Jump to content
hacersş

Korona Virüsü

Recommended Posts

Son noktayı bence Mehmet Öz koymuş
Şimdiye kadar okuduğum en rahatlatıcı yazı bu oldu 🙏

Dr. MEHMET ÖZ
Yıllardır doğru düzgün girmediğim facebooka bu virüs yüzünden girip bir şeyler yazayım istedim çünkü neredeyse 15 ocaktan bu yana, yani 2 aydır bu hastalık üzerine bilimsel makaleler de dahil çok fazla okuma yaptım.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Bu virüsten kaçış yok arkadaşlar. İstisnasız hepimiz yakalanacağız. Ama ne kadar geç yakalanırsak o kadar iyi, bunu en sonda açacağım. Aynen grip virüsünde olduğu gibi önümüzdeki yıllar, on yıllar boyunca bu virüsle yaşamayı öğreneceğiz. Emin olun bu kesin. Şu an alınan karantina, tatil, izin vb önlemlerinin tamamı virüsün yayılma hızını yavaşlatıp, sağlık sektörünün çökmemesini sağlamak üzere alınıyor.

Çok hızlı yayılımda hastanelerin yoğun bakım üniteleri çıkmaza giriyor ve bilamecbur İtalya örneğinde olduğu gibi hangi hastanın yaşayacağına, hangisinin öleceğine karar verilmesi gereken berbat bir durum ortaya çıkıyor.

Virüs dediğimiz şeyler aslında öldürücü, şeytani birer düşman değiller. Onlar da aynen bizim gibi üzerinde konuşlandıkları alan sayesinde yaşayan canlılar. Zaten genelde hayvanlardan bize geçiyorlar ve evet, hayvanları genelde öldürmüyorlar. Çünkü kendileri de yaşamak için üzerinde yaşadıkları canlılara muhtaçlar. Yüzyıllardır hayvanlarla beraber yaşamaya alışmışlar.

E peki biz neden ölüyoruz? Çünkü birbirimizi tanımıyoruz. Virüs kendini hala hayvan vücudunda zannediyor. Yeni yerleştiği konağın şartlarını henüz bilmiyor. Belli bir süre geçtikten sonra hem bizler onlara bağışıklık kazanacağız hem de onlar kendi sonsuz yaşamları için mutasyona uğrayacaklar. Böylece beraber yaşamaya alışacağız.

Mesela aranızda herpes labialis adlı virüsü duyan oldu mu hiç? Duymadınız ama kendisi dünyanın en yaygın virüslerinden birisi ve bir kere vücudumuza girdikten sonra biz ölene kadar vücuttan atılamıyorlar. Peki ne yapıyor bu virüs? Dudağınızda uçuk çıkarıyor. O kadar işte. Bizi öldürmüyor çünkü biz ölürsek kendisi de yaşayamıyor.

Grip virüsü de hemen hemen öyle. Öldürücülük oranı %0.1 civarı ve genelde zaten vücudunda kronik sorun olanları öldürüyor. Her sene ve her sene dünyada yarım milyar insan grip virüsüne yakalanıyor. Bu şekilde birlikte yaşamaya alıştığımız tonla virüs var. Corona virüsler (sars, mers vb) ile de yaşamaya alışacağız (tabii mers ile belki 1000 yıl sonra). 

Sadede gelirsem, dediğim gibi hepimiz bu virüse yakalanacağız. Hatta belki birçoğumuz yakalandı bile ama fark etmedi. Ve hatta hastalığı da atlattı. Vücudu virüsle yaşamaya çoktan alıştı ya da virüs o vücutta yaşayamadı ve başka konaklara geçti. Bu konuda en güzel örnek Diamond Princess gemisi. Gemideki 3700 kişinin 700'ünde test pozitif çıkmış. Ama bu 700 kişinin 350'si hastalığı hissetmemiş bile. Ve hala da çok sağlıklılar. Yatak döşek yatmıyorlar. Ki yaş ortalamaları da baya yüksek. 

