Jump to content
Sign in to follow this  
İη¢ιѕєℓ

Keder'in Şairi: Füruğ Ferruhzad

Recommended Posts

Kuş Ölür, Sen Uçuşu Hatırla...

Yedi çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu olarak Tahran'da dünyaya gözlerini açtı.. Mahalle mektebinde 9. sınıfa kadar devam ettikten sonra kız sanat okuluna gitti. Burada resim, dikiş-nakış ve el sanatları öğrendi. Henüz 16 ya da 17 yaşlarına geldiğinde Perviz Şapur ile evlendi. Eğitimine kocasının yanında Ahvaz'da devam etti. Bir yıl sonra tek çocuğu olanKāmyār'ı dünyaya getirdi. Evliliğinden iki yıl sonra 1954 yılında ise albay olan baskıcı bir baba ve dönemin İran'ında isyan sayılır bir hareketle eşinden ayrıldı.

 

"Yapamıyordum artık yapamıyordum

Yadsıyarak yükseliyordu yoldan ayak seslerim

Daha büyüktü umutsuzluğum sabırdan

Ve geçiyordu bahar o yemyeşil düş

Penceremden

Sesleniyordu yüreğime:

"Bak

Hiçbir zaman ilerlemedin

Battın sen!"

umut-595x334.png

Eşinden ayrıldıktan sonra oğul hasreti ile geçen zamanlarda, Tahran'da şiir yazmaya başladı. Ve Esir adını verdiği ilk kitabını yayınladı. Oğlunu ise bir daha hiç göremedi...

 

“o günler geçti

o günler, kirpiklerimin arasından”

undefined15-448x336.jpg

1958 yılında geri kalan hayatını birlikte geçireceği İbrahim Gülistan'la tanışır ve dokuz ayını Avrupa'da geçirdi. Şair bu dönemde yaşamının esin kaynağı olan şiirlerine devam eder ve hızla iki kitabını daha piyasaya sürer. Bunlardan ilki Duvar ve diğeri de İsyan'dır. Ayrıca yazar ve film yapımcısı olan İbrahim Gülistan'ın da desteğiyle oyunculuk, senaristlik, kameramanlık, yönetmen yardımcılığı, dublaj, montaj ve yaratıcı film editörlüğü yaptı.

İbrahim Gülistan yıllar sonra Füruğ hakkında, "Daha bağımsız yaşama konusunda beni en etkileyen kişiydi." diyecekti.

 

“Benim en büyük derdim sizin beni tanımamış olmanızdır; hiçbir zaman da tanımak istemediniz ve belki de hâlâ siz benim hakkımda düşündüğünüzde, beni uçarı, aşk romanları ve tahran müsavvar dergisinin öykülerinden dolayı kafasında aptalca düşünceler oluşan bir kadın olarak biliyorsunuz. keşke öyle olsaydım ve mutlu olabilseydim. işte o zaman dünya küçücük bir odacık olurdu ve ben, dans partilerine gitmekle, güzel ve şık elbiseler giymekle, komşu kadınlarla çene çalmakla, kaynana ile dalaşmakla ve kısacası pis ve anlamsız binlerce işle yetinirdim ve daha büyük ve daha güzel bir dünyayı tanımazdım; bir ipekböceği gibi kendi kozalamın sınırlı ve karanlık dünyasında kıvranarak büyürdüm ve hayatımı sona getirirdim. fakat ben böyle yaşayamazdım. ben kendimi bildiğim andan beri, benim başkaldırım ve isyanım bu aptalca görünüş ile başlamıştır. ben büyük olmak istiyordum ve istiyorum. ben, bir gün doğup ve bir gün bu dünyadan çekip giden ve arkalarında bu geliş ve gidişlerinden herhangi bir iz bırakmayan yüz binlerce insan gibi yaşayamam.”

 

furugcocuk-180x246.jpg

1962 yılında İranlı cüzzam hastalarını ve onların sorunları ile ilgili olarak Tebriz'de filmyapar. Kara Ev adını verdiği filmiyle dünyanın çeşitli yerlerinde ödüller kazanır. Film çekimi sırasında cüzzamlılar evinde tanıştığı Hüseyin Mansur isimli çocuğu evlat edinir.

 

"ben hüzünlü küçük bir periyi biliyorum

 

okyanusta yaşayan

 

ve yüreğini tahta bir kavalda

 

usul usul çalan

 

küçük hüzünlü bir peri

 

geceleri bir öpücükle ölen

 

ve sabahları bir öpücükle yeniden doğacak olan.."

furugkapakk-729x482.jpg

1963 yılında Füruğ, Yeniden Doğuş adlı eserini yayınlar. Artık şiirde olgunlaşma dönemi dir ve sanatsal düzeyi yüksektir. Bu kitabıyla şair, İran şiirinde derin ve etkileyici değişikliklere yol açmıştır.

 

 

kuş sevinçle şakıdı:

"nasıl da mis kokular, nasıl da tatlı güneş!

bahar gelmiş, eşimi bulmaya gitmeliyim"

 

ve balkonun ucundan

uçtu bir haberci gibi, kayboldu gitti.

 

küçücüktü kuş, düşünemiyordu

gazete okumuyordu kuş, borcu yoktu

insanları da tanımıyordu

göklerde, kırmızı uyarı ışıkları üstünde

her şeyden habersiz yükseklerde uçuyordu

ve deniyordu masmavi anları delicesine

 

kuş, ah! sadece bir kuştu.

furugmezar-500x667.jpg

13 Şubat 1967 tarihinde stüdyoya gitmek için hızla seyir halindeyken karşısına çıkan okul aracına çarpamamak için direksiyonu kıran Füruğ, aracından fırlayıp, boynunun kırılmasıyla32 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

 

"Siz haklısınız,

ben ölümümden sonra hiçbir zaman

cüret edemedim aynaya bakmaya

ve o kadar ölüyüm ki,

hiçbirşey ispatlamıyor artık ölümümü."

 

Modern İran şiirine önemli katkılar sağlayan şairin ölümünden sonra çalışmaları Soğuk Mevsim adı altında bir kitapta toplandı. Michael Hillman, Yalnız Kadın adıyla onun hayatını ve şiirlerini 1987 yılında yayınladı. Şairin şiirleri ve yaşamı hakkında daha pek çok makale ve kitap yayınlandı, hayatı filme çekildi. Ve İranlı yönetmen Abbas Kiyarüstemi'nin 1999 yapımı Venedik Film Festivalinde ödül kazanan, Rüzgar Bizi Sürükleyecek filminin adı, şairin bir dizesinden alıntıdır.

furugferruhzad2-667x889.jpg

"mutsuzum

mutsuzum

 

verandaya çıkıyorum ve hissediyorum parmaklarımla

gergin cildini gecenin

kimse takdim etmeyecek beni

güneşe

 

kimse götürmeyecek beni kırlangıçların şölenine

uçmayı hayal eden kuş

ölmek üzere."

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...