Jump to content
Guest meyram

Barnabas-44

Recommended Posts

sadece bir şey yazıp çıkacam imanın şartı altıdır bunlardan biri

Allahın peygamberlerine inanmak

diğeride

Allahın kitaplarına inanmak

bir dine mensup olmak için önce imanın şartlarına uymak lazım eğer uymuyorsak iman etmiş olmayız buda nedemek iman etmiorsak bir dine mensup ta olmayız

 

ben bir müslüman olarak hz. isanın bir peygamber olduğunu ve incilinde Allahın kitabı olduğuna inanıorum

müslümanlara gelmiş olan kuranı kerimde ahmet yazdı mehmet yazdı yok ne demek istediğimi herkes anladı

Link to post
Share on other sites

madem amaç ben kuranı iyi okudun bilmediğim yer yoktur incili okudum numarasıdır bunları söyleyerek mi bilginizi kanıtlayacaksınız.ben incili gnostik incilleri apokrifalleri tevratı kuranı hadisleri bazı midraş bölümleri,ölü deniz tomarları mormon kitabı vb....daha bir çok önemli metinleri okudum o zmaan benim söylediklerim doğrudur!!! öncelikle onu okudum bunu bildim demekle olmuyor bunu bilin :)

Link to post
Share on other sites

UMAN HÜKÜMDARININ VE KARDEŞİNİN İSLÂM'A DAVET EDİLİŞİ

 

Muhammed Mekke'nin fethinden sonra gözünü hurma bahçeleri ve ekinleriyle meşhur olan Umman'a dikiyor ve yazdığı mektubu Umman hükümdarı Ceyfer ve kardeşi Abd'e iletmesi için Amr B. As isimli kişiyi görevlendiriyor.. Amr B. As Ümman'a varıyor ve elinde Muhammed tarafından bizzat yazılmış veya yazdırılmış (Muhammed okuma yazma bilmediği için yazdırılmışda olabilir) mektubu Umman Hükümdarına iletiyor.. Mektupta aynen söyle yazıyor;

 

 

"Bismillahirrahmânirrahîm!

"Allah'ın Resulü Muhammed b. Abdullah'tan Cülenda'nın oğulları Ceyfer ve Abd'e!..

"Hidâyete uyanlara, doğru yolu tutmuş olanlara selâm olsun!

"Bundan sonra derim ki:

"Ben her ikinizi İslâm'a davet ediyorum! Müslüman olun ki selâmete eresiniz!

"Ben, sağ olanları âhiret azabıyla korkutmak
, kâfirler hakkında da Allah'ın hükümlerini tatbik etmek için Allah'ın bütün insanlara gönderdiği Resulüyüm!

"Eğer İslâm'ı kabul ederseniz, hükümdarlığınız size bakî kalacaktır;
eğer Müslüman olmaktan uzak durursanız, şüphesiz, hükümdarlığınız elinizden çıkacak, süvariler meydanınızı çiğneyecek ve peygamberliğim sizin mülk ve saltanatınızı mağlûb edecektir.

 

İslami kaynaklara göre Umman hükümdarı ve kardeşi gönderilen bu mektuptan sonra yusuf yusuf Müslümanlığı kabul ediyor. Umman'in idarı işlerinin başına ise mektubu Umman hükümdarlarına bizzat ileten elçi Amr B. As geçiriliyor. Umman hükümdarının tahtını bu tehdit içeren mektup karşısında islam kaynaklarına göre "seve seve" bırakmasını hangi akıl mantık sahibi kimse kabullenebilir? Üstelik Ümman'da idarı işlerin başına Muhammed değil, Muhammed'in mektubu krala götürmesi için görevlendirdiği postacı Amr B. As geçiriliyor.

bu mektuplar topkapı sarayındadır ama her keze açıkmıdır bilmiyorum işte dine teblig yorum sizin.

--------------------

BAHREYN HÜKÜMDARININ MÜSLÜMAN OLUŞU

 

Umman'i mektuptan da görüldüğü gibi tehdit yolu ile alan Muhammed, bu sefer gözünü Bahreyn'e dikiyor ve Bahreyn hükümdarına da bir mektup gönderiyor. O mektupda ise yazılanlar söyle;

 

"Bismillahirrahmânirrahîm! "Hidâyete uyanlara selâm olsun!

 

"Ben, seni İslâm'a davet ederim! Müslüman ol, selâmete er! Allah, iki elinin altında bulunan (hükümdarlığını) yine sende bırakır.

 

"Şunu da bilmiş ol ki, benim dinim, develerin ve atların gidebilecekleri yerlere kadar uzanacak, hâkim olacaktır.
"

Bir dakika...

