Jump to content
Faste

En Sinir Bozucu Reklam Hangisi?

Recommended Posts

hepsi sinir bozucu uzaylılardan alışveriş yapcam ufolardan sepet indirseler tersmi oldu her neyse:mad:

Share this post


Link to post
Share on other sites
ilk olarak mondi ile başladı bu iş. ebleh baba ve mental reterde kızı çarşıda gezip, şarkı söylemeye çalışıyorlardı. onun tiksintisi geçmeden pınar köfteleeeeeeeeeeeeeeeeer geldi. tüylerim diken diken hazırol vaziyetini korurken öldürücü darbe geldi: abc reklamı

 

fark göremezsin yok ki farkı/ abcnin farkı fiyatı ....

çocukluğuma ışınlandım yeminle. trt'nin renkli yayına yeni yeni geçtiği dönemlerdeyim sanki, o şarkı, şarkı sözleri, reklamdaki teyzelerin halleri...

 

reca ediyorum eti cin gülsün, dünya gülsün; eski reklamcılar geri gelsin

--------------------

ahhhh ben bunu nasıl unuturum yaaaa... türkiyenin havası dumansız hava sahası...

bu ne şimdi, her yerde fabrika pisliği, dumanı. sen gelmişsin kıytırık sigaranın dumanına laf ediyorsun. öldük egzoz dumanından, fabrika atığından. sen hala yok sigara dumanı yok yaşasın dumansız hava sahası diye maval okuyorsun. dön bak etrafına kapkara olmuş gökyüzümüz,denizimiz.ne zırvalarsın neyin savaşını verirsin.

La oluuuuum sen daha buralarda mısın bi kop git artık yav:punish2:

Share this post


Link to post
Share on other sites

- çatladı mı?

- hala çatlamadı!

 

eti'nin akıllara bu diyalogla kazınan bir reklam filmi dönüyor ekranlarda şu sıralar. işim gücüm olmadığından oturdum bu reklamın şifrelerini çözdüm ve paylaşmak istedim.

 

evvel zaman içinde bir arkadaş grubu varmış. aralarında latifeye, nispete dayalı bir bağ olan, neşe dolu, aydınlık yüzlü gençlerden oluşan kızlı-erkekli bir grupmuş bunlar. günlerden bir gün içlerisinden birisi şöyle bi karar almış; "eti çay keyfimizi alalım ve bi odaya tıkışalım. şu an bizimle birlikte olmayan bir arkadaşımızı kurban seçelim ve ona çatlamış kurabiye yaptıralım. o kurabiyeleri çatlatmak için kendini yırtadursun biz de arkada gülüşüp eğlenelim ve ona alaycı bir biçimde "çatladı mı?" "çatlamadı mı la daha?" "oha çatlatamadın mı?" gibisinden sorular sorup eğleşelim. nasıl olsa çatlatamıyacak, tam imanı gevreyecekken eti çay keyfimizi çıkartırız ve bombayı patlatırız. dehaydi bakalım elleri birleştirelim ve çember olalım. akşam ezanı okunmadan evlere dağılırız"

 

gel zaman git zaman, kahkahanın gırla gideceği o meşum gün gelir çatar. bizim kafadarların kurban seçtiği eriyik sıfatlı ezgin bir erkek her şeyden habersiz fırının başına geçer ve "çatlamış kurabiye" uğruna kolları sıvar. (fakat olacaklardan haberi yoktur).

dakikalar ilerlerken bizimkisi fırını açıp açıp bakar. arka tarafa sığınanlar, koltuğun köşesine büzüşüp kıs kıs gülenler falan vardır. tezcanlı bir dişi bizimkisine "hadi ama suyunu çıkardın, yarım saat oldu" dercesine bir göndermede bulunarak soruverir; çatladı mı?

bizim şaşkaloz ise "hala çatlamadı" diyerek veryansın eder. aslında yüzünden okunan ifade şudur;

 

"ayol ben beceremedim bu kurabiye işini, çatlamıyor löp gibi duruyor. ay aman dostlar derdime bir çare, betim benzim soldu. yerin dibine batsın çatlak kurabiye şölenimiz. adeta bir sevgi hanım bir melahat abla gibi bıraktınız beni burada. banyodan faraşı kaptığım gibi yüzünüze yüzünüze vuracam şimdi"

 

neyse bakıyolar ki kalp kırılacak, ağızların tadı kaçacak. açılıyor eti çay keyfi ve "gel lan gel, burda çatlamışı var ahı ahı ahı" şeklinde bir yaklaşımla talihsiz gencin de ziyafete davet edilmesiyle yeniden tek yürek oluveriyorlar.

böyle de bir reklam, kamera arkasında dönen dolaplar da bundan ibaret.

 

gördüğüm güne lanet ediyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites
- çatladı mı?

- hala çatlamadı!

