Jump to content
PALAUDIS

Kurandaki Çelişkiler

Recommended Posts

Burda yok diye yazmıştım. Elbette kendi fikrini yazar.

Şimdi ben Hanefi mezhebinden ve kayı boyundanmışız. Yaşadığım yıllar boyunca şunu öğrendim kıvırma işi işimize geleni kabul, gelmeyeni  Red. Kafirun süresini hayatımıza geçiriveririz. Ben yapmam sizlerde yapmazsınız lakin yapanlar var. Sizin dininiz size benim dinim bana gibi yada vs... O yüzden okuyup araştıralım. Her şeyde muhakkak ki haklılık payı var.... 

Share this post


Link to post
Share on other sites
Alıntı

Burda yok diye yazmıştım. Elbette kendi fikrini yazar.

Şimdi ben Hanefi mezhebinden ve kayı boyundanmışız. Yaşadığım yıllar boyunca şunu öğrendim kıvırma işi işimize geleni kabul, gelmeyeni  Red. Kafirun süresini hayatımıza geçiriveririz. Ben yapmam sizlerde yapmazsınız lakin yapanlar var. Sizin dininiz size benim dinim bana gibi yada vs... O yüzden okuyup araştıralım. Her şeyde muhakkak ki haklılık payı var

:D:D:)

Share this post


Link to post
Share on other sites
berresu, 30.12.2018 - 13:20 yazdı:

Bu gerçekten çok saçma bir iddia. Eyüp sultanda ayak izi var çok yerde saç ve sakal teli hatta hırkası var yaşamayan bir insan icin çok fazla şey bunlar. O kadar sahabe var onunla yiyip içip konuşan. Isa hiç yaşamamış de inanırım o olabilir

 

Bunun kanıtının olup olmadığı belirsiz. O yüzden ben bir şey diyemem ama size gösterilen ve bildiğiniz Sakal Hırka Ayak izi vb yani Kutsal emanetler için Karbon testi uygulansın! Gerçekliği kanıtlansın isterim ama hiç bir Müslüman buna yanaşmaz yanaşamaz çünkü %100 eminim ki sahte hepsi... Öyle olmasa en azından 6 senedir mevcut hükümet bunu yapar ilgi odağı olurdu. hatta diyorum bakın Hacerül Esved bir meteor parçasıdır. Cennetten inme deniyor normalde değil mi?

Ve Sadece Kuran ve İslamiyet hakkında yazmayacağım diğer dinler hakkında da yazacağım o konuda sıkıntınız olmasın.

zebercet, 6 saat önce yazdı:

sayın paladus yazdıklarınızı okudum ama tekrar düşünerek okuma gereği duyuyorum açıkçası,   bu arada siz hangi dine mensupsunuz sakıncası yoksa öğrenebilirmiyim

Zebercet bir tanrının varlığına ve dinlerin hiç birisine inanmıyorum. Olsa idi 630lu yıllardan sonra her hangi bir kötü olaya el atardı.Haksızsın diyemez kimse bu konuda.

Bkz; Doğu Türkistan!

hacersş, 6 saat önce yazdı:

Burada yazmış ya araştırma yapıyor. Kimse üzerine alınmasın ben ve kendi ailemde hala var olanları yazayım. Önce dinsiz sonra ateist, mason, vs,. Olursun en son Allah taktir ederse kelime i Şahadet getirir Müslüman olursun. Kısaca, 

Taki Dünya İslam, Besmele, Müslümanlık üzerine kurulup sonra Zebur, Tevrat, İncil ve Kuranı Kerim. Üzerinedir. Dünyanın başlangıcı ve günümüz arada çok karışık din ve mezhepler girmesi gibi. İşte bende kafamda oturtturamıyorum..... 

 

İlk paragrafta hatalısın; Önce dindarsındır. Sonra bir şekilde öğrenmeye başlarsın ve Nirvana! Ya Deist yada Ateist olursun. Araştırarak geri dönen kimseyi görmedim bu zamana kadar...

Dünyanın oluşumu ve geçirdiği evrelerden sonra şans eseri bir yıldırım ile canlılar meydana gelmiş olabilir. ve Sonrasında EVRİM. Evet insan vücudu elektrik ile çalışır. Beyin sinirlere bu şekilde etki eder. Bunun kanıtları zaten mevcut. İnanmayan olursa eğer Kalbi durduğunda Dua etmek yerine Elektro Şok uygularlar!

