Jump to content
Sign in to follow this  
BORDO

Kurandaki Rızık Ayetleri

Recommended Posts

Kur’an da içinde RIZIK kelimesi geçen ayetler bunlardır. Tam 92 ayette geçer.

Bismillahirrahmanirrahim.

2/BAKARA-3: Ellezîne yu’minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâteve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

Onlar (takva sahipleridir) ki, gaybe (gaybte Allah’a) îmânederler, namazlarını kılarlar ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden infâkederler (başkalarına verirler).

2/BAKARA-22: Ellezî ceale lekumul arda firâşen ves semâebinââ(binâen), ve enzele mines semâi mâen fe ahrece bihî mines semarâti rızkanlekum, fe lâ tec’alû lillâhi endâden ve entum ta’lemûn(tâ’lemune).

O (Allah) ki; yeryüzünü sizin için döşek ve göğü bina kıldı.Ve gökten su indirdi. Ve böylece onunla mahsullerden sizin için rızık çıkardı.Öyleyse bile bile Allah’a eşler kılmayın (putlar edinmeyin).

2/BAKARA-25: Ve beşşirillezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ennelehum cennâtin tecrî min tahtihel enhâr(enhâru), kullemâ ruzikû minhâ minsemeretin rızkan kâlû hâzellezî ruzıknâ min kabl(kablu) ve utû bihîmuteşâbihâ(muteşâbihan), ve lehum fîhâ ezvâcun mutahharatun ve hum fîhâhâlidûn(hâlidûne).

Ve âmenû olup, ıslâh edici (nefsi tezkiye edici) ameldebulunanlar için altlarından nehirler akan cennetler olduğunu müjdele. Oradakimeyvelerden ve mahsullerden bir rızıkla her rızıklandırılışlarında “İşte bubizim daha önce de rızıklandırıldığımız (yediğimiz) şeydir.” dediler. Ve ona(dünyadaki rızıklarına) benzer (lezzet ve nefaset bakımından çok üstünü)verilmiştir. Onlar için orada temiz eşler vardır. Ve onlar orada ebedî kalacakolanlardır.

2/BAKARA-57: Ve zallelnâ aleykumul gamâme ve enzelnâaleykumul menne ves selvâ kulû min tayyibâti mâ razaknâkum ve mâ zalemûnâ velâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Ve bulutu sizin üstünüze gölgeledik. Size kudret helvası vebıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdığımız temiz şeylerden yeyin. Ve onlar,bize zulmetmediler, fakat onlar, kendi nefslerine zulmediyorlardı.

2/BAKARA-126: Ve iz kâle ibrâhîmu rabbic’al hâzâ beledenâminen verzuk ehlehu mines semerâti men âmene minhum billâhi vel yevmilâhir(âhiri), kâle ve men kefere fe umettiuhu kalîlen summe adtarruhu ilâ azâbinnâr(nâri), ve bi’sel masîr(masîru).

Ve İbrâhîm: “Rabbim burayı emin (güvenli) bir belde kıl.Onun halkından Allah’a ve yevmil âhire îmân edenleri semerelerinden (çeşitliürün ve meyvelerden) rızıklandır.” dediği zaman (Allah) şöyle buyurdu: “Kâfirolan kimseyi biraz metalandırırım (geçindiririm) ve sonra onu ateşin azabınamaruz bırakırım, orası ne kötü bir varış yeridir.”

2/BAKARA-172: Yâ eyyuhâllezîne âmenû kulû min tayyibâti mârazaknâkum veşkurû lillâhi in kuntum iyyâhu ta’budûn(ta’budûne).

Ey âmenû olanlar! Sizi rızıklandırdığımız temiz (helâl)şeylerden yeyin. Ve eğer sadece O’na kul iseniz, Allah’a şükredin.

2/BAKARA-212: Zuyyine lillezîne keferûl hayâtud dunyâ veyesharûne minellezîne âmenû, vellezînettekav fevkahum yevmel kıyâmeh(kıyâmeti),vallâhu yerzuku men yeşâu bi gayrihisâb(hisâbin).

İnkâr edenlere, dünya hayatı müzeyyen kılındı (süslügösterildi) ve onlar, âmenû olanların bir kısmı ile alay ediyorlar (fakirolanları küçümsüyorlar). (Oysa) takva sahibi olanlar, kıyâmet günü onlarınüstündedir. Ve Allah, dilediği kimseyi hesapsız rızıklandırır.

2/BAKARA-254: Yâ eyyûhellezîne âmenû enfikû mimmâ razaknâkummin kabli en ye’tiye yevmun lâ bey’un fîhi ve lâ hulletun ve lâşefâah(şefâatun), vel kâfirûne humuz zâlimûn(zâlimûne).

Ey âmenû olanlar! İçinde, ne bir alışverişin ne birdostluğun ve ne de bir şefaatin bulunmadığı gün (kıyâmet günü) gelmeden önce,size verdiğimiz rızıklardan infâk edin (Allah için verin). Ve kâfirler, onlarzâlimlerdir.

3/ÂLİ İMRÂN-27: Tûlicul leyle fîn nehâri ve tûlicun nehârafîl leyl(leyli), ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minelhayy(hayyi), ve terzuku men teşâu bi gayri hısâb(hısâbın).

Geceyi gündüzün içine sokarsın ve gündüzü gecenin içinesokarsın. Canlıyı ölüden çıkarırsın ve ölüyü canlıdan çıkarırsın. Ve dilediğinkimseyi hesapsız rızıklandırırsın.

3/ÂLİ İMRÂN-37: Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin veenbetehâ nebâten hasenen, ve keffelehâ zekeriyyâ kullemâ dehale aleyhâzekeriyyal mihrâbe, vecede indehâ rızkâ(rızkan), kâle yâ meryemu ennâ leki hâzâkâlet huve min indillâh(indillâhi), innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayrihısâb(hısâbın).

Böylece Rabbi onu güzel bir kabulle kabul buyurdu, güzel birşekilde yetiştirdi. Ve Zekeriyya (A.S)'ı, ona bakmakla mükellef kıldı.Zekeriyya (A.S), onun yanına mihraba her girişinde, onun yanında bir rızıkbulurdu, “Yâ Meryem, bu sana nasıl, nereden (geldi)?” deyince, o da: “O,Allah'ın katından” diyordu. Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi hesapsızrızıklandırır.

3/ÂLİ İMRÂN-169: Ve lâ tahsebennellezîne kutilû fî sebîlillâhiemvâtâ(emvâten), bel ahyâun inde rabbihim yurzekûn(yurzekûne).

Ve Allah’ın yolunda öldürülenleri, sakın ölüler sanmayın.Hayır, (onlar) hayydırlar (canlıdırlar), Rab'lerinin katındarızıklandırılırlar.

4/NİSÂ-5: Ve lâ tu’tûs sufehâe emvâlekumulletî cealallâhulekum kıyâmen verzukûhum fîhâ veksûhum ve kûlû lehum kavlen ma’rûfâ(ma’rûfen).

Ve Allah'ın, (kullanımı konusunda) sizi kaim kıldığı (vekilkıldığı) mallarınızı sefihlere vermeyiniz ve onun içinden (o mallarla) onlarırızıklandırınız (besleyiniz) ve giydiriniz ve onlara güzel söz söyleyiniz.

4/NİSÂ-8: Ve izâ hadaral kısmete ulûl kurbâ vel yetâmâ velmesâkînu ferzukûhum minhu ve kûlû lehum kavlen ma’rûfâ(ma’rûfen).

Ve miras taksiminde, (miras düşmeyen uzak) akrabalar,yetimler ve yoksullar orada hazır bulunursa, o taktirde onları, ondan(mirastan) rızıklandırınız ve onlara güzel söz söyleyiniz.

4/NİSÂ-39: Ve mâzâ aleyhim lev âmenû billâhi vel yevmilâhıri ve enfekû mimmâ razakahumullâh(razakahumullâhu). Ve kânallâhu bihimalîmâ(alîmen).

Ve ne olurdu onlar, Allah'a ve ahiret gününe (ruhun ölümdenevvel Allah'a ulaşma gününe) îmân etselerdi ve Allah'ın kendilerine verdiğirızıktan (Allah için) infak etselerdi (harcasalardı). Ve Allah onları en iyibilendir.

4/NİSÂ-130: Ve in yeteferrekâ yugnillâhu kullen min seatihî.Ve kânallâhu vâsian hakîmâ(hakîmen).

Ve eğer ayrılırlarsa, Allah kendi genişliğinden (bolnimetinden rızık ve ihsanı ile) hepsini gani kılar (muhtaç etmez). Ve Allah,Vâsi’dir (rahmeti keremi geniştir), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibidir).

5/MÂİDE-88: Ve kulû mimmâ razakakumullâhu halâlen tayyibenvettekûllâhellezî entum bihî mu’minûn(mu’minûne).

Allah'ın size verdiği temiz, helâl rızıklardan yiyin vekendisine îmân ettiğiniz Allah’a karşı takva sahibi olun.

