Jump to content
Guest Barika'i_Logos

İncil Güvenilir Bir Kitapmidir?

Recommended Posts

Guest Barika'i_Logos

öncelikle herkese merhabalar;

 

hıristiyan arkadaşlardan bu soruya eğer mümkünse cevap sunmalarını rica ediyorum.

müslüman arkadaşların konu hakkında yapacağı katkıların pek çoğuna vakıf olduğum için; cevabı hıristiyan inanışındaki arkadaşlardan rica ediyorum.

 

1: incil güvenilir bir kitapmıdır?

2: güvenilir kılan unsurlar nelerdir?

 

selam ve dua ile

Share this post


Link to post
Share on other sites
öncelikle herkese merhabalar;

 

hıristiyan arkadaşlardan bu soruya eğer mümkünse cevap sunmalarını rica ediyorum.

müslüman arkadaşların konu hakkında yapacağı katkıların pek çoğuna vakıf olduğum için; cevabı hıristiyan inanışındaki arkadaşlardan rica ediyorum.

 

1: incil güvenilir bir kitapmıdır?

2: güvenilir kılan unsurlar nelerdir?

 

selam ve dua ile

 

Sayin arkadasim;Tabiki güvenilirdir. Soru icin tesekkürler.

 

--- Sonraki mesaj ---

 

Kutsal Kitap Metinleri Güvenilir midir?

Bugün sahip olduğumuz Kutsal Kitabın (Tevrat' date='Zebur ve İncil), özgünüyle aynı olduğunu nereden bilebiliriz? Yüzyıllardır, kopyalarını çıkaranlar, metine ekler, metinden çıkartmalar ya da kendi fikirlerini eklemek gibi müdahalelerde bulunmamışlar mıdır? Bu sorular sıklıkla, Hristiyan kaynaklarını gözden düşürmek için sorulmaktadır.[/font']

 

Kaçınılması gereken üç hata:

 

  1. Bu metinlerin yanılmaz ve esinlenmiş olduklarını doğru varsaymayınız. Yalnızca öyle göründüğü için kutsal metinlerin yanılmaz ve esinlenmiş olduğu savını desteklemeyiniz... Ancak çoğunluğun mantığı budur... Özgün metinleri incelerken, elinizdeki güncel Kutsal Kitabı unutunuz ve elinizdeki metinlere eski derlenmiş metinler gözüyle bakınız.
  2. Çağdaş "bilir kişilerin" veya "yetkililerin" neler söylediğiyle başlamayınız ve bu "bilir kişilerin" haklı olup olmadıklarını görmek için, metinlerin kendilerine bakınız.

Metinlerin Geçerliliğini Denetlemek İçin Yöntem:

 

C. Sanders, Introductıon in Research In English Library History adlı kitabında, tarihsel yazım ve yazınsal eleştiri için kullanılan üç aşamalı bir yöntem ortaya koymuştur.

 

  1. Kutsal Kitap Metinleri ( Örneğin özgün geleneksel elyazmaları ve bugün elimizde olan metinlerin karşılaştırılması) İçsel Tutarlılık: (Metinlerin kendi hakkında söyledikleri)
  2. Dışsal tutarlılık: (Metinlerin, yazıldığı çağdaki kişilere, olaylara ve tarihlere dair göndermelerinin doğruluğu)

Elbette Sanders'ın bir dinbilimci değil, askeri tarihçi olduğunu ve bu deneme yöntemini kendi askeri tarih çalışmaları için kullandığını belirtmek yerinde olacaktır.

 

Şimdi öncelikle, Kutsal Kitabın güvenilirliğini görmek için kendi kaynaklarına bakalım:

 

Eski Anlaşma

 

Eski ve Yeni Antlaşmaların her ikisi için can alıcı soru şudur: "Elimizde özgün bir kopyası olmadığına göre, güvenilir en eski el yazmaları ile, Eski Anlaşma'yı yeniden, -bütün içinde yer alan kişi, yer ve olaylar ışığında- derleyebilir miyiz?

