Jump to content
Sign in to follow this  
Guest psychick

Vampire: The Masquerade

Recommended Posts

Guest psychick

Vampir hikayeleri temalı bir rol yapma oyunu. Günümüzde geçiyor fakat dünya şu ankinden daha karanlık, gothic, punk bir ortam. Masquerade dönemi 17. yüzyılda başlıyor, engizisyon ve diğer doğa üstü varlıkların vampir ailesini acımasızca avlamaya başlamasından sonra toplanan konseyde pek de kayda değer bir kişi olmayan Toreador Raphael de Corazon , artık gizlenmenin gerekliliğini anlatır ve Camarilla adı verilen birlik kurulur. Gizlenmenin gerekmediğini düşünen, insanlardan üstün olduklarını ve onları yönetmeleri gerektiğini düşünen diğer klanlar da sabbat’ı oluşturur. Camarilla, masquerade ilan eder. Yani bir maskeli balo gibi vampir kimliği gizlenecek, artık her şey saman altından yürütülecektir, toplantılar izinsiz yapılamayacaktır. Maskeli balonun kurallarını bozarak insanların vampirlerin varlığını öğrenmesine sebep olmak ölüm cezasını gerektiren bir suçtur ve bu suçu işleyenler için kan avı başlatılarak peşine ödül avcısı vampirler gönderilir.

 

Konu başlıkları

 

1 Vampir Klanları

1.1 Vampirler Var Mıdır?

1.2 Vampirlerin Hiyerarşik Yapısı

1.3 Primogen

1.4 Elder

1.5 Ancillae

1.6 Neonate

2 Vampirlerin Zayıf Yönleri

3 Bir Vampir Nasıl Bulunur?

4 Camarilla

5 Bağımsız Klanlar

6 Sabbat

 

Vampir Klanları

 

Vampirler Var Mıdır?

 

Konuya girmeden önce bu soruya kısaca değinerek geçelim.

Vampirler, her şeyden önce bir inanışın ürünüdürler. Çeşitli kültürlerde değişik düşünsel şekillere büründürülerek ifade edilmişlerdir. Akıldan çıkarılmaması gereken şey; vampirlerin hiç bir zaman var olamadığıdır.

 

Vampirlerin Hiyerarşik Yapısı

 

Vampirler, hiyerarşiye çok önem verdiklerine inanılan düşşel inanışlardır. Camarilla birliği, bu konuda kendi içinde son derece gelişmiş bir sistem kurmuştur.Buna rağmen,piramit biçimindeki yönetim şekli yani güçlü vampirlerin,altlarındaki vampirleri kendi aralarındaki oyunlarında piyon olarak kullanmaları sebebiyle vampir topluluğunun her üyesi tarafından itaat ve saygı görmemektedir. Prince Vampirlerin yaşadığı bölgeler, çeşitli sınırlarla bölünmüştür. Her bölüm, bir prince tarafından yönetilir; bir prince ise, en yaşlı vampirler tarafından seçilir. Bir prince tarafından yönetilen her bölüme "Domain" adı verilmektedir. Yabancı bir Domain'de izinsiz avlanırken yakalanan bir vampir, prince tarafından cezalandırılabilir. Domain prensleri, genellikle Ventrue veya Toreador klanı üyelerinden seçilir. Ancak, yer yer Brujah, Nosferatu, hatta Malkavian prenslerine dahi rastlanmıştır. Bir prince, kendi Domain'i çerçevesinde tam yetkiye sahiptir. Av sınırlarını çizebilir, belli bölgeleri kanın yasak olduğu nötr alanlar ilan edebilir. Camarilla'nın 6 ilkesini ihlal eden vampirleri kendi bölgesinde avlayabilir. Prince hakimiyet alanlarının sınırları genelde şehirlerle çizilmiştir. Mesela; Paris'in, Chicago'nun, Atlanta'nın ayrı ayrı prince'leri vardır. Bir prince söz konusu bölgede asırlardır yaşamış vampirlerden seçilmiş olduğundan, bölgesinde neler olup bittiğini herkesten daha iyi bilir.

 

Primogen

 

Her "Domain"de, prince'e yardım etmek amacıyla kurulmuş bir de primogen grubu vardır. Bu grup, çeşitli ırkların yaşlılarından oluşan bir meclistir. Bir Domain'de prince'in sözü emir sayılsa da, başarısız prince'lerin Primogen'i tarafından yok edildiği tarihte görülmüştür.