5/MÂİDE-114: Kâle îsâbnu meryemellâhumme rabbenâ enzilaleynâ mâideten mines semâi tekûnu lenâ îden li evvelinâ ve âhirinâ ve âyetenminke, verzuknâ ve ente hayrur râzikîn(râzikîne).

Meryem oğlu İsâ; “Allah'ım, Rabb'imiz! Bizim üzerimizesemadan bir sofra indir ki bizim için bayram, bizden öncekiler ve bizdensonrakiler için senden bir mucize (delil) olsun. Ve bizi rızıklandır. Ve Senrızık verenlerin en hayırlısısın.” dedi.

6/EN'ÂM-140: Kad hasirallezîne katelû evlâdehum sefehan bigayri ilmin ve harramû mâ razakahumullâhuftirâen alâllâh(alâllâhi), kad dallûve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

Ve bir ilmi olmaksızın akılsızca (aptalca) evlâdınıöldürenler hüsrana uğramışlardır. Ve Allah’a iftira ederek, Allah’ın onlarırızıklandırdığı şey(ler)i haram kılan kimseler, dalâlette kalmışlardır vehidayete ermiş değillerdir.

6/EN'ÂM-142: Ve minel en’âmi hamûleten ve ferşâ(ferşan),kulû mimmâ razakakumullâhu ve lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni),innehulekum aduvvun mubîn(mubînun).

Hayvanlardan yük taşıyanlar ve kesim hayvanı olanlar var.Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden (kesim hayvanlarından) yeyin. Şeytanınadımlarına tâbî olmayın. Muhakkak ki; o, size apaçık düşmandır.

6/EN'ÂM-151: Kul teâlev etlu mâ harrame rabbukum aleykumellâ tuşrikû bihî şey’â(şey’en), ve bil vâlideyni ihsânâ(ihsânen), ve lâtaktulû evlâdekum min imlak(imlakin), nahnu nerzukukum ve iyyâhum, ve lâtakrabûl fevâhışe mâ zahera minhâ ve mâ batan(batane), ve lâ taktulûnnefselletî harramallâhu illâ bil hakk(hakkı), zâlikum vassâkum bihî leallekumta’kılûn(ta’kılûne).

De ki: “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığınıokuyayım; O’na bir şeyi ortak koşmayın. Anne, babaya ihsanla davranın. Yokluk(fakirlik) sebebiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de yalnız Bizrızıklandırırız. Kötülüğün açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haklı olmanızhariç kimseyi öldürmeyin ki; onu Allah haram kıldı. İşte bunları size vasiyet(emir) etti. Böylece siz, akıl edersiniz.”

7/A'RÂF-32: Kul men harrame zînetallâhilletî ahrace liibâdihî vet tayyibâti miner rızk(rızkı), kul hiye lillezîne âmenû fîl hayâtiddunyâ hâlisaten yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), kezâlike nufassılul âyâti li kavminya’lemûn(ya’lemûne).

De ki: “Kulları için çıkardığı Allah’ın ziynetini verızıktan temiz (helâl) olanını kim haram etti. O, dünya hayatında âmenû olanlariçindir. Ve kıyâmet gününde de özellikle âmenû olanlara aittir.” Böylece bilenbir kavim için âyetleri ayrı ayrı açıklıyoruz.

7/A'RÂF-50: Ve nâdâ ashâbun nâri ashâbel cenneti en efîdûaleynâ minel mâi ev mimmâ razakakumullâh (razakakumullâhu), kâlû innâllâheharramehumâ alâl kâfirîn(kâfirîne).

Ve ateş (cehennem) ehli cennet ehline nida etti (seslendi):“Sudan veya Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden bize aktarın.”(Cennetlikler) şöyle dedi: “Muhakkak ki; Allah ikisini de kâfirlere harametti.”

7/A'RÂF-160: Ve katta’nâhumusnetey aşrate esbâtanumemâ(umemen), ve evhaynâ ilâ mûsâ izisteskâhu kavmuhu enıdrıb bi asâkelhacer(hacere), fenbeceset minhusnetâ aşrate aynâ(aynen), kad alime kullu unâsinmeşrabehum, ve zallelnâ aleyhimul gamame ve enzelnâ aleyhimul menne ves selvâ,kulû min tayyibâti mâ razaknâkum, ve mâ zâlemûnâ ve lâkin kânû enfusehumyazlimûn(yazlimûne).

Ve onları ümmet olarak on iki sıbt’a ayırdık. Kavmi ondan suistediği zaman, Musa (A.S)’a asasını taşa vurmasını vahyettik. Hemen ondan oniki pınar fışkırdı. Her grup insan, içeceği yeri bildi. Ve onların üzerinibulutla gölgeledik. Ve onlara, kudret helvası ve bıldırcın indirdik. Sizirızıklandırdığımız helâl şeylerden yeyin! Ve (onlar), Bize zulmetmediler, fakatkendi nefslerine zulmettiler.

8/ENFÂL-3: Ellezîne yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhumyunfikûn(yunfikûne).

Onlar namazlarını ikame ederler (kılarlar) ve rızık olarakverdiğimiz şeylerden infâk ederler.

8/ENFÂL-4: Ulâike humul mu’minûne hakkâ(hakkan), lehumderacâtun inde rabbihim ve magfiratun ve rızkun kerîm(kerîmun).

İşte onlar gerçek mü’minlerdir. Onların Rab’lerinin yanındadereceleri vardır. Ve onlar için mağfiret (günahların sevaba çevrilmesi) vardırve kerim bir rızık vardır.

8/ENFÂL-26: Vezkurû iz entum kalîlun mustad'afûne fîl ardıtehâfûne en yetehattafekumun nâsu fe âvâkum ve eyyedekum bi nasrihî verazakakum minet tayyibâtî leallekum teşkurûn(teşkurûne).

Ve siz; yeryüzünde az (sayıda) olduğunuzu, aciz, güçsüzolduğunuzu hatırlayın. İnsanların sizi yakalamasından korkuyordunuz. O zamansizi barındırdı (yer sahibi yaptı) ve sizi yardımı ile destekledi ve sizitayyib rızıkla (helâl, temiz rızıklardan) rızıklandırdı. Umulur ki böylece sizşükredersiniz.

8/ENFÂL-74: Vellezîne âmenû ve hâcerû ve câhedû fîsebîlillâhi vellezîne âvev ve nasarû ulâike humul mu'minûne hakkâ(hakkân),lehum magfiratun ve rızkun kerîm(kerîmun).

Ve âmenû olanlar ve hicret (göç) eden kimseler ve Allah’ınyolunda cihad (savaş) eden kimseler ve barındıran (himaye eden) ve yardım edenkimseler, işte onlar, onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için mağfiret ve kerimrızık vardır.

10/YÛNUS-31: Kul men yerzukukum mines semâi vel ardı em menyemlikus sem'a vel ebsâre ve men yuhricul hayye minel meyyiti ve yuhriculmeyyite minel hayyi ve men yudebbirul emre, fe se yekûlûnallâh(yekûlûnallâhu),fe kul e fe lâ tettekûn(tettekûne).

De ki: “Semadan ve arzdan sizi kim rızıklandırıyor? Veyaişitmenin (işitme duyusunun) ve görmenin (görme hassasının) meliki (sahibi)kimdir? Ve canlıyı (diriyi) cansızdan (ölüden) çıkaran ve cansızı (ölüyü)canlıdan (diriden) çıkaran kimdir? Ve işi (yaratıp, yöneten) düzenleyip idareeden kimdir?” O zaman: “Allah” diyecekler. Öyleyse: “Hâlâ takva sahibiolmayacak mısınız?” de.

10/YÛNUS-59: Kul e raeytum mâ enzelallâhu lekum min rızkınfe cealtum minhu harâmen ve halâlen, kul allâhu ezine lekum em alâllâhitefterûn(tefterûne).

De ki: “Allah’ın sizin için rızık olarak indirdiği şeylerigördünüz mü? Sonra da onlardan (bir kısmını) haram ve (bir kısmını) helâlkıldınız.” De ki: “Allah size izin mi verdi, yoksa Allah’a iftira mıediyorsunuz?”

10/YÛNUS-93: Ve lekad bevve’nâ benî isrâîle mubevvee sıdkınve razaknâhum minet tayyibât(tayyibâti), fe mâhtelefû hattâ câehumul ilmu, innerabbeke yakdî beynehum yevmel kıyâmeti fî mâ kânû fîhi yahtelifûn(yahtelifûne).

Ve andolsun ki; İsrailoğullarını güzel bir yereyerleştirdik. Ve onları tayyib (temiz, helâl) rızıktan rızıklandırdık. Bundansonra onlara ilim gelinceye kadar ihtilâfa düşmediler. Muhakkak ki seninRabbin, kıyâmet günü, hakkında ihtilâfa (anlaşmazlığa) düşmüş oldukları şeyde,onların aralarında hüküm verir.

