Jump to content
Sign in to follow this  
Renan

İngilizce Zamanlar...

Recommended Posts

ZAMANLAR

 

Geçmiş Zaman III - Past Perfect Tense

 

Türkçede –di, -miş veya –mişti ekleriyle ifade ettiğimiz zaman için İngilizcede

 

kullanılan zamanlardan bir diğeri de past perfect tense adı verilen zamandır.

 

& Bu zamanda had ile birlikte fiillerin üçüncü halleri kullanılır.

 

They had arrived the office by 10. – 10’ dan önce ofise vardılar.

 

& Olumsuz yaparken had’ den sonra not (hadn’t) kullanılır.

 

I hadn’t meant to tell you this. – Sana bunu söylemek istememiştim.

 

& Sorularda had cümlenin başına getirilir.

 

Had that coutry formerly invaded the other? – O ülke eskiden diğerine saldırmış mıydı?

 

Nerelerde kullanıyoruz?

 

Geçmişte olan iki olaydan önce yapılan için kullanılır:

 

They had listened to each other and then they solved the problem. – Birbirlerini dinlediler ve sonra problemi çözdüler.

 

After/Before – Sonra/Önce kelimeleriyle birlikte:

 

After I had mixed the cake I put it in the oven. – Keki karıştırdıktan sonra fırına koydum.

 

Before you asked, Elif had asked the same question. – Sen sormadan önce Elif aynı soruyu sordu.

 

When/By the time – duğu zaman:

 

My mom had already prepared the dinner when I arrived home. – Eve vardığımda annem akşam yemeğini hazırlamıştı.

 

The exam had started by the time Erdal got to class. – Erdal sınıfa geldiğinde sınav başlamıştı.

 

Tasarlamak ve ummak eylemlerinin beklendiği gibi gerçekleşmediğini göstermek için kullanılır:

 

I had hoped/intended/expected to take a vacation this summer, but I had to change my plans. – Bu yaz tatil yapmayı ummuştum ama planlarımı değiştirmek zorunda kaldım.

 

Past Continuous Tense - Geçmiş Zaman ( –yordu )

Türkçede -yordu ekiyle ifade ettiğimiz geçmiş zaman için İngilizcede past continuous tense adı verilen zamanı kullanırız.

 

& was-were ile birlikte fiillerin –ing eki almasıyla oluşturulan zamandır. You,We,They özneleri için were; I, She,He,It özneleri için ise was kullanılır.

 

They were waiting. – Bekliyorlardı.

 

She was crying. – Ağlıyordu.

 

& Olumsuz yaparken was ve were’ den sonra not (wasn’t-weren’t) kullanılır.

 

I wasn’t expecting this. – Bunu beklemiyordum.

 

They weren’t helping. - Yardım etmiyorlardı.

 

& Sorularda was ve werecümlenin başına getirilir.

 

Were you reading a book? – Kitap okuyor muydun?

 

Wasn’t the baby sleeping? – Bebek uyumuyor muydu?

 

Nerelerde kullanıyoruz?

 

Geçmişte devam eden bir olayı belirtmek için:

 

I was studying at 9 a.m. yesterday. – Dün sabah saat 9’ da çalışıyordum.

 

They were rehearsing between 10 to 12. - 10 ile 12 arası prova yapıyorlardı.

 

–ken anlamını veren as,when, while bağlaçlarıyla geçmişte aynı anda gerçekleşen olaylarda bahsederken:

 

While I was cooking, my brother was preparing the table. – Ben yemek pişiriyorken kardeşim sofrayı hazırlıyordu.

 

Geçmiş zaman kullanarak bir hikaye anlatırken olayların arka planını anlatmak veya olayların geçtiği anı netleştirmek için:

 

We were waiting in the hospital. It was raining heavily... - Hastanede bekliyorduk. Şiddetli yağmur yağıyordu...

