Jump to content
Sign in to follow this  
Olcix

Bellerophontes

Recommended Posts

Bellerophontes, Herkül kadar fazla sayıda olmasa da Yunan mitolojisinde zor görevler verilen kahramanlardandır. Bellerophontes'in 3 zorlu görevin üstesinden sonraki sınavında başarısız olması ona hazin bir son hazırlar. İnsanlığın uçma ve tanrılaşma düşleri mitoloji de onun hikayesi ile sembolleştirilir.

 

mitoloji-kahramanlari-bellerophontes-54876.jpg

 

Bellerophontes, Korinthos kralı Glaukos'un oğludur, kaya taşımakla cezalandırılan ünlü Sisyphos'un torunudur. Adı aslında Hipponoestir ve mitolojiye göre tanrıların yaratmakla övündükleri bir erkek güzelidir. Bir gün ormanda avlanırken,kazayla kardeşi Belleros'u öldürür. Bundan dolayı daha sonra kendisine "Belleros'u yiyen "anlamına gelen Bellerephontes adı verilir. Tanrılar tarafından kendisine olağanüstü bir yakışıklılık ve mertlik verildiği için doğal olarak pek çok güzel kadın gibi Argos kralı Proitos'un karısı Anteia da ona tutulur, ancak aklı başında bir delikanlı olan Bellerophontes, kadının kendisini baştan çıkartmasına izin vermez.... Başına ne gelirse de ondan sonra gelir...

Korinthos hükümdarı Glaukos'un oğlu ve kur­naz Sisyphos'un torunu olan Bellerophontes, ezeli rakibi Belleros’u öldürüşünü acıyla anımsıyordu. Zaten taşıdığı o gülünç isim de ondan geliyordu. O olaydan sonra, Tiryns hükümdarı Proitos'a gidip pişmanlık bildirerek, himayesine sığınmıştı. Yaşlı hükümdar onu konuk­severlikle ve anlayışla karşılamış ve suçunun sonuçlarından arındır­dıktan sonra sarayına kabul etmişti. Bellerophontes, işlerin böyle gitmesine hem şaşıyor hem de hoşnut kalıyordu. Hatta kraliçenin kendisine gösterdiği ilgi de hoşuna gidiyordu.

belerophontes.jpg

Fakat Proitos'un karısı Anteia, gittikçe onun üzerine daha çok dü­şüyor, sevgisi daha da ateşleniyordu. Bellerophontes kadından ka­çınamıyor, bir yandan da dedikodularla iyi yürekli hükümdarın ba­şına dert açıp zarar vermekten korkuyordu. Sonunda sevgisi, Korrinthoslu kahraman tarafından açıkça geri çevrilince, kraliçe öç al­maya kalkıştı. Proitos’a, Bellerophontes’m ısrarla peşine düştüğünü söyleyip yakındı ve onu kendisine karşı zor kullanmakla suçladı. Hükümdar, kahramana gösterdiği iyi kabulden sonra kendini çifte hıyanete uğramış saydı ve çok öfkelendi. Ne var ki konuğunu ken­di eliyle öldüremezdi. Böyle bir şey yaparsa, kendi üzerine uğursuz­luk çekerdi. Bunun üzerine Bellerophontes’i Lykia’ya göndermeye karar verdi. Orası Anteia’nın babası Iobates’in hükmü altındaydı. Proitos, genç adama bir mektup verdi ve bunu kayınpederine sunmasını istedi. Mektupta, Anteia'nın nasıl bir saygısızlıkla karşılaş­tığını yazıyor ve intikamının alınmasını rica ediyordu.

Pegasos’un yakalanması

Lykia hükümdarı, Korinthosluyu öldürürse konukseverlik yasaları­nı çiğnemiş olacaktı. Öte yandan kızının uğradığı hakaretin ceza­sız kalmasına da gönlü razı olmuyordu. İki arada kalmıştı. Bellerophontes’e, başarılı olamayacağına inandığı,üç zorlu görev verir: Chimaira'yı öldürmesi, ünlü Solymler ırkına karşı savaşması ve Amazonları alt etmesi...

pegasusVebelerophontes.jpg

Khimaira’yı (Chimaira) öldürme görevi çetindi. Yukarısı aslan, ortası keçi, kuyruğu ejder Khimaira, Gorgo’dan daha korkunç bir canavardı. Typhon ile Ekhidna’nın oğlu olan bu ucube hayvanın aslan, keçi ve yılan kafası olmak üzere üç tane kafası vardı ve çok yırtıcıydı. Kahraman yola çıkmadan önce kahin Polyeidos’a başvurdu.

