Jump to content
Sign in to follow this  
İη¢ιѕєℓ

Yunus Emre'nin Şiirlerinde Namaz

Recommended Posts

Yunus Emre, Anadolu'da tekkede yetişmiş bir gönül eridir. Burada uzun süren eğitimi esnasında hocası "Haydi bir şiir söyle." deyince şiir dili açılan ve o günden sonra tekkede aldığı eğitim doğrultusunda şiirler söylemeye devam eden gönül eri bir şairdir. Anadolu'da tekke edebiyatının öncüsü kabul edilen Yunus Emre, şiirini inandıkları doğrultusunda söyleyen ve şiirleri söylendiği günden beri taze olan bir şairdir. "Her dem yeniden doğarız / Bizden kim usanası" dizeleri ile bunu özetleyen Yunus Emre'nin şiirleri baştan sona inancıyla örülüdür. Taptuk Emre'nin dergâhından ayrılarak halkın arasına karışan derviş Yunus, Hakk'tan aldığını halka vermiş bir şairdir.

 

 

Şiirlerinde şiirlerinin Hak vergisi olduğunu bir şiirinde, "Ey sözlerin aslın bilen, gel de bu söz kandan gelir / Söz aslını anlamayan, sanır bu söz benden gelir / Söz karadan aktan değil, yazıp okumaktan değil / Bu yürüyen halktan değil, halık avazından gelir" dizeleriyle dile getirmiştir. Bir başka şiirinde "Yunus degül bunı diyen…" diyerek aynı şeye vurgu yapar. Şiirlerini kendisine değil de asıl sahibi olana verecek kadar yüce gönüllü bir şairdir. Bu yönüyle yazdığı kırık dökük metinlere benim de benim diyenlere de ders vermektedir.

 

 

Halık'tan gelen sesle söylediği şiirlerinde dinî ve tasavvufi düşünceleri dile getiren Yunus Emre'nin divanında göze çarpan konulardan biri de namazdır.

 

 

Şiirlerinde abdest, secde, miraç, amel, oruç, Kâbe, hac, Cennet, nefs, nebi, tevbe, âhiret gibi dinî terimlere yer veren, bunları şiirlerine taşıyan Yunus Emre'nin dinin temel taşlarından biri olan namazla ilgili şiirinin olmaması düşünülemezdi. Divanını incelediğimizde namazla ilgili epey beyit ve şiire ulaştık. Bu yazıda Yunus Emre Divanı'nda namaz konusu üzerinde durmaya çalışacağız.

 

 

Yunus Emre'nin şiirlerinde namaz konusuna girmeden önce bir meseleyi aktarmak istiyorum: Üniversite yıllarında Sabahattin Eyüboğlu'nun Yunus Emre1 adlı eserini okurken Yunus Emre'nin namazdan niyazdan uzak bir derviş olduğunu ifade eden satırlara rastlayınca "Bu kadar da olmaz!" deyip Yunus Emre Divanı'na sarılarak oradan Sabahattin Eyüboğlu'na bir cevap bulmak istemiştim. Çok aramama gerek kalmamıştı, çünkü divanı açınca hemen ilk sayfada, bugünü görmüşçesine cevabı vermişti Yunus:

 

 

Bana namâz kılmaz diyen ben kıluram namâzumı

Kılurısam kılmazısam ol Hak bilür niyâzumı (349/1)2

 

 

Yunus Emre denince aklıma hep bu hadise gelir, ona olan sevgim bir defa daha artar. Divanında Molla Kasım'a verdiği meşhur cevap gibi günümüzdeki yazara da cevap vermiştir koca şair.

 

 

Yunus, namaza bazı şiirlerinde bir beyitte değinip geçer. Gazel tarzındaki şiirlerden sadece bazı beyitler namazla ilgilidir. Bunun yanında beyitlerinin veya dörtlüklerinin çoğunda namazla ilgili şiirlere sıklıkla rastlanabilir. Yunus Emre, namaz konusunda kimi zaman uyarıcı, teşvik edicidir kimi zamansa namaz konusunda sert sözler söyler. Kimi şiirlerinde ise namazın kendisi için ifade ettiği anlamı ortaya koyar. Yazının ilerleyen bölümünde buna örnekler vereceğiz. Mustafa Tatçı tarafından yayına hazırlanan Yunus Emre Dîvân-ı İlâhîyât adlı eserde yer alan 136, 315 ve 341 numaralı şiirler buna örnek olarak gösterilebilir. Önce 136 numaralı şiiri ele alalım.