 

Yazıcılar:

 

O devirde, yazıcılar işlerini ücret karşılığı yapıyorlardı. Basımevleri yoktu ve yazıcılık bir meslekti. Bu görev çoğunlukla dindar bir Yahudi tarafından üstleniliyordu, ve uğraştıkları yazıtların Tanrı sözü olduğunu biliyor ve kopyalama işleminde çok dikkatli davranıyorlar ve öylesine yazıp geçmiyorlardı. Elimizdeki en eski toplanmış İbranice Tevrat kopyası (el yazması) İ.S. 900 yıllarına tarihlendirilir.

 

Masoretik Metin:

 

Onuncu yüzyılın başlarında (İ.S. 916), "Masoret" adıyla anılan bir grup Yahudi ortaya çıktı. Kutsal metinlerin kopyalanması konusunda çok titizlerdi. Öyle ki, -paragraf ve noktalama işaretleri kullanmaksızın- kullandıkları harflerin toplam rakamını bilir ve herhangi bir metnin, karşılıklı olarak tam orta noktasındaki harfi söyleyebilirlerdi. Eğer tutmuyorsa tüm metin yeniden yazılırdı. Bu metinlerin eski Yunanca ya da Latince kopyaları da tutarlılıklarını, -İ.Ö. 100 ile İ.S. 900 arasındaki 100 yıl zaman farkına rağmen- ortaya koymaktadır. Ancak 20. yy'a gelene kadar elimizde, İbranice aslıyla karşılaştırma yapmamız için yeterli bilgi yoktu.

 

Ölü Deniz Tomarları:

 

1947 yılında, Ölü Deniz yakınlarındaki bir vadide, bir keçi çobanı, ilginç bir takım kil testiler buldu. Testilerin içinde deri tomarlar vardı. Kumran bölgesindeki "Ölü Deniz Tomarlarının" bulunması, 20. Yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olarak takdir gördü. Bu tomarlar, İ.Ö. 150 ile İ.S. 70 yılları arasında, bir vadiye yerleşmiş bir manastır hayatı yaşayan çiftçi Yahudi komünün varlığını ortaya koyuyordu. Bu testilerde bulunan tomarların, Romalıların ülkeyi işgal edeceği anlaşıldığı zaman, Ölü Denizin kuzeybatısındaki uçurumluk bölgedeki mağaralara saklandığı tahmin ediliyor. Ölü Deniz tomarları, İşaya'nın tamamını, öte taraftan İşaya'da 38-6 yı kapsayan bir bölümünü, Habakkuk'un iki bölümünü ve tüm Eski Anlaşma kitaplarından bölümler içeriyor (Yaradılış, Çıkış, Levililer, Sayılar ve diğerleri).

 

Bu metinler İ.Ö. 100 yıllarına tarihlendirilir. Bu yazıtların, ve özellikle İşaya metninin tamamının ortaya çıkması konusunda Merill. F. Unger şöyle diyor: "İşaya'nın bu tam metni gerçekten anlaşılabilir bir duyarlılık yaratmıştır çünkü Eski Anlaşma'ya ait ulaşabildiğimiz en eski ve önemli yazıdır. 1000 yıllık masoretik geleneğe bağlı metinlerin değişmemiş olduğunu göz önüne koyuyor"

 

Kumran Yazıtlarının en önemli özelliği, Kutsal Kitap inceleyicilerine 1000 yıllık bir fark göz önüne alındığı zaman, metinlerin değişmemiş olduğunu göstermesidir.

 

Ortaya çıkan nedir? İşaya 57'nin 1000 yıl farkla yazılmış metinlerini karşılaştırdığımızda yalnızca 17 sözcüğün değişmiş olduğunu görürüz.. Üstelik bunların 10'u Amerikan ve İngiliz İngilizcelerindeki "Honor" ve "Honour" gibi İbranice lehçeleri arasındaki farklar ve metnin anlamını kesinlikle etkilemiyor. Kalan dört adet çok ufak farklılık, "ve" gibi bağlaçların kullanımına ilişkin. Son alarak ele aldığımız üç farklılık ise İbrani'ce "ışık" sözcüğüne ilişkin: Eski metinde "görecekler" şeklinde geçiyor (11. ayet). Bu bölümdeki 166 sözcük arasında, ancak bu sözcük şüphe uyandırabilir, ancak pasajın anlamını kesinlikle değiştirmiyor.