 

Başka bir olay tarafından kesilmiş bir olayı ya da aksiyonu tanımlarken:

 

I was studying when my sister came in. – Kız kardeşim geldiğinde ders çalışıyordum.

 

Wonder ile çok nazikçe birşey rica etmek için:

 

I was wondering if you could help me for a while. – Bür süreliğine bana yardım edip edemeyeceğinizi merak ediyordum.

 

Bu zamanla birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:

 

* While-As-When

 

While we were doing the shopping, they were cleaning the house. – Biz alışveriş yaparken onlar evi temizliyorlardı.

 

* At this time yesterday/last week/last year: Dün/geçen hafta/geçen yıl bu zaman

 

At this time yesterday we were swimming together. – Dün bu zamanlar beraber yüzüyorduk.

 

Geçmiş Zaman II – Present Perfect Tense

 

Türkçede –di, -miş veya –mişti ekleriyle ifade edebildiğimiz zaman için İngilizcede kullanılan zamanlardan bir diğeri de present perfect tense adı verilen zamandır.

 

Have-has ile birlikte fiillerin üçüncü hallerinin kullanıldığı zamandır. Fiillerin çoğunun üçüncü hallerinin sonlarına –ed ekinin eklenmesiyle oluşturulur. I,You,We,They özneleri için have; She,He,It özneleri için ise has kullanılır.

 

They have solved the problem. – Problemi çözdüler.

 

She has found her wallet. – Cüzdanını buldu.

 

& Olumsuz yaparken have ve has’ den sonra not (haven’t-hasn’t) kullanılır.

 

I haven’t spoken to her. – Onunla konuşmadım.

 

My friend hasn’t given my pencil back. – Arkadaşım kalemimi geri vermedi.

 

& Sorularda have ve has cümlenin başına getirilir.

 

Have you asked him? – Ona sordun mu?

 

Hasn’t she seen the present? – Hediyeyi görmedi mi?

 

Nerelerde kullanıyoruz?

 

1. Ne zaman olduğunu belirtmediğimiz geçmiş zaman için kullanılır:

 

We have bought a new house. – Yeni bir ev aldık.

 

2. Henüz biten olaylarda, olayların sonucunu veya etkisini hala gördüğümüz durumlarda:

 

She has cleaned the house. The house is clean now. – O, evi temizledi. Ev şimdi temiz.

 

3. Geçmişte başlayıp hala devam eden olaylarda:

 

We have known each other for ten years. – Birbirimizi on yıldır tanıyoruz.

 

4. Geçmişte tamamlanmış olayları zamanları ile birlikte söylerken

 

We met yesterday. – Dün buluştuk.

 

Bu zamanla birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:

 

* Just – Henüz, şimdi

 

I have just called him. – Onu şimdi aradım.

 

* Already – zaten, çoktan

 

They have already prepared the packets. – Paketleri çoktan hazırladılar.

 

* Yet – henüz (olumsuz anlamda)

 

You haven’t finished your homework yet. – Henüz ödevini bitirmedin.

 

* Never (olumlu cümlelerle kullanılır) Ever (olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır) – Hiç

 

Have you ever thought of changing your job? – Hiç işini değiştirmeyi düşündün mü?

 

I have never seen such a boring game. – Hiç böyle sıkıcı bir oyun görmedim.

 

* So far/Up to now – şimdiye kadar

 

The best student in our class has read five books so far. – Sınıfımızdaki en iyi öğrenci şu ana kadar beş kitap okudu.

 

* This week/month/year… - bu hafta/ay/yıl , today - bugün

 

Have you seen Metin this week? – Bu hafta Metin’ i gördün mü?

 

* Once/twice/three times/several times… - bir kere/iki kere/üç kere,birkaç kere

 

You have told this four times. – Bunu dört kere söyledin.

 

I haven’t seen my best teacher for years.- Yıllardır en iyi öğretmenimi görmedim.

 

How long have you owned a computer? – Ne kadar zamandır bir bilgisayara sahipsin?