 

Elder

 

300 yıldan daha uzun süredir yaşayan vampirlere verilen addır. Bir elder, yaşadığı süre zarfında birçok güç kazanmıştır ve son derece ölümcül ve tehlikelidir.Antedulevian olarak da bilinen bu vampirler bütün vampirlerin babası olduğu varsayılan Caine den sonra gelen ikinci nesildir.(Toplamda üçüncü nesil.)

 

Ancillae

 

Elder'ların bir alt sınıfıdır. Genellikle 100-300 yıldır yaşayan vampirlerdir; ancak büyük başarılar gösteren daha genç vampirlere de bu sıfat verilebilir. Genellikle Elder'larına hizmet etmekle uğraşırlar. Kendi aralarında güç savaşları olsa da, bu savaşlar Elder'lar arasındaki savaşlardan çok daha zayıftır.

 

Neonate

 

Vampir ırkının tabanını oluşturan sınıftır. Bir asırdan daha kısa süredir yaşayan vampirlerdir.

 

Vampirlerin Zayıf Yönleri

 

Son derece güçlü varlıklar (Böyle olduğuna inanılır.Bilinmektedir ki inançlar sadece inançtan ibarettir. Gerçekle alakası yoktur.) olduğuna inanılan vampirlerin zayıf yönleri de vardır. Jenerasyonlar boyunca gittikçe incelen kan sebebiyle, zayıflıklarda da artış görülmüştür.

 

Gün Işığı: Caine'den beri süren lanet sebebiyle, vampirler gün ışığına çıkamaz.

 

Ateş: Yeterince uzun süre yanan bir vampir ölür. (Güneş ışığı, çok daha çabuk olmakla birlikte, vampirler üzerinde aynı etkiyi yapmaktadır.)

 

Sarımsak: Koku ve tat alma duyuları son derece hassa olan vampirler, sarımsaktan nefret ederler.

 

Gümüş: Kurtadamlar gibi, vampirlerin de gümüş madenine karşı alerjileri vardır. Gümüş ile karıştırılmış titanyum veya demirin de aynı etkiyi yarattığı söylenir; daha hafif ve sağlam bir madde olan titanyum, bu amaç için tercih edilebilir.

 

Kazık: Kalbe saplanacak gümüş veya ahşap bir kazık, bir vampir için son derece tehlikeli olabilir.

 

Haç: Hıristiyan haçının vampirleri geri püskürttüğü söylenir. Burada önemli olan şey, haçın kendisinden ziyade onu elinde taşıyan kişinin inancıdır.

 

Kutsal Su: Kutsal suyun vampirler üzerinde ateş etkisi yarattığı söylenir. Haçta olduğu gibi, kutsal suda da önemli olan şey duayı okuyan ve suyu kullanan kişinin inancıdır.

 

Ölü Kanı: Vampirler, ölmüş varlıkların kanını içemezler.(Sadece yeni ölen bir insanın kanını içebilirler içilmeden önce kafa kısmının vücuddan ayrılması gerekir böylece ilk öldüğü anda safranın kısa sürede vücuda ve kana karışması kısa süreliğine önlenmiş olur yalnız bu 1-2 dakikalık bir işlemdir o yüzden aç bir vampir yeni ölmüş kurbanının kafasını vücudundan ayırıp hemen kan içmelidirki safra yüzünden zehirlenip yok olmasınlar.)Bunula birlikte vampirin içtiği ölü kanı,vampirin kan kusmasına da neden olabilir.

 

Not:Bu inanışa göre 17. soy vampirlerin -genellikle kanı başkalarını vampirleştiremeyecek kadar bile incelmiş olan- yarım kan olduğu var sayılmaktadır.Bu şekilde kutsal su,haç,kutsal yerler,sarımsak ve en önemliside gün ışığından etkilenmemektedirler.Ayrıca diğer vampirlerin aksine ölümlülerin tükettiği besinleri yediklerinde vücutları buna karşı tepki oluşturmaz ve bu yolla da beslenebilirler.

 

Bir Vampir Nasıl Bulunur?

