Jump to content
Sign in to follow this  
Olcix

Diomedes ve Diomedes'in Atları

Recommended Posts

Yunan mitolojisinde, Diomedes adında birbiriyle çok karıştırılan iki ayrı kral vardır. Diomedes'lerden biri Trakya kralıdır ve oldukça zalimdir, Herkül tarafından öldürülür. Diğeri ise Troya savaşında savaş tanrısı Ares ve tanrıça Afrodit'i yaralayacak kadar maharetli bir kahramandır.

 

mitoloji-kahramanlari-diomedes-ve-diomedes-in-atlari-80390.jpg

 

Yunan mitolojisinde iki ayrı Diomedes vardır. Her ikisi de kraldır ama biri "nemrutlaşmış" Trakya kralı iken diğer neredeyse Aşil (Akilleus) ayarında bir kahraman olarak Troya (Truva) savaşlarında büyük yararlıklar göstermiş Argos kralıdır. Babası Argos kralıdır. Tydeus ve Deipyle'nin oğludur. 80 Argos gemisinin komutanı olarak Troya Savaşı’nın en saygın önderlerindendir. Birçok bilim adamına göre o, mükemmel bir Homeros kahramanıdır.

Argos%20kral%C4%B1%20Diomedes.jpgİlyada destanındaki Akhalı kahraman Diomedes; Troya Savaşı'nda Ares'i ve Afrodit'i yaralamıştır. Amazonların kraliçesi Penthesilia ile birlikte savaşmak için Truva'ya gelen ünlü Amazon savaşçılarından Dsrimakheia ve Alkibie'yi de öldürmüştür. Ares'in kızı olan Amazon kraliçesi Penthesilia ise bu savaşta Kahraman Aşil (Akhilleus) tarafından öldürülmüştür... Savaştığı kişinin yüzünü görmek isteyen Akilleus, miğferin altında bir kadın başıyla karşılaşınca allak bullak olur. Kadının güzel yüzüne bir anda vurulur, ölüsüne gereken özeni gösterir.

Meşhur hikayedir; Truva Savaşı’nın asıl başlangıç nedeni tanrısal bir güzellik yarışmasına dayandırılır. Olympos tanrıçaları, Hera, Afrodit ve Athena kendi aralarında, kimin daha güzel olduğu konusunda anlaşamaz ve Truva Kralı Priamos’un oğlu Paris’i hakem seçerler. Ama Aphrodite (Afrodit) kendisini seçmesi durumunda dünyanın en güzel kadınıyla onu ödüllendireceğini söyleyerek, Paris’in aklını çeler. O da Afrodit’i seçer. Dünyanın en güzel kadını Helen’dir. Ancak küçük bir sorun vardır. Helen, Sparta Kralı Menelaus’un karısıdır. Afrodit, Paris’e yardım eder ve Helen’i kaçırmasını sağlar. İlyada destanına konu olan büyük savaş da böylece başlar.

Karısının kaç(ırıl)ması sonucu gururu kırılan Menelous, Yunanlıların en büyük kralı ve ağabeyi olan Agememnon’dan yardım ister. Böylece onun önderliğinde, İlyada’da Akhalar, Argoslular, Danaolar olarak adlandırılan, bir koalisyon oluşturulur. Myken Kralı Agamemnon, Pylos Kralı Nestor, Argos Kralı Diomedes, Sparta Kralı Menelaos, Phthia Kralı Akhilleus kendi güçlerine göre gemi ve askerlerle bu koalisyona katkıda bulunurlar.