 

Septuagint :

 

Eski anlaşmanın "Septuagint" ("Yetmişler" Lat. Ç.N.) olarak adlandırılan Eski Yunanca çevirisi de, bize, kopyalayanların masoretik metin ile uyum içinde olduklarını gösterir. Septuagint, İ.Ö. 200 yıllarında Yetmiş Yahudi kutsal kitap uzmanı tarafından çevrildiğinden, genellikle "LXX" olarak anılır. LXX İbranice'den Eski Yunanca'ya oldukça iyi bir çeviridir ve bugün elimizde özgün metnin kopyası vardır.

 

SONUÇ: Eski Yunanca Elyazmalarının Tanıklığı:

 

Günümüze kadar gelen 4000 den fazla Eski Yunanca ve değişik malzemeler üstüne yazılmış el yazması vardır.

 

Papirüs ve Parşömen:

 

Hristiyanlığın ilk devrinde, yazılar çoğunlukla papirüse yazılırdı. Uzun süre dayanabilen bu kamışlar, kontrplak haline getirilir ve güneşte kurumaya bırakılırdı. 20 yüzyılda, özellikle Afrika ve Orta Doğu'nun nemden uzak bölgelerinde, Kutsal Kitab'a dair olsun - olmasın bir çok papirüs bulunmuştur.

 

Diğer kullanılan malzeme ise parşömendi. Koyun ya da keçi derisinden elde edilen parşömen, ("yol gösteren" Fransızca "par chemin". Ç.N) yerini ortaçağda kağıdın almasına kadar temel yazı malzemesi olarak kaldı. Çünkü az bulunurdu ve elde edilmesi çok pahalıya geliyordu.

 

ÖRNEKLER:

 

  1. Codex Vaticanus ve Codex Siniaticus ("Vatikan ve Siniat Metinleri" , Ç.N) :
    Elimizde İ.S. sonra dördüncü yüzyıla tarihlendirilen çok iyi iki adet Yeni Anlaşma kopyası vardır (İ.S. 325 ve 450). Eski Papirüsler ( Latince Papirus ya da papyrus ve çoğul olarak Papirii ya da papyrii Ç.N) :
    Bu papirüsler, Vatikan ve Siniat metinlerinden çok daha önceye, 100 ve 200 yılları civarına tarihlendirilirler (İ.S. 180-225) .. En önemlileri Chester Beatty papirüsü (sayfa 45, 46,47) ve Bodmer'in 2., 14., ve 15. Papirüsleridir (sayfa 46 ve 75)
    Yalnızca bu elyazmalarıyla bile, Luka, Yuhanna; Romalılar ve Korintliler 1 ve 2, Galatyalılar, Efesliler, Filipililer, 1. ve 2. Selanikliler, İbraniler'in tamamını ve Matta, Markos, Elçilerin İşleri ve Esinleme'nin büyük bölümünü bir araya toplayabiliyoruz. Eski Bölümler:
    Büyük olasılıkla, bilinen en eski el yazması, Yuhanna 18:31-33 ve 37 yi içerendir. "Rylands papirüs" olarak anılır ve İ.S. 130'a tarihlendirilir ve Mısır'da bulunmuştur. Rylans el yazmaları, Kutsal Kitap eleştirmenlerinin, dördüncü kitabın (Yuhanna.. Ç.N) 1. yüzyılda yazılmadığı fikrinden dönmeye zorlamıştır.
  2. Üstte bahsi geçen parşömen ve el yazmalarının tanıklığı, Yeni Antlaşma'nın, birinci yüzyılın sonuna doğru kağıda döküldüğüne dair ortak fikri ortaya koyuyor.

VERSİYONLAR (ÇEVİRİLER)

 

Elimizdeki Eski Yunanca metinlerle beraber ve Yerome'ye ait 384-400 arasına tarihlendirilen ve elimizdeki latince metinlerle aynı olan metinlerin yanı sıra (8000 Latin Vulgat kopya), Suriye'de 1000'den fazla Kept (Kıpti Ç.N) dilinde, Ermenice ve Etiyopya dilinde metin bulunmuştur.