11/HÛD-88: Kâle yâ kavmi e raeytum in kuntu alâ beyyinetinmin rabbî ve razakanî minhu rızkan hasenâ(hasenen), ve mâ urîdu en uhâlifekumilâ mâ enhâkum anhu, in urîdu illâl ıslâha mâsteta’tu, ve mâ tevfîkî illâbillâh(billâhi), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb(unîbu).

(Şuayb şöyle ) dedi: “Eğer ben, Rabbimden bir delil üzerindeisem ve beni kendinden güzel bir rızıkla rızıklandırdı ise de görüşünüz (bu)mu? Sizi ondan men ettiğim şeyde size muhalefet etmek istemiyorum. Sadecegücümün yettiği kadar ıslâh etmek istiyorum. Benim başarım ancak Allah iledir.Ben, O’na tevekkül ettim ve O’na yöneldim.”

12/YÛSUF-37: Kâle lâ ye’tikumâ taâmun turzekânihî illânebbe’tukumâ bi te’vîlihî kable en ye’tiyekumâ, zâlikumâ mimmâ allemenî rabbî,innî teraktu millete kavmin lâ yu’minûne billâhi ve hum bil âhiratihumkâfirûn(kâfirûne).

Yusuf (a.s) şöyle dedi: “Size, rızıklandırılacağınız biryemek gelmez ki; o, size gelmeden önce ben, size onun tevîlini (yorumunu)yapmış, size haber vermiş olmayayım. İşte bu ikisi, Rabbimin öğrettiklerindendir.Gerçekten ben, Allah’a îmân etmeyen ve ahiretlerini (Allah’a ruhlarınıulaştırmayı) inkâr eden bir kavmin dînini terkettim.”

13/RA'D-22: Vellezîne saberûbtigâe vechi rabbihim ve ekâmûssalâte ve enfekû mimmâ razaknâhum sirren ve alâniyeten ve yedraûne bilhasenetis seyyiete ulâike lehum ukbed dâr(dâri).

Onlar, sabırla Rab’lerinin Vechini (Zat’ını, Zat’a ulaşmayıve Allah’ın Zat’ını görmeyi) dileyenler ve namazı ikame edenler, onlarırızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açıkça infâk edenlerdir. Ve seyyiati,hasenat ile (iyilikle) savan kimselerdir. İşte onlar için, bu dünyanın (güzelbir) akıbeti (sonucu) vardır.

14/İBRÂHÎM-31: Kul li ibâdiyellezîne âmenû yukîmus salâte veyunfikû mimmâ razaknâhum sirren ve alâniyeten min kabli en ye’tiye yevmun lâbey’un fîhi ve lâ hilâl(hilâlun).

Âmenû olan (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyen) kullarımasöyle: “Dostluk ve alışverişin olmadığı o günün gelmesinden önce namazı ikameetsinler! Onları rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve aleni (açık) olarakinfâk etsinler!”

14/İBRÂHÎM-32: Allâhullezî halakas semâvâti vel arda veenzele mines semâi mâen fe ahrace bihî mines semerâti rızkan lekum, ve sehharalekumul fulke li tecriye fîl bahri bi emrihî, ve sehhara lekumul enhâr(enhâra).

Semaları ve arzı yaratan ve semadan suyu indiren, böyleceonunla sizin için ürünlerden rızık çıkaran ve denizlerde emri ile akıp gitmesiiçin gemileri size musahhar kılan ve nehirleri de sizin emrinize verenAllah’tır.

14/İBRÂHÎM-37: Rabbenâ innî eskentu min zurriyyetî bi vâdingayri zî zer’ın inde beytilkel muharrami rabbenâ li yukîmus salâte fec’alef’ideten minen nâsi tehvî ileyhim verzukhum mines semerâti leallehumyeşkurûn(yeşkurûne).

Ey Rabbimiz! Ben, zürriyetimden bir kısmını ekin bitmeyenbir vadiye, Senin Beyt-i Haram’ının yanında iskân ettim (yerleştirdim). EyRabbimiz! Namazı ikame etsinler. Bir kısım insanların kalbini onlara meylettir.Ve onları ürünlerden rızıklandır. Böylece onlar şükrederler.

15/HİCR-20: Ve cealnâ lekum fîhâ meâyişe ve men lestum lehubi râzıkîn(râzıkîne).

Sizin için de, sizin rızıklandırılanlar olmadığınız kimseleriçin de, maişetler (geçim kaynakları) kıldık.

16/NAHL-56: Ve yec’alûne li mâ lâ ya’lemûne nasîben mimmârazaknâhum, tallâhi le tus’elunne ammâ kuntum tefterûn(tefterûne).

Onları rızıklandırdığımız şeylerden, bilmediklerine bir pay(nasip) ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun ki; iftira etmiş olduğunuz şeylerdenmutlaka sorgulanacaksınız.

16/NAHL-67: Ve min semerâtin nahîli vel a’nâbi tettehîzûneminhu sekeren ve rızkan hasenen, inne fî zâlike le âyeten li kavminya’kılûn(ya’kılûne).

Hurma ve üzümden, şeker (hurma şerbeti, üzüm suyu, şıra) vegüzel bir rızık edinirsiniz. Muhakkak ki bunda, akıl eden bir kavim içinelbette bir âyet vardır.

16/NAHL-71: Vallâhu faddale ba’dakum alâ ba’dın fîrrızk(rızkı), femâllezîne fuddılû bi râddî rızkıhim alâ mâ meleket eymânehum fehum fîhi sevâun, e fe bi ni’metillâhi yechadûn(yechadûne).

Üstün kılınan kimseler, ellerinin altında bulunanlararızıklarını veren (verici) değiller (çünkü rızkı veren sadece Allah’tır). Oysaonlar, rızıkları konusunda eşittirler. Onlar, Allah’ın ni’metini bilerek miinkâr ediyorlar?

16/NAHL-72: Vallâhu ceale lekum min enfusikum ezvâcen veceale lekum min ezvâcikum benîne ve hafedeten ve razakakum minettayyibât(tayyibâti), e fe bil bâtıli yu’minûne ve bi ni’metillâhi humyekfurûn(yekfurûne).

Ve Allah, sizin için sizin nefsinizden zevceler (eşler) vesizin için zevcelerinizden oğullar ve torunlar kıldı. Ve sizi tayyib (helâl,temiz) rızıklarla rızıklandırdı. Hâlâ bâtıla mı inanıyorlar? Ve onlar, Allah’ınni’metini inkâr mı ediyorlar?

16/NAHL-73: Ve ya’budûne min dûnillâhi mâ lâ yemliku lehumrızkan mines semâvâti vel ardı şey’en ve lâ yestetîûn(yestetîûne).

Ve onlar (müşrikler), semalardan ve yeryüzünden onlara rızıkolarak bir şey vermeye malik olmayan, Allah’tan başka şeylere (putlara)tapıyorlar. Ve (onlar, o putlar ki; hiçbir şeye) muktedir değildirler (güçleriyetmez).

16/NAHL-75: Daraballâhu meselen abden memlûken lâ yakdirualâ şey’in ve men razaknâhu minnâ rızkan hasenen fe huve yunfiku minhu sırrenve cehren, hel yestevûn(yestevûne), elhamdulillâhi, bel ekseruhum lâya’lemûn(ya’lemûne).

Allah şöyle bir misal verdi: Bir şeye muktedir olmayan (gücüyetmeyen), köle olan bir kul ve tarafımızdan güzel bir rızık ilerızıklandırdığımız böylece ondan gizli ve aşikâr infâk eden kimse; onlar, eşit(müsavi) olabilir mi? Hamd, Allah’a mahsustur (Allah içindir). Hayır, onlarınçoğu bilmezler.

16/NAHL-114: Fe kulû mimmâ razakakumullâhu halâlen tayyibenveşkurû ni’metallâhi in kuntum iyyâhu ta’budûn(ta’budûne).

Öyleyse Allah’ın sizi rızıklandırdığı helâl ve tayyib(güzel, temiz) olan şeylerden yeyin! Ve eğer siz, yalnız O’na kul olduysanız,Allah’ın nimetlerine şükredin!

17/İSRÂ-31: Ve lâ taktulû evlâdekum haşyete imlâkın, nahnunerzukuhum ve iyyâkum, inne katlehum kâne hıt’en kebîrâ(kebîren).

Yoksulluk korkusu ile evlâtlarınızı öldürmeyin! Onları vesizleri sadece Biz rızıklandırırız. Muhakkak ki onların öldürülmesi, (kasıtlaişlenen) büyük suç oldu.

17/İSRÂ-70: Ve lekad kerremnâ benî âdeme ve hamelnâhum fîlberri vel bahri ve razaknâhum minet tayyibâti ve faddalnâhum alâ kesîrin mimmenhalaknâ tafdîlâ(tafdîlen).

Ve andolsun ki; Âdemoğlunu kerem sahibi (şerefli) kıldık.Onları karada ve denizde taşıdık. Ve onları helâl şeylerden rızıklandırdık. Veonları yarattıklarımızın çoğundan fazilet (açısından) üstün kıldık.

