Jump to content
Fatma

Büyü Nasıl Bozulur?

Önerilen İletiler

gönderildi (düzenlendi)

Esasında sormak istediğim başka birşeydi. Büyü insanı öldürür mü?  Büyü bozuldu diyelim ölen geri gelmiyor ki, ???

Başka bir şey daha var ölecek olan insanlar hep beni çağırıyor neden bilmiyorum hak hukukmu başka birşey mi? Çözemedim. 

Not: akrabalarımız. Tövbe yarabbim bazen Azrail gibi hissediyorum kendimi. Metefor yaptım benzetme yani  :)

Bana ölümü mü hatırlatmak istiyorlar acaba. Ben kendi cenaze namazımı bile kıldım. Allah kabul etsin biiznillah... 

tarihinde hacersş tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
hacersş, 10 saat önce yazdı:

Esasında sormak istediğim başka birşeydi. Büyü insanı öldürür mü?  Büyü bozuldu diyelim ölen geri gelmiyor ki, ???

Başka bir şey daha var ölecek olan insanlar hep beni çağırıyor neden bilmiyorum hak hukukmu başka birşey mi? Çözemedim. 

Not: akrabalarımız. Tövbe yarabbim bazen Azrail gibi hissediyorum kendimi. Metefor yaptım benzetme yani  :)

Bana ölümü mü hatırlatmak istiyorlar acaba. Ben kendi cenaze namazımı bile kıldım. Allah kabul etsin biiznillah... 

Öldürmez, vadesi dolana bahane olur. Öldürse ben ölürdüm.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Sözün özü insanoğlu pek nankordur.ayet ile sabittir. iyi olur Allahtan kötü olur kuldan bilirler.amellerin niyete göre olduğunu unuturlar.amelin süsü ibadetleri terk ederler.dünyada cenneti yaşamak isterler.günahlara kefaret meselesini düşünmezler.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)
nova, 10.03.2019 - 21:32 yazdı:

Öldürmez, vadesi dolana bahane olur. Öldürse ben ölürdüm.

ölüm büyüsü mü? yapıldı sana. büyü çeşitleri var , ölüm büyüsünde cinler insanı öldürebiliyormuş . Bunalıp intihar eden çok oluyormuş.senin itikadın doğrultusunda Ayetel kürsi, nas, felak  okuyunca ellerine üfleyip bütün vücudunu sıvazlaman gerekirmiş.  Hani hasta olunca bir dr. yetinmeyiz başka başka dr. sorarız ya emin olmak için. Allah ıma şükürler olsun biliriz lakin üstümüze kondurmayız.

Kadın size büyü yaptırdım soyunuz kurusun ölün geberin vs. büyü yaptırdığını söylemiş kardeşimde araştırmış bize büyü yaptırdığı hoca ölmüş o yüzden bize tesir etmemiş. halamlar eniştemler , annem babam vefat etti Amcam da meme kanseri oldu iyi çok şükür atlattı galiba, yengem desen ha keza rahatsız... pek ehemmiyet vermedim kardeşim öyle bir anlattı ki hocalara sormuş ölüm büyüsü var lakin her insana tesir etmez demişler. serbest i takip ediyorum benden daha bilgili sorma gereği hissettim. 

bu kadın yaklaşık 10 yıldır tek nefes yatıyor , hep uyuyor kimse ile konuşmuyor kimseyi de tanımıyor, Allah bilir tabikide ne ölüyor ne ayağa kalkıyor. etlerinden irin akıyormuş vs...

araştırma yaptım. benim gibi herkes bilgilensin diye yazacağım. teşekkür ederim.

 

Esasında kendim biliyorum da dile dökmekte zorlanıyorum. Bilmeyenlere faydam olsun, eksik bildiğim varsa da bilgilerinizi bekliyorum.

Serbest teşekkür ederim. Bir ara kafam karışmadıda değil aslında. Esasında tamda net değil. Düşüncelerimi söyleyeyim , Şimdi doğum, ölüm, nikah değişmez.

İslam dininde kader olarak isimlendirilen, geçmiş ve gelecek tüm olaylar ve varlıklar Allah katında bulunan Levh-i Mahfuz'da yazılı bulunmaktadır.