Peki neden böyle? Çünkü o 350 kişinin bağışıklık sistemi çok güçlü. Yani bu hastalıkta en önemli şey bağışıklık sistemi. Aramızda bağışıklığı iyi olanlar, spor yapanlar, doğru besinleri alanlar, sigara içmeyenler vb. bu hastalığı belki hissetmeyecek bile. Belki hafif bir grip gibi atlatıp hayatlarına devam edecekler.

Ne yapmak gerekiyor? Öncelik vücut direnci. Spor ve hareket. Sonrası beslenme. Özellikle meyve sebzeler ile daha spesifik şeyler, mesela sarımsak, yoğurt, kefir, yeşil çay vb. Sonrası ise besin takviyeleri. Özellikle c vitamini, çinko, beta glukanlar (1.3 ve 1.6) ve kara mürver ekstresi. Meyve sebzeler ve takviyeler eğer kendinize de dikkat ederseniz bu kışı atlatmanızı sağlayabilir. Çünkü bağışıklık sistemini çok dirençli hale getiriyorlar.

Dediğim gibi, bu virüsle yaşamaya alışın. Önümüzdeki yıllarda, hatta belki aylar ya da haftalarda mutasyona da uğrayacak, ya daha ölümcül olacak, ki kendi de kaybeder, bu yüzden bunu düşük olasılık görüyorum, ya da o da bizimle yaşamayı öğrenecek. Aşısı bulunsa bile mutasyona her uğradığında aşı işlevini kaybedecek. Grip aşıları da öyledir. Sizi sadece geçmiş senelerin grip virüslerinden korur. Yenilerinden değil. Yani tam koruma sağlamaz. Tam koruma her zaman için bağışıklık sisteminizdir.

Fakat dediğim gibi virüsün canlılığını devam ettirebilmesi için bulunduğu konağı öldürmemesi ve başka konaklara geçebilmesi gerekiyor. Bunun için de mecburen mutasyona uğramak zorunda. Mutasyon dediğimiz şey ise nesille alakalı ve virüsler çok hızlı üreyip öldükleri için bizlerde yıllar alan nesil değişimi onlarda saatler alabiliyor. Bu sayede çok hızlı mutasyon geçiriyorlar. Ve büyük bir olasılık süre geçtikçe virüs bulaştığı kişiyi öldürmeyecek şekilde mutasyon geçirecek. Yani bu virüsü ne kadar geç kaparsanız tehlikesi o kadar az olacak.

Evet, hepimize uğrayacak bu virüs ama ne kadar geç uğrarsa o denli şanslı olacağız. Bu yüzden olabildiğince evden çıkmamak, hijyene dikkat etmek, gerekli şekilde beslenmek, hareket etmek ve gerekli takviyeleri almak gerekiyor. Bunları yapanlar emin olun hepimizden uzun yaşayacak.

Özet
1- Kendinizi karantinaya alın. Virüsle en geç temas edenler en şanslıları olacak
2- Hijyen. Olabildiğince temizliğe dikkat edin.
3- Meyve sebze yiyin.
4- Bağışıklığa iyi gelen sarımsak, kefir, yoğurt gibi besinler tüketin.
5- Bağışıklığa çok iyi gelen besin takviyeleri ve vitaminler alın. Örnek: beta glukanlar, c vitamini, çinko, kara mürver ekstresi vb.
6- Hareket edin ve evinizde spor yapın.
7- Sigarayı bırakın.
8- Bol su için.
Lütfen telefonunuzda kayıtlı herkesle paylaşın
Sağlıklı günler dilegiyle

Share this post


Link to post
Share on other sites

Amerika Maryland Üniversitesi, Enfeksiyon Hastalıkları şefi Dr. Faheem Younus’un twitlerinden;

1-- Covid19 ile aylarca yaşayacağız. İnkar da etmeyelim, panik de yapmayalım. Hayatı gereksiz yere zorlaştırmayalım. Mutlu olmayı ve bu gerçekle yaşamayı öğrenelim.

2-- Virüs yazın etkisini azaltmayacak. Brezilya ve Arjantin’de şu an mevsim yaz ama virüs hızla yayılıyor.

