Jump to content
Sign in to follow this  
İη¢ιѕєℓ

"Minima Moralia" Theodor W. Adorno‏

Recommended Posts

Bir düşün içinden geçerken uyanan kişi, hevesinin kursağında kaldığını, dünyanın en iyi şeyinin kendisine gösterilip de verilmediğini hisseder. En kötü düşlerde bile vardır bu duygu. Ama tatlı ve doyurucu düşler de çok seyrek görülür, Schubert'in dediği gibi sevinçli bir müzik kadar seyrek. En güzel düş bile gerçeklikten farklılığını ve bağışladığı şeyin sadece bir yanılsama olduğu bilincini bir leke gibi taşır üzerinde. En tatlı düşlerde hep bir yanık tadı olmasının nedeni de budur. Kusursuz anlatımını Kafka'nın Amerika'sında Oklahoma doğa tiyatrosunun betimlendiği pasajda bulur bu izlenim.

Hakikat için geçerli olan mutluluk için de geçerlidir: Kişi ona sahip olmaz, onun içinde olur. Aslında sarmalanmış olma duygusundan başka bir şey değildir mutluluk: Annenin içindeki o ilk sığınağın sonraya kalmış imgesi. Ama işte bu yüzden, mutlu kişi hiçbir zaman mutluluğunun farkında olamaz. Mutluluğu görebilmek için dışına çıkması, demek yeni doğmuş gibi olması gerekir. Mutluyum diyen yalan söylüyor ve mutluluğa başvurmakla ona karşı suç işliyordur. Ancak mutluydum diyen kişi sadıktır mutluluğa. Bilincin mutlulukla tek ilişkisi şükrandır: Hiçbir şeyle kıyaslanamayacak haysiyeti de oradan gelir.

Ev, tatilden dönen çocuğa yeni, canlı, neşeli görünür. Değişen bir şey yoktur oysa. Sadece görevin unutulmuş olması -başka zaman bütün eşyalar, lambalar, pencereler ona hep görevi anımsatırdı- bu mutlak barış havasını kazandırmıştır eve; ve birkaç dakika süreyle, bu hiçbir zaman geri gelmeyen odalar, girintiler ve koridorlar dünyasında, oradaki ömrünün geri kalan kısmını bir yalana dönüştürecek kadar evinde hisseder kendini. Bir gün dünya da bundan farklı görünmeyecektir o sürekli şenlik ışığının altında - emek yasasına artık boyun eğilmiyordur ve görev de eve dönenler için bir tatil oyununun hafifliğini kazanmıştır.

Artık sevdiklerimizi süslemek için çiçek koparamayacağımıza göre -ancak birine tapınışımızın başka her şeye yaptığımız haksızlığı kendi üstüne almasıyla telafi edilebilen bir fedakârlık- çiçek toplamak kötü bir şey haline gelmiştir. Geçici olanı ebedileştirmekle sadece bu geçiciliği sürdürmüş oluyordur. Ama bundan daha yıkıcı bir şey yoktur: Kokusuz demet, kurumlaşmış anma, sırf korumaya çalışmakla öldü-rüyordur hâlâ yaşayıp gideni. Uçucu an, bir gün üstüne düşecek olan ışınla parıldamak üzere, unutuşun mırıltısında yaşayabilir ancak: Sahip olmaya çalıştığımız her an çoktan yitirilmiştir. Annesinin isteği üzerine çocuğun eve taşıdığı ağır demet, altmış yıl öncesinin yapma çiçekleri gibi, aynanın kenarına sıkıştırılabilir; sonunda açgözlü bir tatil fotoğrafçısının kurbanı olacaktır: Çektiği fotoğraflarda, manzaranın üstüne, ondan hiçbir şey anlamayan ve anı diye el attıkları şeyleri zerre kadar anımsamadan hiçliğe gönderen kişiler serpilmiştir. Kendinden geçerek çiçek gönderen kişiyse içgüdüsel bir hareketle ömrü en kısa görünenlere uzanıyordur hep.

 

Bu pasaj, Metis Yayınları'nın Theodor W. Adorno - Minima Moralia kitabından alıntıdır.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...