Diomedes savaş sırasında gösterdiği kahramanlıklarla adından söz ettirmeyi başarır... Tanrıça Aphrodite’yi yaralar, Rhesos’u ve onun önderliğindeki Trakyalıları öldürür, Troya’yı koruduğuna inanılan tanrıça Pallas Athena’nın kutsal heykeli Troya Palladiumu’nu ele geçirir.

diomedes2.jpg

İlyada destanınla bununla ilgili şu satırlar yer alır: "Savaşın başından beri Yunanlar, Minerva'dan aldıkları yardıma güvendiler. Ama kâhinleri yakalınca, düşmanlarına, savaşı nasıl kazanabileceklerini söylemek zorunda kaldı. Akıllı Troyalı onlara, ilk olarak Troya'dan Minerva heykelini kaldırmaları gerektiğini söyledi. O zaman, kutsal sayılanlara karşı gelmekten çekinmeyen Odisseas (Ulysses) ve tanrılara inanmadığı rivayet edilen Diomedes gizlice Helena'nın yardımını sağladılar ve heykeli kutsal yerinden çaldılar, onu lanetli elleriyle kirlettiler. O zamandan beri Minerva Yunanlara yardımı kesti ve güçleri kırıldı."

diomedes3.jpg

Minerva heykelini olarak zikredilen Pallas Athena’nın sihirli nitelikler taşıyan heykeline Palladion da denilmektedir. Palladion, daha sonraki dönemlerde ve özellikle Roma’nın kuruluş ef­sanelerinde de rol oynamıştır. Efsanelere göre Palladion; Troya şehrini koruyan, var olduğu sürece şehrin düşmesini, düşman eline geç­mesini önleyen bir tılsımdır. Athena’nın başına getirlen Pallas kelimesi çoğunlukla koruyan olarak yorumlanır ama menşei belirsizdir ve hatta şiiret kadın anlamına geldiği bile iddia edilmektedir. Rivayetlere göre Paladium, Eski Yunan ve Roma’da Pallas’ın bir putudur. O, Titanlar’dan veya devlerden biri ve Atinalılar’ın bir kahramanı gibi düşünülmüştür. Yunanlılar Pallas’ı Athena, Ro­malılar da Minerva ile özdeşleştirmişlerdir. Bu heykelin, Troy’un kuru­cusu Ilus tarafından yapılan bir duaya cevaben gökten inmiş olduğu farzedilmiştir. Heykel, Diomedes tarafından çalınıp da Troy’dan götürülünceye kadar Troy, Yunanlılar tarafından ele geçirilememiştir. Sonunda onun Roma’ya ulaştığı ve Vesta mabedinde saklandığı kabul edilmiş­tir.

Fakat bu heykeli kaçırıken "kirli" elleri ile kirlettikleri için Diomedes ve Odisseas'ın başından bundan sonra belalr eksik olmaz..

Diomedes, savaştan sonra İtalya’ya yelken açar ve Apulia’da Arpi kentini kurar. Diomedes’in yoldaşları birer kuşa dönüşür. Argos ve Metapontum’da bir kahraman olarak Diomedes’e tapınılırdı.

TRAKYA KRALI DİOMES VE DİOMEDES'İN CANAVAR KISRAKLARI

Yunan mitolojisinde aynı adı taşıyan bir diğer karakter ise Trakya kralı Diomedes'tir. İnsan yiyen atları ile ünlüdür. Mitoloji Kahramanı Herkül'ün (Herakles) 12 zor görevinde karşımıza çıkar. Sekizinci görev olarak Herakles, Kral Diomedes'in insan eti yiyen kısraklarını yakalamak zorundaydı. Mitolojide Diomedes’in Kısrakları veya Diomedes’in Atları diye bilinen dört hayvanın adı; Podagros, Lampon, Ksanthos ve Deinos idi. Bu hayvanlar, ağızlarından alev çıktığı iddia edilecek kadar kontrol edilmesi mümkün olmayan, son derece vahşi, oldukça güçlü ve görünüşleri muhteşem; ama her birir insan yiyen birer canavardı. O kadar vahşi ve güçlüydüler ki, ancak tunçtan yemliklere ve demir zincirlere bağlanarak zaptedilebiliyorlardı.