Develerim ve atlarımın gidebilecekleri yere kadar da ne demek oluyor?

islam evrensel bir din değil miydi?

Ayrıca develerin ve atların gidebilecekleri yer Muhammed'in dini mi, yoksa saltanatı mi?

 

Neyse konumuza devam edelim..

 

Bahreyn Krali kendisine Muhammed tarafından gönderilen mektup karşısında tırsıyor, hemen eline kalem kağıdı aldığı gibi Muhammed'e geriye mektup yolluyor. Mektubunda ise İslam'i kabul ettiğini ve ülkesindeki Yahudi ve kafirlere nasıl davranması gerektiğini soruyor..

 

Ardından Muhammed Bahreyn kralina cevap yazıyor;

 

"Bismillahirrahmânirrahîm!

 

"Muhammed Resûlullah'tan, Münzir b. Sava'ya!..

 

"Allah'ın selâmı üzerine olsun!

 

"Ben, sana olan hidâyet nimetinden dolayı O'ndan başka ilâh bulunmayan Allah'a hamdederim!

 

"Allah'tan başka ilâh bulunmadığına ve Muhammed'in de Allah'ın kulu ve Resulü olduğuna şehâdet ederim!

 

"Mektubunu aldım; okutup içindekileri dinledim.

 

"Sana, Yüce Allah'ı, O'nun emir ve yasaklarına göre hareket etmeni hatırlatırım! Muhakkak ki, nasihat eden kimse, onunla kendisi de nasihat almış, sevabından istifade etmiş olur.

 

"
Elçilerime itaat eden ve onların emirlerine riâyet eden kimse, bana itaat etmiş sayılır; onları öğütleyen, dinleyen, beni dinlemiş olur.

 

"Elçilerim, seni bana övdüler ve hayırla andılar! Senin, kavmin hakkındaki şefaat ve iltimasını kabul ettim! Onlardan Müslüman olanları, Müslüman oldukları şeylere göre bırak.

 

Günahkâr olanların, geçmişteki suçlarını geç; onları geçmişte işlediklerinen mes'ul tutma!

 

"Şunu bilmiş ol ki, sen iyi davrandıkça, işinden seni uzaklaştırmayınız, vekilimiz olarak orada kalırsın!

 

"
Yahudilik ve Mecusîliklerinde devam etmek isteyenlere gelince... Onları cizyeye bağlarsın.

 

"Selâm ve Allah'ın rahmeti üzerine olsun!"

 

 

Şimdi her zamanki sorularımı soruyorum;

 

1) Bir insan nasıl olurda hiç bilmediği bir dini seve seve kabul edebilir. Muhammed'in hükümdarlara gönderdiği mektuplarda İslam dinini öğreten bir tek bilgi bile yok iken, bu koskoca hükümdarların islami seve seve seçtiklerini nasıl izah edebiliriz?

 

2) İnsanlara İslam'in hoşgörü ve barış dini olduğunu anlatan Muhammed'in bu gibi tehditlere başvurması ne derece barışsever ve hoşgörülü olabilir?

 

3) Muhammed insanlara İslam dinini anlatmadan nasıl olurda insanların müslümanlığı kabul etmelerini bekleyebilir?

Link to post
Share on other sites
sayın arkadaşım ahzab 50 -51 yerine yanlışlıkla 40 yazmışım kusura bakma.

 

Önemli değil. Fakat 50-51 e baktım ondana amel ve cennet ile ilgili herhangi birşey yok. Sadece evlenilebilecek kadınlar hakkında bilgi var.

 

50. Ey peygamber! Biz bilhassa sana şunları helâl kıldık: Mehirlerini vermiş olduğun eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak ihsan buyurduklarından sahip olduğun cariyeleri, amcalarının kızlarından, halalarının kızlarından, dayılarının kızlarından, teyzelerinin kızlarından seninle beraber hicret etmiş olanları, bir de mümin bir kadın kendini peygambere hibe ederse, peygamber nikâh etmek istediği takdirde, onu başka müminlere değil de sadece sana mahsus olmak üzere helâl kıldık. Onlara eşleri ve cariyeleri hakkında neyi farz kıldığımızı biliyoruz. Bunlar sana hiçbir darlık olmaması içindir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

51. Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini yanına alırsın. Sırasını geri bıraktığın kadınlardan dilediğini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Onların gözleri aydın olup üzülmemelerine ve kendilerine verdiğin ile hepsinin hoşnut olmalarına en elverişli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her şeyi bilir ve yumuşak davranır.

