Jump to content
Sign in to follow this  
Visall

Aşamalı ve Anında Zaman Yolculuğu

Recommended Posts

Literatürde zamanda yolculuğun iki metodu vardır:

 

Primer (Kapsül) filminde aşamalı zaman yolculuğu vardır. Zaman makinesi kırmızı olduğunda, içindeki her şey zamanda normal şekilde hareket etmektedir, ancak geçmişe doğru. Giriş/çıkış sırasında ileri ve zaman yolcusunun zıt yönde hareket eden versiyonu arasında birleşme/ayrılma olmak zorundadır.

 

Bilim kurguda en çok kullanılan zamanda yolculuk metodu, CD oynatıcı üzerindeki önceki ya da sonraki şarkıya geçişi sağlayan tuşların kullanımı gibi, bir noktadan diğerine yapılan ani harekettir. Ancak çoğu durumda bir çeşit makine vardır ve bunu yapmak için enerji harcanır (Geleceğe Dönüş’teki zaman yolculuğu yapan DeLorean (araba) ya da Doctor Who’da zamanda yolculuk eden TARDIS (Time and Relative Dimension in Space, Uzaydaki Zaman ve Göreceli Boyut) gibi).

 

Bazı durumlarda, böyle bir zaman yolculuğunun bilimsel açıklamasının başlangıcı bile yoktur. Muhtemelen zamanda yolculuğu daha basit yaptığı ve dikkat çekici olduğu için popülerdir. Click (Kumanda) filminde Adam Sandler tarafından kullanılan "Universal Remote (Evrensel Uzak Kumanda)" da aynı şekilde çalışmaktadır. Ancak sadece geleceğe doğru gitmektedir. Oynadığı karakter Michael Newman bir önceki noktaya yolculuk edebiliyorken, bu sadece etkileşimde bulunamadığı bir playbacktir.

 

H. G. Wells, The Time Machine’de zamanda sabit bir hızda hareket ettiğimizi açıklamaktadır. Wells’in tanımladığı zaman yolculuğu, “kişinin zaman boyutundaki ilerleyişini durdurma ya da hızlandırma, ya da neredeyse geri dönme ve başka yöne hareket etmektir”. Wells’in klasiğine dayanan 1960 adaptasyonunun yönetmeni George Pal buna uygun olarak zamanda yolculuğu hızlandırılmış fotoğrafçılık kullanarak tanımlamayı seçmiştir. Yukarıda verilen CD oynatma örneği daha ayrıntılı olarak ele alınırsa, bu durum tıpkı analog teyp kasetsini geriye sarma ya da istenilen noktada çalmasını sağlama gibidir.

 

Belki de bu tarz bir zaman yolculuğunun en eski örneği Lewis Carroll'un Through the Looking-Glass’ıdır (Aynanın İçinden) (1871): Beyaz Kraliçe geçmişi yaşamaktadır.

 

Bu yüzden de hafızası iki yönde de çalışmaktadır. Onun yaptığı zamanda yolculuk kontrolsüz bir zaman yolculuğudur:

 

Zamanda sabit 1 hızında hareket etmektedir ve bunu değiştiremez. T.H. White, Arthur devri dönemi romanı The Once and Future King’in ilk kısmında, The Sword in the Stone’da (Taştaki Kılıç) (1938) aynı mantığı kullanmıştır: büyücü Merlyn geçmişte yaşamaktadır. Çünkü “zamanın yanlış ucunda” doğmuş ve geçmişte yaşamak zorunda kalmıştır. Merlyn, “Bazı insanlar bunu ikinci görüşe sahip olmak olarak adlandırıyor.”demektedir.

 

Aşamalı zamanda yolculuk metodu, Primer filminde görülen bir tarz olmasına rağmen modern bilim kurguda o kadar popüler değildir.

 

Zamanda yolculuk ya da uzay zaman yolculuğu

 

Bilim kurguda bazen zaman makinesine yapılan bir itiraz, zaman makinesinin ayrıldığı ve geri döndüğü zamanlar arasında Dünya’nın hareketlerini görmezden gelmesidir. Bir yolcunun kendisini 1865’e gönderen bir zaman makinesine girebileceği ve Dünya’nın aynı noktasına tekrar çıkacağı fikrinin, Dünya’nın galaksi içinde Güneş’in etrafındaki dönüşünü dikkate almadığı söylenebilir.

