Jump to content
Sign in to follow this  
İη¢ιѕєℓ

"Sait Bakkal" Kürşat Atam

Recommended Posts

Çocuktum. Bir mahallenin coşkusunu içimde taşıdığım zamanlardı. Veya insanların heyecanlarıyla yaşadığı yere can verdiği zamanlar… İlkbaharda portakallar çiçek açardı. Onların kokusunu içime çeke çeke Sait Amca’nın bakkalına giderdim. Sait Bakkal yazardı tabelasında. İçeri girdiğimde karşıma çıkan “peşin satan-veresiye satan” resmine bakardım. Ne gariptir ki veresiye satan adama çok benzerdi; zayıf, uzun boylu, omuzları çökük, kalender, kendi halinde, işinde gücünde bir adamdı. Hani bazı insanlar vardır; dışarıdan bakınca sessizce kendi kendine konuştuklarını zannedersin, öyle bir adamdı. Portakal çiçekleriyle süslü çocuk düşlerimde böyle kalmıştı.

En son gördüğümde ben orta yaşlardaydım, o ise iyice yaşlanmıştı. Bir akrabamın taziye ziyaretindeydim. Bir de baktım, balkondaki birkaç kişi arasında veresiye satan adam gibi oturan biri: Sait Amca. Yanına gittim öptüm ellerinden.

- Bakkal kapandı herhalde Sait Amca?

- Çok oldu yeğenim, Hâlde çalışıyorum artık.

- Cemşit vardı kardeşiniz, o nasıl? (Cemşit, yarı meczup bir adamdı. İzmarit toplar, bazen onları yer bazen de içerdi. Öyle akşama kadar sokaklarda dolaşır dururdu.)

- Aynı bildiğiniz gibi, dedi.

Omuzları biraz daha çöktü. Sait Amca başsağlığına gelmişti. “Allah’tan gelene yapacak bir şey yok.” dedi, teselli etti. Başladı anlatmaya:

- Bir oğlum vardı trafik kazasında kaybettim. Evlat da zor. Alışılmıyor kolay kolay.

Adam konuşurken kelimelerinde ne bir fazlalık ne de bir eksiklik vardı. Yüzünün aldığı şekil, el kol hareketleri ne kadar da uyumluydu. O konuştukça bu sıradanlığın güzelliğini hayranca seyrediyordum. Bir rüzgarın esmesi gibi, bir yağmurun yağışı, bir ağacın hışırtısı gibi anlatıyordu. Sanırım büyümüştüm ve kaybettiğim şeylerin ne olduğunu onda görmüştüm. İçime oturan buydu. Bir kabulleniş ancak bu kadar güzel cisimleşirdi. Birer sigara içtik. İzmaritini balkondan aşağı attığım anda bir gölge gördüm:

- Bu Cemşit değil mi Sait amca?

- Bak gördün mü beni takip etmiş yine. Ne yapıyor, sigara izmariti mi topluyor yerden? Baksana allasen şundan bir vazgeçiremedik. Ben şuna inip de bakayım bir.

Bir şey diyemedim. Yüzümde bir tebessüm… Yıllar sonra bir kutunun içinde bulunan eski oyuncaklara bakarken duyulan buruk bir sevinç vardır ya, öyle bakakaldım ardından.

 

Bu pasaj, Vaveyla Dergisi'nin 2. sayısından alıntıdır.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Sign in to follow this  

×
×
  • Create New...