Jump to content
denmeh1

Theta Healing Uygulamaları.

Recommended Posts

Çakraların açılması sağlıklı olmak için gerekli. Ama his yüklemesi için şart değil. His yüklemesi evet dediğiniz anda bilinçaltınıza yüklenir. Bu konuda değişmesi gereken bir kök inancınız yoksa sürekli etkisini yaşarsınız. Ama, his yüklenilen konuda değişmesi gereken bir kök inancınız varsa etkisi geçici olur.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Çakraların açılması sağlıklı olmak için gerekli. Ama his yüklemesi için şart değil. His yüklemesi evet dediğiniz anda bilinçaltınıza yüklenir. Bu konuda değişmesi gereken bir kök inancınız yoksa sürekli etkisini yaşarsınız. Ama, his yüklenilen konuda değişmesi gereken bir kök inancınız varsa etkisi geçici olur.

evet kabul ediyorum

Share this post


Link to post
Share on other sites

Einstein insanlar kelimelerin gücünü bilselerdi hiçbir olumsuz düşünceyi akıllarına getirmez, hiçbir olumsuz kelimeyi konuşmazlardı demiş.

İstediğim herşey çok kolay gerçekleşir.

Yaradan tanımı ve bakış açısı ile mucizenin nasıl hissedildiğini, yaşandığını biliyorum.

Theta ile mucizeler çok kolay gerçekleşir.

Hayatımda sürekli istediğim mucizelere tanıklık ederim.

Günlük hayatımı mucizelerle dolu nasıl yaşayacağımı biliyorum.

Hislerini bilmek ister misiniz?

 

Zaman zaman Theta'nın işe yaramadığını ifade edenler olmuş internet'te. Önce Theta'nın işe yaraması için danışanın buna hazır olması ve inanması gerek. Theta bilinçaltını değiştirme metodu. Siz inanmazsanız gerçekleşeceğine ve ısrarla olumsuz olacağını düşünürseniz bilinçaltınız sizi o olumsuzluğu gerçekleştirmeye yönlendirecektir. Önce şunu bilmelisiniz. Rabbim için hiçbir kulu ayrıcalıklı değil. Siz hakkınız olan iyi şeyleri istiyorsunuz. Bunlara sahip olmak için çaba göstermek gerek. Çok sevdiğim bir hikaye var. Gezginin birisi, uğradığı bir şehirde bir bilgenin Rabbim herkesin rızkını verir. Siz serçelerin bile kışın en soğuk günlerde aç kaldığını gördünüz mü? Hiç açlıktan ölen bir serçeyle karşılaştınız mı? Bunu duyan gezgin ne doğru söz deyip bir ağacın altına atmış kendisini. Başlamış Rabbim benim de rızkımı verir. Herşeyi bilen o. Benim burada olduğumu da görüyor. Ben rızksız kalmam. Birde yanıbaşında serçeleri görmez mi? Tamam daha ne olsun. Bunları da bana bunu anlayım diye gönderdi. Hepsi nasılda mutluluk içinde düşünceleri ile dolu. Günler geçmiş birşey yok. Kar yağmış karın altında kalmış kıpırdamıyor Rabbim rızkımı verecek diye. Artık ölme noktasına gelmiş. Bir serçe dile gelmiş. Ahmak demiş, evet Rabbim bize rızkımızı veriyor ama hiç boş duran bir serçe gördün mü. Bu küçük cüssemizle kar demeden kış demeden sürekli rızkımızı ararız biz.

 

Benim bu hikayeden kendim için çıkardığım sonuç isteyince veriyor Rabbim. Ama bunun ön koşulu bize verdiği aklı ve diğer şeyleri kullanarak çalışmak, dürüstlükle, güven dolu bir ortam yaratmak.

 

Yaşam aslında bir ekip işi ve ekip başı sizsiniz. Ekibe doğru insanları dahil edip kuralları doğru uygulayarak yapamayacağınız, gerçekleştiremeyeceğiniz hiçbirşey yok. Ama bunun için önce siz kendinize inanmalısınız. Gerisi zaten yolunuza çıkar.