 

Öyle ki bu argümanın savunucuları “realistik bir biçimde” zaman makinesinin Dünya’nın o zamandaki konumundan uzakta, uzayda ortaya çıkması gerektiğini hayal etmektedir. Ancak görelilik teorisi kesin zaman ve uzay fikrini reddetmektedir. Görelilikte, farklı zamanlarda olan olaylar arasındaki uzaysal uzaklıkla ilgili evrensel bir gerçek olmayabilir (Dünya’da bugün olan olay ve 1865’de olan bir olay gibi) [85] ve bu yüzden uzaydaki bir zamandaki konumun Dünya’daki başka bir zamanla “aynı konumda” olması hakkında objektif bir gerçeklik yoktur.

 

Yerçekiminin önemsiz olduğu durumlarla ilgilenen özel görelilik teorisinde, fizik yasaları eylemsiz referans çerçevesindekiyle aynı şekilde işler ve bu yüzden hiçbir çerçevenin perspektifi fiziksel olarak diğer çerçeveninkinden daha iyi değildir ve farklı çerçeveler, farklı zamanlarda meydana gelen iki olayın “aynı noktada” ya da “farklı noktalarda” olup olmadığı hakkında aynı fikirde değildirler.

 

Yerçekiminin etkilerini kapsayan genel görelilik teorisinde ise bütün koordinat sistemleri "difeomorfizim değişmezliği" olarak bilinen özellikten dolayı eşit bir temel üzerindedirler. Yine de bir kişi zamanda yolculuk yaptığında, Dünya’nın bu yolcudan uzaklaştığı fikri, Johnny Alfa’nın bir düşmanı zamanda birkaç saniye ileriye itmek için (bu sırada Dünya’nın hareketleri talihsiz kurbanın uzayda tekrar ortaya çıkmasına neden olmaktadır) “Time Bombs (Zaman Bombaları) kullandığı çizgi roman Strontium Dog gibi birkaç bilim kurgu hikayesinde kullanılmaktadır.

 

Daha önceleri de Clark Ashton Smith bu tarz bir zaman yolculuğunu, ana karakterinin yolculuğu, “Dünya’nın daha önce geçmiş olduğu aynı uzayı fethetmek için ortaya çıkan milyonlarca yıl sonraki gelecekteki bir gezegende” sonlanan "The Letter from Mohaun Los (Mohaun Los’tan Gelen Mektup)" (1932) gibi bazı hikayelerinde kullanmıştır. Diğer bilim kurgu hikayeleri bu itirazı tahmin etmeye çalışmışlardır ve Robert Heinlein’in bütün konuyu tek bir cümleyle (Bulunduğun hayat çizgisinde kal) sonuca bağladığı 1957 romanı The Door into Summer’da olduğu gibi mantıklı bir açıklama sunmuşlardır. Heinlein’in 1980 romanı The Number of the Beast’de bir "kontinua (devam) aleti" ana karakterlerin uzay ve zaman koordinatlarını hesaplamasını ve -böyle bir aletin nasıl çalışabildiğini açıklamadan- onları hemen oraya götürmesini sağlamaktadır.

 

Televizyon dizisi Seven Days (Yedi Gün) de bu problemle ilgilenmiştir: bir krononaut ne zaman kendisini “geriye sarsa”, kendisini seçilmiş bir uzaysal konuma getirme amacıyla Dünya yörüngesinin gerisine de itmektedir. Ancak tam olarak belirlediği noktaya nadiren varmaktadır. Piers Anthony'nin Bearing an Hourglass’ında , güçlü Hourglass of the Incarnation of Time (Zamanın Cisimleşmesi), yerkürenin Güneş Sistemi’ndeki, güneş Sistemi’nin galaksideki..vb.. çeşitli hareketlerine göre, cismi doğal olarak uzayda hareket ettirmektedir.

 

Ancak dikkatli bir şekilde bazı hareketleri iptal ederek, gezegenin sınırları içerisinde uzayda da hareket etmektedir. TV dizisi Doctor Who, dizinin ilk bölümlerinde zamanda yolculuğa ek olarak doktorun TARDIS’inin de uzayda hareket edebildiğini göstererek bu konudan kaçınmıştır.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Keşke gerçek olsa be ! Zamanda gidip gidip gelsek, Atuyorum kocana mı kızdın diyelim ,hoppppp diye 30 sene öncesine gidip, kayısı ağacına çıkmış kayısı yiyen ve çekirdeklerini sağa sola tüküren bir çocuk zamanına gidip takılırsın, eee kocan napacak kalmış çocuklarla bir başına, o da hopppp diye ağacın altında bitecek, yalvaracak yakaracak, hadi eve dön aşkımm, pardon pardon eve deil, şimdiki zamana dön der heralde, ben de birkaç kayısı çekirdeği fırlatıp kafasına, benim şimdiki zamanım bu derim,:D Ama çocuklara da kıyamam dönerim heralde, .Sıkıldıkça zaman değiştirirdim, mesela şu sitedeki hoş zamanlarım vardı onlardan birine dönebilirim :D

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...