Jump to content
Sign in to follow this  
Melâl

Gerizörlük (Şifacılık)

Recommended Posts

20_0.jpg

 

Çok eski çağlardan günümüze kadar, her devirde değişik şifa uygulamaları yapılmış, fakat bu konuya yeterli spiritüel bir açıklama getirilememiştir. O zamanın realite düzeyine göre verilen bilgiler belki yeterli olmuştur fakat, günümüz insanı ve bilim geliştikçe, şifa ekseninin de genişlemesi açıklamaların genişletilerek anlaşılır ve daha bilimsel olması kaçınılmazdı.

Her ne kadar bilimimiz, (özellikle ülkemizde), bu tür konulara sıcak bakmıyorsa da, bu açıklamaları tarafsız bir gözle, önyargısız incelemelerini öneriyoruz.

Önce şu önemli noktayı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Başımıza gelen bir olay,mutlaka kendimize gelmemiz içindir. Yaşanan her olayın, bize vermek istediği bir mesaj vardır. Bu her ne olursa olsun, içinde kesinlikle bir bilgi taşır. Demek ki; yaşadığımız olayları analiz etmeyi öncelikle öğreneceğiz.

 

Yaşam, toplumsaldır,zıt uçların deneyini yaşamak zorundayız. Buna, “Dualite sistemi” diyoruz.İnsan Dünya’ya, iyi ve kötü arasında yaşamak kaderiyle doğar. Aksi halde mutluluğun değerini anlayamazdık. Negatif olmadan pozitifin değerini nasıl bilebiliriz ki? Gece olmadan, gündüz’ün, kış olmadan yaz’ın vb. örnekler gibi...

Gün ışığının değerini biliyoruz, çünkü karanlığı yaşadık.

Sonbahar’olmadan, kış, kış yaşanmadan da ilkbahar ve yaz olmazdı.

Nefret olmasaydı, sevgi olmazdı.

Daha da ileri giderek, Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in bir sözünü anımsayalım

“İki günü bir olan kayıptadır” Şu halde günlerin bile aynı olmaması, farklı değerlerle, bilgilerlerle süslenmesi gerekiyor. Çeşitlilik yaşamak zorundayız.Her günümüz aynı düzeyde olsaydı, tekamül, yani gelişme olmazdı.

Bedenimiz öyle oluşturulmuş ki, şiddetli soğuğa, şiddetli sıcağa, ıstıraba, acıya dayanmak için kendindeki gizli güçlere baş vurulduğu zaman, en iyi şekilde fonksiyon yapabilir.

O, kendi içinde dinamik bir güce, en zor deneme anlarında bile kullanabileceği saklı enerjilere sahiptir.

Siz, zannettiğinizden daha güçlüsünüz. Bu sözlerden şunu fark ediniz!

Ruhsal Şifa’nın ardında; insanların kendilerini düzeltmek, yaşamlarını yeniden kontrol etmek ve bu güne dek öncelik verdikleri şeylerin, sıralarını değiştirmek gerçeği yatar.

Dünyada yasalar düzenleyerek haksızlıkları giderebilirsiniz, fakat insanları değiştiremezsiniz.Onlar kendi kendilerini değiştirmek zorundalar.

Görüyorsunuz henüz şifa konusuna tam girmeden şifa’nın amacını açıklamış olduk.

ayrac.gif

ŞİFA NEDİR

Şifacılık, yahut “Ruhsal Şifa” tedavi ederken öğretme ve öğrenme sanatıdır. Şifa, pozitif enerjiyi devreye sokmaktır. Bu durumda şifacı, hem kendini, hem de hastayı pozitif enerji akımından yararlandırmış olur ve olumsuz etkilerden kendini soyutlar. Olumsuzluğu aşan bir kişi potansiyelini arttırarak dengeye ulaşır.

Şifa bir dikkat meselesidir. Dikkat etmek, zihnin ve kalbin işbirliğidir, dengede olmasıdır. Şifa, hastanın içindeki doktora çalışma fırsatı vermektir.