Bu arada İnsan vücudu hakkında evrimi kısaca araştırmak istersen; Kuyruk sokumu ve Sinüs boşluklarını diğer hayvanlar ile karşılaştır zaten gerisi gelecektir. 

 

 

 

  • Like 2

Share this post


Link to post
Share on other sites

PALAUDIS eniştem 75 yaşında öncesini bilmem benden 20 yaş büyük, insanlar hakkında  da fazla yazmak istemem. sanırım 6yıl önce hacıya gitti herkes 7 dönerken o 8 dönmüş. Çok günahkarım Allaha çok yalvardım demişti.

Allaha, peygamberimize ve Kuranı kerimimize inanırım öyle bir inançsızlığım olmadı, tam bilgimiz yok eksiğimiz çok, ayrıca eniştemizi çok severiz insanlık yönü çok iyidir. Hiç bir zaman kırıcı bir sözünüde duymamışızdır. Herkes özgürdür der. Neyse konuyu dağıtmayayım, Hacerül Esvedi  de daha yeni okudum. Birşey diyemeyeceğim. 

İskelete gerek yokki canlı canlı buldog ve maymuna benzer yönü olan çok kişi var. 

Kelime hatası yapmışım benim kendi ailemde var yazacakken, ben yazmışım oda telefonun azizliğine kelimeleri kendine göre yazıyor. 

Edited by hacersş

Share this post


Link to post
Share on other sites
Alıntı

Bunun kanıtının olup olmadığı belirsiz. O yüzden ben bir şey diyemem ama size gösterilen ve bildiğiniz Sakal Hırka Ayak izi vb yani Kutsal emanetler için Karbon testi uygulansın! Gerçekliği kanıtlansın isterim ama hiç bir Müslüman buna yanaşmaz yanaşamaz çünkü %100 eminim ki sahte hepsi... Öyle olmasa en azından 6 senedir mevcut hükümet bunu yapar ilgi odağı olurdu

Alıntı

 Muhammed kör cahil değildi. Aksine IQ seviyesi çok üst düzeyde birisiydi.

Hi man mi? Suparman' mi? Sahte mi? yok mu? IQ su yüksek mi? Var mı-yok mu? Bu kadar çelişkli ancak evrilmişlerde olur :D  muhtemelen ne yazdığını bilmediğinden oluyor. Neyse ki taraftarlarınla çok yaşa :D   

 

Share this post


Link to post
Share on other sites
  ZEBERCET, 30.12.2018 - 20:51 YAZDI:

 

Alıntı

 

sayın paladus yazdıklarınızı okudum ama tekrar düşünerek okuma gereği duyuyorum açıkçası,   bu arada siz hangi dine mensupsunuz sakıncası yoksa öğrenebilirmiyim

Zebercet bir tanrının varlığına ve dinlerin hiç birisine inanmıyorum. Olsa idi 630lu yıllardan sonra her hangi bir kötü olaya el atardı.Haksızsın diyemez kimse bu konuda.

 

 

cevapladığın için teşekkür ederim paladuis  konuyu takip etmeye devam edicem?

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
Posted (edited)

Esselamu aleyküm

Uzun zaman oldu ziyaret etmeyeli lakin Estanbul konu ve münazara bakımından hiç değişmemiş Aşk, Entrika, Dua, yakarış ve klasik İslam karşıtlığı eee tabiki fıtrat değişmiyor bizde fıtratımız gereği hemen girip hoop bir dakika deme isteği duyoyuruz. Oryantalist ve onlardan beslenen Ateist insanlar oldukça da bu böyle devam edip gidecek.

Bilgi paylaşımı Münazara çok faideli şeylerdir. Yeterki usul ve kaidesinin dışına çıkılmasın. 

Bu konuda malumunuz bir çok Yazı, Makale ve çeşitli eserler mevcut karşılıklı Reddiyeler v.s inşaallah bizde burda paylaşmaya çalışalım...

Öncelikle ilk girişteki verdiğiniz Göğüsleri çıkmış genç kızlar ayeti Nisa Suresi değil Nebe Suresidir...

Sonra gelelim Palaudis kardeş ilk girişte bahsettiğiniz 1972 yılında Sanada bulunan Kuran Metni Puin denen Deist bir vatandaş tarafından önce değiştirldi yok farklı dillerde yazıldı eklen gibi teoriler ile etkisizleştirlmek istensede buyurun Sizin İddanızın Babası Puinin 1999 daki Yemen Eski Eserler müdürü kadı İsmail el Ekvaya yazdığı mektuba bir bakalım...