 

KİLİSE BABALARI

 

Yeni Anlaşmaya dahil eski yazıların kesinliği açıktır. Eski Kilise Babalarının (İ.S. 100 - 450) yazılarında Kutsal Kitap'tan binlerce alıntı yapılmıştır. Eğer bir gecede elimizdeki tüm el yazmaları ve eski kopyalar yokolsa, Kilise Babalarının yazılarından Yeni Antaşma'yı (İncil) 15-20 - ayet dışında- tamamen baştan derleyebiliriz. Eski ve elimizde olan metinlerle karşılaştırdığımızda, Yeni Antlaşma metinlerinin sağlıklı olduğu ortadadır.

 

 

alintidir.

 

esenlikler

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Kuzey

İnançları sorgulamak herzaman gereksizdir.

inançlı biri için incil kesinlikle güvenilir bir kitaptır. Güvenilir kılanda inançtır.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Barika'i_Logos

teşekkür ederim melkem arkadaşım;

 

evet bu satırlar tam olmasada benzeri pek çok satırı ciddi araştırmalar yaptığım dönemlerde hıristiyan kaynaklı eserlerde görmüştüm.

 

açık ve net şekilde ifade edeceğim ilk şey şuki gerek eski ahit olsun gerekse yeni anlaşma bu iki kitap hakkındaki şimdiye kadar yaptığım araştırmalar bende hep üphe bırakmış ve izale olmamıştır.

ben hernekadar eski ve yeni anlaşmanın tahrif olduğuna inanıyor ve bu sanımı kendimce ispatlıyorsamda hiç bir zaman için ne elimdeki kitabı mukaddesi nede incili saygısız ve küstahça vede hoyratça kullanmıyor ihtimam gösterip rafımda sygıyla muhafaza ediyorum.

 

kitabınız olan son şekliyle incile ve inacınıza karşı saygım olduğunu en başta ifade edeyim.

benim kabul edip iman ettiğim incil ise isa aleyhisselam ın o dönemde yaşadığı ve söylediği şekliyledir.

neden şimdikilere güvenmiyorum?!

 

çünkü şimdiki inciller sizin aktardığınız alıntıdada varki en eski metinler 400 lü yıllara ait.

ve o yıllara ait dört ayrı kaynakta (dört ayrı müzede muhafaza edilip tahribattan korumak için saklanan) tam ve bütün olmayıp eksiktirler (codex vatikanus vs).

ayrıca;

markos ve luka isa aleyhisselamı hiç görmemiş yaşantısına tanık olmamış.

matta kendisinin çağrılışını 10 bab sonra anlatıyor ve devam ediyor benim kafamada şu takılıyor kendisi çağrılıncaya kadarki yaşantıyı nasıl anlatıyor?

 

hem ilk incil yazarı olarak matta söylenir ve muhtemelen isa aleyhisselam ın insanların arasından ayrıldıktan sonraki 40 lı yıllara denk gelen bir tarih söylenir.

ama o kayıtlar elde yoktur?

kaldıki o dönemde mattanın yaşınıda merak ediyorum doğrusu kaç yaşına kadar yaşadı ve kaç yaşında yazdı diye.

tabii bunlar biraz fantastik meraklar ama insan beyni.!

 

eski ahit ile alakalı olarak ise;

ezra yani üzeyr aleyhisselam ile yapılan son düzenlemeden ve bütünlemeden sonraki dönemde sizcede malumki 70 ler vardı tevrata müdahele yetkisi olan ilim heyeti.

isa aleyhisselamdan sonraki 100 yılda toplanan ve bu 70 ler ile alakası olmayan kişiler eski ahitten 9 kitabı çıkarmışlardı az güvenilir diye?!

hep merak etmişimdir peygamber olmayan veya o 70 lere dahil olmayan bu insanlar hangi hak ve selahiyetle o 9 kitabı güvensiz sayıp çıkardılar?

ve gene merak ediyorumki sadece o kitaplarımı çıkardılar ve diğer metinlere kırılası ellerini sürdülermi?

kırılı dediğim için kusura bakmayın ama onlara nazarı müsamaha ile bakamıyorum zira bu hallerinin kasıtlı olduğunu düşünüyorum!