Şimdi biz bu tarihleri bilmediğimiz için ezbere yaşıyoruz ve takdiri ilahi diyoruz.

Örnek : Bir insan 1900 Doğdu 1950 de öldü. Biz cahil olarak bir sürü yorum yapıyoruz. Şimdi diyemeyizki bu insan 1955 ölecek ti büyü yapıldıda 1950 öldü diyemeyiz. Onun ömrü o kadardır.

“Semi’na Ve Ata’na Ğufraneke Rabbena Ve İleykel’Masir” Rahmetli annem ve babam bu kelimeyi zikir ederlerdi.

 

Soru: Büyü insanı öldürür mü?

Cevab: İslam da büyü yapılması haram olan işlerdendir. Lakin ülkemizde halen bunu yapan insanlar bulunmaktadır. Büyü o kadar etkilidir ki insanı bile öldürebilir. Fakat Allah istemediği sürece büyü kimseye tesir edemez.

 

Soru : Büyü hasta ederek ölmeye sebebiyet verir mi? Kanser vs..

 

Cevap : Buna tam net cevap alamadım.

 

Büyüden korunma yollarından biri uyumadan önce

 

Ayet el-Kürsi ve Felak-Nas surelerini okuyup ellerinizi ulaşabileceği kadar vücudunuza sürmektir.

Nihat hoca : internet de buldum dinledim aklımda kalanları yazıyorum merak eden Nihat Hocayı dinlesin. îmam Kurtubî, yanlış kanaatlerin tashih edilmesi noktasında gerçekten küçümsenmeyecek bir hizmet ifa etmiş bulunmaktadır.

Büyü insanı öldürüyormuş ama bunaltı vererek intihara sebeb oluyormuş. Bizimkiler hastalıktan dolayı vefat ettiler.

 

Bakara Sûresi 284 –

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder.’ Âyetine göre; içimizdekilerden sorumlu muyuz? Yani şeytan bizim aklımıza bir şeyler sokarsa bundan da sorumlu muyuz?”
İÇİMİZDEN GEÇENLERLE YARGILANSAYDIK PERİŞAN OLURDUK

İmtihan dünyasında yaşıyoruz. Günaha meyilli duygularımız var. Şeytan da her an ayağımızı kaydırmak, bize kötülük yaptırmak, günah işletmek, nihayet elimizle yaptırmasa da, içimize her an fitne ve vesvese atmak için fırsat kollamaktadır. İçimizdeki nefsimiz de şeytanın kulağı hükmünde, her an onu dinlemektedir. Biz ise şeytan ile ve nefsimizle mücadele etmekle yükümlüyüz.

Şeytan ve nefis, içimize yığınla kötülük atmakta, vesveseler vermektedir. Hiç şüphesiz eğer bunlarla yargılansak, halimiz perişan olurdu. Ama Allah’ın rahmeti vardır ve bunlardan dolayı kullarına rahmetiyle muamele edeceğini ummaktayız.

 

SAHABEYİ AĞLATAN ÂYET

Bakara Sûresinin 284. âyeti nazil olduğunda Sahabe-i Kiram’ın içine büyük bir telâş, kaygı, korku ve üzüntü düştü. Ağlamaya, ahiret noktasından endişe ve kaygı duymaya başladılar.

Nihayet Peygamber Efendimiz’e (asm) geldiler ve ağlayarak: “Ya Resulallah! Namaz, oruç, cihad ve sadaka gibi şeylerle yükümlü tutulduk. Biz bunları yapabiliyoruz. Şimdi de bu âyet nazil olmuştur ve bizi içimizden geçenlerden sorumlu tutmuştur. Buna gücümüz yetmez. Kalbimiz elimizde değil.” dediler.

Peygamber Efendimiz (asm)

“Siz de öncekiler gibi “Semi’na ve asayna” (işittik ve isyan ettik) mi demek istiyorsunuz? Siz “Semi’na ve ata’na ğufraneke Rabbena ve ileykel’masir” (İşittik ve itaat ettik. Affına sığınırız Ey Rabbimiz. Dönüş Sanadır.) deyiniz.” buyurdu.

Bunun üzerine Sahabe-i Güzin Efendilerimiz (ra) “Semi’na Ve Ata’na Ğufraneke Rabbena Ve İleykel’Masir” demeye başladılar. Öyle ki, bu cümle ağızlarında virt oldu. Gece gündüz böyle söylüyorlardı.