 

Sevgi dolu yaşayın.

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Yeterince güçlü olduğunuzu, sevgi ve saygıyı sonsuz bir biçimde hak ettiğinizi,artık, sizi siz olmaktan alıkoyan zihninizdeki ve yaşamınızdaki tüm olumsuz, yıkıcı, korku dolu fikir ve düşüncelerden kurtulmanın nasıl bir his olduğunu bilmek isterseniz evet deyin.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest zeynep111

evet diyorum :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

RUH'UN ORUCU

Ramazan ayında sadece yediklerimizi azaltarak , sınırlı beslenerek koca bir yıl vücudumuza doldurduğunuz sağlıksız beslenmeyi gün boyunca keserek yalnızca bedenimizi hafifletiriz , midemize detoks yaparız , ya ruhumuz'a tika basa doldurduğunuz onca negatif hisler,düşünceler ? İşte, bu mübarek günlerde negatif duyguları ruhumuza almayalım,onları olumsuz hislerle beslemeyelim ruhumuza da detoks yapalım mi ? Kendimden yola çıkarak hazırladım,öyleyse.

Hayatımda karşıtlıklar yaratarak kendimi tanıma zorunluluğundan serbest bırakıyorum.

İçimdeki tüm " benleri"sevgiyle kabul etmenin ve birlikte yaşamanın mümkün ve güvenli olduğunu bilyorum.

Hayatı savaş alanı olarak görme korkumdan kendimi serbest bırakıyorum.

İçimdeki hayallerimden,umutlarımdan vazgeçmeye götüren tüm çelişkilerden kendimi nasıl serbest bırakacağımı biliyorum.

İçimdeki ben , burada cenneti yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum.

Yaptığım hataları kabul etmenin , onlardan öğrenmem gerekenleri öğrendiğimi bilmenin mümkün ve güvenli olduğunu biliyorum .

Kendimi cezalandırarak,affetmeye çalışma zorunluluğundan nasıl serbest bırakacağımı biliyorum.

Hayatın anlamı olduğunu bilmenin ve fark etmenin nasıl bir his olduğunu biliyorum.

Ruhumu nasıl arındıracağımı biliyorum ve bir günümü kendi içime dönerek nasıl yaşayacağımı biliyorum.

Evet diyenlere theta healing tekniği ile sevgiyle yüklenecektir.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Yeterince güçlü olduğunuzu, sevgi ve saygıyı sonsuz bir biçimde hak ettiğinizi,artık, sizi siz olmaktan alıkoyan zihninizdeki ve yaşamınızdaki tüm olumsuz, yıkıcı, korku dolu fikir ve düşüncelerden kurtulmanın nasıl bir his olduğunu bilmek isterseniz evet deyin.

 

Evettttttttt

 

Evet diyorum:)

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest zeynep111

Bende evet diyorum :)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Herkese yeniden merhaba, uzun zaman oldu yazamadım. Önemli bir hastalık geçirdim. Theta Healing yönteminin çok faydasını gördüm. Beynin bir kez daha ne kadar güçlü olduğunu deneyimledim. Hastalığı oluşturan da iyileştiren de beyinmiş. Hep hastalık beyinde başlar beyinde biter derdim. Çok doğruymuş. Beyninizin gücüne inanın. başınıza gelen her şeyin bilinçaltındaki inançlarınızdan kaynaklandığını bilin ve bunu engellemenin tek yolunun bilinçaltınızın sizi tutmaya çalıştığı konfor alanından kurtulmaktan geçtiğini farkedin. 

Theta Healing havadan sağlık getirmiyor. Hastalıkları da engelleyemiyor. Bunu yapabilecek hiçbir yöntem ya da kişi yok. Ama sizin hastalığınızın hangi inançlarınızdan kaynaklandığını anlamayı sağlıyor. Bu inançlarınızdan kurtulduğunuzda ki ben duanın gücüne hep inandım, duayla birleştirirseniz herşey muhteşem. Kelimenin tam anlamıyla yeniden doğduğumu hissediyorum. Şifa kendinizde. Vianna Stibal beynini kullanmanın yolunu böyle bulmuş. Siz de kendinize en uygun başka bir yol bulursunuz belki. 