   Dr. Puin’in el-Ekva’ya yazdığı mektup

   Sayın Kadı İsmail el-Ekva hazretleri, zat-ı âlinize en muhlisâne hürmet ve selâmlarımı sunarım. Yemenli dostlarımdan bana ulaşan haberlere göre, alman araştırmacıların Yemen’deki eski eserler arasında bir elyazması Kuran nüshası bulduklarından ve bu elyazması nüshayla Müslümanların bugün ellerinde bulunan Kuran nüshaları arasında ciddi farklılıklar tesbit ettiklerinden söz eden [‘the atlantic monthly’ adlı] Amerikan dergisinin yaptığı neşriyât, Yemen eski eserler Müdürlüğü’nde görev yapan yetkililere karşı halkın büyük bir tepki göstermesine sebebiyet vermiş. 312 sayılı el-Belağ dergisinin iddia ettiği üzere, güyâ Yemen’li yetkililer İslâm dünyasında büyük bir fitnenin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla uzun bir süredir bu gerçeği (!) saklamaya çalışıyorlarmış. Sizi temin ederim ki el-Belâğ’ın hem Amerikan dergisinin neşriyâtından, hem Yemen yazmalarına dair söylenenlerden hareketle yaptığı suçlama ve karalamalar tamamen asılsızdır ve hiçbir esasa dayanmamaktadır; Benim ve meslektaşım Dr. Graf Von Bothmer’in Saarbrücken üniversitesinde sürdürdüğümüz Kuran araştırmalarına ilişkin mâhud iddialar da aynı şekilde gerçek dışıdır. Yemen ile Almanya’nın bilimsel işbirliği çabalarını baltalamayı hedef alan bu müessif saldırılardan dolayı fevkalade üzgün olduğumu belirtmeliyim. Bu saldırıyı tertib eden odakların hedeflerine ulaşmak için zamanlama itibariyle Almanya Dışişleri Bakanı’nın Yemen’i ziyaret ettiği haftayı seçmeleri size de ilginç gelmiyor mu? Amerikalı yazarı [Toby Lester] şahsen tanımam, kendisiyle sadece birkaç kez telefonla görüştüm, o kadar. Benim samimi kanaatime göre, söz konusu yemen nüshalarıyla eldeki Kuran nüshaları arasında ciddiye alınabilecek hiçbir farklılık mevcut değildir; bu yeni nüshalarda tesadüf edilen yegâne ihtilaf, -Allah’a şükür- sadece sözcüklerin imlâsıyla ilgili Kuran’ın kendisine aslâ zarar vermeyecek olan küçük birtakım yazım farklılıklarından ibarettir. Zaten “ibrahîm-ibrahim”; “kur’ân-Kuran”; “simâhum-simahum”, vb. farklılıklara da Kahire’de basılan Mushaflarda işaret edildiği herkesçe bilinmektedir. Geçen senenin ekim ayında ben ve meslektaşım Dr. Von Bothmer, Hollanda’nın Leiden şehrinde yapılan, Kuran araştırmalarıyla ilgili bir konferansa davet edilmiş ve orada Yemen Mushaflarından alınan mikrofilm örneklerine istinaden iki tebliğ sunmuştuk. Her iki tebliğ de -tahmin olunacağı üzere- hem batılı akademisyenler, hem de Müslüman ilim adamları nezdinde çok büyük bir rağbet ve iltifata mazhar oldu. Maamafih bu tetkikler henüz neşredilmiş değildir. Bu vesileyle belirtmek isterim ki araştırmalarımla ilgili her hangi bir husûsu bilim adamlarının nazarlarından gizlemem için hiçbir neden bulunmamaktadır. Gözlerini kin bürümüş birtakım cahillere gelince, onları ciddiye almayıp kendi hallerine bırakmak en doğrusu olacaktır; Tâ ki ülkesinin tarihi üzerine titreyen, dinî mirasından güç alan, bu mirasın korunmasında ve bugünlere ulaşmasında hizmeti geçen öncülerini şükran hisleriyle yâd eden, – Çin’de bile olsa- onların tecrübelerinden ve yardımlarından yararlanan ilim ve kültür sahibi yeni nesiller gelinceye kadar. Son olarak, hem sizin adınıza, hem kendi adıma, yemen yazmaları etrafında kabaran bu kin ve nefret dalgalarının dinmesini temenni ediyorum. Vesselâm!