18/KEHF-19: Ve kezâlike beasnâhum li yetesâelû beynehum,kâle kâilun minhum kem lebistum, kâlû lebisnâ yevmen ev ba'da yevmin, kâlûrabbukum a'lemu bi mâ lebistum feb'asû ehadekum bi verıkıkum hâzihî ilâlmedîneti felyanzur eyyuhâ ezkâ taâmen felye'tikum bi rızkın minhu velyetelattafve lâ yuş'ıranne bikum ehadâ(ehaden).

Ve böylece aralarında sorsunlar diye onları dirilttik(uyandırdık). Onlardan konuşan biri şöyle dedi: “Ne kadar kaldınız?” “Günün birkısmı veya bir gün (kadar).” dediler. (Diğerleri de): “Ne kadar kaldığınızıRabbiniz daha iyi bilir.” dediler. Artık sizden birisini, sizin bu gümüşparanızla şehre gönderin. Böylece en temiz yiyecek hangisi, baksın (da) ondansize bir rızık getirsin. Ve tedbirli (dikkatli) olsun. Sakın sizi bir kimseyesezdirmesin (varlığınızı hiç kimseye hissettirmesin).

19/MERYEM-62: Lâ yesmeûne fîhâ lagven illâ selâmâ(selâmen),ve lehum rızkuhum fîhâ bukraten ve aşiyyâ(aşiyyen).

Orada boş söz işitilmez, sadece “selâm.” Ve orada, onlarınsabah ve akşam rızıkları vardır.

20/TÂHÂ-81: Kulû min tayyibâti mâ razaknâkum ve lâ tatgavfîhi fe yahılle aleykum gadabî ve men yahlil aleyhi gadabî fe kad hevâ.

Sizi rızıklandırdığımız temiz şeylerden yeyin. Ve onda(yediğiniz şeylerde) azgınlık (nankörlük) etmeyin. Aksi halde size gazabıminer. Ve kimin üzerine gazabım inerse, artık o heva olmuştur (nefsinin hevasınatâbî olup dalâlete düşmüştür).

20/TÂHÂ-132: Ve’mur ehleke bis salâti vastabir aleyhâ, lânes’eluke rızkâ(rızkan), nahnu nerzukuke, vel âkıbetu lit takvâ.

Ve ehline (ailene ve etrafındakilere) namazı emret ve onunüzerinde (namazda) sabırlı ol. Senden rızık istemiyoruz. Seni, Bizrızıklandırırız. Akibet (en güzel sonuç) takva sahiplerinindir.

22/HACC-28: Li yeşhedû menâfia lehum ve yezkurusmallâhi fîeyyâmin ma’lûmâtin alâ mâ razakahum min behîmetil en’âm(en’âmi), fe kulû minhâve at’ımul bâisel fakîr(fakîre).

Kendilerinin menfaatlerine (faydalandıkları şeylere) şahitolsunlar. Ve onları, rızıklandırdığı hayvanların üzerine belli günlerdeAllah’ın İsmi’ni ansınlar (kurban kessinler). Böylece ondan yeyiniz ve muhtaçfakir(ler)i doyurunuz!

22/HACC-34: Ve li kulli ummetin cealnâ menseken liyezkurûsmallâhi alâ mâ razakahum min behîmetil en’âm(en’âmi), fe ilâhukumilâhun vâhıdun fe lehû eslimû ve beşşiril muhbitîn(muhbitîne).

Ve Biz, bütün ümmetler için (kurban konusunda aynı) usulleritayin ettik ki onlara, (Allah’ın) rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlarüzerine Allah’ın İsmi’ni zikretsinler (Allah’ın İsmi ile kurbanları kessinler).O halde, sizin İlâhınız Tek Bir İlâh’tır. Öyleyse O’na teslim olun! Vemuhbitleri müjdele.

22/HACC-35: Ellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum vassâbirîne alâ mâ esâbehum vel mukîmis salâti ve mimmâ razaknâhumyunfikûn(yunfikûne).

Onlar, Allah’ı zikrettikleri zaman kalpleri titreyenlerdir(Allah’tan gelen bir cereyanla kalpleri ve vücutları sarsılanlardır). Onlaraisabet edenlere (musîbetlere) sabredenlerdir ve salâtı (namazı) ikame edenlerdir.Ve onlar, onları rızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler.

22/HACC-50: Fellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti lehummagfiratun ve rızkun kerîm(kerîmun).

Âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve amilüssalihat(nefsi tezkiye eden ameller) yapanlar; onlar için mağfiret (günahların sevabaçevrilmesi) ve kerim bir rızık vardır.

22/HACC-58: Vellezîne hâcerû fî sebîlillâhi summe kutilû evmâtû le yerzukannehumullâhu rızkan hasenâ(hasenen), ve innallâhe le huve hayrurrâzikîn(râzikîne).

Ve Allah yolunda hicret edip sonra da öldürülen veya ölenkimseleri Allah, mutlaka güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Ve muhakkak kiAllah, rızık verenlerin mutlaka en hayırlısıdır.

23/MU'MİNÛN-72: Em tes’eluhum harcen fe haracu rabbikehayrun ve huve hayrur râzikîn(râzikîne).

Yoksa onlardan harc (ücret) mi istiyorsun? Oysa Rabbininharcı (ücreti) daha hayırlıdır. Ve O, rızıklandıranların en hayırlısıdır.

24/NÛR-26: El habîsâtu lil habîsîne vel habîsûne lilhabîsât(habîsâti), vet tayyibâtu lit tayyibîne vet tayyibûne lit tayyibâti,ulâike muberraûne mimmâ yekûlûn(yekûlûne), lehum magfiratun ve rızkunkerîm(kerîmun).

Kötü kadınlar, kötü erkekler içindir. Kötü erkekler, kötükadınlar içindir. Temiz kadınlar, temiz erkekler içindir. Temiz erkekler, temizkadınlar içindir. İşte onlar, (kendileri haklarında) söylenenlerden berî (uzak)olanlardır. Onlar için mağfiret (günahların sevaba çevrilmesi) ve kerim(Allah’tan ikram edilen) rızık vardır.

24/NÛR-38: Li yecziyehumullâhu ahsene mâ amilû ve yezîdehummin fadlihî, vallâhu yerzuku men yeşâu bi gayri hisâb(hisâbin).

Allah, onlara yaptıklarının karşılığını en güzel şekildevermek için onlara fazlından arttırır. Ve Allah, dilediği kimseyi hesapsızrızıklandırır.

27/NEML-64: Em men yebdeul halka summe yuîduhu ve menyerzukukum mines semâi vel ard(ardı), e ilâhun meallâh(meallâhi), kul hâtûburhânekum in kuntum sâdikîn(sâdikîne).

Yoksa ilk defa yaratan sonra da onu (geri) döndürecek olanve sizi gökten ve yerden rızıklandıran mı? Allah ile beraber bir (başka) ilâhmı? (Onlara) de ki: "Eğer siz doğru söyleyenlerseniz, delillerinizigetirin."

28/KASAS-54: Ulâike yu’tevne ecrahum merrateyni bimâ saberûve yedraûne bil hasenetis seyyiete ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

İşte onlardır ki; onlara sabırları sebebiyle ecirleri(sevapları) iki kat verilir. Ve onlar, seyyiati (kötülüğü) hasenat (iyilik) ilesavarlar. Ve onlara verdiğimiz (manevî) rızıktan infâk ederler.

28/KASAS-57: Ve kâlû in nettebiıl hudâ meake nutehattaf minardınâ, e ve lem numekkin lehum haramen âminen yucbâ ileyhi semerâtu kullişey’in rızkan min ledunnâ ve lâkinne ekserahum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Ve: "Eğer seninle beraber hidayete tâbî olursak(Allah’a ulaşmayı dilersek), yerimizden atılırız (yurdumuzdan kovuluruz)."dediler. Onları, katımızdan rızık olarak her çeşit üründen toplanıp, onlaragetirildiği haram kılınan (hürmet edilen yerde, haremde) yerde emin olarakyerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (Allah tarafından olduğunu) bilmezler.

29/ANKEBÛT-17: İnnemâ ta’budûne min dûnillâhi evsânen vetahlukûne ifken, innellezîne ta’budûne min dûnillâhi lâ yemlikûne lekum rızkân,febtegû indallâhir rızka va’budûhu veşkurû lehu, ileyhi turceûn(turceûne).

Fakat siz, Allah’tan başka putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz.Muhakkak ki sizin, Allah’tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye malikdeğillerdir. Öyleyse rızkı, Allah’ın katından isteyin ve O’na kul olun ve O’naşükredin. O’na döndürüleceksiniz.

29/ANKEBÛT-60: Ve keeyyin min dâbbetin lâ tahmilu rızkahâallâhu yerzukuhâ ve iyyâkum ve huves semîul alîm(alîmu).

Ve hayvanlardan niceleri vardır ki kendi rızkını taşımaz.Allah, onları rızıklandırır ve sizi de. Ve O; en iyi işitendir, en iyibilendir.

