Jump to content
Sign in to follow this  
Melâl

Âdem Kelimesindeki İlahi Hikmet Fassından Bir Bölüm

Recommended Posts

baba.jpg?w=300&h=141

 

İnsan âkil ve bâliğ oluncaya kadar bedeninin ve nefsinin aslı olan Arz’a, beşeri olgunluğa erişebilmesi için muhtaç kılınması ve ancak ondan rızıklanması dolayısı ile iştiyak ve muhabbetle bağlı kalır. Bu bağın saiki onda işleri tedbir eden melekûttur. Beşeri olgunluk bu sayede derece derece tamamlandıkça, melekûtun Arz’a iştiyakı zayıflar. Arta kalan mahalde melekût için ruhanî ihtiyaçlara açlık ve iştiyak doğar. Böylece Hak, gelişme ve olgunluğunu tamamlayarak ruhanî istidadın doğmasına fırsat oluşturabilmesi için her insanın ömrünün evveline, yaratılarak içinden çıkarıldığı Arz’a muhtaçlık ve muhabbetin gereği olarak Mudil isminden merhametini indirmiştir. Bu merhamet büluğa kadar mühletlidir. Büluğ ile Mudil ismi rahmetten ayrılır. Zira artık ilâhî rahmet o mahal ve rahimde bir yandan Hâdi ismini gerekli kılarken, diğer yandan Mudil isminin tecellisini kısan ibtila ve cezayı hak kılar.

 

 

Şimdi bir babanın, evladı büluğa erinceye kadar, ondan meydana gelen taşkınlık ve maddi arzulara karşı nasıl merhamet ettiğine, ancak büluğdan sonra dalaletin devamına karşı onu nasıl cezalandırdığına bak. Evlattan büluğ sürecinde beliren dalaletin, onun gelişme ve yetişme sürecine eşlik eden ilâhî rahmetten ibaret olduğunu, büluğ tamamlanıp hidayet gerekli oluca, onun Hak’tan tecellisine mani olarak zuhurunu sürdürmesi durumunda, dalalet hususunda caydırıcı karşılığın yine Hak’kın âfak ve enfüsünden nasıl indiğini gör. İşte bunlar Hak’kın insanda sair isimlerinin tam belirerek olgun tavırlara varlık vermesi sürecinden ibaret olan hidayetin gerekli kıldığı ibtila ve imtihanlar dır. Her insanın kalbinde bu süreçte dalalet ile hidayet nurları birlikte alaca karanlık halindedir. “Ona hidayet nurundan bir şimşek çaktığında etrafı aydınlanır. Dosdoğru yolu görür ve adım atar. Aydınlık gidince yeniden karanlığa döner ve şaşırır kalır”. Bu süreçte insan aydınlık ve karanlık arasında, tam ve kalıcı aydınlığa erişinceye kadar gider gelir. Gidişi gaflet, gelişi pişmanlık ve tevbedir. Neticede Allah kullarını zulümattan nura çıkarandır. Zira tevbe gerektirmeyen amele kulun kendinde güç yoktur. Kulda kalıcı hidayete güç yetiren Allah’tır ve ancak O kullarında hakkın icaplarının yerine gelmesine kâfidir. Kulun bu hususta kendine güvenmesi ise kalbindeki karanlığın tezahürüdür.

 

 

Nusreddin M.Ali – Âdem Kelimesindeki İlahi Hikmet Fassı

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...