Onun yaptığını inanan herkes yapabilir. Kendinize yolculuğa çıkmalısınız. Kendinizi anlamaya çalışın. Neden hasta oluyorsunuz? Hastalık size ne kazandırıyor? Hasta olunca hangi sorumluluklarınızdan kurtuluyorsunuz?

Yapamadığınız hangi şeyleri mazur gösteriyor hastalığınız?

Kimler size özen gösteriyor? Kimlerden daha fazla ilgi görüyorsunuz?

Kendinizi kötü hissettiğiniz neleri düşünmenizi engelliyor?

Hastalıkların psikolojik sebeplerini öğrenmeye başlayalım birlikte.

Hangi hastalık bizi nelerden kurtarıyor. Yarından itibaren ben başlıyorum. Merak eden herkesi beklerim:)

Share this post


Link to post
Share on other sites

Herşeyden önce Theta Healing iyileşme için uygulanacak yöntemlerden sadece bir tanesidir. Herkes kendisi için en uygun yöntemi bulup onu uygulamalıdır. Bu yöntemin avantajı, kendi kendinize uygulayabilirsiniz. Çok kısa sürede etkisini görürsünüz. Dezavantajı, bazen kök inancı bulmak zorlayabilir. Ama yöntemi uyguladıkça açılıyorsunuz. Kök inancı bulamazsanız his yüklemeleriniz geçici iyilikten öteye gitmez. Burada yazdığım şeylerin çoğu Vianna Stibal'in Theta Healing Hastalıklar ve Rahatsızlıklar isimli kitabından alıntı olacak. Bütün hastalıklar için tıbbi tedavi alınma aşamasında beynimizin şifa gücünden faydalanacağız. Tıbbi tedaviyi bırakmak kesinlikle yok. Ama hastalığın sebebi olan inancı bulup değiştirdikten sonra ömrümüz varsa tabi tedavinin daha başarılı sonuçlanacağını söylüyor kitabında. 

Depresyonla başlayalım.

DEPRESYON:

Çağımızda bu durumdan muzdarip olmayan kimse yoktur sanırım. Çok küçük çocuklarda bile depresyon teşhisi konmaya başlandı. Klinik depresyon ile günlük hayatta hissettiğimiz halsizlik, isteksizlik birbirinden çok farklı şeyler. Klinik depresyonun umutsuzluğu acımasız ve bunaltıcıdır. Kara deliğin içinde yaşamak diye tanımlayanlar bulunmaktadır. 

  • Günün çoğunluğunda depresif hissetme
  • Günlük aktivitelere ilginin azalması
  • Belirgin kilo artışı ya da azalışı
  • Şiddetli uykusuzluk ya da uyanamama hali
  • Düşünce ve hareketlerde yavaşlama
  • Günün çoğunluğunda bitkin/yorgun hissetme
  • Odaklanmakta ve karar vermekte güçlük
  • Tekrar eden ölüm ya da intihar düşünceleri belirtileri klinik depresyonu tarif eder. 

Bu belirtilerin dışında kalanlar daha kolay tedavi edilebilir. 

Özellikle depresyonu olan kadınların östrojen hormonu eksik olabilir. Bunun yanı sıra herkeste seratonin hormonu eksikliği göz önünde bulundurulmalıdır. Özellikle menapoz döneminde kadınlar hormonları nedeniyle daha sıklıkla karşılaşmaktadır. Karaciğerin temizlenmesi gerekliliğide depresif durumlara sebep olabilir. Ağır metallerde özellikle civa depresif durumların en önemli sebeplerinden birisidir. Kullandığımız cilt bakım ürünleri ağır metaller açısından maalesef ciddi sorunlara sebep olabiliyor. 