 

çok uzatmayayım gece vakti.

 

hayırlı geceler.

selam ve dua ile

 

--- Sonraki mesaj ---

 

İnançları sorgulamak herzaman gereksizdir.

inançlı biri için incil kesinlikle güvenilir bir kitaptır. Güvenilir kılanda inançtır.

 

bu size ait bir görüş yada düşünce arkadaşım ve taraf olmadığım bir düşünce.

bence ilk sorgulanacak şeydir inanç.

bugün bir aspirin içerken dahi sorguluyorsunuz baş ağrıma iyi gelirmi diye düşününkü bu sadece baş ağrısı;

 

inanç öyle bir şeyki sizin tüm hayatınızı ve geleceğinizi yani ebedi hayatınızı etkiliyor!

tüm hayatınızı yaşantınızı oturuş kalkış yürüyüş ve konuşma ve dinleme dahi adeta tüm nefes alış verişinizi inanca göre ayarlıyorsunuz.

lütfen hayatımı ve hayatınızı bukadar etkileyen kavramı veya kavamları bukadar basite e hafife alıp gereksizdir demeyiniz.

 

bana bir sözü hatırlattınız tüm hücrelerimle karşısında olduğum bir sözdü ve hıristiyan bir yazara aitti ismini hatırlarsınız ve hatta öyle sanıyorumki sizde bu firki ondan aldınız ''dominik pamir''.

eğer tahminim doğru ise hangi cümlesi olduğunuda hatırladınız.

 

selam ve dua ile

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest şalom

bize göre güvenilir bir kitaptır müslümanlara göre güvenilmez bir kitaptır kuran onlara göre güvenirilir bir kitaptır bana göre yahudilikten dönen peygamberle birlikte ben-i kureyza savaşına katılan bu savaş sonunda alınan esirler hakkında hükmü sen ver dedigi bu hüküm sonundada peygamberin gözlerinin önünde geç saatlere kadar süren katliamın mimarı olan bu yazıcı tarafından yazılmıştır yani bana tora(tevrat) ve incilden fikir alınarak yazılmış bir kitaptır incil gibi onuda insan yazmıştır.

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Barika'i_Logos

bay şalom;

 

eğer konu başlığına dikkat ederseniz sizin, yazınızda hınç ve taşkınlıkla giriş yaptığınız husus konuyla alakası olmayan bir husustur.

eğer bana ve benim için bir konu başlığı açar ve konu hakkında fikir alışverişinde bulunalım diye konuyuda başlığında belirtirseniz ne ala.

 

bu şekilde bilinçaltı heyecanı ortaya koyarsanız bu tarz bir yazışmanın ne size nede bana bir faydası olmaz.

ben müsümanım şükür elamdulillah bunda şüphem yok.

sizde hıristiyansınız bellki sisinde hıristiyanlıkta şüpheniz yok!.

ben şimdiki zamana kadar hep sorguladım ve imkanlarım nisbetinde herşeyi ve hepsini araştırdım.

incili saygı ve hrmetle okudum;

tevratı saygı ve mürmetle okudum;

pek çok hıristiyan yazarın pek çok konuda inançla alakalı eserlerini okudum.

okuduğum için senin yaptığın gibi gayrı edep bir lisan kullanmamaya gayret ediyorum.

çünkü neticede biliyorumki karşımda insan var ve insan olması hasebiyle insanca muameleyi hak ediyor. ALLAH cc onu insan yaratmış ve insan bu varlık aleminde en muazzez varlıktır.

belki sana gaip gelebilir okuyup araştırmadığın için;

bana bu ahlakı öğretende hz.muhammed aleyhisselatuvesselamdır.

 

bilgi olsun diye aktarıyorum;

efendimiz bir yerde otururken ashabı ile bir cenaze geçer ve efendimiz ayağa kalkar;

sahabei kiram ''ya rasulullah o bir yahuddidir'' deyince;

efendimiz ''o bir insan'' der.