Link to post
Share on other sites
Guest atılım

arkdaşlar burda herkes kendi inandığı dinin gerçeklerine göre konuşuyor.bu ne kadar doğru gözükürse gözüksün doğru bir yaklaşım değil.bi kere herşeyden önce bir dinin insan aklına yatkın olması gerekiyor.yüzde yüz bu benim kafama yattı bu din doğrudur demek değildir bu.öncelikle kafaya yatması demek; insanoğlunun varoluşundan beri tecrübe ettiği temel gerçeklerin hakkını vererek hükümlendirilmesi demektir.bu evlilik olabilir,cinayet olabilir,zina olabilir.şimdi üç semavi dinin bu konudaki tavrı bellidir.hepsi aynıdır hepsinde hükümler nerdeyse aynıdır.şimdi biz burda insan aklımız irademizle bir yargıya varmaya çalışsak kendi kafamızda bir beyin fırtınası yapsak burdaki üç dinide şu an tek geçerli din diye gösterebiliriz.yahudlikten başlayalım isterseniz.bir yahudiye göre bu din sadece onlara gelmiştir.nitekim öyledirde.musa peygamber israiloğullarına gönderilmiş bir paygamberdir.buna kurandada işaret ederincildede.biz size musayı gönderdik bilmem nerden nereye kadar olan toprakları helal kıldık size vadettik tarzında ayetleri var kuranın.şu an tam hatırlayamıyorum kusuruma bakmayın.eminim bu ayetlerin yerini tastamam bilen arkadaşlar ayetleri anlayıp tam olarak nerde olduklarını bizimle paylaşırlar.israiloğularının bir kurtarıcı bekledikleri aşikardır.nerdeyse bütün kutsal kabul ettikleri metinlerde hep bir kurtarıcıdan bahsedildiğini duyuyoruz.ki bu kurtarıcı tevratta tasvir edildiği gibi isa peygamberdir.şimdi kalkıp kimse demesin isa nın yaşayıp yaşamadığı bile belli değil diye.evet isa var olmuştur.eğer hristiyanlığı ele alacak olursak bilmem burdakilerin kaçı yeni ahiti okudu ama hrisityanlık daha çok hümanist yönüyle ve yahudiliğe göre evrenselliğiyle kendini gösterir.yahudilik belli bi kesime hitap eder.ama hristiyanlık tevratın hükümlerinide kabul ederek ve daha da genişleterek tamamlayarak yer yer değiştirerek evrensel olarak açığa çıkmıştır.genelde hristiyanlara teslis konusunda yükleniliyor.aslında teslise düne kadar bende karşı çıkanlardandım.ama gerçekten anlamak niyetiyle araştırılıp okunup incelendiği zaman gerçek anlamda üç farklı tanrı yada üç tanrıyı savunmadığı çok aşikar.benim anladığıma göre ki yanlışım varsa çok özür diliyorum teslis:allah ın yani yaratıcının bize sunduğu üç yüzü üç hali.yani kalkıpta hz.meryemden insani biçimde çocuk edinip ben babayım isa oğlum meryemde oğlumun annesi bi nevi eşim demesi yok.benim teslisten araştırıp okuyup idrak edip anladığım şu arkadaşlar:baba denilen sembolik anlamda kullanılmakla beraber anlayacağımız biçimde hayat veren yaşam veren var olmak hayat bulmak adına atılan ilk adımı atan şey.yani şöyle düşünebiliriz:bi başağı baba gibi düşünün toprağıda anne gibi.baba olarak başağın ilk adımı atması gerekir ki o buğday tanesi toprağa düşsün.ilk adım atan babadır en nihayetinde.yani hayatı veren babadır-başaktır.oğul denilense bana göre şudur:oğul hristiyanların dediği üzere allah ın kelamıdır sözüdür.hz. isa ya oğul denmesinin sebebi yada hz.isa nın ben allah ın oğluyum demesi aslında ben onun sözüyüm demesidir.burda bildiğimiz anlamda bi baba oğul meselsi yok.oğul kelimesini çıkarın yerine allah ın sözü,kelam kelimesini koyun hepsi bu kadar.anlamak gerçekten çok basit.oğul=tanrı sözü demek.benden gelen benim söylediğim benim ortaya çıkardığım demek.ben allah ın kelamıyım ben allah ın hayat verdiğiyim ben allah ın kelamını dillendirmek için gönderilenim allah benimle benim aracılığımla konuşuyor sizinle demektir bu.isa nın tanrılığı anlaşılmazlığı burdan çıkıyor işte.yani bu açıdan baktığımızda evet isa allah ın oğludur hayat verdiğidir bizde oğluyuz bizde hayat verdiğiyiz.ama isa bizden daha farklı olarak allah ın kelamını dillendiriyor.isa demek allah ın kelamı sözü demek.allah ın kelamını ondan duyuyoruz.yani allah ı onda görüyoruz.onun sözleri allah ın sözleriyse evet o zaman allah isa da,isa da görünüyor,isa nın içinde tanrısallık var,çünkü tanrının sözleri o adamda dilleniyor demek yanlş olmaz.bu isa allah demek değildir.allah ın sözleri bi insandan yansıyor o seçilmiş insanın içinden tanrısal sözler geliyor demektir.isa ben rabbım derken bunu kastediyor.biyolojik bi baba oğulluktan bahsetmiyor.evet isa yüzde yüz bi insandır.senin benim gibi gülen üzülen ağlayan sevinen bi insandır.ama allah ın kelamı içinden yansıyan bi insandır.bu onu tanrı elbette yapmaz ama ben allah ın kelamı ona indiği zaman o tanrının ağzından konuşuyor.konuşan tanrı oluyor ama isa nın ağzından.hareket eden hastaları iyileştiren mucizeleri yapan tanrı oluyor ama isa nın ağzından.tanrı sıran diğer kimselere yansımadığı kadar isa ya yansımış o anlarda.tanrı mı değil mi meselsi budan çıkıyor.e tabi en nihayetinde bunu yanlş anlayanlar yanlış yorumlayanlar gerek hristiyanlardan gerek müslümanlardan yahudilerden yda başka dinlere mensup kişilerden çıkıyor işte.