 

Vampir klanları şehirlerde son derece organize bir şekilde yaşadıklarından bulunmaları oldukça zordur. Ancak, daha küçük bölgelerdeki vampirleri tespit etmenin bazı yolları vardır. Civarda bir vampir olduğunun temel işaretleri vardır:

 

• Civar halkın gece saldırılarından, veya gece saldırıları içeren kabuslardan şikayet etmesi

 

• Boyunlarında veya ana damarlar civarında ısırık izi bulunan insan veya cesetler Küçük bölgelerde saklanacak fazla yer olmadığından, vampirler gündüzleri mezarlarda saklanmayı tercih ederler. Hangi mezarın vampir içerdiğini tespit etmek için yaygın olarak uygulanan yöntem, bembeyaz tüylere sahip bakire bir kısrağı mezarlıkta dolaştırmaktır. Kısrağın önünde durduğu ve ilerlemeyi reddettiği mezar, muhtemelen bir vampir içeriyordur. Bulunan mezarın gerçekten bir vampire ait olduğunun belirgin işaretleri vardır:

 

• Bir mezar civarında bulunan delikler

 

• Cesedin tamamen açık gözlere sahip olması

 

• Cesedin hiç bozulmamış olması

 

• Mezar ve tabutta bulunan taze kan

 

• Cesedin gayet sağlıklı görünmesi ve taze kana sahip olması

 

Camarilla

 

13 vampir klanı arasından 7'sinin kurduğu birlik

 

Brujah

Gangrel

Malkavian

Nosferatu

Toreador

Tremere

Ventrue

 

Bu birlik, 6 temel kuralı kabul etmiştir:

 

1. The Masquerade (Gerçeği Gizlemek): Gerçek yüzünü insanlara göstermeyeceksin.

2. The Domain (Bölge): Diğer vampirlerin bölgelerine saygı duyacaksın.

3. The Progeny (Nesil): Bir insanı, sadece elder'inin izniyle vampirleştirebilirsin.

4. The Accounting (Hesap Tutmak-Vermek): Vampirleştirdiğin insanların sorumluluğu sana aittir.

5. Hospitality (Konukseverlik): Yabancı bir kente girdiğinde kendini o kentin yöneticisine göstermek zorundasın.

6. Destruction (Yok Etmek): Bir başka vampiri yok etmeyeceksin.

 

Bağımsız Klanlar

 

Herhangi bir gruba dâhil olmayı reddeden vampirler mevcuttur. "Anarchs" diye tanınan ve pek fazla sorun çıkartmaran bir grup genç vampir vardır. "Inconnu" diye tanınan ve tarih öncesinden kalan bir grup vampir ise, güç oyunlarından uzak durup kendi içlerine dönmüş ve kendilerini potansiyellerini ortaya çıkarıp aydınlanmayı yaşamaya adamıştır. 4 klan ise, büyük savaş içerisindeki yerlerini zaman zaman değiştirirler ve "Neutral" diye tanımlanırlar. Bu klanlar;

 

Assamite

 

Setite(Kitaplarda "Followers Of Set" şeklinde geçmektedir.)

Giovanni

Ravnos

 

Sabbat

 

Camarilla adlı büyük vampir birliğine isyan eden ve yeraltına sürülen vampir klanlarının oluşturduğu birliktir. Amacı, tüm vampirleri camarilla'nın sınırlandırmalarından çıkarıp dünya üzerinde tamamen özgür olmalarını sağlamaktır. Sabbat metinleri vampirlerin beslenme zincirinin en üstünde yer aldığını, bu yüzden insanlardan saklanmak yerine onları yönetmeleri gerektiğini söyler. Sabbat, bağımsız birçok sempatizanı olmasına karşın, 2 klandan oluşur:

 

Lasombra

Tzimisce

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Suzie

TARİHTEKİ VAMPİRLER

 

Vampirler ne zaman başladı? Diğer bir çok efsane gibi başlangıç tarihi tam olarak bilinmiyor;ama vampir hikayesinin kanıtı Mezopotamya’daki Tigris (Dicle) ve Euphrates (Fırat) nehirlerinin yakınındaki Kildani’de, kil yada taş tabletlerin üzerine yazılmış Asur yazıtlarında bulunmuş olabilir. Kildaniler diyarına, İncil’de geçen Abraham'ın asıl evi olan "Ur of the Chaldeans" da denir.

 

"Lilith", İbranilerin kutsal kitabında geçen muhtemel vampirlerden biridir ve kitapta tasvir edilmiştir.İsaiah'ın kitabında geçiyor olsa bile Lilith'in kökleri daha çok Babillilerin "demonolojisine" benzer.Lilith geceleri bir baykuş görüntüsüne bürünerek dolaşan bir canavardı.Avlanmak için yeni doğmuş çocukları ve hamile kadınları arardı. Lilith, geleneğe uygun olarak Adem'in,"Adem ve Havva" olmadan önceki karısıydı, ama daha sonra şeytanın tarafına geçti çünkü Adem'e itaat etmeyi reddetti.Bir takım olağandışı tutkuları vardı ve doğal olarak kötünün gözüyle bakıyordu.Ve sonuç olarak Adem 'in ve Havva'nın çocuklarına (yani tüm insan soyundan olanlara) saldıran bir vampire dönüştü.