3-- Çok çok su içerek hücrelere nüfuz etmiş Covid19 virüslerini yok edemezsiniz, sadece sık sık tuvalete gidersiniz.

4-- El yıkamak ve 1.8 metre mesafede durmak, virüsten korunmak için en iyi yöntemdir. Eğer evde Covid19 hastası yoksa evdeki yüzeyleri dezenfekte etmeniz gerekmez.

5-- Kargo paketleri, benzin pompaları, alışveriş arabaları ya da ATM'ler enfeksiyona neden olmaz. Ellerinizi yıkayın, hayatınızı normal yaşayın.

6-- Covid19 gıda kaynaklı bir enfeksiyon değildir. Grip gibi damlacıkla ilişkili enfeksiyondur. Yemek siparişiyle belgelenmiş Covid19 riski yoktur.

7-- Saunaya girmek, hücreye nüfuz etmiş Covid19 virüslerini öldürmez.

8-- Koku alma duygunuzu pek çok alerji ve viral enfekiyonla kaybedebilirsiniz. Covid19 için spesifik olmayan bir semptomdur.

9-- Eve geldikten sonra kıyafetlerinizi değiştirip acilen duş almamız gerekmez. Temizlik bir erdemdir, paranoya değil.

10-- Covid19 virüsü havada asılı durmaz. Yakın temas gerektiren bir damlacık enfeksiyonudur. Hava temiz, parklarda bahçelerde (mesafeyi koruyarak) yürüyebilirsiniz.

11-- Covid19 ırk veya din ayırmaz, tüm insanlara bulaşır.

12-- Covid19’a karşı normal sabun kullanmak yeterlidir, illa antibakteriyel sabun almak gerekmez. Zaten virüs bakteri de değildir.

13-- Yemek siparişleriniz için endişelenmenize gerek yoktur. Ama çok istiyorsanız, mikrodalga fırında birazcık ısıtabilirsiniz.

14-- Ayakkabılarınızla eve Covid19 getirip hastalanma ihtimaliniz, günde 2 defa üstünüze yıldırım düşmesiyle aynıdır. 20 yıldır virüslere karşı çalışıyorum, damlacık enfeksiyonları böyle yayılmaz.

15-- Sirke, sumak, soda, zencefil içmekle/yemekle virüsten korunamazsınız.

16-- Eldiven giymek kötü bir fikirdir, virüs eldiven üstünde birikebilir, yüzünüze dokunursanız kolayca bulaşır. El yıkamak en iyisidir.
LÜTFEN AŞAĞIDA Kİ PİSİKOLOG ARKADAŞIN YAZISINI DİKKATLİCE OKUYUNUZ..

''' Bakin, alin 70 yasinda birini hergun bu felaket haberlerini izletin, " sira sana geliyooor, sana geliyoooor" mesajini verin, iddia ediyorum bu insan birkac ay icinde ölür. Bu programlar stress ve anksiyete yoluyla immun sistemimizi perisan ediyorlar..Izlemeyin! Deprem profesorlerine dönmus tıp hocalarini da izlemeyin!
Ben bu surecin basindan itibaren sizlere bilimsel gelismeler işiginda paylasimlarda bulundum. Soylenecek fazla birsey kalmadigini düşunuyorum. Artik bu salginla ilgili birsey paylasmayacagim. Bu saatten sonra ayni seyleri tekrar etmek sadece yaşam kalitemizi yerle bir eder.'''
Hasan Belli / Pisikolog

VE LÜTFEN BU YAZININ ALTINA EKLENEN ŞU FIKRAYI DA OKUYUNUZ..

