Jump to content
Sign in to follow this  
İη¢ιѕєℓ

A'dan Z'ye Spiritüalizm ve Parapsikoloji Sözlüğü

Recommended Posts

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row0]

[TD]A posteriori[/TD]

[TD]A posteriori, "Sonradan gelen" anlamındaki Latince felsefi kavram. Genellikle "sonradan gelen bilgi anlamında kullanılır ve deneyimle, algılarla edinilen bilgiyi ifade eder.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Akaşa[/TD]

[TD]Akaşik Kayıt; '' Dünya hafızası anlamına gelir '' , zira bu akışgan Dünyanın oluşumundan beri, yeryüzünde ki bütün olayların yansımalarını kaydetmiştir. Görücü dediğimiz kimselerin bir kısmı, akaşaya özgü dalga boyutunu yakalabilirse, akaşik kayıtları inceleme imkanı bulabilir. Geçmiş uygarlıklarda özellikle dini liderler böyle bir süreci kullanarak, mistik-dinsel gelenekleri inceleyebilirlerdi. Ruhculukta akaşik kayıtları okuyabilen bazı medyomlar geçmiş ve gelecek olayları, olguları öğrenebilirler. Kehanet yada geleceğin bilinmesinde zaman mekan birliğinin sürekliliği ilkesi, bir bakıma dünya hafızasına benzemektedir.Mevcut olan herşeyin son ilke ve cevheri olarak beliriyor. Herşey onun kombinasyonu ile meydana gelir. Hava olur, sıvı olur, katı madde ve ateş olur. Güneşi, gezegenleri, yıldızları, tüm kozmosu meydana getirir. Yaratılışın başlangıcında sadece o vardı; bulunduğumuz devrenin sonunda herşey onun tarafından, gelecek devrenin tezahürlerini hazırlamak için yutulacaktır.Evrenin seyyal cevheridir.Ruhculuğa gör akaşik kayıt sistemi; Ruhsal varlığın aşkın şuuruna ya da üstün şuuruna işlenen deneyden, gözlemden, eylemden, ve yaşanılan ruh hallerinden meydana gelen etkilerin teksif edildiği yerdir. Meksefe de denir. Bireysel, toplumsal ve dünyasal nitelikte meksefeler mevcuttur. Saklı Kitap anlamına gelen Levh'i Mafhuz, dünyasal meksefe demektir. Dünya'nın geçiş ve gelecek tüm macerası burada kayıtlıdır. Bütün bilgiler orada bulunur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Akaşik Kayıtlar/Akashic Records[/TD]

[TD]Bazı mistik doktorinlerin inanışına gore, zamanın başlangıcından itibaren tecrübe edilen tüm hatıraların- olayların , kalıcı bir şekilde ruhsal öze kaydedilmesi, depolanması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Akıl[/TD]

[TD]Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırmaya yarayan kuvvet, ölçü aleti. Sözlük anlamı olarak akıl ise; 1.Bilip tanımayı, yargılamayı ve ilkelere göre davranmayı sağlayan, insana özgü yeti, 2.Doğru davranmayı, doğru yargı vermeyi sağlayan düşünme biçimleri ve ilkelerin bütünü; sağduyu, bilgelik, ayırt etme yetisi, 3.Normal durumları ve işleyişleri bakımından ele alınan düşünsel yetilerin bütünü, ayırt etme yetisi, 4.Bellek, algı, düşünme vb. Zihinsel yetilerden her biridir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Aktarıcı Varlık[/TD]

[TD]Medyomluk çalışmalarında kişisel ilhamlarda, ruhsal yönetimde geçerli olan sistem, her varlığa ve ortama göre etkilerin uyumunu sağlamaktadır. Medyom aldığı etkileri her zaman belirli bir varlıkta doğrudan doğruya almaz veya alamaz. Zira kendisine gelen ruhsal etkinin, titreşimsel gücü, amplitüdü, kozmik voltajı onun manyetik ve elektiriksel yeteneklerinin üzerinde olabilir. Zaten genellikle böyledir. Bedene bağlı olmanın bir gereği olarak, ruhsal bir etkiyi ilk halinde almamıza ve aynen ifade etmemize imkan yoktur.Kim olursa olsun, Resul'lerde dahil olma üzere, bedenli varlıklar ruhsal etkileri bir aktarıcı varlıktan, istasyon ödevini gören bir varlıktan alırlar. Kaynağından yola çıkan etkinin, türlü varlık planlarından geçerken, özünden birşey kaybolmamakla beraber, anlatım gücü ve açıklığı git gide kaybolur. Bunun telafisi için, elektirik akımının voltajını ayarlarken kullanılan usulde olduğu gibi, ruhsal etki bir kontrole ve güce kavuşturulur. Yani gelen etkiler, çeşitli varlıkların aracılığı ile kuvvetlendirilir, titreşimsel özelliği onu alacak varlığın düzeyine indirilir.Fakat bu istasyon, aktarıcı varlık planları, genellikle kendilerini asla ayrı bir kişilik olarak ortaya koymazlar. Aktarıcılık görevlerini kişilik ( ruhsal bir kimlik) olmadan yerine getirirler ve bunun ne maksada dayandığı bilinmez. İstasyon varlıklar her zaman yüksek seviyeli mütekamil varlıklar olmayabilir. Ruhsal enerjiden yararlanılmak için bir yada bir çok ruhsal varlık vazife alabilir. Resullere tebliği ileten varlık ( Haberci Melek ) bu tebliği, resulun ruhsal ve fiziksel bünyesine göre ayarlamıştır. Kutsal kitapların ilgili ayetleri, dinsel gelenek ve hadisler bize bunu ifade etmektedirler. Ayrıca bütün büyük doğu ve batı mistikleri kendilerini uluhiyetle iltibata geçiren kutsal aracı dan bahsederler.Ruhsal celseler de birçok rehber varlıklar, bilgi bakımından o an için yetersiz kalınca, kendini kontrol eden varlığa dönebilir. Böylece asıl aktarıcı varlıkdan bilgi alınmış olacaktır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Akupresür[/TD]

[TD]Akupresür, Japonca adıyla '' Shiatsu'' , Japonlar tarafından geliştirilen, Çin'de ve diğer birçok ülkede daha değişik yöntemlerle uygulanan bir tedavi şeklidir. Japonca parmak anlamına gelen SHİ ve basmak anlamına gelen ATSU kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Baş parmak ve el ayarları kullanılarak bedende görünmeyen fakat çok büyük öenm taşıyan gerekli noktalara bastırılır.İnsan bedeninde bulunan 660 nokta beden organlarının çalışmasıyla ilgilidir. Bu noktalara Japonca Tsubo denir. Tsubo lara adale, kemik, sinir, kan damarları, lenf damarları, endoktrin sistemi bezeleri dahildir.Yorgunluk, sinir v.b gibi hallerde, kaslarda laktik asit denilen bir tortu oluşur ve bu durumun istirahetle giderilmediği hallerde şekere dönüşemediğinden kasların sertleşip, esnekliğini yitimesine sebep olur. Dolayısı ile iskelette düzensizlik, lenf yollarında, sinirlerde, kan damarında, anormal bir basınç sonucu bozukluklar meydana gelir.Shiatsu basışları, bedende birikmiş laktik asiti %88 yaymak suretiyle şekere dönüşmesini sağlar. Böylece bedende ki her türlü düzensizlikleri düzenli kılar giderir..[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Alfa Ritmi[/TD]

[TD]Zihin dinlenmesine (gevşemişliğine) bağlı olarak beyin içindeki elektriksel aktivitedir (saniyede ortalama 8-12 dönüş, titreşim)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Algılayıcı[/TD]

[TD]Duyu Dışı Algılama testlerinde etkileri algılayan kimse.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Alteroskop - Alloskopi[/TD]

[TD]Alman Psikiyatri hekimi Hans Berger, 1924 yılında telepatik olayları incelerken, kendiside birçok normal ötesi olayları yaşayan bir insan olarak, bunlara sebep olacak düşünce dalgalarını ortaya çıkarmaya karar vermişti. Kafatasının bir kısmı zedelenen kazazedelerin beyin elektiriği faaliyetini ölçtü. Çalışmasının sonucunda, beyin hücrelerinde ki faaliyetin anarşik olmayıp, dalgalar yada beyinsel ritimler halinde düzenlendiğini saptadı. İlk olay alfa ismini verdiği dalga oldu. Bu dalga saniyede ortalama, 8- 14 devirde bir frekanstaydı. Amlitüdü ise 100 mikrovolttu. Ritm çok düzenliydi. 1934'de İngiliz Lord Edgar Adrian ve B.C.H. Matthews, Berger'in haklı olduğunu gördüler. Şuurlu bir süjede uniform bir faaliyet meydana gelebiliyordu. Bu ritm '' uyku ve uyanıklık arasında '' bir hale rastlıyordu. Genellikel tam bir duyumsal ve zihinsel dinlenme, sukunet halidir.Sadece Alfa dalgası değil, 14 hertz den büyük Beta, 4-7 hertz lik Teta, 3 hertzden küçük Delta, dalgaları da keşfedildi. Tıpta, parapsikoloji de, eğitimde bu dalgalarla ilgili geniş araştırma yapılmaktadır.Metapsişik çalışmalarda iyi telepatlar, kendilerini tamamen gevşek ama dikkatli bir halde tutarlar. Gevşek bir dikkat, mevcut olmayan bir nokta üzerinde konsantre olmak, halinde bulunarak alfa ritmini düzenli olarak üretirler. Telepati ile Alfa ritmi arasında esaslı bir ilişki vardır. D.D.İ olaylarında Alfa ritmi önemli bir yer tutar. Alfa ritmini meydana getirmek pek kolay değildir.Zihin kontrolü yapmak, hiç birşey düşünmeden sakin bir şekilde dalgalara bakmak, derin gevşeme haline girmek, gözleri alnın ortasında ki bir noktaya yönelterek bakmak ( yogi şaşılığı ) , aynı kelimeyi durmadan tekrarlamak, aynı ritm ve tonda bir sesi dinlemek, alfa dalgalarının meydana gelmesine sebep olurlar. Bir gürültü ve duyusal uyaran karşısında E.E.G cihazında durma reaksiyonu saptanır; Alfa birden durur yerini Beta ya bırakır. Ve sonra yavaş yavaş tekrar belirir. Bu uyaran düzenli olursa, akışkanlık daha çabuk kazanılır ve Alfa rıtmı hıc bozulmadan sürüp gidebilir. Durma reaksiyonu görülmez. Monoton sesler, davul sesleri, mantralar bu akışkanlığa yardım eden öğelerdir.Zihinde Alfa dalgalarını kolayca meydana getirebilenler olağanüstü kişiler değildirler. Derin gevşeme halini meydana getirenlerde Alfa dalgası daha kolay yayınlanır. Alfa seviyesinde zihinsel tasavvurlar, hayaller ortaya çıkar. '' Yaratıcı Trans'' imajların birbiri art arda davet etmesini kolaylaştırır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Altıncı His[/TD]

[TD]Duyu dışı algılamalar için kullanılan popüler terim.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Analiz[/TD]

[TD]Analiz, bir bütünü kendini oluşturan parçalarına, öğelerine ayırarak açıklamak.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Animizm[/TD]

[TD]Bütün varlıkların ve evrenin bir ruh taşıdığına inanan doktorin. Varlıkların bedenlerinden ayrı orarak ruh taşıdıklarına dair inanış. Ruh varlığına inanış.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Antimadde[/TD]

[TD]Antimadde (Antiparçacık): Madde dünyasında, her parçacığın karşılığı olan bir antiparçacık vardır. Bu parçacık, kendi antiparçacığı ile çarpıştığında, her ikisi de yok olur ve ortamda yalnızca gamma ışını şeklinde bir enerji yükü kalır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Apor[/TD]

[TD]Fiziksel bir objenin nereden geldiği açıklanamaz bir şekilde belirmesi. (yoktan var olması gibi) Aportlar genellikle seans odaları ve fiziksel medyumlukla ilişkilidir (Materyalizasyon ve teleportasyon ile ilgili).[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Aracı[/TD]

[TD](a) Diğer bir deneğe, telepati veya benzer yolla bilgi iletmeye çalışan kişi. (b) Psikokinesis deneyinde, denek olan şey, kimse. ( Psikokinesis : zihnin doğrudan doğruya maddeyi etkileme gücü ) © Poltergeist aktivitelerinin odağı olan şey.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Arkan[/TD]

[TD]Orta çağda kullanılan bir kelime olup, alşimide ( ilmi simya) gizli çalışmaları anlatmak için kullanılmıştır. Geniş anlamıyla; Büyük bir üstadın veya talebelerinden birinin sırrı olan her derde deva veya kati tesirli ilaç.Arkanlara özgü konuyu gelince; Metal ve Minerallerdir. Pek nadir ve sırları olan bu Orta Çağ ilaç ve maddelerinden bir kaç örnek verelim1- İlk Madde; İnsanı gençleştiren ve ona yeni bir hayat veren ilaç.2- Hayat cıvası; Kıymetleri yenileyen, saflaştıran, kötü tesirleri yok eden madde.3- Felsefe Taşı; Hayat cıvası ile aynı etkiye sahiptir.4- Tentür; Vucudu her türlü pislikten temizleyen, ömrü uzatan.Gizli bilimlerin kabul ettiği manada sırlara karşılıktır; herkese söylenmez. Doğanın yalnız inisiyelerce bilinen gizli prensipleri anlamına da gelir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Arkanj[/TD]

[TD](Archange) Bazı dinlerin kabul ettiklerine göre meleklerin en yüksekleri neo spritualizma karşılığı ancak insan zekasının anlayışına göre en yüksek olgunluk seviyelerine ulaşmış ruhlar olabilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Arşetip[/TD]

[TD]Eşyanın yüksek ve üstün örneği, ilk numunesi. Sokrat'a göre; Bütün varlıkların iştirak ettiği örnektir. Madde değildir. Başkalaşım ve değişimden uzaktır. Eşya bunların kopyalarıdır. Tanrı eşyaya bu ilk örneklerine göre şekil vermiştir. Yaratlıştan önce Tanrı'nın biliminde varolan bütün eşyanın imajları, Eflatun'nun ideleride böyledir. Saint Agustin '' pek yüksek idareci fikirler'' demiştir.Modern Psikoloji'de; G.G Jung kendi psikolojisini izah ederken şuur dışına pek büyük bir ölçüde makbul '' psişik süreçler'' insanlığın esaslı deneyimlerini içeren kolektif şuur dışı terimini uyguladı. Bizi çevreleyen ve dış dünya dediğimiz koca alem kollektif şuurdışını karşılar. Bu kollektif şuur dışı '' ilk derin imajlar'' ismiyle anıldı, ki bunlar şuur içinde rüya ve rüyetler yoluyla zorlanarak imaj şekli adı altında ortaya çıkan olaylardı. Daha sonra Jung '' Arşetip imajlardan' veya sadece '' arşetip'' lerden söz etti.Arşetiplerden ancak bir tanım olarak söz edilebilmektedir. Jung şöyle demektedir. '' Kolektif şuur, özellikle derin ilkel imajlarla doludur. Arşetipler, kuvvetler ve şuura yakın olmalarına rağmen sadece açık ve etkin imajlar şeklinde beliren psişik görevlerdir.Arşetipler dünyanın tasarımlarını, dinamik görünümlerini emerler.Ve böylece görünebilir halde ruhsallaşırlar.Jang bu Arşetipleri, sadece esas anlamıyla Psişik kuvvetler gibi değil, Psişik kuvvetlere yakın veya benzer olan içgüdülere karşıt olan '' psişik kuvvetler'' gibide nazarı itibare almaktadır. Buna psikoid ( ruhumsu, ruha benzer ) diyor.Hiç şüphesiz Arşetipler İnsanlığın saklı ve yoğun esaslı deneylerini içermektedir. Arşetip'de insanlığın her devirde yaptığı bütün deneyler; serpilip gelişme, tedrici büyüme, mutluluk ve tehlike, doğa kuvvetleri, insan ve hayvanlarla karşılaşma, çeşitli olaylar sembolik bir şekilde ifade edilmiştir. Arşetip geleneksel imajları, kaybolmuş imajları, yukarıdan ve aşağıdan gelen kuvvetlerle ilgili imajlarıda içerir. Kendinde, böylece büyük dinsel sembolleri taşır.Arşetipsel sembollerin sayısı sınırlıdır, fakat onlar gerçek enerji merkezleridir ve her şahısta doğuştan vardır. Hayatın ilk anından beri hazır haldedir. Biz onu bilmeyiz, fakat o faaliyetimizi düzenler. Aksine bizim faaliyetimiz onu düzenlerse bir iyi bir yoldayız demektir.Arşetipler eski bir mühürle yeni bir hayat yaratılar.Arşetipler son derece eski elemanlardır, edebi varoluşlardır ve böylece hareket ederler.İçgüdüyle yakınlığından dolayı, bellidir ki Arşetip, ruhun gerçek bir unsuru, insan aklıyla aynı kimlikte olmayan fakat sevk edici olan ruhun gerçek bir öğesi olabilir. Şuur dışı aracılığı ile her insanın gerçek ruhsal yönünü meydana getirirler.Arşetip bizi geçmişe bağlar, bizi şimdi içinde belirler, şuur bakımından kudret halinde bütün geleceği içerir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Artifakt : İnsan eliyle yapılan şey[/TD]

[TD]Parapsikolojide, paranormal fenomen ile ilgili sahte kanıt.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Aşama[/TD]

[TD]Bu terim tekamül seyri içinde varlıkların ulaştıkları bir manevi evre ve bilgi durumu ifade eder. Tekamul yolunda ilerleyen varlıklar olgunluk ve erginliğe birden bire ulaşamazlar. Kainatta bulunan tedriç yasasına uygun olarak ruhun gelişmesi onun deney, görgü ve bilgisinin gitgide daha kapsamlı bir hal almasına bağlıdır. İşte her yeni bir deney, görgü ve bilgi dönemlerine geçmek yeni bir aşamaya ( merhale ) ulaşmak demektir.Her aşamadan önce imtihan ve çabalı arayış dönemi vardır. Bu dönemler beşer ruhunun öğrenim dönemleridir. Bu dönemde varlık için öğrenilmesi ve uygulanarak ruha kazandırılması zorunlu olan konular vardır. Bunların atlanıp geçilmesine imkan yoktur. Bu yüzden '' merhaleler kaldırılamaz, fakat mesafeler kısaltılır'' denmek suretiyle her aşamanın bir yolculuktan sonra ulaşılan zaruri konak yerleri olduğu anlatılmak istenmektedir.Aşamaları sonsuza giden merdiven basamaklarının her katta yaptığı sahanlıklara benzetebiliriz. Yada bir demiryolu hattının üzerinde yer almış istasyonlara... Gerek merdiven çıkarken, gerekse demiryolu hattında giderken sahanlık ve istasyonlardan geçmek zorunluluğundan kendimizi kurtaramayışımız gibi, tekamül yolundada bazı aşamalardan durmadan geçemeyiz.Aşamalardan geçerken hızımı ayarlamak bizim elimizdedir. Zira bir yerden bir yere çeşitli araçlarla gitmek mümkündür. Hangi aracı seçmişsek onun hızı ile gitmek zorunda kalırız. Bilgi, kudret ve liyakatimiz oranın da seçme hakkımız vardır. Böylece ulaşacağımız aşamaları katederken harcayacağımız zaman ( enkarnasyonlar ) bize bağlı durumdadır.Her aşamanın bir gereği ve çabası vardır. Buna karşılık o ölçüde nimetleri mevcuttur. Aşamaların dönemsel sonucu, varlığın bir tekamül ortamını ( Mesela; Dünya mektebini) tamamlamasına sebep olur. Örneğin; Dünya ile Ay arasındaki aşamalardan geçilerek Ay'a ulaşılır. Ay artık başka bir ortamdır. Ruh için durum, Dünya'nın öğretim aşamalarını geçerek, diğer bir tekamül ortamına geçmek liyakati ve hakkını kazanmaktır. Demek oluyor ki her aşamanın sonucunda varlık bir hak ve liyakete ulaşıyor; sonucunda da, bunların birikmesi ile daha yüksek bir hayat planına kavuşuyor.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Astral[/TD]

[TD]Bu kelime Türkçemizde de bilhassa konumuza ait teknik bir kelime olarak, oldukça sık kullanılır. Gizlicilik'te ( Okultizm) ve Teozofi'de pek özel anlamda kullanılmıştır. Bunların ne önemli ikisi; Astral Plan ve Astral Beden terimleridir. Bunlardan başka astral his ve Astral Seyyale terimlerinin de Okultizm üstatları tarafından özel anlamlarda kullanıldığını görmekteyiz. Şimdi Astral Plan teriminden Okültistlerin ne anladıklarını kısaca açıklamaya çalışalım; Okültizm'de '' üçlü birlikler'' önemli yer tutar. Bu kimselere göre, kainat üç türlü alemden oluşmuştur.1- İlahi Alem ( Ruh Planı ), 2- Astral Alem ( Astral Plan ), 3- Fizik Alem ( Fizik Plan )Astral Alem; Okültistlere göre, negatif bir plandır. Burada fizik alemde bulunan herşeyin negatif bir kalıbı ve klişesi vardır. Bu tıpkı fotoraf çekerken elimizde bulunan negatif klişe gibidir; Fotoğraf çekerken önce hakiki bir manzara; sonra negatif klişe; nihayet bu klişe vasıtasıyla elde ettiğimiz resim. Elimizde ki negatif klişeden istediğimiz kadar pozitif kartlar çıkarabiliriz.Şimdi esas itibarıyla, bu astral klişeler cansız ve ruhsuzdurlar. Fakat bunlarda daha üstün bir plana aksettiklerinden, gelip geçici bir hayattan ziyade, varlıkları devam ediyor gibidir. Düşüncelerimiz yoluyla Astral Klişeler İmal edebiliriz. İlahi plandan veya madde planından gelen herşeyin astral bir aksi vardır. Astral Plan heyecanlar ve tutkular planıdır.Astral Beden; İnsan varlığı Okültistler ce üç prensipten meydana gelmiştir.1- Fizik Beden, 2- Astral Beden,3- Ruh (Espiri)Bu üçlü ayrım sadece Okültizm de yoktur. Spiritüalizm dede astral yerine fakat çok değişik anlamda '' perispiri'' prensibi mevcuttur.Okültizm'de astral bedenin, en azından ilk safhalarda ve bilhassa bedenle ilgisi varken, aşağı yukarı vucudun şeklinde olduğu inancı vardır. Astral beden ruh ile maddesel beden arasında aracı rolünü oynar. Şu halde Astral'in fonsiyonu ruhun maddeye etkisini sağlamak için bio- elektirik, sinirsel kuvvet ve seyyale sağlamaktır. Şu halde insan astrali organik bakımdan, ruh tarafından olduğu kadar beden tarafından da kullanılan evrensel bir alet ve araçtır.İnsan fizik bedende enkarne olmasına rağmen, giyinmiş olduğu astral elbisesi vasıtası ile yıldızlar alemiyle de ilgilidir. Ruhun emrinde olan bu evrensel Prensip genişleyip yayılabilir. Vucudu terk edebilir ve bu şekilde iki türlü etki alır;1- Yukarıdan gelen ilahi aşk ( üstün etkiler ) denilecebilecek ve astralin parlak bölgelerini oluşturarak yükseltme eğilimini taşıyan etkilerdir.2- Aşağıdan gelen, ihtiras, kin , egoizm, gibi kelimelerle ifade edilebilen geri etkiler. Bu geri etkilerde bizim Astral Bedenimizin aşağı ve bizi maddeye yaklaştıcı kısmıdır. Böylece Astral beden yayılır, yoğunlaşır ve insanı tüm tabiatla irtibata geçirir. Astral Beden arzu bedenidir. Her türlü hisleri fizik bedene aktarır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Astral Beden[/TD]

[TD]Okültist, Spiritualist (spirtist ) ve Teosofist’ler tarafından kullanılan, kişinin fiziksel bedeninin kopyası (çifti) olduğu farzedilen diğer beden. Astral bedenin, beden dışına çıkma tecrübesi veya ölüm anında fiziksel bedenden ayrılabilir olduğuna inanılır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Astral Projeksiyon, Astral Çıkış[/TD]

[TD]Okultist, Spiritualist (spirtist) ve Teosofist’ler tarafından kullanılan, beden dışına çıkma tecrübesi için kullanılan bir terim. Astral bedenin, fiziksel bedenin dışına çıkması halinde gerçekleştiğine inanılır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Astroloji[/TD]

[TD]Yıldızlar ilmi. Atrolojik olayları , dünyadaki olayların ilişikliği doğrultusunda tanımlama, teşhis etme teorisi ve uygulaması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ata (Cet) Tapınma[/TD]

[TD]Ölmüş Ataları yükseltmeyi ( ululama ) içeren dinsel pratik, uygulama.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Atavizm, Atacılık[/TD]

[TD]Eski nesillerin bir özelliğinin birkaç kuşak sonar tekrar belirmesi. Genetik geridönüş.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ateşte Yürüme[/TD]

[TD]Ayakta herhangi bir acı veya zarar olmadan, kor haline gelmiş kömürlerin üzerinde yürüme.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Aura[/TD]

[TD]Bazıları tarafından, yaşayan varlıkları çevrelediği inanılan enerji alanı. Bazı Clairvoyant’lar (gözle görülemeyen şeyleri gören kimse ) auraları gördüklerini idda ederler ( genel olarak ışıklı, renkli bir hale olarak).[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Avare[/TD]

[TD]are, ruhların içinde bulundukları hal anlamına gelen bu spirit kelime, iki bedenlenme arasında ki ruhun durumunu açıklamak için kullanılır. Avarelik kelimesi asla aşağılık, gerilik manasına gelmez, ruhlar için, Allan Kardec'e göre birinci sınıf ve yüksek ruhlar hariç her sınıfta avare olan ruhlara rastlanılır. Bu tip ruhlar olgunluklarına göre mutluluk yada ıstırap içinde olurlar. Bedensiz oluşları ıstıraplarının sebebini teşkil eder. Çünkü bir evelki hayatının hatalarını, bilgisiz davranışlarını bertaraf edecek, vicdanının sesini susturacak, vasıtası yoktur. Avarelik bir nevi ''teşevvüş'' anlamına gelir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Avra[/TD]

[TD]İnsan vucudunu ( hayvan ve bitkileride ) bir zarf gibi saran ışıklı haleler, emanasyonlar topluluğudur. Özel şartlar dahilinde çıplak gözle ve uyurgezerler tarafından görülürler. Yaş, cinsiyet, zihni melekeler ve sağlıkla ilgilidir.Şekli, ovale yakın bir tarzdadır. Erkek ve kadınlarda farklı durumdadır. Erkekte baş ve omuz bölgesinde gayet geniştir ve alt kısımlara doğru inildikçe azalır. Kadınlarda kalçalara kadar uzanır. Üç esaslı bölgeye ayrılır.1- Yarım santim kalınlığında koyu bir çevre. Buna ''eterik çift'' deniyor.Hastalanınca bu çevre biraz genişlemektedir. Tatlı kırmızı ve mavi renktedir.2- Eterik çifti saran ve bazen silikleşen ikinci bölgeye ''iç avra'' deniyor. Üç ile sekiz santime kadar genişlik kazanabiliyor. Özel bir rengi yoktur.3- Dış avra denilen üçüncü bölge sınırsızdır. Birde bazı yazarlar dördüncü bölge ( tam dış avra ) kabul etmektediler.Spiritik bir celsede, celsede hazır bulunan kimselerin meydana getirdikleri etki, sempati, ahenk ve anlayış birliği celsenin avrasını oluşturur.Celselerde hazirun arasında ki ahenk ve anlayış birliği ne kadar kuvvetli ve sürekli ise, medyomun ve bedensiz varlıkların yardımı o kadar kolay ve yüksek seviyeli olur. '' Avranın kurulması'' '' Avranın bozulması'' deyimleri bunları ifade eder.Bir celsede ki ahenk ve anlayış, birbirine uygun etkilerin bir araya gelmesinden meydana gelir. Nasıl celsede böyle bir uygunluk varsa, aile, işyeri, semt, şehir ve ülkede de böyle uygunluklar vardır. Avra git gide genişleyen etki kuşakları tarzında kendini gösterir. Her etki kuşağına ait olanlar kendi aralarında bir avra teşkil ederler. Bunlar, görünmez fakat hissedilen ilişkilerdir.Avranın değerini ve kapsamını genişletmek için görgü, tecrübe ve bilgiyle donanmak; his, düşünce, anlayış ve vicdan seviyesi bakımından inceleşip yükselmek gereklidir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ayrılış/Deport[/TD]