 

hasılı kelam;

bay şalom; ne sen beni nede ben seni tanımıyorum bana sokaktaki arkadaşınla konuştuğun gibi yazışma.

ne öğrenmiş ve sana ne öğretmişlerse onu icra et.

kaldıki ben senin yanağına ne tokat attım nede ceketini istedim!

ya bide tokat atsadım!?

düşünmek istemiyorum.

Share this post


Link to post
Share on other sites
teşekkür ederim melkem arkadaşım;

 

evet bu satırlar tam olmasada benzeri pek çok satırı ciddi araştırmalar yaptığım dönemlerde hıristiyan kaynaklı eserlerde görmüştüm.

 

açık ve net şekilde ifade edeceğim ilk şey şuki gerek eski ahit olsun gerekse yeni anlaşma bu iki kitap hakkındaki şimdiye kadar yaptığım araştırmalar bende hep üphe bırakmış ve izale olmamıştır.

ben hernekadar eski ve yeni anlaşmanın tahrif olduğuna inanıyor ve bu sanımı kendimce ispatlıyorsamda hiç bir zaman için ne elimdeki kitabı mukaddesi nede incili saygısız ve küstahça vede hoyratça kullanmıyor ihtimam gösterip rafımda sygıyla muhafaza ediyorum.

 

kitabınız olan son şekliyle incile ve inacınıza karşı saygım olduğunu en başta ifade edeyim.

benim kabul edip iman ettiğim incil ise isa aleyhisselam ın o dönemde yaşadığı ve söylediği şekliyledir.

neden şimdikilere güvenmiyorum?!

 

çünkü şimdiki inciller sizin aktardığınız alıntıdada varki en eski metinler 400 lü yıllara ait.

ve o yıllara ait dört ayrı kaynakta (dört ayrı müzede muhafaza edilip tahribattan korumak için saklanan) tam ve bütün olmayıp eksiktirler (codex vatikanus vs).

ayrıca;

markos ve luka isa aleyhisselamı hiç görmemiş yaşantısına tanık olmamış.

matta kendisinin çağrılışını 10 bab sonra anlatıyor ve devam ediyor benim kafamada şu takılıyor kendisi çağrılıncaya kadarki yaşantıyı nasıl anlatıyor?

 

hem ilk incil yazarı olarak matta söylenir ve muhtemelen isa aleyhisselam ın insanların arasından ayrıldıktan sonraki 40 lı yıllara denk gelen bir tarih söylenir.

ama o kayıtlar elde yoktur?

kaldıki o dönemde mattanın yaşınıda merak ediyorum doğrusu kaç yaşına kadar yaşadı ve kaç yaşında yazdı diye.

tabii bunlar biraz fantastik meraklar ama insan beyni.!

 

eski ahit ile alakalı olarak ise;

ezra yani üzeyr aleyhisselam ile yapılan son düzenlemeden ve bütünlemeden sonraki dönemde sizcede malumki 70 ler vardı tevrata müdahele yetkisi olan ilim heyeti.

isa aleyhisselamdan sonraki 100 yılda toplanan ve bu 70 ler ile alakası olmayan kişiler eski ahitten 9 kitabı çıkarmışlardı az güvenilir diye?!

hep merak etmişimdir peygamber olmayan veya o 70 lere dahil olmayan bu insanlar hangi hak ve selahiyetle o 9 kitabı güvensiz sayıp çıkardılar?

ve gene merak ediyorumki sadece o kitaplarımı çıkardılar ve diğer metinlere kırılası ellerini sürdülermi?

kırılı dediğim için kusura bakmayın ama onlara nazarı müsamaha ile bakamıyorum zira bu hallerinin kasıtlı olduğunu düşünüyorum!

 

çok uzatmayayım gece vakti.

 

hayırlı geceler.

selam ve dua ile

 

--- Sonraki mesaj ---

 

 

 

bu size ait bir görüş yada düşünce arkadaşım ve taraf olmadığım bir düşünce.

bence ilk sorgulanacak şeydir inanç.

bugün bir aspirin içerken dahi sorguluyorsunuz baş ağrıma iyi gelirmi diye düşününkü bu sadece baş ağrısı;

 

inanç öyle bir şeyki sizin tüm hayatınızı ve geleceğinizi yani ebedi hayatınızı etkiliyor!

tüm hayatınızı yaşantınızı oturuş kalkış yürüyüş ve konuşma ve dinleme dahi adeta tüm nefes alış verişinizi inanca göre ayarlıyorsunuz.

lütfen hayatımı ve hayatınızı bukadar etkileyen kavramı veya kavamları bukadar basite e hafife alıp gereksizdir demeyiniz.