Nihayet Cenâb-ı Allah aynı sûrenin 285. âyetini nazil buyurdu. Bu âyet şöyle buyuruyordu: “Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Affına sığınırız Ey Rabbimiz. Dönüş Sanadır.”

Ashab-ı Güzin (ra) bu âyette emredilen mutlak itaati gösterdikten sonra Cenâb-ı Allah yukarıda bahsedilen 284. âyetin hükmünü neshetti (hükümden kaldırdı) ve 286. âyeti gönderdi. Bu âyet ile mü’minlerin, ancak elleriyle yaptıklarından sorumlu oldukları, hatta bundan da affedilebilecekleri bildirildi.

GÜNAH OLAN DÜŞÜNCE DEĞİL EYLEMDİR

Nihayet Peygamber Efendimiz (asm) de şöyle buyurmuştur: “Allah iyilikleri de, kötülükleri de takdir etmiştir. Sonra bunu meleklerine açıklamıştır. Kim bir iyilik yapmayı düşünür ve sonra da yapamazsa Allah ona tam bir iyilik sevabı yazar. Eğer o iyiliği düşünür de, düşündüğünü gerçekleştirirse, Allah kendi katında on, yedi yüz ve daha fazla katı sevap yazar. Kim bir kötülük düşünür de, düşündüğünü yapmazsa, Allah buna günah yazmaz, hatta yapmadığı için sevap yazar. Eğer o kötülüğü düşünür ve yaparsa, Allah sadece bir günah yazar. Allah ancak kendi eliyle helâke gidenleri helâk eder.”

1- Unutmayalım: Böyle kötü düşüncelerle hayalimizi hiç durmadan ve kendi elimizle süslemek şüphesiz doğru bir yol değildir. Bedîüzzaman’ın, “Güzel gören güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır.”

2 Prensibini hayatımızda uygulamamız ve düşüncelerimizin de güzel olmasını sağlamamız gerekir. Güzel şeyleri düşünerek, çirkin hayallerin düşüncelerimize hâkim olmasını önleyebiliriz.

 

nisa 78-79. ayet

onlara bir iyilik gelirse bu, Allah'tandır derler. Onlara bir kötülük gelirse bu, senin yüzündendir derler. De ki hepsi Allah'tandır "sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir.

ŞÛRA 42/30

Başınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder.

tekvir 29

Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.



her duanın karşılığı vardır. icabet dünyevi ve yahut uhrevidir.dünyada olmaz ise ahirette buna iman etmek ve sabretmek. hesap eden en iyisini bilen Allahu tealadır.


LEVH-İ MAHFÛZ

6/ el-En’âm -38- Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzûruna toplanıp getirilecekler.

59- Bilinmeyen nice hazîneler ve görünmeyen gayb âleminin anahtarları O’nun yanındadır. Onları Kendisinden başkası bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O’nun haberi olmadan bir tek yaprak bile düşmez. Yeraltı tabakalarının karanlıkları içindeki tek bir tane, hasılı yaş ve kuru hiç bir şey yoktur ki açık, net bir kitapta bulunmasın.

10/ Yûnus -61- (Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dâir Kur’ân’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda Biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hattâ) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i mahfûz'da yazılı)dır.

11/ Hûd -6- Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı ALLÂH’a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i mahfûz’da yazılı)dır.

13/ el-Ra’d -39- ALLÂH dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfûz) O’nun yanındadır.

20/ Tâ hâ -51- Firavun, “Ya geçmiş nesillerin hâli ne olacak?” dedi.

52- Mûsâ şöyle dedi: “Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (Levh-i mahfûzda yazılı)dır. Rabbim yanılmaz ve unutmaz.”

22/ el-Hac -70- Bilmez misin ki kuşkusuz ALLÂH gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Kuşkusuz bunların hepsi bir kitapta (Levh-i mahfûz’da)dır. Şüphesiz bu ALLÂH’a göre çok kolaydır.

35/ Fâtır -11- ALLÂH sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. ALLÂH’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hâmile kalır ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahud ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i mahfûz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu ALLÂH’a kolaydır.

36/ Yâsîn -12- Şüphesiz Biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i mahfûz’da) bir bir kaydetmişizdir.

