Jump to content
Sign in to follow this  
Melâl

Süryaniler: Kadim Toprakların, Kadim Hıristiyanları

Recommended Posts

Mezopotamya'da yeşeren ve uygarlığın gelişiminde önemli bir rol oynayan köklü bir kültürün mirasçıları olan Süryaniler, milattan önceki çağlarda Arami ve Asurlular olarak biliniyorlardı. Hıristiyan olan Süryaniler günümüzde dünyanın çeşitli bölgelerinde dağınık bir şekilde yaşıyorlar. Türkiye'de ise 15 bin kadar Süryani bulunuyor.

 

Hz. İsa'nın Mendili

 

Süryaniler tarihleri boyunca, özellikle de Hıristiyanlığı kabul ettikten sonra inançlarına bağlı olarak yaşadılar. Hıristiyanlığı ilk kabul eden toplumlardan olan Süryaniler’in çok ünlü bir mendil öyküsü var: Hz. İsa zamanında bir Süryani kenti olan Edessa’nın (Süryanice'de Orhoy, bugünkü Urfa) kralı olan Abgar Ukomo (Kara Abgar) hastalanır ve hastalığından kurtarması için mucizelerini duyduğu İsa'yı kentine davet eder. Hz. İsa, Edessa'ya gelemez ama yüzüne sürdüğü ve kendi suretinin çıktığı bir mendili Abgar'a yollar. Kral Abgar mendili alınca hastalığından kurtulur. Bu olaydan çok etkilenen kral, Hıristiyanlık inancını kabul eder.

 

Mendildeki Hz. İsa'nın resmi dünyaya buradan yayılmış, Mandilo olarak ünlenen bu resim hem kilise hayatında önemli bir yer tutmuş hem de ikona çizimlerini etkilemiştir.

İkinci Kilise

 

 

Kudüs'teki ilk kiliseden sonra ikinci kilise, M.S 37 yılında Antakya'da Süryaniler tarafından kuruldu. Hz. İsa'nın öğrencilerinden Petrus, Antakya'ya geldiğinde insanlara Hıristiyanlığı benimsetmiş ve burada kendi adıyla anılan bir kilise inşa edilmiştir. Daha sonraları Süryaniler burada ilk patrikhaneyi kurdular.

Yeryüzünün ilk üniversitesi

 

Dünyadaki ilk üniversite Urfa Harran'da, M.S II. yüzyılda Süryaniler tarafından kuruldu. Burada din, astronomi, tıp, matematik ve felsefe okutuluyordu. Bu üniversitenin açtığı yolda ilerleyen pek çok ekol ortaya çıkmış, İncil ilk defa burada Süryanice'ye çevrilmiştir. Öte yandan, Yunan uygarlığının çok önemli metinleri de Süryanice'ye çevrilmiş, bu çeviriler daha sonra Arapça'ya tercüme edilerek Arap felsefesi ve bilimlerinin gelişmesi sağlanmıştır.

 

 

Tarihten bugüne

 

İlk yüzyıllarda Doğu'da Hıristiyanlığın önderliğini elinde bulunduran Süryaniler, IV. yüzyıldan sonra bir yandan içine düştüğü teolojik çekişmeler, bir yandan da Roma ve İstanbul kiliselerinin baskı ve zulümleriyle gün geçtikçe zayıfladı. Egemen olduğu yerlerde İslamiyet'in de etkisiyle sayıca azalan Süryaniler bugünkü durumuna geldiler.

 

Göçler... Göçler...

 

Süryaniler anayurtları olan Mezopotamya'dan sürekli olarak göç etmek zorunda kaldılar. Bu göç dalgası 1. Dünya Savaşı sırasında yoğunlaştı. Özellikle Osmanlı imparatorluğunun idaresi altında yaşayan Süryaniler, 1915 yılında alınan tehcir kararından büyük ölçüde etkilendi ve bir çok Süryani göç etmek zorunda kaldı. Göç ettikleri yollarda sık sık saldırılara uğrayan Süryaniler ağır kayıplara uğradılar. Süryanilerin tarihinde derin izler bırakan bu olaylar Seyfo (Kılıç) olarak adlandırılıyor.