Hatta ünlü Makedonya Kralı Büyük İskender'in atı Bucephalus’un bu atların soyundan geldiği ileri sürülmüştür.

diomedesinK%C4%B1sraklar%C4%B1.jpg

Dev olarak tanımlanan Trakya kralı Diomedes, Yunan tanrılarından Ares ile Pyrene'nin (Cyrene) oğludur. Ülkesine gelen yabancıları atlarına yem olarak verirdi ve hayvanları o yüzden "insan yiyen atlar" olarak tanınıyordu. Diomedes kendisine kafa tutan insanları bu atlara yem ediyordu. Herkes kral Diomedes'ten korkuyordu, çünkü tam anlamıyla zorbalaşmıştı.

Atina kralı Eurystheus, Herkül'den bu atları alıp getirmesini ve Diomedes'in katliamlarına son vermesini istedi..

Herakles Trakya kralının yanına ulaşmaya çalışırken, Diomedes Herakles'in geldiğini ve amacının ne olduğunu habercilerinden öğrenmişti bile.

Dev Diomedes'e ait atların Herkül tarafından, tek başına ele geçirilmesi mümkün değildi. Herkül, kendisine aşkla bağlı Abderus'u ve arkadaşlarını yardıma çağırmıştı. Herakles,arkadaşlarıyla Trakya sahillerine geldi. Yolda Diomedes'in ve atlarıının saldırısına uğradılar. Herkül, Diomedes ile savaşırken, atları Hermes'in oğullarından Abderus'a bırakmıştı. Herkül Diomedes'i yenmiş; ama Abderus atlarla baş edememişti. Atlar, Abderus'u paramparça ederek yemişti. Çok üzülen, o denli öfkelenen Herkül, atlara bakan hizmetçileri kovaladı ve Diomedes'i yakalayarak tunç yemliklere attı. Böylece Diomedes'i kendi atlarına yedirdi. Diomedes, pek çok insanı yem ettiği insan yiyen atlarına yem olarak feci şekilde ölmüştü.

 

Rivayetlere göre Herkül, Abderus’un mezarının yanında, Eski Yunan'ın önemli kentlerinden kabul edilen Abdera’yı kurmuştu.

Efsanin bir başka şekline göre ise Abderus’un ölümü, daha sonra gerçekleşiyor.

Bu anlatıma göre; Podargos, Lampon, Ksanthos ve Deinos şeklinde isimlendirilen Diomedes'in atları sahiplerini yedikten sonra sakinleştiler, Herakles onları çözdü ve gemisine bindirmek üzere kıyıya getirdi. Kıyıda, hayvanları savunmaya ve krallarının intikamını almaya gelen Biston yerlileri, Herakles ve adamlarına saldırdılar. Herakles kısrakların gözetimini Abderos isimli arkadaşına devrederek yerlileri kovalamaya başladı. Kısraklar aniden koşmaya başlayınca Abderos'u sürükleyerek öldürdüler. Herakles, yerlileri halletikten sonra atları bulup gemiye bindirdi. Arkadaşının hatırası yaşasın diye orada bir şehir kurarak şehre Abderos (bugünkü Abdera kenti) ismini verdi. Herakles, atları Eurystheus'a getirdi.

Canavar atları, gemiye bindirerek Atina'ya döner Herkül. Efsaneye göre Kral Eurystheus atları gördükten sonra onları serbest bırakır... Atlar Olympos'a dağına kadar koşar, orada devlere yem olurlar...

Bir diğer rivayete göre ise; Kral Eurystheus hayvanların Baş tanrı Zeus için kurban edilmesi amacı ile Olympos'a göndermek istemesine rağmen, Zeus hediyeleri kabul etmemiş ve kurtlar ile aslanları üzerlerine göndererek onları parçalatmıştır

Bir diğer rivayete göre ise; Herakles Diomedes’i öldürüp etini atlara yedirince hayvanlar ehlileşmiştir.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...