43/ ez-Zuhruf -1- Hâ Mîm.

2-3- Apaçık kitab’a and olsun ki, iyice anlayasınız diye Biz, onu Arabça bir Kur’ân yaptık.

4- Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta (Levh-i mahfûz’da) mevcuttur, çok yücedir, hikmetlerle doludur.

50/ Kâf -1-2- Şerefli Kur’ân’a and olsun ki kâfirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: “Bu tuhaf bir şeydir!”

3- “Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (dirilecekmişiz)? Bu, akla uzak (imkânsız) bir dönüştür!”

4- Şüphesiz Biz, toprağın onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.

57/ el-Hadîd -22- Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musîbet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i mahfûz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, ALLÂH’a göre kolaydır.

 Çoğu Yazı Alıntı,

Yanlışım varsa Affola

tarihinde hacersş tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Bu konuda bende yardım istesem kendim için. Yardımcı olabilecek varmı mesaj atsam. Şimdiden teşekkürler.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)

bir adam agac ekti öldü agac olecek mi.veya agac kesti oldu.agac yeserecekmi.şimdi buyude bunun gibi bakmak  gerekir.ALlah takdir etti tecelli vesile ve hikmetleri biz dünyevi ilim ile kavramamiz imkansız.

 4 kitap ve evvelki 100sahife ALlahin nurunu tamamlamaya devam etmektedirki.bunlardan cikan bilgiler kapalı manalar devirler geçtikçe ortaya çıkmakta ve iman edenlri sasirtmaktadir.iman etmeyenlerin zulmunu arttirmaktadir.

Büyü yapmak yaptırmak vesile olmak sirk  ve kufurdur.rivayetlere göre hz peygamberede yapıldığı buyuden kurtulduğu buyu yapan lehib bin asam adlı yahudiye herhangi bir karşılık vermemiştir.orda düğümler acilmayinca felak ve nas süresinin nasıl olduğu çeşitli ravilerden hadis yolu ile nakledilmistir.

Peki diğer süre ve ayetler buyu bozar mi indirmiş olduğumuz kuran muminlere sifa ve rahmettir.ayetine binaen kuranin herayeti sifadir.Peki okuduk duzelmedik duaya icabet eden bu dünyada kabul etmediysede icabete binaen ahirette karşılığını mutlaka verir.tecelli ve hikmetler musa ve hizir as kissasi gibi ortaya çıkar.

Haci Hoca vs işlerle uğraşanlarin cinlerle irtibat etmesi cinlerin yalanları fitnelrini gerçekmiş gibi nakletmeside sirktir.enam 128. ayetle sabittir .onlara kalırsa herşey buyuden seytandan ama ALlahın hükmü ve tecellisi masaldir.tevekkel ALlah ALlaha dayanin demek en efdalidir.herşeyin evveli ahiri batini ve zahiri odur.

tarihinde serbest tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
hacersş, 18.03.2019 - 16:32 yazdı:

ölüm büyüsü mü? yapıldı sana. büyü çeşitleri var , ölüm büyüsünde cinler insanı öldürebiliyormuş . Bunalıp intihar eden çok oluyormuş.senin itikadın doğrultusunda Ayetel kürsi, nas, felak  okuyunca ellerine üfleyip bütün vücudunu sıvazlaman gerekirmiş.  Hani hasta olunca bir dr. yetinmeyiz başka başka dr. sorarız ya emin olmak için. Allah ıma şükürler olsun biliriz lakin üstümüze kondurmayız.

Kadın size büyü yaptırdım soyunuz kurusun ölün geberin vs. büyü yaptırdığını söylemiş kardeşimde araştırmış bize büyü yaptırdığı hoca ölmüş o yüzden bize tesir etmemiş. halamlar eniştemler , annem babam vefat etti Amcam da meme kanseri oldu iyi çok şükür atlattı galiba, yengem desen ha keza rahatsız... pek ehemmiyet vermedim kardeşim öyle bir anlattı ki hocalara sormuş ölüm büyüsü var lakin her insana tesir etmez demişler. serbest i takip ediyorum benden daha bilgili sorma gereği hissettim. 

bu kadın yaklaşık 10 yıldır tek nefes yatıyor , hep uyuyor kimse ile konuşmuyor kimseyi de tanımıyor, Allah bilir tabikide ne ölüyor ne ayağa kalkıyor. etlerinden irin akıyormuş vs...

araştırma yaptım. benim gibi herkes bilgilensin diye yazacağım. teşekkür ederim.