  Not: Arapça ifadelerimin bozukluğundan dolayı özür dilerim. Dostunuz Dr. Gerd R. Joseph Puin , Saarbrücken, 14/2/1999

Gördüğünüz üzere demekki araştırmak yansız olunca daha detaylı bir hal alıyormuş şimdi hiç kimse bu fikri atan insanın hatasından döndüğünü gördüğü halde hala bir savunma hakkına sahip değildir. Çünkü o zaman amacından sapmış demek olurki buda aslında niyetin doğruyu öğrenmek olmadığının alameti olur...

Size birde tavsiye Araştırmak bilgi edinmektir. Ama savunmak ilim öğrenmek ile olur. Siz Kuranın içindeki size göre çelişkileri dile getirecekseniz yazılı eserlerden araştırmak yerine önce Kuran İlimlerini öğreninki nokta atışı yapasınız. TEFSİR  ve  TEFSİR USULÜ İLMİ gibi bir ilimden nasibiniz olsa zaten duygusal ve mantığa dayalı bir şekilde bu işin içinden çıkamayacağınızı anlamışta olursunuz...

Şimdilik hayırlı günler...

Edited by Esedullah
Ekleme

Share this post


Link to post
Share on other sites
Esedullah, 9 saat önce yazdı:

Esselamu aleyküm

Uzun zaman oldu ziyaret etmeyeli lakin Estanbul konu ve münazara bakımından hiç değişmemiş Aşk, Entrika, Dua, yakarış ve klasik İslam karşıtlığı eee tabiki fıtrat değişmiyor bizde fıtratımız gereği hemen girip hoop bir dakika deme isteği duyoyuruz. Oryantalist ve onlardan beslenen Ateist insanlar oldukça da bu böyle devam edip gidecek.

Bilgi paylaşımı Münazara çok faideli şeylerdir. Yeterki usul ve kaidesinin dışına çıkılmasın. 

Bu konuda malumunuz bir çok Yazı, Makale ve çeşitli eserler mevcut karşılıklı Reddiyeler v.s inşaallah bizde burda paylaşmaya çalışalım...

Öncelikle ilk girişteki verdiğiniz Göğüsleri çıkmış genç kızlar ayeti Nisa Suresi değil Nebe Suresidir...

Sonra gelelim Palaudis kardeş ilk girişte bahsettiğiniz 1972 yılında Sanada bulunan Kuran Metni Puin denen Deist bir vatandaş tarafından önce değiştirldi yok farklı dillerde yazıldı eklen gibi teoriler ile etkisizleştirlmek istensede buyurun Sizin İddanızın Babası Puinin 1999 daki Yemen Eski Eserler müdürü kadı İsmail el Ekvaya yazdığı mektuba bir bakalım...

