Jump to content
Renan

Rukye ve Tedavi Soru ve Yardım İstekleri...

Önerilen İletiler

Rukye ve tedavi konusunda soracağınız soruları, aradığınız terkip ve dualarınızı bu başlıkta paylaşabilirsiniz...

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Olabilir . Peki.

 

Aşağıya yazdığım alıntı olan yazı bana bu siteden bir arkadas kanalıyla geldi ve çok faydalandım.  o arkadasın hala burda oldugunu dusunerek kendisine çok tesekkur ederim. cunku sadece bana değil çok kimseye faydası oldu. . eğer  bu arkadas bana izin vermezse bu konuyu kapatacağım ve yazmayacağım.

 

Sihir Nedir?

Türü ve şekli ne olursa olsun, sihir kurbanın aklını ve kalbini kontrol altına alma girişiminden ibarettir. Sihir sayesinde şeytan kişiyi kontrol altına alma imkanına sahip olarak, sihirle hedeflenen şeyleri ya tamamen ya da kısmen gerçekleştirmeyi başarır. Sihirden kimi zaman öldürmek hedeflenir, kimi zaman bildiklerini unutturmak, kimi zaman duyguları yönlendirmek. Sihrin kimisi hastalık meydana getirir kimisi eziyet.

Sihirle ortaya çıkan sonuçlar o kadar çeşitlidir ki, bunları sınıflandırmakta zorluk çekeriz. Sihrin yapılış yöntemleri de aynı şekilde çeşitlidir ve bunları da sınıflandırmak mümkün değildir. Öyle ki her toplumun kendine has sihir ayinleri vardır. Bu işlemde müşterek olan tek bir nokta varsa, o da şeytana ibadet ve Allah‟a ortak koşmadır.

Bunun yanı sıra şeytan büyücüden, büyük haramları, özellikle de zinayı işlemesini ister. Çünkü bu kalpten imanı tamamen kaldırır. Şeytan kalbinden hayır bütünüyle kalkmadıkça büyücünün isteğini yerine getirmez.

Sihir şu iki şeyden biriyle gerçekleşir:

1- Kişiye tahsis edilmiş şeytanın (karîn) kullanılmasıyla. Bazı büyü ve çarpma durumlarında etki dışarıdan olur ve çoğunlukla insanda zaten var olan karînin zorla kullanılması yoluyla olur. Kimi kez hasta görevli cinin dışarıdan karîne emredişlerini duyar. Bu olay çoğu kez rukye esnasında ya da mescitte yahut teravih gibi uzun bir namaz esnasında olur. Bazı şeytanlar dışarıdan gözlere ve kulaklara etki etme gücüne sahiptirler. Cinin dışarıdan etki ettiği durumlarda hasta iç sıkıntısı ve kalp çarpıntısı gibi cinin içeride olduğunu gösteren şeyleri hissetmez.

2- Özel bir görevli şeytan gönderilmesiyle. Bu görevli şeytan „karîn‟den yardım alır. Eğer hasta, içinde konuşan iki ayrı varlık fark ediyorsa, bu kendisine karîn dışında başka bir görevlinin gönderildiğini gösterir. Eğer hasta sadece vesvese hissediyorsa diğeri halen dışarıdadır ve vücuda girmeyi henüz başaramamıştır. Bu dönemde hastanın uykusunda gördüğü kabuslar dışarıdakinin içeri girme çabasını gösterir.

 

1 Bu yazı uzun seneler tedavi işiyle uğraşmış tecrübeli bir rukyecinin internet üzerinde yayınlanmış yazılarından derlenip özetlenmiştir.

2 Büyücü Neden Anne Adı Sorar? Çünkü büyü aleminde tüm bilgiler karînden alınır. Karîn yoluyla hastanın vücuduna girmeden önce onun hakkında bilgi sahibi olunur. Kişinin tespiti ise anne adı yoluyla olur. Kısacası, anne adı yoluyla kişi tespit edilir ve karîn aracılığıyla onun hakkında bilgi edinilir. Karîn Karîn kişi doğduğu andan itibaren bedenine girer ve ölüm anına kadar da çıkmaz. Bu nedenle çocukların rahatsız edici şekiller ve rüyalar gördüklerine, bazen sesler duyduklarına tanık oluruz. Öyleyse, en güzeli çocuğa ilk önce kelimeyi tevhidi ve söyleyebileceği başka zikirleri öğretmek, nas ve felak surelerini ezberletmek ve doğumlarından itibaren annenin ve babanın koruyucu duaları çocuğun üzerine okumalarıdır. Bir ailenin karînleri her zaman aynı gruba mensup cinlerden oluşur. Bu grup annenin karîninin grubu olur. Bu grubu tanımak için çeşitli alametlere bakılır. Babanın karîni ise farklıdır.