[TD]Bir cismin, paranormal bir hareketle korunmalı ve belirlenmiş bir alanın dışına çıkması. Demeterilizasyon ve Teleportasyon ile bağlantılı.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Ba[/TD]

[TD]Eski Mısırlılar tarafından ölümsüz olduğuna inanılan, bir kişinin özü. Ruh.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Backster Etkisi[/TD]

[TD]Cleve Backster ( ABD) yalan makinesinin mucidi, polislerin teknik eğitim ve öğretimiyle görevli bir elektronikçidir. 1966 yılında bürosunda ki devetabanına yalan makinasının elektronlarından birini bağladı. Amacı verilen suyun bitki tarafından ne kadar sürede emildiğini araştırmaktı. Kayıt bandında sorguya çekilen bir adamın heyecanlarını simgeleyen çizgiye çok benzeyen işaretler gördü.Backster, ancak tehdit edilen ya da tehlikede bulunan kişilerin zihinsel ve fiziksel güvenliği, yaşamı söz konusu olunca ortaya çıkan çok şiddetli tepkilerin kaydedilebildiğini biliyordu. Kendi kendine, bitkiyi yaralamayı, yakmayı düşündü, ve kayıt bantının ibresin gayet soğuk bir şekilde zikzaklar çizdi. Devetabanı bu düşüncesine bir tepkiyle karşılık vermişti.İşte bu olay Backster'i sonuçları berrak ve görkemli olan bilimsel araştırmalara yöneltti. Bitkiler başkalarına karşı tepki gösteriyorlardı. Etrafında bulunanlardan hoşlanıyorlar, sahipleriyle yüzlerce km öteden bağlar oluşturuyorlar, felaket anında kendilerini kaybediyorlardı. Sanki bir bellekleri eksikti, birde kendilerine dikkatle bakan bir kişinin son aşklarını mı, yok matematik problemini mi düşündüğünü sezinlemek yeteneği.Bitkilerden saptayıcı aygıt olarak yararlanmak, bir alarm sistemi yapmak yada onları en karmaşık sistemlerin içine koyup sadece bu makinalara ilişkin düşünceleri onlara ileterek, makinaların işlemesine kumanda etmek olasıdır. Daha geniş anlamıyla yeni bir enerji türü sağlanıyor demektir. Bitkilerde bitkisel haberleşme ve enerjinin karşılıklı etkileşiminin incelenmesi söz konusudur.Bitkilere ait bir algılama vardır. Bitkisel dünya, normal ötesi araştırmalarda ilkel bir gerçek labaratuvardır. Bitkilere bir kontrol aleti bağlanarak, onların heyecanlarımıza, düşüncelerimize gösterdikleri tepkileri öğrenebiliriz. Bitkiler sevgi, ilgi, şefkat dalgalarını algıyabildikleri gibi nefret, kin, düşmanlık dalgalarınıda alırlar. Gelişmeleri üzerinde bu dalgaların etkisi büyüktür. Müzikten hoşlanırlar ve gelişmelerine etki eder. Bahçıvanlık parapsikolojisinden yararlanmak geleceğin önemli bir uygulama dalı olacaktır.Bitkiler çeşitli enerjiler yayınlarlar. Onlarla konusabilir, cevap verebilirler. Bitkilerin duyarlı bir sinir sistemi olup, konuya göre değişen heyecansal bir yaşamları vardır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Banşi/Banshee[/TD]

[TD]Galler bölgesindeki inanışlarına gore, inildiyip bağırarak ölümü haber veren dişi varlık.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Bardo[/TD]

[TD]Tibet Budizminde, varoluşun orta seviyesi. Hayat ve yeniden doğuş arasındaki seviye.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Beden Dışı Deneyim[/TD]

[TD]Kişinin bilinci tamamen yerindeyken kendisinin, fiziksel bedeninin dışında olduğunun farkına varması deneyimi. Ölüme Yakın deneyimde sıkça raslanan bir durumdur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Bencillik[/TD]

[TD]Kendi isteği üzere olup, kendi oy'unu beğenen; başkasının fikir ve tedvirini kabul etmeyen, mağrur, kendi başına, aldırmaz ve laubali kimselerin bu hali, nefsaniyettir. Başka varlıkların varlığını kuruntulu ve şüpheli gören mezheptir. Bu mezhebe göre yalnız bizim özvarlığımız bilinmektedir. Dış alemin varlığı kesin olarak inkar edilmiştir. Yalnız '' ben '' mevcut görülür, ondan başkası mevcut sayılmaz. Bu hal, ruhsal olarak ilkeldir. Bilgisizlik sebebiyle varlıkta doğuştan vardır. Nefse sevgi duymaktır.Herşeyi kendine indirgeyerek fiil ve harekette bulunan kimsenin pratik hali nefsaniyettir. Özellikle veya aşırıcı derecede nefse sevgi beslemektir. Gayesi nefsin lezzet ve mutluluğu olan duygular ve bunlardan esinlenmiş hal ve gidiş. Nefse faydası ve iyiliği dokunmayacak bir duygu duymamak, hiç bir fiil ve harekete geçmemek hususunda yeteneksizliktir. Başkasının çıkarını kendisinin kine tabi kılan, her işi ancak bu noktadan muhakeme eden kimsenin durumdur. Bencillik nefse muhabbeti yalnız haklı değil, aynı zamanda ondan bütün bir hayat görüşü ortaya çıkarılacak surette biricik, temel bir duygu olarak kabul eder. Kısaca şahsi çıkar ahlakıdır.Bencillik ferdin en büyük güç ve çabayla yenmesi gereken bir noksanıdır. Temelinde bilgisizlik yatar. Ruhun bedene maddeye bağlanmasından ötürü, dar şuur, dar idrak ve maddi görgü ve bilgi eksikliği onu bencil hale getirmiştir. Bu eksikliği bilgi, görgü ve tecrübe arttıkça ortadan kalkar ve beşer ruhu engin bir hürriyet içinde ruhsal bağımsızlığını kazanır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Beyaz Büyü[/TD]

[TD]İyilik adına yapılan büyü veya ritüleller.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Beyin Dalgaları[/TD]

[TD]Beynin elektroanselograf (EEG) aygıtıyla ölçülebilen, dalgalar tarzında kendini gösteren elektriksel etkinlik ritimlerine verilen ad. Kafatası zedelenen hastaların beynindeki elektriksel etkinliği ölçme girişiminde bulunan Alman psikiyatr Hans Berger’in (1873–1941), 1924’te, beyin hücrelerindeki elektriksel etkinliğin karışık olmayıp düzenli dalgalar halinde kendini gösterdiğini bulgulaması, beyin dalgalarının keşfine başlangıç oluşturmuştur. 1934’te İngiliz Lord Edgar D. Adrian (1889–1977) ve B. C. H. Matthews, Berger’in araştırma sonuçlarına paralel sonuçlar elde etmişlerse de bilim, beyin dalgaları konusuyla sistemli bir şekilde ancak 1950’lerde ilgilenmeye başlamıştır. Beyin dalgaları kafa derisi altına elektrotlar yerleştirilmek suretiyle EEG aygıtıyla ölçülür ve dalga frekansları saniyedeki periyodik değişim sayısını gösteren hertz (Hz) birimi ile ifade edilir. Günümüzde tıp ve parapsikolojide beyin dalgaları üzerine araştırmalar sürdürülmekte ve araştırma sonuçlarından uygulamada yararlanılmaktadır.Başlıca dört dalga ya da dalga ritmi saptanmıştır. Bu dalga ritimleri şunlardır:1- Beta dalga ritmi: 27–14 Hz arası frekans gösterirler. Özellikler: Bilinç uyanık, aktif, gözler açık.2- Alfa dalga ritmi: 13–8 Hz arası frekans gösterirler. Genliği 100 mikro volttur.Özellikler: Gözler kapalı (dalgınken düş görmede gözler açık), beden gevşek, süjelerin çoğunluğu olup bitenin bilincinde. Hafif ipnoz, meditasyon, “bio–feedback” hali, dalgınken düş görme , ‘uyku uyanıklık arası’ ve ‘trans’ gibi kimi değişik bilinç hallerinde alfa ritmi oluşur. Ancak transta alfa dalgaları süreklilik göstermezler. Alfa ritminin DDA fenomenleriyle ve özellikle telepati fenomeniyle yakından ilgili olduğu sanılmaktadır. Monoton bir uyarana dayalı konsantrasyonla veya iç ve dış uyarılmanın minimum düzeye indirilmesine yönelik çeşitli yöntemlerle elde edilebilir. Alfa ritminde süjenin gözleri kapalı, fakat zihni uyanıktır. Zihinsel bir faaliyet veya gürültü gibi düzensiz bir dış uyaran karşısında, süje gözlerini açmasa da, alfa ritmi yerini beta ritmine bırakır.3- Teta dalga ritmi: 8–4 Hz arası frekans gösterirler.Özellikler: Derin bir gevşeme, uyuşukluk, hafif uyku. Süjelerin çoğu olup bitenin bilincinde değildir. Kimilerinin teta ritmini meditasyon ve bio–feedback halinde de yakalayabildikleri görülmüştür.4- Delta dalga ritmi: 4–0 Hz arası frekans gösterirler. Özellikleri: Derin uyku ve bilinçsizlik.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Bilgi[/TD]

[TD]Bilgi, insanın varlığı tanıma ve anlama isteği sonucu ortaya çıkan, düşünen özne ile nesne arasındaki ilişkidir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Biliminsanı[/TD]

[TD]Bilim tanımı içinde çalışmayı kendine meslek edinen ve teorik ya da deneysel düzeyde bilgi üreten ve bunu yaymaya, aktarmaya çalışan kişi olarak tanımlanabilir. Decartes “Yalnızca hayvanlar durmaksızın vücutlarını besleyecek besini bulmakla uğraşırlar, ...insanların, temel düşüncesi, ruhun gerçek besini olan bilgeliği aramak olmalıdır” der. Bu bilgeliği arayan da biliminsanıdır. Biliminsanları, didinip duran işçi karınca gibidirler. Dev bir bilgi hazinesinin oluşmasına yardımcı olan birer hizmetkârdan başka bir şey değildirler. Tarihin belli bir döneminde oluşmuş stoktan alıp, buna biraz da kendilerininkini katarlar. Her biliminsanının çabası bilgi okyanusuna bir damla mürekkepli su katmak gibidir. Çok kısa bir süre sonra, yaptıkları işler -bireysel başarılarda hep olduğu gibi- özümsenir, yerlerine başka şeyler konur ve kaybolur. “Normal bilim” ya da “devrimci bilim” olsun fark etmez. Mutlaka zaman içinde diğer bilgiler içinde eriyip dağılacaktır. Okyanusa atılan bir damla mürekkepli su gibi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Bilinç[/TD]

[TD]Tanımlaması daha çok doğrudan olmasından ziyade dolaylı yollardandır (farkındalık gibi) ve birçok farklı şeyi ifade edebildiği için zordur. Çünkü bilinç ağırlıklı olarak kişisel bir deneyimdir. “Canlı maddenin öğretimini denetleyen özel bir öğretmendir, bazen yeterince eğitilmiş olan öğrencisi, öteki görevleriyle uğraşmak için yalnız bırakır” şeklinde basit ve anlamlı tanımlamaları da varsa da, “bir kişinin kendi varlığının/var oluşunun, duyularının, düşüncelerinin, çevresinin farkında olması” olarak da tanımlanır. İç durumumuzu sorgulayarak bir şeylerin farkında oluruz ve bilinçli bir varlık olduğumuzu hissederiz ve bilincin en önemli noktası da budur. Bilinç, çoğu kez "farkında olma, farkındalık" ile aynı anlamda kullanılır. Yani bilinçli kabul edilen varlıkların “nesnel/dışsal gözlem” ve “öznel/içsel gözlem”leri vardır. Öznelci kuramların tuzağına düşmemek elde değildir. Bilincin bütün tanımları temelde hep aynı gibidir. Ama her tanım “eski bir şişede yeni bir şarap gibi” sunulur. Ya da bazıları “görüntüyü kurtarmak” adına öne sürülmüşlerdir. Tanımı yapacak bir doctor universalis (evrensel bilgin) bulmak mümkün değildir. Ya da bekleyeceğimiz ani bilgisizlikten, ani bilgili bir duruma geçme, ani bir kavrayış (anagnoresis) mümkün gözükmemektedir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Bilinçaltı[/TD]

[TD]Altbilinç teriminin eşanlamlısı. Gerçekte bilinç süreçleri olmadıklari halde bilinç süreçleri üstünde etkisi bulunan ruhsal süreçler'i dilegetiren altbilinç ya da bilinçaltı deyimi, diyalektik felsefeyle idealist felsefeler açısından başka anlamlar taşıdığı gibi çeşitli yerli ve yabancı sözlüklerde çeşitli tanımlarla açıklanmaktadır. İdealist felsefeler onu, bilinç eşiğini aşamayan eksik algıların biriktiği bilinçdışı bir bölge saymışlardır. Öyle ki, Alman düşünürü Leibniz'in bulanık algı (Os. idrâkâtı müpheme, Fr. Perception obscure) adını verdiği bu eksik algıların bıraktığı bilinçdışı izler bu bölgede toplanıyor ve zaman zaman bilinci etkiliyordu. Bu bölge, esrarlı bir bölgeydi ve bilinmesi olanaksız izlerle doluydu. Bir zaman sonra Avusturyalı hekim Freud bu bölgenin sırlarını çözmeye çalışacaktı. Kimi sözlükcülerin güçsüzce bilinç (Os. Zayıfça şuûr, Fr. Faiblement conscient) deyimiyle dilegetirdikleri bu bölge, Freud'cülere göre unutulmuş ya da törebilimsel baskılarla bilincin dışına atılmış anı ve isteklerin gizlendiği bir bölgedir. Bu bölgedekiler bilince çıkmak için çabalarlar ve insanı hasta ederler. Kimi sözlükçüler onu belli belirsiz edindiğimiz bilinç deyimiyle tanımlamaktadırlar. Kimi sözlükçüler de eşikaltı (Os. Mâdûnüşuûr, Fr. Subliminal) deyimiyle anlamdaş sayarlar (Örneğin Bk. Cuvillier, Nouveau Vocabulaire Philosophique, Paris 1967, s. 178). Buna karşı Alman düşünürü Arthur Schopenhauer onu bilinmesi olanaksız bilinç temeli olarak tanımlar, daha açık bir deyişle, düşünüre göre bilinci bu bilinmesi olanaksızlar yönetmektedir. Oysa bilinçaltının ya da altbilincin bilinemeyecek hiç bir yanı yoktur. Herhangi bir olguyu algıladığımızda onunla birlikte ve onunla ilişkili olarak bir takım yan olgular da algılarız, ama ne onların üstünde durur ve ne de dile getiririz.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Bilinçaltı algısı[/TD]

[TD]Bilinçli olarak farkında olmadan algılama.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Bilincin Değişik Durumu[/TD]

[TD]Uyur veya uyanıklık durumunun “normal” den farklı bir durumda olmasını belirten terim ( anormal şuur durumu ) . ASC aynı zamanda hipnoz, trans, kendinden geçme ( ekstaz), uyuşma , meditatif ( dalgınlık) gibi tecrübeleri de içerir. ASC’nin mutlaka paranormal vasıflar taşıması gerekli değildir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Bilokasyon[/TD]

[TD]Aynı anda iki farklı yerde görünmek, bulunmak.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Bio-PK[/TD]

[TD]Biyolojik proseslerde psikokinetik etkiler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Bioaktinik[/TD]

[TD]'' Kimyasal ışınımlama'' anlamına gelen bu terimi manyetik etkiler karşılığı olarak kullanmıştır. Bu manyetik etkileri olaylara iştirak edişlerinde ki özelliklere göre ayırmaktadır.Fizik düzende ki medyomsal olayların meydana gelişinde, canlı vucutlardan çıkan ve ruhun emri altında olan bir cevher olmaktadır. Materyazlizasyon olaylarında da etken oldukları saptanmıştır. Ektoplazmik madde ile manyetik seyyalenin karışımına verilen bir isimdir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Bitkisel Psişizm[/TD]

[TD]Bitkilerdeki psişik fenomenler bütününü ifade eden bir terimdir. Bitkiler üzerinde 1960’larda başlayan parapsikolojik araştırmalar, bitkilerin, çevredeki insanların heyecan ve düşüncelerine duyarlı olduklarını, kendilerinin de heyecan ve bir tür belleğe sahip olduklarını ve insanlarla iletişim kurabilmelerini sağlayacak birtakım güçleri bulunduğunu ortaya koymuştur. Bitkilerdeki psişik algılamanın saptanması konusundaki çalışmalara en büyük katkıyı, yalan makinesi buluşuyla tanınan ABD’li araştırmacı Clave Backster yapmıştır. Backster, yalan makinesinin elektrotlarını bağladığı bitkilerle yaptığı deneylerde, makinenin ibresinin insanların heyecan halleri sırasında çizdiği çizgilere benzer çizgiler çizdiğini saptamıştır. Örneğin bir tehdit veya yaşamsal tehlike karşısındaki insan ve bitkinin heyecan halleri için, ibre aynı zigzagları çizmektedir. “Uluslararası İş Makineleri Kurumu”nun araştırma kimyageri Marcel Vogel, şifacılardan Ambrose ve Olga Worrel ve kimi Rus bilim adamlarının bitkisel psişizmin keşfine önemli katkıları olmuştur.Bitkilerdeki normal yaşam etkinlikleri ve psişik fenomenler hakkında yapılan parapsikolojik incelemelerin sonuçları şöyle sıralanabilir:1- Bitkilerde bitkilere özgü bir tür algılama vardır. İnsanların heyecan ve düşüncelerine duyarlıdır. Sahipleriyle aralarında yüzlerce kilometre uzaklık olsa da, psişik irtibatta olabilirler.2- İnsanlarla iletişim kurabilir, onlara cevap verebilirler.3- Bitkiler çeşitli enerjiler yayınlarlar. Bitkilerin de çevrelerinde, “kirlian fotoğrafçılığı” yöntemiyle fotoğrafları çekilebilen, birtakım vibrasyonlardan etkilenen bir enerji alanı vardır.4- Dua, şefkat, ilgi ve sevgi tesirleri, klasik müzik ve şifacı medyomların tesirleri bitkilerin gelişiminin hızlı ve verimli olmasını sağlar. Buna karşılık, nefret, kin ve düşmanlık duygularını da algılarlar. Rock ve heavy–metal müziklerinden ıstırap duyarlar.5- Bir tür bellekleri vardır. (Daha önce bir yaprağını kesmiş bir kişi, bulunduğu odaya girdiğinde grafiklerde, bitkinin korktuğunu gösteren çizgiler görülmekte, o kişi çıkıp, odaya başka biri girdiğinde bu olmamaktadır. Yani bitki kendisine daha önce zarar vermiş kişiyi unutmamıştır.)6- Bitkilerin de heyecansal bir yaşamları vardır; çevrelerinde bulunanlardan hoşlanabilirler, felaket anlarında adeta kendilerini kaybederler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Biyo gravitasyon[/TD]

[TD]Doğu Avrupa ülkelerinde (Çekoslovakya ve SSCB’de) biyoenerji ve biyoplazma alanında incelemelerde bulunan kimi bilim adamlarınca ortaya atılan bir teoriye göre, canlı yapılara özgü olan ve fizikteki bilinen gravitasyon güç alanının özelliklerinden farklı özellikler gösteren güç alanına verilen ad. Canlısal çekim olarak Türkçeleştirilen biyogravitasyon, biyolojik makro moleküllerin oluşumundaki değişimler sırasında meydana gelen itme veya çekme tarzında kendini gösteren özel bir güç alanı tipidir. Biyogravitasyonun esasını düzensiz sıvı halden katı kristal haline geçmek isteyen protein molekülleri oluşturur denilebilir. Biyogravitasyon etkilerine yalnızca hücre düzeyinde değil, kas kısımlarında, sinir akımlarında, psişik fotoğrafçılıkta ve levitasyon gibi fenomenlerde de rastlanır.Biyogravitasyon güçlerinin özellikleri şöyle sıralanır:1- Yakın veya uzak mesafeden etki edebilirler;2- Yöneltilip odaklaştırılabilirler;3- Çekme veya itme tarzında bir kutupsallık gösterirler;4- Bilgi aktarabilirler;5- Dengeli bir madde alanındaki enerjiyi değiştirebilirler;6- Kendileriyle birleşen alan, kendilerini doğuran kaynak yok olduktan sonrada kalıcılık gösterebilirler;7- Olanaklı her alan ve enerji biçimine girebilirler[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Biyoenerji[/TD]

[TD]Evrensel yaşam gücü kavramına Doğu Avrupa ülkelerindeki (Çekoslovakya ve Sovyetler Birliği) bilim adamlarının vermiş oldukları ad. Fakat terimi onlardan önce ilk kullanan kişi, Avusturyalı hekim ve psikanalist Wilhelm Reich’tır (1897–1957). Reich, terimi yalnızca, “bedendeki yaşam enerjisi” anlamında ortaya atmıştı. Doğu Avrupa bilim adamlarına göre, her şeye bağlanan, denetlenebilen ve yönlendirilebilen bu enerji canlıların ve özellikle insanın bedeninden çıkar ve psikokinezi gibi psişik fenomenlerle ilgilidir.Biyoenerji kavramının benimsendiği ve uygulama alanı bulduğu Doğu Avrupa ülkelerinde birçok tedavi tekniği biyoenerji uygulamalarına dayalıdır. Çek felsefeci ve psişik araştırmacı Dr. Zdenek Rejdak, bu tedavi tekniklerinin esasını, enerji dengesi bozulmuş bir hastaya bir şifacıdan yaşam enerjisinin (vital enerji) aktarılması şeklinde açıklar. Aktarım biyoenerji akımlarıyla olur ve dış aura yoluyla uzaktan da gerçekleştirilebilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Biyoplazma[/TD]

[TD]U. İnyuşin, V.Grisçenko, N. Vorobey, N. Suiski, N. Federova ve F. Gibaolulin isimli doktorlar uzun süreli çalışmalarının sonucu şöyle açıklamışlardır. '' Bütün canlıların bitki, hayvan ve insan sadece atom ve moleküllerden yapılmış olan fiziki bir bedenleri değil, aynı zamanda birde ( bunun bir kopyası olan ) enerji bedenleri vardır. Ve onlar bu ikinci bedene Biyolojik Plazma Beden ismini vermişlerdir.Iyonize edilmiş, uyarılmış elektron, proton ve muhtemelen diğer partiküllerden yapılmış bir çeşit ilkel plazma şeklindedir. Enerji bedenin içinde fizik bedendeki enerji kalıbından tamemen farklı olarak bir hareket tarzı devam eder gider. Bio Plazmik bedenin de polarizasyonu vardır. Biyolojik enerji plazması her organizma, doku ve muhtemelen de bio-molekül için özeldir. Bu özel oluş hali organizmanın formunu belirler. Fizik ve enerji bedenler arasında ( atomik, moleküler ve plazmik seviyede) sıkı bir ilişki vardır. Bir canlının enerjisi fiziki hücresinden ve daha hareketli olan bio-plazmasından yapılmıştır.Enerji bedenimizin belirli miktarda ki enerjisi teneffü ettiğimiz oksjenden oluşuyor. Ayrıca renkler bioplazmada çeşitli salınımlara oluyor ve aktivitesini değiştiriyor.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Boyut Dışı[/TD]

[TD]Bulunduğumuz boyutun dışından olan.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Bozulmama[/TD]

[TD]Anlaşılamaz bir şekilde cesette çürüme olmaması, bozulmaması. ( Çürüme bozukluğu )[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Buut[/TD]

[TD]Arapça; Uzaklık, kurp karşılığıdır.Gerek tek başına, gerek başkaları ile birlikte olarak, bir çizgi bir yüzey, bir alan üzerinde bir noktanın konuluşunu belirten gerçek miktadır. Buut, böylece cisimlerin gerek yüzölçümlerini ve gerekse hacimlerini takdir için düşünülmesi zaruri olan uzantılardan her biridir.Spiritüalizm de; Buudu tarif etmeye kavram ve ifade bakımından imkan yoktur. Üç, dört, beş... gibi belirli bir buutun zaruretinden kurtulamayan sayılarla belirlemekte aynı zamanda anlamsız olur. En, boy, derinlik buutları alemimizdeki maddelerin hepsinde istisnasız vardır. Fakat esasında çizgiyi birinci buut, yüzeyi ikinci, hacmi de üçüncü buut olarak nitelendirmeye imkan yoktur. Zira kainatımızda üç sayısının ifade ettiği geometrik şekilden başka türlü bir şekil tasarlamak mümkün değildir. Burada üç şey, birşeyin içindedir. Birşeyde üç şeyin içindedir. Yüzeyde çizgi, hacim de yüzey, çzigide nokta fikri vardır.Kainatımızda üç buuttan fazla veya eksik buutlu bir maddenin varlığı bir zaruret olarak olanaksızdır. Alemimizin dışında ki buutları rakamlarla göstermeye imkan yoktur. Çünkü göreceli sayılarımızın hiçbiri üç buutu ifade etmek bağından kendini kurtaramaz. Biz kendi üç buutlu şartlarımızla çevrilmiş olduğumuz alemimizin dışında kalan maddi varlıkları ve onların bağımlı oldukları yasaları hiçbir araç ile inceleyip anlamak imkanına zorunlu olarak malik değiliz. Anlamak için buut şartları değişik olan diğer bir aleme intikai etmelidir.Acaba yüksek alemlerde ki buutlar hakkında ne söyleyebiliriz. Bizim sayılarımızın alemimizin dışında bir değeri yoktur. Bu durumda örneğin, ilk üstümüzde ki aleme dört buutlu alem demekle üç buutlu alemimizin dışına çıkmış sayılmayız. Üç buutlu alemin dışında ki alemlerin buutlarına bir isim varmek gücünden mahrumuz. Dört buuttan bahsedilse de, bu matematik bir kıymet ifade etmez, sembolik bir ifadeden başka birşey değildir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Büyü[/TD]

[TD]Büyü gizli metodlarla elde edilen ve olağanüstü güçleri olan bir sanattır. Sihir eski İran rahiplerinin bilgeliğin araştırılması yolunda kullandıkları eski bir metodtur. Maj kelimesi Zerduşt dini rahiplerinin diğer bir adıdır. Sihir büyü en eski çağlarda Yunanistan' a girmiştir. Nitekim Heredot, cahil ve fakir yaşlı kadınların bu bu işle uğraştıklarını zikreder. Bunlar iyi ve kötü etkili sihirler yapabilirlerdi. Bazen sihir yerine zehir kullandıkları için kanunca yasak edilmiştir. Mirabeu'ya göre sihir; barbar ve cahil kavimlerde olduğu gibi medeni topluluklarda da beşeri bir amaç uğruna çalışmak yerine olağan üstü olayları meydana getirmek yolunda bir çaba olarak ortaya çıkmıştır.On sekizinci yüzyılın Okültistlerinden Huge de Saint Victor'a göre sihir beş esaslı kısma ayırılır.1- Kehanet; a) Ölülerle Haberleşme , b) Yer cinleri ile gaipten haber alma, c) Su perileri ile gaipten haber alma d) Hava perileri ile gaipten haber alma , e) Ateş perileri ile gaipten haber alma2- Matematik; a) Bağırsak Falı ( ölü hayvanların bağırsakların bakılarak yapılan kehanet ) , b) Kuş falı ( Kuşların uçuşuna göre kehanette bulunmak ) , c) Yıldız Falı3- Efsun -Teshir; Büyücünün bir şahıs üzerinde ki etkisi.4- Garibe - Mucize ; Doğanın alışılmış akışına karşı bir etkide bulunmak; ileride olacak büyük olayları haber verme.5- Kötü Etki; Gizli ve doğaüstü araçlar kullanarak insan, hayvan ve bitkilere yapılan kötü etki. Üç kısıma ayrılır; a) Şeytani Yakarma b) Ak büyü c) Kara büyüBu terim şeytan ve geri ruhların yardımıyla yapılan kötü etkileri içerdiği için, böyle kara sıfatı ile adlandırılmıştır. Ak büyü ise doğal vasıtalarla olağanüstü ve hayret uyandırıcı olgular meydana getirmek sanatıdır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Büyü/Hex[/TD]

