını bildirirler. Yine hadis âlimlerinin ifadesine göre, karınca karıncadan hakkını alacaktır. Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

“Kıyamet günü Allah’ın adaleti öyle kapsamlı bir şekilde cereyan eder ki, boynuzsuz hayvanların boynuzlu olanlarından, hatta bir karınca ile diğer bir karınca arasında kısas uygulanır.”
(bk. Mecmau’z-zevaid, 10/352; Elmalılı Hamdi Yazır. Hak Dini Kur'an Dili, VIII/5599)

Bediüzzaman da bu meseleyi şöyle izah eder:

“Gerçi cesetleri fena bulur, fakat ervahları (ruhları) bâki kalan hayvanat mâbeyninde (hayvanlar arasında) da onlara münasip bir tarzda dar-ı bekada mücâzat (ceza) ve mükâfat vardır.”
(Osm. Lem'alar, s. 887)

Evet, hayvanların ruhu bâki kalacak, Cenab-ı Hak onların ruhunu muhafaza edecektir. Fakat ruh Allah’ın emir ve iradesi altında bulunduğundan nasıl muhafaza edileceğini ancak O bilir.

Şöyle bir soru akla gelebilir: "Mademki havyanlar mahşerde hesap verdikten sonra toprak olup yok olacaklar, buna göre onların hesap vermesinin onlara karşı yararı veya zararı ne olabilir?"

Hayvanların mahşerdeki hesaplarını iki açıdan değerlendirmek mümkündür.

a. Hayvanların kendi aralarında hesaplaşmaları.

Bu hesaplaşma, Allah’ın her şeyi kuşatan adaletinin bir yansımasıdır. Bütün mahluklar, bu adaletin nasıl geniş bir yelpazede cereyan ettiğinin şahidi olacaktır. Bunu gören suçlular, kendilerine verilen cezayı hak ettiklerini vicdanlarında tamamen his etmiş olacaklardır. Mazlum hayvan da zalimden hakkı alındığı için Rabbine şükran borcunu idrak edecektir. Belki de hayvanların ruhları da baki olduğundan, cesetleri toprak olduktan sonra bile, bu ruhlar -kendi aralarındaki hak- hukuka göre bir saadetleri olacaktır.

b. Hayvanların insanlarla olan hesaplaşmaları.

Bu hesaplaşma insanlar açısından önem arz etmektedir. Çünkü, hayvanlara iyi davranan kimseler sevap kazanacağı gibi, onlara kötülük yapanlar da ceza çekeceklerdir. Nitekim hadis-i şeriflerde şöyle ifade edilmiştir:

“Bir kediyi aç bırakarak ölümüne sebep olan bir kadının bu yüzden cehenneme gittiği...”
(Buhârî, Enbiyâ,50; Müslim, Bir,151)

“Susuz kalmış bir köpeğe su içiren bir adamın da affedilip cennete gittiği...”
(Buhârî, Şirb, 9,Vudu, 33; Müslim, selam,153; Ebu Dâvud, cihad,47) ifade edilmiştir.

 

İçinde Ruh olmayan iradesiyle hareket edemez ve Nefs olmayan hiç bişii de hesap görmez.

İnsanlar ve Cinler haricindeki her canlı, Yaratanın kendilerine verdiği görevi ifa eder. Sen memnun kalsanda kalmasanda durum böyledir. Olayların arkasındaki hikmeti bilemeyiz, bizim ilmimiz yetmez.

Musa Aleyhisselam ve Hızır Aleyhisselam kıssasında olduğu gibi

 

Bd,47) ifade edilmiştir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...