 

Şimdiki Zaman II - Present Perfect Continuous Tense

ŞİMDİKİ ZAMAN II

 

(PRESENT PERFECT CONTINUOUS TENSE)

 

Anadilimizde fiillerin sonuna –yor eki getirerek oluşturduğunuz zaman İngilizce’de iki farklı zamanla ifade edilebilmektedir. Olayın belli bir zamandır devam ettiğini söylemek istediğimizde bu çalışmada gördüğünüz zamanı kullanırız. Ne kadar zaman önce başladığı, ne kadar zamandır devam ettiğinin bir önemi yoktur. 5 dakika öncede olabilir, yıllar önce de.

 

* Yapısına baktığımızda:

 

cümle başına özne (işi yapan kişi/şey),

 

sonrasında “have been-has been”

 

ve fiillerimize –ing takısı getirilerek oluşturulan bir zamandır.

 

* Nerelerde kullanırız?

 

1. bir süredir veya bir zamandan beridir devam eden işlerle:

 

I have been teaching English since 1995. – 1995’ten beri İngilizce öğretiyorum.

 

People have been talking about the President for a year. - İnsanlar bir yıldır Cumhurbaşkanı hakkında konuşuyorlar.

 

2. yakın bir zamanda biten ama etkisini hala görebildiğimiz işlerde

 

They are wet now. They have been walking in the rain. – Onlar ıslanmışlar. Yağmurda yürüyorlardı. (Şu anda yürümeleri bitmiş ama bunun sonucunu görebiliyoruz.)

 

3. öfke, rahatsızlık, eleştiri veya açıklamalarda:

 

Haven’t you been listening to me? – Beni dinlemiyor musun?

 

4. zamanı vurgulamak istediğimiz durumlarda since, for ve how long kelimeleriyle:

 

SINCE: olayın başlangıç anını vermek için since kelimesini kullanırız. I have been working since morning. – Sabahtan beri çalışıyorum.

 

FOR: olayın ne kadar zamandır devam ettiğini belirtmek içinse for kelimesini kullanırız. They have been preparing the packets for three hours. – Üç saattir paketleri hazırlıyorlar.

 

HOW LONG: olayın ne kadar zamandır sürdüğünü sormak için ne kadar zamandır anlamına gelen how long kullanılır. How long have you been living in Istanbul? – Ne kadar zamandır İstanbul’ da yaşıyorsun.

 

* Şimdiki zamanda (II) cümle kurmak:

 

Olumlu cümle kuruluşu özneden sonra have been-has been ve fiillere –ing eki getirilerek oluşturulur.

 

I have been calling you since morning. – Sabahtan beri seni arıyorum.

 

She has been evaluating the results. - Sonuçları değerlendiriyor.

 

My friend has been playing tennis for two years. –Arkadaşım iki yıldır tenis oynuyor.

 

Olumsuz cümle kuruluşunda ise have ve has yardımcılarından sonra “not”gelir. Not kelime olarak kullanılabildiği gibi have ve has yardımcılarına n’t olarak eklenebilir. Have not-haven’t, has not- hasn’t

 

My roommate hasn’t been joining the classes for a week. – Oda arkadaşım bir haftadır derslere katılmıyor.

 

The students haven’t been coming to school for two days. – İki gündür öğrenciler okula gelmiyorlar.

 

You haven’t been trying to understand me since we argued. – Tartıştığımızdan beri beni anlamaya çalışmıyorsun.

 

Soru sorarken yardımcılarımız cümle başına gelir. Olumsuz soru sorduğumuzda ise yardımcımızı not ile birlikte kullanırız.

 

Have you been waiting here for so long? – Uzun zamandır burada bekliyor musun?

 

Has your cat sleeping since morning? – Kedin sabahtan beri uyuyor mu?

 

How long have you been standing in this queue? – Bu kuyrukta ne kadar zamandır ayakta duruyorsun?