 

Vampirlerle ilgili söylenceler Akdeniz’deki Mısır, Eski Yunan ve Roma uygarlıkları boyunca süregelmiştir. Eski Yunanlılar, çocuklarını yiyen ve kanlarını içen strigae veya lamiae'ya inanırlardı. Lamia mitolojide Zeus'un aşığı olarak geçer, fakat Zeus'un karısı Hera ona karşı savaşmıştır. Lamia delirmiş ve kendi dölünü öldürmüştür. Daha sonra da geceleri diğer insanların çocuklarını da aynı şekilde öldürmek için avlanmıştır.

 

Örneğin, Yunanlılar ve Romalılar tarafından bilinen bir hikaye Mennipus adında genç bir adamın düğününden bahseder. Düğünde tanınmış bir filozof olan Tyana'li Apollonius çok güzel olduğu söylenen gelini dikkatlice inceler. Apollonius sonunda gelini vampir olmakla suçlar ve hikayeye göre (daha sonra bu hikaye MS 1. yy’da Philostratus isimli bir akademisyen tarafından anlatılmıştır) gelin "vampirizm"i kabul eder. İddiaya göre Menippus ile evlenmesinin sebebi elinin altında içecek taze kan bulundurmak içinmiş.

 

Vampir hikayeleri canavarların kiang shi. diye adlandırıldığı eski Çin'de de yer almaktadır. Aynı şekilde eski Hindistan ve Nepal'de de vampirlerin yaşadığı öne sürülmektedir (en azından efsanevi olarak . Mağara duvarlarındaki eski çağlara ait çizimlerde bir takım yaratıkların kan içtiği gösterilmiştir. Nepal’e ait "Ölümün Efendisi" elinde kanla dolu, kafatası şeklinde bir kadeh tutuyor ve kanla dolu bir havuzun önünde duruyor halde betimlenmiştir. Bu duvar resimlerinden bazılarının i.ö. 3000 yıllarına kadar dayanan bir geçmişi olduğuna inanılmaktadır. Rakshaslar, Vedas adı verilen eski kutsal Hindistan yazılarında tarif edilmiştir. Bu yazılarda (tahminen i.ö. 1500) Rakshaslar (yokediciler )vampirler gibi betimlenmiştir.Eski Hindistan hakkındaki bilgilere göre bir başka canavar daha vardı. Bir ağaçtan baş aşağı asılmış, yarasaya benzeyen ve kendi kanından yoksun bir canavar. Bu yaratığa 'Baital' deniliyordu.

 

Diğer eski Asyalılar Malezyalılar gibi "Penanggalen" adındaki bir çeşit vampire inanıyorlardı.Bu yaratık insan başına sahipti ama bütün organları dışarıdaydı. Ve diğer insanların, özellikle de küçük kurbanlarının kanını içerek yaşardı.

 

Tanınmış vampir yazarı Montague Summers'ın 1928'de yazılmış ve bir klasik olan "Vampir - akrabaları ve Yakınları” nda, İspanyol gezginlerin gelişinden önce vampirlerin Meksika'da yaşamış olabilecekleri söylenir. Ayrıca Arabistan'ın da vampirden haberdar olduğunu yazmıştır. Agul diye hitab edilen "Arap Geceleri Hikayeleri"nde vampir benzeri yaratıklar olduğunu yazmıştır; bu insan eti yiyen bir hortlaktır.

 

Temeli ruhlara dayalı olan Afrika inançlarında da vampir efsanesine dair işaretler vardır. Caffre kabilesi bir ölünün tekrar geri dönebileceğine ve bir canlının kanıyla yaşayabileceği inancını benimsemiştir.

 

Bir çok vampir hikayesinin olduğu eski Peru'da ,genç birinin kanının içilerek şeytanın müritlerinden biri olunacağına inanılırdı.

 

Çok eskilere dayanan ölüm korkusu, büyü, hayat veren kan gibi olgular egzotik diyarlardan ve eski çağlardan günümüze kadar gelmiştir. Bugün ise vampirlerin evrimi hala sürmektedir.

 

KAN EMİCİ KONTES

 

Vampir miti,"Blood Countess" olayı gibi birkaç olağandışı bilgiden yola çıkılarak ,tarihsel bir olgu gibi gösterilebilir.