[TD](a) Şeytani büyü veya lanet. (b) Büyü üzerine çalışmak.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Cadı[/TD]

[TD]Cadı sanatını uygulayan kişi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Cadı Tahta[/TD]

[TD]Quija tahtası – Cadı Tahta[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Cadıdoktor-Büyücü Doktor[/TD]

[TD]Şifacı veya şaman kimse .[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Cadılık[/TD]

[TD]Günümüzdeki batı ülkelerinde uygulanmış olan cadısanatı sistemi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Cadısanatı[/TD]

[TD]Foklorik Büyü.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Çağrı[/TD]

[TD]Kart Tahmini veya DDA testi sırasında hedef tarafından verilen karşılık.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Çağrışım[/TD]

[TD]Çağrışım, önce kendisinin çıkmasına vesile olan hallerin yokluğunda şuur hallerinin benliğe geri dönüşünü idare eden oldukça karmaşık yasaların toplamıdır. Bu yasalar hatırlama ile ilgilidir. Bunlardan yalnız birisi olan çağrışım ise, ruhsal bir olaydaki bri şuur halinin, kendiliğinden, otomatikman, bir veya birçok şuur halinin uyanmasına sebep oluşudur. Fikirler arasında ki mantıklı bağdan ve hükümler çağrışımı ayırmak gereklidir.Bu yasalar başlıca şu kısımlara ayrılır;A- Yeniden doğuş;1-Yeniden doğuş yasası; tek başına düşünülürse, geçmişe bağlı her şuur hali yeniden doğmaya, geriye dönmeye meyleder.2- Şiddet Yasası; Bütün şartlar eşit ise, içlerinden pek şiddetli olan şuur halinin yeniden canlanması diğerlerine oranla daha büyük olasılık taşır.3- Çokluk Yasası; Bütün şartlar eşit ise, çoklula rastlanan şuur halinin iadesi, kendisiyle orantılı olarak, daha büyük bir olasılıkla meydana gelir.4- Fasıla ve Unutma yasadı; Bir şuur halinin canlanması fasıla ile ters orantılı olarak giderek zayıflar.B - Dönüş;1- Çağrışım Yasası; Eski bir şuur halinin geri dönmesi ancak içinde yaşanılan zamana bağlı şuur haliyle ortaklığı olursa meydana gelir.2 - Beraberlik Yasası; İki hatırlama beraberce mevcutsa, her biri ötekinin dönüşünü davete meyleder.3- Arasız sürüp gelme Yasası; İki hatırlama arasız olarak ardı ardına gelirse, birincisi ikincisinin dönmesini gerektirir. Fakat ikincisi birincisini davet etmez 2 ve 3. sürüp gitme yasası olarak birleşir.4 Benzeyiş Yasası; İki şuur hali birbirine pek az fark ile benzerse, birisi diğerini davet edebilir.5- Tezat Yasası ; İki hatırlama, iki zihni imaj birbirleriyle zıtlık halinde bulunursa, biri ötekini davet edebilir.Bu yasalarda geçmiş şuur hallerinin hatırlanması söz konusu değildir. Beraberlik ve arasız sürüp gelme yasasına '' Yakınlık ile çağrışım'' da derler.Yakınlık üç kısımdır.a) Zaman içinde yakınlık; İki olay birlikte olarak veya biri ötekinin ardı sıra gözükürse; birinin tasarımı ,zihni sureti, ötekinin suretini ( imajını ) uyandırır. Bu tarih itibarıyla her zaman olmuştur.b) Mekan içinde yakınlık; İki olay aynı yerde olursa birinin imajı diğerini uyandırır. Ayrıca mekan olayı; olay mekanı hatırlatır.c) Zaman ve mekan içinde yakınlık; İki olay aynı zaman ve mekan içinde meydana gelirse, zihinde daha çok iştirak etme, birinin ötekini çağırması olasılığını taşırlar. Çağrışım, ruhsal iç güdüsel alışkanlıktır. Ruhun ve organizmanın evvelce yaptığı yeni baştan yapmaya bir eğilimdir. Zamanda yahut mekanda yakınlık, benzerlik, zıtlık, sebep netice bağlantısı ile çeşitli çağrışımlar meydana gelir.Spiritik çalışmalarda '' Kendiliğinden imaj çalışmaları'' Psikolojik ayrışma Metodun da kullanılır. Felsefe de ise deney ve gözlemlerin diğer geçmiş deney ve gözlemleri uyandırığ kıyas alanlarını açmaları, zihni çağrışımı meydana getirir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Canlısal Çekim[/TD]

[TD]Biyolojik makro moleküllerinin oluşumunda ki değişimler sırasında ismine canlısalçekim ( Biogravitasyon) denilen özel bir alan tipi meydana gelmektedir. İtme ve çekme güçleri, uzun yada kısa mesafeden olsun, bir alanın oluşması sırasında ortaya çıkmaktadır. Ayrıca ışıklı dalgalardan ses-üstü dalgalara kadar uzanan çeşitli tanecik ve enerji yayını da vardır. Gerçekten düzensiz sıvı halden katı kristal haline geçmek isteyen proton molekülleri bu canlısal çekim alanının esasıdır. Moleküler altı ölçüde bu olaya eşlik eden küçük mekan eğrisi ile yapısal bozulma, çekim özelliğine sahip özel bir biyolojik alan meydana getirirler.Canlısal çekim gücünün gerek hücre, gerekse tüm organizma düzeyinde bir rol oynadığını gösteren pek çok örnek vardır. Hücerde kas kasılmaları, sinir akımları; organizmada, psifotğrafları, levitasyonCanlısal Çekim Kuvvetlerinin Özellikleri;1- Kısa ve uzun vadeli etki edebilirler.2- Yöneltip odaklaştırılabilirler.3- Müspet yada menfi bir işarete ( yani çekme ve itme gücüne ) sahip olabilirler.4- Bilgi nakledebilirler.5- Dengeli bir madde alanında ki enerjiyi değiştirebilirler.6- Onunla birleşen alan, onu doğuran kaynak yok olduktan sonra devamlılık gösterebilir.7- Muhtemel her alan ve enerji şekline girebilirler.8- Biyolojik yapıların molekül altı düzeyinde simetri gruplarının değişimine ve uzayın eğriliğine sıkı sıkıya bağlıdırlar.Anlaşılmaktadır ki Fiziğin cansız madde de incelediği çekim alanlarının genel özelliklerinden ayrı olarak, canlısal çekim nitelik bakımından yeni özelliklere sahiptir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Çapraz Haberleşme[/TD]

[TD]Bu deney, medyomluk olayının ve ruhlar ile haberleşmenin gerçekliğini yazı denemeleri ile ortaya koymaktadır. Bununla her türlü parapsikolojik olguda bedensiz varlıkların açık ve gizli etkilerinin bulunduğu tamamen ortaya konulmuştur. Bu usulle elde edilen neticeler ne telepati ne de duru görü ile açıklamazlar.Bu olayda, rehber ruh, birbirinden ayrı yerlerde bulunan bir çok medyomlara, bir anda, bir konunun çeşitli cümle ve fikirlerini yazdırmaktadır. Medyomlar bağımsız bir şekilde otomatik olarak yazarlar ve birbirinden uzaktadırlar. Bazen ne olduğunu anlamazlar. Keza, başlangıçta, izlenen haberleşmenin be tabiatta olduğunu bile bilmezlerÇapraz haberleşme İlk defa İngiltere Psişik Araştırmalar Derneği ( S.P.R ) tarafından yapılmıştır. Ayrı ayrı medyomlara dikte ettirilen sözler tek başlarına birşey ifade etmezler, ancak bir araya gelince anlamlı bir durum alırlar. Bedensiz varlık her bir medyomla ayrı ayrı irtibattadır. Medyomlar arasında telepati söz konusu olmaz; çünkü yazılan fikirler ve sözler birbirinden farklıdırlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Çapraz Muhabere/Cross-correspondence[/TD]

[TD]( a) iki veya daha fazla medyumun, ayrı ayrı aldıkları, ancak bir araya getirildiklerinde bir anlam teşkil eden bilgi, enformasyon parçaları. (b) Çapraz Muhabere, Fiziksel Araştırma Cemiyeti ile ilişkili olan bir grup Otomatistin devam ettirdiği ve 1901 den 1932’ye kadar süren kompleks bir çapraz muharebeye verilen addır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Card Guessing[/TD]

[TD]Kart Tahmini[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Cebriye[/TD]

[TD]Mukadderat konusunda '' Kul, eyleminin yaratıcısıdır'' . '' Allah'ın ezeli bilgisi yoktur'' '' İlahi iradenin İnsanların eylemlerinde rolu yoktur'' diyenlere karşı kurulmuş bir mezheptir.Cebriyecilere göre; İnsan sevap ve günah işlemeye zorunludur. İnsan da ne irade ne kudret nede fiil vardır. Yapan ve Kadir olan yalnızca Allah'tır. Allah bakımından sorumluluk ortadan kalkmaktadır. Böylece iyilik ve kötülük arasında bir fark kalkmamaktadır.Tam cebriyeciler; ''İnsandan ne fiil sadır olursa, Allah'ın iradesi ile olur'' derler. Allah'ın iradesi dışında hiçbir irade söz konusu edilemez. İnsan ne kadar çalışırsa çalışşsın, kendisinin o anda yapması mukadder olan ( mukadder ve sınırlı ) hareketin dışında hiç birşey yapamaz. Başka deyişle ne yaparsa yapsın, yapılan işlerin hiç birisi onun malı değildir. Zira onda ki irade Allah'ın iradesinin görünmesinden başka birşey olamaz. Tek ve tabiat dışı kudret bütün olayları, önceden kesinlikle saptamıştır. Alemde meydana gelen herşeyin tümü kör bir zorunluluğun eseridir. Hiç bir çaba gerekeni engellemez, alıkoymaz. Olmaması gereken de olmaz.Kısaca; Cebir, kulun fiilini Allah'a yüklemektir. İrade ve seçme yoktur. Fiiler ezeli irade ile düzenlenmiştir. Ona karşı tekamül tamamen inkar edilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Çember[/TD]

[TD]Seans düzenleyen insan grubu.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Çift Kişilik[/TD]

[TD]Kişinin iki veya daha fazla, belirgin ve ayrı kişilikleri , ayrı zamanlarda sergilemesini gösterir psikyatrik durum.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Çift//Double[/TD]

[TD]Birinin bedeninin eş kopyası. Astral bedenle ilgili .[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Çifte Kör[/TD]

[TD]Deneysel bir testte, ne özne ne de deneyi yapan kişinin, deneyin anahtar vasıflarından haberdar olmaması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Cin[/TD]

[TD]Bu kelime herkesce bilinen ve genellikle yanlış anlam verilen bir terimdir. İlah, kötü ruh, ilham, zeka, en aşağı derecede doğaüstü kuvvet anlamına gelir.Latince de daha ziyade bedensiz varlıklara, iyi- kötü demeden varilen bir isimdir. Eskiler insanlara hareketlerinde yol gösteren, nasihat veren ve koruyan bilgili ve kudretli varlıklar olarak kabul etmişlerdir. Her insanın iyi ve kötü bir cin'i ( veya meleği) vardır denilmiştir.Modern dilde ise bu kelime genellikle kötü anlamda kullanılır ve kötülük yapan varlıkların isimlendirilmesine yarar. Cinler tabiat itibariyle esasen geri varlıklardır. Yine bazı yazarlara göre; Her hangi bir tabiat parçasını koruyan ve ziyaret eden cinler vardır. Orman, su, dağ cinleri gibi.Allan Kardec'e göre; En geri varlıkların halk tarafından isimlendirilmesidir.Bazı dinlerde derecelerini kaybetmiş meleklerdir.Bazı teozoflara göre; Tekamülleri insanın tekamülüne bağlı ve insanla beraber bulunarak tekamül eden, gözün görme frekansı dışında bulunan bir ortamda yaşayan varlıklardır. İyi veya fena tabiatta olanları mevcuttur. İnsanların mukadderine paralel mukadderleri vardır. İnsanlardan yayılan etkilere muhtaçdırlar. Adeta beşer varlığı ile ortak bir yaşamları vardır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Coğrafi Durugörü[/TD]

[TD]Adı, bir özelliği veya coğrafi koordinatları verilen bir mekanın o anki durumunu ve koşullarını (o mekandaki canlı veya cansız nesneleri ve olayları) beş duyunun yardımı olmadan (paranormal) algılayabilme. Kimi parapsikologlar, “Kontrollü Uzaktan Görüş” (Controlled Remote Viewing–CRV) terimini de kullanır. Bilinen en ünlü coğrafi durugörü medyomu ABD’li Ingo Swann’dır. Soğuk savaş döneminde Antarktika’nın bir bölgesinde bir Sovyet denizaltısının saklı bulunduğunu bu paranormal yeteneğiyle ortaya çıkarmış olan Swann’ın başarıları yalnızca dünya coğrafyasıyla sınırlı kalmamıştır; Amerikan Psişik Araştırma Derneği’nde ve Stanford Araştırma Enstitüsü’nde uzun süre yapılan bilimsel deneylerde, Jüpiter ve Satürn’deki kimi coğrafi özellikleri coğrafi durugörü yeteneğiyle bildirebilmiştir. (Swann’ın verdiği bilgiler astronomik verilerle doğrulanmıştır.)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Çoğunluk Oyu[/TD]

[TD]Duyu Dışı Algılama Testlerinde, birçok denek tahminlerde bulunur ( veya bir denek bir çok tahminde bulunur) En çok çıkan tahmin cevap olarak kabul edilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Çok Boyutlu Farkındalık[/TD]

[TD]Çok Boyutlu Farkındalık: Zihinsel olarak birden fazla realite veya zaman bölgesini aynı anda hesap edebilme yeteneğidir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Darbeci[/TD]

[TD]Darbeci terimi, kendi varlığını insanlara ispat etmek için eşya üzerinde çeşitli tonlarda sesler çıkartan ruhlara verilen bir sıfattır. Bu ruhlar genel sınıflamada, geri varlıklar denen bölüme girerler.Her ne kadar varlıklar cevher itibarı ile asil ve lekesiz isede; bilgi ve görgü bakımından sonsuz derecede bir sınıflanma meydana getirirler. Bu yüzden geri sayılan varlıklar bedensizken, bedenlilere etki etmek üzere çeşitli yollar kullanılar. Kaba etkiler maddi etkilerle en iyi şekilde uyuşabildiğinden, bu geri varlıklar kendilerini kaba fiziki sesle belli etmektedirler. Tekinsiz ev olaylarında duyulan seslerin bir kısmı bu türdendir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Darbeler[/TD]

[TD]Fiziki celselerde masanın üzerine, duvarlarda, tavan ve diğer eşyalarda duyulan sesler. Bu sesler kah, sert ve tiz, kah sert ve tok ve bazende içten ve derinden derine duyulur. Muhakkak ruhların meydana getirdiğini idda edemeyiz. Çoğunluk fiziki kabiliyette olan medyomların kendi psişik enerjilerini yerel olarak yoğunlaştırmalarından doğar. Genellikle fiziksek medyomluğun ilk belirtisidir.Bu sesler ile '' darbeli konuşum'' daki tıkırtıları veya seri darbeleri karıştırmamak lazımdır.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Darbeli Konuşma[/TD]

[TD]Türkçe de teknik bir terim olarak yerleşmiş olan tiptoloji, ruhların darbeler vasıtasıyla haberleşmesini ifade eder. Tiptoloji birçok kısımlara ayrılır;a) Hareketle tiptoloji; Darbeler hareket eden her hangi bir obje vasıtasıyla sağlanır. Mesela masanın bir ayağının kalkarak zemine vurması şeklinde. Bu şekilde evet- hayır gibi pek basit bir kod sistemi tesbit edilir. Sorulara ancak evet hayır cevabı alınır. Celse idarecisi soruları bu cevaplara göre düzenlemelidir.b) İçsel yahut pasif tiptoloji; Darbeler, eşyanın kalkarak zemine vurması şeklinde değil, aksine hareketsiz halde bulunan eşyanın içinden duyulur. Kulak bunu ayırdedebilir. Bazen bu içsel tiptoloji, medyomun hareketli bir uzvunun bir masa üzerine vurması, hatta bütün bedenine ''tık'' tarzında irkilmelerin oluşmasıyla gözükebilir.c) Alfabeyle tiptoloji; Darbe sayıları alfabe sırasına göre her bir harfle tekabül edecek tarzdadır. Mesela A harfi için bir darbe, B harfi için iki darbe.Tiptoloji ilkel diyebileceğimiz bir iritbat şeklidir. Medyomun fiziki kabiliyetine dayanır. Usta bir deneycinin elinde fantomatik celselere kadar gelişebilir. Bu yolu mümkün olduğu kadar iyi yönetmelidir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Davetsiz Haberci/Drop-in Communicator[/TD]

[TD]Oturum esnasında davet edilmeden gelen haberci .[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]DDA[/TD]

[TD]Duyu Dışı Algılamanın kısaltması. İnsanın gelecek, geçmiş veya şimdiki zaman hakkında, bilinen bir duyuyu kullanmaksızın bilgi edinebilmesidir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Dedüblüman[/TD]

[TD]Bedene bağlı bir ruh, özel şartlar altında, kendi bedenine etki eder ve ondan bazı parçaları demataryalize hale sokar; sonra onlara istediği şekilleri vererek başka yerlerde tekrar şekillendirir. Bu olaya dedublüman ismi verilmektedir.Ruh ve beden ilişkisinin bulaşık halde gevşemesi ile dedüblüman olayları meydana gelir. Bedenle ilgisini azaltan perispiri bedene ait bazı seyyal maddeleride beraberinde götürmektedir. Bedende bir tür çözülme vardır.Dedublüman deneysel ve kendiliğinden olarak meydana gelir. Deneysel olanlar; Şahsi dedublüman çalışmalarıyla ve manyetizör yardımıyla oluşur. Her ikiside uzun ve yorucu çalışmalar ister. Bu husuta yetenekli olmak gerekir. Bunlar gözle görünmezler. Ancak hassas süjeler, görücü medyomlar tarafından gözlenebilirler. Bazılarını da bir çok kimseler, aynı zamanda müsahade edebilirler. Beş duyumuzun hepsine cevap verebilenlerin yanı sıra, kısmen cevap verenlerde mevcuttur.Pek eski bir tarihi vardır. Dedublüman halinin dinde, züht ve takva ile, imtiyazlı kudretlerle, melek, cin, şeytan vs . ile alakası yoktur. Bu hal bazı organik şartlar altında, bazı psikolojik ve fizyolojik oluşumlarla meydana gelen, bir doğa olayıdır. Ruh ve beden münasebetlerine ait maddesel bir görünümdür, bilimseldir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Degajman[/TD]

[TD]Kapalı olan bir yerden kurtulmak, gerekli şartların dışına çıkmak Mecburiyet ve külfetten kurtulmak.Ruhçuluk'ta; Medyomun transa geçmeden evvel kendini etraftan bir konsantrasyon vasıtasıyla tedriç etmesi, bedensel ilişkilerden kendini sıyırması, ruh beden bağlantısını gevşetmesidir.Dedublüman hadisesi yarı degajman halidir. Zira ruh beden ilişkileri tamamen kesilmemiştir. Manyetik uyku, ipnoz ve ruhsal ayrışım esnasında ruh bedenden kısmen degaje olmuş durumdadır. Degajman sırasında beden duyuları zayıflar, ruhsal duyarlık ve yetenekler gelişir. Ruhun serbestiyeti artar, ruhsal planlarla ilişki gelişir... Mistik deneylerde, murakabede, dalgınlık hallerinde, bazı hastalık hallerinde, normal uykuda, ruh-beden bağlantıları derece derece azalır.Degajmanın en son devresi ölüm demektir. Son degajman ölümle son bulur ki ruh ve beden ilişkisi kesilmiştir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Deist[/TD]

[TD]Deist: (Deiste) ; Hiçbir dini töreni kabul etmemekle beraber, Allah'ın varlığına iman eden kimse.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Deja Vu[/TD]

[TD]Kişinin, o anda olan birşeyi daha evvel tecrübe ettiği hissine kapılması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Delta[/TD]

[TD]Her çeşit olağan dışı olayı anlatmak için kullanılan bir terim.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Dematerilizasyon[/TD]

[TD]Fiziksel bir objenin paranormal olarak görüntüsünün soluklaşıp, saydamlaşması veya tamamen kaybolması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Demateryalizasyon[/TD]

[TD]Psikoloji'de; Bir algı yoluyla önceden duymuş olduğumuz bir duyguyu tekrar duymamız. Bazan hafıza karışıklığı ve hafıza kaybı ile görmüşlük aldanmalarında da dejavu hadiseleri olabilir.Ruhçuluk'ta; Bir kimsenin değişik mekan ve psikoloji içine girerek, hem şimdi ki hem geçmiş bir zamanı birarada yaşayarak gösterdiği ruh halleridir. Geçmiş bir hayatta yaşanılmış bir yerin, şimdiki halde görünür görünmez çok kuvvetli olarak hatırlanması, ayrıntılı olarak tarif edilmesi, ayrıca o devrin ruhsal haline dönülmesi tarzında ortaya çıkar. Reenkarnasyon için çok kuvvetli bir kanıt oluşturur. Sayısı bilinmeyecek kadar dejavu olgusu vardır.Deja- Antandü; Önceden işitmişlik, duymuşluk duygusu. Sanki işitmişlik. Şimdiki zamanda işitilen ses ve sedanın zamanı saptanamayan bir geçmişte işitilmiş olduğuna dair kesin kanaat. Dejavunun sesle ilgili tipidir. Canlıların yada müzik aletlerinin meydana getirdiği seslerin, müziklerin, ilk kez işitilmesine rağmen daha önceden işitilmiş olduğuna ait karşı konulmaz bir inanç ve kanaat.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Denek[/TD]

[TD]Psişik kabiliyeti araştırılan kişi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Deney[/TD]

[TD]Bazı kânunların uygulanması veya ileri sürülen bâzı fikirlerin doğruluk derecesinin tesbiti için yapılan işlemler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Deneyci[/TD]

[TD]Deneyi yöneten kişi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Deneyci Tesiri[/TD]

[TD]Deneycinin kişiliği veya davranışlarının deney sonuçlarına tesir etmesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Deneycinin Etkisi[/TD]

[TD]Nörmalüstü fenomenlerin varlığını ispat etmek (ya da aksini ispat etmek) için düzenlenmiş araştırma programları üzerinde çalışan parapsikologlar, deneyi gerçekleştirenin belirli bir şekilde sonucuna etki edebileceğini gözlemişlerdir. Gözlemcilerin dikkat ettiğine göre, aşırı inançsız bir kişi tarafından bir test gerçekleştirildiğinde, gerçekleşen sonuçlar aşırı derecede düşüktür. Oysa inanan bir bilim adamının ya da araştırmacının yönetiminde ise deneklerin performansının isabeti çok yüksektir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Deneysel Grup[/TD]

[TD]Özel bir test prosedürünün altında olan bir grup pisişik.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Deneysel Parapsikoloji[/TD]

[TD]Kendiliğinden olan olayları araştırma veya teftiş teknikleri yerine, deneysel metodları içeren parapisikolojik araştırmalar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Deneyüstü[/TD]

[TD]Fiziksel ve zihinsel bir deneye gerek görülmeden, doğrudan doğruya öğrenebilmedir. Doğru ilham ve vahiy gibi...Deneyüstü bilgi edinmek ruhsal irtibatlar sayesinde gerçekleşir. Bunun için şart; Ruhun serbest şuur haline geçmesidir.Deneyüstülük mistiklikte amaç olarak ele alınmıştır. Vasıtasız olarak, İlahilik ile yüce olan Zeka ile temasa geçmek deneyüstü bir eylemdir. Böylece hakikatle tam temas, kesin bilgi elde edilmiş olunur, derler...Deneyüstülük, ruhun ve kainatın haiz olduğu hakikate doğrudan temas anlamınada gelmektedir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Derin Gevşeme[/TD]

[TD]Deringevşeme; Kaslarda ki gevşeme ve rahatlama ile zihinsel mutluluğu ve neşeyi düzenleyen yarı ipnotik - uyku ile uyanıklık arası bir durumdur. Bedensel ve ruhsal etkileri kullanarak derin gevşeme haline geçişin çeşitli metodları vardır. Bu metodların hepsinde benzer olan yanlar şu ilkelere bağlı olarak düzenlenmişlerdir.1- Beden ile ruh arasında sıkı bir ilişki vardır.2- Heyacan, korku ve endişe gibi zihinsel saldırılar bedenimizde iz bırakırlar.3- Anti gürültüler, kötü aydınlanmış yerler, kalabalıkta sıkışıp kalmalar gibi bedensel saldırılarda zihnimizde iz bırakırlar.Bu tür saldırıların zararlarını;a) Bedenimize yeni bir soluk, yeni bir esneklik veren alıştırmalar yaparak.b) Öfke ve endişe gibi, zihinsel davranışlarımızla bedensel durumumuz arasında ki gerçek ilişkilerin farkına vararak.c) Heyecan ve gerilimlerimizin diğer insanlarla olan ilişkilerimizden meydana geldiğini ve yine onlar vasıtasıyla da gerilimlerden kurtulduğumuzu iyice anlamamızla sınırlamamız mümkündür.Deringevşeme; Endişe, çöküntü, bitkinlik, yorgunluk, stres, aşırı uyarılma, fiziki gücün azalması, günlük hayatın baskıları, iş hayatında ki tek düzelik, gelecekten korkma, vs. den tüm olumsuz heyecansal hayatımızdan, uygarlığımızın yarattığı bu durumlardan, hızla değişen dünyamıza uyum sağlamamızı geçiktiren engellerden, yani içsel hayatımızda ki zararlılardan kurtularak, bedenimiz ile onun içinde bulunduğu ortam arasında dengeyi en iyi şekilde kurmamıza izin veren sinir güzümüzden tasarruf etmeye ulaşmaktır denebilir.Gerilimden, endişeden, korkulardan kurtulmak; günlük hayatın yoğun ritmi ve yoğun durumlarında bedene hakim olmak. Bu iki derin gevşeme alanı birbirleriyle sıkıca ilgilidir.Derin Gevşeme tekniklerini bilimsel olarak geliştiren E. Jacobson ve J.H Schultz Psişik ve psikomatik rahatsızlıkları başarıyla iyi etmişlerdir. Kaslarımızın en büyük ve en küçük gerilimlere göre çalıştıran derin gevşeme, her türlü saldırıya karşı duyarlılık göstermemizi engeller. Kaslarımızı uyarılma eşiğinde bastırır ve heyecanlarımızı kontrol altına almamızı sağlar. Kassal gerilim, tonus ile beyinsel etkinlik, dünya ve insanlarla olan ilişki sistemimizin iki yüzüdür. Bütün zihinsel sorunların kaslarımızda izleri vardır.Metapsişik araştırmalarda derin gevşeme önemli bir yer tutar.Medyom ve psişik sujelerin yetiştirilmesinde ve onların etraftan soyutlanması başlıca sorunudur. Dış uyaranlarla iç uyaranların en az düzeye indirilmesi gerekli olduğundan, derin gevşeme tekniğinin yeterince bilinmesi gerekir. Böylece kendi kendine telkin gelişir ve ipnoz ve trans haline girmek kolaylaşır.Vucudu hareketsiz tutmak, ağırlaştırmak, nefes alıp vermeyi azaltmak, zihni uyku ile uyanıklık arası düzeyde bulundurmak, fikir ve imaj çağrışımlarına engel olarak zihni boşaltmak psişik yeteneklerin gelişmesi için gerekli zemini hazırlar. Psiloji çalışmalarının temeli bu ilkeye dayanır. Beden enerjisinden tasarruf etmek, stresleri hafifletmek, şuur altına güven ve cesaret kazandırmak, marazi sayılabilecek istek ve eğilimlerle temelden mücadele etmek, kısaca maddi ve manevi hayatı ahenkli bir hale sokmak için '' Derin gevşeme''den yararlanmak en eski ve geçerli bir tekniktir[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Dermo Optik[/TD]