   Dr. Puin’in el-Ekva’ya yazdığı mektup

   Sayın Kadı İsmail el-Ekva hazretleri, zat-ı âlinize en muhlisâne hürmet ve selâmlarımı sunarım. Yemenli dostlarımdan bana ulaşan haberlere göre, alman araştırmacıların Yemen’deki eski eserler arasında bir elyazması Kuran nüshası bulduklarından ve bu elyazması nüshayla Müslümanların bugün ellerinde bulunan Kuran nüshaları arasında ciddi farklılıklar tesbit ettiklerinden söz eden [‘the atlantic monthly’ adlı] Amerikan dergisinin yaptığı neşriyât, Yemen eski eserler Müdürlüğü’nde görev yapan yetkililere karşı halkın büyük bir tepki göstermesine sebebiyet vermiş. 312 sayılı el-Belağ dergisinin iddia ettiği üzere, güyâ Yemen’li yetkililer İslâm dünyasında büyük bir fitnenin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla uzun bir süredir bu gerçeği (!) saklamaya çalışıyorlarmış. Sizi temin ederim ki el-Belâğ’ın hem Amerikan dergisinin neşriyâtından, hem Yemen yazmalarına dair söylenenlerden hareketle yaptığı suçlama ve karalamalar tamamen asılsızdır ve hiçbir esasa dayanmamaktadır; Benim ve meslektaşım Dr. Graf Von Bothmer’in Saarbrücken üniversitesinde sürdürdüğümüz Kuran araştırmalarına ilişkin mâhud iddialar da aynı şekilde gerçek dışıdır. Yemen ile Almanya’nın bilimsel işbirliği çabalarını baltalamayı hedef alan bu müessif saldırılardan dolayı fevkalade üzgün olduğumu belirtmeliyim. Bu saldırıyı tertib eden odakların hedeflerine ulaşmak için zamanlama itibariyle Almanya Dışişleri Bakanı’nın Yemen’i ziyaret ettiği haftayı seçmeleri size de ilginç gelmiyor mu? Amerikalı yazarı [Toby Lester] şahsen tanımam, kendisiyle sadece birkaç kez telefonla görüştüm, o kadar. Benim samimi kanaatime göre, söz konusu yemen nüshalarıyla eldeki Kuran nüshaları arasında ciddiye alınabilecek hiçbir farklılık mevcut değildir; bu yeni nüshalarda tesadüf edilen yegâne ihtilaf, -Allah’a şükür- sadece sözcüklerin imlâsıyla ilgili Kuran’ın kendisine aslâ zarar vermeyecek olan küçük birtakım yazım farklılıklarından ibarettir. Zaten “ibrahîm-ibrahim”; “kur’ân-Kuran”; “simâhum-simahum”, vb. farklılıklara da Kahire’de basılan Mushaflarda işaret edildiği herkesçe bilinmektedir. Geçen senenin ekim ayında ben ve meslektaşım Dr. Von Bothmer, Hollanda’nın Leiden şehrinde yapılan, Kuran araştırmalarıyla ilgili bir konferansa davet edilmiş ve orada Yemen Mushaflarından alınan mikrofilm örneklerine istinaden iki tebliğ sunmuştuk. Her iki tebliğ de -tahmin olunacağı üzere- hem batılı akademisyenler, hem de Müslüman ilim adamları nezdinde çok büyük bir rağbet ve iltifata mazhar oldu. Maamafih bu tetkikler henüz neşredilmiş değildir. Bu vesileyle belirtmek isterim ki araştırmalarımla ilgili her hangi bir husûsu bilim adamlarının nazarlarından gizlemem için hiçbir neden bulunmamaktadır. Gözlerini kin bürümüş birtakım cahillere gelince, onları ciddiye almayıp kendi hallerine bırakmak en doğrusu olacaktır; Tâ ki ülkesinin tarihi üzerine titreyen, dinî mirasından güç alan, bu mirasın korunmasında ve bugünlere ulaşmasında hizmeti geçen öncülerini şükran hisleriyle yâd eden, – Çin’de bile olsa- onların tecrübelerinden ve yardımlarından yararlanan ilim ve kültür sahibi yeni nesiller gelinceye kadar. Son olarak, hem sizin adınıza, hem kendi adıma, yemen yazmaları etrafında kabaran bu kin ve nefret dalgalarının dinmesini temenni ediyorum. Vesselâm!

  Not: Arapça ifadelerimin bozukluğundan dolayı özür dilerim. Dostunuz Dr. Gerd R. Joseph Puin , Saarbrücken, 14/2/1999

Gördüğünüz üzere demekki araştırmak yansız olunca daha detaylı bir hal alıyormuş şimdi hiç kimse bu fikri atan insanın hatasından döndüğünü gördüğü halde hala bir savunma hakkına sahip değildir. Çünkü o zaman amacından sapmış demek olurki buda aslında niyetin doğruyu öğrenmek olmadığının alameti olur...

Size birde tavsiye Araştırmak bilgi edinmektir. Ama savunmak ilim öğrenmek ile olur. Siz Kuranın içindeki size göre çelişkileri dile getirecekseniz yazılı eserlerden araştırmak yerine önce Kuran İlimlerini öğreninki nokta atışı yapasınız. TEFSİR  ve  TEFSİR USULÜ İLMİ gibi bir ilimden nasibiniz olsa zaten duygusal ve mantığa dayalı bir şekilde bu işin içinden çıkamayacağınızı anlamışta olursunuz...

Şimdilik hayırlı günler...