30/RÛM-28: Darabe lekum meselen min enfusikum, hel lekum minmâ meleket eymânukum min şurakâe fî mâ razaknâkum fe entum fîhi sevâuntehâfûnehum ke hîfetikum enfusekum, kezâlike nufassılul âyâti li kavminya’kılûn(ya’kılûne).

(Allah), size kendi nefslerinizden örnek verdi. Sizirızıklandırdığımız şeylerde, sizin sağ elinizin (altında bulunan) sahipolduğunuz (kölelerinizden) ortaklarınız var mı ki (o putlar da Allah’a ortakolsun), böylece onlarla eşit olasınız, onları birbirinizi saydığınız gıbısayasınız. Akıl eden bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.

30/RÛM-40: Allâhullezî halakakum summe razakakum summeyumîtukum summe yuhyîkum, hel min şurakâikum men yef’alu min zâlikum minşey’in, subhânehu ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).

O Allah ki sizi yarattı. Sonra sizi rızıklandırdı (dünyadarızık verdi ve nefsinizin kalbini nurlarla doldurdu). Sonra sizi öldürecek,sonra da sizi diriltecek. Sizin ortaklarınızdan (putlarınızdan), bunlardanbirini yapacak var mı? Allah Sübhan’dır (herşeyden münezzeh). Ve şirkkoştukları şeylerden yücedir.

32/SECDE-16: Tetecâfâ cunûbuhum anil medâcıi yed’ûnerabbehum havfen ve tamaan ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

Yanlarını yataktan uzaklaştırırlar (yan üstü yatarkenkalkarlar). Rab’lerine korku ve ümitle dua ederler. Ve onlarırızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler (verirler).

33/AHZÂB-31: Ve men yaknut min kunne lillâhi ve resûlihi veta’mel sâlihan nu’tihâ ecrahâ merrateyni ve a’tednâ lehâ rızkankerîmâ(kerîmen).

Ve sizden kim, Allah ve O’nun Resûl’üne kanitin olursa (huşûile bağlanırsa) ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa ona, ecrini iki katveririz. Ve onun için Biz, kerim rızık hazırladık.

34/SEBE-4: Li yecziyellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti,ulâike lehum magfiratun ve rızkun kerîm(kerîmun).

(Kıyâmetin kopması) âmenû olanları (ölmeden önce Allah’aulaşmayı dileyenleri) ve amilüssalihat (nefs tezkiyesi) yapanlarımükâfatlandırmak içindir. İşte onlar ki; onlar için mağfiret ve kerim rızıkvardır.

34/SEBE-24: Kul men yerzukukum mines semâvâti vel ardı,kulillâhu ve innâ ev iyyâkum le alâ huden ev fî dalâlin mubîn(mubînin).

De ki: "Göklerden ve yerden sizi rızıklandırankim?" "Allah" de. Ve muhakkak ki biz veya siz, mutlaka yahidayet üzerindeyiz veya apaçık dalâlet üzerinde.

34/SEBE-39: Kul inne rabbî yebsutur rızka li men yeşâu minibâdihî ve yakdiru lehu, ve mâ enfaktum min şeyin fe huve yuhlifuhu, ve huvehayrur râzikîn(râzikîne).

De ki: "Muhakkak ki benim Rabbim, kullarından dilediğikimseye rızkı genişletir ve taktir eder (daraltır). Ve bir şey infâk ettiğiniz(verdiğiniz) zaman (o taktirde) O, onun karşılığını verir. Ve O, rızıkverenlerin en hayırlısıdır.

35/FÂTIR-3: Yâ eyyuhân nâsuzkurû ni’metallâhi aleykum, helmin hâlikın gayrullâhi yerzukukum mines semâi vel ard(ardı), lâ ilâhe illâ huvefe ennâ tu’fekûn(tu’fekûne).

Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki ni’metini zikredin. Sizigöklerden ve yerden rızıklandıran, Allah’tan başka bir Halîk (bir Yaratıcı) varmı? O’ndan başka İlâh yoktur. Öyleyse nasıl (îmândan) döndürülüyorsunuz?

35/FÂTIR-29: İnnellezîne yetlûne kitâballâhi ve ekâmûssalâte ve enfekû mimmâ razaknâhum sirran ve alâniyeten yercûne ticâraten lentebûr(tebûre).

Muhakkak ki Allah’ın Kitabı’nı okuyanlar, namazı ikameedenler, onları rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açık infâk edenler, aslakesilmeyecek (devam edecek) bir ticaret (kazanç) ümit ederler.

36/YÂSÎN-47: Ve izâ kîle lehum enfikû mimmâ razakakumullâhukâlellezîne keferû lillezîne âmenû e nut’imu men lev yeşâullâhu at’amehu, inentum illâ fî dalâlin mubîn(mubînin).

Ve onlara "Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerdeninfâk edin (verin)." denildiği zaman kâfirler, âmenû olanlara:"Allah’ın dileseydi, doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz ancakapaçık bir dalâlet içindesiniz." dediler.

37/SÂFFÂT-41: Ulâike lehum rızkun ma’lûm(ma’lûmun).

İşte onlar; onlar için malûm (bilinen) bir rızık vardır.

40/MU'MİN-13: Huvellezî yurîkum âyâtihî ve yunezzilu lekummines semâi rızkâ(rızkan), ve mâ yetezekkeru illâ men yunîb(yunîbu).

O (Allah)tır ki, âyetlerini size gösterir ve sizin içingökten rızık indirir. Bunu münib olandan (Allah’a yönelenden) başkası tezekküretmez (edemez).

40/MU'MİN-40: Men amile seyyieten fe lâ yuczâ illâ mislehâ,ve men amile sâlihan min zekerin ev unsâ ve huve mu'minun fe ulâike yedhulûnelcennete yurzekûne fîhâ bi gayri hisâb(hisâbin).

Kim seyyiat (şer, derecat düşürücü ameller) işlersemislinden daha fazla cezalandırılmaz. Kadınlardan veya erkeklerden kimamilüssalihat (nefsi ıslâh edici ameller, nefs tezkiyesi) yaparsa işte onlar,(îmânı artan) mü’minlerdir. Onlar, cennete konulacak ve hesapsızrızıklandırılacaktır.

40/MU'MİN-64: Allâhullezî ceale lekumul arda karâren vessemâe binâen ve savverakum fe ahsene suverakum ve razakakum minet tayyibâti,zâlikumullâhu rabbukum, fe tebârakallâhu rabbul âlemîn(âlemîne).

O Allah ki, yeryüzünü sizin için karar (yerleşme) yerikıldı. Ve semayı bina etti. Ve sizi tasvir etti (suret verdi). Sonrasuretlerinizi ahsen kıldı (güzelleştirdi). Ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı.İşte bu Allah, sizin Rabbinizdir. Âlemlerin Rabbi; Allah, Mübarek'tir(yücedir).

41/FUSSİLET-10: Ve ceale fîhâ ravâsiye min fevkıhâ ve bârakefîhâ ve kaddera fîhâ akvâtehâ fî erbeati eyyâm(eyyâmin), sevâen lissâilîn(sâilîne).

Ve orada, onun üzerinde sabit dağlar oluşturdu. Ve orayıbereketli kıldı. Orada (arzda) bulunanların besinlerini (rızıklarını),dileyenler için eşit olarak dört günde takdir etti.

42/ŞÛRÂ-19: Allâhu latîfun bi ibâdihî yerzuku men yeşâu, vehuvel kavîyyul azîz(azîzu).

Allah, kullarına Lâtif’tir (lütufkâr). Dilediği kimseyirızıklandırır. Ve O, Kaviyy’dir (kuvvetli), Azîz’dir (yüce ve şerefli).

42/ŞÛRÂ-38: Vellezînestacâbû li rabbihim ve ekâmus salâte veemruhum şûrâ beynehum ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

Ve onlar, Rab’lerine icabet ederler ve namazı kılarlar. Veonlar, işlerini aralarında toplanıp istişare ederler. Ve onlarırızıklandırdığımız şeylerden infâk ederler.

45/CÂSİYE-5: Vahtilâfil leyli ven nehâri ve mâ enzelallâhumines semâi min rızkın fe ahyâ bihil arda ba’de mevtihâ ve tasrîfir rîyâhıâyâtun li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Ve gece ve gündüzün ihtilâfı (birbirini takip etmesi) veAllah’ın rızık olarak semadan (yağmur, kar gibi) şeyleri indirmesi, böylecearzı ölümünden sonra diriltmesi ve rüzgârları çevirip estirmesi, akıl edenkavim için âyetlerdir (delillerdir).

45/CÂSİYE-16: Ve lekad âteynâ benî isrâîlel kitâbe vel hukmeven nubuvvete ve razaknâhum minet tayyibâti ve faddalnâhum alâlâlemîn(âlemîne).

Ve andolsun ki İsrailoğullarına, kitap, hüküm ve peygamberlikverdik. Ve onları temiz rızıklarla rızıklandırdık. Ve onları âlemlere üstünkıldık.