 

How long has the customer been staying in the hotel? – Müşteri ne kadar zamandır otelde kalıyor?

 

* Bazı fiiller –ing takısı almazlar bu nedenle bu fiillerin şu anda yapıldığını söylemek için present perfect tense adı verilen zamanı kullanırız. Bu fiillerin çoğu –ing takısı aldıklarında farklı anlama gelir:

 

1-İstem dışı duyu fiilleri:see, hear, smell, taste, notice

 

I have not noticed the flowers since I came here. – Geldiğimden beri çiçekleri fark etmedim.

 

2-Duygu ve düşünceleri ifade eden fiiller: love, like, adore, want, wish, desire, believe, hate, loathe, fear

 

I have liked him for two years. – İki yıldır ondan hoşlanıyorum.

 

3-Sahiplik bildiren fiiller: own, posses, belong, owe

 

It has belonged to me for years. – Yıllardır bana ait.

 

4-Diğer fiiller: know, understand, expect, forget, remember, trust, realize, agree, mean, perceive,seem/appear, want, need, suppose

 

We have know each other since we were children. – Çocukluğumuzdan beri birbirimizi tanırız.

 

Geçmiş Zaman I - Simple Past Tense

GEÇMİŞ ZAMAN I– SIMPLE PAST TENSE

 

Türkçede –di, -miş veya –mişti ekleriyle ifade edebildiğimiz zaman için İngilizcede kullanılan zamanlardan birisi de simple past tense adı verilen zamandır.

 

& Fiillerin ikinci hallerinin kullanıldığı zamandır. Fiillerin çoğunun ikinci halleri sonlarına –ed ekinin eklenmesiyle oluşturulur.

 

I cleaned my room last Tuesday. – Odamı geçen Salı temizledim.

 

Ancak düzensiz adını verdiğimiz fiillerde yaygın olarak kullanılır.

 

She went Bursa yesterday. – Dün Bursa’ ya gitti. : Burada gördüğümüz went, go fiilinin ikinci halidir.

 

& Olumsuz yaparken didn’t kullanılır. Did aslında do fiilinin ikinci halidir. Did kullandığımız durumlarda fiiller birinci hallerinde kullanılırlar.

 

I didn’t mean it. – Onu kastetmedim. : Burada da gördüğünüz üzere did olduğu için cümlemizde mean: anlamına gelmek fiilini birinci hali ile kullandık.

 

& Sorularda did veya didn’t kullanırız. Yine did olduğu için fiiller birinci hallerinde kullanılır.

 

Did you hear the news? – Haberleri duydun mu?

 

Didn’t she call you last week? – Seni geçen hafta aramadı mı?

 

Nerelerde kullanıyoruz?

 

1. Geçmişte tamamlanıp sonlanmış bir olaydan bahsederken:

 

Our school team beat their school team in volleyball. – Okul takımımız onların okul takımını voleybolda yendi.

 

2. Ne zaman sorusuyla birlikte geçmiş zaman ifadelerinde:

 

When did they send this? – Bunu ne zaman gönderdiler?

 

3. Keşkeler ve hayallerimizle ilgili yapılarda:

 

I wish you helped me. – Keşke bana yardım etsen.

 

I’d rather you didn’t offend anybody. – Kimseyi kırmamanı tercih ederim.

 

4. Geçmişte tamamlanmış olayları zamanları ile birlikte söylerken

 

We met yesterday. – Dün buluştuk.

 

Bu zamanla birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:

 

* Yesterday-Dün

 

* Last – Geçen: Last year- Geçen yıl, Last week- Geçen hafta, Last Tuesday - Geçen Salı, Last month – Geçen ay……….

 

* Ago – Önce : Three hours ago – Üç saat önce, Two days ago - İki gün önce, Five weeks ago – Beş hafta önce……..