şimdi bi kaç müslüman terörist çıkıp teröristlik yaptı diye islamiyet terör dini mi oluyor?hayır.buda onun gibi bişey işte.gelelim müslümanlığa.bilmem kaçınız okudunuz kuran ı kerimi.ilkinden sonuna kadar geröekten çok etkileyici bir kitap.hani bi kutsallak ruhanilik olurya işte kuranda onu bulmak mümkün.hal böyle olunca elbette müslüman biri ki hele mesele din olunca herkes aynı reaksiyonu gösterir kolay kolay sorgulayamıyor dinini.ama kuran da kafamıza yatmayan şeyler yok değil mi?mesela benim var;hz.muhammedin cinsel hayatı kafamı çok karıştırmıştır çok zamandan beri.karılarını dilediğin sıraya koy diye direk ayet inmesi hiç kafama yatmamıştır.çok eşililik kafama hiç yatmamıştır.şimdi burda gücün yetiyosa bakabileceksen yada karın görevlerini yerine getiremiyorsa o durumlarda birden fazla eş helal diyeceklerdir ama durup düşünmek lazım.hem eş olmak iki parçadan tek parça olmak değil midir?bi bütünün iki yarısı gibi.evlisin ve karın yatalak hasta oldu diyelim.görevlerini yerine getiremiyor bu durumda diğer eşin bütün sevgisini emeğini ona vermesi daha güzel olmaz mı sizce?sen yatalak yatıyorsun çocukların var bakamıyorsun kocan kendisine helal kılındığı üzere bir eş daha alıyor ve sen yatalak bakıma muhtaç yatarken eşin diğer odada yapması gereken sorumluluğu olan bir iş yapıyor diğer karısıyla.yatalak bi insan olarak ne hissedersin?ama kocan varını yoğunu emeğini sevgisini sadece sana yansıtsa ki zaten en çok ihiyacın olduğu bi zaman nasıl olur?bence daha iyi olur.bilmiyorum bana öyl geliyor.belki şu anda bazı şeyleri anlayamıyoruz belki lerde anlayacağız belki düşüncemiz hep böyle kalacak ama şu an düşündüğüm bu.mesela kuranda yazdığını bilmiyorum yazmıyor heralde ama en sağlam kabul edilen hadis kitabı buharide ve ismini hatırlamıyorum ama diğer hadis kitaplarındada 50 bilmem kaç yaşındaken hz.muhammedin 9 yaşındaki hz.aişeyle zifaf yaptığı söyleniyor yazılıyor.6 yaşındayken evlilik 9 yaşındaylen zifaf.ama hz.muhammed de 50 küsür yaşında şimdi bu iş olurken.burda bi evlilik söz konusu tamam.ama evliliğin amacı ne?evlilik hayatı paylaşmak değil midir bi yerde?ama hayat olarak arada bi uçurum var bu aşikar.evlilik sanki cinsellik olmuş gibi bu durumda.50 küsür yaşında bi insanla 9 yaşındaki bi kız sonuçta.ha bu siyasi amaçlı yapılmıştır diyenler olabilir.ama öyle değil.başka bi sebepten yapılmış olabilir denebilir.ama öyle de değil.ve sonra bir hadise daha var.oda hz.muhammedin oğlu zeyd ve karısı zeynep.hz.muhammedin zeynebe aşık olduğu gönül düşürüdüğü kuranda yazıyor.olayı anlayan zeyd zeynebi boşamak istiyor.hz.muhammede danışıyor üvey babası olarak boşanmak için izin istiyor.tabi gidip sen karıma aşıkmışsın ben boşayım sen al onun için izin istiyorum demiyor.sadece boşanmak istediğini söylüyor izin istiyor.ama hz.muhammed kabul etmiyor.bunun üstüne ayet geliyor biz senin yüreğinde sakladığını daha iyi biliriz(burda aşık olmasından ve istemesinden bahsediliyor) sen evlenebilesin diye biz onu boşattık gibi ayetlerdi.arkadaşlardan özür diliyorum içeriğini aktardım tam kelime sıralarını bilmiyorum çünkü.ama ayet böyleydi.(ahzap suresi)peygamberde en tabii bi insan aşık olabilir sevebilir ama üvey evladın yetimin karısının alınması için direk allah tarafından ayet indirilirmesi biraz garip olmuyor mu?garip değildir belki ama kabullenmesi kayıtsız şartsız teslim olması gerekilen bi dini din olgusunu bilinçaltında zorlaştırmıyor mu kabul etme olarak?ve son olarak kafama yatmayan diğer bi husus ise şu arkadaşlar:sizden olamayanları nerde görürseniz vurun boyunlarını.bu her ne şart altında olursa olsun garip değil mi?allah yarattığı çok sevdiği kulları arasında böyle bi ilişki gelişmesini onların bu tarz bi ilişki kurmalarını neden istemiş olabilir?tamam islam hoşgörü dinidir ama bunlarda yok değil.yukarda dediğim gibi en temel noktalarda dinin kafaya yatma zorunluğu vardır kabullenebilmesi geldiği insanoğluna hitapedebilmesi için..evet arkadaşlar yorumlarınızı bekliyorum.şunu önemle belirmek isterimki ben burda kesinlikle iç bir dini ne aşağılamak ne yermek nede övmek istedim.sadece olay objektif bakıp değerlendirmek istiyorum.bi çok sitede bu konuların konuşulmadığını keşfettim ve burda paylaşmak istedim sadece bu kadar art niyet aranmasın..