50/KAF-11: Rızkan lil ibâdi ve ahyeynâ bihî beldetenmeytâ(meyten), kezâlikel hurûcu.

Kullar için rızık olsun diye. Ve onunla ölü beldeye hayatverdik. (Ölümden sonra topraktan) Çıkış (diriliş), işte bunun gibidir.

51/ZÂRİYÂT-57: Mâ urîdu minhum min rızkın ve mâ urîdu enyut’imûni.

Onlardan (hiç)bir rızık istemiyorum ve Beni doyurmalarını daistemiyorum.

51/ZÂRİYÂT-58: İnnallâhe huver rezzâku zul kuvvetilmetîn(metînu).

Muhakkak ki Allah; O, rızık verendir, güç, kuvvet sahibidir.

56/VÂKIA-82: Ve tec’alûne rızkakum ennekumtukezzibûn(tukezzibûne).

Ve siz, yalanlamış olmanızı kendinize rızık ediniyorsunuz.(Kur’ân’daki sözlerin âlemlerin Rabbi tarafından indirildiğinden şüpheettiğiniz için rızkınız, nasibiniz sadece yalanlamak oluyor.)

62/CUMA-11: Ve izâ reev ticâreten ev lehveninfaddû ileyhâ veterekûke kâimâ(kâimen), kul mâ indallâhi hayrun minel lehvi ve minetticâreh(ticâreti), vallâhu hayrur râzıkîn(râzıkîne).

Ve ticaret veya eğlenceyi görünce ona yönelip dağıldılar veseni ayakta bırakıp gittiler. De ki: “Allah’ın katında olan şeyler, eğlence veticaretten daha hayırlıdır ve Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”

63/MUNÂFİKÛN-10: Ve enfikû mimmâ rezaknâkum min kabli enye’tiye ehadekumul mevtu fe yekûle rabbi lev lâ ahhartenî ilâ ecelin karîbin feassaddeka ve ekun mines sâlihîn(sâlihîne).

Ve sizden birisine ölüm gelmesinden, o zaman: “Rabbim keşkebeni yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben sadaka versem vesalihlerden olsam, olmaz mı?” demesinden önce, sizi rızıklandırdığımızşeylerden infâk edin.

65/TALÂK-3: Ve yerzukhu min haysu lâ yahtesib(yahtesibu), vemen yetevekkel alâllâhi fe huve hasbuh(hasbuhu), innallâhe bâliguemrih(emrihî), kad cealallâhu li kulli şey’in kadrâ(kadren).

Ve hesap etmediği (aklına gelmeyen) bir yerden onurızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, artık ona O (Allah) kâfidir.Muhakkak ki Allah, emrini (işini) yerine getirendir. Allah herşey için birkader tayin etmiştir.

65/TALÂK-11: Resûlen yetlû aleykum âyâtillâhi mubeyyinâtinli yuhricellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minez zulumâti ilen nûr(nûri), vemen yû'min billâhi ve ya'mel sâlihan yudhilhu cennâtin tecrî min tahtihelenhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), kad ahsenallâhu lehu rızkâ(rızkan).

Resûl, âmenû olanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayıdileyenleri) ve amilüssalihat (salih amel, yani nefs tezkiyesi) yapanları,karanlıklardan nura çıkarmak için size Allah’ın âyetlerini açıklayarak okur. Vekim, Allah’a îmân ederse ve salih (nefsi ıslâh eden) amel işlerse onu, içindeebediyyen kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere dahil eder (koyar).Allah(’ın Zat’ı), onun (resûl) için en güzel rızık olmuştur.

67/MULK-21: Emmen hâzellezî yerzukukum in emsekerızkah(rızkahu), bel leccû fî utuvvin ve nufûr(nufûrın).

Ya da eğer (Allah), onun rızkını tutarsa (keserse), sizirızıklandıracak olan bu kişiler kimlerdir? Hayır, onlar haddi aşmada ve(haktan) uzak olmakta ısrarla devam ettiler.

73/MUZZEMMİL-20: İnne rabbeke ya'lemu enneke tekûmu ednâ minsuluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve tâifetun minellezîne meake, vallâhuyukaddirul leyle ven nehâre, alime en len tuhsûhu fe tâbe aleykum, fakraû mâteyessere minel kur’ânî, alime en se yekûnu minkum mardâ ve âharûne yadribûnefîl ardı yebtegûne min fadlillâhi ve âharûne yukâtilûne fî sebîlillâhi fakraûmâ teyessere minhu ve ekîmus salâte ve âtûz zekâte ve akridullâhe kardanhasenen, ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâhi huve hayranve a'zame ecrâ(ecren), vestagfirûllâh (vestağfirûllâhe), innallâhe gafûrunrahîm(rahîmun).

Muhakkak ki Rabbin, senin ve seninle beraber olanlardan birtopluluğun, gecenin üçte ikisinden daha azında, (bazan) onun yarısında ve(bazan da) onun üçte birinde (Kur’ân okumak, zikir yapmak, kanitin olmak,teheccüd namazı kılmak için) kalktığını biliyor. Ve geceyi ve gündüzü Allahtakdir eder, onu sizin asla hesaplayamayacağınızı (gecenin zaman dilimlerinidoğru tayin edemeyeceğinizi) bildi. Bu sebeple sizin tövbenizi kabul etti. Ohalde Kur’ân’dan size kolay geleni okuyun! Sizden bir kısmınızın hastaolacağını, diğerlerinin yeryüzünde, Allah’ın fazlından (rızık) isteyerekdolaşacaklarını ve diğer bir kısmının da Allah’ın yolunda savaşacaklarınıbildi. Artık O’ndan (Kur’ân’dan) size kolay geleni okuyun, namazı ikame edin,zekâtı verin ve Allah için güzel bir şekilde borç verin! Ve nefsiniz için hayırolarak ne takdim ederseniz, onu Allah’ın indinde daha hayırlı ve daha büyük birecir olarak bulursunuz. Ve Allah’a istiğfar edin (tövbe edip Allah’tan mağfiretdileyin)! Muhakkak ki Allah; Gafur’dur, Rahîm’dir.******************************************************************

 

Bu da rahat okumanız için sıralı şekli:

Bismillahirrahmanirrahim.

Ellezîne yu’minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmârazaknâhum yunfikûn(yunfikûne).*