 

* In 1999 – 1999’ da, in September- Eylülde, On Wednesday – Çarşamba günü, At two o’clock – Saat 2’de…….

 

* The other day – Geçen gün

 

Gelecek Zaman (Future Tense)

GELECEK ZAMAN

 

İngilizcede gelecek zaman için 4 farklı yapıyı kullanırız. Bu dört yapı da çalışacağım ifadesini verir.

 

I will study.

I’m going to study.

I’m studying.

I study

 

1. I will study.

 

- konuşma anında karar verdiğimiz zaman

 

OK I will join you. – Tamam size katılacağım.

 

- umut, korku, teklif, söz, uyarı, tahmin, rica, yorumlarda kullanılır

 

I’m afraid I will not help you. – Korkarım size yardım edemeyeceğim.

 

- kesinliği olmayan durumlarda

 

She’ll probably buy that dress. – Belki o elbiseyi alacak.

 

2. I’m going to study.

 

- yakın gelecekte olacak olaylarda

 

She’s going to visit us. – O bizi ziyaret edecek.

 

- planlı olaylarda

 

We are going to have a party.- Parti vereceğiz.

 

- kesin olaylarda

 

They are going to have a baby. – Onların bebeği olacak.

 

3. I’m studying.

 

- planlı yakın gelecek için simdiki zaman kullanılır.

 

She is going to the theatre tonight. – Bu gece tiyatroya gidiyor/gidecek.

 

4. I study

 

- bir program dahilinde yapılacak işlerde

 

I have a rest at 3 p.m.- 15:00’ da dinlenirim/dinleneceğim.

 

- Otobüs vb araçların tarifelerinde

 

The bus arrives at 8 a.m. – Otobüs saat 8’ de gelecek.

 

Zaman zarfları:

 

Tomorrow - Yarın

 

Tonight – Bu gece

 

Next – Gelecek Next week/year/month/Sunday...

 

In two days – İki gün içerisinde

 

The day after tomorrow- Yarından sonraki gün

 

Soon- En kısa zamanda

 

Later: Sonra

 

Exercise:

 

Geniş Zaman ( Simple Present Tense )

GENİŞ ZAMAN II

 

Anadilinizde fiillerin sonuna –r eki getirerek oluşturduğunuz zaman İngilizce’de de tek zamanla ifade edilebilmektedir.

 

* Yapısına baktığımızda:

 

cümle başına özne (I, you, we, they), cümle başına özne (he, she, it),

 

sonrasında “fiil” gelir. sonrasında “fiil+s” gelir.

 

* Nerelerde kullanırız?

 

Bu zamanı:

 

Evrensel gerçekler (genel doğrular):

The eart orbits round the sun. – Dünya güneşin etrafında döner.

 

Alışkanlıklarda (değişmeyen durumlar, sürekli tekrarlanan olaylar):

Most people rest in their homes on Sundays. – Çoğu insan pazar günleri evinde dinlenir.

 

Duygular & hislerden bahsederken:

I love walking. – Yürümeyi severim.

 

Gazete başlıklarında:

NATO Assumes Control of Eastern Afghanistan. – Nato Afganistan kontrolünü üsleniyor.

 

Yer, yön, yemek tarif ederken:

 

You walk for two hundred metres, then you turn left. – İki yüz metre yürüyeceksin sonra sola döneceksin.

 

Hikaye, olay, fıkra, spor karşılaşması anlatırken:

Hakan passes the ball to Arda. – Hakan Arda’ ya pas atıyor.

 

Bir program dahilindeki gelecek zaman için:

 

Geleceğe dair yapılarda bağlaçtan sonra:After, when, before, as soon as, until

I’ll forgive you as soon as you fix tmy computer. – Bilgisayarımı düzeltir düzeltmez seni affedeceğim.

 

* Hangi zaman zarflarını kullanırız?