 

16. yy Macar Kontesi Elizabeth Bathory'nin yaptıkları ,korku hikayelerine rakip olacak cinstendi. Bazıları O'nun şeytandan daha kötü olduğunu söyleseler de ,işlediği suçlar "kötü" kavramının çok ötesindeydi.Bram Stroker, vampirler hakkındaki romanının araştırmasını yaptığı sıralarda Sabine Baring -Gould'un "The Book Of Werewolves " adlı kitabına rastladı.Bu çalışmada "Blood Countess" denilen merhametsiz bir kadının yaptıkları anlatılıyordu.Görünüşe bakılırsa bu hikaye Stroker'ın Kont Drakula'yı yaratmasında esin kaynağı olmuştur. Gerçekte Elizabeth'in kuzeni Stephan Bathory bir gün Transilvanya'da bir prens olacaktı.

 

Elizabeth iyi eğitim görmüş,akıllı bir kadın olmasına rağmen çok acımasız ve zalim bir kişiliğe sahipti. Anlaşılan kocasının ölümünden sonra ortaya çıkan ölüm korkusuyla ,uşaklarına ve kölelerine karşı sadist davranışlar içersine girmişti. Sonsuzluk ya da uzun hayat olmazsa bile en azından kan banyosu yaparak genç görünümlü bir ten elde etme çabasındaydı. Kocası bir asker olarak, savaşta esir düşmüş Türk askerlerine duygusuzca işkence ederdi ve Elizabeth aslında, nasıl zulmedileceği hakkında bilgileri kocasından almıştı.

 

Söylendiğine göre Bathory, çok sayıda kadın öldürmüş ve yaptığı insanlık dışı eylemlerinde kendinden mevki olarak aşağıdaki kimseler tarafından yardım görmüştür.

 

Bathory, kurbanlarını dövmeyi alışkanlık haline getirdiği gibi aynı zamanda onları sakat bırakırdı. Yine söylentilere bakılırsa Castle Csejthe adlı evinin yakınlarında kurbanlarından bazılarını kışın karlı ve soğuk havasında üzerlerine buzlu su dökerek dondururdu. Bunun dışında olası yamyamlık davranışları da sergilemekteydi. İddiaya göre Bathory bir defasında, yaşayan hizmetçi bir kızın vücudundan bir çok ısırık almıştır. Blood Countess 'ın genç kalma umutları için bakire genç kızların kanıyla banyo yaptığı gibi efsanevi hikayelerde vardır. Başka bir kaynağa göre de 650 kızı öldürüp kanlarını içtiği söylenir.Yine de kesin olan tek bir şey vardır ki, o da Elizabeth Bathory gerçekten varolmuş ve şeytanca işler yapmıştır.

 

Ölü sayısı arttığında Bathory'nin uşakları cesetleri şatonun dışına attılar. Kan içindeki ölü vücutları bulan köylüler doğal olarak onların vampirler tarafından öldürüldüğünü düşündüler dedikodular böylelikle yayılmaya başladı.

 

Bathory 1610 yılında, genç yaştaki kızları öldürme teşebbüslerinden sonra tutuklandı. Büyücülükle ilgisi olduğu iddiası tutuklama nedeni olarak gösteriliyordu. Söylentilere göre, kurbanların cesetleri kanlar içinde şatosunda bulunmuştu.1611 yılında yapılan 2 duruşmada Bathory'nin işlediği suçlar hakkında tek ve gerçek ifadesi alındı.Kendisi bizzat mahkemede ortaya çıkmadığı halde ,uşakları orda bulunuyordu. Mahkemenin ardından Kontes'in sadık uşakları yetkililer tarafından öldürüldü ve Elizabeth, Karpatya dağlarında bulunan şatosundaki yatak odasına ,ölümünden yıllar sonrasına değin hapsedildi. O'nun hakkında anlatılan efsaneler hala devam etmektedir. Bugün bile bazı insanlar Bathory'nin hayaletinin ,anavatanı olan Karpatya'da geceleri etrafta dolaşarak kan aradığını söylerler.

 

Elizabeth Bathory'nin hikayesi bize, vampir efsanelerinin, akli dengesi bozuk bir katilin gerçek hayatta yaptıklarının yanlış yorumlanmasıyla ne kadar fazla desteklenebileceğini ve cahil insanların inançlarını nasıl beslediklerini göstermektedir.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest eylulll

vala varmıdır yokmudur bilmem ama benim vampirlere olan ilgim brad pitt'en geliyo vampirle görüşme die süper bi filmi vardı bide çok yakışıklı çıkmıştı acaba varsa hepsi onun kadar yakışıklımıdır?????????????*:thumbsup: :thumbsup:

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Suzie

eylul xD bende seviyorum o filmi ne tesaduf .. Keske hepsi oyle olsalar

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...