Ellezî ceale lekumul arda firâşen ves semâe binââ(binâen),ve enzele mines semâi mâen fe ahrece bihî mines semarâti rızkan lekum, fe lâtec’alû lillâhi endâden ve entum ta’lemûn(tâ’lemune).*Ve beşşirillezîne âmenûve amilûs sâlihâti enne lehum cennâtin tecrî min tahtihel enhâr(enhâru),kullemâ ruzikû minhâ min semeretin rızkan kâlû hâzellezî ruzıknâ minkabl(kablu) ve utû bihî muteşâbihâ(muteşâbihan), ve lehum fîhâ ezvâcunmutahharatun ve hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).*Ve zallelnâ aleykumul gamâme veenzelnâ aleykumul menne ves selvâ kulû min tayyibâti mâ razaknâkum ve mâzalemûnâ ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).*Ve iz kâle ibrâhîmurabbic’al hâzâ beleden âminen verzuk ehlehu mines semerâti men âmene minhumbillâhi vel yevmil âhir(âhiri), kâle ve men kefere fe umettiuhu kalîlen summeadtarruhu ilâ azâbin nâr(nâri), ve bi’sel masîr(masîru).*Yâ eyyuhâllezîne âmenûkulû min tayyibâti mâ razaknâkum veşkurû lillâhi in kuntum iyyâhuta’budûn(ta’budûne).*Zuyyine lillezîne keferûl hayâtud dunyâ ve yesharûneminellezîne âmenû, vellezînettekav fevkahum yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), vallâhuyerzuku men yeşâu bi gayrihisâb(hisâbin).*Yâ eyyûhellezîne âmenû enfikû mimmârazaknâkum min kabli en ye’tiye yevmun lâ bey’un fîhi ve lâ hulletun ve lâşefâah(şefâatun), vel kâfirûne humuz zâlimûn(zâlimûne).*Tûlicul leyle fînnehâri ve tûlicun nehâra fîl leyl(leyli), ve tuhricul hayya minel meyyiti vetuhricul meyyite minel hayy(hayyi), ve terzuku men teşâu bi gayrihısâb(hısâbın). *Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâtenhasenen, ve keffelehâ zekeriyyâ kullemâ dehale aleyhâ zekeriyyal mihrâbe,vecede indehâ rızkâ(rızkan), kâle yâ meryemu ennâ leki hâzâ kâlet huve minindillâh(indillâhi), innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb(hısâbın). *Velâ tahsebennellezîne kutilû fî sebîlillâhi emvâtâ(emvâten), bel ahyâun inderabbihim yurzekûn(yurzekûne).*Ve lâ tu’tûs sufehâe emvâlekumulletî cealallâhulekum kıyâmen verzukûhum fîhâ veksûhum ve kûlû lehum kavlen ma’rûfâ(ma’rûfen).*Veizâ hadaral kısmete ulûl kurbâ vel yetâmâ vel mesâkînu ferzukûhum minhu ve kûlûlehum kavlen ma’rûfâ(ma’rûfen).* Ve mâzâ aleyhim lev âmenû billâhi vel yevmilâhıri ve enfekû mimmâ razakahumullâh(razakahumullâhu). Ve kânallâhu bihimalîmâ(alîmen).*Ve in yeteferrekâ yugnillâhu kullen min seatihî. Ve kânallâhuvâsian hakîmâ(hakîmen).*Ve kulû mimmâ razakakumullâhu halâlen tayyibenvettekûllâhellezî entum bihî mu’minûn(mu’minûne).*Kâle îsâbnu meryemellâhummerabbenâ enzil aleynâ mâideten mines semâi tekûnu lenâ îden li evvelinâ veâhirinâ ve âyeten minke, verzuknâ ve ente hayrur râzikîn(râzikîne).*Kadhasirallezîne katelû evlâdehum sefehan bi gayri ilmin ve harramû mârazakahumullâhuftirâen alâllâh(alâllâhi), kad dallû ve mâ kânûmuhtedîn(muhtedîne).*Ve minel en’âmi hamûleten ve ferşâ(ferşan), kulû mimmârazakakumullâhu ve lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni),innehu lekum aduvvunmubîn(mubînun).*Kul teâlev etlu mâ harrame rabbukum aleykum ellâ tuşrikû bihîşey’â(şey’en), ve bil vâlideyni ihsânâ(ihsânen), ve lâ taktulû evlâdekum minimlak(imlakin), nahnu nerzukukum ve iyyâhum, ve lâ takrabûl fevâhışe mâ zaheraminhâ ve mâ batan(batane), ve lâ taktulûn nefselletî harramallâhu illâ bilhakk(hakkı), zâlikum vassâkum bihî leallekum ta’kılûn(ta’kılûne).*Kul menharrame zînetallâhilletî ahrace li ibâdihî vet tayyibâti miner rızk(rızkı), kulhiye lillezîne âmenû fîl hayâtid dunyâ hâlisaten yevmel kıyâmeh(kıyâmeti),kezâlike nufassılul âyâti li kavmin ya’lemûn(ya’lemûne).*Ve nâdâ ashâbun nâriashâbel cenneti en efîdû aleynâ minel mâi ev mimmâ razakakumullâh(razakakumullâhu), kâlû innâllâhe harramehumâ alâl kâfirîn(kâfirîne).*Vekatta’nâhumusnetey aşrate esbâtan umemâ(umemen), ve evhaynâ ilâ mûsâizisteskâhu kavmuhu enıdrıb bi asâkel hacer(hacere), fenbeceset minhusnetâaşrate aynâ(aynen), kad alime kullu unâsin meşrabehum, ve zallelnâ aleyhimulgamame ve enzelnâ aleyhimul menne ves selvâ, kulû min tayyibâti mâ razaknâkum,ve mâ zâlemûnâ ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).*Ellezîne yukîmûnessalâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).*Ulâike humul mu’minûnehakkâ(hakkan), lehum deracâtun inde rabbihim ve magfiratun ve rızkunkerîm(kerîmun).*Vezkurû iz entum kalîlun mustad'afûne fîl ardı tehâfûne enyetehattafekumun nâsu fe âvâkum ve eyyedekum bi nasrihî ve razakakum minettayyibâtî leallekum teşkurûn(teşkurûne).*Vellezîne âmenû ve hâcerû ve câhedû fîsebîlillâhi vellezîne âvev ve nasarû ulâike humul mu'minûne hakkâ(hakkân),lehum magfiratun ve rızkun kerîm(kerîmun).*Kul men yerzukukum mines semâi velardı em men yemlikus sem'a vel ebsâre ve men yuhricul hayye minel meyyiti veyuhricul meyyite minel hayyi ve men yudebbirul emre, fe seyekûlûnallâh(yekûlûnallâhu), fe kul e fe lâ tettekûn(tettekûne).*Kul e raeytummâ enzelallâhu lekum min rızkın fe cealtum minhu harâmen ve halâlen, kul allâhuezine lekum em alâllâhi tefterûn(tefterûne).*Ve lekad bevve’nâ benî isrâîlemubevvee sıdkın ve razaknâhum minet tayyibât(tayyibâti), fe mâhtelefû hattâcâehumul ilmu, inne rabbeke yakdî beynehum yevmel kıyâmeti fî mâ kânû fîhiyahtelifûn(yahtelifûne).*Kâle yâ kavmi e raeytum in kuntu alâ beyyinetin minrabbî ve razakanî minhu rızkan hasenâ(hasenen), ve mâ urîdu en uhâlifekum ilâmâ enhâkum anhu, in urîdu illâl ıslâha mâsteta’tu, ve mâ tevfîkî illâbillâh(billâhi), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb(unîbu).*Kâle lâ ye’tikumâtaâmun turzekânihî illâ nebbe’tukumâ bi te’vîlihî kable en ye’tiyekumâ,zâlikumâ mimmâ allemenî rabbî, innî teraktu millete kavmin lâ yu’minûne billâhive hum bil âhiratihum kâfirûn(kâfirûne).*Vellezîne saberûbtigâe vechi rabbihimve ekâmûs salâte ve enfekû mimmâ razaknâhum sirren ve alâniyeten ve yedraûnebil hasenetis seyyiete ulâike lehum ukbed dâr(dâri).*Kul li ibâdiyellezîneâmenû yukîmus salâte ve yunfikû mimmâ razaknâhum sirren ve alâniyeten min kablien ye’tiye yevmun lâ bey’un fîhi ve lâ hilâl(hilâlun).*Allâhullezî halakassemâvâti vel arda ve enzele mines semâi mâen fe ahrace bihî mines semerâtirızkan lekum, ve sehhara lekumul fulke li tecriye fîl bahri bi emrihî, vesehhara lekumul enhâr(enhâra).*Rabbenâ innî eskentu min zurriyyetî bi vâdingayri zî zer’ın inde beytilkel muharrami rabbenâ li yukîmus salâte fec’alef’ideten minen nâsi tehvî ileyhim verzukhum mines semerâti leallehumyeşkurûn(yeşkurûne).*Ve cealnâ lekum fîhâ meâyişe ve men lestum lehu birâzıkîn(râzıkîne).*Ve yec’alûne li mâ lâ ya’lemûne nasîben mimmâ razaknâhum,tallâhi le tus’elunne ammâ kuntum tefterûn(tefterûne).*Ve min semerâtin nahîlivel a’nâbi tettehîzûne minhu sekeren ve rızkan hasenen, inne fî zâlike leâyeten li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).*Vallâhu faddale ba’dakum alâ ba’dın fîrrızk(rızkı), femâllezîne fuddılû bi râddî rızkıhim alâ mâ meleket eymânehum fehum fîhi sevâun, e fe bi ni’metillâhi yechadûn(yechadûne).*Vallâhu ceale lekummin enfusikum ezvâcen ve ceale lekum min ezvâcikum benîne ve hafedeten verazakakum minet tayyibât(tayyibâti), e fe bil bâtıli yu’minûne ve bini’metillâhi hum yekfurûn(yekfurûne).*Ve ya’budûne min dûnillâhi mâ lâ yemlikulehum rızkan mines semâvâti vel ardı şey’en ve lâ yestetîûn(yestetîûne).*Daraballâhumeselen abden memlûken lâ yakdiru alâ şey’in ve men razaknâhu minnâ rızkanhasenen fe huve yunfiku minhu sırren ve cehren, hel yestevûn(yestevûne),elhamdulillâhi, bel ekseruhum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).*Fe kulû mimmârazakakumullâhu halâlen tayyiben veşkurû ni’metallâhi in kuntum iyyâhuta’budûn(ta’budûne).*Ve lâ taktulû evlâdekum haşyete imlâkın, nahnu nerzukuhumve iyyâkum, inne katlehum kâne hıt’en kebîrâ(kebîren).*Ve lekad kerremnâ benîâdeme ve hamelnâhum fîl berri vel bahri ve razaknâhum minet tayyibâti vefaddalnâhum alâ kesîrin mimmen halaknâ tafdîlâ(tafdîlen).*Ve kezâlike beasnâhumli yetesâelû beynehum, kâle kâilun minhum kem lebistum, kâlû lebisnâ yevmen evba'da yevmin, kâlû rabbukum a'lemu bi mâ lebistum feb'asû ehadekum bi verıkıkumhâzihî ilâl medîneti felyanzur eyyuhâ ezkâ taâmen felye'tikum bi rızkın minhuvelyetelattaf ve lâ yuş'ıranne bikum ehadâ(ehaden).*Lâ yesmeûne fîhâ lagvenillâ selâmâ(selâmen), ve lehum rızkuhum fîhâ bukraten ve aşiyyâ(aşiyyen).*Kulûmin tayyibâti mâ razaknâkum ve lâ tatgav fîhi fe yahılle aleykum gadabî ve menyahlil aleyhi gadabî fe kad hevâ.*Ve’mur ehleke bis salâti vastabir aleyhâ, lânes’eluke rızkâ(rızkan), nahnu nerzukuke, vel âkıbetu lit takvâ.*Li yeşhedûmenâfia lehum ve yezkurusmallâhi fî eyyâmin ma’lûmâtin alâ mâ razakahum minbehîmetil en’âm(en’âmi), fe kulû minhâ ve at’ımul bâisel fakîr(fakîre).*Ve likulli ummetin cealnâ menseken li yezkurûsmallâhi alâ mâ razakahum min behîmetilen’âm(en’âmi), fe ilâhukum ilâhun vâhıdun fe lehû eslimû ve beşşirilmuhbitîn(muhbitîne).*Ellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum vas sâbirînealâ mâ esâbehum vel mukîmis salâti ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).*Fellezîneâmenû ve amilûs sâlihâti lehum magfiratun ve rızkun kerîm(kerîmun).*Vellezînehâcerû fî sebîlillâhi summe kutilû ev mâtû le yerzukannehumullâhu rızkan hasenâ(hasenen),ve innallâhe le huve hayrur râzikîn(râzikîne).*Em tes’eluhum harcen fe haracurabbike hayrun ve huve hayrur râzikîn(râzikîne).*El habîsâtu lil habîsîne velhabîsûne lil habîsât(habîsâti), vet tayyibâtu lit tayyibîne vet tayyibûne littayyibâti, ulâike muberraûne mimmâ yekûlûn(yekûlûne), lehum magfiratun verızkun kerîm(kerîmun).*Li yecziyehumullâhu ahsene mâ amilû ve yezîdehum minfadlihî, vallâhu yerzuku men yeşâu bi gayri hisâb(hisâbin).*Em men yebdeulhalka summe yuîduhu ve men yerzukukum mines semâi vel ard(ardı), e ilâhunmeallâh(meallâhi), kul hâtû burhânekum in kuntum sâdikîn(sâdikîne).*Ulâikeyu’tevne ecrahum merrateyni bimâ saberû ve yedraûne bil hasenetis seyyiete vemimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).*Ve kâlû in nettebiıl hudâ meakenutehattaf min ardınâ, e ve lem numekkin lehum haramen âminen yucbâ ileyhisemerâtu kulli şey’in rızkan min ledunnâ ve lâkinne ekserahum lâya’lemûn(ya’lemûne).*İnnemâ ta’budûne min dûnillâhi evsânen ve tahlukûne ifken,innellezîne ta’budûne min dûnillâhi lâ yemlikûne lekum rızkân, febtegûindallâhir rızka va’budûhu veşkurû lehu, ileyhi turceûn(turceûne).*Ve keeyyinmin dâbbetin lâ tahmilu rızkahâ allâhu yerzukuhâ ve iyyâkum ve huves semîulalîm(alîmu).*Darabe lekum meselen min enfusikum, hel lekum min mâ meleketeymânukum min şurakâe fî mâ razaknâkum fe entum fîhi sevâun tehâfûnehum kehîfetikum enfusekum, kezâlike nufassılul âyâti li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).*Allâhullezîhalakakum summe razakakum summe yumîtukum summe yuhyîkum, hel min şurakâikum menyef’alu min zâlikum min şey’in, subhânehu ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).**Tetecâfâcunûbuhum anil medâcıi yed’ûne rabbehum havfen ve tamaan ve mimmâ razaknâhumyunfikûn(yunfikûne).*Ve men yaknut min kunne lillâhi ve resûlihi ve ta’melsâlihan nu’tihâ ecrahâ merrateyni ve a’tednâ lehâ rızkan kerîmâ(kerîmen).*Liyecziyellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti, ulâike lehum magfiratun ve rızkunkerîm(kerîmun).*Kul men yerzukukum mines semâvâti vel ardı, kulillâhu ve innâev iyyâkum le alâ huden ev fî dalâlin mubîn(mubînin).*Kul inne rabbî yebsuturrızka li men yeşâu min ibâdihî ve yakdiru lehu, ve mâ enfaktum min şeyin fehuve yuhlifuhu, ve huve hayrur râzikîn(râzikîne).*Yâ eyyuhân nâsuzkurûni’metallâhi aleykum, hel min hâlikın gayrullâhi yerzukukum mines semâi velard(ardı), lâ ilâhe illâ huve fe ennâ tu’fekûn(tu’fekûne).*İnnellezîne yetlûnekitâballâhi ve ekâmûs salâte ve enfekû mimmâ razaknâhum sirran ve alâniyetenyercûne ticâraten len tebûr(tebûre).*Ve izâ kîle lehum enfikû mimmârazakakumullâhu kâlellezîne keferû lillezîne âmenû e nut’imu men lev yeşâullâhuat’amehu, in entum illâ fî dalâlin mubîn(mubînin).*Ulâike lehum rızkunma’lûm(ma’lûmun).*Huvellezî yurîkum âyâtihî ve yunezzilu lekum mines semâirızkâ(rızkan), ve mâ yetezekkeru illâ men yunîb(yunîbu).*Men amile seyyieten felâ yuczâ illâ mislehâ, ve men amile sâlihan min zekerin ev unsâ ve huvemu'minun fe ulâike yedhulûnel cennete yurzekûne fîhâ bi gayri hisâb(hisâbin).*Allâhullezîceale lekumul arda karâren ves semâe binâen ve savverakum fe ahsene suverakumve razakakum minet tayyibâti, zâlikumullâhu rabbukum, fe tebârakallâhu rabbulâlemîn(âlemîne).*Ve ceale fîhâ ravâsiye min fevkıhâ ve bârake fîhâ ve kadderafîhâ akvâtehâ fî erbeati eyyâm(eyyâmin), sevâen lis sâilîn(sâilîne).*Allâhulatîfun bi ibâdihî yerzuku men yeşâu, ve huvel kavîyyul azîz(azîzu).*Vellezînestacâbûli rabbihim ve ekâmus salâte ve emruhum şûrâ beynehum ve mimmâ razaknâhumyunfikûn(yunfikûne).*Vahtilâfil leyli ven nehâri ve mâ enzelallâhu mines semâimin rızkın fe ahyâ bihil arda ba’de mevtihâ ve tasrîfir rîyâhı âyâtun li kavminya’kılûn(ya’kılûne).*Ve lekad âteynâ benî isrâîlel kitâbe vel hukme vennubuvvete ve razaknâhum minet tayyibâti ve faddalnâhum alâl âlemîn(âlemîne).*Rızkanlil ibâdi ve ahyeynâ bihî beldeten meytâ(meyten), kezâlikel hurûcu.*Mâ urîduminhum min rızkın ve mâ urîdu en yut’imûni.*İnnallâhe huver rezzâku zulkuvvetil metîn(metînu).*Ve tec’alûne rızkakum ennekum tukezzibûn(tukezzibûne).