[TD]Bazı insanlar yazı ve renkleri el ciltlerinde ki duyarlılık sayesinde okumayı ve öğrenmeyi başarmaktadırlar. Dermo Optik duyarlık, gerek deri renginin knetik ve ısısal etkisinden gerekse bir foto- resepsiyondan ( yani epidermin ışıklı şuaları emmesi ) ileri gelir.'' Dermo Optik'' duyarlılık terimini bulan Prof. Novomeyski, bu yeteneğin renkli yüzeyin etkisi altında meydana gelen farklı elektirik potansiyelinden ileri geldiğini, elektiriksel potansiyel farklarının, vucut yüzeyi doğal elektirik yükünü tevzi edebildiğinden, elin derisiyle karşılıklı difarensiyel etkileşim meydana getirdiğini açıklamıştır. El ve ayasının renkli cisimlere yaklaştığı zaman kızılötesi ışınlar yaydığını, etkileşimlerin renke göre değiştiğini ve dermo optik duyarlığı meydana getirenin ekseriya şuur dışı izlenimler olduğunu belirtmiştir.Araştırmacılara göre bu duyarlılık normal görüm duyarlığına benzemektedir. Fizik etken olarak ışığa da sahiptir.Novomeyski ve çalışma arkadaşlarına göre ise, bu Dermo Optik duyarlılık, öncelikle gerek karanlıkta, gerekse geçirgen olmayan levhalar altında etki edebilen uyaranların bulunuşuyla, normal görümden hayli farklı görünmüştür. Çünkü görme çeşitli renklerden yayılan kızılötesi ışınların şuuruna sahip değildir. Oysa Dermo Oprtik duyarlığın gelişmesi izlenimleri şuur altından şuura geçirebilmektedir.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Determinizim[/TD]

[TD]Determinizm, hareketten evvel, onu zorunlu kılan sebeplerin varlığı demektir. Diğer değişle, herşey bir fiil ve hareketin sebebi; başka bir fiil ve hareketin sonucudur. Bu yüzden ''Sebep- Sonuç'' ya da ''İllet- Netice'' yasası prensibi olarak isimlendirilir. Determinizm de bireysel hürriyet insanın hareketleriyle sınırlıdır. Hareketi açıklayıcı sebepler bireyin dışında olduğu gibi içinde de olabilir.Determinizm'in bilimsel şekli;.a) Evrensel Mekanizma; Bütün kainat olayları, zorunlu bağıntılarla birbirlerine bağlıdırlar. Her olay kendinden evvel ki olaylar tarafından hazırlanmıştır. Kainatta ki zorunluluk hurriyeti ortadan kaldırıcıdır.b) Enerinin Sakımı ( Kudretin muhafazası yasası ); Doğa da hiçbir şey kaybolmaz.Hiç birşey yoktan var olmaz. Kainatta ki enerji miktarı sabittir. Ancak enerji halleri değişmektedir. Bu prensip Yaratan ile yaratıkları arasında ki durumun bilimsel açıklamasını verir. Enerjinin sakımı varlıklar arasında ki hiyerarşiyi, mertebeyi doğurmuştur.Determinizim'in ahlaki şekli;a) Sebepsiz istek yoktur.Ne zaman iradeyle hareket edersek, hareketimizin mutlaka bir sebebi vardır. İnsan bir amaca varmak için karar verir. Sonra irade, kendisini harekete sürükleyen sebeplerin arasından en kuvvetlisini seçer, onun gösterdiği amaca varmak ister.b) İradeden ayrı dıştan ve içten sebepler vardır. Dıştan olanlar her taraftan gelir, içsel sebepler istek ve tutkulardır. Bu sebeplerin etkisi altında hareket ederiz. Kendimizi hür zannetmemiz hareketlerimizi zorunlu kılan sebepleri bilmeyişimizden ileri gelir. Tam bir hürriyet fikri bilgisizliğin eseridir. Birde buna kibirimizi ilave etmemiz gereklidir. Bilgisizlik ve kibir sebebiyle kendimizi hür sanıyoruz. Aslında bu bir vehimdir. Kaderimizi kendimiz, dış sebeplerinde etkisiyle Sebep Netice yasası içinde belirleriz.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Devre[/TD]

[TD]Uygarlıkların gidişini etkileyen, onları tekamüle zorlayan, fakat bazen çöküşe yönelten kader tekerleği. Burçların devresel olarak hareketi tekamülde genel iniş ve çıkış. Ebedi dönüş.Ruhçuluğa göre dünya bir tekamül okuludur. Her tufan bir öğretimin sonunu yeni bir öğretimin başlangıcını oluşturur. Bütün olarak öğretimin son bulması, o devre içinde uygulanan eğitimin son bulması demektir. Tekamüle bağlı bir ayıklanma sonunda yeni bir devre başlar ve tekamül süreci - helezon şeklinde - gelişimini sürdürür.Çeşitli gelenek ve dinlerde bu değişim noktalarına muhtelif isimler verilmiştir.Batı ezoterizminde Yunan Latin kültüründe kaynaklanan başlıca dört devre bilinir. Altın, Gümüş, Tunç, ve Demir çağları Hint'de vedantik okula göre, bu devrelerede Yuga ismi verilmiştir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Dezenkarnasyon[/TD]

[TD]İnsan ruhunun bedene girmiş, yaşayan can olmuş şeklinden çıkarak serbest hale gelmesine, yani ölümle bedeni terk etmesine ''dezenkarnasyon'' ; bedensiz olan, ölmüş olan varlığa da ''dezenkarne'' denir. Ruh ve beden münasebetinin kesin olarak kesilmesine ölüm diyoruz. Yokluk, hiçlik, tamamen son bulma gibi ifadeleri reddeden dezenkarnasyon, ruhun ete girdikten sonra belli bir süre etten ( bedenden ) ayrılışıdır. Daima ruhun ölümsüzlüğünü ifade eder. Bedenin öldüğünü, ruhun diri bulunduğunu belirtir. Yani ruh, sadece mekan, ortam ve dolayısıyla buut değiştirmiştir; yok olmamıştır.Dezenkarnasyon bütün yaratıklar için zorunlu bir durumdur. Ölmek ve doğmak tekamülün ayrılmaz bir olgusudur. Her ölüm yeni imkanlar, yeni idrak ve bilgiler vesilesi olmaktadır. Ölümsüz ruh için bedenin ölümü, terki, elbise değiştirmek gibidir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Diğerkamlık[/TD]

[TD]Başkalarının iyiliğini istemek, çıkarını korumaya çaba harcamak, hakkını tanımak duygusu bizi başkaları uğruna fedakarlığa yöneltecek dereceye varırsa o zaman bu hareketimiz diğerkamlık tır. Nefsin esas itibarıyla kendi hakiki çıkarından başka ahlaki sebeplere başvurması bakımından, ahlaki gidişin amacı olarak insanların çıkarlarını esas tutan iyilik varsayımıdır. Şuurlu olmaya gayret ederek başkaları için yaşamak, onların mutluluğu ile mutlu olmak, felaketi ile mutsuz olmakda diğerkamlık vardır.Başkalarını kendisi gibi sevmektir, başkası tarafından kendisine yapılmasını arzu edilmeyeni başkasına asla yapmamaktır. Diğerkamlık başkaları için sevgi duymaktır; gerek içgüdü ile aynı cins arasında ki ilişkiden olsun, gerek kişisel düşünce ve nefsaniyetten meydana gelsin... Ahlaki olarak; Hazcılığın, bireyselciliğin ve bir dereceye kadar faydacılığın karşıtı olan bir ahlak mezhebidir.Diğerkamlık tekamülün yüksek seviyelerinde normal bir ruhsal davranış halini alır. İnsan bencilliğini yenebildiği oranda diğerkamlık yolunda ilerler. Esasında diğerkamlık temel bir ruhsal yetenektir. Gerçek mutluluk ve üstün haz varlığın '' tam bir vericilik '' niteliğini kazanmasından sonra biçimlenir. Bunun metodu ise başkalarına yardım, hizmet müsama ve sevgi göstermekle açıklanmaktadır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Direk Ses[/TD]

[TD]Seans sırasında, orada bulunan herhangi birinden değil de ince bir hava akımından veya daha çok bir trampetten gelirmiş gibi görünen ses.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Dış Zaman[/TD]

[TD]Bizim küçük evrenimizi aşan bölümde bulunan, lineer olmayan zamandır. Ayrıca zamansızlığı da kapsar. Zamansızlığın gizli boyutlarda bulunduğuna inanılır ve ruh, fiziksel dünya veya dünyaların İç Zaman devrinden serbest kaldığında, zamansızlığı tecrübe eder.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Diskarne Varlık[/TD]

[TD]Ruh veya maddesel olmayan varlık. Daha çok ölmüş ve dünyada sıkışmış birinin ruhu için söylenir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Dogma[/TD]

[TD]Önceden bir eleştirme yapılmadan ve kanıt aramadan birşeyin müspet olduğunu göstermeye çalışmaktır. Eleştirme olmaksızın mutlak'ı bulmak imkanını kabul eden bir mezheptir. Hakiki bilginin tartışmasız olarak olabileceği imkanını kabul eden, insanın bütün hakikate sahip olabileceği iddasında bulunan her felsefe doğmatiktir. Eleştiriye şüpheye yer verilmeyen bilgilerdir.Noksan veya hata olabileceğini kabul etmeden, kendi mezhep ve kanaatine kendi üstünlüğüne dayanan bir uyan ve onayda bulunan bir zihnin hali ve davranışı. Önceden bir eleştirmeye dayanmaksızın, delilsiz olarak uymak ve onayda bulunmak eğilimidir.Bilinmezcilik, eleştirmecilik ve şüpheciliğin zıttıdır.Ruhçulukta dogmatizm yoktur. Zira tekamül yasası daime gelişmekte olan bir olgudur. Mutlak hakikat olarak varlıkların elinde hiçbir bilgi mevcut değildir. Mutlak bilici sadece Kadir-i Mutlak Allah'tır. Bu itibarla noksan olan beşeri bilgiler için dogmatik bir hal almak bir aldanmadan ibarettir. Varlık tekamüle muhtaçtır ve tekamül eder; süresiz ve kesiksiz tekamül esnasında realiteler devamlı olarak değişir ve ayrıca bilgiler, inançlar, anlayış ve duyuşlarda değişir ve daima mükemmele doğru gider. Bu sebepten dogmatizm de ruhun tekamülünde geçici bir evreden ibarettir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Doğru[/TD]

[TD]“Doğru” ifadesi genelde içinde insanın kavrayışının olduğu konuma karşılık gelir ve gerçeğin bir yansımasını ifade eder. Doğru tanım için insan öznesine, bilme, algılama ya da bilince gereksinim vardır. Doğru ifadesi, her zaman gerçek ile eşdeğer değildir. Karl-Otto Apel’e göre “doğruluk diye bir şey yoktur” türünden bir sav daha baştan yanlıştır. Çünkü savın önermesi içeriği ile edimsel içeriği kendi içinde çelişir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Doğrudan Ses[/TD]

[TD]Bu irtibat tarzı gerçekten çok dikkat çekici ve ikna edicidir. Bedensiz bir varlık böyle bir durumu meydana getirirken, öncelikle medyomun bazı kudret ve maddelerinden yararlanır. Bu kudret ve madde; Medyomun kendi etrafında yarattığı, psişik düzende ''dinamik ahenk'' ve gene bu ahenkten dolayı bedeninden çıkan buharımsı ektoplazmadır.Dinamik ahenk hazirunun ve kozmik alemin, o muhitte müşterek bir amaç etrafında toplanmak üzere, psişik bir küre meydana getirmeleridir. Bu psişik küre kozmik etkilerin yoğunlaşmasını ve dolayısı ile medyomun fiziki yeteneklerinin harekete geçmesini sağlar. İşte bu durumdan sonra şüphesiz üstün varlıkların yüksek enerjileriyle - bir bedensiz varlık kendisine insan sesi çıkartabilecek bir ortam yaratır. Bu ortamı bir boru veya başka bir alet üzerinden yoğunlaştırarak da kendi sesini duyurur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Doğrudan Yazı[/TD]

[TD]Doğrudan yazıda; daha önce açıkladığımız doğrudan ses olayında ki şartlar dahilinde, bu sefer ses çıkarıcı bir ortam elde etmek yerine, doğrudan kaba maddeye etki edilir. Doğrudan yazı esas olarak üç türlüdür.1- Medyomun hiç bir teması olmadan kalemin, kendiliğinden istenileni yazması.2- Küçük bir sepet içine konulan kağıt ve kalemler vasıtasıyla yazlan sözler. Bazen renkli kalemler koymak suretiyle ruhun kendini veya başka birşeyi resmetmesi.3- Arduvaz ( kara kaş) üzerinde yapılan deneyler. Bunlar genellikle, iki arduvaz levha arasında bulunan, gene arduvaz bir kalem vasıtası ile elde edilirler. İngiliz medyom Slad'in Zociner ile yaptığı deneylerde bu tip doğrudan yazıdan pek çok örnekler elde edilmiştir.Doğrudan yazı metodu ile alınan tebliğler her türlü itiraz ve eleştiriyi ortadan kaldırır ve ruhun varlığını açıkca ispatlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Doğrulanmış[/TD]

[TD]Bulgularla ve olaylarla kanıtlanmış bilgi veya deneyimler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Doğum İşareti[/TD]

[TD]Kendiliğinden hatırlanan reenkarnasyon olaylarının önemli kanıtlarından biride geçmiş hayat ait bir yaralanma izinin, bu hayatta ki yeni beden üzerinde de bulunmasıdır. Doğumla beraber vucutta bulunan ama bir anlam verilemeyen kesik ve delinme izleri, eksik parmak, kopuk kulak v.b işaretler geçmiş bir hayata ait, ruhda derin izler bırakmış olayların canlı hatıralarıdır.Doğum işaretleri,ani ve ıstıraplı cinayetlerin sonucunda oluşan yaraların ruhsal varlığın yeni bedeninde gözükmesidir ki birçeşit kinetik telkinde denebilir.Olayın oluşumunda tahayyül yeteneğinin rolü büyüktür. Telkin yoluyla tahayyülü etkin hale gelen bir ipnotik süjenin kendi kolunda yanık izleri meydana getirmesi, hamile bir kadının gizlice alıp yediği ( zeytin, karadut gibi ) maddelerin doğan çocuğun bedeninde iz bırakması gibi, ani ve şaşırtıcı bir ölümle bedenini terk eden ruh varlığının yeni bedenine öldürücü yara izlerleri yansıtması da mümkündür. Olayın derin izlenimi taze ve çok güçlüdür; telkin ve tahayyül mekanizmaları tam bir kapasite ile çalışmıştır.Reenkarnasyon olgusunun gerçekliğini maddesel düzeyde kanıtlayan doğum işaretlerinin en çok rastlandığı ülkeler Alaska, Türkiye Lübnan ve Hindistan dır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Doğum Öncesini Hatırlamak[/TD]

[TD]Ekminezik çalışmalarda sujeler, aynı bir hayatın geri yaş devrelerine götürülmeleri sonucu, yani sınıf yaşa ( yeni doğmuş devreye ) geldikten sonra rahim içi hayatı, doğum olayını, doğumdan önceki hayatı, bedene bağlanışı hatırlarlar, daha doğrusu şimdiki zamandaymış gibi derinden yaşarlar.Bu tür deneylerin, tedavi kıymetinden öte ruhun ebediliğini kavramak bakımından önemi büyüktür.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Dolaylı Ses[/TD]

[TD]Diskarne varlığın, medyumun ses organlarını kullanarak konuşması. Genellikle ses medyumun normal sesinden tamamen farklı çıkar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Döner Masa[/TD]

[TD]Yuvarlak ve kendi etrafında dönmesine yardım eden bir mihveri bulunan tahta bir masa vasıtasıyla, medyomların psişil yeteneklerini ortaya koymalarıdır. Medyomun psikol manyetik seyyaleleri belirli bir çıkış şiddeti kazanınca masa dönem hareketi meydana getirir.Bu ruhun doğrudan tesiri olduğunu söylemek mümkün değildir. Medyomun kendi psişik gücüde bu olayı meydana getirebilir. İspat bakımından Spiritik bir değeri yoktur. Bu olay ilk defa Kont GASPARİN tarafından incelenmiş ve böyle isimlendirilmiştir. Neticeyi medyoma bağlamakla beraber, diğer araştırıcı ve bilginlerin bu yola girmelerini sağlamıştır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Dönüşüm[/TD]

[TD]Dönüşüm, bir bütünsel sistemin, doğanın farklı unsurlarını açığa vuracak kadar temelden yapı ve davranış değiştirme sürecidir. Bu durum, yeni biçimler meydana getirmenin yanı sıra şekil değiştirmeyi de kapsayabilir. Dönüşüm, yekpare bir gerçelclik sisteminin enerjisini yeniden yönlendiren değerlerin yeniden düzenlenmesidir. Sistem ve onun tüm potansiyelleri, hem feragat edilmiş hem de yeni şekillendirilmiş durumu aşan yollar aracılığıyla, daha büyük bir bütünleşme durumuna doğru ilerler. Önceden olması gereken iki aşaması vardır: geçiş ve değişim.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Dua[/TD]

[TD]Ruhsal varlık veya güçlerle iletişim kurmaya çalışmak.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Duble[/TD]

[TD]Psişik konuda '' ikinci cüz,ikiye bölünmüş, iki kat olmuş, ikileşmiş, eş, ikiz, benzer '' anlamına gelir.Duble teriminin ifade etmek istediği anlamın geçmiş devirlerden beri süre geldiğini görmek mümkündür. Eski Mısır'da KA , Yunan'da EIDOLON , Kabalistlerde NEFES, Orijen ve diğer kilise babalarının dahil oldukları Yeni Eflatunculuk da ANGOEİDE, ASTROEİDE ( Yıldızlardan yansıyan ) , Teofizide ESERİ BEDEN, Klasük ruhçulukta ise DUBLE '' yaşayanların fantomu '' dur.Dublenin özelliklerine gelince ( gözlem yoluyla elde edilmiştir ); Alışkın bir göz için ( duru görürler gibi ) ilk bakışta açık mavi veya menekşe renginde gözükür. Fiziki bedenle olan ilgisine göre kaba veya ince bir dokudadır. Kendisinde hareket kuvvetini ve duyarlığı dışarıya aktaracak yetenek vardır. Zekidir ve hayatiyetin yüzde seksenini kendinde taşır. Genel olarak buharımsı bir görüntüye sahip olan duble hızla yer değiştirir, engellerin ardına kolayca geçer. Ölüm anlarında mezarlıklarda görülmesi mümkündür. Deneysel olarak yapılan araştırmalarda yakından tahkik etme fırsatı elde edilmiştir. Bilhassa Teozof ve Okültistler bu konuyu çok incelemişlerdir. Dublenin etrafında onun ruhsal mükemmelliğini belirten ışıklı haleler ( AURA) vardır ve çeşitli renkler ifade eder.İlkel kavimlerde ve Orta çağda kara büyü ile uğraşan kimselerin duble vasıtasıyla yaptıkları kötü etkilerin hikayeleri, metapsişik ve sosyoloji ile ilgilenenlerce bilinmektedir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Dünya Dışı/Extraterrestrial[/TD]

[TD]Bulunduğumuz dünyanın dışından olan.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Durugörü[/TD]

[TD]İngilizce, Clairvoyance. Normalde agısal deneyimlerimiz duyular ile olur ve durugörü bunun sıradan duyular dışında algılanan tipidir. Normal olan günlük duyularla (görme-işitme) yoğun bir veri girişi olur ve daha güvenilirdir duyularımız. Uzaklığa bağımlıdır ve belli uzaklığın dışındaki sesleri ya da görüntüleri göremeyiz. Doğrudan duyusal alıcı organlara etki ile ortaya çıkarlar: göz, kulak gibi. Sıklıkla da bu duyusal girdiler bilincimize ulaşırlar. Uzaktan görüde ise, silik veriler algılanır ve güvenilirleri azdır, net değildirler, solukturlar. Ancak, uzaklıktan ve zamandan bağımsızdırlar. Çoğunlukla da, beyinde ağır basan normal duyular tarafından bastırılırlar. Ezilirler. Bu nedenle bilince ulaşmaları sıklıkla engellenir. Ancak belli durumlarda, yarı uykululuk hali ama farkındalığın devam ettiği bir durumda, rüyalar esnasında bilincin baskılayıcı etkisi azaldığından duyudışı algılamaya daha açık hale geliriz. Bir çok durugörü çalışması ve araştırması, günlük hayatta işe yarar bir şey olarak araştırılmasından dolayı “bilinçli” durugörü şeklinde yapıldığından, uzaktangörülerin netliği azalır ve etkisi zayıflar. Özellikle, uzak gelecek durumlarında ve karmaşıklığın arttığı durumlarda, bilinmenin keskinliği de azalmaktadır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Durugörür[/TD]

[TD]Durugörü gören kişi[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Durugörür Realite[/TD]

[TD]ABD’li psikolog, parapsikolog ve ruhsal şifacı Lawrance LeShan’ın 1974’te yayımlanan “Medyom, Mistik ve Fizikçi: Paranormal’in Genel Bir Teorisine Doğru” adlı kitabında öne sürdüğü teoriye göre, medyomlar ve durugörürler, mistikçiler ve fizikçiler birbirinden bağımsız olarak ileri sürdükleri realite kavramlarında aslında önemli ölçüde aynı fikirdedirler ve tümü de hemen hemen aynı bilinç halini tanımlarlar. LeShan bu hale, “duyusal realite” dediği sağduyuya dayalı, alışılagelmiş bilinç halinden ayırt etmek için “durugörür realite” adını vermiştir. LeShan’a göre, dünyayı durugörür realite hali içinde deneyimleyen bir insan öyle yüksek bir realite ile temasa geçer ki, bu realite seviyesinden, bir başka kişiden, nesnelerden, olaylardan, doğadan ve hatta ilahi olandan ayrı bir kimliğe sahip olmadığını algılar.Artık bilenle bilinen bir olduğundan, aralarında enformasyon aktarımına engel olacak bir şey de yoktur. Böylece, bu duyu–üstü düzeyde psi fenomenleri de normal bir olgu olur. Ancak, LeShan’ın fizik biliminin tamamlayıcılık ilkesine dayandırdığı görüşe göre, durugörür realite ile duygusal realite, birbiriyle çelişiyor gibi görünmelerine karşın, bir bütünün birbirini tamamlayan iki ayrı unsuru olarak kabul edilmeli ve böyle ele alınmalıdır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Duruişiti[/TD]

[TD]Durugörü esnasında olaya ilişkin anlamlı veya anlamsız sesler işitme. İng: Clairaudience (hearing/listening)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Durukoku[/TD]

[TD]Durugörü esnasında koku hissetmeler. İng: Clairalience (smelling)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Duruseven[/TD]

[TD]Durugörü görmekten ya da durugörüleri yorumlamaktan hoşlanan kişi (kelime YERKÜREYE aittir)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Durutat[/TD]

[TD]Durugörü esanında, ağızda bir şey olmadan tat algılama. İng: Clairgustance (tasting)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Düşünce Aktarımı[/TD]

[TD]Bu olay telepat verici bir kimseden, alıcı bir kimseye, bir düşüncenin naklinden ibarettir. Şuurlu yada şuurdışı bir tarzda çeşitli zamanlarda meydana gelir. Bir toplulukta aynı şeyi biranda düşünen ve söyleyen insanlara çok rastlanmıştır.Düşünce aktarımı ile zihni telkinler verilebilir ve duyarlı kimseler uzaktan, dokunulmadan, sözle emretmeden, düşünce emriyle uyutulabilir. Düşünce iletme yeteneği herkesde mevcuttur. Deneyle gelişebilir. Prensip; Düşünceyi belli bir şey üzerinde temerküz ettirmektir.Düşünce iletme kabiliyeti bir sujeden diğerine fark gösterir. Medyomluk da bir bakıma, bedensiz bir varlığın, düşüncelerini medyoma aktarmasıdır.Burada telepati de gerekli olan sempati hali mutlak gerekli değildir. Duyarlı alıcı kimse bu düşünceleri amaçsız olarak alır ve genelde yapılan zihinsel yorumlar doğrudur. Verici diye belirli bir kimse genellikle mevcut değildir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Düşünce Fotoğrafı[/TD]

[TD]Zihinsel bir görüntüye konsantre olarak, fotografik fim üzerinde görüntü yaratan paranormal yetenek.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Düşünce Okuma[/TD]

[TD]Telepatik yeteneği gelişmiş kimselerin, başkalarının zihninde bulunan fikirleri, düşünceleri anlaması bilmesi demektir. Medyom yahut manyetik suje operatörün veya manyetizörün zihninden geçenleri daha evvel adeta okur ve söylemeden cevabını verir, istenen hareketi yapar. Bilhassa manyetik sujeler, manyetik uyku sırasında manyetizörünün düşünlerini okuma, alma özelliğini sık sık gösterirler. Medyomlarında bir kısmı böyledir.Tarikatlarda muridlerin ve şeyhlerin zihinden geçeni okumaları bir keramet olarak kabul edilmiştir. Bu normal bir alıcı - telepat insanın vaziyetinden başka birşey değildir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Düşünce Şekli[/TD]