Eğer yanlışım varsa düzeltin lütfen. Palaudis farklı başlıklar altında 60'a yakın çelişki olduğunu iddia ederken -ki çelişki var ya da yok bu beni zerre kadar ilgilendirmiyor- sadece bir tanesine cevap verip -gerçi cevap bile sayılmaz- diğerlerine sünger çekmenize rağmen takındığınız aşırı haklı tavır hangi ilimle bağdaşıyor? İkincisi, bahsi geçen arkadaş Dr. Puin, Yemen Eski Eserler Müdürü'ne sözde 14 Şubat 1999'da bir mektup yazmış fakat bu mektup farklı sitelerde sadece tek bir kaynakla desteklenmiş (29 Ağustos 2000 tarihli Yeni Şafak Gazetesi) Üçüncüsü, ya Dr. Puin'in kendisinin böyle bir mektup yazdığından haberi yok ya da ortada mektup var ama bundan National Geographic'in haberi yok. Çünkü 2008 tarihinde National Geographic San'a Kuzeyinde bulunan verilerle İslamiyet ve Kuran konulu bir belgesel hazırlamıştır. Sizin yansız araştırma dediğiniz şey, gerçeklerle bağdaşmayıp size istediğinizi veren ve sürekli sırt sıvazlamaktan ibaret olan övücü sözler olmasın?

  • Like 3

Share this post


Link to post
Share on other sites
кυвiŁαу, 12 saat önce yazdı:

Eğer yanlışım varsa düzeltin lütfen. Palaudis farklı başlıklar altında 60'a yakın çelişki olduğunu iddia ederken -ki çelişki var ya da yok bu beni zerre kadar ilgilendirmiyor- sadece bir tanesine cevap verip -gerçi cevap bile sayılmaz- diğerlerine sünger çekmenize rağmen takındığınız aşırı haklı tavır hangi ilimle bağdaşıyor? İkincisi, bahsi geçen arkadaş Dr. Puin, Yemen Eski Eserler Müdürü'ne sözde 14 Şubat 1999'da bir mektup yazmış fakat bu mektup farklı sitelerde sadece tek bir kaynakla desteklenmiş (29 Ağustos 2000 tarihli Yeni Şafak Gazetesi) Üçüncüsü, ya Dr. Puin'in kendisinin böyle bir mektup yazdığından haberi yok ya da ortada mektup var ama bundan National Geographic'in haberi yok. Çünkü 2008 tarihinde National Geographic San'a Kuzeyinde bulunan verilerle İslamiyet ve Kuran konulu bir belgesel hazırlamıştır. Sizin yansız araştırma dediğiniz şey, gerçeklerle bağdaşmayıp size istediğinizi veren ve sürekli sırt sıvazlamaktan ibaret olan övücü sözler olmasın?

Yanlışınızı hemen düzeltelim o halde

Birincisi Üslubunuz yaklaşık 8-9 sene sonra burayı tekrar ziyaret eden bir üyenizim güzel bir şekilde idda edilen bir konuya girip cevap yazan bir üyeye bodoslama atlamanız hiç hoş değil...

İkincisi beni ilgilendirmiyor dediğiniz bir konuda ve daha yazdıklarımı anlamadan ki belkide okumadınız gelişigüzel yakıştırmalar yapmanız 

Üçüncüsü bir konuda münazara edilecekse bu baya uzun bir konu parça parça değinilebilir. Sabırsız ve suçlayıcı yaklaşımlarla "bana göre cevap bile değil" gibi insanları yargılamanız da çok hoş olmamış...

Son olarak en son kısımda sırt sıvazlama olayını bize yakıştırdığınız gibi kendinizde bizzat uyguluyorsunuz. Verilen bilgi ve ona karşı sunulan bilgi aynıdır. Ama bir şey ortaya atıyorsanız o konu hakkında bilgi sahibi olmanızda gerekir. Kuran ilimlerinin gerekliliğinide bu nedenle dile getirdik. Bakın bilgi sahibi olunmadığı için daha çelişkilere geçmeden Yukarda başka Sure aşağıda başka bir Sure ile konuya girilmiş hani balık baştan kokar misali... 

Kısacası bu denli bir üslup hiç hoş olmadı yanlış olanda bu ... 

Share this post


Link to post
Share on other sites

Dokuz sene sonra foruma giriş yapıp hiç bir şeyin değişmediğini söyleyen bir arkadaş, üyelerin kullandığı üslubun da pakete dahil olduğunu biliyordur herhalde? Konuyu fazla dağıtmadan yurda kesin dönüş yapmış Almancı modundan bir an önce çıkmanız güzel olacaktır.

  • Like 1
  • Haha 2

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...