Cinler çok çeşitli gruplara bölünmüşlerdir. Onlar da insanlar gibi yeri ve göğü aralarında paylaşmışlardır. Arap Yarımadasındaki bir cin bir başka bölgedekinden farklıdır. Her birinin mensup olduğu kabile bellidir. Her birinin girebileceği şekil ise diğerinden farklıdır. Örneğin, Arap Yarımadasındaki bir cin fare şekline girmez. Bunu daha ziyade Afrikada görürüz. Bu yüzden hastanın rüyasında gördüğü şekiller de onların hangi bölgelerden olduklarını gösterir. Kişinin vücudunda zaten var olan karîn vücudu hiç terk etmez ve o kimse dinden uzaksa eğer onu rahatsız da edebilir. Kişi dinine sarıldığı zaman bu rahatsızlıklar kalkar. Karîn daha ziyade mide ve on iki parmak bağırsağı tarafından ve vesvese şeklinde yahut tekrarlanan sesle konuşur. Eğer ses uygunsuz bir zamanda geliyorsa ve ilgisiz bir sözse cinler kendi aralarında konuşuyorlardır. Onlara dikkat kesildiğinde susarlar. Bu durum genellikle rukye esnasında olur. Bazen sırt ve omurganın alt tarafından konuşurlar ve kişi bunu kulağıyla işitir. Bazen de büyücülerin yaptıkları gibi kulağa konuşurlar. Bu bazı hastalarda olabilen bir durumdur. Karînin bedende belirli bir yeri vardır ve buradan hiç ayrılmaz. Ama onun bir kısmı bedenin istediği yerine doğru hareket edip uzanabilir. Eğer insan dindar ve muttaki ise karînin ona söz edilmeye değer bir etkisi olmaz. Vücutta gerçek anlamda hareket edebilen ise sihir ve onunla sorumlu olan şeytandır, karîn değil. Sihir maddesi ortadan kalktığında ve sihir iptal olduğunda rahatsızlık ortadan kalkar ve şeytan etkisizleşir. Karînin sırtta, başta ya da karnın altında yerleştiğini söyleyenler büyücüler ve kâhinlerdir, onların sözlerine ise itibar edilmez.

Şeytan kendi sırlarını açığa vurmaz ve büyücülere herkesten daha fazla hile yapar. Gerçekte büyücü büyü alemindeki en hakir yaratık kabul edilir. Onun elinden tüm hakları alınır ve hiçbir şeye itiraz edemeyen bir köle haline gelir. Şeytanlardan emir alır ve sahip olduğu bilgiler şeytanların sözlerinden başka bir şeye dayanmaz. Dolayısıyla onlar şeytanların dostlarıdır ve onların sözlerine itibar edilmez. _ 3 Karînin insanın bedeninde bulunma sebebi sadece onu İslam yolundan çevirmektir. İnsanların şeytanlar tarafından maruz kaldıkları eziyetler ise şiddetli düşmanlıktan kaynaklanır. Karîn asla başka bir şey için asıl hedefini terk etmez. Bu yüzden genel olarak şeytanların adeti sihir için başka birini görevlendirmektir. Bundan onları ancak acizlik alıkoyar.

Karînin her insanın bedeninde gerçekleştirdiği faaliyetleri vardır. Bunları gücü nispetinde yapar ve bunun için yaşlılık, güçsüzlük, hastalık, nazar ve sihir gibi zaafları kullanır. Allah hastaya şifa verdiği zaman ise zayıflar. Bu şeytan insan iradesine hakim olamaz. Ancak bedenine zarar verebilir, hastalığını şiddetlendirebilir, çeşitli şekillerde ona görünebilir vs. Bazı büyü durumlarında bedene bir şeyin girmesi zorunludur. Bu durumda hastalık büyünün yerleştiği bu bölgeye yönelir. Bazıları cinin buraya yerleştiğini düşünseler de bu hatadır. Çünkü bu nokta sadece cinin bir parçasının uzandığı bir noktadır. Sihrin gereğine göre o bu noktayı hareket ettirerek yerini değiştirebilir.