[TD]Şekillenmiş düşünce, düşüncenin şekillenmesi, kısaca düşünce şekli ruh tarafından yüksek psişik planın seyyal maddesinin yardımıyla yaratılmış yada kalıplanmış zihinsel imajdır. Bu şekil yüksek ruhsal plana ait madde atomlarından oluşmuştur. Hızlı bir titreşimi vardır ve bundan dolayı hareketlidir. Titreşimler, titreşimleri alabilen varlıklarda ses ve renk duyumlarını oluşturur.Düşünce şekli alçak seviyeli psişik bölgelerin en yoğun maddesine derin şekilde dalıp, çıkarken titreşimlerini her yöne ses ve renk olarak yayar. Renklerle ilgili ilkel varlıkları elemantal'leri düşünce şekli üzerine çekerler.Bu yarı zeki güçler,bizimle söz aracılığı ile ilişki kuramazlar ama kendi titreşimlerine uygun düşen ses ve renklerle ilişki kurabilirler.Ses, ışık ve renk gerçekten bu türden zeki varlıkların, hakkında pek fazla birşey bilmediğimiz bu müsbet varlıkların başlıca faktörleridir. Elemantal'lerle renkler vasıtasıyla ilişki kurabiliriz. Renk kelimeleri normal konuşma kelimeleri kadar zeka etkisi taşırlar. Anlamlıdırlar.Ses ve renk farkları düşünce şeklini ilham eden sebebe bağlıdır. Bu sebep saf, merhametli ve iyi ise hasıl olan ses ve sebebe uygun gelen elemantal'i '' ilkel zekayı'' düşünce şekline doğru çeker ve belli bir yönde hareket eder. Bu ilkel zeka, düşünce şekline girer ve orada adeta bir ruh, bir can rolunu oynar. Bunun sonucu esiri dünyada iyilikçi nitelikte bağımsız bir varlık oluşumudur. Kötülükçü varlıkta yine aynı süreçte biçimlenir. Burada sebep-güdü önemli bir rol oynar. Motiv ( sebep ) iyi yada kötülüğüne göre nitelik kazanır.Örneğin öfke düşüncesi parıltılı kırmızı renk yayınlarken düşünce şeklide kırmızı meydana getirecek şekilde titreşir. Bu kırmızı parıldama elemantelleri kendine davet eder. Renk zaten onları kendine çeker. Düşünce şekli kendisine yıkıcı, bozucu türde bağımsız bir etkinlik vererek, elamantellerin içine girer.İnsanlar bu durumu bilmezler ve kuşkulanmazlar, sürekli olarak renklerin dilinden söz ederler ve böylece etraflarında mevcut çeşitli düşünce şekillerinde yerleşen bir elemantel sürüsü davet ederler.Böylece insan uzayda kendisine özgü bir dünya yaratır. Herşey imajinasyon, dürtüleri, arzuları ve tutkularının yarattıklarıyla doludur. Her yanda kendimizin sebep olduğu melek ve şeytanlar cirit atar. Hem kendimiz hemde etrafımız için iyilik ve kötülük etkenleri etrafımızda bir kalabalık oluştururlar.Düşünce şekillerinin eylemi; Elemanteller tarafından canlandırılan düşünce şeklinin varlık süresi1- İlk yoğunluğa2- Elemantel'i meydana getirenin ona verdiği enerjiye3- Beslenmesinin sıklığına bağlıdır. Tekrarlanan beslenmelerle varlığını sürdürür. Sık sık düşünmek, tahayyül etmek, psişik plandaki bu şekilde beslenmeler, onun istikrarlı olmasını sağlar.Düşünce şekilleri birbirlerini çeker, güçlendirir ve böylece enerji ve yoğunluk bakımından düzenli bir forma kavuşurlar, esiri alemde harekete geçerler. Bize ait olanlarla manyetik bir bağ ile bağlı bulunuruz. Tekrar yoluyla kuvvetlenen düşünce şekilleri bizde belli bir şekilde düşünme alışkanlığının ortaya çıkmasına sebep olurlar. Düşüncenin kolaylıkla içine aktığı bir kalıp oluşturur. Düşüncelerimiz yüksek ve asil ise o da iyilikçi bir kalıp olur, ama çoğu kez zihinsel gelişmeye engel olacak etkilerle yüklüdür. İşte böylece Karma üzerinde rol oynar.Arzular, dualar, duygusal düşünceler, üzerine gönderdiğimiz kişiye etki ederek onların etrafında koruyucu bir hale teşkil ederler. Kötü etkilerimizde öyledir.İnsan kendi düşünce şekillerine benzeyen ve onları canlandıran başkaların ait düşünce şekillerini de bir mıknatıs gibi kendine çeker. Böylece dışarıdan önemli ölçüde enerji desteği sağlanır. Kuşkusuz dışarıdan içeriye gelen bu enerji iyi yada kötü olabilir. Kendi düşünce seviyemize uygun olarak etki alırız. Kendi kapasitemizi aşan büyük işleri başardığımızı görerek hayrette kalırız.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Düşünce Transferi[/TD]

[TD]Bkz.Telepati[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Duyarlı, Duyarlılık[/TD]

[TD]Psikoloji'de; Duyular yoluyla tanıma, yani duyumları algılyabilme yeteneği. Hoşa giden veya gitmeyen halleri, duyumları, duyguları, heyecanları duyabilme algılayabilme kabiliyeti.Manyetik etkilere, telkinlere, telepatik etkilere karşı hassasiyet gösteren kimseler duyarlılık sahibidirler. Medyomlar ve psişik süjeler genellikle duyarlığı sivrilmiş kimselerdir. Bedensiz varlıklardan gelen ruhsal etkilere karşı duyarlı olan kimselerde özseziler, ön duygular, haberci rüyalar duyarlığın kanıtını oluştururlar... Ruhsal deneylere duyarlık testi yapılmak suretiyle girişmek gerekir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Duyarlılığın Dışarılması[/TD]

[TD]Materyalist fizyoloji bize insan duyarlılığının insan bedenine münhasır olup onun dışına çıkmadığını ve duyu organları ile sınırlı olduğunu anlatır. Fakat yapılan deneyler bunun böyle olmadığını öğretmiştir. Duyarlık, et bedenin dışına çıkabilmekte ve organlardan etki almaktadır.Manyetizde edilen bir kimsede manyetik uyku derinleştikçe, cilt hassasiyeti git gide azalır ve bir müddet sonra tamamen ortadan kalkar. Durugörür suje, bu vaziyeti, uyuyan sujenin cildinden çıkan ayva tüyü görünümdeki ışınların kaybolmasıyla anlamaktadır. Manyetizasyona devam edildikçe ilk parlaklık yoğunlaşır ve cilt yüzeyinden 3-4 santim uzakta, cilt yüzeyine paralel ve konsantrik bir hal alır. Bu dışarı çıkmış duyumsal tabakalara etki edilebilir. Bu tabakalara yapılan bir uyarı ( batırma, dokunma, vurma ) tam o bölgede ki cilde etki edilmiş gibi sonuç verir. Duyarlık hemen hemen tamamiyle dışarı çıkabilir. Manyetik uyku derinleştikçe duyarlık tabakaları daha yoğun, daha derin ve geniş bir hal alır. Dışarı çıkmış olan bu konsantrik tabakalar, değişmeden birbirinin içine girebilir. Her tabaka kendi özelliklerini muhafaza etmektedir. Bu tabakaların duyarlık dereceleri onların ciltten olan mesafeleriyle ters orantılıdırlar. Yani tabakalar vucuttan uzaklaştıkça duyarlık dereceleri azalır.Bu duyarlık cisimlere sindirilebilir. Suya geçirilebilir. Su fosfor parlaklığını alır. Suya yapılan etki sujenin cildinde uyaranın şiddet ve derecesine göre bir reaksiyon meydana getirir. Böylece duyarlık bedenin çok ötelerine kadar taşınmaktadır.Bu duyarlık tabakalarına temas ettirilen ilaçlar, sanki ilaç alınmış gibi, suje üzerinde aynı reaksiyonu gösterir.Dışarılmış duyarlık cevheri ( seyyal madde ) hiçbir maddi engel ile durdurulamaz. Bütün özelliklerini korumak şartıyla her katı cisim içinden geçebilir. Telestezik idrakı sağlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Duyudışı[/TD]

[TD]Dış dünyaya açık normal duyularımızın (görme, işitme...) dışı ile elde edilen bilgi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]EEG (Electro-encephalography)[/TD]

[TD]Beyin korteksinde/kabuğunda oluşan elektriksel aktivite varyasyonlarını kaydetme metodu.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Eflüv[/TD]

[TD]Metapsişik araştırmalarda en çok kullanılan bu kelime, canlı cisimlerden yayılan akışkanlar ( seyyaleler ), ışıklı parçacıklar için kullanılır. Bilhassa manyetik ve psişik tecrübelerde yer almıştır. Duyarlığın dışarı çıkması, manyetik kutupluluk, uzkatan duyarlık, katı ışınlar konusunda sözü edilen seyyalevi, ışıklı, etken ve fiziksel olarak tesbiti mümkün olan, daha çok canlılık gösteren ışınlardır. Vucudun çeşitli kısımlarından bilhassa el, parmak ve yüzdeki doğal çıkış yerlerinden bol şekilde çıkar. Bu yayılma normal olarak herkesde mevcuttur. Fakat normal hayatımızda görünmezler. Elverişli olan kimselerde bu dışarı çıkma şiddet kazanır.Eflüvlerin vucuttan dışarı çıkmasına etki eden özelliklerden biri hava şartlarıdır. Kuru ve sıcak iklim, fırtınalı, elektirikli bir hava eflüvlerin bol şekilde dışarı çıkmalarını kolaylaştırır.Bu eflüvlerin görünmesi için manyetik sujeler kullanılır. Sujeler manyetik uykunun somnambül devresinde tutulurlar. Manyetik uykunun her devresine ait eflüvler vardır. Duyarlı olmayan yerlerden eflüvler çıkmamaktadır.Esasında bütün cisimlerden eflüv çıkar, fakat farklı farklı derecelerde çıkarlar. İnsan bedenin deki elektromanyetik güç sahasının ışınımıdır. Fotoğraf plağına etki eder ve izler bırakır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ekimnezi[/TD]

[TD]Hipnoz veya psikolojik ayrışma içindeki süjede içinde bulunduğu yaşamdaki veya geçmiş yaşamlarındaki (reenkarnasyonlarındaki) izlenimlerin tekrar canlanmasına ve bunu sağlayan yönteme verilen addır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Ekstazi[/TD]

[TD]Blincin değişik (değişmiş) durumlarından biri. Kişi kendi üzerinde kontrol kaybı ve büyük bir vecd hali tecrübe eder. Bir çeşit trans halidir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ektoplazma[/TD]

[TD]Fiziksel medyumun ter atar gibi ürettiği ve materilizasyona uğrayarak şekil alabilen yarı likid- akışkan şey, varlık.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]El Falı[/TD]

[TD]Bir kişinin elinin şeklini ve çizgileri inceleyerek karakterine ve yaş***ındaki olaylara dair yorumlarda bulunma sanatı.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Electronic Voice Phenomena[/TD]

[TD]Elektriksel Ses Fenomeni[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Elemental Ruh[/TD]

[TD]Bir ruhun dört klasik elementlerden biriyle bağlantılı olması. ( Ateş, Toprak, Hava ve Su ). Animizm ile ilgili .[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Elle Tedavi[/TD]

[TD]Laying on of Hands ( Elle Tedavi )[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Elongasyon[/TD]

[TD]Bir fiziksel medyomluk seansı sırasında, medyomun vücudunun veya kol, bacak gibi organlarının uzaması fenomenine verilen ad. En ünlü elongasyon medyomu Daniel Dunglas Home’dur. Yaklaşık elli kişinin katıldığı bir seans sırasında, Home’un boyunun 25 cm. uzadığı saptanmıştır. Elongasyon fenomenini ortaya koyan bir diğer ünlü medyom Eusapio Palladino’dur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Empat[/TD]

[TD]Özellikle pisişik özellikler taşıyan kimselerde görülen, başkalarının duygularına karşı hassas olma , anlayabilme.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Empati[/TD]

[TD]Başka bir kişinin veya hayvanın tecrübesini veya duygusal durumunu anlayabilme yeteneği. Çoğunlukla başka birinin duyarlılığını, acılarını ve dugularını tecrübe etme olarak bilinen pisişik yetenektir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Empozisyon[/TD]

[TD]Empozisyon terimi insan iradesi ve bu iradeye etkide bulunan dünyasal ve müteal tesirlerle ilgili olarak kullanılmaktadır. Ruhçuluğun yeni kazandığı bu terim şunu ifade etmektedir.Ruh yaratılışı itibarı ile hikmet sahibi olarak yaratılmıştır. Bu hikmet ona verilen üç bilgidir. Üç bilgi; Tanrı'nı bileceksin, kendini bileceksin, tekamül edeceksin. Bu kısa üç hakikat, ezel ve ebedde, bütün varlıklar için, bütün buut ve mekanlarda hakikat rehberi, sevk ve idare kılavuzu, bütün bilgilerin oluşumunda esas, öz'deki enerjinin kendisi, cevherin kudretidir. Bu itibarla varlıklara içten etki eden, İlahi istek yönünde onları sevk eden, her mekanda şuurlu varlığa hakim olarak onda irade çabasını meydana getiren empozisyonların en aşkınıdır. Kişinin iradesi daima kendinde bulunan üç bilginin gerçekleşmesi yönünde hareket eder. Böylece üç bilgi, asli bir bilgi olarak varlığa kendini empoze etmiştir.Bundan sonra ki empozisyonlar Kozmik olayların meydana getirmiş olduğu etki ve içerdikleridir; şuurlu varlığın şuur alanına zerk edilen icaplarıdır. Birincisi, madde kainatının kanunları gereğince ortaya çıkan İlahi ve Kozmik uyulma zorunluluğu ( tabiat kanunlarının sabitliği ) dur.İkincisi ruhun tekamülü ile ilgili bulunan tatbikat icaplarıdır.Empozisyonların hiç birisi, kelimenin taşıdığı anlamın tersine olarak, varlığın kendi istek ve iradesinin dışında olmamıştır. Temel empozisyon olan üç bilgi, varlığın kendi isteği ile kendisine verilmiştir. Fakat sonradan cevhere zerk edilen bu bilgi, cevhere empozisyon şeklinde etki etmeye başlamıştır. Bütün mukadderat, tekamül şartları ve yolları, varlıklaırn varoluşu ve sıralanışı, hiyerarşi, hayatın anlamı, bütün beşeri faaliyetlerin kökeni, cevhere zerk edilen üç- bilgi empozisyonundan yayılmaktadır, çıkmaktadır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Enkarne[/TD]

[TD]Ruhun dünyaya gelmek üzere bir bedene, ete girmesi demektir. Bedene bağlanma ameliyesinin kesin olarak ne zaman oluştuğu bilinmiyor. Muhakkak ki ruh, teşkil edeceği bedeni *******da iken tahayyül edip maddi aleme aksettirmekte ve ana rahmindeki cenine bu tahayyülü resmetmeye çalışmaktadır. Gözlem ve deneyler ruhun bedene bağlanışının ceninin oluşmasından, doğum anına kadar mümkün olduğunu göstermiştir.Bedene girmiş olan insan, hayvan ve bitki ruhlarına enkarne denir. İnsan bedene girmiş, ete bağlanmış, Dünya vasıtasına inmiş bir ruhtur denilince, enkarne bir varlığı ifade etmiş oluruz.Ruhların sonsuz tekamül boyunca maddenin özellik ve kanunlarını öğrenmek, kendisine yaratılışında verilmiş olan bilginin uygulamasını yapmak ve kozmik alemin ahenkli gidişine hizmet etmek için madde ile geçici olarak birleşmesidir ki, bu birleşme öz'den değil dıştandır.Ruhun bedenlenmesi maddenin bilinmeyen en ilkel tipinden en yüksek ve seyyal tipine kadar uzanır. Cisim, bitki, hayvan ve insan gibi gittikçe mükemmelleşen bir dizi izleyerek belirli bir bilgi ve ruhsal olgunluğa ulaşamaz. Zira kapalı bir şuurla uygulaması yapılmayan bilgi ruha kemal vermez.Enkarne olmak, özellikle bedene girmek anlamına gelirsede, ayrıca bir fikre ve imaja derin şekilde gömülmekte seyyal bedenlenmedir. ********tal bedenlenme yoluyla insanlar şuurdışı olarak üstün ve doğru bilgiler edinmektedirler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Entropi[/TD]

[TD]Entropi: Yunanca en (içeri) ve trope (dönüş) kelimelerinden oluşur. Düzenden düzensizliğe geçişi veya organizasyondan çözülmeye gidişi gösterir.1) Anî bir değişiklik geçirmesi için bir sistemin kapasite ölçüm birimidir. Termodinamikte bu dS=dQ/T formülüyle gösterilir. dS, ölçümdeki sınırı sıfıra yaklaşan değişikliği ifade eder, T termodinamik ısı olup, dQ ise sınırı sıfıra yaklaşan ısı miktarıdır.2) Evrenin kendini kapsayacak şekilde kapalı bir sistemin enerjisinin, zamanın geçmesi ile daha az iş yapma özelliğine sahip olma eğilimidir.3) Statik mekanikte Sk n P+c formülüyle belirlenen rastlantı, düzensizlik ve kaos ölçümüdür. S, verilmiş bir durumun değerini ifade eder. P ise bu durumun oluşma olasılığıdır; k Boltzmann sabitidir ve c ise indî bir sabittir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Envokasyon[/TD]

[TD]Okultizm de majik merasimlerin yardımıyla ruhların veya diğer tabiat üstü varlıkların davetidir. Yüksek ve tabiat üstü varlıkların dua yoluyla daveti veya kısaca dua, bir nevi envokasyondur.Envokasyon düşünce yoluyla yapılır ve fiili bir davranıştır. Geri varlıkların davet edildiği kadar, yüksek ruhlarında çağırıldığı görülür. Bu gaye ile ilgilidir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Epagomenal[/TD]

[TD]Epagomenal: Yunanca epagomenos sözcüğünden ileri gelir (epf = üzerinde, agein = getirmek). Eski güneş yılındaki ayın bölümünü oluşturmayan ilâve edilmiş günlerdir. Mısırlı tanrılara bu günlerde ibadet edilmekteydi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Eş Ruh[/TD]

[TD]Hayatta olan bir kişinin eş ruhunu taşıdığı farzedilen ve yalnız olan kimselere görünen Ruh/ Hayalet[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]ESP[/TD]

[TD]"Duyular-dışı algılama" anlamındaki "extra sensory perception" teriminin İngilizce kısaltması olarak kullanılmaktadır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]ESP (Extrasensory Perception)[/TD]

[TD]Duyular Dışı Algılamalar, DDA[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]ESP Kartları[/TD]

[TD]DDA Kartları, Zener kartları[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Eşzamanlılık[/TD]

[TD]C.G. Jung tarafından kullanılan, birbirine bağlı olmayan fakat bir şekilde anlamlı olan tesadüfi olaylara verilen ad.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Eterik Beden[/TD]

[TD]Astral bedenin benzeri. Fiziksel bedeni tüm kıvrımlarıyla sardığı söylenmektedir. Kimilerine gore ise aura dan başka bir şey değildir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Etki[/TD]

[TD]Genel olarak iki varlığın, veya iki şeyin birbirine yaptığı titreşimsel bilgi akımı etkidir.Eskiler; İnsana kaderine etken olduğu ve yıldızlardan geldiği varsayılan bir seyyalenin etkenliğidir diye tanımlarlar.Etkide önemli rol oynayan başlıca faktörler; Titreşimin dalga boyu, işareti ( artı ve eksi ), amplütüdü, özel voltajıdır. Ayrıca rezonans da karşılıklı etkenliği ayarlayan bir faktördür.Maddesel veya ruhsal etkileri birbirinden ayıran nitelik, onların dalga boyları ile amlitüdlerinde ki derin farklardır. Ruh ve madde daima beraberdir. Ruhun etkisi daima maddesel bir ortamdan geçerek meydana gelir.Örneğin; Telepatik etkiler, özel bir dalga boyutuna sahiptirler. Çok ince ve seyyal madde ışınlarından, taneciklerinden ibarettirler. İnsan dimağının bu etkileri alma gücü, yayma yeteneği vardır ve bu etkiler geliştirilebilir. İnsan ruhunda kainatın bütün titreşimleri, ışınları ile tedricen ve tekamüle uygun olarak alaka kurabilme gücü, gizli güç olarak vardır. Bütün etkilerin asıl imajları ruhta bulunurlar.Ruh - Beden ilişkisi, ruhun ruhla, maddenin madde ile alakası daima aynı süreci izler. Maddenin incelik ve seyyaliyeti ile değişen titreşimsel etkenler. Ruh madde ile ebediyyen beraberlik içinde bulunur. Bu yüzden ruhtan yayılan etki maddesel bir kanala girerek, maddeye binerek gider. Madde sonsuz derecede değişiklikler gösterdiği için ruh her seviyede etkenliğini devam ettirmek imkanına sahip olmaktadır. Bu ilahi bir hikmettir. Ruh saf olarak etkenlik göstermemektedir. Zira ruhun kişiliği yalnız kendi kendisi için, yalnız kendisine açıktır. Ona hiçbir şey doğrudan doğruya etkili olamaz. Bu yaratılışın hikmetidir. Bunlardan dolayı etki ancak maddesel bir kimlikte var olabilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Evokasyon[/TD]

[TD]Büyülü sözler veya ayinlerle ruh ( genellikle şeytani ruh) çağırma.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]EVP[/TD]

[TD]Electronic Voice Phenomena[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ezoterizm[/TD]

[TD]Ruhçuluğa göre; Trans sırasında görme yada işitme yoluyla bir medyom tarafından alınan bilgilerin sadece ehillere aktarılıp öğretilmesi. Kişisel deneyle sağlanan içsel bilgi, herkese anlatılamayan, üç buut dışı bir mekan ve zamandan gelen şuurlu etkilerin meydana getirdiği bilgi topluluğudur. Bu tür bilgiyi sağlayan iç tecrübeler üç boyutlu mekan ve zamana ait dil ile ifade edilemezler. Soyut karakterli, dinsel nitelikli, simgeseldirler. Veli ve mürşitler bu dinsel ezoterik bilgiyi telepatik olarak alırlar; bir tür vahiydir. Çağımızda ezoterizm, inisiyelerin ilhamlı bilgilerine dayalı bir felsefedir.Ezoterim'e göre;1- Tabiat ve bilimin bütün sırlarını açıklayan basit ve evrensel bir ifşaat vardır.2- Bu sır sadece inisiyelere emanet edilebilir.3- Sırların bilgisini en yüksek ruhani reislere ve Dünya'nın geçici sahiplerine ayıran bir gelenek kesinlikle mevcuttur.4- Bu sırları ifade eden bazı işaret ve geometrik şekiller sürüp gelmiştir ve bunları sadece inisiyeler bilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Fakir[/TD]

[TD]Müslüman Hintli, İranlı ve sadaka ile geçinen dervişlere Arapların verdiği isim. Yogilerle karıştırmamak gerekir. Dilencilik yaparken etrafta bulunanlara hisseli masallar anlatır, şiirler okur ve ilahiyatla ilgili bilgiler verirler. Hindu olanları yoga pratikleri yaparlar. Halüsinasyon, bitkilerin paranormal büyümesi, telekinezi, cisimlerin gözden kaybolması ve tekrar ortaya çıkması, havaya atılan ipe tırmanma, tabut içinde toprağa gömülme, vucuda bıçak, şiş, iğne batırma vs. Bu olayların hokkabazlık ve hile ile bir ilgisi yoktur. Çok geniş tezahür şekli olan medyomluk türündendir.Bu kategoride , aynı olaylara benzer türde, keramet olarak nitelendirilen tezahürler gösteren Rufaileride zikredebiliriz.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Falcılık[/TD]

[TD]Gelecekle ilgili olayları tahmin etmeyi amaçlayan çeşitli çalışmalardır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Fantom[/TD]

[TD]Bedenli veya bedensiz varlıkların seyyal ve ektoplazmik bir maddesel görünüm şeklinde görünmelerini ifade eder.Dedüblüman konusunda ''canlıların fantomu'' terimi, bedenin ''seyyal çifti'' ni belirmek üzere kullanılır. Fiziki celselerde, bedensiz varlıkların bu fizikoşimik maddeye etken oluşları ile kendilerini etrafa tanıtmaları anlamındadır. Tekinsiz yerlerde ve mezarlıklarda görülenler ise, yarı ektoplazmik tezahürlerdir. Uzakta veya yakında ki ektoplazmik yada astral cevherlerden istifade edilir. Genellikle otomatik tarzda oluşurlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Faraday Kafesi[/TD]

[TD]Elektriksel etkilere karşı korunmuş alan sağlayan metal ağ[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Fenomen[/TD]

[TD]Olgu, olay. Parapsikolojik terminolojide daha çok, normal–dışı, normal–üstü ya da normal–ötesi denilebilecek, bilinen fizikoşimik (fiziksel ve kimyasal) yasalarla açıklanamayacak olayları ifade etmek üzere kullanılan terimdir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Fenomenoloji[/TD]

[TD]Kişinin, bir olay veya bir fenomen tecrübesine ilişkin algılayışını açıklamak veya aydınlatmak için yapılan araştırmalar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Fiziksel Medyumluk[/TD]

[TD]Bir medyum tarafından paranormal fiziksel fenomenler üretilmesi. Levitasyon, Materyalizasyon gibi. Fiziksel medyum her zaman olmasa da çoğunlukla trans halinde bulunur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Fortean Fenomeni[/TD]

[TD]Amerikan araştırmacı yazar Charles Fort’un adını taşıyan bu fenomenler. Geleneksel bilim bilgisini zorlayan, garip fenomenlerdir. Fortean Fenomenleri, paranormal olarak farzedilen, ancak garip, paranormal olmayan olayları içerir. Canavarlar ve mucizeler, olağandışı olaylar, ve beklenmedik yağmurlar gibi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Fraktaller[/TD]

[TD]Fraktaller : Bilgisayar bilimindeki sivri uçlu, karmakarışık, bükülmüş, kıymıklanmış ve kırılmış şekiller ailesi ve düzensiz modeller. Bunların, doğadaki organize eden prensibi temsil ettiğine inanılır ve buna ayrıca "doğa geometrisi" denir. Gerçek nesnelerin parçalanmış boyutlarını belirli bir şekilde hesaplamak için özel bir yol.Benoit Mandelbrot tarafından bulunmuştur. Kendi şekillerini, boyutlarını ve geometrisini tarif etmek için bir isme ihtiyaç duyan Mandelbrot, oğlunun Lâtince sözlüğüne göz atarken, fractus sıfatı ile karşılaşmış. Bu kelime frangere fiilinden ileri gelmektedir ve anlamı kırmak'tır. Aynı kökten gelen İngilizce kelimeler de - fracture ve fraction - uygun görünmektedir." Fraktaller, kendi kendine benzerlik temel özelliğini ortaya koyarlar -bütün uzunluk boyutlarında tekrarlanan ve motifler içinde motifler oluşturan sonsuz bir seridir."Fraktaller bazı bilim adamları tarafından sonsuzluğu görmenin veya belirsizliğe, tanınabilen bir şekil vermenin bir yolu olarak görülürler.Gaia Hipotezi: Profesör Sir James Lovelock'un, kendi başına kendi kendini düzenleyen Dünya kavramı. Lovelock bu kavrama eski Yunan mitolojisinden seçilmiş Gaia sözcüğü ile değinmiştir. Gaia teorisi çok taraftar bulmuştur. Bu taraftarların çoğu, Gaia'nm yaşayan bir varlık olduğu ve yüzeyinde meydana gelen şeylerden tamamen haberdar olduğu fikrine katılırlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Frekans Genliği[/TD]

[TD]Bir değerin frekans genliği, o değerin kendi potansiyeline göreli olarak herhangi bir anda ne kadar gerçekleştiğini yansıtır. Bir bireyin içindeki frekans genlikleri, Var Olan Her Şey'i oluşturan değerleri o bireyin kendi bilincine ne ölçüde dahil ettiğini ve yaşamıyla ne derecede bütünleştirdiğini yansıtır. Bir değerin yayın şiddetini ve manyetizmasını belirleyen şey o değerin frekans genliğidir. Bir frekansın titreşimleri onun yerel yayın sinyalidir. Bilinç ise bunların aracı ortamıdır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Frenoloji[/TD]

[TD]Bir kişinin kafatası şeklini inceleyerek o kişinin karakterini ve zihinsel yeteneklerini okumak.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ganzfeld deneyi[/TD]

[TD]Duyu dışı algılamayı arttırmak ve güçlendirmek için duyusal yoksunluk, deprivasyon oluşturma durumu.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Ganzfeld Tekniği[/TD]

[TD]Duyu Dışı Algılama konusununda bir araştırma tekniğidir. Bu teknikle yapılan deneylerde, Deneğin ( Özne ) gözkapaklarına birer pinpon topu yerleştirilir. Kulaklık takılarak „Beyaz Ses“ denilen tıslama ve ıslık sesine benzer ses dinletilir. Kırmızı bir ışık Deneğin gözkapaklarının üzerindeki toplara yansıtılır ve denek bir süre sonra halüsinasyonlar görmeye başlar. Bu noktada odada bulunan diğer kişilere görsel similasyon gösterilir. Kısa bir video gösterisi şeklinde. Gösteriyi seyreden kişilerin amacı, gördüklerini telepatik olarak deneğe iletmektir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Geçersiz Hipotez[/TD]

[TD]Deneysel sonuçların değişime açık olmasıdır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Geçiş Aşaması[/TD]

[TD]Geçiş aşaması, farkındalığın genişlediği, değerlerin yeniden düzenlendiği ve bilincin genliklerinin arttığı süptil bir kavramsal ve enerjisel değişim dönemidir. Geçiş aşaması, değişim aşamasını doğurur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Geçmiş Hayat Anılar[/TD]

[TD]Bir önceki hayattan anılar olduğu farzedilen zihinsel görüntüler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Geçmiş Hayat Regresyonu[/TD]