 

100% Always : Her zaman

80 % Usually = Generally = Normally: Genellikle

70 % Often = Frequently : sık sık

60% Sometimes = Occasionally: bazen

30% Seldom = Rarely: nadiren

%0 Never: hiç (olumlu cümle)

% ? Ever: hiç (soru cümlesi-olumsuz cümle)

 

Every - Her:

 

every day, morning, afternoon, evening, night, other week, third month, every fourth year

 

Days and Dates – Günler ve Tarihler:

 

on Mondays, on the first of every month, on holidays

 

Parts of days – Günün bölümleri:

 

(in the) mornings, (in the) afternoons, (in the) evenings, (at) nights

 

At certain times – Belli zamanlar:

 

when I get home, when I have a problem, whenever my brother visits me, before I go to bed, before the market opens, after I get up, after the market closes

 

How frequently - Ne kadar sıklıkla: twice a month, three times a week, monthly

annually

 

* Geniş zamanda cümle kurmak:

 

Olumlu cümle kuruluşu özneden sonra fiili getirerek oluşturulur. Eğer öznemiz “O” ise fiilimize –s takısı ekleriz.

 

They help me. – Bana yardım ederler.

 

We visit my uncle every weekend. - Her hafta sonu amcamı ziyaret ederiz.

 

You always listen to me. – Sen hep beni dinlersin.

 

She plays basketball. – O futbol oynar.

 

They send a letter. - Mektup gönderirler.

 

Olumsuz cümle kuruluşunda ise özneden sonra don’t (I, you,we, they) ve doesn’t (she,he, it) gelir ve sonra fiil.

 

I don’t like coke. – Kola sevmem.

 

We don’t quarrel. –Tartışmayız.

 

You don’ t understand me. – Beni anlamıyorsun.

 

She doesn’t read a book. – O kitap okumaz.

 

They don’t complain. – Şikayet etmezler.

 

Soru sorarken do (I,you,we,they) ve does (he,she,it) cümle başına gelir ve sonra özne gelir. Olumsuz soru sorduğumuzda ise don’t ve doesn’t ile birlikte kullanırız.

 

Do you watch TV ? – TV izler misin?

 

Does she believe you? – O sana inanır mı? (inanıyor mu?)

 

Do they support you? – Onlar seni desteklerler mi?

 

Doesn’t Bahar call you? – Bahar seni aramaz mı?

 

Don’t they visit you? – Onlar seni ziyaret etmezler mi?

 

Yazım Kuralları :

 

- y ile biten fiiler –s takısı aldığında –y kalkar yerine –ies gelir.

 

Fly flies /Cry cries

 

The babies sometimes cry. – Bebekler bazen ağlarlar.

 

The baby sometimes cries. – Bebek bazen ağlar.

 

İstisna: -y harfinden önce sesli harf varsa sadece –s eklenir.

 

Play plays

 

- s, -x, -sh, -ch ile biten fillere – es takısı eklenir.

 

Passes, catches, fixes, pushes

 

We catch 9 a.m. bus.- Biz 9 otobüsüne yetişiriz.

 

He cathes 8 a.m. bus. – O sabah 8 otobüsüne yetişir.

 

Zamanlar

İngilizce' de toplam 13 tane zaman vardır. Bunların 4 tanesi İngilizce zamanlar konularında yer almaz. Biz bu bölümde geniş zaman olarak 1, şimdiki zaman olarak 2, gelecek zaman olarak 4 ve geçmiş zaman olarak 6 ayrı yani toplam 13 konu öğreneceğiz.

 

ŞİMDİKİ ZAMAN I

 

( PRESENT CONTINUOUS TENSE )

 

Anadilinizde fiillerin sonuna –yor eki getirerek oluşturduğunuz zaman İngilizce’de iki farklı zamanla ifade edilebilmektedir. İlk olarak İngilizce’de de şimdiki zaman olarak geçen zamanı çalışacağız.

 

Bu zaman genel olarak şu anda yapılan işlerden bahsederken kullanılır. Şu anda bu yazıyı okuyorsunuz örneğinde olduğu gibi.