Ağır metaller çok bildiğimiz bir konu değil. Bu konuyu biraz ayrıntılı değerlendirelim. 

Ağır metaller; vücudun az da olsa ihtiyaç duyduğu “çinko, bakır, manganez, demir” gibi elementler ile vücudun hiç ihtiyaç duymadığı “kurşun, cıva, arsenik ve kadmiyum” gibi metallerdir. Çinko, bakır, manganez, demir gibi ağır metaller hücre işlevlerinde çok önemli roller üstlenir. Örneğin kırmızı kan hücresinde bulunan hemoglobinin içinde bulunan “demir” oksijeni dokulara taşımakta görevlidir.

Ancak kurşun, civa gibi ağır metaller sağlığımızı tehdit etmektedir.Metaller hava, su ve toprak yolu ile besinlere ve içme sularına bulaşır. Ağır metaller dokularda birikerek etkilerini yıllar sonra gösterebilir. Ağır metaller akut zehirlenmelere neden olduğu gibi kronik hastalıkların gelişiminden de sorumludur. Kronik hastalıkların yanı sıra DNA hasarına da yol açarak kanserojen etki gösterirler.

Arsenik: Toprakta, suda, böcek ilaçlarında, boyalarda, cam veya metal üretim alanlarında, elektronik cihazlarda kullanılmaktadır. Arsenik, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kansere neden olan element olarak tanımlanmıştır.

 

Bakır: 10 gramdan fazlası öldürücüdür. İyi kalaylanmamış bakır kaplarda pişen yiyeceklere bakır tuzları geçer. Bazı evlerde bulunan bakır su borularından geçen içme suları ile zehirlenmeler  oluşabilir.

Civa: En çok gündeme getirilen civa kaynağı amalgam diş dolgularıdır. Otoimmün bir hastalık olan Hashimoto tiroidi ile amalgam dolgular arasında ilişki gösterilmiştir. Mezgit, kefal, levrek, kalkan gibi derin su balıklarında ve bu balıkları yiyerek beslenen kılıç, ton gibi balıklarda civa oranı daha yüksektir. Hamsi, istavrit ve palamut gibi balıklar yüzey balıkları olduğu için ağır metal oranları çok düşüktür. Civa zehirlenmesi özellikle sinir sisteminde hasar meydana getirir.

 

Kadmiyum: Kullanılan pillerin kontrolsüz bir şekilde doğaya atılması kronik birikimlere neden olur. Vücutta birikiminde özellikle kemik ve böbreklere hasar verir.

Kurşun: Akü imalatında ve oyuncaklarda yaygın kullanılan aşınmayı engelleyen bazı boyalarda kullanılmaktadır. Benzinli araçların egzozundan havaya kurşun salınmakta ve bu kurşun doğada yok olmamaktadır. Kurşun ihtiva eden sırlı porselen, seramik maddeler ve camlara da dikkat edilmeli.

Çinko, nikel, Krom, Kobaltda bu gruptadır. Öncelikle bunların normal değerlerde olup olmadığı test edilmelidir. 

Depresif durumlarda vitamin ve mineral takviyesine ihtiyaç olup olmadığı tespit edilmelidir. 

Bunlar yapıldıktan sonra noradrenalin (norepinefrin) ve seratonin seviyelerinin dengelenmesi sağlanmalıdır. Bunların dengede olması insanları makul tepki vermesini sağlar. 

Depresyondan kurtulmak için bazı his yüklemelerini yapalım;

Depresyonda olmadan günlük hayatımı yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum.

Depresyon yaratmadan yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. 

Umut dolu hissederek yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. 

Harika düşüncelerin nasıl oluşturulacağını biliyorum.

Zavallı ben tavrı olmadan yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum.

Kurban olma zorunluluğu olmadan yaşamanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. 

Umut ve anlayış sahibi olmanın nasıl bir his olduğunu biliyorum. 

Oldu oldu oldu...

 

 

 

 

 

 

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...