[TD]Kişiyi hipnoz yoluyla, bir önceki hayatı olduğu farzedilen yere geri çekme tekniği.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Geller Etkisi[/TD]

[TD]İsrail'li Uri Geller, düşünce yoluyla mental bükme zihin okuma vb. birçok paranormal olaylar oluşturmaktadır. Labaratuvarlarda yapılan birçok deneyler sonucu, Uri Geller'in yetenekleri hakkında bilim adamlarının hiç bir kuşkusu kalmamıştır. Ve düşünce tesiri ile meydana gelen bu oluşlara '' Geller Etkisi'' adını vermişlerdir.Bazı bilim adamlarına göre, eşyaların temas edilmeden ve elektirikli manyetik aletler kullanmadan hareket ettirildiği bu olaylar; şuurun, vucut molekülleri ile olan ilişkisini daha ileri götürecek organizmanın dışında bulunan molekülleri doğrudan doğruya etkilemesiyle meydana gelmektedir.Geller Etkisi' ne ilişkin olarak Dr. A. Puharich 'in gözlemleri sonucu ( Psi enerjisi hakkında ) çıkardığı sonuçlar şunlardır.1- Psi enerjisi madde ile etkileşir.2- Psi enerjisi, zihin tarafından modüle edilebilir.3- Psi enerjisi, aynen, hareket eden bir enerji parmağı gibi, zihnin ekranında bilgi kaydeder.4- Psi enerjisi, kuvantumla ilgili olup, hem nabız atışı, hemde girdap hareketi gibi bir karakterde görünür ve bir ışınım halinde yönlendirilebilir. ( Bknz; Psikokinezi )[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Gerçek[/TD]

[TD]Gerçek tanım ise bilenden, bilinçten, insandan bağımsız olarak kendi başına var olabilen durumlar için kullanılır. Doğru tanımından farlılık gösterir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Geri Besleme[/TD]

[TD]Özneye test sırasındaki performanslarına ilişkin bilgi verilmesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Geridönüş Şoku[/TD]

[TD]Klasik anlamda ve özellikle majide menfi bir etkinin çıktığı yere aynı yükle dönüşünü ifade eder. Bir lastik topun hedefdeki delikten içeri girmeyip, onu atana geri dönüşü gibidir. Doğal bir yasanın icabı olarak, her kuvvet eninde sonunda, ister belli bir hedefe olsun, ister onu hasıl edene olsun, yükünü boşaltır. Bazen menfi etkinin tekrarlı geliş-gidişlerle en uygun bulduğu hedefe boşaldığı görülmüştür; Amaçlanan hedefe yada etkiyi meydana getirene...Her etki evrensel denge veya yansıma kanununa bağlı olarak kökenine - çıkış yerine - döner. İster müspet ister menfi olsun, taşıdığı niyet ve amaca bağlı olarak, etki muhakkak bir hedefe ulaşır. Etkinin titreşim seviyesi hedefin belirlenmesini düzenler. Kural olarak aynı titreşim seviyesinde olan etkilerin birbirleriyle uyum içinde oldukları varsayıldığından, her insan kendi düşüncelerinden doğan etki yayımından, uzun yada kısa vadede etkilenir. '' Ne ekersen onu biçersin '' sözü bunun gerçek ifadesidir. İyi, yani müsbet yüklü titreşimler taşıyan bir düşünce yayını geridönüş şoku olarak beklenmedik mutluluk, iç huzuru, kısa da olsa bir şuur aydınlığına sebep olur.Kötü, yani menfi yüklü titreşimler taşıyan bir düşünce yayını geridönüş şoku olarak beklenmedik felaketler, derin sıkıntılar, kaygılar, bedeni rahatsızlıklar meydana getirir ve uzun süreli şuur daralmasına ve hatta menfi yükün gücü yüksekse, ölüme sebep olur.Evrende hiçbir etki yok olmaz. Hedefini bulmayan etki yayını sahibine yada bu etki seviyesinde olan bir hedefe ulaşır.Bir çok gizli bilimci, kara büyücü, kendi elleriyle kendilerini öldürmüşlerdir, yani kendi ve kötü seviyeli etkilerinin, geridönüş soku gereği kurbanı olmuşlardır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Gizli Görü[/TD]

[TD]Manyetizörlerce bulunan bu terim psişik bir kabiliyeti ifade eder. Keşşaflık anlamına gelen bu olayda, manyetik sujenin, gözleri kapalı olduğu halde etrafdakileri görebildiği anlaşılmıştır. Suje genel olarak somnambül haldedir. Manyetik tedavilerde, bilhassa hastalıkların teşhisinde kullanılmıştır. Bugün buna '' durugörü'' ismini veriyoruz. Gizli görünün ayırıcı özelliği somnambül halinde elde edilmesidir. Durugörü de ise bu hal yoktur ve genel bir anlamdadır. Her uyur gezerde az çok bir gizligörüm vardır. Ancak her durugörür uyurgezer halde değildir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Glosolali[/TD]

[TD]Transtayken kişinin zamanımızda kullanılmayan (antik) bir lisanda konuşması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Görünüm[/TD]

[TD]Tecelli ve görünüm; Kudret ve İlahi sırrın insan ve eşya üzerinde ki eserinin görünmesi , ilahi lutfa erme. Bu, genel ve mistik açıklamadır. Ani olarak meydana gelir.Ruhçuluk'ta; Materyalizasyon celselerinde fantomların ektoplazmik, el, kol, baş ve sair şeylerin kendilerini göstermeleri ses, darbe, ışık, ve gürültü gibi fiziksel olayların ortaya çıkmasıdır. Ayrıca bedenlenme medyomlarının trans halinde ki değişimleride görünüm ismiyle anılır.Mistik çalışmalarda tecelli ismiyle anılan psişik olaylar vardır. Genellikle medyomsal psişik olayların meydana çıkışıdır. ''Ermişlik'' diye ifade edilen durumda ortaya çıkan tecelliler, şahsın mistik metodlarla ruhsal güçlerini ve yeteneklerini kullanabilmesinden dolayı meydana gelirler. Medyomlarda meydana gelen olaylarla aynıdır. '' Keramet Ehli'' denilen bir kısım mistiklerin meydana getirdikleri olaylar, dinsel bir hava içerisinde, esrarengiz ve korkunç bir hale gelmiştir. Oysa hepsi doğa yasaları içinde olan, ruhsal güçlerin eserleriden ibarettir.Tezahür, rüyada görülme ve işitilme şeklinde olabildiği gibi, tam olarakda meydana gelebillir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Görürlük[/TD]

[TD]İkinci görü. Uyanıkken oluşan ‘DDA’ fenomenlerinden kimilerini kapsayan bir terimdir. Görürlülüğün ilk derecesi ‘duyarlılığın dışarılaşması’ son derecesi durugörü ve psikometri olarak belirtilir.Görür medyomlara “görücü” de denir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Güdümlü Uyanık Rüya[/TD]

[TD]Psikolojik Ayrışma'nın geliştirilerek Rober Deosille tarafından Psikoterapi'de kullanılmasına Güdümlü Uyanık Rüya ( G.U.R ) denilmektedir. Rüyaların bir rehber yardımıyla sembolik niteliğinin araştırılmasıdır. Güdümlü Rüya tedavisinin ( oniroterapi ) çok önemli sonuçları vardır. Uyanık rüyada karşılaşılan sembolik engeller geçilerek ketvurmalardan aşılır.Metapsişik alanda D.D.İ lerin elde edilmesinde yararlanılan çok önemli bir yöntem ve özellikle Pisiloji çalışmalarında imajinasyonun yönlendirilmesi için en etkili yoldur. Görünmeyen alemin araştırılmasında, medyomların şuurlu olarak algılamada bulunmalarını sağlar. Uyku ile uyanıklık arasında ki bir hali geliştirerek normal dışı yetenekleri geliştirme yöntemidir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Haberci[/TD]

[TD]Medyumun mesajları aldığı diskarne varlık.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Haberci Rüyalar/Announcing Dream[/TD]

[TD]Birinin tekrar doğuşunu haber veren rüyalar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Haberleşme[/TD]

[TD]Medyumlukta, diskarne varlıkların verdiği mesajlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Hakikat-Hakiki[/TD]

[TD]Çok açık ve seçik olarak bilinen şeyin niteliği; Doğrudur, gerçek olan, doğru olan şeydir. Hakikate uygun şeydir.Hakikat; Bilen aklın bilinen şeyle uyuşmasıdır. Bir şeyin özünde esas olanRuhçuluk'ta; Hakikat düşüncenin aslına uygunluğudur. Asıldan maksat Allah'ın kanunları sonucudunda ki durumdur. Daha geniş ifade edilirse; Allah'ın kanunları sonucunda ki duruma uygun. Ruhun düşünme yeteneğini kullandığı bütün konular hakikattir.Her gerçek olan doğru olan değildir. Yani insanın duyup, görüp öğrendiği her varoluş, Allah'ın ilahi yasaları sonucunda ki durumlardan birine ya uyar ya uymaz; uymamış ise bir hataya düşülmüş olur. Yani realitenin hakikat olması için tabiat yasalarının sonuçlandırdığı bir duruma uygun olması gereklidir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hallucination (Halusinasyon)[/TD]

[TD]Fiziksel gerçekliğe uygun olmayan duyumsal tecrübe.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Hami Varlık[/TD]

[TD]Hami varlık kavramı çok eski bir geleneğe dayanır. Hemen hemen her din ve inisiyasyonda insanların tekamülü ile ilgili olarak, onları özel bir şekilde eğiten, yardım eden görülmeyen varlıklardan söz edilir.Ruhçuluk'ta; Bir ruh, dünyada bedenli iken tekamülüne devam ederken, doğmadan evvel ruhsal planda hazırladığı hayat planını tatbik etmektedir. Bu hayat planının hazırlanışında, ruha yardım varlık veya varlıklar hami varlıklardır. Bu planın uygulanmasını kendine vazife edinmiş, kendine bir tür tez olarak almış varlık bir hami varlıktır. Bir insanın dünya hayatı boyunca ve sonrası için ihtiyacı olan yardım, himaye, ikaz, ihtar, ilham, cesaret, metanet, bilgi hatta ıstıraplı olayların düzenlenmesi vazifesi hami varlığa ait bir husustur. Bu vazife *******da başlar dünya hayatı boyunca devam eder, nihayet *******da son bulur. Bu klasik himaye sürecidir. Bazen bir kaç hayat boyunca yetiştirme işini üzerine alan hami varlıklardır.Eskilerin ( siyanet ) koruma melekleri ismini verdikleri hami varlıklar, bir kişi için olabileceği gibi, bir topluluk içinde olabilir. Toplumun tekamülünü sağlayacak her türlü etki, olay ve bilgileri meydana getirirler. Hami varlıkların insanın kaderine müdaheleleri söz konusu değildir. Mukadder olan saha içinde en faydalı ve gerekli olanı tatbik etmeye çalışırlar. İnsanın, ailenin, toplumun, milletin, gezegenlerin tekamülü ile ilgili olan varlık ve varlık planları, hami varlık ve hami planları oluştururlar. Mukadderat, hami planlarca düzenlenip uygulanır. Bu durum yalnızca onlara aittir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hareket Gücünün Dışarılaşması[/TD]

[TD]Hareket ettirme yeteneği, esas itibariyle fiziksel celselerin temelini oluşturur. Masa deneyleri, temassız hareket, uzaktan eşya hareketi, vs olaylar telekinetik ismi altında tasnif edilmişlerdir. Burada hareket ettiren unsurun, medyomun bedeninden çıkan, görünmez halde bulunan ektoplazma olduğu bilinmektedir. Adeta bir manivela ( Psişik Kaldıraç ) vazifesi görerek ağır cisimlerin yükselmesini sağlar. Psişik enerjinin maddi ektoplazma ile ortaklaşa çalışarak fiziksel etkide bulunmaları haline eskiler '' muharrike melekesi '' demişlerdir. Bunu sanki insan bedeninde, duyular gibi mevcut olan bir yetenek şeklinde düşünmüşlerdir.Hareket gücünü başlı başına, bağımsız olarak göz önünde tutmak hatalıdır. Zira bu aktif hal, özel bir unsur olmayıp bir çok şart ve unsurların biraraya gelmesinden oluşmuş bir sonuçtur. Uzaktan hareket olaylarında ektoplazma her zaman esaslı bir rol oynamaz. Psişik güç eşyanın yerçekimi kuvvetine karşı gelmesine, onu nötr hale getirmesine muktedirdir. Böylece telekinetik olaylar meydana gelebilir.Bazı dedüblüman olaylarında da telekinetik olaylara rastlandığına göre, bu üç türlü hareket ettirme yeteneği, çeşitli derecelerde ortaklaşa çalışarak, bilinen fiziksel sonuçları doğururlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Harika Çocuklar[/TD]

[TD]Harika çocuk, normal insan gelişiminin üstünde bir gelişme, kabiliyet ve yetiler gösteren bir çocuktur. Pek küçük yaşlarda zeka, yetenek, beceri, bilgi, davranış bakımından akranları içinde çok farklı bir durum gösterirler. Resim, müzik, bilim, zeka faaliyeti bakımından binlerce harika çocuk vardır.Harika çocukların bu garip, normal dışı durumları, bizlere göre böyledir. Kendisi için normaldir; zira harika çocukluk reenkarnasyon yasasının bir icabı ve sonucudur. Harika çocuklar geçmiş hayatlarının bilgi yetenek ve becerisini bu hayatlarında otomatik olarak kullanmakta; unutmak suretiyle yeniden kazanma ve telafi etme süreçlerine tabi olmadan hazır bulunan bilgi ve yeteneklerden pek kısa bir hayat süresi içinde yararlanmaktadırlar.Eğer geçmiş hayatları unutma durumu olmasaydı, yer yüzünde doğan herkes, bir harika çocuktan çok fazla bilgi ve yeteneklerle doğacaktı. Fakat dünya tekamül şartları, insanlar için henüz, bu durumun meydana gelmesine müsade etmektedir. Fakat geçmiş hayatları unutma evrensel bir uygulama değildir. Değişik tekamül şartlarına sahip bulunan ortamların varlıkları, geçmiş hayatlarının bilgi ve deneyimlerini unutmadan doğmakta ve bıraktıkları yerden öğrenime devam etmektedirler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hayal[/TD]

[TD]Dinsel Görüntü[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Hayal – İlüzyon[/TD]

[TD](a) Kişiyi yanlış neticelere sürükleyen görüntü, görünüş.

(b) Sihirbazlıkta, algılama hilesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hayal, Hayalet, Tayf[/TD]

[TD]Genel olarak kişi uyanırken veya uyku haline geçiş sırasında, bir şahıs veya bir mizansenin görüntüsünü tecrübe etmesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Hayalet[/TD]

[TD]Ölmüş bir insanın ruhunun görüntüsüne verilen popular ad.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hayalet görünmesi/Apparition[/TD]

[TD]Genel olarak kişi uyanırken veya uyku haline geçiş sırasında, bir şahıs veya bir mizansenin görüntüsünü tecrübe etmesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Hayat Eleştirisi[/TD]

[TD]Kişinin bütün hayatını geridönüşlerle hatırlaması. Hayatının gözünün önünden geçmesi. Genellikle ölüme yakınlaşma, ölümden dönme tecrübesiyle bağlantılıdır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hayvan Manyetizması[/TD]

[TD]İyileştirme için, bir kişiden diğer bir kişiye nakledilebildiği varsayılan güç veya likid ‘i tanımlamak için F.A. Mesmer tarafından bulunmuş bir terim.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Hayvan Mutilasyonu , değişimi, yağması[/TD]

[TD]Herhangibir, yırtıcı hayvan, kaza veya hastalık izi olmayıp, normal bir açıklaması olmayan garip yara izlerine sahip hayvan (genellikle ineklerde) cesetlerinin bulunması olayı. Kesikler ve yaraların çoğunlukla cerrahi mudahele amacıyla açıldığı anlaşılır. Tipik cesetlerde kanın tamamı çekilmiştir. Bazı vücut parçaları da kayıptır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hayvan Psi[/TD]

[TD]Hayvanlar tarafındna sergilenen paranormal yetenekler. Ayrıca Anpsi olarak da bilinir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Healer (Şifacı)[/TD]

[TD]İyileştirme gücüne sahip olduğunu öne süren kişi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hedef[/TD]

[TD]Deneğin algılamaya çalıştığı nesne veya olaya verilen ad. ( Duyu dışı algılama veya Psi testlerinde )[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Hekim[/TD]

[TD]Büyücü doktor veya Şaman’lara verilen diğer bir ad.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hile cihazı / Gimmick[/TD]

[TD]Sihirbazlıkta, büyülü efekt yaratmak için kullanılan hertürlü gizli aparat. Sahte medyumlar tarafından da kullanılır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Hile- Sahtekarlık[/TD]

[TD]Genellikle finansal kazanç amacıyla, bilerek yapılan sahte paranormal fenomenler oluşturmak. Eğlence amaçlı, bu tür sahte fenomenleri oluşturanlar ise Sihirbaz ve Mentalist olarak bilinir ve normal olarak bu sınıfa sokulmazlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hiperakutluk-Aşırı Duyu[/TD]

[TD]Bkz. Hyperaesthesia[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Hiperestezi - Aşırı Duyu[/TD]

[TD]Duyuları aşırı derecede hassa olma durumu. Uyarılara karşı aşırı duyarlılık.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hipnagojik İmajlar[/TD]

[TD]Uykuya dalarken görülen canlı imgeler. Hayaller.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Hipnopompik İmaj[/TD]

[TD]Uykudan uyanırken görülen canlı imgeler. Hayaller..[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Hipnoz - Hipnotiz[/TD]

[TD]ASC de belirtilen hallerden biri. Dış etkiyle bilincin tesir altına alınması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Huna (Huna)[/TD]

[TD]Şifa,mucize,büyü,duyu ötesi algı çalışmalarını içeren Hawaii dini.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]İmajinasyon[/TD]

[TD]Zihinde imgeleri sezme, görme yeteneği. Bu görsel, işitsel veya temas ile olabilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]İnançla İyileştirme[/TD]

[TD]Duayla veya ilahi güce inançla ilişkili iyileştirme .[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]İnvokasyon[/TD]

[TD]Büyülü söz veya ayinle yardımsever, iyi ruhsal varlıkları çağırma.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]İsabetsizlik[/TD]

[TD]Hedef ile yanıtın arasındaki tutarsızlık, isabetsizlik.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Işıltı - Parlaklık[/TD]

[TD]Bir kişi veyabir objenin etrafında garip ışık veya parlaklığın görülmesi. Bkz. Aura[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]İttifakçı/Confederate[/TD]

[TD]Sahte Psişik veya mentaliste gizlice bilgi sağlayan kişi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Ka ( Ka)[/TD]

[TD]Çift veya Astral beden için Eski Mısırlıların kullandığı bir terim. ( ayrıca BA)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kabin/Cabinet[/TD]

[TD]Fiziksel medyumun, çeşitli fenomenlerin meydana geldiği durumda, kutu veya perdelerle kapanmış bir alanın içinde tutulması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Kahin Çubuk[/TD]

[TD]Su veya maden damarı aramak için kullanılan çatal şeklinde çubuk. (Bazen bir çift L şeklinde çubuk olabilir )[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kahin(e)[/TD]

[TD]Kehanette bulunan kişilere her çağda, her toplumda farklı isimler verilmiştir. Bu isimlerden dilimizde en yaygın olarak yerleşmiş olanı 'kahin' (erkek) veya 'kahine'dir (kadın).[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Kanal Açma/Channeling[/TD]

[TD]Enkarne olmamış varlıklardan mesaj ve ilham alma.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kara Büyü[/TD]

[TD]Başkalarına zarar vermek amacıyla yapılan ayin veya büyü.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Kara Sanat[/TD]

[TD]Siyah bir örtüyü siyah arka planda üzerinde kullanarak, objeleri saklamak için kullanılan,sihir tekniği. Çoğunlukla hilekarlar ve sahte medyumlar tarafından kullanılmıştır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Karma ( Karma )[/TD]

[TD]“ Ne ekersen onu biçersin”. İnsan geçmişte ne yaptıysa gelecekte de onu görecektir felsefesini izleyen Hindu ve Budist etik doktrini. Burada « Geçmiş » bir önceki hayat anlamında, « Gelecek » ise bir sonraki hayat anlamında kullanılmıştır.Bkz. Reenkarnasyon.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Karşılaştırma Testleri[/TD]

[TD]Deneğin tahmin yaparken anahtar kartlarını kullandığı kart tahmin testi tekniği.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kart Tahmini[/TD]

[TD]Setteki kartların tahminine dayanan deneysel test.. (Oyun veya Zener Kartları)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Keçi / Goat[/TD]

[TD]Psişik teste tabi tutulan, fenomene inanmayan denek.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kehanet[/TD]

[TD]Kehanet, durugörü ya da uzaktangörünün halk adlandırmasıdır diyebiliriz. anlamına bakıldığında; geçmiş, gelecek, bir kimsenin kimliği, yeri hakkında bilgi edinmeyi amaçlayan ve bu işi, bu bilgiyi hiç bir bilinen duyusal girdi (görme, işitme...) ile alınmayan öngörülerdir. Bu kişililerle ilgili olabileceği gibi, olaylarla da (gelecekteki toplumsal ya da doğa olayları) ilgili olabilir. Kenahette bulunma yeteneği olan bir çok kişi, medyum-falcı-kahin olarak adlandırılmasına karşın, bu isimlendirmeler, konunun yanlış anlaşılması veya yanlış amaçlar için kullanılmasından dolayı olumsuz anlamlar da içerirler. Bu nedenle biz bunları "durugörü", görenlere de "durugörür-durugörücü" adını veriyoruz.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Kehanet / Prophecy[/TD]

[TD](a) Ruhsal algılayışlarla gelecekten haber vermek.(b) Gaipten haber almak.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kem Göz/Evil Eye[/TD]

[TD]Bazı insanlarada bulunan, sadece bakarak karşılarındakine zarar verme yeteneği.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Kendiliğinden İnsan Yanmaları[/TD]

[TD]İnsanların hiçbir etki olmadan kötü bir şekilde yanarak ölmesi. Genellikle bu tür vakkalarda bulunan, kötü şekilde yanmış insan bedenleri ve çevrede yangına ait hiçbir iz bulunmaması, yangının o kişinin bedeninin içinden başladığı izlemini uyandırmaktadır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kirlian Photography ( Kirlian Fotoğrafçı[/TD]

[TD]Yüksek frekans elektrik akımı içeren forografik metod.S.D ve V. Kirlian adlı Rus çift tarafından icat edilmiştir. Kirlian fotoğraflar genellikle objeleri çevreleyen renkli haleleri veya auraları gösterir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Kişilik Çözülmesi[/TD]

[TD]Normal bilinçli farkındalığın dışında yapılan hareketler yada bilincin ayrı merkezleri olduğunu belirten akli yaptırımlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Klavuz[/TD]

[TD]Kişinin ruhsal yolculuğunda eşlik ettiğine inanılan ruh.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Klervoyant[/TD]

[TD]Durugörür[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kontrol[/TD]

[TD](a)Deneysel Parapsikolojide, deneyin standart usuller içerisinde yürütülüp, sonuçların mevzu dışı sebeplerle lüzumsuz yere etkilenmemesininin temin edilmesidir. (b) İspirtisma’da , trans medyumuyla haberleşen ve genellikle trans durumunu control eden diskarne varlık.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Kontrol Grubu[/TD]

[TD]Performansları deneysel konularla mukayese edilen insan grubu. Deneysel Grup.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Korrelasyon - Değişkenlik Bağlantısı[/TD]

[TD]Iki veya daha fazla olay veya değişkenliğin arasındaki benzerlikler. Ortak ilişki.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Korrelasyon Katsayısı[/TD]

[TD]Iki veya daha fazla ölçünün birbirleri arasındaki bağlantının derecesini gösterir matematiksel indeks.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Koruyucu Melek[/TD]

[TD]Kişiyi koruduğuna inanılan melek.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Koruyucu ruh/Daemon (Daimon)[/TD]

[TD]İlham ve tavsiye veren koruyucu ruh. Ayrıca koruyucu melek olarak da geçer.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Koven[/TD]

[TD]Cadılardan oluşan grup.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Kozmik Bilinç[/TD]

[TD]Kişinin, tüm kainatın yaşayan bir varlık olduğunun farkına varma tecrübesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kripto Hafıza/Cryptomnesia[/TD]

[TD]Kaynağını bilmeden kişinin açıkladığı, bildirdiği bir bilgi.(İlham yoluyla bildirmesi). Bazen Kripto Hafıza, Ksenoglosi (Kişinin bilmediği bir lisanda yazması veya konuşması) ve Geçmiş Hayat Anısı gibi paranormal tecrübeleri açıklamak için de kullanılır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Kristale Bakmak/Crystal Gazing[/TD]

[TD]Paranormal bilgiler almak üzere ayna, cam veya bir likidin yansınalı yüzeyine bakmaktır. Scrying olarak da bilinir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kriz Anı Görünmesi/Crisis Apparition[/TD]

[TD]Önemli bir krizin (Ölüm, kaza veya ani hastalık) ilk birkaç saati içinde kişinin görüntü tecrübesi yaşaması (hayalet, tayf, bilinmeyen cisim v.s.)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Ksenoglosi[/TD]

[TD]Ksenoglosi (xenoglossy) kişinin bilmediği bir yabancı dilde aniden konuşabilme, yazabilme, okuyup anlayabilme yeteneğinin belirmesi paranormal fenomenine Metapsişik'te verilen addır.Terim 1913’te Nobel Fizyoloji-Tıp Ödülü’nü almış Fransız Fizyolog Charles Richet tarafından, eski Yunanca’da “yabancı” anlamına gelen “xenos” ile “dil” anlamına gelen “glossa” sözcüklerinden türetilmiştir.Metapsişikçiler ksenoglosi fenomeninin iki durumda oluştuğunu bildirmektedirler: 1- Ekminezi deneyleri sırasında veya birtakım koşulların bir araya gelmesiyle oluşan “serbest hatırlama”lar (geçmiş yaşamlardaki olayları anımsama) sırasında. Bu gruba giren ksenoglosi fenomeninde kişinin önceki reenkarnasyonları sırasında öğrenmiş olduğu diller sözkonusudur. 2- Trans halindeki bir medyumun bedensiz bir ruhla irtibatı sırasında. Bu gruba giren ksenoglosi fenomeninde medyumun kullandığı yabancı dil irtibatta olduğu bedensiz varlığın bildiği bir dildir. Bu olayın sözkonusu olduğu medyumluğa poliglot medyumluk denir. Metapsişikçiler bazı ruhsal irtibat seanslarında medyumun beş yabancı dilde konuşabildiğine tanık olduklarını ileri sürmüşlerdir. Ksenoglosi fenomeninde kişinin kullandığı dil, kimsenin bilmediği, garip bir dil olduğunda fenomen “glosolali” (glossolalia) adını alır. Metapsişikçiler kimi glosolali fenomenlerinde yapılan kayıtların sonradan incelenmesi sonucunda, glosolali fenomenlerindeki yabancı dillerin çok eski uygarlıklarda kullanılmış ölü diller olduklarını saptadıklarını açıklamışlardır. Spiritüalistlere göre ksenoglosi fenomeni gerek reenkarnasyonun gerekse bedensiz ruhlarla irtibatın gerçekliğinin en önemli kanıtlarından birini oluşturur.Bu terim Ch. Richet tarafından asıl anlamıyla poliglot medyomluğunu ayırt etmek için kullanılmıştır. Poliglot medyomlukta, medyomlar tamamen bilmedikleri ve bazen asistanlarca da meçhul olan dillerde konuşur ve yazarlar. Bu hal, uyur gezer sujelerde gözüken mevcut olmayan sözde dillerde yazmak ve konuşmaktan ( glossolalie )' tan tamamen farklıdır. Söz dedil sujenin şuur altının en derin yerlerinden meydana çıkar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Kundalini ( Kundalini )[/TD]

[TD]Yoga inanışında, çeşitli pratiklerle harekede geçirilebileceğine inanlılan büyük hayati enerji. Kundalini’nin paranormal fenomenlere enerji sağladığına inanılmaktadır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Lanet[/TD]

[TD]Başkalarına paranormal yollardan zarar vermek için yazılmış veya söylenmiş sözler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Levitasyon[/TD]

[TD]Bir cismin veya kişinin paranormal olarak yükselişi veya kalkışı.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Likantropi[/TD]

[TD]Kişinin büyü yoluyla insandan kurda dönüşmesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Lusid Rüya Görmek[/TD]

[TD](a) Duru Görü için eskiden kullanılan terim.