'''Tüccarın biri bir gün yolda Veba'yla karşılaşır. Endişeyle Veba'ya bakar ve "Nereye gidiyorsun?" diye sorar. Veba, "Bağdat'a" diye yanıtlar. “Kaç kişinin canını alacaksın?” diye tekrar sorar Tüccar. Veba, “Çok değil, sadece 5 bin kişi” der. Aradan zaman geçer ve Tüccar yolda yine Veba'yı görür. Fakat duymuştur ki Bağdat'ta vebadan dolayı 60 bin kişi ölmüştür. “Bana 5 bin kişiyi öldüreceğini söylemiştin. Oysa sen 60 bin cana kıymışsın” diye hiddetlenir Veba'ya. Veba ise gayet sakin ve kendinden emin, “Ben 5 bin kişi öldürdüm. Geriye kalanı korkudan öldü” der.''

VÜCUT SAĞLIĞINIZ İLE BERABER, AKIL SAĞLIĞINIZI DA KORUYUNUZ..
UNUTMAYINIZ, BOZULAN PİSİKOLOJİ, VUCUT DİRENCİNİ DİBE İNDİRİR...

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

HASTANEDE COVID-19 VİRÜSÜ HASTALIĞINDAN İYİLEŞEN HASTALARDAN ALINAN BİLGİLER 
1. Vitamin C-1000'i alın.
2. E Vitamini alın.
3. 10:00 - 11:00 güneş ışığı 15-20 dakika boyunca.

4. Yumurta bir öğün.

5. Dinlenin / 7-8 saat uyuyun.
6. Günde 1,5 Litre su için ve her öğün ılık su için, su soğuk değil ılık olmalıdır.

Hastanede yaptığımız şey bu.
Bu, hepimize koroner virüs için pH'ın 5.5 ila 8.5 arasında değiştiğini söylemek içindir.

Koroner virüsü yenmek için yapmamız gereken, virüsün pH seviyesini etkisiz hale getirecek olan daha fazla alkalin gıda tüketmektir...
pH seviyesi alkalik olan gıdalardan bazıları:

* Limon - 2.00-2.60 pH
* Avokado - 6.27-6.60 pH.
* Sarımsak - 5.8. pH
* Mango - 5.80-6.0 pH.
* Mandalina - 3.22-4.45 pH.
* Ananas - 3.20-4.00 pH.
* Portakal - 3.69-4.34 pH.
* Zencefil 5.60-5.90 pH
* Karnabahar 5.60 pH
* Kırmızı Biber 3.10-3.62 pH 
* Kereviz 5.70-6.00 pH
* Hindiba 5.90-6.05 pH 
* Ispanak 5.50-6.80 pH
 
Sizde Korona virüsünüz olduğunu nasıl bildiniz?

1. Boğazda kaşıntı.
2. Kuru boğaz.
3. Kuru öksürük.
4. Yüksek sıcaklık.
5. Nefes darlığı.
6. Koku ve tat kaybı.
Yani bunlara dikkat ettiğinizde, hızlı bir şekilde limonlu ılık su ve içecek alın...
Bu bilgileri sadece kendinize saklamayın lütfen. Tüm ailenize ve arkadaşlarınıza iletin. 
Dikkatli olun...

  • Like 3

Share this post


Link to post
Share on other sites

Koronavirüs tedavisi gören İlahiyatçı yazar Ömer Döngeloğlu vefat etti. Ömer Döngeloğlu'nun koronavirüs testinin pozitif çıktığı ve Başakşehir Hastanesi'nde tedavi altında olduğu açıklanmıştı. Allah rahmet eylesin. 

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites

Otopsi sonrası corona lı hastanın kalbi, maske takmayan, lay lay lom, biişeeyyy ooolmaazz diyen vatandaşlar görsün😞

facebook_1592545575089_6679620275780361662.jpg

Ellerinizde maske sallamaya devam edin... 

  • Like 1

Share this post


Link to post
Share on other sites
Renan, 17 dakika önce yazdı:

Eyvah eyvah... :(

Bende şok oldum. Bir tek kanser olmayan organ olarak bilirdim. Meğer kalbin hastalığıda korona imiş. 

Zona ya benzettim. 

  • Like 2

Share this post


Link to post
Share on other sites

Aşısı bulunana kadar dünyanın başına epey bela olacak. Allah hepimizi korusun. Biz de tedbir için elimizden geleni yapalım...

  • Like 2

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...