Jump to content
Sign in to follow this  
İη¢ιѕєℓ

Günün Pasajı:"Kuşla Kediye Ağıt" Fırat Caner‏

Recommended Posts

Hava karardı.

İki yanıma düşen yağmur saçlarımı kayganlaştırıyor. Ellerim uzanıp başımı okşuyor böyle zamanlarda. Saçlarım kısa olsalar bile, gözlerimin önüne düşüyorlarmış gibi hissediyorum. Ayaklarım çıplak kalsınlar ve nemi içlerine çeksinler istiyorum. Yağmur ne zaman yağsa, panikleyen bir geç kalmışlık duygusu yaşıyorum. Pencerenin hangi yanında olursam olayım, ıslanıyorum. Her yağmur kendinden önce yağan bir yağmuru hatırlatır, biliyorum.

Gidip geliyor yağmur. Izgaralardan şehrin altına iniyor. Çatılardan yere iniyor önce. Izgaraların yetersiz kaldıkları mahallelerde uygun bir çukur bulup birikiyor. Toprak yumuşuyor gitgide. Bazı yerlerde o kadar yumuşuyor ki, yürümeye, hatta koşmaya başlıyor. İnsanlar kaçışıyorlar. İnsanlar hem yağmurdan, hem de yağmurun sebep olacaklarından kaçıyorlar. Yolda kalanlar oluyor. Aceleyle yakınlarına ulaşmaya çalışıyorlar. Birileri yaşadıklarını bilsin istiyorlar. Kimse endişelenmesin istiyorlar. İnsanlar, kimse kendileri için endişelenmesin isterken, başkaları için endişeleniyorlar. Şakaklarından yanaklarına süzülen suyu hep şarkılarla eşleştiriyorlar. O şarkılar ki en kurak havada bile hayâli kaybolmuş bir yağmuru hatırlatır.

Yağmur yağıyor. Bir koşuşturmadır alıyor herkesi. Böyle havalarda bineksiz kalınır. Böyle havalarda birilerini durdurup saati soramazsınız. Oysa tam da böyle havalarda zaman çok önemlidir sizin için. Sigaralarını avuçlarının içinde saklıyor herkes. Islanınca aldığı acı tatla yüzleşmek istemiyorlar. Başlarını omuzlarının içine çekiyor, uyuyan sevgi muhtaçlarını hatırlatıyorlar. Demek yağmurda başlarını omuzlarının içine çeken herkes, uyurken de böyle yapıyor. Demek bu şehirde yaşayan herkes, milyonlarca insanın içinde, ötekilerden sakladığı, geceleri uyumak ve ertesi sabah işine gitmek zorunda olduğu için, karanlıkta paralel iki divanda oturup kendini ve yalnızlığını itiraf edemediği için, aydınlığı yitirdiğinde yalnızca yastığıyla paylaştığı bir duygu yaşıyor.

Artık kalabalık bir şeylerin altında duruyor. Tentelerin, şemsiyelerin, balkonların, gölgeliklerin… Beton barınakların girişlerinde bekliyor bir çoğu yağmurun dinmesini. O anın tadına varıp, ayaklarını azat ederek suyun aziz dokunuşuna bedeninin cüretkar şeklini teslim eden o kadar az kişi var ki. Birbirlerine rastladıklarında, yıllardır görmedikleri eski bir dostlarıyla karşılaşmış hissine kapılıyor ve birbirlerinin gözlerine bu tanışmışlık duygusunun kondurduğu bir tebessüm bırakıyorlar. Benzediklerini anlıyorlar ve biliyorlar, Tanrı benzerleri bir şekilde buluşturur.

Bu şehrin insanını yağmur yağdığında yüzünde belirginleşen umutsuzluğundan tanıyorum. Nerede olsa tanıyorum bu şehrin insanını. Her şey sona erdiğinde, artık saçlarının ıslanmayacağına emin olduklarında, sokuldukları kovuklarından çıkıp yollarına devam ediyorlar. Hep şikâyet ederek. Hep söylenerek. Eve vardıklarında susma zorunluluklarını altüst edecek bir fırsat çıkmış oluyor böylece. Susma zorunlulukları konuşabilecek bir konuları olmayışı sadece. Paçalarına çamur bulaşması en azından belediyeye ya da kıyılarından geçen sürücüye küfür etme hakkını veriyor onlara. İçlerine gömdükleri şiddetin bir kısmı ortaya dökülebiliyor bu sayede.

Yağmur görünmeyeni görünür yapabiliyor. Bunu pek azımız başarabilir. Bir bakıyorsunuz soymuş bizi, bir bakıyorsunuz ağaçlar soyunmuş. Şimdi yağansa yalnızca bir yaz yağmuru. Ansızın düştü ve ansızın kayboldu. Ayağımızda kiri, tenimizde nemi kaldı. Kaçmaya çalışmadık. Kaçacak bir yerimiz de yoktu zaten.

 

Bu pasaj, İthaki Yayınları'nın Fırat Caner - Kuşla Kediye Ağıt adlı kitabından alıntıdır.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...