Jump to content
Sign in to follow this  
böccükkk

Kuğu Kızı Peri Kızı

Recommended Posts

peri3ll8gif-1.jpg

 

 

Yalçın kayaların tepesindeki bir şatoda, genç bir prens

annesiyle birlikte yaşarmış. Bu prens havanın çiçek

kokularıyla dolu olduğu bir bahar günü avlanmaya gitmiş.

Av peşinde dolaşırken akşama doğru ağaçların arasında karşısına

gümüş renkli minicik bir göl çıkmış.

Birden uzaktan kanat sesleri duymuş ve ağaçların

arkasına saklanmış. Üç tane uzun boyunlu narin kuğu gökten

süzülmüş. Gölün kıyısına konan kuğular

beyaz tüylerini bir elbise gibi çıkarmışlar.

Genç prens gördüklerine inanamamış; kuğular birbirinden güzel

genç kızlara dönüşüvermişler.

Kızlar göle girip yıkanmış,eğlenmişler.Sonra da kıyıya geri dönüp,

tüyden elbiselerini sırtlarına geçirip kanatlanmışlar. Kızların üçü de çok güzelmiş, ama en küçükleri dünya güzeliymiş.

Prens o günden sonra başka şey düşünemez olmuş. Varsa yoksa kuğu kız!

Sonunda annesine durumu anlatmış.

“Eğer kuğu kıza kavuşamazsam, onunla evlenemezsem, ben bu dünyada

yaşayamam” demiş.

Prensin annesi çok kederlenmiş. “Ah yavrum! Sen kuğu kızı unut” demiş,

“O bir peri kızı. Peri kızları da insanların yanında yaşamaz” diye dil dökmüş.

Prens annesini seviyormuş, gerçekten yürekten seviyormuş,

ama kuğu kızı daha çok seviyor olsa ki, vazgeçememiş.

Kızı unutamamış. Kuğuları gördüğü göle geri dönmüş,

sabah akşam arada kuğuların geleceği

günü bekemeye başlamış.

Bir gece uzaktan yine kanat sesleri duyulmuş. Prens heyecanla gözlerini

gecenin karanlığına dikmiş. Sonunda üç zarif kuğu göl kıyısına konmuş.

Kuğular, beyaz tüyden elbiselerini üzerlerinden atıp yine dünya güzeli

birer kız haline gelmişler. Suya girip yıkanmaya başlamışlar.

Onlar orada yıkanırken genç prens, en küçük kızın tüyden elbisesini

kaptığı gibikaçmaya başlamış. Arkasına bile bakmadan koşmuş.

Kız kardeşler de hemen kıyıya yüzmüşler. İki kardeş elbiselerini

sırtına geçirip uçmuş. En küçük kız ise tüyden elbisesi olmadığı için

uçamamış.Prensin peşinden koşmuş.

Onu yakalayınca da önünde diz çöküp elbisesini geri vermesi için yalvarmış,

yakarmış. Ablalarının peşinden gidebilmek için diller dökmüş.

Prens kararlıymış. Kuğu kızıntüyden elbisesini vermemiş.

Sırtına bir pelerin sarıp, kızı şatosuna götürmüş

ve onunla evlenmiş. Bir süre sonra kuğu kızı peri kardeşlerini unutmuş.

Tüyden elbisesini unutmuş. Gümüş renkli gölü unutmuş.

Aradan altı bahar geçmiş.

Ağaçlar yedinci defa çiçek açmaya başladığında,

kuğu kızı peri kızı, prense bu şatoya ne zaman ve nasıl geldiklerini sormuş.

Kız beyaz ışıklar saçan elbisesini bulup eline almış.

Denemek ister gibi sırtına geçirmiş

ve bir anda tekrar uzun boylu narin bir kuğu olup,

açık pencereden uçuvermiş!

Prens o günden bu yana her baharda gümüş renkli gölün kıyısına

gidermiş.Göl kenarında oturur, gece uzaklardan duymayı ümit ettiği

kanat seslerini dinler kuğuların geleceği anı beklermiş.

Ama kuğu kız bir dahagelmemiş.

Kuğu kızı peri kızını o günden sonra kimse görmemiş.

 

alıntı

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ikiyabancı

çok güzeeeeeeeelllll;)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...