Daha net anlaşılması için konuyu biraz daha detaylandıracağım.

Bazı varlıklara, sonradan yaşayacakları olayları, önceden yaşatırlar. O varlığın farklı bilgilerle yüzleşmesi gerekiyorsa, süreyi hızlandırırlar ve obsesyon veya başka bir ruhsal rahatsızlık oluşturarak, değişik bir ortama girmesini sağlarlar. Böylece insan, hızlı bir gelişme göstererek “Metafizik” konularla tanışmış olur.

ayrac.gif

 

  1. YAPIMIZI TANIYALIM
    Bedenimiz bir Elektron topluluğudur.
    Bütün varlıklar, tüm Kainat, birbirlerine Elektron yollarlar. Her varlık, işlediği Elektronu diğer bir varlığa aktarmak zorundadır. Metotlu ve vazife idraki içinde yapılan her Elektron akışı, şifa’dır.

Şifa demek: Bir alt planın ( Buna kişinin de diyebiliriz) ne şekilde olursa olsun, ihtiyacı olan enerjisinin üst plan tarafından verilmesi demektir.

Son yıllarda dünyamızda pek çok şifa türüne rastlamaktayız. Burada isimleri belirtmek istemiyoruz ancak, gerçek şifa’nın ne olduğunu, şifa planları ile şifacıların, şifacı medyumların nasıl çalıştıklarını özet olarak vermek istiyoruz.

ayrac.gif

ŞİFA PLANLARI VE ŞİFACILAR

Şifa yapmak, son yıllarda bütün dünyada uygulandığı gibi sıradan bir iş değildir. Konuşarak, sohbet ederek yapılan sözde şifalara her yerde tanık oluyoruz. Can sıkıntısı sonucu başlanan, veya bir arkadaşından duyarak, bende istiyorum, diye öğrenilen şifanın, sanırım istenen sonuca ulaşması zor olsa gerek... Şimdi şifa’yı anlamaya çalışalım.

Bilindiği gibi, varlıklar yeryüzü eylemlerinde uygulamaları gereken planlarına göre farklı görevler alırlar ve bu görevleri uygularlar. Öğretici planların varlıklardan istedikleri, en üst düzeyde geçirgenlik sağlamalarıdır. Enerjiyi en yüksek oranda ve en az kayıpla diğer bir varlığa aktarabilmeleridir.

En üst düzeyde geçirgenlik, şuuru aktif halde ve canlı tutmak içindir.

Şifa planları birçok varlıkla şuurlu ve şuursuz olarak çalışmaktadır. Birçok fonksiyoner varlık olduğu gibi, pek çok otomat varlık da, şifa planının yönlendirmesiyle çalışır, fakat farkında değillerdir.

Planlar, birçok doktor, Öğretmen vb. varlık guruplarını otomatik olarak kullanırlar. Burada önemli olan, şuurlu bir uygulamanın gerçekleşmesidir.

Daha belirgin hale getirmek için, şifa çalışmalarını şöyle sıralayabiliriz:

a- Şifa çalışmalarına farkında olmadan hizmet etmek

b- Şifa verdiğinin farkında olup, gücü oranında yararlı olmaya çalışmak,

c- Direkt şifa planı ile irtibatlı olarak tesir aktarma uygulaması yapmak.

Buna, “şuurlu katılımcı” diyebiliriz...Şuurlu katılımcı demek, fahri fonksiyon görme düzeyinden, asli fonksiyonerliğe yükselmek demektir.

Şifa veren bir varlık, karşısındaki kişinin sınavlarına ortak oluyor demektir. Şifa verilen enerjinin, sadece düzeyi, kapsamı ve zaman frekansı vardır. Bu uygulamada, süjenin ihtiyacı oranında bir enerji akımı vardır. En kabasından en incesine kadar şifa uygulamasında, elektronların, alacak olan varlık tarafından, alınabilecek forma girmesi gerekir, yoksa gönderdiğiniz tesir, boşa harcanmış olur.