 

 

Müsülmânam diyen kişi şartı nedür bilse gerek

Tanrı'nun buyrugın tutup biş vakt namâz kılsa gerek

 

 

Tanla turup başun kaldur ellerüni suya daldur

Hem şeytânun boynını ur hem nefs dahı ölse gerek

 

 

Kılurısan tan namâzın Hak'la ola hem niyâzın

Âhiretde 'izz ü nâzun varup anda bulsa gerek

 

 

Öyle namâzın kılasın her ne dilersen bulasın

Tamu'dan âzâd olasın kullar âzâd olsa gerek

 

 

Ol ikindiyi kılanlar arı dirlik dirilenler

Olardur Hakk'a irenler her dem anlar irse gerek

 

 

Ahşam durur üç fariza tagca günâhun arıda

Eyü 'amellerün sinde şem ü çerâg olsa gerek

 

 

Yatsu namâzına ol hâzır hâzırları sever Kâdir

Îmânun eksügin bitür îmân pîş-rev olsa gerek

 

 

Her kim bu sözden almadı biş vakt namâzı kılmadı

Bilün Müsülmân olmadı ol Tamu'ya girse gerek (136 /1-11)

 

 

Yunus Emre, dinimizin direği olan namaz üzerinde hassasiyetle durmaktadır. Bu şiirde bunu açıkça görebiliyoruz. Yukarıdaki şiirde namazın önemine, namaz kılmak gerektiğine, beş vakit namazın ayrı ayrı faziletlerine, namazı terk edenlerin durumuna, namazı cemaatle kılmaya değinmiştir. Ona göre Müslümanım diyen kişi namaz kılmalıdır. "Her kim bu sözden almadı biş vakt namâzı kılmadı / Bilün Müsülmân olmadı ol Tamu'ya girse gerek" dizelerinde bunu açıkça söyler. Namaz kılmayanın Müslüman olmayacağını, Allah'a inanıp Müslüman olanın namaz kılması gerektiğini söyler, aksi hâlde onların Cehennemlik olabileceğini ifade eder. Bu beyitte, Yunus Emre namaz kılmayan birinin Müslüman olmayacağını söyleyerek namaz konusunda sert bir tavır sergiler. Yukarıdaki şiirde sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazları üzerinde ayrı ayrı durur, her beyti bir vakit namaza ayırır. Üçüncü beyitte sabah namazını kılanın niyazının hakla olacağını ifade eder. Dördüncü beyitte öğle namazını kılanın dileklerine ulaşacağını söyler. İkindi namazını kılanların Hakk'a ereceğine beşinci beyitte değinir. Akşam namazının dağ gibi günahlarını eriteceğini söyledikten sonra da yatsıyı hazır bir vaziyette beklemenin önemine dikkat çeker. Çünkü Allah yatsıya hazır olanları sevmektedir.

 

 

Namazı birçok yönüyle işleyen önemli bir şiirdir bu. Bugüne kadar bu şiire pek dikkat çekilmemiş, Yunus'un bu dizeleri nedense nazara verilmemiştir. Bu şiirde Yunus Emre'nin namaz hassasiyeti net bir şekilde görmekteyiz.3

 

 

* * *

 

 

Şimdi de 341 numaralı şiiri inceleyelim:

San'atun yigregi çün namâzımış hoş pîşe

Namâz kılan kişide olmaz yavuz endişe

 

 

Tanlacak turı gelgil elüni suya urgıl

Üç kez salâvât virgil andan bakgıl güneşe

 

 

Allah buyrugın dutgıl namâzun kılup gitgil

Namâzun kılmayınca zinhâr varmagıl işe

 

 

Evünde helâlüne biş vakt namâz ögretgil

Ögüdün dutmazısa yazugı yokdur boşa

 

 

Namâz kılmaz kişinün kazandugı hep harâm

Bin kızılı varısa birisi gelmez işe

 

 

Namâz kılmayana sen Müsülmândur dimegil

Hergiz Müsülmân olmaz bağrı dönmişdür taşa

 

 

Yûnus imdi namâzun komagıl sen kıla gör

Ansuzın ecel irer 'ömür yitişür başa (341 / 1-7)

 

 

 

 

Yunus Emre bu şiirde de benzer yaklaşımlarını sergiler. Önce öğütte bulunur, insanları abdest alıp namaz kılmaya çağırır. Namaz kılan kişide endişe olmayacağını söyler. Sabah namazını kıldıktan ve salavat getirdikten sonra güneşe bakılmasını öğütler. Sabah namazını kılmadan güne ve işe başlamamak gerektiğini "Namâzun kılmayınca zinhar varmagıl işe" dizesi ile vurgular. Yunus Emre bu şiirde de namaz kılmayanlarla ilgili keskin çizgiler çizer. "Namâz kılmaz kişinün kazandugı hep harâm", "Namâz kılmayana sen Müsülmândur dimegil" dizeleri keskinliğinin en belirgin olduğu yerdir. Şiirin son dizesinde ise, "Yûnus imdi namâzun komagıl sen kıla gör" diyerek sözü kendine söyler, kendi nefsine emreder. Yunus Emre bu şiirdeki "Evünde helâlüne biş vakt namâz ögretgil" diyerek namaz kılan kişinin evinde eşine de namazı öğretmesi, onu da namaza teşvik etmesi gerektiğini dile getirir.

