Jump to content
Sign in to follow this  
İη¢ιѕєℓ

Şeytan Kovulmadan Önce" Güzide Ertürk‏

Recommended Posts

İblisin elleri kuyunun taş duvarını kavradı. Parmaklarını gördüm önce. Ak inciler uzaktan parıldıyordu. Ah, o kara kuyunun içinden çıkan şeytan. Ayağım takılsaydı da yürüdüğüm yolu can havliyle gerisin geri dönüp kuyunun yanından hiç geçmeseydim. Hüma Abla, benimle gelmek için ısrar etmişti. Daha önce bin kez geçtiğim sokaktaki su kuyusunu gösterip, “Bu kuyunun yanından hızla geçelim,” dedi, “Bizans döneminden kalma su kuyusu,” diye devam etti sözlerine, “Üsküdar’ın altında niceleri var. Fakat pek tekin değildir.” Sonra gözlerimin içine baka baka sözlerini yarım bıraktı, “Üç harfliler malum...” Her an adını söylemeye korktuğu biri gelip yakasına yapışacakmış gibi çantasını sıkı sıkı tutup büzülmüş, hızlı hızlı yürürken söylediklerine çoktan pişman olmuştu.

 

Kuyu geride kalmıştı. İblisin parmakları, taş duvarı bıraktı. Asfalt yolda sürünerek takip etmeye koyuldu. Arkamda yürüyen parmaklar, eteğimin ucunu kavradı. Tuhaf bir sevinçle tuttum elini. Kaldırdım yerden. O, bir iblise hiç benzemiyor. Yanımda sessizce yürüdü. Nefes almadı bir müddet. Nefeslerini biriktiriyor, konuşacağı vakti bekliyordu. Yalnız kalmayı. Yere sürünen entarisine baktım, yüzünü gölgeleyen şalına. Beyaz parmaklarına. Hüma Abla’yı dinleyemiyordum. Kıpırdayan dudaklarından kelimeler uyduruyordum. Arada bir başımı sallayıp anlıyormuş gibi bakıyordum. Ama Hüma Abla hemen sezdi. Durdu. İblise hiç bakmadan, “Benim ev şu sokakta, caminin karşısında. Beklerim,” dedi. Yalnız kaldık şeytanımla. Sevindim. Çünkü o, bir iblise hiç benzemiyor.

 

Yokuş bittiğinde suskunluğumuz devam ediyordu. Aklım meleklerdeydi. Neden melekler insanlara musallat olmaz? Eteğime yapışan bir meleğim olsa, bütün şeytanları benim için kovardı. Yanıma yaklaşamazdı hiçbiri. İlhamımı meleklerden alsaydım, gözümü hiç açmaz, evden dışarı çıkmazdım. Birkaç gün sonra da meleği yaka paça yanımdan kovar, yeni iblisler aramak için dışarı fırlardım. Hangi melek, iblisin sözcüklerini fısıldar ki. Fakat yanımda yürüyen bu iblis hiç konuşmuyordu. Meleklerle dost olmayı düşlüyordum. Ama dostlarım iblis cemiyetinden çıkıyordu. Malum.

 

İnatla sustu. Günlerce. Yıllarca... Sürekli hareket eden parmakları olmasa, yanımda bir melek yürüyor zannedecektim. Entarisinin ceplerini karıştırıp durmasa hiçbir şey getirmediğine inanacaktım. Şu köşeyi geçince bırakırdı peşimi. Bırakmadı. Ceplerini karıştırmaya devam etti. Parmaklarını kıpırdattı sürekli. Bir şey getirmişti. Söylemedi. Sessiz bir ifride alışık değildim. Sabırla bekledim. Sürmeli gözleriyle uzaktan izlerdi. Düşünceli görürdüm onu. İçten içe davranışlarımı eleştirdiğine inanırdım. Soğuk ve sessiz gözlerle kör düğümlerimi yavaşça çözerdi. Kimsenin çözemeyeceği düğümler atardı. Düğümlere üflerdi. Boynunda gezdirdiği saati gelecekte bir zamanı işaret ederdi. Hele kayboluşları yok mu. Düğümlerle baş başa bırakışları. Kuyuya giderdim, ellerini görebilmek için. Taş duvarı parmaklarıyla yeniden kavrasa. Tutup bırakmazdım bir daha. Sonra uzak bir köşede belirirdi bir anda. Ellerini ceplerinden çıkarmazdı. Sürmeli gözleri soğuk ve hüzünlü, sessizce bakardı. Tıpkı o fotoğraftaki gibi dayardı başını pencereye. Kesinlikle konuşmazdı. Tek kelime etmezdim. Söze o başlamalıydı ilk önce.