 

Esasında kendim biliyorum da dile dökmekte zorlanıyorum. Bilmeyenlere faydam olsun, eksik bildiğim varsa da bilgilerinizi bekliyorum.

Serbest teşekkür ederim. Bir ara kafam karışmadıda değil aslında. Esasında tamda net değil. Düşüncelerimi söyleyeyim , Şimdi doğum, ölüm, nikah değişmez.

İslam dininde kader olarak isimlendirilen, geçmiş ve gelecek tüm olaylar ve varlıklar Allah katında bulunan Levh-i Mahfuz'da yazılı bulunmaktadır.

Şimdi biz bu tarihleri bilmediğimiz için ezbere yaşıyoruz ve takdiri ilahi diyoruz.

Örnek : Bir insan 1900 Doğdu 1950 de öldü. Biz cahil olarak bir sürü yorum yapıyoruz. Şimdi diyemeyizki bu insan 1955 ölecek ti büyü yapıldıda 1950 öldü diyemeyiz. Onun ömrü o kadardır.

“Semi’na Ve Ata’na Ğufraneke Rabbena Ve İleykel’Masir” Rahmetli annem ve babam bu kelimeyi zikir ederlerdi.

 

Soru: Büyü insanı öldürür mü?

Cevab: İslam da büyü yapılması haram olan işlerdendir. Lakin ülkemizde halen bunu yapan insanlar bulunmaktadır. Büyü o kadar etkilidir ki insanı bile öldürebilir. Fakat Allah istemediği sürece büyü kimseye tesir edemez.

 

Soru : Büyü hasta ederek ölmeye sebebiyet verir mi? Kanser vs..

 

Cevap : Buna tam net cevap alamadım.

 

Büyüden korunma yollarından biri uyumadan önce

 

Ayet el-Kürsi ve Felak-Nas surelerini okuyup ellerinizi ulaşabileceği kadar vücudunuza sürmektir.

Nihat hoca : internet de buldum dinledim aklımda kalanları yazıyorum merak eden Nihat Hocayı dinlesin. îmam Kurtubî, yanlış kanaatlerin tashih edilmesi noktasında gerçekten küçümsenmeyecek bir hizmet ifa etmiş bulunmaktadır.

Büyü insanı öldürüyormuş ama bunaltı vererek intihara sebeb oluyormuş. Bizimkiler hastalıktan dolayı vefat ettiler.

 

Bakara Sûresi 284 –

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah sizi, onunla sorguya çeker de dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder.’ Âyetine göre; içimizdekilerden sorumlu muyuz? Yani şeytan bizim aklımıza bir şeyler sokarsa bundan da sorumlu muyuz?”
İÇİMİZDEN GEÇENLERLE YARGILANSAYDIK PERİŞAN OLURDUK

İmtihan dünyasında yaşıyoruz. Günaha meyilli duygularımız var. Şeytan da her an ayağımızı kaydırmak, bize kötülük yaptırmak, günah işletmek, nihayet elimizle yaptırmasa da, içimize her an fitne ve vesvese atmak için fırsat kollamaktadır. İçimizdeki nefsimiz de şeytanın kulağı hükmünde, her an onu dinlemektedir. Biz ise şeytan ile ve nefsimizle mücadele etmekle yükümlüyüz.

Şeytan ve nefis, içimize yığınla kötülük atmakta, vesveseler vermektedir. Hiç şüphesiz eğer bunlarla yargılansak, halimiz perişan olurdu. Ama Allah’ın rahmeti vardır ve bunlardan dolayı kullarına rahmetiyle muamele edeceğini ummaktayız.

 

SAHABEYİ AĞLATAN ÂYET

Bakara Sûresinin 284. âyeti nazil olduğunda Sahabe-i Kiram’ın içine büyük bir telâş, kaygı, korku ve üzüntü düştü. Ağlamaya, ahiret noktasından endişe ve kaygı duymaya başladılar.

