Jump to content
Matrix

Bir Evcil Hayvanı Sahiplenmek..

Recommended Posts

Hayvan sevgisiden falan bahsetmeyeceğim çünkü zaten sahiplenme isteği olan kişide bu sevgi tohumları ekilmiştir..Konuyu açmamdaki maksat evcil hayvan ölümleridir..Ve bu ölüm olaylarında yaşanan duygusal çöküntüdür..

 

Bir çogumuz kedi,köpek,kuş v.b evcil hayvanları sahipleniriz.Onları ailemizin bir üyesi yaparız..Sevgi dolu bir yaşam sunar tüm ihtiyaclarını karşılamaya çalışırız..Fakat unuttuğumuz bir şey vardır..İçimize bu sevgiyi veren yaradanın biz canlılara biçtiği ömür..

Eğer ekstradan bir kazaya,hastalığa maruz kalmaz isek Allahın biçtiği ömür miadını doldurduğunda Bu dünyada yaşamımız sona erer..

Kedi köpek kuş gibi evcil hayvanların ömür döngüleri insanlardan farklıdır..Dolayısıyla bir köpek sahiplendiğimizde normal ömür döngüsünde onun ölümüne şahit olacağımızı bilmemiz lazım..

 

Böyle bir ayrılığa maruz kaldığımızda Böyle bir sevgiyi yaşattığı için yaradana şükretmeli,Durumu metanetle karşılamalıyız.Elbette ayrılıklar zordur her şeye rağmen metanetli olmalıyız.

 

Onlara gösterdiğiniz sevgi,yaşamına bulunduğunuz katkı cennetinize vesile olur inşallah..

 

Sevgi ile sağlıcakla ve mutlu kalın..

  • Like 2

Share this post


Link to post
Share on other sites

güzel konu , köpeği ölünce sağlık ocağına giden , ağlama krizlerine giren karı koca gördüm ...ölen kuşunun ruhu için helva yapıp dağıtanı biliyorum ...

evcil hayvanların ölümünde insan kendini sorumlu hissediyor , herhalde ondan evcil hayvanı öldüğünde çok üzülüyor insan ...

yinede elinden gelen bakımı yapıpda evcil hayvanını kaybedersen , fazla kendini kaptırmamak lazım ...

evcil hayvanlarda ölebilir ...

Share this post


Link to post
Share on other sites

Annemin kuşunu hasta olmuştu veterinere götürdüm eve döndük kafesine içine girdi öldü..öyle can çekişti ki el kadar hayvan dayanamadık 3 gün ağladık..çok akıllıydı çay tabağında çorbasına içer çay bardağının tepesine çıkar çay keyfi yapardı..dilim ekmeği yemez tüm ekmeği tırtıklardı..evin insanları gelene dek kapıda bekler ayakkabılara bakar diğer odaya misafirlik yapardı..hayvan bakmak insanı vicdanlı hale getiriyor ..

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

metanetle karşılayamıyorum ben çocuğum gibi oluyorlar gözümün önünde ölümlerine şahit olmak çok acı oluyor.kedimin birinin gözünü aldırdım ameliyatla,görme engelli olarak baktım bir süre,onun o halde gösterdiği sevgiyi,minneti hissedipte ölümünü metanetle karşılamam çok zordu yapamadım.onun ardından kızımın birine gözümün önünde hayvan hayatını hiçe sayan bir cani çarpıp kaçtı elimden bir şey gelmedi kollarımda can verdi,onada metanet gösteremedim.günlerce ağladım.o an gözlerimin önünden gitmedi.en son mart ayında annesi ölünce minicik kalan bebeğimi biberonla büyütmüştüm akciğerleri tam gelişmemiş enfeksiyon aldı veterinerde serum takılırken çırpınarak öldü ellerimde,günlerce iyileşecek diye iğneye taşımıştım.kendimi ölümüne hazırlayıp yine metanetle karşılayamadım.demem o ki olmuyor sogukkanlı olamıyor insan beni derinden sarsıyor ölümleri.günlerce kendime gelemiyorum.bunu da ancak hayvan sevgisini yaşayanlar bilir.tek sevindiğim çok sevilerek ölüyorlar...

  • Like 2

Share this post


Link to post
Share on other sites

Kediciklerin zamansız rahatsızlıkları için üzüldüm:(

Benim dikkat çekmek istediğim nokta bizimle beraber yaşlanmadıklarıydı..Zaman onlar için daha hızlı akıyor..

Bir kedi sahiplendiğimizde normal şartlarda yani hastalık kaza gibi bir etkenler olmasa da onların ömrünün bittiğine şahit olacağız mutlaka..