 

Neredeyse varlığını unutacaktım. Alışmıştım suskunluğuna. Cebinden çıkardığı mektubu göstermeseydi. Alelacele parçaladığı kâğıtları gözümün önünde havaya fırlatmasaydı. Kırmızı mürekkeple yazılmış mektubun parçaları havada uçuşmasaydı. Sararmış sayfalar rüzgârla birlikte uzaklara gitmeseydi. Unutacaktım. Peşimi bırakmayan iblis görünmez olacaktı o vakit. Olmadı. Konuşmaya başladı. Biriktirdiği nefesini bir anda üfledi yüzüme. Rüzgârın sürükleyip attığı kâğıtları anlatıyordu. Susarsa söyleyeceklerini unutacakmış gibi aralıksız. Kelimeler, havada uçuşan kâğıt parçalarına karıştı. Fırtına çıkmıştı. Hava karardı. Gök gürlemeye, şimşekler çakmaya başladı. Ağaçlar yerinden çıkacak gibiydi. Balkonlarda asılı çamaşırlar, saksılarda bekleşen fesleğenler, içi su dolu şişeler fırtınaya karıştı. Toprak dalgalandı. Öfkeli bir deniz gibi kumlarını yüzüme yağdırıyor, iblisin gövdesi gittikçe büyüyordu.

 

Hüma Abla’nın penceresinden su kuyusu görünüyordu. “Hüma Abla,” dedim, “Hem, ‘şu kuyunun önünden çabucak geçelim,’ diyorsun hem de penceren kuyu manzaralı. Bu nasıl iş?” Kuyuyu görmezden gelip iç geçirdi. Ortada bir tezatlık yokmuş gibi sakindi. Gözleri Sultantepe Yokuşu’ndan Boğaz’ın dalgalı sularına daldı, “Ama ne güzel manzara değil mi?” diye sordu. Kuyuyu saymazsak güzel manzaraydı tabii ki. Köşedeki caminin minaresine bir martı konmuş, bizimle beraber denizi izliyordu. Ocakta ıhlamur kaynıyordu. Ihlamurun fokurdayan suyu aniden taştı. Hüma Abla, ocağa koştu.

 

Odada yalnız kaldım. Boğaz’ın serin sularına gözümü çevirmeden kuyuya bakıyor, bir hareket bekliyordum. Kızdım kendime. Perdeyi çekip sırtımı dönmek neden bu kadar zordu. Kuyunun taş duvarını kavradı beyaz elleri. Pencereyi açtım, uzansam tutacağım. Biraz tereddüt edip ellerini geri çekti. Kuyunun o küçük boşluğundan son kez gökyüzüne baktı. Geri dönüp Bizans’tan kalma su yollarında sabırsızca dolanmaya başladı. Karanlık tünellerde önünü görmeden ilerliyor, sendeleyip pis suların içine gömülüyordu. Bin yıllık yuvasına yabancılaşmıştı. Yanıma gelmemek için zor tutuyordu kendini. Kuyuya koşmadığıma içerliyordu. Elinden tutmadığım, uzak bir pencereden onu izlediğim için. Gururu eteğimin ucunu yeniden kavramasına engel oluyor, reddedilmekten korkuyor, bana olan nefreti korkusuyla yarışıyordu. Hüma Abla, odaya girdi. Her şeyden habersiz, derinlerde kıvranan iblisi görmeden sordu, “Ihlamur çayı demledim, içer misin?” Perdeyi çekip, sırtımı döndüm pencereye, “İçerim,” dedim.

 

Bu pasaj, Karabatak Dergisi'nden alıntıdır.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...