Kahin, hayvanı öldürebilmek için ona tepeden saldırmasının gerekli olduğunu söyledi. Dediğine göre başarının tek yolu, Helikon Dağı’ndaki Hippokrene Pınarı yakınlarında yaşayan ve Mousalcınn sevdiği bir varlık olan Pegasos adlı kanatlı atı yakalayıp evcilleştirmekten geçiyordu. Pul­laş, Athena’nm tapmağında geçirdiği bir gece, tanrıça ona görü­nüp bir gem sundu; bu, sihirli atı dizginleyebilmek için gerekli olan gemdi. Daha sonra Bellerophorıtes, tanrıçanın öğütlerine uyarak, Pegasos’un babası Poseidona’a bir ak boğa kurban etti. Bu iş de bitince, ayça toynaklı o görkemli hayvanın su içmeye geldi­ği Peirene Pınarı’na gidip Athena'rrm verdiği koşum takımını atın başına geçirdi.

belerophontes-pegasus-chimaira.jpg

Amazonlarla Savaş

Kanatlı küheylanınm sırtında göklerde yol alarak Khimaira’yı ko­laylıkla öldürebildi. Önce oklarıyla vurdu, sonra da çenelerinin ara­sına bir kurşun parçası tıktı; hayvanın ateşli soluğuyla eriyen kur­şun canavarın içini yaktı, kavurdu. lobates bu zafere sevinmekle kalmayıp ayrıca Bellerophorıtes’i hemen Solymlerla savaşmaya gönderdi. Bu atak savaşçılardan sonra, sıra ‘Erkek Yürekli’ Ama­zonlara geldi. Bellerophontes bunları da yine Pegasos’un yardımıy­la yendi. Kanatlı at, onun silahların erişemeyeceği bir uzaklıkta durmasını sağlıyordu.

Amaçlananın aksine kahraman bu görevlerde ölmez. Bu yüzden kral, geri dönüşünde ona bir tuzak kurdurur. Ancak Bellerophontes, en cesur savaşçıları bile yenilgiye uğratıp öldürür. Lykia hükümdarı artık Korinthoslu kahrama­nın yaralanmaz niteliğinden ürkmeye başlamıştı; onu kıstırıp öl­dürmek için bir saray hilesine başvurdu.

Bellerophontes_pegasus.jpg

Bu nedensiz rahatsızlıklardan yorulan Bellerophontes, Poseidon’dan Ksanthos yaylasına su salmasını rica etti ve bu ricası kabul olundu. Bellerophontes hükümdar sarayına doğru ilerledikçe sular da ağır ağır onu izliyordu. Kahramanı durdurabilmek için Ksanthoslu kadın­lar, hiçbir koşul öne sürmeden kendilerini ona sundu. Bu öneriler karşısında sıkılıp ne yapacağını bilemeyen genç, su baskınını önle­mek üzere geldiği yoldan geri döndü. O zaman Lykia hü­kümdarının içine bir kuşku girer ve ve Lykia kralı genç adamın tanrıların özel koruması altında olduğunu anlar. Kahramanın gerçekten kötü oldu­ğuna artık eskisi kadar kesinlikle inanmıyordu. Damadının, Anteia'nın iftira amaçlı imalarından söz eden mektubunu genç adamın kendisine gösterdi. Günahsız olduğunu anlayınca da ona kızı Philonoe’yi verdi ve onu Lykia tahtı üzerinde varisi ilan etti. Kendisine kızını ve çeyiz olarak da ülkenin yarısını verir...

Fakat kahramanın dramı bundan sonra başlar...

Başarılarından ötürü haklı olarak ödüllendirildiğini düşünüyordu ki, kızını hastalık sonucu, oğlunu çatışma­da yitirdi.

Bellerophontes'in iki oğlundan büyük olanını Ares öldürür, ikincisi ise babasının ardından Lykia tahtına çıkar. Tek kızı Laodameia ise Zeus'a Sarpedon'u dünyaya getirir ve buna kızan öfkeli Artemis tarafından öldürülür.

Bellerophontes artık tanrıların gözünde değerini yitirmişti. Bunun bir sebebi de Bellerophontes'in kahramanlıklarına dayanarak ölümsüzlerin arasında yer almak istemesiydi.

Sonunda kanatlı atı ile tanrılar dağı Olimpos'a çıkmaya karar verdi.

Bir rivayete göre Zeus bir at sineği yollayarak Pfesos'u ürkütüp Bellerophontes 'i atından düşürür .At gökyüzünde kalarak bir burç haline gelir. Bellerophontes yer yüzüne düşer sakatlanarak eski saygınlığını da yitirir.

Bir diğer rivayete göre ise, "gerçekten tanrılar var mı, yok mu" sorusuna cevap anlamak ve çekmekte olduğu acılara doyuru­cu bir yanıt elde etmek istiyordu. Niyeti, yazgıya karşı gelen insanın gururunu kendine göstermekti. Fakat göklere doğru dolu dizgin giderken, yolculuğu birden kesiliverdi. Zeus tarafından gönderilen yıldırımla çarpılmış olarak yere düştü.

Belleropontes, sonunda tüm tanrıların nefret ettiği biri olarak üzüntü içinde ölür.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...