Link to post
Share on other sites
Guest şalom

barnaba incilinin yazarı bir zamanlar papaz olan sonradan islamiyeti seçmiş şimdi anıldıgı adı ile abdullah tercüman denen kişidir 15 yy yaşamıştır barnaba incilinin yazıldıgı zaman da o yy denk gelmektedir.

Link to post
Share on other sites
Guest kemtamin
barnaba incilinin yazarı bir zamanlar papaz olan sonradan islamiyeti seçmiş şimdi anıldıgı adı ile abdullah tercüman denen kişidir 15 yy yaşamıştır barnaba incilinin yazıldıgı zaman da o yy denk gelmektedir.

 

bulunan incilin arkeolojik incelenmesi yapıldı da o şekilde mi bu sonuca vardınız?

 

--- Sonraki mesaj ---

 

arkdaşlar burda herkes kendi inandığı dinin gerçeklerine göre konuşuyor.bu ne kadar doğru gözükürse gözüksün doğru bir yaklaşım değil.bi kere herşeyden önce bir dinin insan aklına yatkın olması gerekiyor.yüzde yüz bu benim kafama yattı bu din doğrudur demek değildir bu.öncelikle kafaya yatması demek; insanoğlunun varoluşundan beri tecrübe ettiği temel gerçeklerin hakkını vererek hükümlendirilmesi demektir.bu evlilik olabilir,cinayet olabilir,zina olabilir.şimdi üç semavi dinin bu konudaki tavrı bellidir.hepsi aynıdır hepsinde hükümler nerdeyse aynıdır.şimdi biz burda insan aklımız irademizle bir yargıya varmaya çalışsak kendi kafamızda bir beyin fırtınası yapsak burdaki üç dinide şu an tek geçerli din diye gösterebiliriz.yahudlikten başlayalım isterseniz.bir yahudiye göre bu din sadece onlara gelmiştir.nitekim öyledirde.musa peygamber israiloğullarına gönderilmiş bir paygamberdir.buna kurandada işaret ederincildede.biz size musayı gönderdik bilmem nerden nereye kadar olan toprakları helal kıldık size vadettik tarzında ayetleri var kuranın.şu an tam hatırlayamıyorum kusuruma bakmayın.eminim bu ayetlerin yerini tastamam bilen arkadaşlar ayetleri anlayıp tam olarak nerde olduklarını bizimle paylaşırlar.israiloğularının bir kurtarıcı bekledikleri aşikardır.nerdeyse bütün kutsal kabul ettikleri metinlerde hep bir kurtarıcıdan bahsedildiğini duyuyoruz.ki bu kurtarıcı tevratta tasvir edildiği gibi isa peygamberdir.şimdi kalkıp kimse demesin isa nın yaşayıp yaşamadığı bile belli değil diye.evet isa var olmuştur.eğer hristiyanlığı ele alacak olursak bilmem burdakilerin kaçı yeni ahiti okudu ama hrisityanlık daha çok hümanist yönüyle ve yahudiliğe göre evrenselliğiyle kendini gösterir.yahudilik belli bi kesime hitap eder.ama hristiyanlık tevratın hükümlerinide kabul ederek ve daha da genişleterek tamamlayarak yer yer değiştirerek evrensel olarak açığa çıkmıştır.genelde hristiyanlara teslis konusunda yükleniliyor.aslında teslise düne kadar bende karşı çıkanlardandım.ama gerçekten anlamak niyetiyle araştırılıp okunup incelendiği zaman gerçek anlamda üç farklı tanrı yada üç tanrıyı savunmadığı çok aşikar.benim anladığıma göre ki yanlışım varsa çok özür diliyorum teslis:allah ın yani yaratıcının bize sunduğu üç yüzü üç hali.yani kalkıpta hz.meryemden insani biçimde çocuk edinip ben babayım isa oğlum meryemde oğlumun annesi bi nevi eşim demesi yok.benim teslisten araştırıp okuyup idrak edip anladığım şu arkadaşlar:baba denilen sembolik anlamda kullanılmakla beraber anlayacağımız biçimde hayat veren yaşam veren var olmak hayat bulmak adına atılan ilk