(b) Lusid rüya görmek.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Mantra ( Mantra )[/TD]

[TD]Meditasyonda kullanılan ses veya kelimeler. Bkz Trasendental Meditasyon[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Masa Eğilmesi[/TD]

[TD]Bir grup insanın ellerini masanın üzerine yerleştirerek yaptıkları bir seansta, masanın gizemli ve açıklanamayacak bir şekilde hareket etmesi. Genellikle bu hareketler ruhun iletişim kurma çabası olarak yorumlanır.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Materialization ( Materyalizasyon)[/TD]

[TD]Seans sırasında, görünür ve dokunulabilir obje veya insan şekli oluşumu.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Meditation ( Meditasyon )[/TD]

[TD]Ruhsal olarak, bilinci istenen düzeye getirmeyi amaçlayan zihinsel veya fisiksel –zihinsel teknikler. Bkz. Yoga.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Medyum[/TD]

[TD]Diskarne varlıklarla yaşayanlar arasında aracılık ettiğine inanılan kişi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Medyum(luk)[/TD]

[TD]Medyumluk, ruhçuluk hakkında bilgi veren sözlüklerde, "duyarlı, yani psişik bakımdan hassas yapılı veya özel yeteneklere sahip kimselerin dünyadaki bedenini terketmiş varlıklarla ruhsal irtibat kurarak, onlardan aldığı tesirleri çeşitli tezahürler halinde dünyaya yansıtması" olarak tanımlanır. Bu adlandırma, teknik olarak "durugören, durugörür"den farklıdır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Melekler[/TD]

[TD]İhtiyaç içindeki insanlara yardım eden, yardımsever ruhani varlıklar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Mentalizm[/TD]

[TD]Sihirbazlıkta psişik simülasyonları içen bir branştır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Mersmerizm[/TD]

[TD]F.A. Mesmer tarafından geliştirilen bir iyileştirme sistemi. , Tedavide mıknatıstan yararlanma yöntemidir.. Hasta trans halindeyken dokunma veya okşama yoluyla elde edilen ‘bedensel mıknatısın tedavide kullanmasıdır. Mesmerik yransta olan kişilerde bazen durugörü gibi paramormal tepkiler gösterebilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Mesaj[/TD]

[TD]Bkz. Communication ( Haberleşme )[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Metafizik[/TD]

[TD]Metafizik, felsefenin bir dalıdır. İlk felsefeciler tarafından, "fizik bilimlerinin ötesinde kalan" anlamına gelen "metafizik" sözcüğü ile felsefeye kazandırılmıştır. İncelemeleri varlık, varoluş, evrensel, özellik, ilişki, sebep, uzay, zaman, tanrı, olay gibi kavramlar üzerinedir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Metamorfoz – Başkalaşım[/TD]

[TD]Bkz. Shape – Shift ( Şekil değiştirme )[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Metempsikoz[/TD]

[TD]Ruhun bir bedenden diğerine göçü. Reenkarnasyon için kullanılan bir başka terim.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Meyil Efekti[/TD]

[TD]Psi testlerde, testin tekrarlanması sonucu performansın artması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Mısır Dairesi[/TD]

[TD]Daha çok Güney Britanyada yaygın olan, büyümekte olan ekin tarlalarından bulunan dairesel veya daha ayrıntılı oluşumlar. Şekiller. Bazen UFO gözlemleriyle ilişkilidirler. Çoğu şekil zekice şekillendirilmiş ve anlam ifade eder gibi görünür. Bu işaretlerin esrarı çözülememiştir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Mistik[/TD]

[TD](a) Mistik tecrübelere yaşayan kimse

(b) Psişik , medium ve romantikler için kullanılan basitçe kullanılan bir terim.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Mistik tecrübe[/TD]

[TD]Zaman kaybı, kendini kaybetme gibi Bilincin Değişik Durumlarına ( ASC) giren tecrübeler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Mistisizm[/TD]

[TD]İnsan beyninin veya ruhunun direk olarak ilahiyatı tecrübe edebileceğini savunan duhsal ve dinsel doktorinler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Mnemonist[/TD]

[TD]Öğrendiği tekniklerle belleğini olağandışı geliştirmiş kişi .[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]MTIA[/TD]

[TD]Resmi olarak da, 30 Mart 1950'de Türkiye Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Cemiyeti'ni (Cemiyet kelimesi sonradan Dernek olmuştur) kurar. Kurucuları: Başkan Dr. Bedri Ruhselman, Yönetim Kurulu üyeleri: Dr. Sevil Akay, Avukat Suat Plevne, Muammer Bayurgil ve Nurettin Özmen'dır. Üstat Ruhselman bu görevini 1957 yırına kadar sürdürmüştür.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Mucize[/TD]

[TD]Doğaüstü veya ilahi müdahalelerle gerçekleştiği farzedilen iyi olaylar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Nekromansi[/TD]

[TD]Ölülerle bağlantı kurmayı da içeren kara büyü uygulaması.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Nörofelsefe[/TD]

[TD]Nörofelsefe; başlangıçta felsefenin terimleri de olan, bilinç ve durumları, karar verme (özgür irade/istenç), algılama, dışımızdaki dünyanın yorumlanması ve buna verilen hareketsel yanıtı, yapay zeka, sinir ağları, düşünce süreçlerini ve zihnin işlevlerini sinir bilimleri zemininde yorumlar. Son 30 yılda, bilim felsefesinde artan “yerel” bir büyüme olmuştur. Sinir bilimlerinin felsefesi beyin yapısı ve çalışması hakkındaki yeni keşiflerden dolayı doğal ve beklenen bir sonuçtur. Bu alan özellikle sinir bilimlerinde son yıllarda olan ilerlemelerle yakından ilişkilidir. Literatürde uzun zamandır “sinirbilimlerinin felsefesi” başlığı olmasına karşın son zamanlarda bunun yerini “nörofelsefe” almıştır. Nörofelsefenin amacı geleneksel felsefi sorunları ve çözümlerini sinirbilimi bilgileri üzerine inşa etmektir. İki insan nörofizyolojik ya da beyin yapısı olarak farklı değilse neden algılarının içeriği ya da zihin içeriği (qualia) farklıdır? Renkleri algılama durumunda da aynı şey söz konusudur. Nesnel karşılık olan elektromanyetik dalga boyu, öznel olarak aynı şekilde mi algılanır? Beyinlerimizdeki sinir hücrelerinin yerine geçebilecek, yapay elektronik mikroişlemciler yerleştirecek olursak, acıyı acı olarak algılamamızda fark yaratır mı? Nörofelsefe bütün bu sorulara sinirbilimsel yanıtlar bekler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]NöroKuantoloji[/TD]

[TD]"NöroKuantoloji" terimi, 11 Mart 2002 yılında, daha önce literatürde hiç yokken, Dr.Sultan Tarlaci tarafından ortaya atılmış yeni bir bilimsel ortak alanın adıdır. Bu ifade sinir sistemi ve sinir sisteminde kuantum fiziği işleyişini inceler. Bu konu hakkında 1950'lerden bu yana disiplinler arası, ortak makaleler yayınlanmasına karşın, bu ortak makalelerin ve araştırmların ortak bir bir bilimsel dil ile ifade edildiği bir platform yoktu. NöroKuantoloji bu ortak bilimsel platformun adıdır. Konu ile ilgili olarak, 2003 yılında NeuroQuantology adlı uluslararası akademik bir dergi yayına başlamıştır. Halen yılda dört sayı olarak yayınlanmaya devam etmektedir. Dergi bilimsel veritablarına (Index Copernicus, SCOPUS ve EMBASE) girmiş ve MEDLINE tarafından da incelenmektedir. Bu dergiye ek olarak konuya daha popüler yaklaşma açısında Kuantum Beyin adı altında bir web sayfası aktif olarak yürütülmektedir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Numaraloji[/TD]

[TD]Numaraları yorumlayarak kehanette bulunma.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Obsesyon[/TD]

[TD]Takıntı (Obsesyon), ruhçulukta (spiritüalizm) ve ruhbilimde (psikoloji) farklı olarak tanımlanır ve farklı kavramları ifade etmek üzere kullanılır. Psikiyatri sözlüklerinde kısaca “yanlış olduğunu bildiğimiz halde kafamızdan atamadığımız, mantık ve muhakeme ile uzaklaştırılamayan, arzu edilmeyen saplantı halindeki fikirler” olarak tanımlanır. Ruhçulukta ise, “bir bedensiz ruhun bir bedenliyi (insanı) hükmedecek derecede etkisi altına alması” olarak tanımlanır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Occam’ın Usturası[/TD]

[TD]Herzaman, olayların en basit açıklamalarını tercih etmeye dayanan prensip.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Odak Kişi[/TD]

[TD]Poltergeist aktivitelerinin merkezi haline gelmiş kişi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Okültizm[/TD]

[TD]Gizli kuvvetlerin ve gizli varlıkların mevcudiyetini esas alan esoterik inanış ve uygulamalar sistemi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Olağandışı Deneyimler[/TD]

[TD]Geçerli bilimsel bilgilerle açıklanamayan olağan dışı deneyimleri anlatmak için kullanılan terim.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Olağandışı Fenomen[/TD]

[TD]Geçerli bilimsel bilgilerle açıklanamayan doğal fenomen.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ölüme Yakın Denyim[/TD]

[TD]Klinik olarak ölmden dönmüş veya ölüme çok yaklaşmış kişilerin yaşamış olduğu tecrübeler.Bu tecrübelerin bir çoğunda hayatın film gibi gözlerinin önünden geçmesi, sonunda ışık bulunan bir tunneled ilerleme, ölmüş akraba veya arkadaşları görme, ilahi varlıkların onlara dönmeleri gerektiğini söylemesi ve bununla tercihte bulunma. Nadir olarak bu tecrübe korkutucu veya sıkıntı verici olabilir. Genellikle bu tür tecrübelerin , kişinin hayatının daha sonraki dönemlerinde etkili olduğu görülmüştür.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Ölümsüzlük[/TD]

[TD]Bir kişinin, kişisel varlığın ölümden etkilenmediğinin farzedildiği inanış.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ölümyatağı Deneyimi[/TD]

[TD]Ölen bir kişinin, ölmüş olan arkadaşlarını veya yakınlarını görmesi, yanında hissetmesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Omen ( Kehanet )[/TD]

[TD]Geleceğe ait haberler veren işaretler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ön Mevcudiyet[/TD]

[TD]Kişinin doğumdan önce de var olduğuna inanılan kişilik veya ruh.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Öngörü(m)[/TD]

[TD]ormal yollardan önceden bilineyecek ya da yakalanamayacak bir gelecek olayına ilişkin bilgi edinilmesidir. Bilgi akışı, gelecekten şimdiye doğrudur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Orakl-vahiy[/TD]

[TD](a) Tanrılardan geldiğine inanılan cevaplar.

(b) Bu cevapların verildiği kutsal türbe.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Orgone Enerjisi[/TD]

[TD]Wilhelm Reich tarafından, cinsiyetle bağlantılı üniversal yaş*** enerjisini tanımlamak için kullanılan terim.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ortak Görünme/Collective Apparition[/TD]

[TD]Bir hayaletin veya görüntünün bir değil birkaç kişi tarafından görülmesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Otomatistik Yazı[/TD]

[TD]Ne yazıldığını bilmeden, bilinçli bir kontrol olmaksızın anlaşılabilir mesajlar yazmak.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Otomatizm[/TD]

[TD]Otomatist olan kişinin bilnçli kontrolü veya bilges olmadan yaptığı fiziksel faliyetler. Kol hareketleri, yazı yazmak, çizmek, müzik çalmak. Ayrıca Motor Otomatizmi olarak da bilinir.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Otoskopi/Autoscopy[/TD]

[TD](a) Başka birinin diğer bedenini (astral bedenini) görmek. (b) Kişinin beden dışına çıkarak kendi diğer bedenini (astral bedenini) görmesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ouija Board ( Quija Tahtası )[/TD]

[TD]Üzerinde harfler ve numaralar bulunan tahta levha.Bir planchette ( ortası delik elips veya kalp şeklinde küçük tahta ) veya cam bardağının bağımsız hareketleriyle, üzerinde bulunan harf ve numaralardan gösterilenler bir araya getirilerek verilen mesajların okunmasını sağlar.Halk dilinde “Cadı Tahtası”[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Öz[/TD]

[TD]Öz, bir kimsenin benliği, tinsel varlığı, zat, nefs olarak tanımlanır ve bir şeyin temel içeriği olarak düşünülür. Tanımlaması Aristoteles’e kadar uzanır. Ona göre, bir şeyin temel özelliğini ya da tözünü oluşturan şeydir: “İlk anlamında varlık tözü gösterdiği ölçüde özdür”. Bir tözün özünü belirlemek, onun sonlu sayıda olması gereken temel unsurlarını belirlemektir: “Özde bulunan yerine getirilecek fiillerin sonlu sayıda olması gerekir.” Buna karşın Platoncu öz kavramı değişikliğe uğrayarak Descartes’te yeniden ortaya çıkar. Descartes özleri ölümsüz ve değişmez olarak sayarak şöyle der: “Bir üçgen tasarladığım zaman, benim zihnimin dışında, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir üçgen olmasa bile..., bu durum, bu şeklin belli bir yapısı ya da biçimi ya da özü olmasına engel değildir; değişmez ve ölümsüz olan bu öz ne benim uydurduğum bir şeydir ne de herhangi bir biçimde benim zihnime bağlıdır.” Hegel’e göre öz, varlık ile kavram arasında yer alan şeydir. Husserl’e göre ise, bir nesnenin, kendisini ne ise o yapan ve bu nesnenin herhangi bir özelliğinden önce bu özelliği olanaklı ve anlaşılır kılan zorunlu yapıdır. Heidegger ve Sartre’de biraz değişir, varoluştan ayrı tutulmaması gereken ve burada varlık’ta ayırt edilemez olan kavramdır. Heidegger’e göre öz ve var oluş arasında Yunan felsefesi tarafından yapılan ayrımın daha ilerisinde, yani varlık’a dönmek gerekir: “Burada varlığın özü, onun var oluşundan kaynaklanır... Ancak burada var oluş (existentia) ve öz (essentia) arasında bir karşıtlık söz konusu değildir.” Yani var oluş ile öz aslında aynı şeydir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Öznel paranormal deneyim[/TD]

[TD]Veya Öznel Psişik Deneyim diye de adlandırılır. Kişinin tecrübe ettiği, paranormal olduğuna inandığı olaylara denir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Öznellik[/TD]

[TD]Öznellik (Qualia/g-faktörü/Zihin İçeriği), yani felsefecilerin “qualia” dediğine aslında atasözleri açısından hiç de yabancı değilizdir. Hepimiz biliriz. “Ateş düştüğü yeri yakar” ya da “acıyı çeken bilir.” Öznellik işte budur. Benim duyumsadığım ağrılarımı, sizin de duyumsayamamanız gerçeğiyle ifade edilebilir. Ben dünyayı kendi bakış açımdan görürüm, siz de kendi bakış açınızdan görürsünüz. Ben kendi içsel akıl durumlarımın farkındayımdır, başkalarının değil. Başkaları da kendinin içsel farkındalığındadır. Qualia işte budur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Paranormal ( Paranormal )[/TD]

[TD]Mormalin dışında veya ötesinde. Geçerli bilimsel bilgilerin veya bizim olağan anlayışımızın ötesinde olan şeyler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Paranormal Rüyalar[/TD]

[TD]Gördüğümüz rüyadaki görüntülerin paranormal bilgiler içermesi. Bkz. Haberci Rüyalar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Parapsikoloji[/TD]

[TD]Parapsikoloji paranormal (normal olmayan) fenomenleri zihinsel kavramlar ve süreçlerle açıklamaya çalışan bir daldır. Geçen yüzyılın başlarında ortaya çıkmış olan Parapsikoloji telepati, psikokinezi gibi yeteneklerini ve benzeri psişik fenomenleri konu alır. Bir başka deyişle, Parapsikoloji paranormal (normal ötesi) güçleri, ruhsal yetenekleri ve bunlarla ilgili olguları inceleyen bir bilimsel araştırma alanıdır. Parapsikoloji terimi eski Yunanca’da “ötesinde” anlamına gelen “para” sözcüğünün, “ruhbilim” anlamında kullanılan “psikoloji” terimine eklenmesiyle elde edilmiş olup Oesterreich tarafından ortaya atılmıştır.Temel olarak psikokinezi (dış dünyada madde üzerine zihin etkisi), duyu dışı algılama (başka zihin ve yerlerden bilgi alma) ve telepati )başka zihinle bağlantıya geçme) ile ilgilenir. Bunun dışında içine sokulmaya çalışılan konular, günümüz parapsikolojisinin dışında alanlardır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Peri / Fairy[/TD]

[TD]Küçük, insane benzeri mitsel varlık. İyiliksever veya kötücül olabilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Piramid Gücü[/TD]

[TD]Pramid şeklinin paranormal etkiler üretebildiğine dair inanış.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Pirokinesis[/TD]

[TD]Zihinsel oalrak temas olamdan ateş kontrolü veya ateş yakmadır. Bu olayın adı: "Pyrokinetic Poltergeist Phenomena" yani "Uzaktan Zihin Etkisi ile ortaya çıkan kendiliğinden yanmalardır". Pirokinezi olayın yakma kısmını, poltergeist ise tekinsiz yer kısmını ifade eder. Hayaletli evler, kendiliğinden taşlanan evlerin farklı bir şeklidir. Yanma olayının adı PİROKİNESİS'dir. Kontrolsüz. Ardında yeteneğini ve neden oladuğunun farkında olmayan bir çocuk vardır. Zihnin-maddeye etkisini bilmeyen... Kontrol edemeyen... Konuyla ilgili yabancı literatürde 1848 yılından bu yana incelenmiş bir çok vaka var. Yangın uzmanları, sigorta şirketleri ve bilim insanları yangınların nedenini araştırmış. Ancak açık bir neden bulamamışlar. Olaya el atan parapsikologlar ise bu tür olaylarda bir çok ortak özellikler tespit etmişler. Türkiyede de bir çok bölgemizde gazete haberi olmuş vakalar vardır. Ancak bu vakalar sadece ülkemize özgü değildir. Nijeryadan Malezya'ya, Amerikadan Almanyaya kadar her yerde olmaktadır.Türkiyede de bir çok bölgemizde gazete haberi olmuş vakalar vardır. Örneğin ülkemizdeki vakalardan bazıları; Siirtteki Toprak ailesine ek olarak, Şanlıurfa'dda Zeki Taş ailesi, Yozgatta Mevlüt İncekara ailesi, Van Karakoç köyünde bir evde, Kırşehir'in Kaman ilçesine bağlı Çadırlı Kör Mehmet köyünde Sultan Alçay'ın evinde, Adıyaman’ın Kahta ilçesi Narince köyünde Ahmet Çelik'in evinde benzer yanma ve tutuşma olayları basına konu olmuştur.Ancak bu vakalar sadece ülkemize özgü değildir. Nijeryadan Malezya'ya, Amerikadan Almanyaya kadar her yerde olmaktadır. Olayların ortak özellikleri şunlardır; Olay 1848'lerden beri bilinmekte ve dünyada kayıt altına alınmaktadır, Yapılan araştırmalarda olayın sorumlusu hemen daime ergen veya ergenliğe yakın bir KIZ çocuğu veya çocuktur. Kız, Genelde ruhsal bir sıkıntısını kontrol edeilemeyen kendiliğinden yanma şeklinde dışarı yansıtmaktadır. Bunu isteyerek yapmamaktadır. Altında çocuğa ait bir sıkıntı, mutsuzluk vardır Bu tür olaylarda KİŞİLER genelde zarar görmez ve yanmazlar. Çok korkarlar. Yangın genelde kendi kendi ile sınırlıdır ve dağılmaz. Sadece yangın değil ses, uçuşan taşlar-taşlanma veya evde eşyaların düşmesi, elektrikli aletlerin sıklıkla bozulmasını da (poltergesit = tekinsizyer) yaratabiliyorlar Yangınlar genellikle çocukla ilişkilidir yani bulunduğu yerde veya geçtiği yerlerde Bilimsel araştırma yapacak kişilerin bir şey bulması mümkün değil. Yüzlerce vaka örneği var. Belki yerin manyetik alanında yangın yerlerinde veya günlerinde dalgalanma veya artış olabilir. Bilim adamlarına "Pyrokinetic Poltergeist Phenomena" deyince çok saçma diyebilirler. Ama cin-peri açıklamalarından çok daha fazla saçma değildir. Muhtemelen öyle diyecekler veya haberimiz yok, o da ne diyeceklerdir. Zaten araştırılarsa raporda "açıklanamadı" diye bir yanıt çıkacaktır.Aile ve herkes, muhtemelen cin-peri işidir diye düşünüyorlar. Küççücük bir çocuk veya kız "Kız nasıl yapabilir!" İncelenen vakalarda genelde çocuk veya aile bireylerinde, yangınlar başlamadan önce kaynaklanan, - yangın korkusuyla ilişkili olmayan - ciddi psikiyatrik sorunlar görülmüş. Öncelikle kız çocuğu -yoksa erkek- o da yoksa ardından anne-baba... Ama genelde %90 kız çocuğu, ergenlik veya hemen öncesinde. Bir vakada adet görme ile vey isteklerin karşılanması ile geçmiş yangınlar. Bu kişiler sadece yangın değil ses, uçuşan taşlar-taşlanma veya evde eşyaların düşmesi, elektrikli aletlerin sıklıkla bozulmasını da (poltergeist = tekinsizyer, hayaletli, perili evler ve yerler de deniliyor) yaratabiliyorlar. Genelde ailedeki çocuklarda 7-13 gibi bir yaş aralığı var.Teknik olarak şunu bilmek lazım. YANMA için oksijen ve ısı gerekiyor. Belli bir ısıda tutuşma ve ardından yanma başlar. Kendiliğinden yanabilen maddeler vardır. Kimyada. Mesela silan, pyroforik gaz veya rubidyum. Bunlar 30 derecede kendiliğinden tutuşur. Beden ısısının 36 derece veya soluk verirken havanaın 30 derece üzerinde olduğunu hatırlarsak, üfleme ile alev alabilir bu maddeler. Bu kimyasal kendiliğinden, dokunmadan yanmadır.Burada dışarıdan değil de İÇERİDEN ısı=termal enerji veya atom-molekül titreşimleri ortaya çıkıyor. Belli bir TUTUŞMA derecesine ulaşınca da yanma başlıyor. Görüntülerden anlaşılan TAM yanmanın olmadığı. Genelde KISMI yanmalar var. Ve KOLAY TUTUŞABİLİR ve YANABİLİR NESNELER (yastık-mont gibi) yanıyor. Yanma hızı da genelde YAVAŞ.Bu kız(lar) acaba Ben-10 veya Avatar ya da Pokemon izlemiş mi? Orada da uzaktan yakmalar var. Ya da özentisi mi var? Arkadaş ilişkisi nasıl? Taşındıkları yerlerde rahat edemediği veya mutlu olamadığı bir şeyler var mı? İkinci kardeş doğumu ile mi başladı? Okuldaki bir sıkıntı ile mi? Öfekelenince mi oluyor? Sınav zamanları mı? Aİlede mistik deneyimler var mı? Uyku sırasında da oluyor mu? Ailede, geçmişlerinde başka paranoram durumları olanlar var mıymış? şeklinde sorgulanmalılar...Özetle, çıkan yangınlar dikkat çekme şuuraltı özentisi de olabilir, hayattaki yaşam şartlarından veya ortamdan memnuniyetsizlik de (beğenilmeyen oku, ev, mont, arkadaşlar...) veya yoğun kaygının bir yansıması/ürünü de olabilirler. Bu memnuniyetsizlik bir şekilde dış dünyada yanma şeklinde tepkiyle ortaya çıkıyor.Diğer ayndan, psikiyatrik hastalık olan YANGIN ÇIKARMA tutkusu genelde %99 erkeklerle ilişkidir. O duruma PİROMANİ denir. Yangın çıkarma hastalığıdır ve kendileri karşı konulamaz şekilde yangın çıkarırlar ama bu durum öyle değil...İNCELEME Ev-okul video kayıt altına alınmalı. Muhtemelen kimse görülmeyecek yangın çıkaran veya kendiliğinden yanmaların BÜYÜK OLASILIKLA BAŞLANGICINI yakalayamayacak! Yakalanır ise de PİROMANİSİ olan psikiyatrik yakma hastalığı olan birisi tespit edilemeyecek.Aileye ve özellikle çocuklara psikolojik değerlendirme şart... Bir sorun ve sıkıntı kimde var?Bu kız acaba Ben-10 veya Avatar ya da Pokemon izlemiş mi? Orada da uzaktan yakmalar var? Ya da özentisi mi var? Arkadaş ilişkisi nasıl? Taşındıkları yerlerde rahat edemediği veya mutlu olamadığı bir şey olmalı? Kız değil ise anne-baba? geçimsizlik? Ne zaman başladı? İkinci kardeş doğumu ile? Okuldaki bir sıkıntı ile? Öfekelenince mi oluyor? Sınav zamanları mı? Ailede mistik deneyimler var mı?Yerin manyetik alanında değişimleri ölçme...TEDAVİ ve ENGELLEME YOLU Çocuğun psikolojik olarak araştırılması ve psikologca değerlendirilmesi lazım. İstekleri, memnuniyetsizlikleri vardır. Düzeltme yoluna gidilmeli ve psikolojik sorun araştırılmalı. İstediği veya mutlu olmadığı durumlarda daha çok çıkacaktır yangınlar. Çocuk büyüyünce kendiliğinden kaybolabilir. Mens/adet görünce yanmaların durduğu vakalar vardır.Çocuk suçlanır tarzda olayla ilişkilendirilMEMELİ. Çocuk ilişkisi var ise de KENDİNDEN OLDUĞUNU anlamıyor ve BİLİNÇALTI YANSIMASI muhtemelen. Suçlanmadan, alttaki SIKINTISI PSİKOLOJİK DÜZELTİLMELİ. ASLA SUÇ ÜSTÜNE ATILIR GİBİ YAPMAMALI.Bunun bir adı var: Pyrokinetic Poltergeist Phenomena ya da TEKRARLAYAN PSİKOKİNETİK PİROKİNEZİ.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Planchette[/TD]

[TD]Quija tahtası üzerinde kullanılan küçük levha. Bazen otomatistik yazıda kullanılır, bu durumda planchette’e kalem monte edilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Plasebo[/TD]

[TD]Genellikle kontrol grubuna verilen tesirsiz ilaç.( Hastaya ilaç diye verilen tesirsiz madde, yalancı ilaç)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Pocomania[/TD]

[TD]Jameika ruhani dini.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Poltergeist ( Poltergeist )[/TD]

[TD]Almancada “ gürültücü veya problem çıkarıcı varlık” anlamındadır. Poltergeist açıklanamayan sesler, objelerin kendi kendine hareketi, bir anda alev almalar, beden üzerinde oluşan çimdik veya tırmık izleri, gibi olayları içerir. Uğramaların tersine poltergeist olayları genellikle bir kişi üzerinde odaklanır ve bu kişi genellikle çocuk veya ergenlik çağındaki gençlerdir. Birçok fiziksel medyumun çocukluk döneminde poltergeist tecrübesi yaşadığı bilinmektedir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Pozesyon – İstila /Ele Geçi[/TD]

[TD]Bir kişinin bedeninin, başka bir kişilik veya varlık tarafından ele geçirilmesi.Örn. Çifte Kişilik veya şeytani bir varlığın kişinin bedenine girmesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Precognition ( Prekognisyon )[/TD]