 

 

Yukarıdaki iki şiir, Yunus Emre'nin tertip ettiği divanındaki şiirlerinin genel çizgisine uygun olan şiirleridir. Gazel tarzında yazılmıştır ama içerik olarak divan şiirine değil tekke-tasavvuf edebiyatı şiirine özgü nitelikler taşımaktadır.

 

 

Yine divanda yer alan 315 numaralı şiir, beyit nazım birimi ile değil de dörtlüklerle yazılmıştır. Aşağıda verdiğimiz bu şiirde sadece sabah namazı üzerinde durmuştur.

 

 

 

 

Buraya kadar verdiğimiz şiirlerin geneli namazla ilgiliydi. Bunların yanında bazı şiirlerinde de namaz konusu geçer. Şimdi bunlardan birkaçını örnek olarak verelim:

 

 

"Orucuna güvenme namâzuna tayanma / Cümle tâ'at tak olur nâz u niyâz içinde" (302-13) beytinde yapılan oruç ve namaz ibadetine güvenmemek gerektiğini söyler.

 

 

"Din, nasihattir." hadisini kendine rehber edinen her mümin, dinle, ibadetle ilgili nasihatlarda bulunur. Yunus Emre de şiirlerinde kimi zaman nasihat eden biridir kimi zaman bilge, ermiş bir derviştir:

 

 

"Benden öğüt isterisen eydüvirem bildigümden / Budur Çalab'un buyrugı, tutın oruç kılun namaz" (109-2)

 

 

Yunus, yukarıdaki beyitte nasihat isteyene nasihat veren bir derviş kimliğindedir. Tevazu yaparak bildiği kadarı ile bir şey söyler, Yaratıcının buyruğu olarak oruç tutup namaz kılmalarını öğütler.

 

 

Kuşlarıla turgıl bile

Kıl namâzı imâm ile

Yalvar günâhun gel dile

Tanla seher vaktinde tur (88-5)

 

 

Yunus Emre dörtlük nazım birimi ile söylediği yukarıdaki şiirde de sabah namazına dikkat çekmektedir. İnsanları; kuşlar öterken uyanmaya, cemaate gidip imam ile namaz kılmaya, günahlarından tevbe etmek için yalvarmaya çağırır.

 

 

Yukarıda Yunus Emre'nin namaz konusunda sert tavırları olduğundan söz etmiş, şiirlerinden örnek vermiştik. "Gönlinde ikilik tutan ol metâ'ı bunda satan / Yarın Cehennem'de yatan bunda namâz kılmayandur" (99-5) dizelerinde de sert bir tavır ortaya koymuştur.

 

 

Bir tona kan bulaşıcak yumayınca mismil olmaz

Gönül pâsı yunmayınca namâz edâ olmayısar (24-2)

 

 

Yunus Emre yukarıdaki beyitte de ilginç bir yaklaşım sergiler. Hem şeriate hem tarikate göre konuşur. Birinci dize şeriate göre bir yaklaşımdır. Elbiseye kan bulaştığında yıkanmazsa temiz olmaz. Temizlik şeriate göre namazın dış şartlarından biridir. "Gönül pâsı yunmayınca namâz edâ olmaz" diyerek namazı hakkıyla eda edebilmek için gönülde pas olmaması gerektiğini, varsa bile önce onu yıkamanın lazım geldiğini söyler ki bu sufice, dervişçe bir yaklaşımdır.

 

 

Namaz kılanların Yüce Yaratıcının dergâhında eli boş kalmayacağını söylediği bir başka beyti ile Yunus divanındaki namazla ilgili şiir örneklerine son verelim.

 

 

Namaz kılan âdemiler tehi6 kalası degüldür

Ol pâdişâh dergâhından kimseyi mahrum eylemez (109-4)

 

 

Bu yazıda Yunus Emre divanında namazla ilgili şiirlere, Yunus Emre'nin namaza bakışına, şiirleriyle namaz konusunda insanlara vermek istediklerine kısaca değinmiş olduk. Namaz İslamın beş şartından biri, Müslümanın gözünün nuru, miracıdır. Ne var ki şiirimizde namaza yer ayıran, namazla ilgili bağımsız şiir yazan şair neredeyse yok. Namaz, şiirimizde belirgin bir tema değil. Bu anlamda Yunus Emre'de belirgin bir tema olarak ortaya çıkıyor. Hatta diğer şairlere göre namaza fazlasıyla yer verdiğini bile söyleyebiliriz. O, şiirlerini kendisine değil Hakk'a veren bir şairdir. Bunun sonucu olarak Yunus Emre divanında Haktan gelen seslerin arasında namaz da vardır. Darısı namaz gibi önemli bir konuyu şiirlerine, deneme ve hikâyelerine taşımayan şair/yazarlarımızın başına.

 

Mustafa OĞUZ

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...