adımı atan şey.yani şöyle düşünebiliriz:bi başağı baba gibi düşünün toprağıda anne gibi.baba olarak başağın ilk adımı atması gerekir ki o buğday tanesi toprağa düşsün.ilk adım atan babadır en nihayetinde.yani hayatı veren babadır-başaktır.oğul denilense bana göre şudur:oğul hristiyanların dediği üzere allah ın kelamıdır sözüdür.hz. isa ya oğul denmesinin sebebi yada hz.isa nın ben allah ın oğluyum demesi aslında ben onun sözüyüm demesidir.burda bildiğimiz anlamda bi baba oğul meselsi yok.oğul kelimesini çıkarın yerine allah ın sözü,kelam kelimesini koyun hepsi bu kadar.anlamak gerçekten çok basit.oğul=tanrı sözü demek.benden gelen benim söylediğim benim ortaya çıkardığım demek.ben allah ın kelamıyım ben allah ın hayat verdiğiyim ben allah ın kelamını dillendirmek için gönderilenim allah benimle benim aracılığımla konuşuyor sizinle demektir bu.isa nın tanrılığı anlaşılmazlığı burdan çıkıyor işte.yani bu açıdan baktığımızda evet isa allah ın oğludur hayat verdiğidir bizde oğluyuz bizde hayat verdiğiyiz.ama isa bizden daha farklı olarak allah ın kelamını dillendiriyor.isa demek allah ın kelamı sözü demek.allah ın kelamını ondan duyuyoruz.yani allah ı onda görüyoruz.onun sözleri allah ın sözleriyse evet o zaman allah isa da,isa da görünüyor,isa nın içinde tanrısallık var,çünkü tanrının sözleri o adamda dilleniyor demek yanlş olmaz.bu isa allah demek değildir.allah ın sözleri bi insandan yansıyor o seçilmiş insanın içinden tanrısal sözler geliyor demektir.isa ben rabbım derken bunu kastediyor.biyolojik bi baba oğulluktan bahsetmiyor.evet isa yüzde yüz bi insandır.senin benim gibi gülen üzülen ağlayan sevinen bi insandır.ama allah ın kelamı içinden yansıyan bi insandır.bu onu tanrı elbette yapmaz ama ben allah ın kelamı ona indiği zaman o tanrının ağzından konuşuyor.konuşan tanrı oluyor ama isa nın ağzından.hareket eden hastaları iyileştiren mucizeleri yapan tanrı oluyor ama isa nın ağzından.tanrı sıran diğer kimselere yansımadığı kadar isa ya yansımış o anlarda.tanrı mı değil mi meselsi budan çıkıyor.e tabi en nihayetinde bunu yanlş anlayanlar yanlış yorumlayanlar gerek hristiyanlardan gerek müslümanlardan yahudilerden yda başka dinlere mensup kişilerden çıkıyor işte.şimdi bi kaç müslüman terörist çıkıp teröristlik yaptı diye islamiyet terör dini mi oluyor?hayır.buda onun gibi bişey işte.gelelim müslümanlığa.bilmem kaçınız okudunuz kuran ı kerimi.ilkinden sonuna kadar geröekten çok etkileyici bir kitap.hani bi kutsallak ruhanilik olurya işte kuranda onu bulmak mümkün.hal böyle olunca elbette müslüman biri ki hele mesele din olunca herkes aynı reaksiyonu gösterir kolay kolay sorgulayamıyor dinini.ama kuran da kafamıza yatmayan şeyler yok değil mi?mesela benim var;hz.muhammedin cinsel hayatı kafamı çok karıştırmıştır çok zamandan beri.karılarını dilediğin sıraya koy diye direk ayet inmesi hiç kafama yatmamıştır.çok eşililik kafama hiç yatmamıştır.