 

Günümüzde Süryaniler

 

Bugün 6.5 milyon kadar Süryani dünyanın değişik bölgelerinde dağınık bir şekilde yaşıyor. Bu nüfusun yaklaşık yarısını, 3 milyon Süryani'yi Hindistan barındırıyor. Dünya Savaşı sonrası çizilen sınırlar sonucu Süryaniler değişik ülkelerin egemenliğinde kaldılar. Süryaniler bugün Irak, Türkiye, Suriye, Lübnan ve diğer ülkelerde dağınık olarak yaşıyorlar. Süryani geleneğinden olan tüm Hıristiyan kilise cemaatlerinin nüfusunu bilmek zor olsa da, bölgede sayılarının iki milyonu bulduğu tahmin ediliyor. Ayrıca Amerika, Kanada, İsveç, Almanya, Belçika, Hollanda, Avusturya ve Avusturalya gibi değişik ülkelerde önemli sayıda Süryani yaşamakta.

 

 

Türkiye Süryanileri azınlık mı?

 

Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye'de yaşayan azınlıkların statüsü belirlendi. Bunun için Türkiye'de yaşayan Hıristiyan azınlıklardan temsilciler Lozan'a çağırıldı. Ermeni, Rum ve Yahudi azınlıklarının temsilcileri Lozan Barış antlaşmasına katılıp statülerini belirleyip, birtakım haklar elde ettiler. Fakat Süryani temsilcisi azınlık hakkını almak istemediklerini, kendilerini Türk olarak gördüklerini belirtti. O zamana kadar hep kırsal kesimde yaşadıkları için bilinçli ve eğitilmiş bir aydın sınıfından yoksun olan Süryaniler, azınlık olarak kabul edilmelerinin kendilerine getireceği avantajları değerlendiremediler.

Böylece, azınlık olarak kabul edilen toplumlar, kendi dillerinde eğitim yapabilmek, vakıf kurmak, vakıflarına mal bağışlayabilmek gibi haklara sahip olabilirken Süryaniler bunlardan mahrum kaldılar. Süryaniler ise bundan sonra görünürde Türk olarak kabul edilmekle birlikte, uygulamada azınlık gibi algılandılar. Bu da Süryaniler açısından olumsuz sonuçlar doğurdu.

 

Süryani Kadim Kilisesi

 

Süryaniler günümüzde bir çok mezhebe bölünmüş şekilde yaşıyorlar. Ama Süryani Kadim kilisesi en kalabalık mezhebi oluşturuyor. Süryani Kadim kilisesi, Hıristiyanlığı ilk kabul eden topluluk olduğundan dolayı, ilk günkü kilise ve inanç şeklini kuralları ile birlikte günümüze kadar yaşatmış bulunuyor. Türkiye'de yaşayan Süryanilerin büyük çoğunluğu da Süryani Kadim Kilisesi’ne mensup.

 

Süryani dili

 

Süryanice, Sami diller grubuna ait bir Arami lehçesi. Bu dilin tarihi M.Ö 2000 yılına kadar gidiyor. Yaşadığımız yüzyılda hâlâ yazım ve konuşma dili olarak Ortadoğu ve başka bölgelerdeki topluluklar arasında konuşulmakta. Aramice, Grek ve Pers hükümdarlarının egemenliğine rağmen Suriye ve Mezopotamya'daki Arami toplulukları tarafından kullanıldı. Bu toplulukların büyük çoğunluğu daha sonraları Hıristiyan dinini benimsedi ve Süryanice böylece Hıristiyan dili oldu.