Şifa vermek basit bir çalışma değildir. Şifa, karşıdaki kişinin negatif enerjilerini kendi üzerine almaktır. Bazı arkadaşların, karşıdaki kişinin baş ağrısı, bel ağrısı gibi rahatsızlıklarını alıp atamamaları yüzünden yardım istediklerine birçok kez tanık olmuşuzdur.Bunun bize getirdiği sonuç; “şifa vermek, karşı taraftaki varlığın negatif enerjisini almaktır” sözünün kanıtı oluyor..Şifa çalışmaları yapan kişilerin bu özelliği dikkate almaları; olumsuz düşünce ve programlardan uzak durmaları kendi yararlarına olacaktır.

ayrac.gif

 

  1. PROGRAMLAMA
    Hepimizin çok iyi bildiği gibi, düşünce eylemden önce geldiğine göre, bundan çıkaracağımız sonuç şudur:

Eğer kendinizi metafizik bilgilere sahip, kendini yöneten güçlü bir varlık olarak imgeliyorsanız, eylemleriniz önceden hayal gücünüzle belirlenmiş olacak. Çok önemli bir noktaya daha açıklık getirelim;. Eğer davranışlarınız, insanların sizin hakkınızda ne söylediklerinden etkileniyorsa, davranışlarınız o zaman çevrenizdeki kişiler tarafından önceden programlanacaktır. Olumsuz programlama, fiziksel bedeni yavaş, yavaş çökerten sinsi bir etkiye sahiptir. Kendimiz olmak, kendi şuurumuzu kullanmak zorundayız.

İlkel mitolojilerden,eski anlayışlardan kurtulmaya çalışalım.Eskiye ait elbiseyi çıkarmak kolay değildir. Dünyamız yeni bir anlayışa ulaşmanın sancılarını yaşıyor.Bu geçiş aşamasında yeni realitenin bilgilerini küçük bir çocuk heyecanı ile, saflıkla almaya çalışalım. Bu bilgileri hissediniz, seviniz. Kesinlikle yeni bilgileri eski ile kıyaslamayınız.

Eskiye takılmamak ve eskiyi atmak demek, onun değerini bitirip, yeni değerlere uzanmak demektir. Aslında atılacak bir şey yok, atmak, değer vermemektir. Sizde değer bulanlar eski ise,yeniye yer olmaz Sizde değer bulanlar yeni ise,yeniyi çeker. Bu bir frekans uyumudur.

Metotlu ve vazife idraki içinde yapılan her elektron akışı,varlığı yüceltir. İşte bu davranış, sizleri ruhsal Planlara üye yapar...

Nasıl ki. Dünya yaşamımızda bazı derneklere, kulüplere üye oluyoruz, Ruhsal Planlara da üye olmak vardır.

 

Bir örnek vererek konumuzu noktalayalım.:

Dini açıklamalarda “Kevser” adı altında geçen bir tesiri hepimiz biliyoruz. Kevser, “Astral Alemin” bir tesiridir.

Kevser, Cennet adı verilen ve Dünya sorumluluğunun dışına çıkmış bir ortamın tesiridir. O öyle bir tesirdir ki; bu tesirle irtibat kuran, uyum haline gelen, bu tesirle yürüyen bir insan ruhu, içinde bulunduğu realitesinin en ince, en seyyal durumlarına ulaşabilir.

Kevser, sadece mana itibariyle var olan bir tesir değildir. Maddi olarak da vardır.

Bunun en güzel örneği; şifa ile uygulanan enerjilerdir.

Özetle; şifanın amacı sadece sağlık kazanmak değildir! İnsanın kendinden haberdar olmasını sağlamak ve şuurlu yaşamaktır.

 

Şuur, varlığın ruhsal imajinasyonudur.

 

Alıntı

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...