Jump to content
Sign in to follow this  
Melâl

İbrahim Canan

Recommended Posts

Araştırmacı-akademisyen-yazar. 1940 yılında Karaman Ermenek'te doğdu. 1958’de Konya Erkek Lisesinden, 1962’de İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. 1972 yılında Paris-Sorbonne Üniversitesi'nde Hz. Peygamberin Tebliğ Metodları başlıklı doktora çalışmasını tamamladı.

 

1973 yılında Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesine Hadis asistanı olarak atandı. 1978 yılında doçent, 1989 yılında profesör oldu. 1993-1996 yılları arasında Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığı, 1996-1997 yılları arasında da Bakü Kafkas Üniversitesi Rektörlüğünde bulundu. 1997 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden İlahiyat Meslek Yüksekokuluna naklen atandı.

 

Resulullah'a Göre Okul ve Ailede Çocuk Terbiyesi adlı eseriyle 1979'da Türkiye Milli Kültür Vakfı Ödülü'nü aldı.

Marmara Üniversitesi, İlahiyat Falültesi’nde emekli öğretim üyesi olarak görev yapan yazarımızın “Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi” başta olmak üzere çok sayıda eseri bulunmaktadır.

 

İbrahim Canan 2009 yılında İstanbul Sancaktepe'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.

 

 

Yazarın Kitapları

 

  • Ehl-i Kitap

ehlikitap.aspx?width=180

 

Dostlar arası diyalog bile bazen tadını kaçıracak mecralara kayarak, münâkaşaya, oradan da ağız kavgasına dönüşebilir. Dinler arası diyalog da, elbette ki, şeyh ile müridi arasındaki, birinin üst perdeden verici diğerinin de itirazsız alıcı olacağı bir tarz ve muhtevada olmayacaktır. Yer yer itirazlar, münâkaşalar, delil istemeler, hüccet göstermeler, bunları çürütmeler vs. şekiller araya girecektir. Yani bu, bir bakıma bir “

mücadele” olabilecektir. Dolayısıyla Kur’an’da geçen “Ehl-i Kitap’la mücadele” tabirini de diyalog manasında anlayabiliriz. Meseleye bu geniş çerçeveden yaklaştığımızda, “dinler arası diyalog” kavramına, bazı farklı yorumlar da getirilebilir. Bu yorumlara eksik bilgiler veya bilgilendirmelerin, siyasî ve ideolojik garazların müdâhale ve gölgesi düşünce, -diğer bâzı meselelerimizde olduğu gibi- konu çığırından çıkarak, bir kör dövüşü hüviyetine bürüne(bile)cektir. Nitekim son zamanlarda ortaya çıkan tablo bu değil mi? Bir kısım düşünce gruplarının, çok ciddi, müşahhas sebeplere dayanmadan birbirlerine karşı kuşku üretip, sonra da bu vehimlere dayanarak tatsız ve kırıcı ithamlara girişmesi, başka nasıl izah edilebilir? Biz burada, işaret ettiğimiz tatsız gerçekten hareketle çok fazla teferruata girmeden, son yarım asırdır, insanlığın gündemine düşen “dinler arası diyalog” meselesinde, bizim için “en güzel örneğin kaynağı olan Resûl-ü Ekrem”in (Ahzab 33/21) hayatına eğileceğiz. Böylelikle, günümüzde “Ehl-i Kitap”la yapabileceğimiz diyaloğun temel mesele ve metotlarını tespite çalışacağız. Çünkü mü’minin davranışı, Hz Peygamber’in sünnetine uyduğu nispette güzeldir, meşrudur, müessirdir ve Allah’ın mağfiret ve muhabbetini kazanmaya bir vesiledir (Âl-i İmrân 3/31). İhtilaf ettiğimiz meselelerde Allah ve Resulünün hakemliğine başvurmak dinimizin temel bir düsturudur (Nisa 4/59). Bu açıdan, diyalog meselesindeki ihtilafı gidermek veya ona daha faydalı ve yapıcı bir muhteva kazandırmak için, Ehl-i Kitap’la ilgili sayfanın aydınlatılması sadece önemli değil, aynı zamanda zaruridir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...