[TD]Gelecekte olacak olayları paranormal yollarla algılama. Fal ve kehanet gibi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Prediction ( Kehanet )[/TD]

[TD]Gelecekte olacak olaylara ilişkin haber verme , kehanete bulunma. Bkz. Prekognisyon.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Prekognisyon[/TD]

[TD]Önceden bilme, rüyalarda veya durugörü ile "bilme".[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Premonition ( Premonisyon - Önsezi )[/TD]

[TD]Geleceğe dair işaretler verdiğine inanılan deneyimler.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Psi[/TD]

[TD]Yunan alfabesinin 23. harfi, bütün parapsikolojik güçleri ifadede kullanılan nötr terim. Parapsikolojide kullanımı. Psi-etkisi, bir enerji türü ya da klasik bir sinyal değil; zaman ve mekân uzaklığından etkilenmeyen (yerel olmayan) ve ancak psi kaynağı olan insanı, etkilenen nesneyi ve tüm o süreçleri kapsayan “sistem” içinde varlığını oluşturan ya da belli eden şey olarak tanımlanır. Basit olarak kişinin dış nesne ya da süreçlere etki etmesi demektir. Yaygın olarak düşünce gücüyle, bedensel uzuvları kullanmadan cisimler üzerine etkide bulunmadır. Bu masaların, sandalyelerin, kalemlerin, vazoların havalanması ya da yer değiştirmesi şeklinde olabileceği gibi vakum saydam şişeler içinde pusula ibrelerini hareket ettirme, müzik aletlerinin kendiliğinden çalması, çatal-kaşık bükme şeklinde de olabilir. Şarlatanlar ve hayalciler bir kenara bırakıldığında bu alanda yapılmış ciddi ve akademik çalışmalar vardır.Tipleri: Psi’yi kendi içinde de farklı alt grupları vardır. Ölümden sonra hayat ya da ruhun bedenden ayrı var olma kapasitesinin kanıtları psi-teta, sıradan psikokinezi psi-kappa, materyalizasyon (cisim oluşturma) ve demateryalizasyon (cisimleri yok etme) şeklinde olan etkiler de psi-epsilon olarak adlandırılır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Psi ( Psi)[/TD]

[TD]Paranormal yeteneklerin tümünü belirtmek için kullanılan terim. Duyu Dışı Algılamaları ve Psişik yetenekleri de içerir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Psikodelik[/TD]

[TD]Genel anlamıyla “ zihni açığa çıkarmak” demektir. Ayrıca bilinci değişik bir duruma sokabilmek için( ASC) kullanılan bitki ve uyuşturuculara verilen addır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Psikokinezi[/TD]

[TD]Zihin veya beyin gücü ile dış dünyadaki nesneleri, aracısız hareket ettirme.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Psikometri[/TD]

[TD]Fiziksel bir objeyi merkez alarak, o obje hakkında bilgi elde etme. Ayrıca obje okuma olarak da bilinir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Psikometrist[/TD]

[TD]Kişiyle ilişkili herhangi bir nesneden olayları, şimdiki-geçmişe ait olarak açıklayan kişilerdir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Psikotroniks[/TD]

[TD]Rusların, durugörüye verdikleri ad. Psiko: zihin, troniks: enerji uygulaması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Psişik[/TD]

[TD]Psi yetenekleri gösteren kimseye verilen addır. Sıfat olarak da kullanılır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Psişik Fotografi[/TD]

[TD]Paranormal forografik görüntüler için kullanılam terim. Kirlian Fotografı da içerir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Psişik İyileştirme[/TD]

[TD]Psişik güçlerin kullanılarak şifa verme. İyileşyirme.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Psyche[/TD]

[TD]“Psyche”, düz anlamda ruh olarak çevrilir. En erken yazılarda, soluk benzeri bir materyaldir ve bir hayalet olarak ölümden sonra da var olmaya devam eder. MÖ 4.yy’ın başlangıcıyla birlikte, beden karşısında ilk hatırlanan oldu. Homer’de psyche, yaşam veya birinin hayaleti olarak ele alınırken, zihin ve bilinç anlamında hiç bir zaman kullanılmaz. Homer’de, yaşayan bir kişide var olan ve ölümle kaybolan “tüm” yetileri anlatmak için kullanılır. MÖ 500’lerde Pisagor, Homer’in bakışını reddederek, hayvanlarda olduğu gibi insanlarda da psyche’nin başka vücutlara göç ederek ardışık ortaya çıktığını öne sürer. Zaman içerisinde kelime “benlik, kişilik” anlamına kaymaya başlar. Platon ile tekrar psyche tartışmaları başlar. Bunu Phaheo’da ayrıntılı ele alır. Epikürcülere göre ise yaşayanların bir parçasıdır, göğüste toplanır ve buradan bedenin organlarına dağılır. Bu bakış açısı beraberinde kalbin tüm organların ve bedenin yönetim merkezi olduğu düşüncesini de beraberinde getirmiştir. Aristoteles’in bakışı ile psyche, fiziksel bir parça olmamasına rağmen, bedenin organlarının “form”u veya “harekete geçirici” kısmıdır. Fakat zihinde (nous) bulunmaz. Zeno tarafından kurulan öğretide ise psyche temel fiziksel öğretilerle kaynaştırılır. Zeno’nun tasvir ettiği evrenin “harekete geçirici esası” pneuma’dır. Her şeyin içine nüfuz eder. Hayvan ve insanlara nüfuz eden soluk ise onların psyche’sidir. Aristoteles’in aksine Zeno’nun fikrini savunanlar bitkilere psyche atfetmezler. O daha ziyade, algılayan ve amaçlı hareket yapan yaratıkların yaşam esasıdır. Plotinus’un (yakl. 205-270) Neoplatonizminde ise, fiziksel dünya ve “zihinsel oluşun” daha yüksek gerçekliği arasında aracılık yapar. Bu öğreti, psyche’yi hem bireysel oluşa hem de dünyaya bağlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Pusula, Not Okuma/Billet Reading[/TD]

[TD]Herhangi bir sorunun gizlice bir kağıda yazılıp, bir zarfın içine koyularak mühürlenip psişiğe verilmesi, psişiğin verilen mühürlü zarfı alarak, içindeki soruyu tahmin ederek doğru cevabı vermeye çalışmasıdır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Quija tahtası – Cadı Tahta[/TD]

[TD]Bkz. Ouija Board[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Reenkarnasyon[/TD]

[TD]Başka birisi veya ölen birinin belleği ile yeniden doğuş olarak tanımlanır ve ruhların yeniden doğuşuna kanıt olarak gösterilir. Ancak, kesin olan şey, ölmüş birilerinin belleklerinin, yaşayan birinde (genelde çocuklarda) ortaya çıkmasıdır. Burada esas olan ölmüş birisinin belleğinin yaşayan birine "takılmasıdır". Eldeki fizik bilgilerine göre zamanda bir kaymanın sonucu olabilir. Geçmişteki birinin belleği, yeni doğan birine ulaşıp etki edebilir. Ancak, bu durum "ruhun tekrar doğması" anlamını vermez. Ruhun (bilincin ya da belleğin) göçü ve tekrar tekrar dünyaya gelmesi yapılan bütün reenkarnasyon araştırmalrında ulaşılabilecek "kanıtlı" bir sonuç değildir. Fazladan eklenen bir çoğaltmadır "yeniden doğmak".[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]REM[/TD]

[TD]Hızlı göz hareketi (Rapid eye movement; REM), uykunun rüya görülen kısmıdır. Adını, bu esnada gözlerin hızlı hızlı hareket etmesinden alır. Uyku 5 evreden oluşmuştur. Bu evreler şu şekilde sınıflandırılabılır. REM evreleri ve N-REM evreleri, yani hızlı goz hareketinin olduğu evre ile olmadığı evreler. REM esnasında beynin çalışması uyanıkkenki çalışmasına benzer olduğu için bu evre çok önemlidir. Bir teoriye göre hatırlama-anımsayabilme olgusu REM uykusu esnasında gerçekleşir. Normal bir uykuda tahminen bir buçuk saatte bir hızlı göz hareketi evresi tekrarlar ve evrenin süresi 20 dakika kadar devam eder. Ayrıca REM uykusu esnasında uyandırılan şahıslar çoğunlukla rüya görmekte olduklarını bildirmişlerdir. REM uykusu tamamlandığında uyanan insanların daha dinç hissettikleri de bilinmektedir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Remil / Geomancy[/TD]

[TD]Çizgileri ve şekilleri yorumlayarak gaipten haber verme, kehanette bulunma sistemi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Remote Viewing[/TD]

[TD]Uzaktangörü, RV olarak kısaltılır. Genel anlamda durugörü.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Ruh[/TD]

[TD]İslam düşüncesinde, ruh farklı anlamlar içermesine karşın, insana canlı ve bilinçli varlık denilmesine yol açan bir öğe olarak kabul edilir. Sık kullanılan ruh ile nefis arasında bir ayrım vardır. Aynı şekilde akılla zihin arasında da bir ayrım yapılmıştır. Zihin (intellect) dünyevi, dolayısı ile sınırlı bir aklı ifade ederken, akıl (reason) yaratılmış ilk şey olarak Allah’a ulaşmanın aracı olan külli akıldır. Buna göre de vahiy zihinle değil akılla bağlantılıdır. Ruhun iradeli ve iradesiz tüm eylemlerin kaynağı, canlılığın belirtisi ve algı olayını gerçekleştiren yeteneklerin bütünüdür. İslam felsefecisi Hücviri’nin Hakikat Bilgisi (Keşf ül-mahcub) adlı eserinde ruhu iyiliklerin ilkesi sayarak meleğe, nefsi kötülüklerin ilkesi sayarak şeytana atfeder. Böylece bedenden farklı olan şey ruh ve nefis olarak ikiye ayrılır. Bu ayrım İbn Arabî’de de göze çarpar ve bedenin dışındaki özü, ruh ve nefis olarak ikiye ayırır. Bunların yaratılıştan farklı olduğunu öne sürer. O’na göre, “Âdemin (insan) vücudu ruhun görüldüğü yer, Havva’nın vücudu nefis’in görüldüğü yer”dir. Böylece doğan Âdemoğullarıyla ruh-nefis birleşimi ortaya çıkar. Bazı İslam bilginlerine göre de nefis ya da nefs, canlı varlıktaki yaşamın ilkesi, ruh ise düşünme ve kavrama işlevini gerçekleştiren özdür. İslam felsefecileri beden dışındaki özden bahsetmelerine rağmen, akılla kavranamayacağı ve ne kadar çabalarsak çabalayalım, ruh konusunda gerçeğe ulaşamayacağımızı Kur’an-i Kerime dayanarak ifade ederler: “Ey Muhammet, sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin bir işidir. Onun hakkında size çok az bilgi verilmiştir” (İsra 85).[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Rüya[/TD]

[TD]Rüya, uyku esnasında yaşanan görsel, işitsel vb. algısal tecrübeler. Spiritüalistler tarafından yapılan bir tanıma göre rüya, "insanın uyku halindeyken gerek bilinçaltından kaynaklanan, gerekse çeşitli kaynaklardan aldığı tesirlerin imajlara bürünmesiyle oluşan algıları"dır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Sahipolma direnci[/TD]

[TD]İngilizce: ownership resistance. Psikoknezi yeteneği ya da durugörü yeteneği olduğa dair korku ve endişe ile oluşan bilinç dışı engel. Bakınız. Tanıklık çekincesi.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Sahte Uyanış[/TD]

[TD]Kişinin uyanmış olduğunu sanıp , aslında hala rüya görüyor olma durumu.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Sahtebilim[/TD]

[TD]SahteBilim (PseudoScience) ve BilimOlmayan (NonScience) farklı kavramlardır. SahteBilim, bilimle kısmen desteklenen ve ancak bilimsel yöntemlerle doğrulanamayan bir bilgi türüdür. Her ikisinin ayrımında, Popper’in bakış açısı en önemli kriterdir. SahteBilim, genellikle bilimin tanımında ve yönteminde gerekli olan ölçütleri tam olarak karşılamaz. Aşağıdaki özelliklerden birkaçını içerir.-Deneysel kanıtlar olmaksızın öne sürülürler, -Deneysel olarak elde edilen sonuçlarla çatışan bir yanı yoktur, -Deneysel olarak tekrarlanabilir olasılığı yoktur, -Yalanlanabilirilik ya da yanlışlanabilirliği yoktur, -Occam’un Ustrası ile çatışır; yani en basit açıklama seçilmekten ziyade en karmaşığı seçilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Şakak lobu aktivitesi[/TD]

[TD]Beyin loblarında meydana gelen geçici elektrik aktivitesi. Çoğu zaman garip algılarla, zaman kayıplarıyla ve halusinasyon ile bağlantılıdır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Şaman[/TD]

[TD]Ruhlarla bağlantı kurarak transa geçen , iyileştirme gücüne sahip büyücü doktor. Bu kişilerde paranormal yeteneklere de rastlanabilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Şans[/TD]

[TD]Olaylar üzerinde rastgele, tahmin edilemez etkiler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Santeria[/TD]

[TD]Kuba ruhani dini.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Seans[/TD]

[TD]Medyum eşliğinde oturum.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Şekil Değiştirme[/TD]

[TD]Başka bir insanın, hayvanın veya varlığın şekline girebilmeyi sağladığı farzedilen paranormal yetenek. Likantrop örneğin.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Sesli Mesaj Algılama/Clairaudience[/TD]

[TD]Paranormal sesler duyarak olarak informasyon (bilgi) elde etme[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Şeytan Çıkarma/Exorcism[/TD]

[TD]Dualar okuyaka bir kişinin bedenini istila etmiş kötü ruhu def etme.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Şeytani Pozesyon /İstila- Elegeçirilme[/TD]

[TD]eytani ruhlar tarafından ele geçirilme. Bir kişinin içine şeytan girmesi (Halk dilinde cin çarpması)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Sezgi[/TD]

[TD]Rasyonel ve entelektüel tahlillerin ötesinde, olayların esaslarını sezmek veya karmaşık olaylardan sonuç çıkarmak.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Siddhis (Siddhis)[/TD]

[TD]Yoganın uygulanmasıyla bağlantılı paranormal yeteneklere verilen ad.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Şifa verme, İyileştirme[/TD]

[TD]Kabul edilmiş medical prensiplerle açıklanamayan tedavi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Şifre Testi/Cipher Test[/TD]

[TD]Ölümden sonra şifre ile bağlantı kurmak için kişinin bıraktığı şifreli mesaj.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Sihir[/TD]

[TD](a) Paranormal veya ruhsal öğeleri kullanarak olaylara etki etme uygulamaları.(b) Sihirbazlık sanatı[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Sihirbaz[/TD]

[TD]Sihir yapan kişi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Skeptik[/TD]

[TD]Gerçeklere sıkı sıkıya bağlı, paranormal olayların bilimsel çözümlerini ve kriterlerini araştıran kimse. Genellikle Parapsikolojistler tarafından araştırılan olayların mantıklı ve bilimsel açıklamalarını bulmaya çalışırlar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Somnambulizm[/TD]

[TD](a) Uyurken kişinin fiziksel aktivite göstermesi (uyurgezerlik)

(b) Derin hipnoz altında olan kişi[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Spectre ( Hayalet )[/TD]

[TD]Paranormal görüntü.[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]STARGATE[/TD]

[TD]Amerikanın, 1970 ile 1995 yılları arasında, soğuk savaş döneminde başlattığı, Rusya ve diğer ülkelerdeki silahları uzaktan görme (TRV, technical remote viewing) çalışmasının adı. Bu bir şemsiye addır ve bir çok alt daldan oluşur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Stigmata[/TD]

[TD]Kişinin bedeninde açıklamanaz bir şekilde beliren ve Hz. İsa’nın çarmıha gerildiğinde oluşan yaralara çok benzeyen yaralar.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Tanıklık çekincesi[/TD]

[TD]İngilizce: witness inhibition. Normal dışı bir olayın tanığı olma korkusu. Bu durumlarda, yetenekler baskılanabilir. Toplu ve arkadaşla çalışma ile bunun önüne geçilebilir. Bakınız: Sahipolma direnci.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Tanım[/TD]

[TD]Tanım, kelime anlamı olarak, bir kavramın, bir sözcüğün ayırıcı özellikleri ve temel özelliklerinin tümüdür. Aynı zamanda tarif ile eşanlamlıdır. Tanımlamak ise “sözcüğün gösterdiği varlığın ya da nesnenin yapısını, niteliklerini, temel özelliklerini dil aracılığı ile anlatmak”tır. Özünde ya da altında yatan yapıya ulaşmaya çalışmadan, yalnızca onu diğerlerinden ayırmaya yetecek niteliklerini sayarak yapılan tanımdır. Bu ad tanımıdır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Tanımlanayan Uçan Cisim, UFO[/TD]

[TD]Gökyüzünde görülen, açıklanamayan ışık veya nesneler. Genellikle dünya dışı varlıkların olduğuna dair kanıt olarak gösterilirler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Tarama/Dowsing[/TD]

[TD]Yer altında bulunan, su, maden damarı veya kayıp kişi ve objelerin kehanet çubuğu veya sarkaç ile paranormal taramayla aranması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Tarot[/TD]

[TD]Falcılıkta kullanılan, genellikle bir destesinde 78 karttan oluşan özel fal kartları.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Tekinsiz Yer[/TD]

[TD]Tekinsiz ya da tekinsiz yer fantomların (hayalet) görülmesi, eşyaların kendiliğinden hareket etmesi ya da mahiyeti anlaşılamayan birtakım seslerin duyulması gibi olayların sıkça gözlemlendiği yerlere verilen genel bir addır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Telekinezi[/TD]

[TD]Nesnelerin paranormal hareketleri.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Telepathy ( Telepati)[/TD]

[TD]Başka bir kişinin deneyimlerini veya düşüncelerini algılamak. Pratikte duru görü ile telepatiyi ayırt etmek zordur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Telepati[/TD]

[TD]Telepati ya da uzaduyum bireyler arasında bilinen beş duyunun yardımı olmaksızın gerçekleştiği ileri sürülen bilgi aktarımıdır. Bir başka deyişle, bireyler arasında duyular-dışı algılama yoluyla düşünce, fikir, duyum veya imajların aktarılmasını sağladığı ileri sürülen tesir irtibatıdır. Terim eski Yunanca’daki “uzak” anlamına gelen tele (τηλε)sözcüğü ile “etkilenme, tesir almış olma,hissetme” anlamlarına gelen patheia (πάθεια) sözcüğünün birleştirilmesiyle elde edilmiş olup önceden kullanılan “düşünce aktarımı” teriminin yerini almak üzere 1882’de ortaya atılmıştır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Teleportasyon[/TD]

[TD]Nesneleri paranormal yollarla uzaktaki başka bir yere aktarılması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Temasla Zihin Okuma[/TD]

[TD]Telepatinin taklidi bir teknik olarak, zihin okuyucusunun ( karşıdaki kişinin elini veya kolunu tutarak ) zihni okunan kişinin bilinçsizce yaptığı belli belirsiz kas hareketlerini anlamlandırması, okumasıdır. Ayrıca kas okuma olarak da bilinir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Temel Teknik[/TD]

[TD]Tahmini yapılan her kartın ayrılıp kenara koyulmasıyla uygulanan, Zihin Okuma testlerinde kullanılan Kart Tahmin testine verilen ad. ( Card-Guessing)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Teori[/TD]

[TD]Teori-varsayım Yunanca “theoria” kelimesinden 1590–1600 yılları arasında bilime katılmıştır. “Bakmak-görmek” manasındadır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Teosofi[/TD]

[TD]Madam Blayatsky tarafından 1875’te bulunan, bireyle allah veya melekler arasında doğrudan bağlantı kurmayı amaçlayan din ve felsefe sistemi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Tesadüf, Raslantı/Coincidence[/TD]

[TD]Kısa zaman içinde, birbirleriyle alakası olmayan olayların, anlamlı ve birbirine bağlıymışcasına iki veya daha çok kez vukuu bulması. Raslantılar bazen açıklanamaz ve tahmin edilemez şekilde garip olabilirler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Teurji[/TD]

[TD]Tanrılarla ile bağlantıya geçip iletişim kurmayı amaçlayan büyü uygulamaları.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Therianthropy[/TD]

[TD]İnsandan formundan hayvan formuna , sonra tekrar hayvan formundan insan formuna şekil değiştirebilme kabiliyeti. Bkz. Likantrop, şekil değiştirme.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Tılsım/Charm[/TD]

[TD]Büyü veya içinde büyü taşıyan nesne[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Trans[/TD]

[TD]Transa girmek. Bilincin başka bir hali. Şuurun çevreye ve dış etkenlere tepkisinin azalarak, dış algılamasının azalması.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Trans Medyumu[/TD]

[TD]Trans durumuna geçerek medyumsal fenomenler üreten kişi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Transandantal meditasyon[/TD]

[TD]Seslerin ( Mantra ) tekrarlanmasını kapsayan, Maharishi Mahesh Yogi tarafından bulunan meditasyon tekniği.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Uçan Daire[/TD]

[TD]1947 de icat edilen bir terim. Genellikle dünya dışı uzay gemisi olduğuna inanılnan, bilinmeyen, diske benzer hava cisimlerine verilen ad. Şimdiki genel adı “ UFO” dur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Ufoloji[/TD]

[TD]UFO Çalışma ve araştırması alanı[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Uğrama/Halk dilinde[/TD]

[TD]Uzun bir süre boyunca aynı lokasyonda oluşan, açıklanamayan görüntü,ses,koku veya daha başka algıları içeren paranomal fenomenler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Umbanda[/TD]

[TD]Brezilya ruhani dini.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Uyku[/TD]

[TD]Uyku tüm memelilerde, kuşlarda ve balıklarda gözlenen doğal dinlenme biçimidir. Bu canlılar günlük işlevlerini gerçekleştirebilmek için uykuya ihtiyaç duyarlar. Uyku tam anlamıyla şuursuzluk olarak nitelendirilemez. İnsanlarda yeterli uyku alınmaması unutkanlık, asabiyet, dikkat dağınıklığı gibi sorunlara neden olabilir. Ayrıca gereğinden fazla uyku depresyon gibi rahatsızlıklardan kaynaklanıyor olabilir. Uyku bozukluğu kimi insanlarda kronik hale gelip çok büyük sorunlara neden olabilmektedir. Uyku insan ömrünün 1/3 ünü oluşturur. Vücudun dinlenmesini ve beynin bir gün önce aldığı bilgiyi işlemesini sağlar. Uyku, 24 saatlik döngüde doğal olarak yerini almaktadır. Kişinin kolaylıkla uyandırılabildiği, değiştirilmiş bilinçlik halidir. Kişilerin uykudaki davranışlarını ve elektroensefalografi kullanarak onlarınbeyin dalgalarını inceleyen bilim adamları, uyku sırasında gerçekleşen olaylara dair kanıtları ortaya koyarlar. Uyanıkken ya da uyurken beyin dalgaları, beyindeki milyarlarcanöron arasındaki elektrik trafiği sonucunda üretilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Uyku Felci[/TD]

[TD]Uyanık olduğu halde kişinin hareket edememesi durumu. Genellikle korkutucu olan bu deneyime yalancı uyanıklık adı da verilir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Uzaktan his[/TD]

[TD]Genelde durugörü ile aynı anlamda kullanılır (remote sensing)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Uzaktan iyileştirme[/TD]

[TD]Parapsikoloji ve zihnin uzaktan etkisi olarka öne sürülen Psikokinezinin başka bir bedene veya zihne uygulanmasıdır. Son yıllarda alternatif tedavi yöntemleri arasında sayılmaya başlanan “uzaktan iyileştirme” bir çeşit, uzaktan etkileme ya da psikokinezi yöntemidir. Uzaktan iyileştirme, “bilinçli olarak bir kişinin, başka bir kişinin fiziksel veya duygusal iyilik halinin sağlanması için yapılan girişim” olarak tanımlanır. Uzaktan iyileştirme durumlarında “duacı” denen birisi kullanılır. Duacı bazen hastanın resmine bakarak, bazen de yoğun bakımda uzaktan hastayı görerek iyi dileklerde bulunur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Uzaktangörü[/TD]

[TD]Genelde durugörü ile aynı anlamda kullanılır (remote viewing)[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Uzantı[/TD]

[TD]Fiziksel bedenin paranormal uzantısı. Bazı mistik ve fiziksel medyumlarda olduğu rapor edilmiştir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Varlık[/TD]

[TD]Bir kişinin, hayvanın veya discarne varlığın mevcudiyetini algılama.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Varlık/Entity[/TD]

[TD]Varoluş, varlık, şey.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Voodoo[/TD]

[TD]Afrika kökenli ruhani ve çok eskilere dayanan bir din. Haiti, Jameika ve Kuba’ da yaygındır. Büyü ritülleri,transa girmek ve pozesyon önemli rol oynar bu dinde.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Yabancılar tarafından kaçırılma tecrübes[/TD]

[TD]Rapor edilmiş ,yabancı yaratıklar tarafından ( çoğunlukla uzaylılar tarafından uzay gemilerine kaçırılan vakkalar) kaçırılma tecrübesidir. Kaçırılan kişi çoğunlukla zaman kaybı ( zaman atlaması ) ve hafıza kaybı gibi rahatsızlıklara mağruz kalmıştır. Hipnoz ve geriye dönme sanslarıyla hafıza onarıldığında, çoğunlukla, kaçırılan kişinin kaçıran yabancılar tarafından cerrahi mudahele gördüğü rapor edilmiştir.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Yanıltma[/TD]

[TD]Sihirbazlar ve Mentalistler tarafından, kişinin dikkatini dağıtmak veya düşüncelerini karıştırmak için kullanılan teknikler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Yargıç[/TD]

[TD]Psişik deneylerde, hedefleri ve tepkileri karşılaştıran kişi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Yılan Gücü[/TD]

[TD]Bkz. Kundalini[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

 

[TABLE=class: glossaryclear]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Yoga ( Yoga )[/TD]

[TD]Hindistan kökenli dini felsefe. Kişinin fiziksel ve psiko-spiritüel teknikleri kullanarak kendini daha yüksek bir bilince taşımasını savunur.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Zar Testi[/TD]

[TD]Psikokinesis araştırmalarında kullanılan bir teknik. Özne zarların düşüşünü yönetmeye çalışır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Zener Kartları[/TD]

[TD]Üzerinde daire, kare, yunan haçı,beş köşeli yıldız ve üç adet dalgalı çizgi bulunan kartlardır. Bir destede her bir şekilden 5 adet olmak üzere 25 adet karttan oluşur. Algılama psikoloğu olan Karl Zener tarafından bulunmuştur. Duyu dışı algılama estlerinde kart takmini testlerinde kullanılır. ESP ( DDA) kartları olarak da bilinirler.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Zihin[/TD]

[TD]Zihin ya da bilinç düşüncenin, algılamanın, belleğin, duygunun, isteğin ve düşlemenin bazı birleşimlerinde görünür olan bilincin ve zekânın kolektif görünüşlerini kapsar. Zihin bilinç akışı olarak tanımlanabilir. İnsan beyninin bilinçli süreçlerin tümünü içerir. Ayrıca bu sözcük kesin içeriklerde hayvanların bilinçli veya insanların bilinçaltı düşüncelerinin çalışmasını içermek için kullanılır. "Zihin" mantığın düşünce süreçlerine özellikle değinmek için sıklıkla kullanılır.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Zihin Okuma[/TD]

[TD]Telepatinin bir diğer adı. Bkz. Telepathy ( Telepati )[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Zihinsel Eğme[/TD]

[TD]Metal objelerin eğilmesiyle ilgili Psikokinetik yetenek. Uri Geller tarafından popülarize edilen fenomen.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row1, bgcolor: #E3F2FF]

[TD]Zihinsel Medyumluk[/TD]

[TD]Medyumun paranormal olarak bilgi elde etmesi.[/TD]

[/TR]

[TR=class: row0]

[TD]Zombi[/TD]

[TD]Büyü yoluyla yaşama döndürülen ruhsuz cesetlere verilen addır[/TD]

[/TR]

[/TABLE]

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...