 

Süryani ezgileri

 

Hıristiyan din kültüründen de beslenen Süryani Halk Müziği'nin örneklendiği "Süryaniler" ve "Anadolu'nun Solan Rengi" başlıklı iki albüm Süryani müziğini Hıristiyan ilahilerinden oyun havalarına uzanan geniş bir yelpazede sunuyor. Süryani kökenli sanatçıların da yapımında yer aldığı albümler, Antakya ve Tur Abdin kiliselerinde kaydedildi. Dini ve halk müziğini buluşturan "Süryaniler" adlı albümü, Kalan Müzik hazırladı. 38 parçanın yer aldığı albüm, Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Süryanice hazırlanmış bir kitapla birlikte satılıyor.

 

Mimar Sinan Üniversitesi’nden Melih Duygulu'nun hazırladığı kitapta Süryani tarihi ile birlikte, bu kültürün müzikal özellikleri hakkında bilgi veriliyor.

 

Çift CD'den oluşan albüm, Doğu ve Batı lehçelerinin yaygın olduğu bölgelerden yerel sanatçıların okudukları otantik örnekler, kadın, erkek seslerinden koral eserlerle bir başvuru kaynağı olma özelliği de taşıyor. Süryani kökenli sanatçılardan Juliana Jendo, Nahrin Garis, Şamiram Malke, Linda George, Habib Musa ve Nuri İskender gibi isimlerin de yer aldığı albümün ilahileri Antakya Kilisesi ile Tur Abdin Kilisesi'ndeki ayinlerde kaydedilmiş. Albüm, Mardin'de kaderine terkedilmiş taş ibadethanede başlayıp, avlusundan köydeki düğün halayına uzanan bir yolculuğu anlatıyor.

 

"Anadolu'nun Solan Rengi"

 

Anadolu Müzik Yapım Şirketi'nin hazırladığı ve Süryani şarkılarından oluşan derleme ise halk kültürünün özgün örneklerini yansıtıyor. "Anadolu'nun Solan Rengi" başlıklı albümün kitapçığında Hüseyin Elçi, "Bilinmeyen kültürlere, renklere, seslere, ezgilere yönelik yapılacak yolculukta; aramızdaki, yanıbaşımızdaki 'öteki'nin dünyasına yaklaşmanın kazanımlarını müzikten başka ne verebilir ki..." sözleriyle anlatıyor eseri. Çoğunlukla Hıristiyan din kültüründen beslenen Süryani halk müziğinde aşk, ayrılık ve ülke özlemi temalarına da rastlanıyor. Halk ezgilerini, Linda George ve Fuat İspir yorumlamış.

 

Günümüzde Süryanilerin kiliselerde seslendirdiği ilahi ve ayinlerin geçmişi 4. yüzyıla dayanıyor. Süryani kilisesi müziğinin başlangıç noktası olarak Süryanice'ye çevrilen Yunan Ortodoks ilahileri ve bundan yüzyıllar boyu etkilenen Bizans geleneği sayılabilir. Ud, cümbüş, kanun, bağlama, keman, davul-zurna, darbuka, zil gibi enstrümanlarla icra edilen Süryani halk ezgilerinde komşu kültürden motifler de sıklıkla hissediliyor.

 

Anadolu'nun Solan Rengi isimli CD farklı ülkelerde yaşayan Süryani şarkıcıların söyledikleri halk şarkıları örneklerinden oluşuyor. CD'lerin yanında hazırlanan 144 sayfalık kitapçık ise gerçekten albüm üzerine ne kadar titiz bir çaba gösterildiğini kanıtlıyor. Süryanice, Türkçe, İngilizce ve Fransızca olarak hazırlanan bu kitapçıkta Süryani tarihi, kültürü ve müziği hakkında bilgiler var.

Share this post


Link to post
Share on other sites

burada da süryani bir modumuz vardı..sanırım bir şekilde küstü..inancına laf eden kendisinin hak yolunda olmadığını itham eden msjlar alıyordu görmüştüm...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...