Bunun bilincinde olarak sahiplenmeliyiz..Ve vakti geldiğinde elbette metanetli olmak çok zor oluyor,avuntumuz ona güzel bir yaşam ortamı sunmuş olmanın verdiği mutluluk olmalı.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Yurt dışındayım yalnızım eve gittiğimde ev üstüme çöküyor. Aklıma köpek almak düştü. Oysa ben köpekten korkardım. Küçükken 2 av köpeği benımle oynamak istemişti ( şimdi farkediyorum oynamak istediğini) Ama ben beni kovaladıklarını düşünmüştüm ve o gün köepk fobisi başladı. Neyse aklımdaki köpek orta boy acık sarı renkte bişiydi. O günlerdeydi. Oğlumu Roxiemus 'umu gördüm. Bebecikti daha . Fbook ta bir arkadaşım bahçesine bırakılan bu köpeğe yuva arıyordu. Bir gece onu görmeye gittim. Hayatımdaki en sevimli en sıcak kanlı şeyle karşılaştım. Kucağıma koyuverdi arkadaşım ve evime getirdim. O gece ayaklarımın arasına yattı. Terliğim kadardı minicikti..Roxiemus a dedim ki. Neolur roksimuç ( öyle severdim oğlumu çünkü) ben köpeklerden hiç anlamam çok büyüme. Söz ver annene . Çünkü ben köpeklerden korkarım. Önümüzdeki 3 ay süresinde hep bu merak içindeydim. Acaba çok büyürde koskoca olursa diye. Annesini kırmadı oğlum orta boy bişiy oldu. Hayalimdeki köpecik oldu yani. Av köpeği , sarı ve orta boyda :)  İlk geldiğinde tuvalet eğitimi yok ve bende ne yapacağımı bilmiyorum. Eve çişini yapmıştı. Aldım onu karşıma . Bak Roksimuç dedim. Ben temiz biriyim ve sana nasıl tuvalet eğitimi vereceğimi  henüz bilmiyorum. Nolur tuvaletini şimdilik balkona yap . Akşam eve geldiğimde tuvaletini balkona yapmıştı. Ne dersem anlayan bir av köpeğiydi benim yavrum. Şükretmeyi de kaybetme korkusu ile derin bir depresyona girmeyi onun yüzünden öğrenmiştim. Türkiyeye dönmem gerekti ve onu orada bırakmak zorunda kaldım. Şuan bile bunları yazarken  gözlerim boncuk boncuk.  Roxiemusum aklıma gelince içim yanıyor. Ve bir ağlama krizi . Hiç gözyaşım kurumuyor. Öyle kötü oluyorum ki Allahım nolur beni ona kavuştur diye var gücümle yalvarmak istiyorum , yalvarırsam tavandan aşağı düşecek belkide diye düşünüyorum.. İşte öyle özlüyorum onu .. Resimlerine bakmaya başlayalı yenı oldu. Onu bırakalı ıse 7 sene.. Yinede çok az  baktım resimlerine . İçim kaldırmıyor. Oğlum beni her canlıya saygılı biri yaptı. Artık asla böcek vs öldürmüyorum. Yavrumu bende kaybetmiş gibiyim. Öldümü bilmiyorum. Ama hayatımda ilk defa Allaha karşı sabır sınavımı onunla verdim. İlk defa hiç isyan etmedim. Ona kavuşmayı umdum ve hayatımı roxiemusumu geri alabileceğim gibi planlamaya çalıştım.  Ama Olmadı. duygusal bir konuşma yapmak istemiyorum. Fakat öldüğümde onunla olucağımızı hissediyorum. Bence bizi kavuşturucak Allah. Sabrıma karşı bir ödül olarak.  Gözümün önüne hep gelen görüntü şu. Öldüğümde bir kır evinde uyanıyorum. Dışarı çıkıyorum ..ve yavrum kapının önünde burnuşunu yere koymuş kapıdan çıkış anımı bekliyor. Ona hislerimi anlatmam için sayfalarca kitap yazsam yetmez belkide. Onunla yaşadığım güzellikler..Hayatımın en güzel seneleriydi 

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
cybellas, 5 dakika önce yazdı:

Yurt dışındayım yalnızım eve gittiğimde ev üstüme çöküyor. Aklıma köpek almak düştü. Oysa ben köpekten korkardım. Küçükken 2 av köpeği benımle oynamak istemişti ( şimdi farkediyorum oynamak istediğini) Ama ben beni kovaladıklarını düşünmüştüm ve o gün köepk fobisi başladı. Neyse aklımdaki köpek orta boy acık sarı renkte bişiydi. O günlerdeydi. Oğlumu Roxiemus 'umu gördüm. Bebecikti daha . Fbook ta bir arkadaşım bahçesine bırakılan bu köpeğe yuva arıyordu. Bir gece onu görmeye gittim. Hayatımdaki en sevimli en sıcak kanlı şeyle karşılaştım. Kucağıma koyuverdi arkadaşım ve evime getirdim. O gece ayaklarımın arasına yattı. Terliğim kadardı minicikti..Roxiemus a dedim ki. Neolur roksimuç ( öyle severdim oğlumu çünkü) ben köpeklerden hiç anlamam çok büyüme. Söz ver annene . Çünkü ben köpeklerden korkarım. Önümüzdeki 3 ay süresinde hep bu merak içindeydim. Acaba çok büyürde koskoca olursa diye. Annesini kırmadı oğlum orta boy bişiy oldu. Hayalimdeki köpecik oldu yani. Av köpeği , sarı ve orta boyda :)  İlk geldiğinde tuvalet eğitimi yok ve bende ne yapacağımı bilmiyorum. Eve çişini yapmıştı. Aldım onu karşıma . Bak Roksimuç dedim. Ben temiz biriyim ve sana nasıl tuvalet eğitimi vereceğimi  henüz bilmiyorum. Nolur tuvaletini şimdilik balkona yap . Akşam eve geldiğimde tuvaletini balkona yapmıştı. Ne dersem anlayan bir av köpeğiydi benim yavrum. Şükretmeyi de kaybetme korkusu ile derin bir depresyona girmeyi onun yüzünden öğrenmiştim. Türkiyeye dönmem gerekti ve onu orada bırakmak zorunda kaldım. Şuan bile bunları yazarken  gözlerim boncuk boncuk.  Roxiemusum aklıma gelince içim yanıyor. Ve bir ağlama krizi . Hiç gözyaşım kurumuyor. Öyle kötü oluyorum ki Allahım nolur beni ona kavuştur diye var gücümle yalvarmak istiyorum , yalvarırsam tavandan aşağı düşecek belkide diye düşünüyorum.. İşte öyle özlüyorum onu .. Resimlerine bakmaya başlayalı yenı oldu. Onu bırakalı ıse 7 sene.. Yinede çok az  baktım resimlerine . İçim kaldırmıyor. Oğlum beni her canlıya saygılı biri yaptı. Artık asla böcek vs öldürmüyorum. Yavrumu bende kaybetmiş gibiyim. Öldümü bilmiyorum. Ama hayatımda ilk defa Allaha karşı sabır sınavımı onunla verdim. İlk defa hiç isyan etmedim. Ona kavuşmayı umdum ve hayatımı roxiemusumu geri alabileceğim gibi planlamaya çalıştım.  Ama Olmadı. duygusal bir konuşma yapmak istemiyorum. Fakat öldüğümde onunla olucağımızı hissediyorum. Bence bizi kavuşturucak Allah. Sabrıma karşı bir ödül olarak.  Gözümün önüne hep gelen görüntü şu. Öldüğümde bir kır evinde uyanıyorum. Dışarı çıkıyorum ..ve yavrum kapının önünde burnuşunu yere koymuş kapıdan çıkış anımı bekliyor. Ona hislerimi anlatmam için sayfalarca kitap yazsam yetmez belkide. Onunla yaşadığım güzellikler..Hayatımın en güzel seneleriydi 

Ya biz ne yapalım; 13 yaşında oğlumuzu 6 ay önce kaybettik. 13 yıl bizimle yaşadı. O kadar bütünleşmiştik ki onunla. Günlerce gözyaşı döktük. Ama işte ağlamak geri getirmiyor. Her canlı gibi onlar da bir gün ölüyor. Bunu da düşün bence. En azından görmesen de şu an yaşıyor...

Share this post


Link to post
Share on other sites

bizde bir kac hayvan türü evde besledik acikcasi zor oluyor, özellikle ilgilenme konusunda hayvani alip oyuncak bebek gibi kenara koyamiyorum ilgi bekliyor hayvan ya da cift bulundurmak gerekiyor onlar da birbirleriyle ilgilenirler evde yine hayvan besliyorum oda kiyamadigimdan dolayi oldu sonra teki ölünce arkadasi olsun diyerek tekrar yeniden aldim yani simdi de kimseye güvenemiyorum birakmaya da kiyamiyorum beni biraz bu da elimi kolumu bagliyor, evden bir kac günlügüne kacamiyorum , önceleri hafta sonu kacardim . Bakalim bizimkilere gagalamayi düsünüyorum yegenime vermek istiyorum birazda o baksin bakalim annesi kabul edecekmi o da var ... 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Biz oğlumuz ölünce annesi ölmüş bir kedi aldık. O da kız. İlk kez bir kızımız oluyor. bir aylık filandı aldığımızda. Şimdi büyüdü. Ama inanılmaz muzip ve yaramaz bir kız. Bizi çok güldürüyor... :) Bir de benimle uyuyor. Burnunu burnuma dayayıp mırıl mırıl. Bu siyah-beyaz. Bir de sarman düşünüyoruz. Daha doğrusu ben istiyorum. İnciselin var hep özeniyorum. Sokağı kolluyorum. Bir tane sarman yavru görürsem hemen alıp götüreceğim eve... :)

Hepsine evde bakamasak da sokaktakilere de sahip çıkmaya çalışıyoruz. Onlar için de ayrı mama alıyoruz. Sularını dolduruyoruz. Bizim mahalle bu konuda iyi çok şükür. Herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Hatta kuşları bile düşünen var...

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
Renan, 4 dakika önce yazdı:

Ya biz ne yapalım; 13 yaşında oğlumuzu 6 ay önce kaybettik. 13 yıl bizimle yaşadı. O kadar bütünleşmiştik ki onunla. Günlerce gözyaşı döktük. Ama işte ağlamak geri getirmiyor. Her canlı gibi onlar da bir gün ölüyor. Bunu da düşün bence. En azından görmesen de şu an yaşıyor...

Başınız sağolsun. Sizi en iyi ben anlayabilirim. Çok üzüldüm

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...