Ve izâ reev ticâreten ev lehveninfaddû ileyhâ ve terekûkekâimâ(kâimen), kul mâ indallâhi hayrun minel lehvi ve minet ticâreh(ticâreti),vallâhu hayrur râzıkîn(râzıkîne).*Ve enfikû mimmâ rezaknâkum min kabli enye’tiye ehadekumul mevtu fe yekûle rabbi lev lâ ahhartenî ilâ ecelin karîbin feassaddeka ve ekun mines sâlihîn(sâlihîne).*Ve yerzukhu min haysu lâyahtesib(yahtesibu), ve men yetevekkel alâllâhi fe huve hasbuh(hasbuhu),innallâhe bâligu emrih(emrihî), kad cealallâhu li kulli şey’in kadrâ(kadren).*Resûlen yetlû aleykum âyâtillâhi mubeyyinâtin li yuhricellezîne âmenû ve amilûssâlihâti minez zulumâti ilen nûr(nûri), ve men yû'min billâhi ve ya'mel sâlihanyudhilhu cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), kadahsenallâhu lehu rızkâ(rızkan).*Emmen hâzellezî yerzukukum in emsekerızkah(rızkahu), bel leccû fî utuvvin ve nufûr(nufûrın). *İnne rabbeke ya'lemuenneke tekûmu ednâ min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve tâifetunminellezîne meake, vallâhu yukaddirul leyle ven nehâre, alime en len tuhsûhu fetâbe aleykum, fakraû mâ teyessere minel kur’ânî, alime en se yekûnu minkummardâ ve âharûne yadribûne fîl ardı yebtegûne min fadlillâhi ve âharûneyukâtilûne fî sebîlillâhi fakraû mâ teyessere minhu ve ekîmus salâte ve âtûzzekâte ve akridullâhe kardan hasenen, ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrintecidûhu indallâhi huve hayran ve a'zame ecrâ(ecren), vestagfirûllâh(vestağfirûllâhe), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).*

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...