 

bana bir sözü hatırlattınız tüm hücrelerimle karşısında olduğum bir sözdü ve hıristiyan bir yazara aitti ismini hatırlarsınız ve hatta öyle sanıyorumki sizde bu firki ondan aldınız ''dominik pamir''.

eğer tahminim doğru ise hangi cümlesi olduğunuda hatırladınız.

 

selam ve dua ile

Bazen söylüyorlar neden döver gibi cevap veriyorsunuz. Simdi ilk önce bakiyorsun bir soru sormus ve bana bu konuda bana bilgi verin fakat sonra bakiyorsun ki bir cok hristiyan terminolojisini' date='teolojisini,mezheplerle ilgili ve özellikle Kutsal kitap uzamini ve diger carpici durumda kutsal kitap orjinal metinleri üzerindeki düsüncesi ve cevabi insana bu koadar bilgi nerden geldi dedirtiyor. Yukaridaki cevap icin bir alinti yaptim sirf cevap bulabilsin diye ama cevabini almis birde güzelde cevap vermeye calismis. ´"merak ediyorumki sadece o kitaplarımı çıkardılar ve diğer metinlere [b']kırılası ellerini sürdülermi[/b]?" hic bir bilgisi olmadan o kisilere haddi olmayan sözlerde söyleyebiliyor. Kusura ben degil o kisilerin bakmamasi. Elinizde incil var ise rafta birakmayin okumaya calisin. inancimiza olan sayginiz icin tesekkür ederim. Bunu cok acik bir sekilde ifade etmissiniz. Tarihte kutsal kitap metinleri yaktirilmamistir. ilk bulgular neyse su farklidir diye kesinlikle yok edilmeye kalkisilmamistir. Sürekli bir gizlenme ile ilgili teoriler vardir. Daha gecen kumran yazmalari ile ilgili bir belge bulundu ve oda kutsal metinlerin gercekligini kanitlayan sadece sayiyiz belgeden bir tanesidir. incil metinleri ilk yüzyila dayanir. incildeki kisilerin hayatlari net bir sekilde olmayabilir ama kesinlikle önem kisilere degil isaya aittir bizim icin o önemlidir.

 

esenlikler

Share this post


Link to post
Share on other sites
İnançları sorgulamak herzaman gereksizdir.

inançlı biri için incil kesinlikle güvenilir bir kitaptır. Güvenilir kılanda inançtır.

 

 

müslümanlar inançlı değilmi, biz müslümanlar Allahın gönderdiği tüm kitaplara

din dinlere inanırız, bir müslüman olarak incilin Allahtan gönderildiğine kalben inanıyorum, amaaaa

 

insanlar tarafından değiştirilmiş bir kitap ne kadar güvenilir olabilir,

Allahın kitabını, sözlerini değiştirmeye cüret eden kişi bunu değiştirirde

şeytan hiç boş dururmu,

Share this post


Link to post
Share on other sites
Guest Barika'i_Logos

bir müslüman olarak benim nazarımda incil ve tevrat çok önemli olduğu için ve kıymeti harbiyesi bulunduğu için ve o dönemde 70 lerden başka kimsenin tevrat üzerinde yetkisi olmayıp alimler onlar olduğu ve pek çok yönden karışık bir dönem yaşandığı için ve milattan sonraki o dönemde tevrata uygulanan o sistemin yetkisiz kişiler tarafından yapıldığı için kırılası elleri dedim.

eğerki onlar yani o heyetteki kişiler eğer gerçeken tevrat ehli olsalar idi çağrıldıkları vakit diyeeklerdi ''bizler 70 lerden değiliz'' bizler bu konuda yetki verilmişlerden değiliz; en azından onlarda bizle gelsinler ve onlarında reyi alınsın.