Nihayet Peygamber Efendimiz’e (asm) geldiler ve ağlayarak: “Ya Resulallah! Namaz, oruç, cihad ve sadaka gibi şeylerle yükümlü tutulduk. Biz bunları yapabiliyoruz. Şimdi de bu âyet nazil olmuştur ve bizi içimizden geçenlerden sorumlu tutmuştur. Buna gücümüz yetmez. Kalbimiz elimizde değil.” dediler.

Peygamber Efendimiz (asm)

“Siz de öncekiler gibi “Semi’na ve asayna” (işittik ve isyan ettik) mi demek istiyorsunuz? Siz “Semi’na ve ata’na ğufraneke Rabbena ve ileykel’masir” (İşittik ve itaat ettik. Affına sığınırız Ey Rabbimiz. Dönüş Sanadır.) deyiniz.” buyurdu.

Bunun üzerine Sahabe-i Güzin Efendilerimiz (ra) “Semi’na Ve Ata’na Ğufraneke Rabbena Ve İleykel’Masir” demeye başladılar. Öyle ki, bu cümle ağızlarında virt oldu. Gece gündüz böyle söylüyorlardı.

Nihayet Cenâb-ı Allah aynı sûrenin 285. âyetini nazil buyurdu. Bu âyet şöyle buyuruyordu: “Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de (iman ettiler). Her biri; Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: “Onun peygamberlerinden hiçbirini (diğerinden) ayırt etmeyiz.” şöyle de dediler: “İşittik ve itaat ettik. Affına sığınırız Ey Rabbimiz. Dönüş Sanadır.”

Ashab-ı Güzin (ra) bu âyette emredilen mutlak itaati gösterdikten sonra Cenâb-ı Allah yukarıda bahsedilen 284. âyetin hükmünü neshetti (hükümden kaldırdı) ve 286. âyeti gönderdi. Bu âyet ile mü’minlerin, ancak elleriyle yaptıklarından sorumlu oldukları, hatta bundan da affedilebilecekleri bildirildi.

GÜNAH OLAN DÜŞÜNCE DEĞİL EYLEMDİR

Nihayet Peygamber Efendimiz (asm) de şöyle buyurmuştur: “Allah iyilikleri de, kötülükleri de takdir etmiştir. Sonra bunu meleklerine açıklamıştır. Kim bir iyilik yapmayı düşünür ve sonra da yapamazsa Allah ona tam bir iyilik sevabı yazar. Eğer o iyiliği düşünür de, düşündüğünü gerçekleştirirse, Allah kendi katında on, yedi yüz ve daha fazla katı sevap yazar. Kim bir kötülük düşünür de, düşündüğünü yapmazsa, Allah buna günah yazmaz, hatta yapmadığı için sevap yazar. Eğer o kötülüğü düşünür ve yaparsa, Allah sadece bir günah yazar. Allah ancak kendi eliyle helâke gidenleri helâk eder.”

1- Unutmayalım: Böyle kötü düşüncelerle hayalimizi hiç durmadan ve kendi elimizle süslemek şüphesiz doğru bir yol değildir. Bedîüzzaman’ın, “Güzel gören güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır.”

2 Prensibini hayatımızda uygulamamız ve düşüncelerimizin de güzel olmasını sağlamamız gerekir. Güzel şeyleri düşünerek, çirkin hayallerin düşüncelerimize hâkim olmasını önleyebiliriz.

 

nisa 78-79. ayet

onlara bir iyilik gelirse bu, Allah'tandır derler. Onlara bir kötülük gelirse bu, senin yüzündendir derler. De ki hepsi Allah'tandır "sana ne iyilik gelirse Allah'tandır. Sana ne kötülük gelirse kendindendir.

ŞÛRA 42/30

Başınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder.

tekvir 29

Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.



her duanın karşılığı vardır. icabet dünyevi ve yahut uhrevidir.dünyada olmaz ise ahirette buna iman etmek ve sabretmek. hesap eden en iyisini bilen Allahu tealadır.


LEVH-İ MAHFÛZ

6/ el-En’âm -38- Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonunda hepsi Rablerinin huzûruna toplanıp getirilecekler.