Karînin bulunması normalde herhangi bir hastalık durumu oluşturmaz. Ancak devreye büyü veya nazar girdiği zaman bu şeytan zarar vermek için güç bulmaya başlar. Aslında insan vücudu şeytanların rahat hareket edebilecekleri bir mekan değildir. Ama herhangi bir sebep ortaya çıktığında onların etkileri görülmeye başlar. Şu var ki, karîn insan üzerinde tamamen etkisizdir demek de doğru olmaz. Aksine o insana her durumunda ortaktır. Bu konuda Allah‟ın koruduğu dışında hiç kimse korunmuş değildir. İnsanların çoğu karîn olan şeytanın vehmî bir şey olduğunu ve insanla iç içe olmadığını düşünürler ki, bu insanı helaka götürecek en büyük hatalardan biridir. Karînin insana ait küçük büyük her şeyi bildiği söylenemez fakat o insanın zahirini ve bazı sırlarını bilir. Öyle ki, bazen insan bunları unutur da o hatırlatır. Ayrıca unutkanlığın bir kısmı da şeytanın işidir. Süleyman‟ın (as) ölümü cinlere, büyücülere ve kahinlere, gaybı Allah‟tan başka kimsenin bilemeyeceğine dair bir meydan okuyuştu.

Bazı sırları bilmenin gerisinde şeytanların bulunduğunu anladığımızda, gaybı Allah‟tan başkasının bilip bilemeyeceği ile ilgili kuruntular da ortadan kalkacaktır. İnsanlara ait sırlarla, Allah‟tan başkasının bilemeyeceği gayb ilmini birbirinden ayırmak gerekir. Hastanın hastalık sebebi eğer karînden kaynaklanıyorsa, o midenin hemen üstünden ve kalp tarafından bir ses duyar. İyileştiği zaman vesveseler kalabilir ama hastalık etkisi ortadan kalkar. Eğer karînin beraberinde başka bir şeytan varsa, hasta bazen bu ikisinin diyaloglarını duyar. Bazen biri diğerine emretmekte o da emredileni yapmaktadır.

Kişideki rahatsızlık hali sihir de olabilir nazar da olabilir. Karîn ise insana ancak iki durumda bu tür zarar verebilir:

1- Sihir ya da nazar sonucu gelmiş başka bir cinin bulunması.

2- Herhangi bir ruhun etkisinin bulunması.

Bazen bu iki durum bir arada bulunur ve bu yüzden etki daha güçlü olur. Bu iki maddeyi biraz açacak olursak: İnsana yönelik etki iki yönden gelir:    Kendinden ve şeytanından.

 

Alıntıdır ve uygun bulunursa devamı gelecek

  • Thanks 1

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Dikkatimi çekti şu nedenle Rahmetli annem son zamaların da evde insanlar olduğunu kimse yok dediysekte hırsız girdi eve diye yana yakıla adam aradık, biz evde kim var yok diye bakarken biri yanına gitmiş kuran oku demiş eline kuran verecekmiş abdestim yok diye almamış ben odaya girince kenara çekilmiş bana adamı gösteriyor ben görmüyorum babam gelmiş, anneannem gelmiş artık yanımıza gel ben sana bakarım demiş, tabi ben nas , felak, Ayetel kürsi okudum o bana söylerken sessizce gitmişler, Annem ağzı dualı hafız bir kadındı kızım bende okudum gerçekten geldiler sen göremedin dedi....:( Keşke bende görebilseydim, zaten ondan 5 gün sonra da hastaneye yatırdık vefat etti. daha çok şey varda aklıma gelmiyor...

  • Like 2

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Kulak rahatsızlıkları için önerebileceğiniz dualar var mı 

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Hesap oluşturun veya yorum yazmak için oturum açın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

Hesap oluştur

Hesap oluşturmak ve bize katılmak çok kolay.

Hesap Oluştur

Giriş yap

Zaten bir hesabınız var mı? Buradan giriş yapın.

Giriş Yap

×