şimdi burda gücün yetiyosa bakabileceksen yada karın görevlerini yerine getiremiyorsa o durumlarda birden fazla eş helal diyeceklerdir ama durup düşünmek lazım.hem eş olmak iki parçadan tek parça olmak değil midir?bi bütünün iki yarısı gibi.evlisin ve karın yatalak hasta oldu diyelim.görevlerini yerine getiremiyor bu durumda diğer eşin bütün sevgisini emeğini ona vermesi daha güzel olmaz mı sizce?sen yatalak yatıyorsun çocukların var bakamıyorsun kocan kendisine helal kılındığı üzere bir eş daha alıyor ve sen yatalak bakıma muhtaç yatarken eşin diğer odada yapması gereken sorumluluğu olan bir iş yapıyor diğer karısıyla.yatalak bi insan olarak ne hissedersin?ama kocan varını yoğunu emeğini sevgisini sadece sana yansıtsa ki zaten en çok ihiyacın olduğu bi zaman nasıl olur?bence daha iyi olur.bilmiyorum bana öyl geliyor.belki şu anda bazı şeyleri anlayamıyoruz belki lerde anlayacağız belki düşüncemiz hep böyle kalacak ama şu an düşündüğüm bu.mesela kuranda yazdığını bilmiyorum yazmıyor heralde ama en sağlam kabul edilen hadis kitabı buharide ve ismini hatırlamıyorum ama diğer hadis kitaplarındada 50 bilmem kaç yaşındaken hz.muhammedin 9 yaşındaki hz.aişeyle zifaf yaptığı söyleniyor yazılıyor.6 yaşındayken evlilik 9 yaşındaylen zifaf.ama hz.muhammed de 50 küsür yaşında şimdi bu iş olurken.burda bi evlilik söz konusu tamam.ama evliliğin amacı ne?evlilik hayatı paylaşmak değil midir bi yerde?ama hayat olarak arada bi uçurum var bu aşikar.evlilik sanki cinsellik olmuş gibi bu durumda.50 küsür yaşında bi insanla 9 yaşındaki bi kız sonuçta.ha bu siyasi amaçlı yapılmıştır diyenler olabilir.ama öyle değil.başka bi sebepten yapılmış olabilir denebilir.ama öyle de değil.ve sonra bir hadise daha var.oda hz.muhammedin oğlu zeyd ve karısı zeynep.hz.muhammedin zeynebe aşık olduğu gönül düşürüdüğü kuranda yazıyor.olayı anlayan zeyd zeynebi boşamak istiyor.hz.muhammede danışıyor üvey babası olarak boşanmak için izin istiyor.tabi gidip sen karıma aşıkmışsın ben boşayım sen al onun için izin istiyorum demiyor.sadece boşanmak istediğini söylüyor izin istiyor.ama hz.muhammed kabul etmiyor.bunun üstüne ayet geliyor biz senin yüreğinde sakladığını daha iyi biliriz(burda aşık olmasından ve istemesinden bahsediliyor) sen evlenebilesin diye biz onu boşattık gibi ayetlerdi.arkadaşlardan özür diliyorum içeriğini aktardım tam kelime sıralarını bilmiyorum çünkü.ama ayet böyleydi.(ahzap suresi)peygamberde en tabii bi insan aşık olabilir sevebilir ama üvey evladın yetimin karısının alınması için direk allah tarafından ayet indirilirmesi biraz garip olmuyor mu?garip değildir belki ama kabullenmesi kayıtsız şartsız teslim olması gerekilen bi dini din olgusunu bilinçaltında zorlaştırmıyor mu kabul etme olarak?ve son olarak kafama yatmayan diğer bi husus ise şu arkadaşlar:sizden olamayanları nerde görürseniz vurun boyunlarını.bu her ne şart altında olursa olsun garip değil mi?allah yarattığı çok sevdiği kulları arasında böyle bi ilişki gelişmesini onların bu tarz bi ilişki kurmalarını neden istemiş olabilir?tamam islam hoşgörü dinidir ama bunlarda yok değil.yukarda dediğim gibi en temel noktalarda dinin kafaya yatma zorunluğu vardır kabullenebilmesi geldiği insanoğluna hitapedebilmesi için..evet arkadaşlar yorumlarınızı bekliyorum.şunu önemle belirmek isterimki ben burda kesinlikle iç bir dini ne aşağılamak ne yermek nede övmek istedim.sadece olay objektif bakıp değerlendirmek istiyorum.bi çok sitede bu konuların konuşulmadığını keşfettim ve burda paylaşmak istedim sadece bu kadar art niyet aranmasın..