59- Bilinmeyen nice hazîneler ve görünmeyen gayb âleminin anahtarları O’nun yanındadır. Onları Kendisinden başkası bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O’nun haberi olmadan bir tek yaprak bile düşmez. Yeraltı tabakalarının karanlıkları içindeki tek bir tane, hasılı yaş ve kuru hiç bir şey yoktur ki açık, net bir kitapta bulunmasın.

10/ Yûnus -61- (Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dâir Kur’ân’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda Biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hattâ) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i mahfûz'da yazılı)dır.

11/ Hûd -6- Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı ALLÂH’a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i mahfûz’da yazılı)dır.

13/ el-Ra’d -39- ALLÂH dilediğini siler, dilediğini de sabit kılıp bırakır. Ana kitap (Levh-i Mahfûz) O’nun yanındadır.

20/ Tâ hâ -51- Firavun, “Ya geçmiş nesillerin hâli ne olacak?” dedi.

52- Mûsâ şöyle dedi: “Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (Levh-i mahfûzda yazılı)dır. Rabbim yanılmaz ve unutmaz.”

22/ el-Hac -70- Bilmez misin ki kuşkusuz ALLÂH gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Kuşkusuz bunların hepsi bir kitapta (Levh-i mahfûz’da)dır. Şüphesiz bu ALLÂH’a göre çok kolaydır.

35/ Fâtır -11- ALLÂH sizi önce topraktan, sonra da az bir sudan (meniden) yarattı. Sonra sizi (erkekli dişili) eşler yaptı. ALLÂH’ın ilmine dayanmadan hiçbir dişi ne hâmile kalır ne de doğurur. Herhangi bir kimseye uzun ömür verilmez, yahud ömrü kısaltılmaz ki bu bir kitapta (Levh-i mahfûz’da yazılı) olmasın. Şüphesiz bu ALLÂH’a kolaydır.

36/ Yâsîn -12- Şüphesiz Biz, ölüleri mutlaka diriltiriz. Onların yaptıklarını ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Biz her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i mahfûz’da) bir bir kaydetmişizdir.

43/ ez-Zuhruf -1- Hâ Mîm.

2-3- Apaçık kitab’a and olsun ki, iyice anlayasınız diye Biz, onu Arabça bir Kur’ân yaptık.

4- Şüphesiz o, katımızdaki ana kitapta (Levh-i mahfûz’da) mevcuttur, çok yücedir, hikmetlerle doludur.

50/ Kâf -1-2- Şerefli Kur’ân’a and olsun ki kâfirler, aralarından bir uyarıcının gelmesine şaştılar ve şöyle dediler: “Bu tuhaf bir şeydir!”

3- “Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (dirilecekmişiz)? Bu, akla uzak (imkânsız) bir dönüştür!”

4- Şüphesiz Biz, toprağın onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.

57/ el-Hadîd -22- Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musîbet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i mahfûz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, ALLÂH’a göre kolaydır.

 Çoğu Yazı Alıntı,

Yanlışım varsa Affola

Cinler insan öldüremez. Beyninize girip intihara yonlendiriyo evet ama intihar etmenin ya da kurtulmanın itikatimizla alakası yok. Sana verilen süre dolmuştur cin bahanedir, süre dolmamışsa hiç bir kuvvet öldüremez. Her şey Allahın taktir ettiği ibi olur. Cin öldürür ya da büyü öldürür demek şirke girer, cin ve büyücüyü Allahla bir tutmak olur. Cin, büyücü ne ki beni öldürecek. Mesela trafik kazası oluyo ailenin tümü yok oluyo ya da anne baba öluyo bebek kurtuluyo, o zaman Allahın takdiri diyoruz ama büyü olayına gelince cin öldürdü.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)

Nova yazdıklarından hiç birşey anlamadım. Birde benim uzun yazımı alıntılamışsın.

Benim yazdıklarımın aynısını yazmış diyorum. 

Neyse yorgun ve üzgünüm aklıma birşey gelmedi. 

On günlüğüne Memleketime geleyim dedim. kayınbabama araba çarptı. Yoğun bakımda bekleyip duruyoruz. Bir hafta oldu. 

Allah hakkımızda hayırlısını versin. 

tarihinde hacersş tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya sen de katıl!

Yorumunu şimdi yazıp, daha sonra üye olabilirsin. Eğer zaten üyeysen, GİRİŞ YAPI ve yorumunu yaz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Editör içeriğini temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Yeni Oluştur...