 

ne tevrat nede incil dünya kanunlarını vaz eden heyet tarafından dnyasal kanunlar olarak üretilmiş kitaplar değillerdir.

gereken ihtimam ve saygı onları gönderen yüce yaratıcıdan dolayı olmalıdırki emanettir.

benim öfkem mukaddese olan hürmetsizliktendir.

kaldıki sadece benim anlam veremediğim bir husus değildir bu; bir çok hıristiyan teologunda anlam veremediği ne maksadla yapıldığını bilemediği bir olaydır o değişim.

 

bir ek daha;

bu konuyu öğrendiğim hıristiyan teoloğlar eğerki o toplantıyı güvenilir ve ehil bir toplantı ve sağlam işyaptılar kanısını kitaplarına yansıtsalardı bendede bu gayz ifadeleri sadır olmayacaktı.

onlarıda objektifliklerinden dolayı tebrik ediyorum.

 

işte bu yüzden ben hıristiyanlığı kişilerden değil doğrudan birinci elden öğrenmeyi daha makul ve mantıklı buldum ve haklılığımı birkez daha gördüm.

Share this post


Link to post
Share on other sites
bir müslüman olarak benim nazarımda incil ve tevrat çok önemli olduğu için ve kıymeti harbiyesi bulunduğu için ve o dönemde 70 lerden başka kimsenin tevrat üzerinde yetkisi olmayıp alimler onlar olduğu ve pek çok yönden karışık bir dönem yaşandığı için ve milattan sonraki o dönemde tevrata uygulanan o sistemin yetkisiz kişiler tarafından yapıldığı için kırılası elleri dedim.

eğerki onlar yani o heyetteki kişiler eğer gerçeken tevrat ehli olsalar idi çağrıldıkları vakit diyeeklerdi ''bizler 70 lerden değiliz'' bizler bu konuda yetki verilmişlerden değiliz; en azından onlarda bizle gelsinler ve onlarında reyi alınsın.

 

ne tevrat nede incil dünya kanunlarını vaz eden heyet tarafından dnyasal kanunlar olarak üretilmiş kitaplar değillerdir.

gereken ihtimam ve saygı onları gönderen yüce yaratıcıdan dolayı olmalıdırki emanettir.

benim öfkem mukaddese olan hürmetsizliktendir.

kaldıki sadece benim anlam veremediğim bir husus değildir bu; bir çok hıristiyan teologunda anlam veremediği ne maksadla yapıldığını bilemediği bir olaydır o değişim.

 

bir ek daha;

bu konuyu öğrendiğim hıristiyan teoloğlar eğerki o toplantıyı güvenilir ve ehil bir toplantı ve sağlam işyaptılar kanısını kitaplarına yansıtsalardı bendede bu gayz ifadeleri sadır olmayacaktı.

onlarıda objektifliklerinden dolayı tebrik ediyorum.

 

işte bu yüzden ben hıristiyanlığı kişilerden değil doğrudan birinci elden öğrenmeyi daha makul ve mantıklı buldum ve haklılığımı birkez daha gördüm.

 

Simi kisa bir sey söylim. Kutsal metinler kitaplastirilirken diger metinler yok edilmemistir. Yani ortada bir degisme yoktur. o dönemde belli bir mezhep yoktu. Papailk yoktu ki degistirmeye kalksin bu degistirilme olayi Kuran geldikten sonra olmustur. Cünkü kuran ile igli bir peygamberlik yoktur.

o yüzden böyle iddaalar ortaya cikmistir.

 

esenlikler

 

--- Sonraki mesaj ---

 

müslümanlar inançlı değilmi' date=' biz müslümanlar Allahın gönderdiği tüm kitaplara

din dinlere inanırız, bir müslüman olarak incilin Allahtan gönderildiğine kalben inanıyorum, amaaaa

 

insanlar tarafından değiştirilmiş bir kitap ne kadar güvenilir olabilir,

Allahın kitabını, sözlerini değiştirmeye cüret eden kişi bunu değiştirirde

şeytan hiç boş dururmu,[/quote']

 

 

Kurani kerim sizce farkli Allaha mi aitti. Yani farkli Bir Tanri göndermiste digerleri degisti.

Share this post


Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...