 

sokrates boşuna dememiş ''en tehlikeli bilgi,eksik bilgidir''diye..

zeyd in boşanma sebebi şudur: zeyd köle asıllı idi zeyneb ise elit kesimdendi..ve evlilikleri boyunca aralarındaki bu statü farkı her zaman sorun olmuştu..karısının yanında kendini her zaman bir alt kadame de hisseden zeyd boşanma kararı aldı,pygamberimiz de eşinin 3 kez hayız olup temilenmesini bekle onu boşamadan dedi..bu şekilde evliliği kurtarma adına bir süre verilmiş oluyordu ve de olası bir hamilielik ihtimaline karşı önlem alınmış oldu..ancak süre bitiminde de birşey değişmeyince zeyd ile zeyneb boşandı..

Link to post
Share on other sites
Guest şalom

sayın arkadaşım ben isim verdim kendisi italyan bir ailenin papaz ogludur sönra ne olduysa din degiştirmiş islamiyeti seçmi,ştir barnaba incili tan da o sıralarda yani 15 yy tarihli bir kitaptır bunu islam dünyasıda inkar etmiyor niyetiniz ögrenmekse araştırın bir şey yazarken düşünmeden yazmıyorum isminide verdim adı Abdullah Tercüman'dır bu adı sonradan almıştır islam dünyasında sahabeler kadar itibar sahibi olmuştur barnaba incili bu zat tarafından yazılmıştır çürütebilirseniz buyrun bekliyorum.

 

--- Sonraki mesaj ---

 

zeynep elit kesimden diyorsun zeyd köle iken azat olmuş biri peki zeynep evlenirken bunu bilmiyormuydu o zaman iyi idilerde neden sonra bunlar ortaya çıkmış size biraz acayip gelmiyormu bari bunu yazarken bu konu için özel vahy geldiginide ekleseydin yani peygamberin zeynebi almasına allah onay verdi buna inanmamı beklemeyin tanrının işleri arasında bunlar gibi şeyler yoktur inandırıcı olun.

 

sokrates dogru söylemiş en tehlikeli bilgi eksik bilgidir

 

--- Sonraki mesaj ---

 

Abdullah Tercüman biyografisi

 

Büyük âlim ve evliyâ. Onbeşinci asırda yaşamıştır. Kabri Tunus^tadır. Akdeniz^de bulunan Balear adalarının büyüğü olan Mayorka Adasında hıristiyan bir âilenin tek çocuğuydu. Tahsil yaşı gelince Nebuniye şehrinin en meşhur papazı olan Nikola Nertil^in yanında yetişti. İncil^i ezberledi. Hocası olan papazın yol göstermesi ile Tunus^a gitti ve orada müslüman oldu. Arapça^yı öğrenip İslâm ilimlerinde yetişti. Hıristiyanlığın iç yüzünü ve nasıl bozulduğunu anlattığı Tuhfet-ül-Erîb adlı eserini yazdı. 1420 yılında tamamlanıp 1873 yılında Londra^da ilk baskısı yapılan bu kitap 1981 yılında da İstanbul^da İhlâs Vakfı tarafından bastırıldı. Eser Hacı Zihni Efendi tarafından Türkçeye tercüme edildi ve Osmanlıca baskıları yapıldı. El yazması Berlin Kütüphanesindedir.

Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...