 

eti'nin akıllara bu diyalogla kazınan bir reklam filmi dönüyor ekranlarda şu sıralar. işim gücüm olmadığından oturdum bu reklamın şifrelerini çözdüm ve paylaşmak istedim.

 

evvel zaman içinde bir arkadaş grubu varmış. aralarında latifeye, nispete dayalı bir bağ olan, neşe dolu, aydınlık yüzlü gençlerden oluşan kızlı-erkekli bir grupmuş bunlar. günlerden bir gün içlerisinden birisi şöyle bi karar almış; "eti çay keyfimizi alalım ve bi odaya tıkışalım. şu an bizimle birlikte olmayan bir arkadaşımızı kurban seçelim ve ona çatlamış kurabiye yaptıralım. o kurabiyeleri çatlatmak için kendini yırtadursun biz de arkada gülüşüp eğlenelim ve ona alaycı bir biçimde "çatladı mı?" "çatlamadı mı la daha?" "oha çatlatamadın mı?" gibisinden sorular sorup eğleşelim. nasıl olsa çatlatamıyacak, tam imanı gevreyecekken eti çay keyfimizi çıkartırız ve bombayı patlatırız. dehaydi bakalım elleri birleştirelim ve çember olalım. akşam ezanı okunmadan evlere dağılırız"

 

gel zaman git zaman, kahkahanın gırla gideceği o meşum gün gelir çatar. bizim kafadarların kurban seçtiği eriyik sıfatlı ezgin bir erkek her şeyden habersiz fırının başına geçer ve "çatlamış kurabiye" uğruna kolları sıvar. (fakat olacaklardan haberi yoktur).

dakikalar ilerlerken bizimkisi fırını açıp açıp bakar. arka tarafa sığınanlar, koltuğun köşesine büzüşüp kıs kıs gülenler falan vardır. tezcanlı bir dişi bizimkisine "hadi ama suyunu çıkardın, yarım saat oldu" dercesine bir göndermede bulunarak soruverir; çatladı mı?

bizim şaşkaloz ise "hala çatlamadı" diyerek veryansın eder. aslında yüzünden okunan ifade şudur;

 

"ayol ben beceremedim bu kurabiye işini, çatlamıyor löp gibi duruyor. ay aman dostlar derdime bir çare, betim benzim soldu. yerin dibine batsın çatlak kurabiye şölenimiz. adeta bir sevgi hanım bir melahat abla gibi bıraktınız beni burada. banyodan faraşı kaptığım gibi yüzünüze yüzünüze vuracam şimdi"

 

neyse bakıyolar ki kalp kırılacak, ağızların tadı kaçacak. açılıyor eti çay keyfi ve "gel lan gel, burda çatlamışı var ahı ahı ahı" şeklinde bir yaklaşımla talihsiz gencin de ziyafete davet edilmesiyle yeniden tek yürek oluveriyorlar.

böyle de bir reklam, kamera arkasında dönen dolaplar da bundan ibaret.

 

gördüğüm güne lanet ediyorum.

Ben de şu yazıyı okuduğum ana.... tüh sana deeep tühhh

Share this post


Link to post
Share on other sites

Haa birde bulasik deterjani reklamlarina acayip gicik olurum kadinin kirli yanmis tavalari tabaklari suya batirmasiyla cikarmasi bir oluyo:wallbash:Bir ben beceremedim bu isi 1 damla deterjanla:D

Share this post


Link to post
Share on other sites

Tefal'in tüm reklamları sinir bozucu; ütü yüzünden saunaya dönen oda, çiğ yenen patates , tavaya yapışıp zorla çıkarılırken cama yapışan et...yani sonuna kadar abartmışlar.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest ipekyolu

kosla oksi deki adama acayip gıcık oluyorum sürekli test yapıyor kahve şeftali kırmızı lahana,leş gibi beyaz ayakkabıyı suya batırıyor hoooop bembeyaz zıbını batırıyor sudan ütülenmiş çıkıyor çıkarkende ellerinden ve zıbından su damlaları akmıyor,bende evde deniyorum hoooooop diye ama nedense leke olduğu gibi duruyor.bide onlar çitilemiyor batırıyor çıkarıyor ütülü ütülü bunlar bizide amma aptal zannediyorlar.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Son Dem

Şu Derya Baykalın, hazır sütlere para kazandırmak namına köylünün ürettiği taze inek sütlerine mikrop yuvası diyen mahallede süt satan zavallı çiftçinin ekmeğiyle oynayan reklamı :wallbash::wallbash::wallbash:Ya hazır sütü doğal süte nasıl tercih edersin be kadın ondada bir ton katkı maddesi var.:punish2::punish2::punish2::punish2::punish2::punish2:

biide çocukları hazır besinlere yönlendiren reklamlar. yok gerekli kalsiyumu alıyolarmış onlardan başka şeye gerk yokmuş bak bak. süt yerine onlarla beslicez aynı kapıya çıkçak dimi??? dolandırıcılar

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...