 

* Yapısına baktığımızda:

 

cümle başına özne (işi yapan kişi/şey),

 

sonrasında “am-is-are”

 

ve fiillerimize –ing takısı getirilerek oluşturulan bir zamandır.

 

* Nerelerde kullanırız?

 

Bu zamanı:

 

şuanda yaptığımız işlerden:

I am studying now. – Şu anda çalışıyorum.

 

şu sıralar yaptığımız işlerden ( konuşma anında yapıyor olmamız gerekmez.)

I am reading Dan Brown. – Dan Brown okuyorum. (konuşma anında yapmıyorum ama bu aralar onun kitabını okuyorum. )

 

halen devam eden bir eğilimden:

More and more people are becoming vegetarian. – Giderek daha fazla insan vejeteryan oluyor.

 

yakın ve planlı gelecekten:

I am going to the cinema tonight. – Bu akşam sinemaya gidiyorum

 

bazen geniş zamandan bahsederken kullanırız:

He’s always telling lies. – O her zaman yalan söyler.

 

* Hangi zaman zarflarını kullanırız?

 

Now, at the moment, right now , at present gibi şu anda, şimdi anlamına gelen ifadeleri. Bu ifadeler genellikle cümlenin sonunda kullanılır. Bunların dışında rahatsızlık veya eleştiri belirtmek için always ile de kullanılır.

 

* Şimdiki zamanda cümle kurmak:

 

Olumlu cümle kuruluşu özneden sonra am-is-are ve fiillere –ing eki getirilerek oluşturulur.

 

I am studying now. - Şu anda çalışıyorum.

 

We are preparing a report. - Rapor hazırlıyoruz.

 

You are reading now. –Şimdi okuyorsun.

 

She is playing backgommon. - Tavla oynuyor.

 

They are cooking at the moment. - Şu anda yemek pişiriyorlar.

 

Olumsuz cümle kuruluşunda ise am-is-are yardımcılarından sonra “not”gelir. Not kelime olarak kullanılabildiği gibi is ve are yardımcılarına n’t olarak eklenebilir. Is not – isn’t/are not – aren’t

 

I am not shouting. – Bağırmıyorum.

 

We are not watching TV. –TV izlemiyoruz.

 

You are not cleaning the house. – Evi temizlemiyorsun.

 

She is not reading a book now. – Şu anda kitap okumuyor.

 

They are not helping at the moment. – Şimdi yardım etmiyorlar.

 

Soru sorarken yardımcılarımız cümle başına gelir. Olumsuz soru sorduğumuzda ise yardımcımızı not ile birlikte kullanırız.

 

Are you listening to music now? – Şu anda müzik dinliyor musun?

 

Is she helping you? – O sana yardım ediyor mu?

 

Are they playing football? – Futbol oynuyorlar mı?

 

Isn’t Deniz going out? – Deniz dışarı çıkmıyor mu?

 

Aren’t they sitting in the office? – Onlar ofiste oturmuyorlar mı?

 

* Bazı fiiller –ing takısı almazlar bu nedenle bu fiillerin şu anda yapıldığını söylemek için geniş zaman kullanırız. Bu fiillerin çoğu –ing takısı aldıklarında farklı anlama gelir:

 

1-İstem dışı duyu fiilleri:

 

see: görmek, hear: duymak, smell: koklamak, taste: tadını almak, notice: fark etmek

 

2-Duygu ve düşünceleri ifade eden fiiller:

 

love: sevmek, like: hoşlanmak, adore: hayranlık duymak, want: istemek, wish: arzu etmek, desire: arzulamak, believe:inanmak, hate: nefret etmek, loathe: tiksinmek, fear: korkmak

 

3-Sahiplik bildiren fiiller:

 

own: sahip olmak, posses: sahip olmak, belong: ait olmak, owe:borçlu olmak

 

4-Diğer fiiller:

 

know:bilmek, understand:anlamak, expect:beklemek, forget:unutmak, remember:hatırlamak, trust: güvenmek, realize:farkına varmak, agree:razı olmak, mean:kastetmek, perceive:algılamak,seem/appear:görünmek, want:istemek,need:ihtiyacı olmak, suppose:farzetmek

 

Past Perfect Continuous Tense

 

Bu tense aynı Present Perfect Continuous Tense'de olduğu gibi geçmişte yaşanan ve belirli bir süreci kapsayan eylemleri anlatmak için kullanılır. Fakat bu tense'i kullanmamız için geçmişte yaşanan ve bir süre devam eden eylemin, başka bir eylemden önce yaşanmış olması gerekir.

 

Yapisi:Özne+had been+v-ing

 

Olumlu Cümle

I/we/you/they had been learning English.

He/she/it had been learning English.

 

Olumsuz Cümle

I/we/you/they had not(hadn't) been learning English.

He/she/it had not(hadn't) been learning English.

 

Soru Cümlesi

Had I/we/you/they been learning English.?

Had he/she/it been learning English?

 

Olumsuz Soru Cümlesi

Hadn't I/we/you/they been learning English?

Hadn't he/she/it been learning Engilish?

 

*KULLANIM*

**1- "The past perfect tense" konusunu anlatırken, bir olayın geçmişte belli bir zamanın veya başka olayın öncesinde gerçekleştiğini anlatmak için kullandığımızı belirtmiştik. "The past perfect continuous tense" te gene bir bir olayın veya durumun geçmişteki belli bir zaman veya olaydan önce gerçekleştiğin belirtiyoruz. Farklı olan, sözkonusu olay veya durum geçmişte belirlediğimiz bir zaman veya olay öncesine kadar devam etmiş olmasıdır. Karşılaştırmalı iki örnekle bunu daha iyi anlayabiliriz.

 

Örnek 1:

I had already seen the film, so I didn't go to the cinema with them( Filmi önceden görmüştüm bu yüzden onlarla sinemaya gitmedim.)

 

Bu örnekte, past perfect kullanıldı, çünkü konuşan kişinin sinemaya gitmemesinin nedeni, daha önce yapmış olduğu bir şey, filmi önceden görmüş olmasıdır. Burada filmi görme olayı süreklilik arzeden bir durum değildir, o yüzden "past perfect continuous" un kullanılması doğru olmaz.

 

Örnek 2:

We had been gossiping about Julia when she suddenly enetered the room.

( Julia aniden odaya girdiğinde biz onun dedikodusun yapıyorduk.)

 

Bu örneği incelediğimizde gene iki olayla karşılaşıyoruz. Birincisi bizim Julia hakkında dedikodu yapmamız ve ikincisi Julianın aniden odaya girmesi. İlk olan olay, yani bizim Julia hakkında dedikodu yapmamız Julia'nın odaya girmesinden önce başlamış ve Julia odaya girene kadar sürekliliğini korumuştur. Bu yüzden bu cümlede, "the past perfect tense" değil "the past perfect continuous tense" uygundur.

 

Past Perfect Tense ile Kullanılan Zaman İfadeleri;

For,since,how long,before

 

They had been looking for a house for six months before they found one they liked.

(Beğendikleri bir tane bulmadan önce 6 aydır ev bakıyorlardı)

 

Dikkat!

Bu tense'in kullanımına ilişkin hatırlanması gereken önemli bir nokta da şudur. Durağan fiiller, yani içinde herhangi bir eylem bulundurmayan fiiller (sahip olmak gibi) Past Perfect Continuous Tense ile kullanılamaz. Cümleye bu tense'in anlamını kazandırmak için Past Perfect Tense kullanılır.

 

The motorcycle had been belonging to George for years before Tina bought it.YaNLIŞ

 

The motorcycle had belonged to George for years before Tina bought it.DOĞRU

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...